Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

ALIŞVERİŞ KİTABI l.BÂB—"HELAL BELLİDİR, HARAMDA BELLİDİR!" HADİSİ - Alisveris - Darimi

ALIŞVERİŞ    KİTABI

l.BÂB—"HELAL BELLİDİR, HARAMDA BELLİDİR!" HADİSİ HAKKINDA.. 192

2.BÂB—"SENİ ŞÜPHEYE DÜŞÜREN ŞEYLERİ BIRAK, ŞÜPHEYE DÜŞÜRMEYEN ŞEYLERE BAK!" HADİSİ. 193

3. BÂB—CAHİLİYYE DÖNEMİNDE OLAN FAİZ (RİBA) HAKKINDA.. 194

4.BÂB—FAİZ YİYENLE YEDİRENE LANET OKUMAK HAKKINDA.. 194

5. BÂB—FAİZ YEME HUSUSUNDA SERT DAVRANMA HAKKINDA.. 194

6. BÂB—ÇALIŞIP KAZANMAK VE KİŞİNİN ELİYLE İŞ YAPMASI HAKKINDA.. 195

7. BÂB—TİCARETLE UĞRAŞAN KİMSELER HAKKINDA.. 195

8.BÂB—DOĞRU TACİR HAKKINDA.. 195

9.BÂB—İYİLİKSEVERLİK HAKKINDA.. 196

10.BÂB—ALDATMA YASAĞI HAKKINDA.. 196

11. BÂB—SÖZÜNDE DURMAMA HAKKINDA.. 196

12. BÂB—İHTİKÂR YASAĞI HAKKINDA.. 197

13.BÂB—MÜSLÜMANLARIN (MALLARI) İÇİN FİYAT BELİRLEME YASAĞI HAKKINDA.. 197

14.BÂB—KOLAYLIK GÖSTERME HAKKINDA.. 198

15.BÂB—"SATICI İLE ALICI BİRBİRLERİNDEN AYRILMADIKLARI SÜRECE MUHAYYERDİRLER" HADİSİ HAKKINDA.. 198

16.BÂB—BİRBİRLERİNDEN ALIŞVERİŞ YAPAN İKİ KİMSE UYUŞMAZLIĞA DÜŞTÜKLERİNDE (NE YAPILIR)?. 199

17. BÂB—"(DİN) KARDEŞİNİN ALIŞVERİŞİ ÜZERİNE ALIŞVERİŞE GİRMEK YOK!". 199

18.BÂB—MUHAYYERLİK VE UHDE HAKKINDA.. 200

19. BAB—(SÜTLÜ GÖRÜNSÜNLER DİYE BİRKAÇ GÜN SAĞILMAYIP SÜTLERİ MEMELERİNDE) BİRİKTİRİLMİŞ OLAN HAYVANLAR.. 200

20. BÂB—BEYİ ĞARER (ALDATMA TEHLİKESİ OLAN ALIŞVERİŞ) YASAĞI HAKKINDA.. 201

21. BAB—MEYVELERİ, (YENİLMEYE) ELVERİŞLİLİKLERİ ORTAYA ÇIKMADAN SATMA YASAĞI HAKKINDA.. 201

22. BÂB—ÂFET HAKKINDA.. 201

23.BÂB—MUHÂKALA VE MUZÂBENE HAKKINDA.. 202

24.BÂB—"ARIYYE"LER HAKKINDA.. 202

25.BÂB—YİYECEĞİ TESLİM ALMADAN ÖNCE SATMA YASAĞI. 202

26.BÂB—BİR SATIŞTA İKİ ŞART KOŞMA YASAĞI HAKKINDA.. 203

27. BÂB—BİR KÖLEYİ MALI VARKEN SATAN KİMSE HAKKINDA.. 203

28. BÂB—MUNÂBEZE VE MULÂMESE'Yİ YASAKLAMA HAKKINDA.. 203

29. BAB—TAŞ (ATMA) ALIŞVERİŞİ HAKKINDA.. 204

30. BÂB—HAYVANI HAYVAN KAKŞILIĞINDA SATMA YASAĞI HAKKINDA.. 204

31.BAB—HAYVAN ÖDÜNÇ ALMAYA MÜSAADE HAKKINDA.. 204

32. BÂB—SATILIK MALLARI YOLDA KARŞILA(YIP SATIN AL)MA YASAĞI. 205

33. BÂB—"(DİN) KARDEŞİNİN ALIŞVERİŞİ ÜZERİNE ALIŞVERİŞE GİRMEK YOK! 205

34.BÂB—KÖPEĞİN BEDELİNİ (ALMA) YASAĞI HAKKINDA.. 206

35.BÂB—ŞARAP ALIM-SATIMININ YASAKLANMASI HAKKINDA.. 206

36.BÂB—VELÂ'YI SATMA YASAĞI HAKKINDA.. 207

37.BÂB—HÜRRİYETİNE KAVUŞMASI SAHİBİNİN ÖLÜMÜNE BAĞLANILMIŞ KÖLENİN ("MUDEBBER'İN) SATILMASI HAKKINDA.. 207

38. BÂB—SAHİPLERİNDEN ÇOCUKLARI OLAN KADIN KÖLELERİN (ÜMMÜ'L-VELED) SATILMASI HAKKINDA.. 208

39. BÂB—MEDİNE'NİN "SA" VE "MÜDD"Ü HAKKINDA.. 208

40. BÂB—YİYECEĞİ, MİSLİ MİSLİNE OLMASI DIŞINDA SATMA YASAĞI HAKKINDA.. 209

41.BÂB—ALTINI ALTIN İLE, GÜMÜŞÜ GÜMÜŞ İLE,BİRİ DİĞERİNDEN FAZLA OLARAK DEĞİŞ-TOKUŞ ETME ["SARF"525] YASAĞI HAKKINDA.. 210

42.BÂB—FAİZ SADECE VERESİYEDE OLUR.. 210

43.BAB—GÜMÜŞ (HESABI) ALTINDAN ALMA HUSUSUNDA MÜSAADE.. 211

44.BÂB—REHİN HAKKINDA.. 211

45.BÂB—PARA PEŞİN MAL VERESİYE ŞEKLİNDEKİ ALIŞVERİŞ ["SELEF"] HAKKINDA.. 212

46. BÂB—(BORCU) GÜZELCE ÖDEME HAKKINDA.. 212

47.BAB—TARTIDA (TERAZİNİN KEFESİNİ) AĞIR GETİRME.. 212

48. BÂB—"ZENGİNİN, BORCUNU GECİKTİRMESİ ZULÜMDÜR!" HADÎSİ HAKKINDA.. 213

49.BÂB—DARDA OLANA SÜRE TANIMA HAKKINDA.. 213

50.BÂB—DARDA OLANA SÜRE TANIYAN KİMSE HAKKINDA.. 214

51.BÂB—EŞYASINI İFLAS EDEN KİMSENİN YANINDA BULAN KİMSE HAKKINDA.. 214

52.BÂB—BORÇ HUSUSUNDA SERT DAVRANILMASI İLE İLGİLİ HADİSLER.. 215

53.BÂB—BORCU OLDUĞU HALDE ÖLEN KİMSEYE (CENAZE) NAMAZI KILMAK HAKKINDA.. 215

54.BÂB—(BORÇLU OLARAK ÖLENİN) CENAZE NAMAZINI KILMAYA MÜSAADE HAKKINDA.. 216

55. BAB—"BORÇLUYA YARDIM EDİLİR!" HADİSİ HAKKINDA.. 216

56. BÂB—"İĞRETİ ALINAN ŞEY ("ARİYET" SAHİBİNE) ULAŞTIRILIR! HADİSİ HAKKINDA.. 217

57.BÂB—EMANETİN YERİNE ULAŞTIRILMASI VE HAİNLİK YAPMAKTAN SAKINILMASI HAKKINDA.. 217

58.BÂB—KİM BİRŞEY KIRARSA, BU (ŞEYİN) BENZERİNİ (ÖDEMESİ) GEREKİR.. 217

59.BÂB—BULUNTU ("LUKATA") HAKKINDA.. 218

60.BÂB—HACININ BULUNTU EŞYASINI (ALMA) YASAĞI HAKKINDA.. 219

61. BÂB—YİTİK HAKKINDA.. 219

62. BÂB—MÜSLÜMAN BİR KİŞİNİN MALINI (YALAN) YAMİNÎYLE KENDİNE ALAN KİMSE HAKKINDA.. 220

63.BÂB—YALAN YEMİN HAKKINDA.. 220

64. BAB—KİM (HAKSIZ OLARAK BAŞKASININ) BİR KARIŞ YERİNİ ALIRSA?. 221

65.BÂB—KİM ÖLÜ BİR YERİ (BAYINDIR HALE GETİREREK) CANLANDIRIRSA, BU (YER) ONUNDUR! 221

66.BÂB—DEVLET BAŞKANININ (ÖZEL KULLANIMLARA) AYIRDIĞI (ARAZİ, MADEN VB.) ŞEYLER HAKKINDA.. 222

67.BÂB—AĞAÇ DİKMENİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 223

68.BÂB—KORULUK HAKKINDA.. 223

69.BÂB—SUYUN SATILMASI YASAĞI HAKKINDA.. 224

70.BÂB—VERİLMEMESİ HELÖAL OLMAYAN ŞEY HAKKINDA.. 224

71.BÂB—"MUHAKKAK Kî, HZ. PEYGAMBER HAYBER (AHALİSİ) İLE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMIŞTI"  225

72. BÂB—"MUHABERE"NİN YASAKLANMASI HAKKINDA.. 225

73. BÂB—(ÇIKACAK ÜRÜNÜN) ÜÇTE BİRİ, DÖRTTE BİRİ KARŞILIĞINDA MUZÂRAA SÖZLEŞMESİ YAPMANINYASAKLANMASI HAKKINDA.. 226

74. BÂB—ARAZİYİ İKİ SENELİĞİNE SATMANIN YASAKLANMASI HAKKINDA.. 226

75. BÂB—ARAZİNİN ALTIN VE GÜMÜŞ KARŞILIĞINDA KİRAYA VERİLMESİNE İZİN HAKKINDA.. 226

76.BÂB—(ÜRÜNÜN) MİKTARINI TAHMİNLE BELİRLEMEK HAKKINDA.. 227

77. BÂB—CARİYENİN KAZANCININ YASAKLANMASI HAKKINDA.. 227

78. BÂB—KAN ALICININ KAZANCININ YASAKLANMASI HAKKINDA.. 228

79.BÂB—KAN ALICININ KAZANCINA İZİN VERİLMESİ HAKKINDA.. 228

80.BÂB—DÖL HAYVANININ DİŞİYİ AŞMASINDAN (ÜCRET ALMA) YASAĞI HAKKINDA.. 228

81. BAB—BİR EV SATIP DA BEDELİNİ BENZERİ BİR ŞEYE YATIRMAYAN KİMSE HAKKINDA.. 229

82.BÂB—KUYUNUN HARIMI HAKKINDA.. 229

83. BÂB—ŞUF'A HAKKINDA.. 229

 

