Kızın Nikaha Arzedilmesi - Kuranahkami - 57. Sayfa
KIZIN NİKAHA ARZEDİLMESİ
«(Şuayb, Musa'ya) dedi ki: Sekiz yıl bana ecîrlik etmen üzere bu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum.. Eğer on yıl doldurursan o da kendinden..» [1]
Bu âyet-i kerîmeyle istidlal edilip bir hayli fıkhı hükümler
çıkarılmıştır:
1. Veliy kendi kızım başkasına nikâh yollu arzedebilir. Bu, ötedenberi devam edegelen bir sünnettir. Yâni bütün şeriatlarda buna cevaz verilmiştir. Meselâ: Medyen'deki zat (Şu ayb Peygamber) kendi kızını, Hazret-i Musa'ya nikahlamak istediğini arzetmiştir. Hazret-i Ömer (R.A.) de kendi kızı Hafsa'-yı Hz. Ebûbekir Sıddîk ile Hz. Osman'a arzetmiştir.
2. Kadının da kendini nikâh yollu sâlih bir kimseye arzet-mesi caizdir. Nitekim bir kaç kadın kendini, nikahlaması için Hazret-i Peygamber'e arzetmiş, Allah'ın Resulü bunu yadırgamamış ti..
3. Nikâh veliye aittir. Kız kendini nikâh ettiremez.. İmâm-ı Şafiî bu görüştedir. Ona göre kız istemese bile velisi onu zorla nikâh ettirebilir.
4. Veliy, bâliğ-bâkire olan kızını, fikrini almadan, kendisiyle istişare etmeden evlendirebilir. Bâlig-dul olan kızım ise değiL. Bu İmâm Mâlik ile İmâm Şafiî'nin kavlidir. Ebû Hanîfe'ye göre kız baliğ olunca rızası alınmadan hiç bir kimse onu evlendirmeye yetkili değildir. Çünkü baliğ olmakla teklif çağına girmiş bulunuyor. Baliğ olmayan kızın ise rızasının alınması şart değildir. Çünkü teklif çağma girmemiştir.
5. İmâm Şafiî'nin arkadaşları bu âyetle, nikâh akdinin ancak «tezvîc», ve « inkâh» lâfızlanyla olabileceğini istidlal etmişlerdir. Râbia, Ebû Sevr, Ebû Ubeyd ve Dâvud-i Zahirî de aynı görüştedirler. Mâlikîlere göre her lâfız ile olabilir; yeterki nikâh mânasına delâlet etmiş olsun..
İmânı Ebû Hanîfe'ye göre, temlik ve te'bîd'i gerektiren her lâfız ile nikâh akdi yapılabilir.
Şâfiîlerin bu husustaki hücceti pek zayıftır..
Ebû Hanîfe ve arkadaşları, Süfyân Sevrî ve Hasan İbn-i Hayy diyorlar ki: «Nikâh, hibe lafzıyla da bağlantı yapar. Nitekim taIâk da sarih ve kinaye yollu vâki oluyor. O halde nikâh da buna kıyas edilebilir.
Ebû Amr bunu caiz görmemiştir. Çünkü nikâhta şâhid tutmak için sarih lâfza ihtiyaç vardır..
6. îcâre karşılığında nikâh caizdir. Nitekim Hazret-i Peygamber (S.A.V.) eshâb-ı kiramdan birini evlendirmek istediğinde, o, «benim kadına verecek hiç bir şey'im yoktur» diyerek itizar etti. Hazret-i Peygamber (S.A.V.) ona: «ECur'ândan ezberin yok mu?» diye sordu. O da: «Bakare ve ondan sonraki sûre ezberimdedir» diye cevap verdi. Hazret-i Peygamber (S.A.V.), «O halde ona 20 âyet öğret, bu suretle o senin kann olsun!» buyurdu.
7. Ayrıca Ebû Hanîfe ve arkadaşları bu âyetle, meselâ: «İki kölemden birini sana yüz dinar karşılığında sattım» der de hangi kölesini sattığını tâyin etmezse, karşıdaki de «aldım kabul ettim» derse, bu tarz almı-satımın caiz olduğunu istidlal etmişlerdir. [2]
8. Evzâî de bu âyete dayanarak, «şu malımı peşin on dirheme, veresiye olarak onbeş dirheme sana sattım» der, alıcı da bu ikisinden hangisini kabul ederse etsin, bu tarz alım-satım caiz olur demiştir. [3]
Diğer mezhebler buna muhaliftir. Evzâî'nin istidlal ve hücceti çok zayıftır. Çünkü bu tarz alım-satım ribaya girmektedir. Sahih rivayetlerle tesbît edilen hadîslerde belirtilen alım -satımın caiz olmadığı beyân edilmiş ve fukahânın ekserisine delil teşkil etmiştir. «Peşin ayrı bir fiat, veresiye ayrı bir fiatla ve veresiye olarak meselâ 100 kuruşa satılan malı 80 kuruşa geri almak suretiyle ahm-salimda bulunduğunuz zaman Allah üzerinize bir zül musallat eder de...», Menfaat celbeden her borç rîbanın kendisidir.» [4]
9. İmâm Ahmed bin Hanbel'in arkadaşları bu âyete dayanarak yemek ve elbise karşılığında isti'carm sahih olduğunu istidlal etmişlerdir. Bu mânayı kuvvetlendirir mahiyette, Ulbe bin Münzir'in yaptığı şu rivayettir: «Biz Hazret-i Peygamber'in (S.A.V.) yanında oturuyorduk. Bir ara (Tâ-Sîn-Mîm)i, Mûsâ kıssasına kadar okudu ve «Hakikat Mûsâ nefsini, iffet u namusu ve karın tokluğu karşılığında çalıştırdı.» [5]
Çıkarılan Hükümler :
1. Velî kendi kızını başkasına nikâh yollu arzedebilir. 2 Kadının da kendini sâlih bir erkeğe nikâh yollu arzel-mesi caizdir.
3. İmâm-ı Şafiî'ye göre nikâh akdi velinin elindedir; kız kendini nikâlı ettiremez. Bâliğ-dul olan kadın ise rızâsı alınmadan evlendirilemez.
4. Şafiî ve arkadaşlarına göre nikâh akdi ancak «tezvîc» ve «nikâh» lâfızlarıyle olabilir. İmâm Ebü Hanîfeîye göre «temlik» ve «te'bîd»i gerektiren her lâfız ile olabilir.
5. İcâre karşılığında nikâh caizdir.
6. İki maldan birini tâyin etmeden satmak caizdir. Bu, Hanefîlere göredir. [6]
[1] Kasas sûresi, âyet: 27.
[2] Kurtubl: C. 13, S. 269 - 270.
[3] İbn-i Kesir: C. 3, S. 385.
[4] Ebü Dâvud - Buhârî../ el~Hâris Ali bin Ebİ Tâlib (R.A.)den/ CâmiuV îr.
[5] İbnü Mâce.
Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı Ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 2/122-124.
[6] İbnü Mâce.
Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı Ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 2/124-125.
İslami Okul Okulların En Önemlisi