FİTNELER KİTABI - Fitneler - Mace
"LÂ İLAHE İLLALLAH" DİYEN KİMSEYE DOKUNMAMAK (YÂNÎ ÖLDÜRMEMEK)
BELA (MUSfBET VE SIKINTTLARA) KAR§I SABRETMEK
BENDEN SONRA BiRIBiRiNIZiN BOYUNLARINI VURARAK KAFiRLER (GlBl) OLMAYINIZ
FlTNE DÖNEMİNDE SABIR VE TEENNlYIU HAREKET ETMEK
FlTNELERDEN SELAMETTE OLMASI UMULANLAR
HELAL MI HARAM MI OLDUGU ŞÜPHEli ŞEYLERLE KARŞILAŞTlĞlNDA DURMAK (SAKINMAK)
İSLAMIN BUYUK TOPLULUGUNDAN AYRILMAMA
MÜ'MİNİN KANI VE MALININ HARAMLIĞI BABI
UZLET (TOPLUMDAN UZAK DURMAK, 1NZJVAYA CEKlLMEK)
ZAMANIN (FlTNE VE BELALAR DOLAYISIYLA)
EMANETiN (KALBLERDEN SiLiNlP) GiTMESl
MELÂHIM (ŞİDDETLİ SAVAŞLAR VE ÇATIŞMALAR)
"LÂ İLAHE İLLALLAH" DİYEN KİMSEYE
DOKUNMAMAK (YÂNÎ ÖLDÜRMEMEK)
3927) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'âen rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Lâ ilahe illallah (yâni Allah'tan başka hak ilâh yoktur) deyinceye kadar
insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar bunu (yâni
Tevhîd kelimesini) söyleyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar)
müstesna, canlarını ve mallarını benden korumuş
olurlar. (îmânda samimî olup
olmadıklarının) hesabı da Allah Azze ve Celle'ye
aittir.-"
3928) "... Câbir (Radtyallâhü anh)'âen rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Lâ ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah1' deyince Tevhîd kelimesinin
hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını
korumuş olurlar. (îmânda samimî olup
olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.»"
3929) "... Evs (bin Ebî Evs Huzeyfe es-Sakafî) (Radtyallâhü anh)'den
rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Biz (bir gün) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanında
oturuyorduk. O, bize olup biteni anlatarak vaaz ediyordu. O sıralarda O'na
bir adam gelerek O'nunla gizli konuştu. Sonra Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Bu adamı götürüp öldürünüz», buyurdu. Adam geri gidince Re-sûluüah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ona seslenerek t
«Sen Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet eder
misin?» diye sordu. Adam (da) :
Evet, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (bunun üzerine) :
«Gidiniz ve adamı serbest bırakınız. Çünkü "La ilahe
illallah" deyinceye kadar insanlarla
savaşmak ile emrolundum. Onlar bunu İşleyince (yâni Tevhid
kelimesini getirince) kanları ve mallan bana haram olur,»
buyurdu."
3930) "... Imıân bin Husayn (Radtyaîlâhü anhydtn;
Şöyle demî§tir:
Nâfi bin el-Ezrak (ki haricîlerin Ezrakîler kolunun başıdır) ve
arkadaşları gelerek:
Sen helak oldun (dinden çıktın) Yâ tmrân, dediler, tmrân: Ben helak
olmadım (küfre gitmedim), diye cevab verdi. Onlar i
Bilâkis (müslümanlıktan çıktın), dediler. îmrân: Beni helak
Allah «Bir fitne (yâ-ni Allah'a ortak koşmak) kalmayıp din tamamen
Allah'ın (dini olan İslâmiyet) olana kadar onlarla (yâni
müşriklerle) savaşınız» (1) buyurmuştur. (Yâni sen ise
bizim safımızda yer alıp haricî olmayanlarla
savaşmadın), dediler. İmrân:
Biz, müşrikleri bertaraf edinceye kadar savaştık ve din
tamamiyle Allah'ın oldu (yâni Hicaz müşriklerden tamamen temizlendi),
Dilerseniz size Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den
işittiğim bir hadîsi rivayet edeyim, dedi. Onlar:
O hadîsi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den sen (mi) işittin?
diye sordular. İmrân:
Evet, (ben işittim). Şu olaya şâhid oldum, dedi t Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem), müşriklere müslüman-lardan bir askerî
kuvvet gönderdi. Giden müslüman askerler müşriklere rastlayınca
onlarla şiddetli bir savaş yaptılar. Neticede müşrikler
mağlûp olarak sutlarını müslüman askerlere verdiler (yâni
savaşta kırılıp saf dışı edildiler). Sonra
benim yalanlarımdan bir adam müşriklerden bîr adama mızrakla
hücum ederek yanma varınca müşrik adam: "Eşhedü enlâ ilahe
illallah = Allah'tan başka hak ilâh olmadığına şehâdet
ederim." Ben şüphesiz müslümanım, dedi. Fakat (buna rağmen)
yakınım olan adam mızrakla vurup onu Öldürdü. Sonra Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanma geldi ve t
Yâ Resulallah! Ben helak oldum (yâni büyük bir günah işledim), dedi.
Resûl-İ Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir veya iki defa:
«İşlediğin (günah) nedir?» buyurdu. Adam da
yaptığı İşi O'na arzetti. Bunun üzerine Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adama i
(Kelime-i şehâdet getirip müslüman olduğunu söylediğine
rağmen samimiyetine inanmadın) O halde karnım yarıp da
kalbindekini bilmeliydin? buyurdu. Adam Yâ Resûlallah! Karnını
yarsaydım kalbindekini bilmiş olur (mu) idim? deyince Resul i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
O halde sen ne onun konuştuğu sözünü
İmrân dedi ki: Sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adam
hakkında bir şey söylemedi. Adam da az bir zaman yaşadı.
Nihayet öldü. Biz onu defnettik. Ertesi günü sabahı cesedi yer yüzünde
görüldü. Halk: Bir düşman bunun cesedini toprağın altından
çıkarmış olabilir, dedi. Biz onu (tekrar) defnettik. Sonra
gençlerimize mezarı başmda nöbet beklemelerini emrettik. Ertesi günü
sabahı cesed (yine) yer yüzünde oldu. Bu kere biz: Gençlerimiz uyumuş
(bu arada cesed düşman tarafından çıkarılmış) olabilir,
dedik ve (tekrar) defnettikten sonra bu defa biz kendimiz onun nöbetini tuttuk.
Yine ertesi günü sabahı cesed yer yüzünde oldu. Artık (toprağa
gömmekten vazgeçip) cesedi o dağlar arasındaki yollardan birisine
attık.'1
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bu, hasen bir seneddir. Râvi
SÜzneyfı el-îcll güvenilir saymıştır. Müslim de kendi
Sahfh'ine rivayetini almıştır. Râvi Âsim da el-Ahven
olandır. Müslim kendi Sahih'inde bunun da hadisini rivayet eder. Ve tbn-i
Hibbân bunu güvenilir zâtlar arasına almıştır. Râvi Süveyd
bin Saîd hakkında ise İhtilâf vardır.
"... İmrân bin el-Husayn (Radıyallâhü anh) : Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bizi bir askeri müfrezede (savaşa)
gönderdi. Sonra (savaşın bitiminde) müslümanlardan
bir adam müşriklerden bir adama hücum etti, diyerek yukardaki hadîsi
anlattı ve bu rivayette şunu da ilâveten söyledi:
(Biz cenazeyi defnettikten) sonra yer cesedi dışarı attı.
Bunun Üzerine durum Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e arzedildi. O da
şöyle buyurdu i
Yer, o adamdan daha şer kimseyi de şüphesiz
MÜ'MİNİN
KANI VE MALININ HARAMLIĞI BABI
3931) "... Ebû Saîd (Radıyallâhü anA^'den rivayet edildiğine
göre; Re* sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selİem) Veda haccında şöyle
buyurdu, demiştir:
«(Ey insanlar!) Bilmiş olunuz ki şüphesiz günlerin en mukaddesi
şu (bayram) gününüzdür. Bilmiş olunuz ki ve ayların en mukaddesi
şu (Zilhicce) ayınızdır. Bilmiş olunuz ki
şehirlerin en mukaddesi şu (Mekke) şehrinizdir. Bilmiş
olunuz ki şu (Zilhicce) ayınızda, şu (Mekke)
şehrinizde şu (bayram) gününüz nasıl mukaddes (yâni bayram günü
Mekke'de «günah işlemek nasıl ağır biçimde haram) ise
şüphesiz kanlarınız ve mallarınız da size
haramdır (yâni birbirinizin kanını akıtmanız ve
haksız yere birbirinizin malını yemeniz de her zaman ve her
yerde şiddetle haramdır). Bilmiş olunuz ki, ben (Allah'ın
hükümlerini) tebliğ ettim mi?» Orada bulunanlar:
Evet, dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (de) ;
«Allahun şâhld ol», buyurdu.'*
3932) "... Abdullah bin Amr (bin el-Âs) (Radıyallâhü
autJ'den; Şöyle demi§tir:
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in Ka'be'yi tavaf ettiğini
ye (tavaf esnasında) söyle söylediğini gördüm «(Ey Ka'be!) Sen ne
güzelsin ve senin kokun ne güzeldir. Senin azametine ve senin
kutsallığının azametine hayranım. Muhammed'İn cam
(kudret) elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, mü'minin hürmeti Allah
katında senin hürmetinden şüphesiz daha azametlidir. Mü'minin malının,
kanının ve onun hakkında ancak iyi zan beslemek
kutsallığı (seninkinden üstündür).»"
3933) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü a«A)'den rivayet
edildiğine göre; Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur:
«Müslümanın her şeyi müslümana haramdır. Kanı,
3934) "... Fadâle bin Ubeyd (Radıyallâhü û«A)'den rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur :
«Mü'min o kimsedir ki, insanlar malları ve canlan bakımından
ondan (yâni şerrinden) emindirler. Muhacir de hatâları ve
günahları terk
3935) "... Câbir bin Abdillah (Radıyallâkü anhümâydan
rivayet edildiğine göre; Resûlullah (SaÜallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir:
«Kim apaçık bir şekilde bir
3936) "Ebû Hüreyre (Radıyallâhü ankyden rivayet edildiğine göre
Resûlullah (SaÜallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Zina eden kişi zina ettiği zaman mü'ınin olarak zina etmez,
içki içen kişi de içki içtiği zaman mümin olarak içki içmez.
Hırsız da çaldığı vakit mü'min olarak çalmaz.
Başkasına âit bir
3937) "... İmrân bin Husayn (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur:
«Kim bir
3938) "... Sa'Iebe bin el-Hakem (Radtyalldhii a»A>'den;
§6yle demi§tir:
Biz dugmamn bir koyun siirusune rastlayip yagmaladik. Sonra (bogazladigimiz
koyun etlerini pi§irmek uzere) tencerelerimizi dik-tik (atege koyduk). Sonra
Peygamber (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) tencerelerin yanina ugradi ve O'nun
emriyle tencereler devrildi (ya-ni etler dokiildii). Sonra §6yle buyurdu:
«§uphesiz yagmalanan mal helal degildir.*"
3939) "... (Abdullah) bin Mes'ud (Radtyallahu anhydtn rivayet
edildi-gine gore Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oy)e buyurdu,
demi§tir: •Muslumam sdvmek fusuk (haram)dir. Onunla ^arpi§mak da kii-
Salebe dtA.)'in Hal Tercemesi:
Son hadisin r&visi Salebe bin el-Hakem el-Leys! san&bldir. KGfe'ye
yerle^ml? ve Huneyn savanna katilmi?tir. Be? aded hadisi vardir. tbn-i
M&ceh ondan hadis rlvftyetinde bulunmu^tur. Ravisl Simak bin Hars'tir.
(Hulasa, 57)
3940) "... Ebfl Hiireyre (Radiyallahu ank)'den rivayet
edildigine gore; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur:
-Muslvimam sdvmek fasikliktir. Onunla garpi§mak da kiifur-
3941) "... Sa'd (bin Ebi'I-Vakkas) (Radtyallaku ank)'den rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu,
demigtir:
■MOsliimam sSvmek fasikliktir. Onunla garpigmak da kUfurdflr.»"
BENDEN
SONRA BiRIBiRiNIZiN BOYUNLARINI VURARAK KAFiRLER (GlBl) OLMAYINIZ
3942) "... Cerir bin Abdillah (el-Beceli) (Radtyallahu
anh)'den rivayet edildigine gore:
ResOluUah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda haccinda (ken-disine) :
-Halki sustur (da dinlesinler),» diye emretti. (Halk sustuktan) sonra
§6yle buyurdu:
•Benden sonra biribirinizin boyunlanm vurarak kafirler olma-
yinxz.-"
3943) "... ibn-i Omer (Radtyallahu anhiimdydan rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §byle buyurmu§tur:
«
3944) "... Sunabih el-Ahmesi (Radtyallahu anhyden rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
•Bilmis olunuz ki ben kevser havuzu uzerinde suphesiz Sncunflz (yani
ihtiyaglannizi onceden hazirlayici) olacagim ve ben diger iim-metlere karsi
goklugunuzla oviinecegim. Onun igin benden sonra sa-km biribirinizi
oldiirmeyiniz (garpi§mayimz).»"
3945) "... Ebu Bekr-i Siddik (Radtyalldhu anA)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) §6yle buyurdu, demi$tir :
•Kim sabah namazim kilarsa o kimse Allah'in guvencesindedir. Artik Allah'in bu
guvencesini ihlal etmeyiniz. Bu itibarla kim bdyle olan bir kimseyi (§er'i
hiikum olmaksizin) olduriirse Allah oldiiren ki§iyi sorguya gekip neticede ba§
asagi cehenneme atar.»"
3946) "... Semure bin Cundeb (Radtyalldhu anh)'dtn rivayet
edildigine gore; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmugtur:
•Kirn sabah namazim kilarsa o kimse Allah (Azze ve
3947) "... Ebu Hureyre (Radtyolldkii anh)'den rivayet
edildigine gore;
Resulullah (Sattallaku Aleyhi ve Sellem) §6yle buyirdu, demi§tir :
•Mu'min ki§i Allah (Azze ve
3948) "... Ebu Hureyre (Radtyallahii anhydtn rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu,
deraijtir:
-Her kim bir soy sop davasina (halki) te§vik ederek veya bir soy sop davasi
igin ofkelenerek hak veya batil oldugu bilinmez bir gaye ile k8ru korune agilan
bayrak altinda (yani toplanan bir topluluk igin-de) savasirsa, o kimsenin
olduruliisu bir cahiliyet 61duruliisudur.»"