 

ALIŞVERİŞ  -  KİTABI

 

l.BÂB—"HELAL BELLİDİR, HARAMDA BELLİDİR!" HADİSİ HAKKINDA

 

2534. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Ze-keriyya, eş-Şa'bi'den, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben en-Nu'man b. Beşir'i işittim, şöyle diyordu: Ben Rasulullah'ı (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "—Helâl bellidir, haram da bellidir. Bu ikisinin arasında ise, halktan birçok kimsenin, (helâl mı, haram mı olduğunu) bilmediği şüpheli şeyler vardır. Artık kim şüpheli şeylerden sakınırsa, o dinini ve ırzını kurtarmış olur. Kim de şüpheli şeylerin içine düşerse, haramın içine düşmüş olur. Tıpkı, (içine girilmesi yasaklanmış) bir koruluğun çevresinde hayvan otlatan çoban gibi!... Bu (çobanın, hayvanlarıyla, yasaklanmış koruluğun) içine girmesi muhtemeldir. Muhakkak ki, her hükümdarın, (içine girilmesini yasaklamış olduğu) bir koruluğu vardır. Şüphe yok ki, Allah'ın koruluğu da yasakladığı şeylerdir. İyi bilin ki, vücudda bir et parçası vardır. O iyi olduğunda bütün vücud

iyi olur. O bozuk olduğunda bütün vücud bozulmuş olur. İyi bilin ki, bu (et parçası) kalbdir!"

 

2.BÂB—"SENİ ŞÜPHEYE DÜŞÜREN ŞEYLERİ BIRAK, ŞÜPHEYE DÜŞÜRMEYEN ŞEYLERE BAK!" HADİSİ

 

2535. Bize Saîd b. Âmir haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Yezid b. Ebi Meryem'den, (O da) Ebu'l-Havra1 es-Sa'di'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben el-Hasan b. Ali'ye, "Ra-sulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aklında ne kalmış?" dedim, O da şöyle cevap verdi: Bir adam Ona, ne olduğunu bilmediğim bir mesele sormuştu da O şöyle buyurmuştu: "Sen, seni şüpheye düşüren şeyleri bırak, şüpheye düşürmeyen şeylere bak!"

 

2536. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, ez-Zehrani Abdusselam'dan, (O) Eyyûb b. Abdillah b. Mikrez el-Fihri'den, (O da) Vâbısa b. Ma'bed el-Esedi'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Vâbısa'ya; "Sen sevab ve günahı sormaya mı geldin?" buyurmuştu. (Vâbısa) sözüne devamla dedi ki, ben de; "evet!" demiştim. (Vâbısa) sözüne şöyle devam etti: Bunun üzerine O, parmaklarını birleştirip onlarla göğsüne vurmuş ve üç defa; "Sen fetvayı kendinden iste, sen fetvayı kalbinden iste, Ey Vâbısa!" buyurmuş, (sonra da sözüne şöyle devam etmişti): "İyi ve sevap, canın kendisiyle sükûn, kalbin kendisiyle huzur bulduğu şeydir. Kötü ve günah ise, insanlar sana fetva verseler de, onlar sana (farklı) açıklamada bulunsalar da, insanın içine oturan, insanın gönlünde gidip gelen şeydir!"

 

3. BÂB—CAHİLİYYE DÖNEMİNDE OLAN FAİZ (RİBA) HAKKINDA

 

2537. Bize Haccâc b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ali b. Zeyd, Ebu Hurre er-Rekaşi'den, (O da) amcasından (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben "teşrik günleri"nin orta gününde Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devesinin yularını tutuyor, halkı Ondan mene diyordum. Derken O, (yapmakta olduğu konuşmasında) şöyle buyurmuştu: "İyi bilin ki, cahiliyye dönemindeki her faiz kesinlikle kaldırılmıştır! Dikkat edin! Şüphesiz Allah hükmetmiştir ki, kaldırılacak ilk faiz de Abbas b. Abdilmuttalib'in faizidir. Ana paralarınız sizindir. (Böylece) ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa uğramış olursunuz!"

 

4.BÂB—FAİZ YİYENLE YEDİRENE LANET OKUMAK HAKKINDA

 

2538. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Ebu Kays'tan, (O) Huzeyl'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) faiz yiyenle yedirene lanet okumuştu.

 

5. BÂB—FAİZ YEME HUSUSUNDA SERT DAVRANMA HAKKINDA

 

2539. Bize Ahmed b. Abdillah b. Yunus rivayet edip (dedi ki), bize İbn Ebi Zi'b, Saîd el-Makburi'den, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Andolsun ki, mutlaka bir zaman gelecek, kişi malı hangi yolla, helâl bir yolla mı, haram bir yolla mı aldığına aldırış etmeyecektir!"

 

6. BÂB—ÇALIŞIP KAZANMAK VE KİŞİNİN ELİYLE İŞ YAPMASI HAKKINDA

 

2540. Bize Kabîsa haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Man-sur'dan, (O) İbrahim'den, (O) Umare b. Umeyr'den, (O) halasından, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphe yok ki, kişinin en haklı olarak yediği şey, kazancının en temizinden^olan şeydir. Şüphesiz çocuğu da onun kazancının en temizindendir!"

 

7. BÂB—TİCARETLE UĞRAŞAN KİMSELER HAKKINDA

 

2541. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Abdullah'tan -ki O, İbn Osman b. Huseym'dir-, (O) İsmail b. Rifâa'dan, (O) babasından, (O da) dedesinden (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün) el-Baki'a doğru çıkmıştı da (alış-veriş yapan tüccarı görünce); "Ey tüccar topluluğu!" buyurmuştu. Nihayet onlar başlarım çevirip bakınca da sözüne şöyle devam etmişti: "Ticaretle uğraşan kimseler ("tüccar") Kıyamet günü günahkârlar ("fuccâr") olarak hasredileceklerdir. Ancak Allah'tan korkanlar, yeminlerinde ve sair sözlerinde doğru söyleyenler hariç!"

 

8.BÂB—DOĞRU TACİR HAKKINDA

 

2542. Bize Kafoîsa haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Ebu Hamza'dan, (O) el-Hasan'dan, (O) Ebu Saîd'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Satlallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurmuş: "Doğru, güvenilir tacir; Peygamberler, sıddikler ve şehidlerle beraber olacaktır!" Abdullah (ed-Dârimî); "el-Hasan'ın Ebu Saîd'den (Hadis) işitmiş olup olmadığına dair hiçbir bilgim yoktur" demiştir. O şöyle de demiştir: "(Seneddeki) bu Ebu Hamza, İbrahim'in talebe-arkadaşıdır ve O, Meyimin el-AVer'dir."

 

9.BÂB—İYİLİKSEVERLİK HAKKINDA

 

2543. Bize Ya'lâ b. Ubeyd rivayet edip (dedi ki), bize İsmail b. Kays, Cerir b. Abdillah'tan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Ben Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)', namazı dosdoğru (ve devamlı) kılmak, zekatı vermek ve her müslümamn iyiliğini istemek üzere biat etmiştim!"

 

10.BÂB—ALDATMA YASAĞI HAKKINDA

 

2544. Bize Muhammed ibnu's-Salt rivayet edip (dedi ki),bize Ebu Âkil Yahya ibnu'l-Mutevekkil rivayet edip dedi ki, bana el-Kasım b. Abdillah, S alim'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir-gün) Medine pazannda bir yiyeceğe rastlamıştı da güzelliği hoşuna gitmişti. Bu sebeple Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini içine sokmuş, ancak (içinden) dıştaki gibi olmayan bir şey çıkarmıştı. Bunun üzerine O, yiyecek sahibine hoşnudsuzluğunu ifade etmiş, sonra şöyle buyurmuştu: "Müslümanlar arasında aldatma yoktur! Bizi aldatan, bizden değildir!"

 

11. BÂB—SÖZÜNDE DURMAMA HAKKINDA

 

2545. Bize Saîd ibnu'r-Rebi' rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Süleyman'dan, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben Ebu Vâil'i, Abdullah'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen rivayet ederken) işittim ki, O şöyle buyurmuş: "Sözünde durmayan herkesin Kıyamet günü bir sancağı olacak ve "bu, falanın vefasızlığının (alâmetidir)" denilecek."

