|
ZADU’L-MEAD |
BEŞİNCİ KİTAP TIBBU'N-NEBİ PEYGAMBER'İN (S.A.) Sağlık Konusundaki Tutum Ve Öğütleri |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
A) SAĞLIĞIN KORUNMASI
Hz. Peygamber'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sağlığın korunmasındaki tutumu şöyledir:
Bedenin normal durumu, sağlığı
ve devamı sıcağa direnen rutubette olduğundan, rutubet bedenin maddesidir,
sıcaklık onu olgunlaştırır, fazlalıkları atar, onu ıslah eder ve güzelleştirir.
Aksi takdirde bedeni bozar ve devamı mümkün olmaz. Rutubet, sıcaklığın da
gıdasıdır. Rutubet olmasaydı, bedeni yakar, kurutur ve bozardı. Her birinin
devamı, diğeriyledir, bedenin devamı işe her ikisiyle birliktedir, her biri
diğerinin maddesidir. Sıcaklık, rutubetin bozulma ve değişmesini engelleyen ve
koruyan maddesidir. Rutubet, sıcaklığın besleyici ve taşıyıcı maddesidir.
Herhangi biri diğerinden daha fazla olursa, bedenin mizacı için buna göre bir
sapma olur. Sıcaklık daima rutubete girer. Beden -yaşamasını sürdürmek için-
sıcaklığın girdiğine karşı duracak nesneye, yani yemeye ve içmeye ihtiyaç
duyar. Girme miktarından fazla olunca, sıcaklık fazlalıklara girmede zaafa
uğrar, pis maddelere dönüşür, bedende bozukluk yapar. Maddelerin türüne,
orgaların kabulü ve kabiliyetine göre çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bütün
bunlar Yüce Allah'ın; "Yeyin, için, israf etmeyin. "[A'raf, 31]
ayetinden alınmıştır. Böylece Allah, kullarına; çıkanların yerine bedeni ayakta
tutacak yiyecek ve içecek alınmasını, bunun da sayı ve nitelik olarak bedenin
yararlanacağı ölçüde olmasını, bu ölçüyü aştığı takdirde israf olacağını
açıklamıştır. Bunların her ikisi de sağlığa engel, hastalik getiricidir. Yani
yememek ve içmemek veya bunlarda israf.
Sağlığın korunması,
bütünüyle bu iki ilahi sözde yer almıştır. Şüphesiz ki beden daima boşalmakta'
ve besin almaktadır. Boşalma arttığında, maddesinin tükenmesi dolayısıyla
sıcaklık zayıflar. Çünkü boşalmanın fazlalığı, rutubeti azaltır, halbuki
rutubet sıcaklığın maddesidir. Sıcaklık zayıflayınca, sindirim de zayıflar.
Rutubet tükenene kadar durum böyle sürer, sonunda sıcaklık tümüyle gider.
Böylece kul sonunda Allah'ın varacağını yazdığı ecelini tamamlamış olur.
İnsanın kendisini ve
başkasını tedavi etmesinin gayesi, bu duruma varıncaya kadar bedeni korumaktır,
yoksa bu gençlik, sağlık ve kuvvetin kendileriyle bulunduğu sıcaklık ve
rutubetin sürekliliğini gerektirmez. Çünkü böyle bir durum bu dünyada hiçbir
insan için gerçekleşmemiştir. Doktorun gayesi, sadece ve sadece kokuşma vb.
bozuculardan rutubeti, zayıflatıcılardan sıcaklığı korumak, insan bedeninin
kendisiyle ayakta durduğu normal, dengeyi sağlamaktır. Gökler, yeryüzü ve diğer
mahluklar da bu şekilde dengede durur. Hepsinin kıvamı, dengeyledir. Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tutumunu inceleyip düşünen, sağlığın
korunabileceği en iyi yol olduğunu görür. Çünkü sağlığın korunması, yiyecek ve
içeceği,' giyecek ve barınağı, hava ve uykuyu, uyanıklık ve hareketi, durgunluk
ve evliliği, arınma ve korunmayı yerli yerinde ve iyi idare etmeye bağlıdır.