.«jun J» -uy
3949) «... Fuseyle'nin babasi (Vasile bin el-Eska') (Radtyalldhu
anhii-mtfj'dan; §oyle demigtir:
Ben, Ya Resulallah! Adanun kendi kavmini sevmesi taassubtan (bir gesit
sajrclir) nu? diye Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve SellemJ'e sordum. O:
•Hayir. Ve Zakin adamin kendi kavmine zulumde yardim etmesi taassubtan (bir
nevi)dir», buyurdu."
İSLAMIN BUYUK TOPLULUGUNDAN
AYRILMAMA
3950) "... Enes bin Malik (Radtyalldhii anh)'den; §6yle
demi§tir:
Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den su buyrugu isittim!
•Benim ummetim dalalet uzerinde siiphesiz toplanmaz (birle§-mez). Bu itibarla
siz (iimmetim arasinda) bir ihtilaf g5rdugiinuz za-man biiyuk miisluman
toplulugundan aynlmayuiiz>"
OLACAK
FITNELER
3951) "... Muaz bin Cebel (Radtyallahii anh)'dtn\ §6yle
demi§tir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sell em) bir gun bir namaz kildi da namazi
uzatti. Sonra namazi bitirince: Ya Resulallah! Bugun na-mazi uzattni, dedik
(veya dediler). Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
-Ben bir iimit ve bir korku namazuu kildim. Ben (namazda) Allah (Azze ve
3952) "... Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemyin azadli kolesi
Sev-ban (Radtyalldkii onA/den rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur :
•Yer benim igin o derece diiriilup toplatildi ki ben onun §ark ta-raflanni ve
garp taraflanni gordum. Bana sari (veya kirmizi) ve be-yaz (yani altm ve gumu§)
hazineleri de verildi ve bana: Senin (um-metinin) miilku senin igin durulup
toplatilan alanlara kadar (geni§-liyecek)dir, denildi. Ben, Allah Azze ve
Celle'den (su) Qc §eyi (veya §unlan ug defa) istedim: Allah'm ummetimin ba§ma
tiimunii faelak edecek bir aghk felaketini musallat etmemesini ve iimmetimi
firka firka yapip (biribiriyle sava^mak ve ig harple) bazasina bazisuun
aza-bini tattirmamasmi da istedim. (Bu isteklere kar§i Allah tarafmdan) bana:
Ben bir hiikum verdigim zaman artik o hukmun infaz edilme-mesine mahal yoktur
ve ben, senin iimmetin basina onlan (tumuyle) helak edecek bir a^lik felaketini
musallat etmeyecegim ve dunyanm cevresi arasinda bulunan (kafir du$manlar)i
iimmetin aleyhinde top? lamayacagim ki ummetinin bazisi diger bazisini yok
etsin ve biribirinl oldursun, buyuruldu. Ummetimin igine kihc konuldugu (yani
ig savas. oldugu) zaman artik kiyamet giiniine kadar kilig onlardan
kaldinl-mayacak (yani ig sava§ son bulmayacak)tir. §uphesiz iimmetim igin
korktugum §eylerden birisi de sapitici (yani bid'atlere, gunahlara ga-ginci) imamlar
(yani devlet adamlarOdir. Ummetimden bazi kabi-leler putlara tapacak ve
ummetimden bazi kabileler de miisriklere iltihak edecektir. Kiyamete yakin
zamanlarda otuza yakin gok yalanci deccal muhakkak olacak. Deccallann hepsi
peygamber oldugunu sfiy-Ieyecektir. (Halbuki peygamberlerin sonuncusu benim ve
benden sonra peygamber yoktur). Allah (Azze ve
Ebii'I-Hasan dedi ki: Ebu Abdillah (ibn-i Maceh) bu hadisin ri-vayetini
bitirince: Bu, ne kadar deh§etli bir hadistir, dedi.1*
3953) "... (Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve SeUem)*in zevcelerinden)
Zeyneb bint-i Cah§ (Radtyallahu anhd)'dan rivayet edildigine gore:
Bit defa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uykusundan uyanarak
(telastan) ytizu kizarmi§ vaziyette:
«La ilahe illallah, vuku bulmasi yaklasan bir §er (fitne)den do-layi vay
Araplann haline. Bu gun Ye'cuc ve Me'cuc'un seddinden §oy-le bir delik acildi,
buyurdu ve sehadet parmagmin ucunu bas panna-ginin ortasindaki mafsal ile
birlestirerek (acilan deligin buyuklugunu gostermek uzere) halka yapti.»
Zeyneb (Radiyallahu anha) demigtir ki: Ben Ya Resulallah! ici-mizde salih (yani
Allah'a itaatkar, iyi ve temiz mu'min)Ier bulundu-gu halde biz helak olur
muyuz? diye sordum. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : ,
*(Evet.) fuhus, giinah ve fasikhk cogaldigi zaman (helak olursu-nuz)» diye
cevab verdi."
1
3954) "... Ebu ttmame (Radiyallahu ank)'den rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur:
«Bir takim fitneler olacaktir. Adam o fitnelerde mu'min olarak sabahlayacak ve
kafir olarak ak§amlayacaktir. Ancak Allah'in Him
ile (kalbini) ihya ettigi kimseler (bu tehlikeden)
miistesnadir.*"
3955) "... Huzeyfe (bin el-Yeman) (Radtyalldhii ankiimdydan;
§oyle de-mijtir:
Biz (bir gun halife) Omer (bin el-Hattab) (Radiyallahu anh)'m yaninda
oturuyorduk. Omer (orada bulunan sahabilere) :
Hanginiz Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem)'in fitne hak-kindaki
hadlsini hafizasinda iyice tutuyor? diye sordu. Huzeyfe de-mis, ki, bu soru
uzerine:
Ben (iyi bellemi§im), dedim. Cmer (Radiyallahu anh) :
Sen cidden (hadis bellemeye) cii^etkarsm, dedi. (Sonra) Hadis
nasildir? diye sordu. Huzeyfe j Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) 'den:
Adamin ailesi, evladi ve komsusu yiizunden maruz kaldigi fitne-
ye (gunaha); namaz, orug, sadaka, iyi §eyleri emretmek ve kotii $ey-
leri menetmek keffaret olur, buyrugu igittim, dedi. Bunun uzerine
Omer (Radiyallahii anh) :
(Hayir, sormak) istedigim bu (fitne hadisi) degil. Ben ancak de-nizin
dalgalanmasi gibi dalgalanan fitne (hakkindaki hadisi) kasde-diyorum, dedi.
Bunun uzerine Huzeyfe (Radiyallahu anh) :
Ey Mii'minlerin Emiri! O fitne ile senin ne ili§igin var? §fiphesiz seninle o
fitne arasinda kilitli bir kapi vardir, dedi. Omer (Radiyallahii anh) :
O kapi kmlacak mi, yoksa a^ilacak mi? diye sordu. Huzeyfe (Radiyallahii anh) :
Hayir, kinlacak, diye cevab verdi. Omer (Radiyallahii anh) : Kinlan kapi
(agilan kapiya nazaran) hig kilitlenemez, dedi.
(§akik demistir ki 0 Biz Huzeyfe'ye *
Omer, kapmm kim oldugunu biliyor muydu? diye sorduk. Huzeyfe (Radiyallahii anh)
:
Evet, yarmdan once bu gecenin gelecegini bildigi gibi (biliyordu). Ben ona hie
yalan yanh? olmayan bir hadis rivayet ettim, dedi.
(§akik demi§tir ki:) Biz bunun uzerine kapinm kim oldugunu Huzeyfe*ye sormaya
cesaret edemedik de Mesruk'a: Sen Huzeyfe'ye sor, dedik. Mesruk ona sordu. O
da: (Kapi) Omer'dir, dedi."
3956) "... Abdurrahman bin Abd-i Rabbi'l-Ka'be (Radtyallahu ank)'den;
§6yle demi§tir:
Bir gun Abdullah bin Amr bin el-As (Radiyallahu anhuma) KaT-be'nin golgesinde
oturmus, basinda da halk toplannus iken ben onun yanina vardun. Abdullah'dan
(bu esnada) §unu i§ittim: Biz bir yol-culukta Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'in beraberinde idik. O, bir ara bir konakta konakladi. Bunun uzerine
kimimiz kendi ga-dinni kuruyor, kimimiz ok atisi yapiyor ve kimimiz otlanan
hayvam ile mesgul oluyordu. Bu sirada Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) 'in cagincisi "Haydin namaza" diye gag rid a bulundu. Biz de
hemen toplandik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayaga kal-karak bize
su hitabede bulundu:
•Benden onceki her peygamber uzerine kendi ummeti igin hayir bildigi §eyleri
onlara gostermesi ve §er bildigi §eylere karsi uyanp korkutmasi §uphesiz bir
hak, gorev oldu. Sizin bu iimmetinizin afi-yeti (yani dine zarar veren
geylerden selamette bulunmasi) evvelinde kihndi. Bu iimmetinizin son kismimn
basina bela ve hoslanmayaca-gimz bir takun isler muhakkak gelecektir. Sonra
oyle fitneler gelecek ki bazisi diger bazisim hafifletecek (yani sonra gelen
fitne bir onceki fitneden daha siddetli olacagmdan oncekini hafif
birakacaktir). Artik mu'min kul, tbir fitne geldiginde) : iste beni helak eden
fitne budur, der. Bir sure sonra o fitne gecer. Bunun arkasmda baska bir fitne
gelir ve mu'min kul: iste beni helak edici fitne budur, der. Sonra o fitne de
agilip gider. Artik kim cehennem ate§inden uzaklastinlmasi ve cennete
girdirilmesi kendisini sevindiriyorsa Allah'a ve ahiret gii-niine iman eder
halde iken oltimu gelsin ve insanlara, kendisine yap-malanni arzuladigi §eyleri
yapsm. Kim bir devlet bas.kamna bey'at edip ona elini vermis. (yani segmis.) ve
samimiyetle baglanmi§ ise artik olanca giicuyle ona itaat etsin. §ayet bundan
sonra baska bir devlet baskani gikip gelir de birincisi ile nizaa kalki^irsa
(yani isyan ci-karmak isterse) sonradan gelenin boynunu vurunuz.*
Abdurrahman bin Abd-i Rabbi'l-Ka'be demistir ki: Bunun uzerine ben ba§imi
toplulugun arasindan ileri sokarak (yani Abdullah (Ra-diyallahii anh) 'm
yakuuna sokularak) : Allah a§kina sana soruyorum, bu hadisi Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen kendin isittin (mi)? dedim. Abdurrahman
demistir ki: Bunun uzerine Abdullah (Radiyallahu anh), eliyle kulaklanna igaret
ederek: Bunu kulak-larun isitti* kalblm de belledi, iyice ezberledi,
dedi."
FlTNE
DÖNEMİNDE SABIR VE TEENNlYIU HAREKET ETMEK
3957) "... Abdullah bin Amr (bin el-As) (RadtyaU&hu anhiima)'dan
ri-vftyet edildigine gore; Resfilullab (Sallallahu Aleyhi ve SeUetn):
•insanlann elekten gegirilerek iyilerin gittigl, kdtulerin kaldifi, ahidlere
sadakat v« emanetlere riayetlerinin bozuldugu, ihtilafa dflg-tukleri (Resul-i
Ekrroa (SaUallaJW Aleyhi ve Sellem) ellerinin par-
maklanm biribirine gecirerek) ve §5yle olduklan bir yakin gelecek-te haliniz
nasil olacak?» buyurdu. Sahabiler:
Ya Resulallah! Anlattigm durum olunca biz nasil edelim? diye sordular. Resul-i
Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
«(Hak oldugunu) bildiginizi tutarsiniz. (Hak oldugunu)
3958) "... Ebfl Zerr(ri Gif&ri) (RadtyalMhu anh)'den;
§oyle dcmigtir: |k»6HiPfch-'(SaUaIlaha Aleyhi ve Sellem) (bir gun):
•Ya Eba Zerr! Evin (yani kabrin) kole kadar pahalanacak derecede gok insanin
Slum vukuati ile halin nasil olacak?. buyurdu. Ben:
Allah ve Resuluniin benim igin sectikleri hal (veya Ebu Zerr de-di ki: AlJah ve
Resulu en iyi bilendir)" olur, dedim. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) :
-Sabretmeye calis,- buyurdu. (Sonra) Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) :
(Ya Eba Zer!) *Mescidine gelip de (aghktan) yatagina donmeye gucun yetmeyecek
ve (agliktan) yatagindan kalkip da mescidine git-meye takatin kalnuyacak
derecede insanlann basina gelecek aghk ile halm nasil olacak?. buyurdu. Ebu Zer
demistir ki: Ben: Allah ve Resulu en iyi bilendir (veya Allah ve Resulunun
benim igin segtigi hal olur), diye cevab verdim.. Resul-i Ekrem (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) :
«(o donemde) iffetli olmaya devam et (yani dilenmekten veya helal olmayan
kazangtan kagin)» buyurduktan sonra:
*(Ya Eba Zer!) Hicarettt'z-Zeyt (denilen yer)
Allah ve Resulunun benim igin sectigi hal olur, dedim. Sonra Resul-i Ekrem
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
-Kendilerinden oldugun kimselere (yani kabilene veya bey'at et-tigin halifeye)
iltihak et,» buyurdu. Ben t
Ya Resulallah! Kihcimi alip da bunu yapanlan kihcimla vurma-yayim mi? diye
sordum. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
«O zaman sen bunu yapanlardn gunahinla ortak olursun. Ve la-kin kendi evine gir
(kapan,» buyurdu. Ben:
Ya Resulallah! Peki
-§ayet kihcm panltismin seni maglup etmesinden korkarsan ri-da (belden yukan
giyilen elbise)nin kenanm yuzune at (yani yuziinu ort) ki saldirgan kisi kendi
gunahi ve seni (oldurmen)in gunahi He ddnsun ve boylece cehenem halkindan
olsun,» buyurdu."
3959) "... Ebu Musa (el-E§'ari) (Radtyalldhu anh)'dtn; goyle
demigtir;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize i •Kiyamete yakin donemde
§iiphesiz bir here olur,» buyurdu. EbO Musa demlstir ki: Ben t
Ya Resulallah! Here nedir? diye sordum. O t
«Katildir,» buyurdu. Bunun uzerine bazi mflslumanlar:
Ya Resulallah! Biz su anda tek bir yilda mugriklerden §u kada-ruu olduriiruz,
dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu soze cevabem
•Here, mu§rikleri (yani Allah'a ortak koganlan) SIdurmek degll-dir. Lakin
bazmiz bazuiizi oldiirecek, hatta adam komgusunu, amca-smin oglunu ve akrabasuu
61diirecektir,» buyurdu. Sonra orada bulu-nanlann bazisi:
O gun akillanmiz beraberimizde (yani bagimizda) oldugu halde mi (biribirimizi
oldurecegiz)? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
•Hayir. O zaman (daki halk)in gogunun akillan almacak ve akil-siz bir takim adi
insanlar o donemin adamlan olacaktir,» buyurdu.