 

12. BÂB—İHTİKÂR YASAĞI HAKKINDA

 

2546. Bize Ahmed b. Halid rivayet edip (dedi ki), bize Mu-hammed b. İshak, Muhammed b. İbrahim'den, (O) Saîd ibnu'l-Müseyyeb'den, (O da) Ma'mer b. Abdillah b. Nafi b. Nadle el-Adevi'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki defa; "Ancak günahkâr kimse ihtikâr yapar!" buyururken işitmiş tim.

 

2547. Bize Muhammed b. Yusuf, İsrail'den, (O) Ali b Sahm'den, (O) Ali b. Zeyd b. Cud'an'dan, (O) Saîd İbnu'l-Müseyyeb'den, (O) Hz. Ömer'den, (O da) Hz. Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurmuş: "(Satmak için bir yerden mal) getiren rızıklanır, ihtikâr eden ise lanetlenir!"

 

13.BÂB—MÜSLÜMANLARIN (MALLARI) İÇİN FİYAT BELİRLEME YASAĞI HAKKINDA

 

2548. Bize Amr b. Avn, Asım'dan haber verdi (ki, O şöyle âemiş): Bize Hammâd b. Seleme, Humeyd, Sabit ve Katâde'den, (onlar da) Enes'ten (naklen) haber verdiler ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında fiyatlar artmıştı da halk; "Ya Rasulullah, fiyatlar arttı. Bu sebeple sen bizim için fiyat belirle!" demişlerdi. O zaman Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, yaratan, dürüp yayan, (daraltıp genişleten, pahalılığı-ucuzluğu meydana getiren), rızik veren ve fiyat belirleyen Allah'tır! Ben ise Rabb'ime, sizden hiç kimsenin, kendisine bir kan veya bir mal (meselesi) sebebiyle yapmış olduğum bir haksızlıktan dolayı peşime düşmemiş olduğu bir halde kavuşmayı ümid ederim!"

 

14.BÂB—KOLAYLIK GÖSTERME HAKKINDA

 

2549. Bize Ahnıed b. Yûnus rivayet edip (dedi ki), bize Zu-heyr rivayet edip (dedi ki), bize Mansur ibnu'l-Mu'temir, Rib'iy b. Hıraş'tan rivayet etti ki, Huzeyfe onlara rivayet edip şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Melekler sizden öncekilerden bir adamın ruhunu almışlar ve "herhangi bir iyilik işlemiş miydin?" demişler. O da; "hayır" demiş. Onlar; "hatırlamaya çalış" demişler. O zaman O şöyle demiş: Ben insanlarla borç verip alırdım da genç adamlarıma, darda olana süre tanımalarını, zengin olandan (borcu alırken bazı noksanlarına) göz yummalarını emrederdim!" (Hz. Peygamber, sözüne devamla) şöyle buyurmuş: "(Bunun üzerine) Allah, (meleklerine); "Siz de onun (kusurlarına) göz yumun!" buyurmuş. "

 

15.BÂB—"SATICI İLE ALICI BİRBİRLERİNDEN AYRILMADIKLARI SÜRECE MUHAYYERDİRLER" HADİSİ HAKKINDA

 

2550. Bize Sâid b. Amir, Saîd'den, (O) Katâde'den, (O) Salih Ebu'l-Halil'den, (O) Abdullah ibnu'l-Haris'ten, (O da) Hakim b. Hizam'dan (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Satıcı ile alıcı birbirlerinden ayrılmadıkları sürece (yaptıkları alışveriş işlemini bozmakta) muhayyerdirler. Onlar eğer doğru söyler ve (gerekli) açıklamalarda bulunurlarsa, alışverişleri bereketlendirilir. Eğer yalan söyler ve (eşya ile paranın kusurları gibi, açıklanması gereken şeyleri) gizlerlerse, alışverişlerinin bereketi yok edilir."

 

2551. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Katâde'den (naklen) kendi senediyle, onun, (yani bir önceki Hadisin) aynısını rivayet etti.

 

16.BÂB—BİRBİRLERİNDEN ALIŞVERİŞ YAPAN İKİ KİMSE UYUŞMAZLIĞA DÜŞTÜKLERİNDE (NE YAPILIR)?

 

2552. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Huşeym rivayet edip (dedi ki), bize ibn Ebi Leyla, el-Kasım b. Abdirrahnıan'dan, (O) babasından, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitim: "Satıcı ile alıcı, satılan şey aynen mevcut ve aralarında bir delil yok iken uyuşmazlığa düştüklerinde söz, satıcının dediğidir veya onlar alışverişi birbirlerine geri çevirirler!"

 

17. BÂB—"(DİN) KARDEŞİNİN ALIŞVERİŞİ ÜZERİNE ALIŞVERİŞE GİRMEK YOK!"

 

2553. Bize Muhammed b. Abdillah er-Rekaşi haber verip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey' rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed -ki O, İbn İshak'tır-, Yezid b. Ebi Habib'den, (O) Ab-durrahman b. Şimase'den, (O da) Ukbe b. Âmir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve SelUm) şöyle buyururken işittim: "Allah'a ve Ahiret gününe inanan hiçbir kimseye, (din) kardeşinin alışverişi üzerine, o (alışveriş işlemini) bitirmedikçe, alışverişe girmesi helâl olmaz."

 

18.BÂB—MUHAYYERLİK VE UHDE HAKKINDA

 

2554. Bize Muhsin b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Ebân b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, el-Hasan'dan, (O da) Ukbe b. Âmir'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Köle (satışının) uhdesi üç gündür."

 

2555. Bize Yezid b. Harun, Hemmâm'dan, (O) Katâde'den, (O) el-Hasan'dan,  (O da) Ukbe b. Âmir'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Köle (satışının) uhdesi üç gündür. " Sonra Katâde bunu şöyle açıklamış: "Eğer (alıcı kölede) üç gün içinde bir kusur bulursa, bir delile (gerek) olmaksızın onu geri verebilir. Onu (yani kusuru) üç günden sonra bulursa, (köleyi) ancak bir delille geri verebilir."

 

19. BAB—(SÜTLÜ GÖRÜNSÜNLER DİYE BİRKAÇ GÜN SAĞILMAYIP SÜTLERİ MEMELERİNDE) BİRİKTİRİLMİŞ OLAN HAYVANLAR

 

2556. Bize Muhammed ibnu'l-Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey1 rivayet edip (dedi ki), bize Hişam -ki O, Hassan'dır-, Muhammed b. Sîrîn'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim sütü memesinde tutulmuş bir koyun veya sütü memesinde tutulmuş bir sağmal deve satın alırsa, o üç gün muhayyerdir. Eğer onu (sağdıktan sonra) geri verirse, onunla beraber, buğday dışında bir sa'yiyecek verir."

 

20. BÂB—BEYİ ĞARER (ALDATMA TEHLİKESİ OLAN ALIŞVERİŞ) YASAĞI HAKKINDA

 

2557. Bize Muhammed b. İsa haber verip (dedi ki), bize Yahya el-Kettân, UbeyduUah'tan, (O) Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rec'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "bey-i ğarer"i yasakladı.

 

21. BAB—MEYVELERİ, (YENİLMEYE) ELVERİŞLİLİKLERİ ORTAYA ÇIKMADAN SATMA YASAĞI HAKKINDA

 

2558. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Mâlik, Nafî'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve*Sellem) meyveleri, (yenilmeye) elverişlilikleri ortaya çıkmadan satmayı yasakladı. O (bundan) satıcıyı da, alıcıyı da menetti."

 

22. BÂB—ÂFET HAKKINDA

 

2559. Bize Osman b. Ömer haber verip (dedi ki), bize İbn Cüreyc, Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Câbir'den, (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim bir meyve satın alır da, ona bir âfet isabet ederse, o (satıcı) artık bu (kimseden) hiçbir şey almasın! Sen (din) kardeşinin malını haksız olarak ne diye alacaksın?"

 

23.BÂB—MUHÂKALA VE MUZÂBENE HAKKINDA

 

2560. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Halid b. Abdillah, Muhammed b. Amr'dan haber verdi ki... [HA1] (Dârimî şöyle dedi): Bize Musedded de rivayet edip (dedi ki), bize Yahya, Muhammed b. Amr'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Saîd'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Ra-sulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhâkala ve muzâbeneyi yasakladı." Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Muhâkala; (tarlada olan) ekini, (an-barda olan) buğday karşılığında satmak demektir. (Alimler), İbnu'l-Museyyeb'in de böyle söylediğini nakletmişlerdir."

 

24.BÂB—"ARIYYE"LER HAKKINDA

 

2561. Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den, (O) İbn Şihâb'dan, (O) Salim'den, (O) İbn Ömer'den, (O da) Zeyd b. Sabit'ten (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "arıyye"nin yaş hurma ile kuru hurma karşılığında satılmasına müsaade etmiş, bundan başkasına izin vermemişti."

 

25.BÂB—YİYECEĞİ TESLİM ALMADAN ÖNCE SATMA YASAĞI

 

2562. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Mâlik, Nafî'den, (O) İbn Ömer'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Kim bir yiyecek satın alırsa onu, teslim alıncaya kadar satmasın!"

 

26.BÂB—BİR SATIŞTA İKİ ŞART KOŞMA YASAĞI HAKKINDA

 

2563. Bize Yezid b. Harun, Hüseyn el-Mu ali i m'den, (O) Amr b. Şuayb'dan, (O) babasından, (O da) dedesinden (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ödünç verme ("selef şartı) ile (birlikte yapılan) satışı, bir satışta iki şartı ve (sorumluluğu) üstlenilmeyen şeyin kazancını yasakladı."

