ما
يقول لمن أهدي
له
106- verilen hediye
karşısında ne deniri
أخبرنا طليق
بن محمد بن
السكن قال
أخبرنا أبو معاوية
قال حدثنا
يزيد بن زياد
عن عبيد بن
أبي الجعد عن
عائشة قالت
أهديت لرسول
الله صلى الله
عليه وسلم شاة
فقال اقسميها
قال وكانت
عائشة إذا
رجعت الخادم
قالت ما قالوا
لك تقول ما
يقولون يقول
بارك الله
فيكم فتقول
عائشة وفيهم
بارك الله ترد
عليهم مثل ما
قالوا ويبقى
أجرنا لنا
[-: 10062 :-] ubeyd b. ebi'i-ca'd der
ki: hz. aişe'nin bana bildirdiğine göre bir defasında resulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'e bir koyun hediye edilmişti. resulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) de ona: "bu koyunu paylaştırıp dağıt" buyurdu. hz. aişe,
hizmetçisiyle birilerine bir şeyler gönderdiği zaman, dönüşünde ona: "sana
ne dedileri" diye sorar ve dedikleri gibi de onlara mukabelede bulunurdu.
hizmetçi: ''allah sizlere bereketler versin'' dediler" dediği zaman, hz.
aişe: "allah onlara da bereketler versin" diyerek aynı şekilde
karşılık verir ve:. "bu şekilde, yaptığımız yardımın sevabı sadece bize
kalır" derdi,
tuhfe: 16320 .
bu hadisi kütüb-i
sitte sahipleri içinde sadece nesai rivayet etmiştir. ayrıca bnu's-sunni (279) rivaye: etmiştir.
ما
يقول إذا رفع
رأسه إلى
السماء
107- kişi gökyüzüne
bakınca ne deri
أخبرنا
قتيبة بن سعيد
قال حدثنا
حاتم عن صالح بن
محمد بن زائدة
عن أبي سلمة
بن عبد الرحمن
عن عائشة قالت
ما رفع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
رأسه إلى
السماء الا
قال يا مصرف
القلوب ثبت
قلبي على
طاعتك
[-: 10063 :-] hz. aişe der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ne zaman semaya baksa: "by
kalpleri halden hale çeviren! kalbimi sana itaatte sabit kıl" diye dua
ederdi.
tuhfe: 17724.
diğer tahric: hadisi abd
b. humeyd (1518) ve ahmed, müsned (9420) rivayet etmişlerdir.
أخبرني محمد
بن إسماعيل بن
إبراهيم قال
حدثنا أبو
عامر عن بن
أبي ذئب عن
الحارث
والمنذر بن
أبي المنذر عن
أبي سلمة عن
عائشة أن
النبي صلى
الله عليه
وسلم نظر إلى
القمر فقال يا
عائشة
استعيذي بالله
من شر هذا فإن
هذا الغاسق
إذا وقب
[-: 10064 :-] hz. aişe der ki: bir
defasında nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ay'a baktı ve bana: "by aişe!
bunun şerrinden allah'a sığın, zira gecenin çöken karanlığı (nda ortaya çıkan)
budur!" buyurdu.
tuhfe: 17703.
diğer tahric: hadisi
tirmizi (3366) ve ahmed, müsned (24323) rivayet etmişlerdir.
أخبرنا
محمود بن
غيلان قال
حدثنا الحفري
عن سفيان عن
بن أبي ذئب عن
الحاث عن أبي
سلمة عن عائشة
قالت أخذ
النبي صلى
الله عليه
وسلم بيدي فإذا
القمر حين طلع
فقال تعوذي
بالله من شر
هذا هذا
الغاسق إذا
وقب
[-: 10065 :-] hz. aişe der ki: ay'ın
göründüğü bir gecede nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) elimden tuttu ve:
"bunun şerrinden allah'a sığın; zira gecenin çöken karanlığı (nda ortaya
çıkan) budur!" buyurdu.
tuhfe: 17703.
