Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

HAD BÖLÜMÜ - Cezalar - Hanife

 


 

309/1 ibni Abbas'in söyle dedigi rivayet edildi:

Nebi sallaliahü aleyhi ve sellem buyurdu [ki:

«Süphesiz ki Allah sunlari sizin için çirkin gördü:

Sarap, kumar, flüt [1] tavla oyunu [2], berbet [3] ve fener [4]

310/2 Ibn Mesûd'dan Yahya, su otayi rivayet ederek dedi ki: Bir adam, içki içmis ve böylece akli (basindan gitmis olan kendi kar­desi oglunu \bn Mesûd'un 'huzuruna getirdi. Emri 'üzerine haps olundu.

Biraz sonra sarhos kendine 'geldi. Ibn Mesûd sopa getirtti, dügümle­rini 'kopararak, onunla dögmesini emr etti. Sonra aciyarak bir dövücü (Cellâd) istetip ona:

«(Su sopayla) onun çiplak bedenine vur, dedi. Vurusunda eüni kaldir ve fakat pazulann gösterecek 'kadar kolun kaldirma!»

Bu sirada,,Abdullah vuruslari saymaga basladi. Seksen olunca da suç­luyu 'birakti.

Ihtiyar lamca) Abdullah bin Mesûd'a dönerek:

«Abdurrahman!1 Allah'a yemin ediyorum ki, o ölen kardesimin oglu­dur. Ondan baska da çocugum yok» deyince,

Ibn Mesûd:

«Yetimin gözeticisi olan ne 'kötü bir amca!. Sen Allah'a yemin olsun ki, onu ne çocukken iyi terbiye edebildin ve ne de 'büyükken {ayibim) ör­tebildin!» diyerek biz, yanindakilere dönerek sözlerine devam etti:

«Süphesiz ki, Is lamda tik had cezasi, Hz. Peygam'ber'e getirilen bir hirsiza verilmisti. Suçu, açik delille sabit olduktan sonra Resun.I!ah (S.V.):

«Götürün (elini) kesin!» emrini verdi.

«Suçlu götürülüp, (eli kesilince) Ne'bî Sallallahü aleyhi ve selleme bakildi. Allaha' yemin olsun ki, yüzüne sanki kül serpilmisti. Yanindakiler-den biri:

«Ey Allah'in Resulü! Bu is çok zorunuza gitti gibi!» deyince, Hz. Pey­gamber: «Kardesiniz aleyhinde seytarrin yardimcilari olmaniz zoruma git­memege nasil mani olur?» diye karsilik verdi.

Bunun üzerine Resûluilah'a:

«Ne olur, ceza vermeseydiniz! dediler.«

Hz. Peygamber:

Onu bana getirmeden önce «{Artik çok geç!) Zira, hiç olmaz miydi, idarecinin 'huzurunda sabit olmus bir had cezasinin infazina hiç kimse mani» olamaz diye konustuktan sonra:

«...Ve bagislasinlar ve suçtan geçsinler. Allah'in, sizi yargilamasini sevmez misiniz?» [5] âyetini okudu.

(a) Ibni Mesûd'dan yaptigi diger bir rivayette' (söyle dedi):

Bir adam, sarhos olduguna kail oldugu kardesi oglunu Ibn Mesûd'un huzuruna çikardi. Ibn Mesûd:

«Sallayin, silkin ve agzini koklayin!» deyince, f'kükladtiar) ve agzin­da sarap .kokusu buldular. Emrj üzerine haps edildi. Ayikinca, getirilme­sini istedi. Bu arada-bir sopa da getirtti. Emri üzerine sopanin dügümleri koparildi.

«Ravi, bundan sonra yukardaki hadiste oldugu gibi devam etti.»

(b) Ibn Mesûd'dan gelen 'bir diger rivayette söyle anlatti: «Islâmda ilk had cezasi, Resûlullah saîlallahü aleyhi ve selleme ge­tirilen hirsizlik yapmis 'birine verildi. Emri üzerine (eli) kesildi. Cezanin Infazindan sonra, Hz. Peygamberce bakildi, yüzüne sanki kül serpilmisti.

«Allah'in Resûlü'ne. Bu is, çok zorunuza gitti gibi!» deyince, Hz. Pey­gamber:

«Kardesinizin aleyhinde seytan-in yardimcilari olmaniz zoruma gitmez mi?» cevabim verdi.