 

27. BÂB—BİR KÖLEYİ MALI VARKEN SATAN KİMSE HAKKINDA

 

2564. Bize Abdullah b. Mesleme, İbn Ebi Zi'b'den, (O) İbn Şihâb'dan, (O) Salim'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim bir köleyi, malını (onunla beraber olmayı) şart koşmayarak satın alırsa, ona (kölenin malından) hiçbir şey yoktur"

 

28. BÂB—MUNÂBEZE VE MULÂMESE'Yİ YASAKLAMA HAKKINDA

 

2565. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Süf^an, ez-Zühri'den, (O) Atâ' b. Yezid'den, (O da) Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki çeşit alışveriş ile iki çeşit giyinişi, yani (iştimal-i sammâ1 ve ihtibâl) ile munâbeze ve mulâmese'yi yasakladı." Abdullah (ed-Dârimî); "Munâbeze şudur: (Alışveriş için malı) bu şuna atar, şu da buna atar!" demiştir. O sözünün devamında şöyle demiştir: "Bu, cahiliyye döneminde idi."

 

29. BAB—TAŞ (ATMA) ALIŞVERİŞİ HAKKINDA

 

2566. Bize Abdullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Ukbe b. Halid rivayet edip (dedi ki), bize Abdullah, Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rec'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "bey'-i ğarer"i ve taş (atma) alışverişini yasakladı."

Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "(Satıcı) taş attığı zaman alışveriş kesinleşirdi."

 

30. BÂB—HAYVANI HAYVAN KAKŞILIĞINDA SATMA YASAĞI HAKKINDA

 

2567. Bize Saîd b. Âmir ile Ca'fer b. Avn, Saîd'den, (O) Katâde'den, (O) el-Hasan'dan, (O da) Semûre b. Cundeb'den (naklen) haber verdiler ki, O şöyle demiş: "Rasulullah (Saltallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanı hayvan karşılığında veresiye olarak satmayı yasakladı." (Rivayetinin sonunda Saîd); "sonra el-Hasan bu Hadisi unuttu" (dedi), Ca'fer ise; "Sonra el-Hasan bu Hadisi unuttu!" demedi.

 

31.BAB—HAYVAN ÖDÜNÇ ALMAYA MÜSAADE HAKKINDA

 

2568. Bize el-Hakem ibnu'l-Mübarek, kendisine kıraat yoluyla Malik'ten, (O) Zeyd b. Eslem'den, (O) Atâ1 b. Yesâr'dan, (O da) Rasulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azadlisı Ebu Râfî'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defasında) genç bir deve ödünç almıştı. Derken (Medine'ye) zekat develerinden bir miktar deve gelmişti." Ebu Râfi' sözünün devamında şöyle dedi: "Bunun üzerine O bana, (ödünç veren) adama genç devesini Ödememi emretmişti. Ben de (gelen develere bakmış ve) "bu develer içinde seçkin ve yedi yaşına girmiş bir deveden başka (ona verebileceğimiz bir deve) bulamadım?" demiştim. O zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "—Bunu ona ver! (Çünkü insanların en hayırlısı, borcunu en güzel ödeyenleridir!" Abdullah (ed-Dârimî); "bu (Hadis), hayvanı hayvan karşılığında (veresiye satmanın caiz olduğunu) söyleyenlerin görüşünü kuvvetlendirir!" demiştir.

 

32. BÂB—SATILIK MALLARI YOLDA KARŞILA(YIP SATIN AL)MA YASAĞI

 

2569. Bize Muhammed ibnu'l-Minhâl haber verip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey1 rivayet edip (dedi ki), bize Hişam b. Hassan, Muhammed'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleni) şöyle buyurdu: "Ticaret eşyasını yolda karşılayıp (satın almayın!) Kim (ticaret eşyasını yolda) karşılayıp ondan birşey satın alırsa, o (satıcı) pazara girdiğinde (alışverişi bozup bozmamakta) muhayyerdir."

 

33. BÂB—"(DİN) KARDEŞİNİN ALIŞVERİŞİ ÜZERİNE ALIŞVERİŞE GİRMEK YOK!

 

2570. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Mâlik, Nafi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bazınız bazınızın alışverişi üzerine alışverişe girmesin! Ticaret eşyasını, pazarlara indirilinceye kadar karşılamayın! Fiatları yükseltmek için alıcı gibi görünüp müşteri kızıştırmayın!"

 

34.BÂB—KÖPEĞİN BEDELİNİ (ALMA) YASAĞI HAKKINDA

 

2571. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize İbn Uyeyne rivayet edip (dedi ki), bana ez-Zühri, Ebu Bekr b. Abdirrahman'dan,  (O da) Ebu Mes'ud'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpeğin bedelini, zinakânn (zina) kazancını ve falcının tatlı, (meşakkatsiz ücretini) yasakladı." Abdullah (ed-Dârimî); "Falcının tatlı (ücreti), falcılığından dolayı verilen şeydir" demiştir.

 

35.BÂB—ŞARAP ALIM-SATIMININ YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2572. Bize Ya'lâ haber verip (dedi ki), bize el-A'meş, Müslim'den, (O) Mesrûk'tan, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Bakara Sûresinin sonundaki faiz ile ilgili ayet indiğinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Mescid'e) çıkıp onları cemaate okumuş, ardından şarap ticaretinin haram olduğunu açıklamıştı."

 

2573. Bize İshak b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Cerir, Mansur'dan, (O) Ebu'd-Duhâ'dan, (O) Mesrûk'tan, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bakara Sûresinin sonlarındaki ayetler indiğinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Mescid'e) çıkıp onları cemaate okumuş, ardından şarap ticaretini yasaklamıştı.

 

2574. Bize Ahmed b. Halid haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed -ki O, İbn İshak'tır-, Abdurrahman b. Ebi Yezid'den, (O) el-Ka'ka b. Hakim'den, (O da) Abdurrahman b. Vale'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: İbn Abbas'a, murdar hayvan ölülerinin derilerini sormuştum da O şöyle cevap vermişti: (Onlar hakkında) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Tabaklanmaları, onları temizleyicidir!" O'na zımmîlere şarap satmayı da sormuş ve şöyle demiştim: "Doğrusu bizim üzümlerimiz var. Biz onlardan şu (bildiğiniz) şarapları yapıyoruz. İşte bunları zımmîlere satabilir miyiz?" İbn Abbas şöyle karşılık vermişti: Sakif veya Devs (kabilesinden) bir adam Veda Haccı'nda Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kırba şarap hediye etmişti de Hz. Peygamber {Sallalla.hu Aleyhi ve Sellem) ona; "Ey falanın babası, sen bilmiyor musun ki, Allah bunu haram kılmıştır!" buyurmuştu. O da; "hayır, vallahi (ben onu bilmiyordum!)" demişti. (Hz. Peygamber de); "O halde şüphe yok ki, Allah bunu haram kılmıştır!" buyurmuştu. Bunun üzerine (adam) hizmetçisine dönüp; "bunu el-Hazvere'ye götür de sat" demişti. O zaman Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Ey falanın babası, sen bilmiyor musun ki, içilmesi haram kılınan şeyin satılması da haramdır!" buyurmuştu. (İbn Abbas, sözüne devamla) şöyle demişti: Sonra emretmişti de (şarap kırbası) vadiye boşaltılmıştı.

 

36.BÂB—VELÂ'YI SATMA YASAĞI HAKKINDA

 

2575. Bize Halici b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Mâlik, Abdullah b. Dinar'dan, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) velâ'yı satmayı da, bağışlamayı da yasakladı."

 

37.BÂB—HÜRRİYETİNE KAVUŞMASI SAHİBİNİN ÖLÜMÜNE BAĞLANILMIŞ KÖLENİN ("MUDEBBER'İN) SATILMASI HAKKINDA

 

2576. Bize Hâşim ibnu'l-Kasım haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Amr b. Dinar'dan, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben Câbir b. Abdillah el-Ensâri'yi, şöyle derken işittim: "Bizden bir adam bir kölesini, kendi ölümünün ardından geçerli olmak üzere âzâd etmişti." Câbir sözünün devamında şöyle dedi: "Sonra Ra-sulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu istetip satmıştı." Câbir sözüne şöyle devam etti: "Bu köle ancak önceki sene ölmüştü. Abdullah ed-Dârimî'ye; "bu Hadisin zahirinin delâlet ettiği görüşü kabulleniyor musun?" denildi de O; "bir topluluk kabulleniyor" cevabını verdi.

 

38. BÂB—SAHİPLERİNDEN ÇOCUKLARI OLAN KADIN KÖLELERİN (ÜMMÜ'L-VELED) SATILMASI HAKKINDA

 

2577. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Şerîk, Hü-seyn b. Abdillah b. Ubeydillah b. Abbas'tan, (O) İkrime'den, (O) İbn Abbas'tan, (O da) Hz. Peygamber'den {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "-Bir erkeğin cariyesi ondan çocuk sahibi olunca, o (cariye) onun (ölümünün) ardından -veya (ölümünden) sonra- hürriyetine kavuşturulur."

 

39. BÂB—MEDİNE'NİN "SA" VE "MÜDD"Ü HAKKINDA

 

2578. Bize Ebu Muhammed el-Hanefi el-Medeni haber verip (dedi ki), bize Mâlik, İshak b. Abdillah b. Ebi Talha'dan, (O da) Enes b. Malik'ten (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ım, onlara ölçeklerinde bereket ver, onlara salarında ve müdd'lerinde bereket ver!" O, ("onlara...." sözüyle) Medine (ahalisini) kastediyordu.