Bunlar normal ve bedene, bölgeye, yaşa ve tabiat kanunlarına uygun oldukları
takdirde ecele kadar sağlığının devam etmesine veya üstün durumda olmasına daha
yakın bulunur.
Sağlık ve afiyet,
Allah'ın kullarına en büyük nimetlerinden, en bol ve geniş ihsan ve
bağışlarından hatta mutlak afiyet en büyük nimet olduğundan, bunu elde edene,
sağlık ve afiyetin gözetilmesi, koruması ve aykırılıklara karşı savunulması
yaraşır. Buhari'nin Sahih'inds İbn Abbas'tan rivayete göre, Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İki nimette insanların
pek çoğu aklanmıştır: Sağlık ve boş vakit."[A'raf, 31]
Tirmizi ve diğerlerinde,
Ubeydullah b. Mihsan el-Ensari den rivayete göre, Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Vücudu afiyette, ruhundan emin, bir günlük
azığı yanında olduğu halde sabahlayan, sanki dünya ona verilmiş gibidir."
Yine Tirmizi'de Ebu
Hureyre'den rivayete göre, Rasulullah şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde
kula sorulacak nimetlerle ilgili ilk soru şudur: Sana sağlıklı bir beden
vermedik mi? Serin sudan içirmedik mi?"
İşte buradan hareketle,
selefimiz "Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya
çekileceksiniz."( [Tekasur, 8] ayetindeki "nimetler" ifadesini,
"sağlık" olarak yorumlamıştır.
İmam Ahmed'İn
Müsned'inde, Rasuİullah'ın, Abbas'a şöyle buyurduğu kaydedilir: "Ey Abbas!
Ey Rasuİullah'ın amcası! Dünya ve ahirette Allah'tan afiyet iste."
Yine Ahmed'in
Müsnecfinde, Ebu Bekr es-Sıddik'ten, Rasulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurduğunu işittiği kaydedilir: "Allah'tan kesin bilgi ve
afiyet isteyin. Kesin bilgiden sonra kula afiyetten daha iyisi verilmemiştir,
Bu hadisinde Rasulullah, din ve dünya afiyetini bir arada zikretmiştir. Kulun
iki dünyadaki iyiliği ancak yakın bilgi ve afiyetle tamam olur. Yakın,' ondan
ahiret cezalarını, afiyet ise kalp ve bedenindeki dünya hastalıklarını defeder.
Nesai'nin Sünen'inde Ebu
Hureyre'den merfu'an şu hadis vardır: "Allah'tan af, afiyet ve esenlik
isteyiniz. Hiç kimseye yakinden sonra afiyetten daha iyisi verilmemiştir."
Bu üçü, affederek geçmişteki kötülüklerin, afiyetle şimdikilerin, esenlikle de
gelecektekilerin giderilmesini içerir. Çünkü, esenlik, afiyetin sürekli ve
devamlı oluşunu içerir.
Tirmizi'de merfu olarak
şu hadis vardır: "Allah'tan afiyetten daha sevimlisi
istenilmemiştir." Abdurrahman b. Ebi Leyla, Ebu'd-Derda'dan şu hadisi
rivayet eder: "Resulullah'a afiyette olup şükretmem, musibete uğrayıp
sabretmemden daha çok hoşuma gidiyor." dedim. Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rasulullah da. senin gibi afiyeti
seviyor."
İbn Abbas'tan
nakledildiğine göre, bedevinin biri Rasulullah'a gelerek: "Beş vakit
namazdan sonra Allah'tan ne isteyeyim?" dedi. Rasulullah: "Afiyet
iste" buyurdu. Bedevi sorusunu yenileyince, Rasululah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) üçüncü defasında: '*Allah'tan dünya ve ahirette afiyet iste."
buyurdu.
Madem ki afiyet ve
sıhhat böylesine önemlidir, öyleyse dikkatle inceleyen içip beden ve kalp
sağlığının, dünya ve ahiret hayatının korunduğu mutlaka en mükemmel yol olduğu
ortaya çıkacak olan Rasulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yolunu ele
alalım. Yardım Allah'tan istenir. O'na güvenilir, güç ve kudret O'na aittir.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan:
B) HZ.
PEYGAMBER'İN (S.A.) BESLENME REJİMİ