«Birakamaz miydik!» dediler. Resûlullah (S.V.):

«Bana getirilmeden önce bu olamaz miydi...? Surasi bir gerçek ki, kendisine bir had cezasi takdim edilen idareciye, onu tasdi'k etmekten baska hiç bir sey gerekmez.»

Dedi'kten sonra:

(t... Bagislasinlar ve suçtan geçsinler.1 Allah'in sizi yarligamasini sev­mez misirriz?» âyetini okudu.

 

311/3 Abdullah'in söyle dedigi rivayet edildi:

«Resûiuilah Sallaliahü aleyhe ve sellemin sagliginda, on dirhem (gü­müs) çalindiginda el kesilirdi.»

Diger bir rivayette {söyle dedi):

«On dirhem caiindiöinda ancak [elli kesilirdi.»

 

312/4 Ibn Abbas'in söyle dedigi rivayet edildi:

Resûiuilah Sallaliahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Had cezalarini, süpheler karsisinda, geri' çeviriniz!»

 

313/5 Ibn Bureyde'nin babasinin söyle dedigi rivayet edildi:

Mâiz bin Mâlik Hz. Peygamber'e gelerek:

«— Iyi islerden uzak olan zina yapti. Cezasini ver!» diye (kendi ken­dini ihbar etti.)

Hz. Peygamber kabul etmedi.

Mâiz, ikinci defa gelerek sözlerini'tekrar ettk Bir müddet sonra tek­rar geldi; yine ayni sözleri söyledi. Dördüncü sefer gelisinde:

«— Iyi islerden uzak olan zina yapti, cezasini veri» deyince, Resûi­uilah (S.A.V.) onun aklî dengesinin bozuk olup olmadigini yakinlarina sor­du: Akli basinda bir kimse oldugunu söylediler. O zaman:

Onu götürüp recm ediniz!» emrini verdi.

Götürülüp tasla recmedilmege baslandi.

Vurulan taslarla bir türlü ölmemisti. O zaman tasi 'bol bir yere çekil­di ve orada durdu. Onu takiben müslümanlar da geldi, ölünceye kadar tas-la dövdüler.

Bu olay Hz. Peygamber'e ulastiginda,

«— Saliverseydiniz ya!» diye buyurdu.

Suçlu hakkinda biri söyle demisti:

«— Ümid ederiz ki, bu ceza onun hakkinda makbul bir tövbe olmus­tur!»

'Bu 'sözler Hz. Peygamber'e ulastiginda:

«-— Süphesiz o ögle bir tevbe etti ki, bir 'gurup insan o tevbeyi pay­lasmis olsalar hepsine yetebilirdi!» diye buyurdu.

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin bu 'konusmasini suçlunun adamlari haber alinca, yakindan ilgilenmege basladilar ve Hz. Peygamber'e cesedini ne yapacaklarim sordular.

«— Diger ölülerinize yaptiginiz gibi, kefenleyip namazini kilarak, def-n-ediniz!» buyurdu.

Yakinlari o zaman cesedi götürüp namazini kildilar.

(a)- Diger bir rivayette Csöyle) dedi:

Mâiz, bin Mâlik Resûlullah salIallahü aleyhi ve selleme gelerek zina yapmis oldugunu söyledi. Hz. Peygamber geri çevirdi. Tekrar geldi zina yaptigini ikrar etti. Yine geri çevirdi. Bir müddet sonra yine geldi, zina yaptigini söyledi. 'Hz. Peygamber geri çevirdi. Dördüncü gelisinde, Nebî SaIlaIlahü aleyhi ve seüem:

(Bunun aklî dengesinde bir bozukluk vardir» diyebilir misiniz?» diye yakinlarina -sordu.

«— 'Hayir» cevabini verdi-Ier.

Hz.~ Peygamber o zaman:

«—Onu tasla öldürün!» emrini vermesi üzerine, az tasli bir yere reom için götürdüler.

Vurulan taslarla bir türlü -ölmeyince, oradan tasi bol bir yere gitme­ge çalisti. Arkasindan 'halik 'onu takip edip orada Ölünceye kadar dövdüler.

Bu durumu Hz. Peygamber'e aynen anlattiklarinda:

«— Saliverseydiniz iyi olurdu» buyurdu.

Defnetmek ve namazini ikilmak için' yakinlari Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemden izin istediler. Onlara izin verdi: " ' Ve: .

«— Öyle 'bir tevbe etti iki, bir gurup insan o tevbesini bölüsseler hep­sine yeterdi!» diye buyurdu.