 

40. BÂB—YİYECEĞİ, MİSLİ MİSLİNE OLMASI DIŞINDA SATMA YASAĞI HAKKINDA

 

2579. Bize Osman b. Ömer haber verip (dedi ki), bize İsrail, Ebu İshak'tan, (O) Mesrûk'tan, (O da) Bilal'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Yanımda Hz. Peygamber'in (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) bir müdd hurması vardı. Derken iki sa1 karşılığında bir sa' olmak üzere ondan daha iyisini bulmuştum da ondan satın alıp Hz. Peygamber'e {Sailallahu Aleyhi ve Sellem) getirmiştim. O zaman O; "Bu sana nereden (geldi), ya Bilal?" buyurmuştu. Ben de; "iki sa1 karşılığında bir sa1 olmak üzere satın aldım!" demiştim. Bunun üzerine O şöyle buyurmuştu: "Onu geri ver. Bize de hurmamızı iade et!"

 

2580. Bize Abdullah b. Mesleme haber verip (dedi ki), bize Süleyman -ki O, İbn Bilal'dir-, Abdulmecid b. Süheyl b. Ab-dirrahman'dan rivayet etti ki; O, Saîd ibnu'l-Müseyyeb'i rivayet ederken işitmiş ki, Ebu Saîd el-Hudri ile Ebu Hüreyre kendisine rivayet etmişler ki, Rasulullah {Sailallahu Aleyhi ve Sellem), Adiyyoğulları'ndan falan Ensari'yi memur olarak gönderip onu Hay-ber'de vergi toplamakla görevlendirmişti. Derken O, "cenib" cinsi -İbn Mesleme; "iyi (cins), demek istiyor" demiştir-, hurmalar getirmişti de Rasulullah {Sailallahu Aleyhi ve Sellem) O'na; "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" buyurmuştu. O; "hayır vallahi, ya Rasulullah! Doğrusu biz gerçekten iki sa' adi hurmaya karşılık (iyi cinsten) bir sa' satın alıyoruz!" cevabını vermişti. O zaman Rasulullah (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "(Böyle) yapmayın! Fakat misli misline (satın alın). Yahut bu (adi hurmaları) satın ve değeriyle bu (iyi hurmalardan) satın alın. Tartı (ile alınıp satılan diğer mallar veya yiyecekler de böyledir!"

 

41.BÂB—ALTINI ALTIN İLE, GÜMÜŞÜ GÜMÜŞ İLE,BİRİ DİĞERİNDEN FAZLA OLARAK DEĞİŞ-TOKUŞ ETME ["SARF"525] YASAĞI HAKKINDA

 

2581. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b. İshak, ez-Zühri'den, (O) Malik b. Evs ibni'l-Hadesan en-Nasri'den, (O da) Hz. Ömer'den -Allah Ondan razı olsun!- (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullahı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "-Altın altın ile, "sen al, sen de al" şeklinde; gümüş gümüş ile, "sen al, sen de al" şeklinde; hurma hurma ile, "sen al, sen de al" şeklinde; buğday buğday ile, "sen al, sen de al" şeklinde; arpa arpa ile, "sen al, sen de al" şeklinde (yani peşin olarak), aralarında fazlalık olmaksızın (değiştokuş edilirler)."

 

2582. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Halid, Halid el-Hazza'dan, (O) Ebu Kılâbe'den, (O da) Ebu'l-Eş'as es-San'ani'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Bazı insanlar Muaviye'nin komutanlığı esnasında kalkmış, altın ve gümüş kapları, maaşların (verileceği zamana) kadar (veresiye) satıyorlardı. Bunun üzerine Ubâde ibnu's-Samit kalkıp şöyle demişti: "Şüphe yok ki, Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altının altın karşılığında, gümüşün gümüş karşılığında, buğdayın buğday karşılığında, hurmanın hurma karşılığında, arpanın arpa karşılığında ve tuzun tuz karşılığında satışını, misli misline -dengi dengine- olmaları hariç, yasaklamıştı. Artık kim fazla verir ve fazla alırsa, faiz yapmış olur."

 

42.BÂB—FAİZ SADECE VERESİYEDE OLUR

 

2583. Bize Ebu Asım, İbn Cerir'den, (O) Ubeydullah b. Ebi Yezid'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Usâme b. Zeyd bildirdi ki, Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Faiz ancak borçla olur!" Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Bunun manası şudur: Bir dirhemi iki dirhem karşılığında (alıp satmak veresiye ise faiz olur, peşin ise olmaz)."

 

43.BAB—GÜMÜŞ (HESABI) ALTINDAN ALMA HUSUSUNDA MÜSAADE

 

2584. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Simâk b. Harb'den, (O) Saîd b. Cübeyr'den, (O da) İbn  Ömer'den  (naklen)  rivayet  etti  ki,  O  şöyle  dedi:  Ben Baki'de deve satardım da (onları) altın paralar ("dinar'lar) karşılığında satar, gümüş paralar ("dirhemler) alırdım; gümüş paralar karşılığında satar, altın paralar ahrdım. [Belki O, ("... alırdım" yerine) "hakkımı alırdım" demiştir!. Sonra (birgün) dedim ki: "Ya Rasulullah, yavaş olun, size (birşey) soracağım. Doğrusu ben Baki'de deve satıyorum. (Onları) altın paralar karşılığında satıyor, gümüş paralar alıyorum; gümüş paralar karşılığında satıyor, altın paralar alıyorum. (Buna ne buyurursunuz?)" O da şöyle buyurdu: "(Müşteri ile) birbirinizden, aranızda (henüz kabzedilmemiş) bir şey var iken ayrılmadığınız sürece, günün fiyatını almanda hiçbir mahzur yoktur!"

 

44.BÂB—REHİN HAKKINDA

 

2585. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Hişam, İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), zırhı yahudi bir adamın yanında otuz sa' (ölçek) arpaya karşılık rehin iken vefat etmişti."

 

45.BÂB—PARA PEŞİN MAL VERESİYE ŞEKLİNDEKİ ALIŞVERİŞ ["SELEF"] HAKKINDA

 

2586. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize Süfyan, İbn Ebi Necih'ten, (O) Abdullah b. Kesir'den, (O) Ebu'l-MinhâTdan, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye, (Medineliler) meyvelerde iki-üç yıllığına "selef ahşverişi yaparlarken gelmiş. Derken Rasulullah (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Meyvelerde "selef alışverişini belli ölçek ve belli tartıyla yapın!" Süfyan bu (hadisi) bir müddet; "(Meyvelerde "selef alışverişini belli ölçek ve belli tartıyla), belli bir süreye kadar (yapın!)" şeklinde zikrediyordu. Sonra Abbad b. Kesir O'nu şüpheye düşürmüştü.

 

46. BÂB—(BORCU) GÜZELCE ÖDEME HAKKINDA

 

2587. Bize Saîd ibnu'r-Rebi1 rivayet edip (dedi ki), bize Şube, Muharrib'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Cabir'de işittim ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O'na (borcu olan) gümüş paraları (Bilal'e) tarttırmış ve (terazide) onların (kefesini) ağır getirmişti.

 

47.BAB—TARTIDA (TERAZİNİN KEFESİNİ) AĞIR GETİRME

 

2588. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) Simâk b. Harb'den, (O da) Suveyd b. Kay s1 tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben ve Mahreme el-Abdi, Bahreyn'den Mekke'ye giyim eşyası getirmiştik. Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yürüyerek bize gelmiş ve bizimle birkaç iç donunun pazarlığını yapmıştı. -Veya, "bizden birkaç iç donu satın almıştı"-. Orada da (gümüş veya altın paraları) ücretle tartan bir tartıcı vardı. O zaman O, bu tartıcıya; "Tart ve (terazinin kefesini) ağır getir!" buyurmuştu. Sonra yürüyerek gidince; "Bu, Allah'ın elçisidir!" (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) demişlerdi.

 

48. BÂB—"ZENGİNİN, BORCUNU GECİKTİRMESİ ZULÜMDÜR!" HADÎSİ HAKKINDA

 

2589. Bize Halid b. Mahled rivayet edip (dedi ki), bize Malik, Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rec'den, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Zenginin, borcunu geciktirmesi zulümdür! Biriniz (alacağı için) zengin birine gönderildiğinde ("havale" edildiğinde), o (ona) gitsin/"

 

49.BÂB—DARDA OLANA SÜRE TANIMA HAKKINDA

 

2590. Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize Yunus, ez-Zühri'den, (O) Ubeydullah b. Ka'b'dan, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki; O, Mescid'de İbn Ebi Had-red'den bir alacağını istemişti de (tartışmış ve) sesleri yükselmişti. Nihayet bu (sesleri) Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), evinde iken işitmiş ve yanlarına çıkıp; "Ya Ka'b!" diye seslenmişti. O; "buyur, ya Rasulullah!" demiş, (Hz. Peygamber) de; "Borcundan (şunu) düş!" buyurmuş, eliyle de ona (borcun) yarısını işaret etmişti. O; "yaptım gitti!" demiş, (Hz. Peygamber de İbn Ebi Hadred'e); "Kalk, bunu Öde!" buyurmuştu.

 

50.BÂB—DARDA OLANA SÜRE TANIYAN KİMSE HAKKINDA

 

2591. Bize Alımed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Zaide, Abdulmelik b. Umeyr'den, (O) Rib'iyy'den, (O da) Ebu'l-Yeser'den (naklen) rivayet etti ki, 0 şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Kim darda olan birine (borcunu ödemede) süre tanırsa veya (borcunun tamamını veya bir kısmını) bağışlarsa, Allah da onu, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmayacağı (mahşer) gününde kendi gölgesinde gölgelendirir!" ) sözüne devamla) dedi ki: Sonra (Ebu'l-Yeser, alacaklarını yazmış olduğu) sahifeye tükürüp (borçlusunun borcunu sildi) ve borçlusuna; "git, artık bu (borcun) senin olsun!" dedi ve bildirdi ki, o darda imiş.

