ZADU’L-MEAD

DÖRDÜNCÜ KİTAP

PEYGAMBER'İN (S.A.) CİHADI

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

G) ZATÜ'S-SELASİL SERİYYESİ

 

Zatü's-Selasil, Vadi'l-Kura'nın ilerisindedir. Sülasil veya Selasil şeklin de iki türlü de okunur. Medine ile arası on günlük mesafe idi. Bu seriyye hicri 8. yılın Cemaziyelahir ayında yapılmıştır.

 

 

1- Kudaalıların Medine'ye Hücuma Kalkışmaları:

 

İbn Sa'd der ki: Kudaalılardan bir topluluğun Medine'yi kuşatmak üzere toplandıkları haberi ulaşınca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Amr b. as'ı yanına çağırdı. Onun için beyaz bir sancak bağladı, ayrıca siyah bir bayrak verdi. Sonra Muhacirler ile Ensar'ın ileri gelenlerinden üç yüz kişilik bir birlikle gönderdi. Otuz atları vardı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Amr'a, Beliy, Uzre ve Belkayn kabilelerine uğradığında buradaki kimselerin yardımlarını sağlamaya çalışmasını emretti.

 

Gece yol alıp gündüz gizlendiler. Aradıkları topluluğa yaklaştıklarında Amr b. as'a, onların çok kalabalık oldukları haberi geldi. Bunun üzerine Rafi' b. Mekis el-Cüheni'yi Rasulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderip yardım istedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki yüz kişinin başında Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı gönderdi. Ona bir sancak verdi. İçerisinde Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in de bulunduğu Muhacirler ile Ensar'ın ileri gelenlerini ona yardıma gönderdi. Ebu Ubeyde'ye; Amr'a katılmasını, birlik ve beraberlik içerisinde olup ihtilaf etmemelerini emretti.

 

Amr b. As'ın yanına vardıklarında Ebu Ubeyde, insanlara imam olmak istedi. Amr dedi ki: "Sen bana yardımcı olarak gönderildin. Komutan benim." Bunun üzerine Ebu Ubeyde ona itaat etti. Müslümanlara, Amr b. As namaz kıldırıyordu. Yola koyuldular. Kudaahların memleketini geçip sınırlarına kadar ulaştılar. Buranın sonunda bir düşman topluluğuna rastladılar. Müslümanlar üzerlerine yürüyünce, bu topluluk dağılarak kendi yurtlarına kaçtılar. Amr b. as, selametle dönüşlerini ve gazalarında olup bitenleri haber vermek üzere Avf b. Malik el-Eşcai'yi Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderdi.

 

İbn İshak, müslümanların, Cüzam kabilerine ait Selsel isimli suyun başında konakladıklarını, bu sebeple gazaya Zatü's-Selasil denildiğim zikretmektedir.

 

İmam Ahmed'in Muhammed b. Ebi Adiy - Davud - Amir senediyle rivayetine göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zatü's-Selasil birliğini, Ebu Ubeyde'yi Muhacirlere Amr b. as*i da bedevi Araplara komutan yaparak gönderdi. Her ikisine de: "Birbirinize itaat edin." buyurdu. Kendilerine, Bekiroğullarına baskın yapmaları emrolunmuştu. Fakat Amr gidip Kudaalılara baskın yaptı. Çünkü Bekiroğulları onun dayıları idiler. Ravi diyor ki: Mugire b. Şu'be, Ebu Ubeyde'ye gidip dedi ki: "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seni bize komutan yapmıştı. Fakat filanın oğlu ordunun idaresini eline aldı. Senin onun yanında hiçbir yetkin yok!" Ebu Ubeyde şöyle cevap verdi: "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize, birbirimize itaat etmemizi emretmişti. Amr, karşı gelse de ben Rasulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) itaat ederim."

 

 

2- Amr b. As'ın Bu Gazada Teyemmüm Alması:

 

Bu gazada ordu komutanı Amr b. As ihtilam olmuştu. Çok soğuk bir gece olduğu için su kullanmaktan korktu ve teyemmüm yaptı, arkadaşlarına sabah namazım kıldırdı. Bunu Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haber verdiklerinde buyurdu ki: "Ey Amr, sen cünüb iken arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?!" Amr, kendisini yıkanmaktan alıkoyan şeyi şöyle anlattı: Ben Allah Teala'nın şu kelamını işitmiştim: "...Kendi kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz ki Allah size çok merhamet edicidir." [Nisa, 29] Buna karşılık Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gülümsedi ve bir şey söylemedi.

 

"Teyemmüm, hadesi (abdestsizliği ve cünüplüğü) ortadan kaldırmazzj Çünkü Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teyemmüm yaptığı halde Amr'a cünüb demiştir." diyenler bu olayı delil göstermişlerdir.

 

Bu konuda onlara karşı gelenler, üç cevap ortaya koymuşlardır:

 

1- Sahabiler Amr'ı şikayet ettiklerinde, "Cünüb iken bize sabah namazını kıldırdı" demişlerdi. Bundan dolayı Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ona, hem soru sorma hem de olayı öğrenmek isteme tarzında: "Sen cünüb iken arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?!" buyurmuştur, Amr, mazeretini bildirip ihtiyacı yüzünden teyemmüm yaptığını açıklayınca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), onun söylediklerini kabul etti.

 

2- Rivayetlerde farklılık vardır. Amr'ın kasıklarını yıkayıp namaz abdesti aldığı, bundan sonra arkadaşlarına namaz kıldırdığı da rivayet edilmiştir ki bu rivayette teyemmüm zikredilmemiştir. Bu rivayet teyemmüm rivayetinden daha sağlam gözükmektedir. Abdülhak, teyemmüm rivayetini zikrettikten sonra bu hadisi naklederek şöyle demiştir: Bu rivayet birincisinden daha mevsuldür. Çünkü Abdurrahman b. Cübeyr el-Mısri - Amr'ın azatlısı Ebu Kays - Amr senediyle nakledilmiştir. Teyemmümün zikredildiği birinci rivayet ise, yine Abdurrahman b. Cübeyr'in Amr b. as'tan rivayeti olarak gelmekte, fakat aralarındaki Ebu Kays isimli ravi zikredilmemektedir.

 

3- Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Amr'ın gusletmeyi terkedişindeki fıkhı bilgisini öğrenmek istediği için ona: "Sen arkadaşlarına cünüb iken namaz mı kıldırdın?!" demişti. Amr, O'na, teyemmüm alış sebebi konusundaki fıkhı bilgisini söyleyince Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine, öyle yapma demedi. Bu da | gösterir ki, Amr'ın, haber verdiği üzere soğuktan dolayı helak olmaktan korkarak yaptığı teyemmüm ve o durumda teyemmümle namaz kıldırması -Allah daha iyi bilir ya- caizdir ve bunu yapan kimseye karşı gelinmez. Böylece anlaşılmıştır ki, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun fıkhını ve ilmini öğrenmek istemiştir. En iyi bilen Allah'tır.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

H) HABAT SERİYYESİ

 

 

 

 

 

 

 

⚠ Hata Bildir