sÜnen ebu davud

bablar    konular    numaralar  

edeb bahsİ

<< 5213 >>

devam: 141-142. musafaha (el sıkışma)

 

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَعِيلَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ لَمَّا جَاءَ أَهْلُ الْيَمَنِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَدْ جَاءَكُمْ أَهْلُ الْيَمَنِ وَهُمْ أَوَّلُ مَنْ جَاءَ بِالْمُصَافَحَةِ

 

enes b. malik r.a.'den demiştir ki: yemenliler (medine'ye hz. nebi ile görüşmek üzere) gelince, rasûlullah (s.a.v.) (onlar hakkında ashabına) şöyle dedi: "size yemen halkı geldi. onlar ilk musafaha yapan ilk kimselerdir."

 

 

İzah:

buharî, meğazî; muslim, iman; tirmizî menakıb; darimî, mukaddime; ahmed b. hanbel, ii, 235, 252,258, 267,277, 380, 474, 480, 488, 502,541, iii, 105, 155, 18, 212,223,251,262, iv-154.

 

bu hadis-i şerif de musafahanın mustehab olduğuna (jejaıet etmektedir. nitekim bütün ulema, musa­fahanın meşru ve güzel bir amel olduğunu söylemişlerdir. İmam malik, önceleri musafahanın kerahetine kail iken sonradan o da bunun meşrulu­ğunu kabul etmiştir. Çünkü musafaha muslümanlar arasındaki sevgi bağ­larını takviye eder.

 

bunun için hz. nebi muslümanları musafahaya teşvik etmiş ve musafaha, muslümanlar arasında yaygınlaşmıştır. nitekim hz. ebu kata-de'nin şu sözü musafahanın ashab-ı kiram arasında yaygın olduğunu ifâ­de etmektedir.

 

"ben enes b. malik'e: musafaha nebi (s.a.v.)'in ashabı arasında yaygın mı idii diye sordum da: evet cevabını verdi."[buhari, istizan] ayrıca: "bir de baktım ki rasûlullah (s.a.v.) mescidde oturuyor. etrafında da insanlar var. derken talha b. ubeydullah kalkarak süratle yanıma geldi. benimle mü­safaha etti ve beni tebrikte bulundu"[201] mealindeki hadis-i şerif de musafahanın hz. nebi zamanından beri muslümanlar arasında yaygın olduğu gerçeğini te'yid etmektedir.  buhari, meğüzi; istizan; muslim, tevbe; ebu davud, cihad; ahmed b. han­bel, iii, 459.

 

bütün bunlar, musafahanın hz. nebi'in sağlığında, ta İslamın ilk yıllarından beri medine'de yaygın olduğunu ifâde ederken, hz. peygam­ber'in vefatı esnasında kendisini ziyarete gelen yemenlilerden "musafa-hayi ilk yapanlar" diye bahsetmesini "musafahayı yaygınlaştırmakta en çok emeği geçenler" şeklinde anlamak en isabetli bir te'vil olsa gerektir.