 

2592. Bize Affân b. Müslim rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Ca'fer el-Hatmi, Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'den, (O da) Ebu Katâde'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Kim borçlusunu, (borcunu ödeme süresini uzatarak) ferahlandırırsa, veya ondan (borcunun bir kısmını veya tamamını) silerse, o, Kıyamet günü Arş'in gölgesinde o/ur/"

 

51.BÂB—EŞYASINI İFLAS EDEN KİMSENİN YANINDA BULAN KİMSE HAKKINDA

 

2593. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Yahya rivayet etti ki, Ebu Bekre b. Muhammed kendisine haber vermiş ki; O, Ömer b. Abdulaziz'i rivayet ederken işitmiş ki; O, Ebu Bekr b. Abdirrahman ibni'l-Haris'ten duymuş ki; O, Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işitmiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) şöyle buyurdu: "Kim malına aynen, iflas etmiş bir insanın yanında -veya "iflas etmiş bir adamın yanında"- erişirse, o buna (malını almaya) başkasından daha müstehaktır!"

 

52.BÂB—BORÇ HUSUSUNDA SERT DAVRANILMASI İLE İLGİLİ HADİSLER

 

2594. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) Sa'd b. İbrahim'den, (O) Ömer b. Ebi Seleme'den, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "(Ölen) müminin ruhu, üzerinde borç olduğu sürece askıda bırakılır!"

 

2595. Bize Muhammed b. Abdillah er-Rekaşi haber verip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey' rivayet edip (dedi ki), bize Saîd, Katâde'den, (O da) Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Kimin ruhu cesedinden, o, şu üç şeyden; (yani) gurur, hainlik ve borçtan uzak olduğu halde ayrûırsa, o Cennet'e girer!"

 

53.BÂB—BORCU OLDUĞU HALDE ÖLEN KİMSEYE (CENAZE) NAMAZI KILMAK HAKKINDA

 

2596. Bize Saîd b. Âmir ile Ebu'l-Velid, Şu'be'den, (O) Osman b. Abdillah b Mevheb'den, (O) Abdullah b. Ebi Katâde'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki; Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (cenaze) namazını kılması için bir erkek (cenazesi) getirilmişti de O; "Arkadaşınızın (cenaze) namazını siz kılın. Çünkü onun borcu var!" buyurmuştu. Ebu Katade; "bu (borç) benim üzerime olsun, ya Rasulullah!" demiş, (Hz. Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] de); "Sözünü yerine getireceksin!" buyurmuş, O da; "sözümü yerine getireceğim!" demiş; o zaman (Hz. Peygamber) onun cenaze namazım kılmıştı.

 

54.BÂB—(BORÇLU OLARAK ÖLENİN) CENAZE NAMAZINI KILMAYA MÜSAADE HAKKINDA

 

2597. Bize Ubeydullah b. Musa, Süfyan'dan, (O) Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rec'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Canım elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki, yeryüzünde hiçbir mümin yoktur ki, ben ona insanların en yakını olmayayım! Binaenaleyh, kim (ölür de geriye) bir borç veya bakıma muhtaç kimseler bırakırsa, ben bu (adam) için çağırılayım. Çünkü ben onun velisiyim. Kim de geriye bir mal bırakırsa, bu (mal), kim olursa olsun, akrobasinindir. " Abdullah (ed-Dârimî); "daya" kelimesinin "bakıma muhtaç kimseler", "ıyal" kelimesinin de "bir adamın bakmakla yükümlü olduğu kimseler" manasına olduğunu söyler. O; "...ben bu (adam) için çağrılayım" sözünün, "...beni onun için çağırın da onun yerine (borcunu) ödeyeyim, işlerini göreyim" manasına olduğunu da söylemiştir.

 

55. BAB—"BORÇLUYA YARDIM EDİLİR!" HADİSİ HAKKINDA

 

2598. Bize İbrahim ibnu'l-Münzir el-Hızami haber verip (dedi ki), bize Muhammed b. İsmail b. Ebi Fudeyk rivayet edip (dedi ki), bize Eslemlilerin mevlasi Saîd b. Süfyan, Ca'fer b. Muhammed'den, (O) babasından, (O da) Abdullah b. Ca'fer'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Rasulullah (Sal-lallahu^ Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphe yok ki, Allah, borcu Allah'ın kerih gördüğü şeylerde olmadığı sürece, borcunu ödeyinceye kadar borçluyla beraberdir." Abdullah b. Ca'fer hazinedarına dermiş ki: "Git de bana borçla (birşeyler) al! Çünkü ben, Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duyduğum bu şeyden sonra, Allah benimle olmaksızın bir gece geçirmeyi kerih görürüm!"

 

56. BÂB—"İĞRETİ ALINAN ŞEY ("ARİYET" SAHİBİNE) ULAŞTIRILIR! HADİSİ HAKKINDA

 

2599. Bize Muhammed ibnu'l-Minhâl haber verip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey' rivayet edip (dedi ki), bize Saîd b. Ebi Arûbe, Katâde'den, (O) el-Hasan'dan, (O da) Semûre b. Cun-deb'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Elin aldığı şeyin (sorumluluğu), onu sahibine ulaştırıncaya kadar el (sahibinin) üzerindedir.'

 

57.BÂB—EMANETİN YERİNE ULAŞTIRILMASI VE HAİNLİK YAPMAKTAN SAKINILMASI HAKKINDA

 

2600. Bize Muhammed ibnu'I-Alâ' haber verip (dedi ki), bize Talk b. Ğannam, Serik'ten, Kays ise Ebu Hasin'den, (onlar) Ebu Salih'ten, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Emaneti, (onu) sana güvenip (bırakan) kimseye ulaştır ve sana hainlik yapana sen hainlik yapma!"

 

58.BÂB—KİM BİRŞEY KIRARSA, BU (ŞEYİN) BENZERİNİ (ÖDEMESİ) GEREKİR

 

2601. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Hu-meyd, Enes'ten rivayet etti ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber'in(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hanımlarından biri (Hz. Peygamber'e), O, hanımlarından (diğer) birinin evindeyken, bir çanak içinde tirit hediye etmişti de (bu diğer hanımı) çanağa vurmuş ve (çanak) kırılmıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)', "Haydi yiyin! Anneniz kıskandı!" buyurarak tiriti alıp küçük bir çanağa aktarmaya başlamıştı. Ardından (çanağı kıran hanımı) sağlam bir çanak getirinceye kadar beklemiş ve (çanak gelince) onu alıp kınlan çanağın sahibi hanıma vermişti. Abdullah (ed-Dârimî); "biz bu (hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü benimsiyoruz!" demiştir

 

59.BÂB—BULUNTU ("LUKATA") HAKKINDA

 

2602. Bize Muhammed ibnu'1-Alâ' haber verip (dedi ki), bize Ebu Usâme, el-Velid b. Kesir1 den, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Bana Amr b. Şuayb, Süfyan b. Abdillah b. Rebia es-Sakafi'nin oğulları Amr ile Asım'dan (naklen) rivayet etti ki, Süfyan b. Abdillah, bir heybe bulmuş ve Ömer ibnu'l-Hattab'a getirmiş. O da; "bunu bir yıl duyur. Eğer (sahibini) bulursan ne âlâ, (onu sahibine verirsin). Aksi halde bu senin olur!" demiş. (Bunun üzerine Süfyan heybeyi bir yıl duyurmuş) ama (sahibini) bulamamış. Sonra ertesi yıl hac mevsiminde bu (heybeyle) birlikte tekrar ona rastlamış ve (heybeden) söz etmiş. O zaman Ömer, "O artık senindir. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bunu emretmişti!" demiş. (Süfyan); "benim buna ihtiyacım yok!" karşılığını vermiş. O zaman Ömer onu alıp devlet hazinesine ("Beytu'l-Mal"e) koymuş!

 

60.BÂB—HACININ BULUNTU EŞYASINI (ALMA) YASAĞI HAKKINDA

 

2603. Bize Basra ahalisinden olan Muaz b. Hani' haber verip (dedi ki), bize Harb b. Şeddat rivayet edip (dedi ki), bana Yahya b. Ebi Kesir rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Hüreyre rivayet etti ki;Mekke'nin fethedildiği yıl Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayağa kalkıp şöyle buyurmuştu: "Şüphesiz Allah fil (sahiplerinin) Mekke'ye girmesine engel olmuştu. Ama O, onların üzerine Allah'ın elçisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile mü'minleri sataştırmıştır. Şunu iyi bilin ki, bu (Mekke'ye sataşma), benden önce hiç kimseye helâl olmamıştı. Benden sonra da hiç kimseye helâl olmayacaktır. Şunu da iyi bilin ki; bu (Mekke'ye sataşma) şu ânımda (artık bana da) haramdır. Onun ne dikeni kopardır, ne ağacı kesilir, ne de düşmüş eşyası alınır. (Mekke'de düşmüş bir eşyayı almak) sadece (onun sahibini) arayacak olan kimse için (caiz olur)!"

 

61. BÂB—YİTİK HAKKINDA

 

2604. Bize Saîd b. Amir, Şu'be'den, (O) Halid el-Hazzadan, (O) Yezid b. Abdillah ibni'ş-Şihhir'den, (O) Ebu Müslim'den, (O da) el-Carud'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Müslümanın yitiği, ateş alevidir!"