Sonra el-Es'ari (Radiyallahu anh) dedi ki: Allah'a yemin ederim ben o vaziyetin
bana ve sizlere yeti§ecegini (yani o gunleri gorecegi-inizi) cidden kuvvetle
samrim. Allah'a and olsun ki o vaziyet bize ula-s^rsa Peygamberimiz (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'in bize tavsiyesi-ne g6re ona girdigimiz gibi (sug iglemeden)
gikmamizdan basjea hic-bir cikar yol ne benim icin ne de sizler igin
vardir."
3960) "... Udeyse bint-i Uhban (bin Sayfi el-Gifari) (Radtyallahu
anhu-tnd)'dan; §6yle demi§tir:
AU bin Ebi Talib (Radiyallahii anh) buraya, Basra'ya gelince ba-bamin yamna
girdi ve (babama) :
Ya Eba Muslim! §u kavim aleyhinde bana yardim etmez misin (yani bana tarafdar
olarak savaga katilmaz misin) ? diye sordu. Ba-bam:
Yardunci olurum, dedi.
Benim dostum ve senin amcan oglu (Muhammed) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
muslumanlar arasmda fitne olacagi zamana dair bana tavsiyede bulundu. Onun igin
ben aga^tan bir kihg edinmekte-yim.
3961) "... Ebu Miisa el-E§'ari (Radtyallaku anh)'den rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
-Kiyamete yakin donemde karanhk gecenin (zifri) karanhk bd-liimleri gibi
(karanhk) muthis fitneler olacaktir. O fitnelerde adam mii'min olarak
sabahlayip kafir olarak aksamlayacak ve mu'min olarak aksamlayip kafir olarak
sabahlayacaktir. O fitneler (donemin)de (bir seye kansmayip) oturan ki§i,
ayakta durandan hayirhdir. Fitnelerde ayakta duran da yiiruyenden hayirhdir ve
fitnelerde yuruyen kisi de hizli gidenden hayirhdir. Bu itibarla (o doneme
yeti§irseniz) ok yaylannizi kirmiz, yay kirisjerinizi parampar^a ediniz ve
kili$la-nmzi tasa vurunuz (ki kinlsin veya korelsin).
3962) "... Muhammed bin Meslemft (Radtyallahu anh)'den
rivayet edil-digine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :Muhakkak
fitne, gruplasma ve ihtilaf olacaktir. Boyle oldugu za-man sen kihcini Uhud d
agin a gotur ve pargalanincaya kadar (ta§la-ra) vur. Sonra haksiz yere
oldurtilunceye veya normal olunceye kadar evinde otur,» buyurmustur.
(Muhammed bin Mesleme demigtir ki:) Sonra bu vaziyet oldu ve ben Resulullah
(Sallallahii Aleyhi ve Sellem)'in buyurdugu §eyi yaptim."
Not: Zevaid'de §6yle denilmi$tir :
3963) "... Enes bin Malik (Radtyalldku anh)'den rivayet edildigine gore;
Peygamber (Sattallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmustur:
«Kihclanyla kargila^ip ^arpi§an iki musluman yoktur ki katili de maktulu de
cehennemlik olmasin.-"
3964) "... Ebu Musa (el-E§'ari) (Radtyalldhii anh)'den rivayet edildigi-ne
gore; Resulullah (Sallallahu Alcyhi ve Sellem) :
«lki miisluman kihclanyla karsilasip carpi$tiklan zaman olduren de dldiiriilen
de cehennemdedir,» buyurdu. Sahabiler:
Ya Resulallah! §u katildir (anladik), ama maktulun gunahi ne-dir? diye
sordular. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
*O da (carpi§tigi) arkadagini oldiirmek istedi,* buyurdu."
3965) "... Ebu Bekre (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine gore;
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmu§tur:
•iki miisluman silahla biribirine hucum ettigi zaman ikisi de ce-hennemiu
kenanndadir. Bunlardan birisi arkadaguii oldiiriince ikisi de cehenneme
girerler.»"
^3966) "... Ebu t)mame (Radtyalldku anh)'den rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur:
•Allah katmda kiyamet giinii yeri kotii olan insanlardan birisi baskasrain
diinyasuu almakla kendi ahiret (saadet)ini gideren kul-dur.-"
3967) "... Abdullah bin Amr (bin el-As) (Radtyalldhu anhiim&ydan
rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallollaku Aleyhi ve Sellem) goyle
buyurdu, demigtir:
•Araplan kaplayan bir fitne olacaktir. Oldurulenleri cehennem-dedir. O fitnede
dil, kihg darbesinden daha §iddetlidir.»"
3968) "... tbn-i Omer (Radtyalldhu anhiimdydzn rivayet
edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
•Fitnelerden uzak durun. Qiinku §uphesiz, fitnelerde dil (tesir ba-kimmdan)
kihg darbesi mislidir.»"
3969) "... Alkame bin Vakkas (Radtyaltdhu anh)'den rivayet
edildigi-ne gore:
E§raftan bir adam (bir gun) kendisine ugranus ve Alkame ona i
Sfiphesiz senln (bana) bir yakinligin var. Gercekten senin (be-
nim uzerimde) bir hakkin da vartUr. Ben senin su emirler (sunfi)yamna girdigini
ve onlann yamnda Allah'in diledigi kadar (yani bol bol) konugtugunu goriiyorum.
Halbuki ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkada§i Bilal bin
el-Haris el-Miizeni (Radiyal-lahii anh) 'den §u hadisi i§ittim:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Siiphesiz biriniz Allah'in
ho§nud oldugu (giizel) sozlerden bir sozu ula§tigi yiice mertebeye ula§acagini
sanmayarak soyleyiverir. Allah (Azze ve
Alkame (adama) : Artik vay haline (Devlet adamlanyla g6rii§tu-gunde) ne
soyledigine ve ne konu^tuguna bak, iyi dii$un. QunkU nice sozler var ki Bilal
bin el-Haris (Radiyallahu anh)'den i^ittighn ha-dis, beni o sozleri soylemekten
(c id den) menetti, dedi."
3970) "... Ebu Hiireyre (Radtyallahii anh)'dtn rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyht ve Selletn) goyle buyurdu, demi§tir:
Siiphesiz adam Allah'in gazabma sebeb olan sozJerden bir keli-me konusur. O
sozde bir beis, sakinca gormez. Sonra ondan dolayi ce-hennem atesinin yetmis
senelik mesafeli dibine duser.»"
3971) "... Ebu Hiireyre (Radtyalldhu anhyden rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) §oyle buyurdu,
demistir:
«Kim Allah'a ve ahiret gunune inaniyorsa hayir soylesin veya sus-
sun (faydasiz veya zararli soz soylemesin).»"
3972) "... Sufyan bin Abdillah es-Sakafi (Radtyallahii anh)'dtn; §oyle
demigtir:
Ben; Ya Resulallah! Sikica sanlacagim bir §eyi bana anlat (tav-siye buyur),
dedim. O:
«Rabbim Allah'tir, de ve istikametli ol (yani lslamiyetin dosdog-ru yolundan
sapma),» buyurdu. Ben:
Ya Resulallah! Benim hakkunda en cok korktugun §ey nedir? di-ye sordum. Bunun
uzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi (mubarek) dilinl tuttu.
Sonra;.
«Bu», buyurdu. (Yani senin hakkmda en Qok korktugum gey se-nin dilindir)."
3973) "... Muaz bin Cebel (Radtyalldku anhyden; §6yle
demigtir:
Ben bir yolculukta Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in beraberinde
idim. Bir gun yolda seyir halinde iken ben O'nun yaki-ninda bulundum ve:
Ya Resulallah!
•Sen cidden buyuk bir sey istedin ve suphesiz o sey, Allah'in mu-vaffak kildigi
kimseye kuskusuz kolaydir: Allah'a kulluk ederek O'na hi( bir seyi ortak
kosmazsin, namazi dosdogru eda edersin, zekati Sdersin, Ramazan orucunu
tutarsin ve Ka'be'yi hac (tavaf) edersin,* buyurdu. Sonra:
Dikkat et,
mu'minlerin semboludur).» buyurdu. Sonrat ^-ayetini ve devammi;
l>_A~Jv !y^ ^ ^yr a vanncaya kadar okudu.
Meali §6yledir: "Onlar (geceleyin namaz kilmak igin) yataklanndan
kalkarlar, korkarak ve umitvar olarak Rablanna yalvanrlar ve ken-dilerine
verdigimiz nzaktan hayir y oil anna harcarlar. Artik i§ledik-leri salih
amellere kar$ilik onlar igin goz aydinhgi olarak saklanam hie kimse bilemez."
(Secde: 16, 17)
Dana sonra ResuM Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
«Bilmi§ ol ki
•§u anlattigimm hepsine sahib olmanin doniim noktasim
Haber ver, dedim, Bunun iizerine O, (miibarek) dUini eliyle tuttu ve sonra:
•§unu (yani dilini) aleyhinde (bulunmaktan) menedeceksin,* buyurdu. Ben:
Ya Nebiyyallah! Biz konu§tugumuz ;eylerden dolayi gergekten sorumlu tutulur
(mu)yuz? dedim. O:
«Bu isten gafletine §a§anm Ya Muaz. Dillerinin bi^tikleri (fayda-siz sdzleri)
nden baska bir §ey insanlan banian asagi cehenneme du-surur mfl?*
buyurdu."
3974) «... Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Setlem)'in zevcesi Ummii Ha-bibe
(Radiyallaku ankd)>dan rivayet edildigine gore; Peygamber (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem) §6yle buyurmujtur :
•tyiligi emretmek, fenaligi menetmek ve Allah (Azze ve
3975) "... Ibn-i f)mer (RadtyaUahu an/riima)\:\: Biz emirlerimizin ya-nma
girip bir siiz soyleriz. Sonra di^an giktigimiz zaman ba§kasini soyleriz.
denilmi§, ibn-i Omer (Radiyallahii anhuma) da :
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken biz bunu munafikhk
sayardik."
Not: Zevaid'de ?6yle denilmi^tir : Bunun senedi sahih olup ravilerl
giiveni-lir zS,tlardir,
3976) "... Ebu Hiireyre (Radtyalldhu an/r)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
•tnsanin (dini ve diinyasi bakirrundan) ihtiyar; duymadigi §eyle-ri terketmesi
onun muslumanliguun guzeliiklerindendir.>"
UZLET (TOPLUMDAN UZAK DURMAK,
1NZJVAYA CEKlLMEK)
3977) "... Ebu Hiireyre (Radtyallahu ank)'den rivayet edildigine gore;
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur :
-Insanlar igin hayirh ya§ayi§ Allah yolunda (cihad igin) sirtin-da ugarcasuia
ko§turacagi atmin yulanndan tutan (sava§a hazir bek-leyen) bir adanun
yasantisidir. O, korkulu bir dusman sesini veya dii§mana saldirma gagnsmi
isittigi her an atinin iistiinde ugarcasma firlayarak o sese dogru giderek
dlmek veya oldurmek alanlannda gazi veya sehid olmak ister ve hayirh hayat o
adamin hayatidir ki $u daglann tepelerinden bir tepenin iistiinde veya §u
derelerden bi-rinin iginde kuguk bir koyun surusu iginde bulunur. Namazini
vak-tinde ve usuliine uygun olarak kilar, zekatini oder ve dlunceye ka dar
Rabbine kulluk eder. Insanlardan yana da iyilikten ba^ka bir sey i§lemez.»"
3978) "... Ebil Said-i Hudrt (Radtyalla.hu ankyden rivayet edildigine
gore:
(Bir giin) : bir adam Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in yanina
gelerek:
insanlarm hangisi daha faziletlidir? diye sordu. Resul-i Ekrem
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
•
Ondan sonra kim? diye sordu. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Sonra derelerden bir derede (yani halktan uzak bir yere gekil-mi§ durumda) olan
insandir ki Allah (Azze ve
3979) "... Huzeyfe bin el-Yeman (Radiyallahii ank)yden rivayet edil-digine
gore; Resulullah (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) :
-Cehennem kapilannda (halki cehenneme) caginci (cehennem-lik) bir gurup olacak.
Kim o davetcilere icabetle o kapilara giderse davetciler o kimseyi cehenneme
atarlar (yani cehenneme girmesine sebep olurlar)», buyurdu. (Huzeyfe demistir
ki) Ben:
Ya Resulallali! O gurubun vasiflanm bize anlat (tarif et), dedim. Resul-i Ekrem
(Sallallahii Aleyhi ve Sellem) :
•Onlar bizim milletimizden (veya Adem ogullanndan) bir ziimre-dir, dillerimizle
konusurlar», buyurdu. Ben:
Peki, o fitne devri bana erisirse nasil davranmami emredersin? diye sordum. O:
•Sen miislumanlann cemaatina ve imanuna (yani devlet ba$ka-nina) baglan,
(onlardan aynlma). Miislumanlann cemaati olmaz ve imamlan yoksa o firkalann
hepsinden uzakla§man bir agacin koku-nii lsirman suretiyle (me^akkatli) de olsa
olum saha eri§inceye ka~ dar, di§lerini sikarak firkalann hepsinden uzak
durmaya devam et, buyurdu."
3980) "... Ebu Said-i Hudri (Radtyalldhu a»A,)'den rivayet edildigine
go-re; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmu§tur:
«Musliimamn en hayirli malinin — kendi dinini fitnelerden koru-mak uzere — dag
ba§lannda ve yagi§ olan sahalarda guttugu davar-lardan ibaret olacagi zaman
yakuidir.*"
3981) "... Huzeyfe bin el-Yeman (Radtyalldhu awA/den rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
Bir takim fitneler olacak. O fitnelerin kapilan basinda cehennem ate§ine gagmci
kimseler olacaktir. Bir agacin kokunu lSinr halde 61-men onlardan birisine tabi
olmandan senin igin daha iyidir."
3982) "... EbO Hiireyre (Radtyallaku anA/den rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmugtur:
• (Akilh, zeki) Mu'min bir yilan deliginden iki defa sokulmaz.'*
3983) "... ibn-i Omer (Radiyalldhii ankumd)'dan rivayet
edildigine g3-re; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) goyle buyurmugtur:
(Akilli ve zeki olan) Mu'min bir yilan deliginden iki defa sokul-
HELAL
MI HARAM MI OLDUGU ŞÜPHEli ŞEYLERLE KARŞILAŞTlĞlNDA
DURMAK (SAKINMAK)
3984) "... Numan bin Be§ir (Radtyalldhii anhuma) minber iizerinde iki
parmagiyla iki kulagma i§aret ederek (yani bizzat kulaklanyla duydugunu
be-lirterek) :
Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve SellemJ'den su buyrugu isittim, dedi:
Helal olan (seyler) bellidlr. Haram olan (seyler) de bellidir. Helal ile haram
arasinda da (helal mi, haram mi oldugunu) gok kim-senin bilmedigi bir takun
siipheli seyler vardir. Bu itibarla kim gup-heli seylerden sakinnsa dinini
(noksanhktan) ve lrzim (yani §eref ve haysiyetini) — halkin dilinden —
kurtarmis olur. §upheli seylere dalan kimse de (igine girmek yasak olan beylik)
koru etrafinda (da-varlanni) otlatip koru iginde otlatmasi an meselesi olan
coban gibi harama diiser. Bilmis olunuz ki her htikumdann ozel bir korusu
var-dir, Dikkat ediniz, Allah'in (yer yuzundeki) korusu da haram ettigi seylerdir.