أخبرني محمد
بن عبد الله
بن عبد الحكم
عن شعيب قال
حدثنا الليث
قال حدثني
خالد عن بن
أبي هلال عن
الأعرج قال
أخبرني حميد
بن عبد الرحمن
عن رجل من
الأنصار أنه
كان مع رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
سفر فقال
لأنظرن كيف
يصلي رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فنام رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ثم
استيقظ فرفع
رأسه إلى
السماء فتلا
أربع آيات من
آخر سورة آل عمران
{ إن في خلق
السماوات
والأرض
واختلاف الليل
والنهار
لآيات لأولي
الألباب } حتى
مر بالأربع ثم
أهوى يده في
القرب فأخذ
سواكا فاستن
به ثم توضأ
وصلى ثم نام
ثم استيقظ
فصنع كصنيعه
أول مرة ثم
نام ثم استيقظ
فصنع كصنيعه أول
مرة ويزعمون
أنه التهجد
الذي أمر الله
عز وجل به
[-: 10066 :-] humeyd b. abdirrahman,
ensar'dan bir adamdan naklediyor: resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile
bir yolculuktaydım ve nasıl (nafile) namaz kıldığını görüp öğrenmeye karar
vermiştim. resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyuduktan sonra kalktı.
başını kaldırıp semaya baktı ve: "göklerin ve yerin yaratılışında, gece
ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten
açık ibretler vardır" (ai-i imran 190) ayetinden başlamak üzere ai-i imran
suresinin sonlarından dört ayeti peşpeşe okudu. ardından elini yanında bir yere
uzatıp misvakını aldı. dişlerini misvakladıktan sonra abdest alıp namaz kıldı
ve tekrar uyudu. bir ara tekrar uyandı daha önce yaptıklarının aynısını
yaptıktan sonra bir daha uyudu. ardından bir daha uyandı ve daha önce
yaptıklarının aynısını yaptı.
ravi der ki: resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem)'in bu yaptığının, allah teala'nın kendisine emrettiği
teheccüd namazı olduğunu ileri sürenler de vardır.
tuhfe: 15552.
1322. hadiste tahrici
yapıldı.
ما
ختم تلاوة
القرآن
108- kuran okunduktan
sonra ne deniliri
قال حدثني
خالد بن أبي
عمران عن عروة
بن الزبير عن
عائشة قالت ما
جلس رسول الله
صلى الله عليه
وسلم مجلسا قط
ولا تلا قرآنا
ولا صلى صلاة
إلا ختم ذلك
بكلمات قالت
فقلت يا رسول
الله أراك ما
تجلس مجلسا
ولا تتلو
قرآنا ولا
تصلي صلاة إلا
ختمت بهؤلاء
الكلمات قال
نعم من قال خيرا
ختم له طابع
على ذلك الخير
ومن قال شرا
كن له كفارة
سبحانك
وبحمدك لا إله
إلا أنت
أستغفرك
وأتوب إليك
[-: 10067 :-] hz. aişe der ki:
resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ne zaman bir mecliste otursa veya
kuran okusa veya namaz kılsa mutlaka sonunda dört tane sözü söylerdi. bir
defasında ona: "ya resulallah! ne zaman bir mecliste otursan veya kuran
okusan veya namaz kılsan mutlaka sonunda dört tane sözü söylüyorsun"
dediğimde: "doğru! kişi hayırlı bir şey konuştuktan sonra bu sözleri
söylerse, kıyamete dek bu hayn işlemiş gibi sevap alır. kişi kötü şeyler
konuştuğu zaman da bu söyledikleri kötü sözlerinin kefareti olur. bu sözler de
şöyledir: ''allahım! sana hamdederek her türlü eksikliklerden tenzih ederim.
senden başka ilah yoktur. senden bağışlanma diler ve sana tövbe ederim''"
buyurdu.
tuhfe: 16335.
1268. hadiste tahrici
yapıldı.