 

2605. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize el-Cüreyri, Ebu'l-Alâ'dan, (O) Ebu Müslim el-Cermi'den, (O da) el-Carud'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müslümanın yitiği, ateş alevidir! Müslümanın yitiği, ateş alevidir! Müslümanın yitiği ateş alevidir, ona yaklaşmayın!" (El-Carud, devamında) dedi ki, o zaman bir adam; "ya Rasulullah, biz buluntu buluyoruz, (onu ne yapalım?)" diye sordu, O da şöyle buyurdu: "Onu ilân et, gizleme, saklama! Sahibi gelirse ona geri ver! Eğer gelmezse, o Allah'ın malıdır, onu dilediğine verir!"

 

62. BÂB—MÜSLÜMAN BİR KİŞİNİN MALINI (YALAN) YAMİNÎYLE KENDİNE ALAN KİMSE HAKKINDA

 

2606. Bize Ahmed b. Ya'kub el-Kûfî, İsmail b. Ca'fer'den, (O) el-Alâ'dan, O Ma'bed b. Ka'b es-Selemi'den, (O) kardeşi Abdullah b. Ka'b'dan, (O da) Ebu Umâme'den (naklen) haber verdi ki; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim müslüman bir kişinin hakkını (yalan) yeminiyle kendine alırsa, Allah ona (Cehennem) ateşini vacib kılar, Cennet'i haram eder!" Bunun üzerine bir adam O'na; "az birşey de mi olsa, ya Rasulullah?" diye sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Bir misvak ağacı dalı da olsa!" buyurdu.

 

2607. Bize Abdullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Ebu Usâme, el-Velid b. Kesir'den, (O da) Muhammed b. Ka'b b. Malik'ten (naklen) rivayet etti ki; O, Abdullah b. Ka'b'ı rivayet ederken işitmiş ki, Ebu Umâme el-Harisi kendisine rivayet etmiş ki; O, Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şöyle buyururken) işitmiş... (Ebu Usâme) sonra onun, (yani bir önceki hadisin) benzerini zikretti.

 

63.BÂB—YALAN YEMİN HAKKINDA

 

2608. Bize Ebu'l-Velid ile Haccac haber verip dediler ki, bize Şu'be rivayet edip dedi ki, bana Ali b. Müdrik rivayet edip dedi ki; ben Ebu Zur'a'yı» Hareşe ibnu'l-Hürr'den, (O'nun da) Ebu Zerr'den (nakliyle) rivayet ederken işittim ki, O (yani Ebu Zerr) şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Üç kimse vardır ki, Allah Kıyamet günü onlara ne hi-tabedecek, ne bakacak, ne de onları temize çıkaracaktır! Onlara acı verici bir azab da vardır!" Ben hemen dedim ki: "Bunlar kimdir? Bunlar zarara uğramışlardır, bunlar perişan olmuşlardır!" O, bu (sözünü) tekrar etti. Ben (yine); "bunlar kimdir, ya Rasulullah?" dedim. Şöyle buyurdu: "(Elbisesini kibirle topuklarından) aşağı sarkıtan kimse, yaptığı iyiliği başa kakan kimse ve yalan yeminle ticaret malına talebi artıran kimse!"

 

64. BAB—KİM (HAKSIZ OLARAK BAŞKASININ) BİR KARIŞ YERİNİ ALIRSA?

 

2609. Bize el-Hakem b. Nafi1, Şuayb'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bize Talha b. Ab-dillah b. Avf rivayet etti ki, Abdurrahman b. Sehl kendisine haber vermiş ki, Saîd b. Zeyd şöyle demiş: Ben Rasulullah'ı (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Kim (başkasının) yerinden haksız olarak bir karış yer alırsa, bu yer yedi katıyla tasma gibi onun boynuna geçirilir!"

 

65.BÂB—KİM ÖLÜ BİR YERİ (BAYINDIR HALE GETİREREK) CANLANDIRIRSA, BU (YER) ONUNDUR!

 

2610. Bize Abdullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Ebu Usâme, Hişam b. Urve'den, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Bana Ubeydullah b. Abdirrahman b. Rafı' haber verdi ki, Cabir b. AbdiÜah kendisine haber vermiş ki; Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim ölü bir yeri (bayındır hale getirerek) canlandırırsa, bu (yerde) ona sevap vardır. Rızık peşinde olan canlılar ("afiyet") ondan ne yerlerse, ona bundan da sadaka (sevabı) vardır!" Ebu Muhammed (ed-Dârimî); "rızık peşinde olan canlılar = afiyet; kuşlar ve diğerleridir" demiştir.

 

66.BÂB—DEVLET BAŞKANININ (ÖZEL KULLANIMLARA) AYIRDIĞI (ARAZİ, MADEN VB.) ŞEYLER HAKKINDA

 

2611. Bize Abdullah ibnu'z-Zübeyr el-Humeydi haber verip (dedi ki), bize el-Ferec b. Saîd b. Alkâme b. Saîd b. Ebyaz b. Hammal es-Sebai el-Me'ribi rivayet edip (dedi ki), bana büyük amcam Sabit b. Saîd b. Ebyaz rivayet etti ki, babası Saîd b. Ebyaz kendisine rivayet etmişti ki, Ebyaz b. Hammal O'na rivayet    etmiş    ki;    O,    Rasulullah'tan   (Sallallahu   Aleyhi   ve   Sellem) Me'rib'deki, "Seza tuzlası" isimli tuzlayı kendisine tahsis etmesini istemiş, O da (bunu) O'na tahsis etmiş. Sonra el-Akra' b. Habi et-Temimi şöyle demiş: "Ya Nebiyyullah! Ben gerçekten cahiliye döneminde bu tuzlaya gitmiştim. O, suyu olmayan bir yerdir.556 Kim giderse ondan alır. O, hiç kesilmeyen pınar suyu gibidir!" Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) el-Ebyaz'dan, kendisine tuzla tahsisi hakkındaki sözleşmeyi bozmasını istemiş. (Ebyaz sözüne şöyle devam etmiş): O zaman ben; "onu benden sadaka kabul buyurman şartıyla bu sözleşmeyi   bozdum" dedim. Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) de; "O, senden bir sadakadır ve hiç kesilmeyen pınar suyu gibidir. Kim giderse ondan alır!" buyurdu. (Ebyaz, sözünün devamında) şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bu (tuzla) sözleşmesini bozduğunda onun yerine ona bir arazi ile el-Curf daki, yani Curfu Murad'daki hurma ağaçlarını tahsis etmiş. El-Ferec dedi ki: "Bu (tuzla hâlâ) böyledir. Kim giderse ondan alır!"

 

2612. Bize Muhammedi b. Beşşar haber verip (dedi ki), bize Gunder rivayet edip (dedi ki), bize Simâk b. Harb, Alkâme b. Vaü'den, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O'na bir yer tahsis etmişti. (Alkâme'nin babası Vail, sözünün devamında) şöyle dedi: O zaman Muaviye'yi benimle göndermiş ve "O (yeri) buna ver!" buyurmuştu. Yahya ise şöyle dedi: Bize Muhammed b. Beşşar rivayet edip (dedi ki), bize Ğunder bu hadisi rivayet etti.

 

67.BÂB—AĞAÇ DİKMENİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

2613. Bize el-Muallâ b. Esed haber verip (dedi ki), bize Ab-dulvahid b. Ziyad rivayet edip (dedi ki), bize Süleyman el-A'meş rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Süfyan rivayet edip dedi ki; ben Cabir b. Abdi 11 ah'ı şöyle derken işittim: Bana Zeyd b. Harise'nin hanımı Ümnıü Mübeşşir rivayet edip şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana ait bir bostanda yanıma girmişti. Derken O şöyle buyurmuştu: "Ya Ümmü Mübeşşir, bu (bostandaki ağaçları) bir müslüman mı, yoksa bir kâfir mi dikti1?" Ben; "bir müslüman..." demiştim. O zaman O şöyle buyurmuştu: "Hiçbir müslüman yoktur ki, bir ağaç diksin ve onun meyvesinden bir insan veya bir hayvan, yahut bir kuş yesin de, ona (bundan dolayı) sadaka (sevabı verilmiş) olmasın!"

 

68.BÂB—KORULUK HAKKINDA

 

2614. Bize Abdullah ibnu'z-Zübeyr haber verip (dedi ki), bize el-Ferec b. Saîd rivayet edip dedi ki, bana amcam Sabit b. Saîd, babası Saîd'den, (O da) dedesi Ebyaz b. Hammal'dan (naklen) haber verdi ki; O, Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) misvak ağaçlanın (şahsi) koruluk (yapmanın hükmünü) sormuş da, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Misvak ağaçlarında (şahsi) koruluk (caiz değildir!)" buyurmuş. Bu sefer (Ebyaz); "(ya, ölü bir arazi iken imar ettiğim) çevrintimdeki misvak ağaçlarını?" demiş, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine); "Misvak ağaçlarında (şahsi) koruluk (caiz değildir!)" buyurmuş. Ferec demiş ki: (İbn) Ebyaz, "çevrintim" sözüyle, içinde ekin bulunan, etrafi çevrilmiş araziyi kastediyor.

 

69.BÂB—SUYUN SATILMASI YASAĞI HAKKINDA

 

2615. Bize Muhammed b. Yusuf rivayet edip (dedi ki), bize İbn Uyeyne, Amr b. Dinar'dan, (O da) Ebu'l-Minhal'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben İyas b. Abd el-Muzeni'yi –ki O, Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ashabmdandı-, işittim, şöyle dedi: "Suyu satmayın. Çünkü ben Hz. Peygamber'i (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), suyu satmaktan menederken işitmiştim!" Amr b. Dinar; "hangi suyun (satışının yasaklandığını) bilmiyorum" demiştir. (Süfyan ise) şöyle demiştir: "(Amr, bu sözüyle) "akar suyun (satışının) mı, yoksa bir yerden çekilen suyun (satışının mı yasaklandığını) bilmiyorum" demek istiyor."