Haberiniz olsun, insanm viicudunda bir Iokmacik et par-gasi vardir ki iyi
oldugu zaman biitun cesed iyi olur, bozuldugu za-man da butun cesed bozulur.
Bilmis olunuz ki o et pargasi kalbtir."
İ Z A H I
3985) "... Ma^kil bin Yes^r (Radtyalldhii ankyden rivayet edildigine gore;
Resfilullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demigtir:
Here (fitne-fesad donemin)de ibadet etmek, benim yamma hlc-ret etmek gibi
(faziletli)dir."
3986) "... Ebu Hiireyre (Radiyallahii anh)yden rivayet
edildigine gore; ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu,
demi§tir:
Islam garib olarak basladi ve basladigi gibi (guniin birinde) garib haline
doniisecektir. Ne mutlu o garib (mu'min)Iere."
3987) "... Enes bin Malik (Radtyallahu ankyden rivayet edildigine
gore; ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurmu§tur:
Islam, suphesiz garib (gibi) ba§ladi ve (guniin birinde)
tekrar garib (gibi) olacaktir. Ne mutlu o garib (mu'min)lere/ *
3988) "... Abdullah (bin Mes'fid) (Radtyallahu anh)'den rivayet
edildigine gore; ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 50'yle buyurdu,
demi§tir :
Islam, stiphesiz garib olarak basladi ve (giiniin birinde) garib
hale doniisecektir. Ne mutlu garib (mu'min)lere.
ibn-i Mes'ud demistir ki: Garibler kimlerdir? diye soruldu. Re-sul-I Ekrem
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Kabilelerinden (Islamiyet igin) aynlip uzaklasanlardir, buyurdu."
FlTNELERDEN
SELAMETTE OLMASI UMULANLAR
3989) "... Omer bin el-Hattab (Radtyallahu anh)'den rivayet edildigine
gore:
Bit gun kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve SellemJ'in (Me-dine'deki)
mescldine gikti ve Muaz bin Cebel (Radiyallahu anh)*in Peygamber (Sallallaha
Aleyhi ve Sellem)'in kabri yaninda oturup agladigim gdrdfl. Sonra (ona) :
Senl a^latftn nedir? dlye sordu. Muaz (Radiyallahu anh):
Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) 'den isittigim bir sey be-ni
aglatiyor. Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den §u buyrugu
i§ittim, dedi.
§iiphesiz riyanm azi (bile) sirktir, (yani Allah'a ortak ko§mak-tir). Kim Allah'in
bir velisine du§manhk ederse giiphesiz Allah ile sa-va§maya gikmis. olur.
Allah; itaatkar, takva sahibi ve halktan uzak duran 6yle kullanm gergekten
sever ki, onlar goriilmedikleri zaman aranmazlar (yani halleri ve yerlerinin
nasil oldugu kimse tarafindan soru§turulmaz). Hazir olurlarsa (meclislere ve
onemli iglere) gagtnl-maz ve taninmazlar. Kalbleri hidayet i§iklandir. Hep
tozlu ve karan-lik bannaklardan (veya gozumlenmesi zor sorunlann ustesinden)
gi-karlar."
3990) "... Abdullah bin Omer (Radtyallahu anhiimd)fdan rivayet edildi-gine
gore; Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) goyle buyurdu, demigtir:
insanlar, iglerlnde necib ve kullani§li bir tane pek bulamayaca-gin yiiz deve
gibidir."
ÜMMETİN
FIRKALARA BÖLÜNMELERI
3991) "... Ebfi Hureyre (Radiyalldhii ankyden rivayet
edildigine gSre; Resfilullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellcm) §6yle buyurdu,
demistir:
Yahudiler jetmi^ bir firkaya aynldi. Benim iimmetim de yetmis ug firkaya
aynlacaktir."
3992) "... Avf bin Malik (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demigtir:
Yahudiler yetmis bir firkaya aynldi. (Bunlardan) bin cennette ve yetmisi
atestedir. Hristiyanlar da yetmis iki firkaya aynldi. (On-lardan da) yetmis bir
firka ateste ve biri cennettedir. Muhammed'in cam (kudret) elinde bulunan
(Allah) a yemin ederim ki. benim iim-metim muhakkak yetmi§ iic firkaya
aynlacaktir. Bir firka cennette ve yetmi§ iki firka ate§tedir.
Ya Resulallah! Cennette olan firka kimlerdir? diye soruldu. O: (Sahabilerin
yolunda olan) cemaat, diye cevab verdi."
3993) "... Enes bin Malik (Radtyallahii anhy&en rivSyet edildigine
gb're; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 50'yle buyurdu, demigtir:
fsrail ogullan yetmi§ bir firkaya aynldi. Benim ummetim de §iip-hesiz, yetmi§
iki firkaya aynlacaktir. Bunlarm hepsi ate$tedir. Yalmz bir firka ate§te
degildir. O da (sahabilerin yolunda olan) cemaattir."
3994) "... Ebu Hureyre (Radtyallahii a«A/den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi$tir:
(And olsun ki) siz, kendinizden onceki (millet) lerin yoluna ku-lacji kula^ina,
ar^ini ar$imna ve
Sahabiler, Ya Resulallah! (O milletier) yahudiler ve hristiyanlar (mi)? diye
sordular. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Bunlar olmaymca baska
kimler olur? buyurdu."
MAL
FITNESi
3995) "... Ebu Said-i Hudrt (Radtyalldhii a»A>'den; §6yle
demi§tir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellexn) (bir gun) kalkip ce-maate soyle bir
konusma yapti:
•Hayir. AHah'a yemin ederim ki ey insanlarl Sizin igin korktu-gum sey ancak
Allah'in sizin igin gikaracagi dunya ziyneti (olan ser-)vet)dir.»
Bunun uzerine bir adam O'na:
Ya Resulallah! Hayir (yani mal nimeti) ser getirir mi? (ki endise-leniyorsun)
diye sordu. Bu sorudan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
«(Mutlaka) hayir (olan bir sey) sfiphesiz ancak hayir getirir. Ama mal
(mutlaka) j^yir nudir? (Bakiniz) Kfigfik irmagin (veya ba-har yagmurunun)
bitirdigi bitkilerin tumu (tikabasa yiyen hayva-m) kann §i5kinligiyle derhal
oldurur veya 5lttme yakla^torur. Fakat
(zararsiz) gayir yiyicisi hayvan (onu) yiyer, nihayet bdgurleri dolun-ca
(sis.ince) giineslenir, sonra kolayca tersler, i§er. Dana sonra gevis getirir
(ve boylece karnindakini hazmettikten) sonra tekrar (gayirh-ga) donup otlanir.
iste (bunun gibi) mes.ru yolla bir mal alan kim-seye o mal mubarek (bereketli)
olur. Gayr-i mesru yolla bir mal alan kimsenin durumu da yiyip de doymayan obur
kimsenin durumuna benzer.»"
3996) "... Abdullah bin Amr bin el-As (Radtyalldhu ankiim&ydan
riva-yet edildigine gore; Resfllullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellent) bir
gun :
Farfs (
yallahii anh) :
Allah'in bize emrettigi gibi sdyleriz (yani hamd, §iikur ederek ni-metlerin
artmasim dileriz), dedi. ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
•Veya ba§ka $eyler (soylersiniz - yaparsimz yahut haliniz ba§ka turlu olur).
Biribirinize (maddiyat igin) rekabet edersiniz, sonra ha-sedlesirsiniz
(gekememezlik edersiniz), sonra biribirinize sut ^evirip aynhrsmiz, sonra
biribirinize kin tutarsuuz. Yahut buna benzer hale dflsersiniz. Dana sonra
muhacirlerln zayiflanna giderek bazdanni bazdarnun boyunlan Qzerine kumandanlar
e4ersiniz>, buyurdu.
3997) "... Amr bin Avf —ki Amir bin Lliey ogullannin dostu olup Be-d!r
savajma Resfilullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemyin maiyyetinde katilmi§-ti—
(Radtyalldhu ff«A)'den; §oyle demigtir:
ResOluIlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Bahreyn (ahalisinin gayri
muslimlerinin) cizyesini getirmek uzere Ebu Ubeyde bin el-Cer-rah (Radiyallahii
anh) i oraya gonderdi. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) savas etmeksizin
Bahreyn ahalisiyle bans akdederek baslarma el-Ala bin el-Hadrami (Radiyallahii
anh) 'i vali tayin etmis-ti. Sonra Ebu Ubeyde Bahreyn'den bir mikdar cizye
maUni (Medine-i Munevvere'ye) getirdi. Ensar Ebu Ubeyde'nin geldigini isittiler
de Re-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde sabah nama-aani
kumaya birden geliverdiler. ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazi
bitirince aynldi. Ensar da (o esnada) Ebu Ubeyde've kar§i ciktilar. Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sell em) onlan gorfin-ce guliimsedi. Sonra:
-Ebu Ubeyde'nin Bahreynden bir hayli mal getirdigini i§ittigini-zi saniyorum?»
buyurdu. Ensar:
Evet, Ya Resulallah, dediler. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
«§ad olunuz ve sizi sevindirecek nimetleri (bundan boyle de her zaman) umunuz.
Vallahi (bundan sonra) size fakirlik halinin gele-ceginden hip korkmam ve Iakin
sizler icin korktugum §ey, sizden on-ceki iimmetlerin oniine diinya (nimetleri)
nin yayildigi gibi sizin 6nu-nuze de yayilmasi ve onlann biribirierini
cekemeyip diinyahgi ele ge-cirmek icin yan§tiklan gibi sizlerin de aym $ekilde
biribirinize dus> meniz ve nihayet dunyabgm onlan helak ettigi gibi sizleri
de helak et-mesidir.»"
KADINLAR
FITNESi
3998) "... Uslme bin Zeyd (Radiyallahu anhiimd)'dan
riv&yet edildigine gore; Resfilullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle
buyurdu, demi§tir:
«Benden sonra erkeklere kadmlardan daha zararli bir fitne (se-bebi)
biraknuyorum.***
3999) "... Ebu Said (Radtyattdhu anh)'den rivayet edildigine
gore; Re-sulullah (Sail alia hii Aleyki ve Sellem) §6yle buyurdu, demigtir:
Her sabah iki melek i Erkeklere kadinlardan dolayi yaziklar ol-sun ve kadinlara
erkeklerden dolayi yaziklar olsun, diye baginr."
4000) "... Ebu Said(-i Hudri) (Radtyallahu ank)'den rivayet edildigine
gore:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayaga kalkarak (halka) bir hitabede
bulundu. Hutbcsinde buyurdugu sozlerden biride su idi t
Siiphesiz, diinya (mah ve nimetleri) ye§il ve tath (meyve gibi ga-bukga guriimeye,
gitmeye mahkum veya gtizelligiyle cazib)dir. Ve Allah sizleri dunyada cskl
ummetlere gOphesiz halife kildi da nasil amel edece^inize bakar. Dikkat ediniz
de dunya (ya dalmakJdan sa-kininir ve kadmlar (in fitnesin)den korununuz."
4001) "... Ai§e (Radiyallahii awAdJ'dan; §oyle demigtir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) Mescid'de otururken Muzeyne
(kabilesin) den sfislu, Mescid'in ichide (bile) ete-gini suriiyup boburlenerek
yfirttyen bir kadm (Mescid'e) girdi. Bu-nun uzerine Peygamber (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) sSyle buyurdu s
Ey insanlar! Kadinlannizi Mescidte gittiklerin) de suslfi elbise giymekten ve
boburlenmekten menediniz. Cttnkfi israil ogullan, ka-dmlan mescidlerte
gittiklerin) de sfislfi elbise giyip boburleninceye kadar
lanetlenmediler."
4002) "... Ubeyd isimli Mevli Ebi Ruhm (RadtyaMhii ank)'den
rivayet edildigine gore:
Ebfi Hareyre (Radiyallahu anh), gfizel koku sfirOnmfls olup Mescid'e gitmek
isteyen bir kadina rastlami? ve t
Ey Cebbar (olan Allah)in cariyesi! Nereye gitmek istiyorsun? dl-ye sormu$.
Kadin da:
Mescid'e, diye cevab vermis. Ebfi HOreyre (Radiyallahu anh) : Ve onun icin mi
gfizel koku surfindun? deyince kadin t
Evet, demi§. (Bunun uzerine) Ebfi Hureyre (Radiyallahu anh) : Ben,
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den su buyrugu suphesiz isittim,
demistir t
Her hangi bir kadin gfizel koku surundiikten sonra mescid'e (gitmek uzere
evinden) fikarsa (o kokuyu giderici) boy abdesti ahncaya kadar hip bir namazi
4003) "... Abdullah bin Omer (Radiyallahu anhumdydan rivayet edildi-gine
gore: Resulullah (SqUailahu Alcyfii vc Sclletn) (kadm cemaatine) :
Ey kadinlar toplulugu! Sadaka veriniz ve cok istigfar ediniz (yani giinahlanmzi
bagisjanmasim gok isteyiniz). CCinkii ben sizlerin ce-hennem halkimn
gogunlugunu te§kil ettiginizi gordiim, buyurdu. Bu-nun uzerine kadm cemaatinden
akh ba$inda biri t
Ne giinahuwz var ki cehennemliklerin cogunlugu biz kadinlanz Ya Resulallah?
diye sordu. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) :
Siz (§una buna) cok lanet eder ve kocaniza karsj nankdrluk (ya-ni nimetlerini
inkar) edersiniz. Akil ve dini noksan olanlardan hie birinin akilu bir kimseye
sizin kadar galebe caldigim gdnnedim, buyurdu. Kadin :
Ya Resulallah! Akil ve din noksanligi nedir? diye sordu. Resul-1 Ekrem
(Sallallahii'Aleyhi ve Sellem) :
Akil noksan ligin a gelince: Iki kadinm §ahidligi bir erkegin §ahid-ligine
denktir. iste bu (denklik hiikmu), aklm noksanhgindandlr. Ka-din (hayiz
nedeniyle) gunlerce namaz kilmaz ve Ramazan ayinda (hayiz suresince) orug
tutmaz. iste bu da dinin noksanhgind»ndir (yani noksanhgidir.)"
