Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Adiyat Suresi - 100Adiyat - 19. Sayfa

ÂDİYAT SURESİ 2

Bazı Kelimeler: 2

Açıklama: 2


ÂDİYAT SURESİ

 

Mekkîdir. 11 ayettir. Bu sure-i celîlede Cenab-ı Allah, kendisine in'am-da bulunup nimetler bahşettiği insanın nankör olduğuna ve kendisinin de buna şahit olup mal sevdiğinden ötürü cimri olduğuna yemin etmekte, sonra da .kıyamet gününde onu şiddetli bir azaba çarpmakla tehdit etmektedir.

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1- And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;

2- And olsun kıvılcımlar saçanlara;.

3- Sabah sabah akma çıkanlara;

4- Ve tozu dumana katanlara;

5- Düşman topluluğunun içine dalanlara ki.

6- İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

7- Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahiddir.

8- Gerçekten mala da pek düşkündür.

9-10- O insan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalbierde olan­ların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?

11- Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır. [1]

 

Bazı Kelimeler:

 

Süratle yürüyen ve koşan atlar.Bir nevi yürüyüş. Bir nevi kaçıştır. Bazıları bunun, atın soluğuyla çıkardığı ses demek olduğu­nu söylemişlerdir.Tırnaklarıyla yerden ateş çıkaranlar.

Saldıranlar. Ayaklarıyla yerden toz koparanlar.Bir topluluğun ortasına dalanlar.

Hiçbir bitki bi­tirmeyen yer. Bununla nankör veya asî insan kast edilmiştir. İçinde­ki dışarı çıkanldıCimri. Göğüslerdeki şeyler devşirildi. [2]

 

Açıklama:

 

Cenab-ı Allah, nefesleriyle güp güp ses çıkaran atların, düşmanlara hü­cum ettikleri hallerine yemin etti. Sabahleyin düşmana hücum eden ve tır­naklarıyla yerden toz koparıp bu tozları tepelerin üstüne kadar çıkaran, böy­lece düşman topluluklarının ortasına dalarak onları toza boğan atlara yemin etmiştir. Ağızlarından şiddetli bir soluma ile s"es çıkaran ve süratle koşup tır­naklarıyla yerden toz koparan, sabahleyin düşmana saldıran, düşman toplu­luklarının ortasına dalarak ayaklarıyla yerden ateş çıkaran atlara Cenab-ı Allah yemin etmiştir. Bunlar, Allah yolunda sahihlerinin cihad ettikleri atların ev­safıdır ki bu da büyük bir şereftir. Cenab-ı Allah işte bunun üzerine yemin etmiştir ki atlar diğer hayvanlara nisbetle daha üstün mertebe sahibidirler. Arabın da dediği gibi at'ın sırtı sığınak, karnı da hazinedir. Her ne kadar Asrî savaş aletleri icat edilse de at yine de stratejideki yerini korumaya de­vam edecektir. Onun bu evsafı, kendisini nasıl kullanacağımızı bize öğret­mektedir ki, onu sadece bir süs olarak almayalım. "Binmeniz ve süs için at­ları..."[3]

Yemin kpnusu olan şeye gelince bunu da Cenab-ı Allah şöyle açıklıyor: Şüphesiz insan Rabbine karşı nankördür. Ve O da buna şahittir. İnsan mal sevgisinden ötürü çok cimridir. Evet Cenab-ı Allah insanı üç sıfatla niteliyor. Bunlardan birincisi, onun nankör, yani hayrı men edip küfre meyleden ve şükür vazifesini eda etmeyen biri olmasıdır. Bu da ancak nankör veya isyankâr kim-senİn yapacağı iştir. Hadİs-i şerifte Peygamber (S.A.V.) efendimiz ne doğru buyurmuşlar: "Nankör odur ki bağışını meneder, kendi başına yer ve kölesi­ni döver." İnsanın ikinci, sıfatı ise, yaptığı işlere şahit olmasıdır. Amellerine kendisi şahittir, başka bir delile de ihtiyaç yoktur. O bu amellerini inkâr et­meye muktedir olamaz. Çünkü yaptıkları ayan beyan ortadadır. Kaldı ki o inat karlığından ötürü amellerini inkâr etse bile kendisi ile vicdanı arasında tanıklık ederek Rabbinin nimetlerini inkâr ettiğini nefsinden gizleyemez, kı­yamet gününde de kendi nefsi aleyhinde tanıklık edecektir. Şu halde O, amelleri aleyhinde bir şahittir. İnsanın üçüncü vasfına gelince o da malı çok sevdiğin­den ötürü cimrilik yapar. Evet insan, malı fazlasıyla sevdiğinden ötürü elin­de tutar, hayırda bulunmaz. Çok az bir kısmını harcar. Haristir, son derece mala tutkundur.

Ey insan! Sen Rabbin tarafından görülmekte olduğunu bilmiyor musun? Bilmez mi o insan, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı, göğüslerde olan sırlar dışarı çıkarıldığı, yerin hazinelerinin açığa çıktığı günde Rableri onların hal­lerini haber almıştır. O çekirdekteki ince oyuk ve çekirdeğin üzerindeki ince zar kadar olsa bile, işlediği amellerin karşılığını mutlaka görecektir. [4]

 



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/583-584.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/584.

[3] Nahl Sûresi: 8.

[4] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/584-585.