 

70.BÂB—VERİLMEMESİ HELÖAL OLMAYAN ŞEY HAKKINDA

 

2616. Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize Keh-mes, Fezare kabilesinden bir adam olan Seyyar'dan, (O) babasından, (O) Buheyse'den, (O) babasından, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O, Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Selle™) gelmiş ve izin isteyip O'nun (mübarek vücuduyla) iç gömleğinin arasına girmiş. -Osman demiştir ki, "ve O'na sarılmış"-. Sonra; "(başkasına) vermemezlik edilmesi helâl olmayan şey nedir?" demiş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; "Tuz ve su!" buyurmuş. O tekrar; "(bunlardan başka) vermemezlik edilmesi helâl olmayan şey nedir?" demiş, bu defa (Hz. Peygamber); "(Hangisi olursa olsun), hayır yapman senin için iyidir!" buyurmuş. O yine; "(başka) vermemezlik edilmesi helâl olmayan şey nedir?" demiş, (Hz. Peygamber de); "(Hangisi olursa olsun), hayır yapman senin için iyidir!" buyurmuş ve sonunda (tekrar) tuz ve suyu (vermemezlik etmenin helâl olmayacağını) bildirmiş. Abdullah (ed-Dârimî'ye); "bu (hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü benimsiyor musun?" denilmiş, O da başıyla ("evet" diye) işaret etmişti.

 

71.BÂB—"MUHAKKAK Kî, HZ. PEYGAMBER HAYBER (AHALİSİ) İLE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMIŞTI"

 

2617. Bize Mu şedde d rivayet edip (dedi ki), bana Yahya, Ubeydullah'tan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Nafî', Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber (ahalisi) ile, oradan çıkacak hurma veya ekinin yarısı karşılığında iş sözleşmesi yapmıştı.

 

72. BÂB—"MUHABERE"NİN YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2618. Bize Ebu'l-Hasan, Zekeriyya b. İshak'tan haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bize Ebu'z-Zübeyr rivayet etti ki, O, Cabir'i şöyle derken işitmiş: Biz, Rasululullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi "muhabere"den menetmesinden önce iki veya üç seneliğine, (çıkacak ürünün) üçte birine, yarısına ve bir miktar samana karşılık "muhabere" yapardık. Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle buyurmuştu: "Kimin bir arazisi varsa onu sürüp eksin. Şayet sürüp ekmesinden hoşlanmazsa, onu (din) kardeşine iğreti versin. (Din) kardeşine iğreti vermesinden de hoşlanmazsa, onu (Öylece) bıraksın!"

 

73. BÂB—(ÇIKACAK ÜRÜNÜN) ÜÇTE BİRİ, DÖRTTE BİRİ KARŞILIĞINDA MUZÂRAA SÖZLEŞMESİ YAPMANINYASAKLANMASI HAKKINDA

 

2619. Bize Muhammed b. Uyeyne, Ali b. Mushir'den, (O) Ebu İshak eş-Şeybani'den, (O da) Abdullah ibnu's-Saib'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Abdullah b. Muğaffel'e, muzâraanın (hükmünü) sordum da, O şöyle cevap verdi: Bana Sabit ibnu'd-Dahhak el-Ensari haber verdi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muzâraayı yasakladı. (Bu "Sünen" kitabını Dârimî1 den rivayet eden İsa b. Ömer), Abdullah (ed-Dârimî'ye); "sen bu (hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü benimsiyor musun?" demiş, O da; "hayır, ben önceki (yani 2618. hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü benimsiyorum" karşılığını vermiş.

 

74. BÂB—ARAZİYİ İKİ SENELİĞİNE SATMANIN YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2620. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Züheyr, Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Câbir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), boş arazinin iki veya üç seneliğine satılmasını yasakladı.

 

75. BÂB—ARAZİNİN ALTIN VE GÜMÜŞ KARŞILIĞINDA KİRAYA VERİLMESİNE İZİN HAKKINDA

 

2621. Bize İshak b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Yezid b. Harun rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim b. Sa'd, Muhammed b. İkrime b. Abdirrahman ibni'l-Haris b. Hişam'dan, (O) Muhammed b. Abdirrahman b. Ebi Le-bibe'den, (O) Saîd ibnu'l-Museyyeb'den, (O da) Sa'd b. Ebi Vakkas'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında arazileri su kanallarının etrafındaki ekinlere, bunlardan su sebebiyle (kendiliğinden) bitenlere karşılık kiraya verirdik. Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bunu yasaklamış ve onları altın ve gümüş karşılığında kiraya vermemize izin vermişti -veya (Sa'd); "...bize ... ruhsat vermişti" demiştir-.

 

76.BÂB—(ÜRÜNÜN) MİKTARINI TAHMİNLE BELİRLEMEK HAKKINDA

 

2622. Bize Haşim ibnu'l-Kasım rivayet edip (dedi ki), bize Şube, Hubeyb b. Abdirrahman'dan, (O da) Ab dur rahman b. Mes'ud b. Niyar el-Ensari'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Sehl b. Ebi Hasme toplantı yerimize gelip rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "(Ürün) miktarını tahminle belirlediğinizde (bir kısmını) alın, (bir kısmını) bırakın, yani üçte birini bırakın. Şayet üçte birini bırakmazsanız, dörtte birini bırakın!"

 

77. BÂB—CARİYENİN KAZANCININ YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2623. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bize Muhammad b. Cuhâde, Ebu Hazim'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cariyelerin Ozina gibi haram yollardan) kazanç elde etmelerini yasakladı."

 

78. BÂB—KAN ALICININ KAZANCININ YASAKLANMASI HAKKINDA

 

2624. Bize Vehb b. Cerir haber verip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O da) İbrahim b. Abdillah b. Karız'dan (naklen) rivayet etti ki, es-Saib b. Yezid kendisine rivayet etmiş ki, Rafı' b. Hadic O'na rivayet etmiş ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kan alıcının ("hacamatçı"nın) kazancı pistir, zinakârın (zina) kazancı pistir, köpeğin (satılmasından alınan) bedel pistir!"

 

79.BÂB—KAN ALICININ KAZANCINA İZİN VERİLMESİ HAKKINDA

 

2625. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Hu-meyd et-Tavil, Enes b. Malik'ten (naklen) haber verdi ki, Ebu Taybe Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan almış, O da ona iki sa1 yiyecek (hurma verilmesini) emretmişti.

 

80.BÂB—DÖL HAYVANININ DİŞİYİ AŞMASINDAN (ÜCRET ALMA) YASAĞI HAKKINDA

 

2626. Bize Muhammed b. İsa haber verip (dedi ki), bize İbn Fudayl, el-A'meş'ten, (O) Ebu Hazim'den, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem), döl hayvanının dişiyi aşmasından bedel (almayı) yasakladı.

 

2627. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize el-Kasım ibnu'1-Fadl rivayet edip (dedi ki), bize babam, el-Mehri'den, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ebu Hüreyre dedi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), döl hayvanının dişiyi aşmasının (veya menisinin) bedeli ile zinakâr kadının (zina) ücretini yasakladı.

 

81. BAB—BİR EV SATIP DA BEDELİNİ BENZERİ BİR ŞEYE YATIRMAYAN KİMSE HAKKINDA

 

2628. Bize Nuaym haber verip (dedi ki), bize İsmail -ki O, İbrahim b. Muhacir'dir-, rivayet edip dedi ki, ben Abdulmelik b. Umeyr'i şöyle derken işittim: Ben Amr b. Hnreys'i, kardeşi Saîd b. Hureys'ten -ki O'nun Sahabiliği vardır-, (naklen rivayet ederken) işittim ki, O şöyle demiş: Ben Rasulullah'ı (Sal-Mlahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Sizden kim bir ev veya tarla, bağ, bahçe gibi taşınmaz bir mal ("akar") satarsa, (bedelini) benzeri bir şeye yatırması hariç, (bu satışın) ona mübarek kı-lınmaması lâyıktır!"

 

82.BÂB—KUYUNUN HARIMI HAKKINDA

 

2629. Bize İshak b. İbrahim haber verip (dedi ki), biz< Ar'ara ibnu'l-Birind eş-Şamî haber verip (dedi ki), bize İsmai b. Müslim, el-Hasan'dan, (O) Abdullah b. Muğaffel'den, (O da! Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki O şöyle buyurdu: "Kim bir kuyu kazarsa, hayvanlarının yatacak yer< olması için onun kırk arşın etrafında hiç kimsenin kuyu kazma hakki yoktur!"

 

83. BÂB—ŞUF'A HAKKINDA

 

2630. Bize Ya'lâ haber verip (dedi ki), bize Abdulmelik, Atâ'dan, (O) Cabir'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki; O (şufa muamelesi yapılacak şeylerin) yolunun bir olması durumunda, şufa hakkında şöyle buyurdu: "(Şufa) sahibi hazır bulunmuyor olsa da, ondan dolayı o beklenir!"

 

2631. Bize Muhammed ibnu'1-Alâ' haber verip (dedi ki), bize Abdullah b. İdris, İbn Cureyc'den, (O) Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Cabir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mesken veya bahçe olsun, taksim edilmemiş olan her ortaklıkta şuf a (hakkı olacağı) hükmünü verdi: "(Bir kimseye), ortağına bildirmedikçe (payını) satması helâl olmaz. Eğer (ortağı) isterse (payını satın) alır, isterse bırakır. Şayet (payını) satar da ortağına bildirmezse, (ortağı onu almaya) daha çok hak sahibidir!" Ebu muhammed (ed-Dârimî'ye); "bu (hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü benimsiyor musun?" denildi, O da; "evet" karşılığını verdi.