4004) "... Ai§e (Radtyalldhii anhaydan rivayet edildigine gore kendisi
Resulullah (SattaUahu Aleyhi ve SeUem)'den §u buyrugu i$itmi$tir:
Sizin (halki hidayete) davet edip de gagnniza icabet (veya sizin dua edip de
4005) "... EbQ Bekir (Radtyaltdhii anh)'den rivayet
edildigine gore (bir giin) Allah'a hamd ve sena ettikten sonra §b'yle demi§tir:
Ey insanlar! Siz;
"Ey iman edenler! Siz kendinize dii§ene bakiniz. Hidayet yolun-da
oldugunuz zaman sapitan kimse size zarar veremez." (Maide 105) ayetini
okuyorsunuz (ve hiikmuniin genelligini sanarak iyiligi emret-meyi ve fenahgi
menetmeyi birakiyorsunuz). Halbuki biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Selleml'den §u buyrugu muhakkak isjttik:
Suphesiz, insanlar kotu bir §eyi gorup de menetmedikleri zaman Allah'in onlara
umumi bir ceza vermesi cabuklasir (veya yakinla§ir).
4006) "... Ebft UJ>eyde (bin Abdniab bin Mes'ftd)
(RadtydWtU
md)'dan rivSyet edildigine gore; Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Settem)
§oyle demigtir:
Israil ogullan igine (din bakimmdan) eksiklik girince adam (din) karde$ini
gunah Qzerinde goriir ve onu o gunahtan menederdi. Son-ra ertesi gfin olunca
(giinahkar), karde$inin (bir giin once) isjedigi-ni gordugu gunah; adanu, o
(giinahkar) kardesjyle beraber yemek yemesine, beraber i^mesine ve onunla siki
fiki olmasina mani olmazdi. Bunun sonucunda Allah onlann bazilanmn kalblerini
diger bazUan-mn kalblerine
"tsrail ogullanndan kafir olanlar Davud'un ve Meryem oglu UX-nin diliyle
lanetlendiler. Bu, giinah i§lemeleri ve a§in gitmelerinden-dir."
(78)
■
"Onlar yaptiklan fenaliklardan birbirlerini abkoymazlardi. Yap-makta
olduklan cidden ne kotu §ey idi." (79)
"Sen onlann cogunun (Mekke'deki) kafirleri (putperestleri) dost
edindiklerini gorursiin. Nefislerinin kendileri i^in Snlerine surdii-gu §eyler
en kotudiir. Allah onlara gazab etti ve onlar azab iglnde de-vamh
kalicilardir." (80)
"
(Siz muslumanlar) zalimin kollanndan tutup onu (batildan) hak-ka egdirmedikge
hayir (azabtan kurtulamaz veya mazur sayilamaz-siniz), buyurdu.
Bu hadisin mislini ... senediyle Abdullah (bin Mes'ud) (Radiyal-lahii anh)
vasitasiyla da Peygamber (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) '-den rivayetle de bize
Muhammed bin Bes^Ar tahdia ettL"
4007) "... Eba Sa!d-i Hudrt (RatUyaltthU anA^dea rivftyet
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkip bir hutbe irad etmis ve
hutbesinde buyurdugu buyruklardan biri de:
Bilmi§ olunuz ki sakin halkin korkusu herhangi bir adami hakki bildigi zaman
onu soylemekt
4017) "... Ebu Said-i Hudrt
(Radiyallahu ank)*den rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Alcyhi ve
Sellem)'den §u buyrugu i§itmi§tir:
Allah kiyamet gunii kulu §uphesiz sorguya q;eker. Hatta: Dine aykrn durumu
gdrdugunde kar§i ?ilup giderm«kten seni ahkoyan §ey nedir? diye soracaktir.
Sonra Allah bir kula (savunma) delilini tel-kin fve lutuf) buyurdugu zaman kul
(kendini savunmak uzere) §6y-le der:
Ya Rabbi! Ben senin merhametini (musamahani) umdum ve ,in-sanlardan korktum
(yani dine aykin durum kar§isinda susmayi bu nedenle tercih ettim)."
4018) "... Ebu Musa (el-E§'ari) (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Alcyhi ve Scllcm) :
Muhakkak Allah zalime bir sure mehil verir (derhal cezalandir-maz). Sonra onu
yakalayinca artik bir daha salivermez, buyurdu ve
bunun arkasinda: life 'j*5 ^yiil oil li] ^J i±\ *iUJSj = "Ve
leketlerin halki zuliim ederken senin Rabbin onlan yakalayinca ya-kalamasi i§te
boyle (elemli, cok acikh) olur." (Hud 102) ayetini okudu."
4019) "... Abdullah bin Gmer (Radiyallahu anhumd)'dan; §6yle
demi§tir:
Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) bize yonelerek §oyle buyurdu:
Ey muhacirler cemaata! Be§ §ey vardir ki onlarla mubtela olaca-ihuz zaman (hig
bir hayir kalmaz). Ben sizlerin o §eyler (donemin)6 eri§menlzden Allah'a
sigininm (O §eyler gunlardir) :
Bit milletin iqinde zina - fuhu§ ortaya ^kip nihayet o millet bu su?u aleni
olarak i§Iediginde, mutlaka iglerinde taun hastahgi ve onlardan 6nce gellp
gegmi$ milletlerde vukii bulmami§ hastaliklar yayilir.
Ol?a ve tarbyi eksik yapan her millet mutlaka kithk, ge?im si-kmtisi ve
ba§lanndaki hukumdarm zulmii ile cezalandinlirlar.
Mallannin zekatim vermekten imtina
Allah'in ahdini ve Resuliinun ahdini (yani du§manla yaptiklan andla§mayi) bozan
her milletin ba$ina mutlaka Allah kendilerinden olmayan du§maiu musallat eder
ve du§man o milletin elindekinin ba-zisini ahr.
Ve imamlan (yani devlet adamlan) Allah'in Kitabi ile amel et-meyip Allah'in
indirdigi hukumlerden iglerine geleni segtikge (yani diger hukumleri
uygulamadikga) Allah onlann azabnu kendi arala-nnda kilar (yani; ig fitne,
fesad ve anargi gibi azablarla tazib eder)."
4020) "... Ebu Malik el-E§'ari (Radtydtt&ku an*)'den rivayet ediWigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, d(imi§tir:
Benim ummetimden bazi insanlar muhakkak i?ki igip ona adm-dan ba^ka isim
takacaklar. Ba$ u^lannda ^algilar galmacak ve ^ar-kici kadinlar §arki - tiirkO
siiyleyecekler. Allah onlan yere batirsin ye onlardan maymunlar, domuzlar
yapsin (veya Allah onlan yere bati-racak ve onlan maymunlar, domuzlar §ekline
donu§turecektir)."
4021) "... BerS. bin Azib (Radiyallahii anJt)'den rivayet
edildigine gore; Resulullah (SaHallahii Aleyhi ve Sellem);
,
•Onlara Allah lanet eder ve lanetgiler lanet eder» buyurarak: (Lanetgiler)
yerde yuriiyen hayvanlardir, diye
Not: Zevaid'de ?dyle denilmi$tir : Bunun senedinde el-Leys bin Selim bu-lunur.
Bu ravi zayiftir.
4022) "... Sevban (Radtyallahu awA/den rivayet edildigine gore;
Resfi-lullah (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demijtir:
Birr (hayir, iyilik etmek, akrabalarla iyi ili§kiyi surdurmek)den ba^ka hig bir
s.ey omru arttirmaz. Duadan ba^ka hig bir §ey kaderi geri dondiirmez. §iiphesiz
ad am, i§ledigi gunah yiiziuiden de nzkm-dan mahrum birakilir."
BELA
(MUSfBET VE SIKINTTLARA) KAR§I SABRETMEK
4023) "... Sa'd bin Ebi Vakkas (Radtyalldhii ankyden; §oyle
demigtir : Ya Resulallah! Hangi insanlann ba§ina gelen bela daha §iddetli olur
dedim. O (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Peygamberler, sonra sirayla (Allah katmda) riitbece en iistun olanlar. Kul;
dindarhgmin (kuvvetliligi ve zayrfligi) durumuna gore belaya ugrar.
4024) "... Ebu Said-i Hudri (Radtyalldhii anh)'den; goyle
demi§tir:
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) humma hastahgindan yatakta iken yamna
girdim. Sonra elimi O'nun uzerlne koyunca ha-raretini Srtuntin ustiinde
ellerimde hissettim ve:
Ya Resulallah! Atesjnin §iddetine hayret ederim, dedim. O: •Biz (peygamberler)
boyleyiz. Bizim igin bela kat kat fazla olur ve sevabi da bizim igin (bu
oranda) kat kat fazla olur», buyurdu. Ben:
— Ya Resulallah! Hangi insanlar en giddetli belaya ugrarlar? diye sordum. O:
•Peygamberler*, buyurdu. Ben:
(Onlardan) sonra kimler? dedim. O:
•Sonra salih (yani^dini emirleri yerine getirip gunahlardan uzak duran takva
sahibi) insanlar. Onlardan herhangi biri fakirlige cid-den 6yle mubtela olur ki
biiriindugu
4025) "... Abdullah (bin Mes'ud) (RadtyaUahu an/i)'6en; §oyle demi§tir:
Ben, ResuluIIah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem)'e, peygamberler-den birisinin
halini (gecmiste bize) anlatirken sanki §u and a bakiyor gibiyim. O peygamberi
kendi kavmi db'gmu§ (de
4026) "... Ebu Hiireyre (Radiyalldku anhyden rivayet edildigine gore; ResuluIIah
(SaUallahii Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demi§tir:
Biz (olulerin nasil diriltilecegi hususunda) §iiphe etmeye Ibrahim
(Aleyhisselam) 'dan daha layikiz: Hani Ibrahim, Ey Rabbim! Olii-leri nasil
diriltecegini bana goster, dedi. Allah da: Yoksa (buna) inanmadin mi? buyurdu.
O da: Hayir inandim ve lakin kalbim tat-min olsun-iyice kamp yati§sin, diye
(istedim) dedi.
Allah, Lut (Aleyhisselam)'a da rah met eylesin. Hakikatta o, (mi-safirlerini
kavminin kotu emelinden korumak igin) pek muhkem bir sigmaga (Allah'a)
siginiyordu.
4027) "... Enes bin M£lik (Radtyalldhu anh)'den; §6yle
demi§tir:
Uhud giinii (sava§) olunca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) 'in
rebaiye di§i kinldi, basi yanldi,
4028) "... Enes (Radtyallahu anhydtn rivayet edildigine gore:
Bir giin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Mekke haikinm bazisinin
salduisina ugrayarak kana boyanmis., tizgiin halde oturmus vaziyette iken
yanina Cebrail (Aleyhisselam) geldi ve:
Bana §u mu§rikler (soyle) yaptilar ve (boyle) yaptilar, buyurdu. Cebrail (O'na)
:
(Cektigin sikintilan hafifletmek uzere yiiksek mertebeni ve yuce gerefini
gosteren) bir i$areti
Evet. Bana goster, buyurdu. Bunun uzerine Cebrail (Aleyhisselam) derenin
ilerisindeki (dikili) bir agaca bakarak §u agaci (yanina) gagir, dedi. Resul-i
Ekrem de agaci gagirdi. Agac da gelip oniinde durdu. Cebrail tPeygamber
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e:
Agaca soyle de geri gitsin, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahii Aleyhi ve Sellem)
de agaca sbyledi ve agac ta eski yerine vanncaya ka dar geri gitti. Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
(Bu alamet) bana yeter, buyurdu."
4029) "... Huzeyfe (Radtyalldhu cn/t/den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahii Aleyhi vc Sellem) §oyle buyurdu, demi§tir:
Musluman oldugunu soyleyenlerin hepsini bana sayuuz, buyurdu. Biz:
Ya Resulallah! Biz alti yuz ila yedi yilz arasinda (buyiik cemaat) oldugumuz
halde bize bir kotiiluk edilecek diye korkuyor musun? de-dik. Bunun uzerine
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
5iiphesiz siz bilemezsiniz. Bir takim belalara maruz kalmamz umulur, buyurdu.
Huzeyfe demi$tir ki: Sonra basimiza oyle bela geldi ki bizden adam namazini
(bile) ancak gizli kilmaya basladi."
4030) "... tibey bin Ka'b (Radtyalldhii anh)'den rivayet
edildigine gore kendisi Resulullah (SaUallahii Aleyki ve Sellem)'den rivayetle
§oyle demigtir:
Resul-i Ekrem (SaUallahii Aleyhi ve Sellem), geceleyin (mi'raca)
goturiildugunde giizel bir koku duyarak i
Ya Cebrail! Bu guzel koku nedir? diye sormug. Cebr&U (Aleyhis-Iselam) dei
Bu, ma§rta (kadinlann sagim iyi tarayia kadin), iki ofelu ve ko-casimn kabrinin
kokusudur. Bunun ba$langici (ve sebebi) gflyle oWu i Hizir (Aleyhisselam)
lsrail ogrullannin esrafindan idi ve yol guzerga-hinda manastuinda oturan bir
rahib yardi. Hizir (oradan ge^tikge) rahib online ^ikip ona tslamiyet'i
Ogretirdi. Sonra Hizir ergtnlik ca^i-na vannca babasi onu bir kadinla
evlendirdi. Hizir da kadina (Isla-miyet'i) dgretti ve kimseye duyurmamasi igin
kadindan s6z aldi. Hi-zu* kadinlara yakla^mazdi. Hizir bir sure sonra kadim
bosadi. Aradan bir zaman ge^tikten sonra Hizir'i babasi baska bir kadinla
evlendirdi. Hiar bu kadina da (tslamiyet'i) ogreterek (durumu) kimseye naber
vermemesi igin ondan sdz aldi. Sonra bu iki kadindan biri sir sakla-di. Fakat
digeri Hizirdn muslumanhgi ve bu konudaki propagandas!} aleyhinde ifsaatta
bulundu (boylece verdigi ahdi de bozmu? oldu). Bunun uzerine Hizu* oradan kagip
nihayet denizdeki bir adaya varcb. (Adada) odun toplayan iki adam karsidan
gelerek Hizir'i gdrdOIer. Bunlardan birisi onu gordugiinu kimseye sdylemedi.