(b) Diger bir rivayette söyle dedi:

Mâiz bin Mâiik'in recm edilmesini Hz. Peygamber emredince tasi az bir yerde reome baslandi. Bu yüzden bîr türlü ölmedi. O zaman çok tasli bir yere gitti. Arkasindan da halik gitti orada recm ettiler.

Bu durum Resûlullah sallallahü aleyhi ve selleme ulasinca:

«— Saliverseydiniz iyi olmaz miydi!» buyurdu.

[c) . Diger :bir rivayette söyle dedi:

Mâiz bin Mâlrk recin ile Ite I âk olunca, lehinde ve aleyhinde halk ko­nusmaya baslamisti. Kimi: ' '

— Mâiz öldü ve kendi kendini de tevbesiz öldürdü!» derken, kimi de:

«— [Hayir) süphesiz ki o tevbe etmis olduU diyordu.

Bu sözler, Hz. Peygamber'e ulasinca:

«— Surasi muhakkak ki o, tevbe etti. Hem öyle bir tevbe ki, ösür tahsildari o tevbeyj yapmis olsa idi, kabul olunurdu. — Veya söyle buyur­du —: Bir gurup insan ayni tevbeyi yapmis olsalardi kabui olunurlardi.»

(d) Diger bir rivayette söyle anlatti:

Resûluliah (S.A.V.) oturumken Mâiz bin 'Mâlik yanina geldi:

Allah'in Resulü! Zina yaptim, bana1 ih a d cezasi verin!» diye ikrar­da bulundu.

Hz, Peygamber orali olmadi.

Mâiz dört sefer gelerek ayni sözleri tekrar etti. Her seferinde Resûl-üliah (S.A.V.) onu geri çevirip orali olmadi.

Dördüncü seferde:

«— Bunun aklindan süpheniz var ms?» diye sordu.

*— Hayir, dediler. Biz bu yönden onu daima akli basinda ve daima iyi seyler yapar biliriz» cevabini verdiler.

Hz. Peygamber o zaman:

«— Götürüp recmediniz!» emrin-i verdi.

Az tasli 'bir yere götürdüler. Atilan taslar kendisine isabet etmeye baslayinca dayanamayip hüzünlendi ve çok telâslandi. Oradan ayrilip sü­ratle uzaklasti çok tasli olan Herre'ye varinca taslanmasi için orada kal­di. Bundan sonra iri tas parçalan atarak sesi ikesilinceye kadar dövdüler.

Sonra:

E Ey AllahimResulü! dediler. Taslar Mâiz'e isabet edince, sabirsiz­lanarak adeta dayanamaz hale geldi.»

Hz. Peygamber, onlara:

«— Kendi haline biraksaydmiz iyi olurdu!» diye buyurdu.

Hal'k arasinda bundan sonra Mâiz hakkinda zid yorumlar yapildi. Bir kismi:

«— Mâiz öldü, ve kendisini de Öldürdü!» derken, digerleri.

«— Hayir, o Allah'a öyle bir tevbe ve rücu etti 'ki\ o tevbeyi bir bölük insan yapmis olsaydi hepsine yeterdi!» dediler.

Hz. Peygamber'e:

«— Allanin Resulü! Cesede ne yapacagiz diye» sordular.

«— Ölülerinize yaptiginiz seyleri yapiniz: Yikayin, kefenleyin, koku sürün ve namazini kilarak gömün!» cevabini verdi.

(Bu hadis muhtelif sekillerde rivayet olundu.)

 

314/6 Ebû !-Beyl&mânî'nin söyle dedigi rivayet edildi:

Islâmm ahid ve emâninda olan bir gayr-i' müslimin, müslüman katiline Hz. Peygamber ölüm cezasi uyguladi; Ve:

«— Yapilan muahedeye herkesten çok ben riayet etmeliyim.» buyur­dular.

 

[1] Nefesle çalinan bir musfkî aletidir.

[2] -Kûbe-ftin, tavla, davul, yahut ud mu oldugu ihtilaflidir.

[3] Ud'a benzer telli bir musrkî aletidir.

[4] Feher fki anlama gelir. Bîr cariyenin cima esnasinda çikardigi sehvani sesi, ayni evde bulunan diger bir cariyenin Isitmesidir. 2 — 3Ir kimse iki cariyeden biriyle cima yapmaga baslayip, yarida biraJcarak öbür cariyede devam etmesi ve bitirmesidir.

[5] Nûr sûresi, âyet 22.