Fakat diger adam bunu if§a ederek: Ben Hizar'i gordum, dedi. Seninle beraber
onu klm gdrdu? diye soru sorulunca adam: Falan kisi (benimle beraber onu
gordu), dedi. Bunun uzerine o kisiye de soruldu. Fakat o kisi Hizir'i gdrduguna
gizledi (yani gdrmedim dedi). Onlann diniiide yalan s6y-leyeni dldurme hukmu de
vardi. Bilahare sir saklayan adam, sir sak-layan kadinla evlendi. Sonra bu
kadin Fir'avn'in bir kizinin sagmi tararken tarak aniden dii§uverdi. Kadin da t
Flr'avn, helak olsun, diye beddua ettt Kiz da gidip babasma haber verdi. Kadinm
iki oglu
ve kocasi vardi. (Bu ailenin musluman oldugunu sezen) Fir'avn on-lara haber
gondererek dinlerinden (Fir'avn'in dinine) donmeleri i$in
Not: Zevaid'de §6yle denilmi$tir : Bunun senedinde Said bin Be?ir var. Buhari
bu ravi ile ilgili olarak: Bunun hifz-i belleme dunimu hakkinda konu^ur-lar,
demi§tir. Ebu Hatem de: Bunun dogruluk durumunda oldugunu babamdan ve Ebu
Zur'a'dan i$ittim ve : Rivayeti huccet-delil olur mu? diye sordum. Babam lie
Ebu Zur'a: Hayir, dediler, diye bllgi vermi^tir. Ba$kalan ise bunun zayif
ol-dugunu soylemiijtir.
4031) "... Enes bin Malik (Radtyallahu awA^'den rivayet edildigine gore;
ResuluIIah (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurmu§tur:
Sevabin goklugu belanin buyuklflguyle beraberdir. Allah bir top-lumu sevdigi
zaman §uphesiz onlan (sikinti-musibet ve belalarla) imtihan eder. Artik kim bir
(imtihan edildigi bela ve musibetlere) raa gosterirse AlJah'm nzasi (ve bol
sevabi) o kimseyedir. Kim de (imtihan edildigi bela ve musibetlere) ofkelenir
(ilahi hukme nza gdster-mez) ise Allah'in gazabi (ve azabi) o kimseyedir/'
4032) "... Ibn-i Omer (Radiyallahu ankiitn&ydan rivayet edildigine
gore; Resulullah (SdllaUahu Aleyki ve Sellem) §6yle buyurdu, demigtir:
Halk arasina girip de eziyetlerine sabreden mfl'minin sevabi, halk arasina
girmeyen ve onlann eziyetlerine sabretmeyen mil'minin se-vabindan daha
fazladir."
4033) "... Enes bin M£lik (Radtyalldhu ank)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (SdllaUahu Aleyhi ve Sellem) gdyle buyurdu, demi§tir:
09 $ey vardir Id, kimde bulunursa o kirns© imamn tadim (ravl Bindar demigtir
ki: 1man halavetini) bulur i
Herhangl bir adanu sirf Allah f(in seven kimse, Allah ve Restl-lu kendisine her
§eyden 50k sevimH olan kimse ve Allah kendifinl
kflfflrden kurtardiktan sonra (dunyada canh iken) ate$e atilmasi kuf-re
gitmesinden kendisine daha sevimli olan (yani ate$e diri olarak atilmayi kufre
gitmeye tercih eden) kimse.**
4034) "... Ebu'd-Derda (Radiyallahu anhy&zn rivayet edildigine gore;
gdyle demi§tir: Dostum Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana §u
tav-siyede bulundu:
Param parga edilsen ve (ate§te) yakilsan bile Allah'a hi^bir §e-
yi ortak etme (yani can tehlikesini atlatmak igin bile kufur belirtisini §eklen
de olsa gdsterme) ve hi? bir farz namazi bile bile birakma. Cflnkfl kim bir
farz namazi kasith olarak (yani unutmak gibi §er'i mazeret olmaksizin)
birakirsa zimmet (yani ilahi teminat) kendisin-den uzaklasnu? olur. l$ki de
igme, ?anku i^ki her gerrin anahtandn*."
ZAMANIN
(FlTNE VE BELALAR DOLAYISIYLA)
4035) "... Muiviye (RadtyaHahii anh)'den; goyle demigtir: Ben,
ResOlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den §u buyrufeu
•BelA ve fitneden ba^ka dflnyamn hig bir §eyi kalmadi.*"
4036) "... Ebii Hiireyre (Radiyalldhii anh)yden riv^yet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §Syle buyurdu, demigtir:
Insanlar fizerine yagmurunun bollugu, fakat veriminin azbgiyla aldatici yillar
gelecektlr. O donemde yalanci adam dogrulanacak, dogru adam yalanlanacak, hain
adama guvenilecek, giivenilir adam hain-likle itham edilecek ve kamu i$inde
ruveybida adam soz sahibi ola-caktir. (Riiveybida nedir? sorusunu: Onemsiz,
bilgisi kit adam, diye cevabladi)."
4037) "... Ebu Hureyre (Radtyaltdhii anh)'dtn rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demi;tir:
Nefsim (kudret) elinde bulunan (Allah) a yemin ederim ki alam kabrin yanina
ugrayip da dinden dolayi degil, sirf ugradigi bela bu-naltisindan dolayi kabir
uzerine biiruliip t Ah ke§ke bu mezar sahi-binin yerinde ben olsaydim, diye
temennide bulunmadik^a dunyanin sonu gelmeyecektlr."
4038) c... Ebu Hureyre (Radtyallaku «»A)'den rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) joyle buyurdu, demi§tir:
(lyi) kuru hurraa ise yaramayan adisinden ayiklandigi gibi mu-hakkak siz de
ayiklanacaksimz. Boylece iyileriniz (olup) muhakkak gidecek ve ser olanlanmz
kuskusuz kalacaktir. iste (o donemde 61-meye) gucuniiz yetecekse oliiniiz
(yani olmek ya§amaktan hayirh
olur)."
4039) •*... Enes bin Malik (Radiyallakii an/t)'den rivayet edildigine gore:
Resulullah (Salfallahii Aleyki ve Selicm) §6yle buyurdu, demi§tir :
(Dine ve sunnete sanlmakla ilgili) is gittikce gticlesecek, diinya gittikce
(gergek miislumanlara) sirt cevirecek, insanlann cimriligi, ihtirasi gittikce
fazlalasacaktir. Kiyamet ancak insanlann §er olan-lannm ba§ina kopacaktir.
Mehdi (yani her bakimdan hidayet uzere olan zat) ancak Meryem oglu
isa'dir."
^ Not: Zevaid'de $fiyle denilrai?tir : El-Hakim bu hadisi bu senedle
el-MUsted-rek'te rivayet ettikten sonra : Bu hadis §afii'nin tek ba?ina rivayet
ettigi hadls-lerden sayihr. Halbuki Byle de&ildir. CtinkU ba?kasi da
rivayet etmi$tir. SUyflti bu husus hakkmda geni^ sfiz sfiylemijtir. El-Hafiz tmadU'd-DIn
bin Kesir'den naklen verilen bilginin Szeti ?udur : Bu hadis, ^afii-niu seyhi
Muhammed bin Halid el-CUn-dl es-Sagani el-MUezzin'e ait olarak me§hur olmustur.
Halbuki bunu ondan rivayet edenler bir ki5i degildir. ?afU'den ba?ka klmseler
de bunu ondan rivayet et-znl^tir. Ve bu zat mechul bir kimse degildir. Ibn-i
Muln'in onun gtlvenilir olduSunu sdyledigl nakledilnu>tir.
KIYAMET
ALAMETLERi
4040) "... Ebu Hiireyre (Radtyalldhu anh)'den rivayet
edildigine gore: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki parmagini (ki
seha-det parmagi ve orta parmaktir) birle§tirerek:
Ben ile kiyamet gunii §u iki parmak gibi ba'solundum (yani pey-gamber olarak
gonderildim)."
4041) "... Huzeyfe bin Esid (Radtyalldhu ankyden; §oyle
demigtir:
(Bir gun) biz (sahabiler) kiyamet giinu konusu hakkinda (kendi aramizda)
muzakere ederken Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yukanmizdaki bir
odadan inip uzerimize geldi ve i
On alamet vuku buluncaya kadar kiyamet kopmayacaktir i Dec-cal, duman ve
gunegin batidan dogmasi."
4042) "... Avf bin Malik el-E§cai (Radtyalldhu aMAJ'den;
§6yle demijtir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebuk savasinda deri-den (mamul) bir
gadirda iken yamna gittim ve cadinn kapisinm onun-de oturdum. Resulullah
{Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
(Cadira) gir Ya Avf, buyurdu. Ben:
Vucudumun tiimuyle mi (gireyim)? Ya Resulallah, dedim. O:
Viicudunun tiimiiyle (gir), buyurdu. Sonra:
Ya Avf, kiyametin kopmasi yaklastigi siralarda (onun alametle-ri olmak uzere
§u) aralikh meydana gelecek alti seyi belle: Birisi be-nim oliimum, buyurdu.
Avf demi§tir ki: O, boyle soyleyince ben sid-detli uzuntiimden perisan oldum.
Sonra O:
De ki: Bu, bir. Sonra (ikincisi) Kudiis'un fethi. Sonra (ugunciisu) icinizde
meydana gelecek ve Allah'in onunla sizin coluk gocuklannizi ve nefislerinizi
§ehid edip amellerinizi temizleyecegi bir hastaliktir. Sonra (dordunciisu)
iginizde (gokga) mallar olur. Hatta bir adama (kargihksiz) yiiz dinar (altin)
verilir de o (bunu az goriip) ofkelen-meye ba§liyacaktir. (Be§incisi) aramzda
meydana gelecek oyle bir fit-ne ki icine girmedigi bir miisluman evi
kalmayacaktir. (Altmcisi) sonra sizinle
4043) "... Huzeyfe bin el-Yeman (Radtyallahu anhiim&ydan rivayet
edil-digine gore; Resfllullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu,
demigtir:
Siz imammiTi (devlet baskamnizi) Sldurmedikce, lohclannizXa birbirinizle
cata§madikca (yani aranizda ig savas olmadakga) ve dun-yaniza (hukumdarhguuza,
mallanniza) ser olanlanniz (zorla el koy-makla) mirasgi olmadikca kiyamet gunu
kopmayacaktir."
4044) "... Ebu Hureyre (Radtyallaku enh)'den; §oyle demi§tir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gun halkdn yarar-lanmasi) igin
acik bir yere ciktiydi. O esnada bir adam O'nun yanina gelerek i
Ya Resulallah! Kiyamet ne zaman kopacakhr, diye sordu. Bunun uzerine Resul-i
Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Bu hususta kendisine soru sorulan zat, soru sorandan daha bil-gili degildir.
Velakin ben
bilmedigi be? §eye dahildir, buyurdu. ResOIulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
bundan sonrat
Lukman suresinin 34. ayetini okudu."
4045) "... Enes bin Malik (Radtyalldhu <z»A)'den; gbyle
demigtir:
Dikkat ediniz ben size Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'-den isittigim
dyle bir hadis rivayet edecegim ki benden sonra big bir kimse onu (ResClulIah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den i§itmi§ olarak) size rivayet etmeyecektir. Ben
o hadisi (bizzat) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den (kulagimla)
isittim:
(Alimlerin olmesi suretiyle) ilmin kaldinlmasi, cehaletin ortaya tikip
cogalmasi, zinanin yayginlasmasi, igkinin (aleni olarak) igihne-si ve elli
kadimn bir tek erkek bakam olacak derecede erkeklerin (sa-yisinin azahp)
gitmesi ve kadinlann (cogunlukta) kalmasi sflphesiz kiyametin
alametlerindendir."
4046) "... Ebu Hiireyre (Radtydtl&hu ank)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyki ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
Firat nehri altindan blr dagi ortaya gikarmadik^a kiyamet kop-mayacaktir.
insanlar o altin iizerine (gati§ip) olduriilecek ve on in-sandan dokuzu
oldiirulecektir."
Not: Zev^id'de ?5yle denilmi?tir : Bunun senedi sahih olup rftvileri gOveoi-lir
z&tlardir. Ebfi D&vOd*un rivayet ettigi me tin;
Firat'in altin hazinesini ortaya fikarmasi zamani yakla?iyor. Her Um 0 orada
bulnnursa ondan bir ?ey almasin* ?efelindedir.
4047) «... Ebfl Hiireyre (Radtyalldhu anhyden rivayet edildigine
gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Settem) §6yle buyurmu§tur:
Mai dolup tasmadikga, fitneler meydana gelmedikge ve here $o-galmadikga kiyamet
kopmayacaktir. Orada bulunanlar i
Here de nedir? Ya Resulallah diye sordular. O uc defa: Oldurmedir. OldOrmedir.
Oldurmedir, buyurdu."
4048) "... Ziy^d bin Lebfd (Radtyalldhu onh)'den; §byle
demigtir:
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir §ey anlatarak: Bu, ilmin gitmesi
(yok olmasi) zamaninda olur, buyurdu. Ben: Ya Resulallah! Kur'an'i okudugumuz,
evladimiza onu okuttugu-muz ve evladimiz da kiyamete kadar kendi evladina onu
okutacagi halde Him nasil gider (yok olur)? dedim. Resul-i Ekrem (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) :
Anan seni kaybedesiye (ydni Hayret
Not: Zevaid'de $0yle denilmi^tir: Bunun senedi sahlh olup ravilerl gtive-nlllr
Kfttlardir. Fakat sened munkatidir (yanl rAviler zinciri kopuktur). QimkQ
Buhart, et-Tarihu's-Sftglr'de :
4049) "... Huzeyfe bin el-Yeman (Radtyalldhu anhumd)'dan rivayet
edil-digine gore; Resulullah (SallaUakii Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu,
demigtir:
Elbisenin nakisi eskiyip gittigi gibi tslamiyet de eskiyip gider. Hatta oruc.
nedir, namaz nedir, nusuk (yani hac ve umre ibadeti) ne-dir ve sadaka nedir
bilinemeyecektir. Allah (Azze ve
Huzeyfe bin el-Yeman bu hadlsi rivayet edince, (orada bulunan) Sila kendisine:
O ya$nlar namaz nedir, orug nedir, nusuk (yani hac ve umre ibadeti) nedir ve
sadaka nedir? bilmezken "La ilahe illallah" kelimesi onlara bir yarar
saglaraaz, dedi. Huzeyfe, SUa'run bu sdzunu cevab-siz biraktL Sonra Sila bu
sdzu Huzeyfe'ye karsi uc defa tekrariadi. Her defasinda Huzeyfe onun s5zttnu
kargiliksiz birakti, ona bakmadi. Ni-hayet a?iincii defasindan sonra Huzeyfe,
Sda*ya ddnerek fig defa i
Ya Sila! Tevhid kelimesi onlan (ebedi) atesten kurtanr, dedi."
4050) "... Abdullah (bin Mes'ud) (Radtyalldhu ank)'den
riv&yct ediWi-gine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle
buyurdu, demijtir:
Kiyametin kopmasina yakin zamanlarda 6yle gunler olur Id illm o gunlerde
kaldinlir, cehalet o gunlerde iner ve here o gunlerde co-. Here de oldurmc
olayidir."
40S1) "... Ebfi Musa (el-Es'ari) (Radiyallahu owAJ'den
rivayet edildigi-:ie gore; Resulullah (Sallallaku Aleyhi ve Sellent) §6yle
buyurdu, demigtir:
Sizin Snfinuzde §iiphesiz oyle giinler vardir ki cehalet o gunlerde ner, ilim o
gunlerde kaldinhr ve here o gunlerde cogahr. Sahabiler, Ya Resulallah! Here
nedir? diye sordular. O. Katildir (insan oldiirmektir), buyurdu."
40S2) "... Ebu Hiireyre (Radtyallahu anhyden rivayet edildigine gore;
Lesulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) :
Zaman yaklagir. Him noksanla§ir, §iddetli cimrilik kalblere konu-ir, fitneler
meydana cikar ve here cogahr, buyurdu. Sahabiler: Ya Resulallah! Here nedir?
diye sordular. O: Katildir (insan dldurmektir), buyurdu."
EMANETiN
(KALBLERDEN SiLiNlP) GiTMESl
4051) "... Ebu Must (el-E§'ari) (Radtyallaku mAJ'den
rivayet edildigi-ne gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle
buyurdu, demi§tir:
Sizin dnunuzde §uphesiz oyle gunler vardir ki cehalet o gunlerde Iner, ilim o
gunlerde kaldinlir ve here o gunlerde gogalir. Sahabiler, Ya Resulallah! Here
nedir? diye sordular. Oi Katildir (insan oldiirmektir), buyurdu."
4052) "... Ebu Hiireyre (RadtyaUdhu anh)y6en rivayet edildigine gore;
Resulullah (Saliallaku Aleyhi ve Sellem)
Zaman yaklasir, ilim noksanlasir, siddetli cimrilik kalblere konu-lur, fitneler
meydana gikar ve here cogalir, buyurdu. Sahabiler: Y4 Resulallah! Here nedir?
diye sordular. O i Katildir (insan oldiirmektir), buyurdu."
4053) "... Huzeyfe (bin el-Yem^n) (Radtyall&hu ankumaydzn; §6yle
demijtir:
Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) (emanet hakkinda) bize iki hadis
buyurdu: Ben bunlardan birisini (n haber verdigi duru-mu) gordum. DigerinHn
haber verdigi durumu) da bekliyorum:
Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) bize, emanetin erkek-lerin
kalblertnin cezrine (Tanaf isi dedi ki: Yani erkeklerin kalbleri-nin icine,
derinligine) indigini anlatti. Ve Kur'an indi. Biz Kur'an'dan bilgi aldik ve
siinnet'ten bilgi aldik.
Sonra Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) emanetin kaldi-nlmasini (yani
kalblerden silinmesini) da bize anlatarak:
Adam (gece) uykusunu uyur, (o uykuda iken) kalbinden emanet (alimp) kaldtnhr da
ertesi giin emanetin izi siyah bir leke izi gibi (ufacik) olur. Sonra adam
(tekrar gece) uykusunu uyur. (Bu kere uykuda iken) kalbinden emanet sdkulfip
alinir ve ertesi gQn emanetin izi balta sallayan igcinin avucundaki kabarcik
izi gibi olur. (Bu kabarcik) senin kendi ayaginin iizerinde yuvarladigin korun
meyda-na getirdigi kabarcik gibidir. Sen onu s.is.mis. goriirsun (yani yararb
bir geli§me hayal edersin). Halbuki o kabarcjgin icinde (yararli) hie bir sey
yoktur, buyurdu.
Sonra Huzeyfe (durumu izah igin) bir avue cakil ta§lanm alarak diz kapagi ile
ayagi arasindaki kisim iizerinde yuvarladi. (Sonra Huzeyfe hadis rivayetine
devamla dedi ki:) Resul-i Ekrem (Sallallahii Aleyhi ve Sellem) :
(Emanet kalblerden sokuldiikten) sonra insanlar sabahleyin au§ veri§ edecekler.
Fakat hie bir kimse emaneti oda etmeye yana§maya-cak (ve emin kimselerin sayisi
yok denecek derecede azalacak) gdyle ki: Falan ogullan icinde emin bir adam
var, denilecek ve bir adam lehinde : O, ne akilhdir, o ne kahramandir, o ne
nazikdir, denilecek. Halbuki (boyle ovulen) adamin kalbinde hardal tanesi kadar
iman yoktur, buyurdu.
(Huzeyfe dedi ki vallahi:) 6yle bir zaman ya§adun Id (o d6nem-de) hanginizle
ali§ veri§ ettigime bakmazdim (yani endlge duymaz-dim). Qiinku ah§ veri$
ettigim ki§i miislumansa mJislumanhg^ kendi-sini bana hiyanet etmekten muhakkak
menedecekti ve §ayet yahudl veya hiristiyansa onu bana hiyanet etmekten hakimi
menederdl. Ama bugiin ben falan ve filandan ba§ka hie bir kimse ile ans. verig
edemez oldum."
4054) "... lbn-i dmer (Radtyalldhu onhum&)'dan rivayet
edildigine gore; Resfilullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) §oyle buyurdu,
demi§tir:
Allah (Azze ve
KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERi
4055) "... Huzeyfe bin Esid Ebi Serlha (RadtyaU&hU <mk)'den; goyle
demigtir:
(Bir gun) biz (sahabiler) kiy&met gflnu (halleri) hakkinda (ken-di
aramizda) muzakere ederken Resulullah (Sallallaha Aleyhi ve Sel-lem)
(yukanmizdaki) bir odadan inip ilzerimize geliverdl ve t
(§u) on bUyiik alamet vuku bulmadik^a kiyftmet kopmayacaktir i Gflne§in bati
tarafindan dogmasi, Deccal, Duhan, Dabbe (tu'l-Ard), Ye'cuc ile Me'cuc ,tsa bin
Meryem'in (gokten inip meydana) ^lkmasi, biri doguda, biri batida ve bin Arap
yanmadasinda olmak fizere fig Husuf (yani arz'in gokmesi) ve Ebyene'nin Aden
memleketinln en uzak yerinden qtiap insanlan Mah§er (yerin) e sevkeden 6yle bir
ateg ki insanlar geceleyince o da onlarla beraber geceler ve insanlar 6gle
vakti uyuyunca o da onlarla beraber uyur."
40S6) "... Enes bin Milik (Radtyattaku anhyden rivayet edildigine gS-re;
Resfllullah (SaUallahu Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demigtir:
(§u) alb §ey gelmeden once (ibadet sayilan iyi) amelleri isleme-ye acele
ediniz; Giinesin bati tarafindan dogmasi, Duhan, Dabbetul-Arz, Deccal, her
biriniz© mahsus olan (oliim) ve (size verilecek) ka-
mu hizmeti."
4057) "... Ebfi Katade (Radtyalt&hu an A)'den rivayet edildigine gore;
Resuluilah (SaUallahu Aleyki ve Sellem) §5yle buyurdu, demigtir:
•Kiyamet alametleri iki yiizden sonradir.»"
Not: Zevfiid'da $6yle denHmi?tir: Bunun senedlnde Avn bin Omfire el-Abdl bulunur.
Bu rftvi zayif tir.
4058) "... Enesbin Malik (Radtyall&hu anh)'den rivayet
edildigine gore; Resfllullah (SaUallahu Aleyhi ve Sellem) §6'yle buyurmu§tur:
Btnim ummetini be§ tabakadir. (ilk) lark yil (da bulunanlar), ha yir ve takva
sahibidir. Sonra yuz yirmi yilina kadar onlann ardindan gelenler birbirierine
merhamet
Not: Zevaid'de soyle denilmistir : Buntin senedinde Yezld bin Eban er-Rak-fca$t
bulunur. Bu ravi zayiXtir. Suyutl demis ki: tbnti'I-CevzI bu hadlsi.de bundan
onceki hadls gibi mevzu hadislere dahil ederek bunun Kamil bin Talha yoluyla
Ubad bin Abdillah aracihgiyla Enes (R.A.)'den olan rivayetin asilsiz oldugunu
ve bu hadlsi uydurmakla itham edilen ravinin Ubad oldugunu s8ylemistir. Fakat
bu hadtsln ba?ka senedlerle de Enes (R.A.)'den rivayet edildigi acikhga
kavusmustur. Aynca hadlsi te^id
"... Enes bin Malik (Radiyallahu anhJ'den rivayet edildigine gore
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :
Benim ummetim be§ tabakaya aynhri Her tabaka kirk yd (surer). Benim tabakam ve
sahabilerimin tabakasi ilim ve iman sahibi olanlardir. Kirkinci yd ile
sekseninci yd arasina ait ikinci tabakaya gelince onlar hayir ve takva
sahibleridir, buyurdu demis. Sonra bu (yukardaki) hadisin mlslinl anlatti."
HUSOF (YERE BATMAK) BABI
4059) "... Abdullah (bin Mes'fld) (RadtyaU&kii onAJ'den
rivayet edildi-Jine gore; Peygamber (SallaUahu Aleyki ve Sellem) soyle
buyurmuftur:
Kiyamete yakin zamanda (bazi gunahkar insanlarda)
mesih (hayvan sfiretine gevirilme), yere batma ve ta§lanma (azabi)
olur."
4060) "... SehlbinSa'd (es-Saidi)
(Radtyallahuanhumd)'danrivfyetedii-digine gore kendisi Peygamber (Sallallahu
Aleyhi ve Sellemyden §6yle buyur-dugunu isitmi§tir:
Benim iimmetimln sonunda yere batraak, mesih (hayvan stlreti-ne) tevrilmek ve
ta§Ianmak (azabi) olur."
4061) "... Nafi (RadtyaUahu ankyden rivayet edildigine gore
bir adam (bir gun) tbn-i Omer (Radtyalldhu anhiim&ynm yanma gelerek :
Falan adam size selam eder, diyerek birisinin selamini teblig etti. (Fakat)
Ibn-i Omer (buna cevaben) :
O adamm dinden olmayan bir seyi dine soktugu haberi bana ulasb.
Benim ummetimde (veya bu ummette) mesih (hayvan suretine cevirilme), yere batma
ve taslanma (azabi) olur. Bu (ceza) kaderi In-kar edenler hakkindadir."
4062) "... Abdullah bin Amr (bin el-As) (Radiyalldhii anhum&)>dan
riv4-yet edUdigine gore; Resulullah (SaUottohu Aleyhi ve Sellem) soyle buyurdu,
de-migtir:Benlm Ommetimde yere batmak, mesih (hayvan suretine peviril-me) ve
ta§Ianma (azabi) olur."
BEYDA ORDUSU BABI
4063) "... Abdullah bin Safv&n (bin Cmeyye bin Halef) (Radtyatt&hii
anhumd)'dan; §oyle demijtir:
(Mu'minlerin anasi) Hafsa (Radiyallahu anha), bana ResflluUah (Sallallahii
Aleyhi ve SellemJ'den §u hadisi igittigini haber verdii
"(Son zamanlarda) Muhakkak bJr ordu su Ka'be'yi yikmayikas-dedecektir.
Nihayet o gtiruh Beyda denilen yere geldikleri zaman on-lann orta tabakasi yere
batinhr ve 6nde gidenleri arkadakilerine haykin§ta bulunur. Sonra onlar da yere
batixilir. Artik ka^p da ken-dilerinden haber verecek olandan baska onlardan
hig kimse kalmaz.*
(Abdullah bin Safvan) demistir ki: Sonra ttaccac (bin Yusuf un) ordusu gelince
biz o guruhun bu ordu oldugunu sandik. Sonra (bu or-dunun yere batinlmamasi
sebebiyle o giiruh olmadigi anla§ilmca) bir adam (bana) : Ben senin Hafsa
(Radiyallahii anha) adina yalan sdy-lemedigine ve Hafsa (Radiyallahu anha)'nin
da Peygamber (Sallal-lahu Aleyhi ve Sellem) adina yalan sdylemedigine sahidlik
ederim, dedi.M
4064) "... (Mu'minlerin anasi) Safiyye (Radtyalldkii a«Ad)'dan rivayet
edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Settem) :
<insanlar $u Ka'be'yi yikmak igjn sava$ etmekten vazgegmeye-cekler. Nihayet
bir ordu (bu maksadla) sava§maya gidip Beyda deni-len mevkie (veya hig bir
bitki olmayan dumduz bir araziye) vannca onlann 6nde gidenleri ve arkada
olanlan yere batinlir ve ortada olan* lar da kurtulamaz (yani hepsi yere
batinlir), buyurdu.
(Safiyye demigtir ki:) Ben:
•Allah (kiyamet giinu) onlan niyetlerine gore diriltir.*"
4065) "... (Mu'minlerin anasi) Ommii Seleme
(Radtyallahu
nvayet edildigine gore:
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yere batinlacak ordu-
dan bahsetti. Bunun Ozerine ttmmfi Seleme (RadiyaUahu anha) : Ya Hesulallah! O
ordunun icinde (kendilerine katilmaya) zorlan- kimse olabiUr (onun hali ne
olacak)? diye sordu. Oi Onlar (kiyamet gunu) niyetlerine g6re dlriltUirler
buyurdu."
4066) "... Ebu Hureyre (Radtyalldhu anhy&tn rivayet edildigine gore:
Resulullah (Sallattaku Aleyhi ve Sellem) §oyle buyurdu, demigtir :
Dabbe, Su ley man bin Davud'un muhru ve Musa bin imran'in asa-si
(Aleyhimesselam) beraberinde olarak gikar, asa ile mu'minin yu-zunu parlatir ve
muhiiru kafirin burnuna vurup damgalar. (Mii'mirv ile kafiri bu §ekilde
ayirdedecek) oyle ki oba halki toplanacak da bu: Ya mtt'min! diyecek, §u da: Ya
kafir! diyecektir.
Ebii'I-Hasan el-Kattan ...senediyle Hammad bin Seleme'den bu hadisin mislini
rivayet etti ve bir defasinda (son cumleyi) $dyle nak-letti:
(Oba halki toplanacak da) bu: Ya Mu'min! ve §u: Ya Kafir! diyecek."
4067) "■... Abdullah bin Btireyde'nin babasi (Bureyde bin e
(Radtyalldhu anhum&)'dan; §6yle demigtir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gun) benl ye yakm Badiye'de bir
yere gOturdii. Baktim ki etrafinda ki nan kupkuru bir yerdir. Sonra Resulullah
(Sallallahu Aleyh lem) :
•Dabbe, bu yerden gikacaktir», buyurdu. tv&ret buyumJ eni ve boyu birer
ibn-1 Bureyde demi§tir ki: Bundan birkac yil tonra haci Babam (o sahamn eni ve
boyu uzunlu&unda) bir asasmi Mi di. Baktim ki o asa benim bu asam ile $u ve
bu kadardir.**
4068) "... Ebfi Hiireyre (Radtyalldhu ankyden; §6yle demigtir:
Ben, ResOIuUah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den 9a buyururken i§ittim:
" .
•Giines battigi yerden dogmadikca kiyamet kopmayacaktir. O (battagi
yerden) dogup da insanlar onu gSrunce yer yuzunde olan (turn)
insanlar Iman edecektir. iste o zaman, daha Once Iman etmlf olmayan nig bir
kimseye (o gunku) imaninin fayda vermeyecejrf s»-mandir.*'*
4069) "... Abdullah bin Amr (bin el-As) (RadtyalldhU anhufii&ydaa
rivayet edUdigine gore; Resfflullah (Sallallahu Aleyhi ve SeUtm) goyle buyurdu,
demigtir:
Kiyamet alametlerinden ilk meydana gelecek olam gunesin battigi yerden dogmas
ve Dabbe'nin kusluk vaktlnde insanlara (yerden) cikmasidir.
(Ebu Zur'a demistir ki:) Abdullah (bin Amr bin el-As) : Arbk bu iki alametten
hangisi dlgerinden Once cikarsa digeri ona yakindir, dedi.
(Ebu Zur'a demistir ki:) Abdullah (bin Amr bin el-As) : Ben (bu iki alametten)
ilk cikacak olan alametin ancak gunesin battigi yerden Cikmasi oldugunu saninm,
dedi."
4070) "... Safv&n bin Assal (Radtyalldhii o«A)'den rivSyet edildigine
gore; Resulullah (Saliallahu Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
§uphesiz, gunesin battigi yer tarafinda yetmi$ yilhk mesafe genis.-liginde
acumi$ (durumda) bir kapi vardir. Giines o kapi tarafindan doguncaya kadar o
kapi tevbe (nin kabulii) icin daima acik olacaktir. Gunes o kapi tarafindan
dogunca, daha dnce iman etmis olmayan veya imaninda bir hayir kazanmi§ olmayan
hie bir kimseye (o gunkii) imam fayda vermeyecektir."
DECCAL'IN FtTNESi, MERYEM OGLU
İSA ALEYHiSSELAM'IN (iNiP) MEYDANA ÇIKMASI VE
YE'CUC iLE ME'CUCUN ÇIKMASI
4071) "... Huzeyfe (bin el-Yeman)
(Radtyallahii anhiim&)'dan riy edildigine gore; ResQluIlah
(Sallallahii Aleyhi ve Sellem) §5yle buyurdu, de-mi§tir:
Deccal, sol gdzu sakattir, sagi ?oktur. Beraberinde bir cennet ve bir cehennem
vardir. Onun cehenneml bir cennet, cennett de bir ce-hennemdir."
4072) "... Ebft Bekr-i Siddik (Radtyalldhu anh)'den; §6yle
demigtir: Resulullah (Sallallahii Aleyhi ve Sellem), bize Deccal'm doguda
Hurasan denilen bir yerden (lkacagim kendisine yuzleri deri lie kap-lanmis
kalkanlar gibi (yuvarlak, geni§, elmaciklan yuksek) kavim-lerin tabi olacaguu
beyan buyurdu."
4073) "... El-Mugire bin §ulbe (Radtyalldhu a*A)'den; §oyle
demigtir:
Hie bir kimse Peygamber (Sallallahii Aleyhi ve Sellem)'e Deccal hakkinda benden
daha fazla soru sormadi. (
-Deccal hakkinda ne soracaksin?* buyurdu. Ben:
Onlar (yani halk veya Ehl-i Kitab) diyorlar ki t §uphesiz yiyecek
ve icecek (maddeleri) yalniz Deccal'ui beraberinde bulunur, dedim.
O, buyurdu Id:
•Deccal, Allah nezdinde su (anlattigi)ndan ehvendir.-"
4074) "...
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sell em) bir gun (mescid'de) na-maz Joldi ve
(namazdan sonra) minbere gikti. Ondan 5nce Cuma gu-nu haric hi$ minbere
cikmazdi. Bu itibarla O'nun minbere cdunasi cemaate setin geldi (telaga sebeb
oldu). Arbk kimisi ayakta, kimisi oturuyor idi. O, oturun dlye cemaate eliyle
isaret ederek gdyle bu-yurdut
Vallahi size menfaat saglayici ne (ganimet mah gibi) bir ragbet igin ne de
(du§mana karsi tedbir almayi gerektiren) bir korku nede-niyle burada (sizi
toplayip) oturdum. Velakin Temlm-i Dari yanima geldi ve bana oyle bir haber
verdi kl o haber sevincten ve g5z ay-dinligindan dolayi benim dgle zamanindaki
uykuma mani oldu. Ben de peygamberinizin sevincini sizln uzerinize yaymayi
sevdim. Bilmi$ oiunuz ki: Temim-i Dari'nin bir amcasi oglu bana $u haberi
ilettii (Onlar bir vapurla denize agilnu§ iken) ruzgar onlan tanunadiklan bir
adaya siginmaya zorlanu§. Onlar da vapurun kayiklanna binerek adaya 9ikmi§lar.
Derken kirpikleri gok yogun (veya gok uzun), siyah bir $ey (hayvan) He
karguagmi^lar ve ona =
Sen nesin? demi§ler. O:
Ben, Cessase'yim, demi§. Onlar i
Bize (bir §eyler) anlat, demisjer. Cessase:
Ben ne size bir haber verecek, ne de size (bir sey) soracak du-rumdayim.
Velakin §u binayi gorduniiz. Oraya gidiniz. Qiinku o bina-da sizin ona haber
vermenize ve size haber vermeye gok istiyakh bir adam vardir, demis. Bunun
iizerine onlar binaya vanp adanun yani-na girmisler. Orada siddetli bir $ekilde
sikica baglanmis, Ozuntflsu-nu agiga vuran ve halinden cok sikayetgi, yas.li
bir adamla karsilas-mislar. Adam onlara:
Siz neredensiniz? diye sormu$. Onlar •. Sam'dan, demisler. Adam: Arablar ne
yaptilar? diye sormu$. Onlar:
Biz Araplardan bir gurubuz. Sen neyi soruyorsun? demisler. Adam, i
tcuiizde cdcan o adam (yani Peygamber) ne yapb? diye vonno^, Onlar:
(O Peygamber) hayir isledi. Bir kavimle mUcadele etti ve nettee-de
Allah O'nu o kavme galib kildi. Bugfin Arablann ist derll toplu-dur. Hepsinin
ilah'i birdir, dinleri birdir, demisler. Adam t
Zugar pinan ne yapti? diye sormus. Onlar:
Hayirh bir pinardir. Halk o pinar suyu lie ekinlerini sular, ara-zileri i^in
ondan su cikanrlar, demisler. Adam t
Her yil meyvesini verir, demisler. Adam:
Taberiyye gdlu ne yapti? diye sormus. Onlar:
Suyun goklugundan dolayi gol sahillerine tasiyor, demisler. Ravi demistir ki:
Adam bu haberler iizerine uc defa seslice derinden nefes alarak inledikten
sonra:
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Deccal ile ilgili bu haberi
naklettikten sonra) :
Benim sevincim buraya kadardir. iste bu belde Taybe'dir. Nefsim elinde
olan (Allah) a yemin ederim ki: Medine'de bulunan dar ve genis her yolun
basinda ve her duzluk ve dafein basinda tayftmete dek kihcim pekerek bekleyen
birer melek bulunur, buyurdu."
4075) "... Nevvas bin Sem'an el-Kilabi (RadtyaUdhu anhyden; §oyle
de-mi§tir:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir sabah Deccal'dan soz etti de onun
hakkinda algaltma ve yiikseltme yapti, hatta biz onu (Medine-i Munevvere'nin)
hurma bahgelerinin kenannda sandik. Sonra ak§amleyin Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'in yani-na vardigimiz zaman bizde meydana gelen o tela§i
anladi ve:
Haliniz nedir, (tela^hsiniz)? diye sordu. Biz de:
Ya Resulallahl Sabahleyin Deccal'den sfiz ettin ve onun hakkinda oyle alcaltma
ve yiikseltme yaptm ki biz onu hurma bahcesinin kenannda sandik, dedik. Bunun
uzerine O:
Deccal'dan baskasi sizin icin beni daha 90k endiselendiricidir: CCiinku) ben
iginizde iken c.ikarsa sizin oniinuzde onu ben yenerim, defederim ve §ayet ben
icinizde degil iken cikarsa herkes kendi nef-sini savunarak onu yenmeye cahsir.
Allah da her miisluman hakkm-da benim halifemdir (koruyucu ve yardimcidir).
Deccal cok kivircik sach bir genctir. Gozu yerinde duruyor (fakat sakattir).
Ben onu Ab-du'1-Uzza bin Katan'a benzetir gibiyim. Sizden kim onu gorurse,
aley-hinde Kehf suresinin ilk ayetlerini okusun (ki fitnesinden emin ol-sun).
O, §am ile Irak arasinda bir yoldan cikacak ve sagda solda hiz-la fesad,
bozgunculuk cikaracaktir. Ey AHah'in kullart (dinde) sebat ediniz, buyurdu.
Biz:
Ya Resulallah! Onun yeryiizunde kalma surest ne kadardir? di-ye sorduk. O:
Kirk gundiir. Bir giin bir yil gibi. Bir gun bir ay gibi. Bir gun bir Cuma
(yani bir hafta) gibi- Diger gunleri sizin giinleriniz gibidir, buyurdu. BiZ:
Ya Resulallah! Peki bir yil gibi olan giinde bize bir guniin nama-zi kafi
gelecek (mi)? dedik. O:
(Hayir!) Her giinduk namazlar) icin normal bir giin mi kt a run hesaplayiniz,
buyurdu. Nevvas demistir ki: Biz:
Deccal'in yeryiizunde siir'ati ne kadardir? dedik. O: Arkasindan riizgar esen
bulut gibidir, buyurdu ve (buyruguna devamla) Deccal bir kavmin yanina vararak
onlan (kendisini ilah olarak
Ya isa! Ben oyle bir takim kullanmi cikardim ki onlarla sava?-maya hig bir
kimsenin gucu yetmez. Sen de kullanmi Tur'a gdturup orada toplu halde onlan
koru, diye vahiy indirecek ve Allah, Ye'cuc ve Me'cuc'u gonderecektir. Bunlar
Allah'in buyurdugu gibi her tepe-den hizla sizacaklardir. Bu suretli onculeri
Taberiyye goltine ugrayacak ve icindeki suyu icecekler (suyu tiiketecekler).
Sonra geride olan-lan (O gole) ugrayacaklar ve: Bu golde muhakkak bir kere su
vanb, diyecekler. Allah'm peygamberl isa ve arkadaslan da (Tur daginda) mahsur
kalacaklar. Hatta onlardan birine bir 6kuz kellesi sizden bi-rinize bugiinku
yuz altindan daha makbul olacaktir. Sonra Allah'm peygamberi isa (Aleyhisselam)
ve arkadaslan Allah'a niyaz edecek-Ier. Allah da Ye'cuc ve Me'cuc uzerine
boyunlanna musallat olacak deve kurdu gdnderecek. Ve boylece Ye'cuc ve Me'cuc
bir kisinin 91-mesi gibi bir arada blniiis olacak lar. Allah'm nebisi isa ve
arkada?-lan da (Tur dagindan) inecekler de yeryuzunde onlann la§e^ pifr ka*
kusu ve kanlan ile dolmadik bir kanslik yer bulamayacaklar. But nun uzerine isa
(Aleyhisselam) ve arkadaslsn (yer yuziinun bunlardan temizlenmesi icin) Allah
Subhanehu'ya niyaz edecekler. Allah da boyunlan buht (cinsi) develerinin
boyunlanna benzeyen bir ta-kun kuslan Iaseler iizerine gonderecek ve kuslar
la§eleri tasiyarak Allah'in diledigi yere atacaklar. Sonra Allah onlara oyle
bir yagmur gonderecek ki ne bir kerpic bina ne de bir cadir (hicbir seyi) o
yag-murdan sakhyamiyacak (koruyamiyacak), yagmur boylece her ta-rafi yikayip
ayna gibi parlatacaktu*. Sonra yere: Oriinunu bitir, be-reketini de geri getir,
denilecektir. i§te o gun cemaat nardan yiye-cekler. O nar (tanesi) onlan
doyuracak ve onlar onun kabugu altui-da golgeleneceklerdir. Allah siite de oyle
bereket verecek ki yeni do-gum yapnus. deve kalabahk cemaate yetecek, yeni
dogum yapmis inek bir kabileye yetecek ve yeni dogurmus koyun - keci
akrabalardan olusan cemaate yetecektir. Sonra onlar bu halde iken Allah onlara
giizel bir riizgar gonderecek, o riizgar onlan koltuk altlanndan ya-kalayarak,
musluman olan herkesin ruhunu alacaktir. Diger insan-lar e§eklerin alenen
ciftlestigi gibi herkesin gozu oniinde cinsel ili§-kilerde bulunup duracaklar.
iste kiyamet bunlann ba$ina kopacaktir, buyurdu."
4076) "... Newas bin Sem'an (Radtyallahu ank)'den rivayet edildigine gore;
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) soyle buyurdu, demigtir:
Miislumanlar Ye'cuc ve Me*cuc'un (silah olarak kullandiklan) yaylanndan,
oklanndan ve kalkanlarindan yedi yil ate? yakacaklar-dir."
'
"
4077) "... Ebu Umame el-Bahili (Radtyallahii a«A)'den; §6
Resftlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kere bize ma yapti. Konu§masinin
gogu bize Deccal'i anlatan ve Wzi kindiran buyruk te§kil etti idi. Buyrugunun
bir
Allah'm Adem (Aleyhisselam)'in ztirriyetini yaratti^t ri yeryuzunde Deccal'in
fitnesinden daha bOyflk bir fttne tAnildt %e Allah'in gonderdigi her peygamber
iimmetini behemehal DeccAKm fitnesin)den sakindirdi. Ben peygamberlerin
sonuncusuyum. Siz de ummetlerin sonuncususunuz ve o (Deccal) c&re yok siz
(In d6nemi-niz)de cikacaktir.
Bunun uzerine Ummu §erik bint-i Ebi'1-Aker:
Ya Resulallah! Peki o giin Araplar nerde olacak? diye sonta. Oi
Arablar o gun azdir ve buyuk fogunlugu Beytu'l-Makdia (Ku-dus3te bulunacaktir.
tmamlan da saiih bir adam (olacak) tar. Him imamlan (Mescid-i Aksa'da) one
gegip onlara sabah namazuu laldi-racagi sirada sabahleyin onlann uzerine fsa
bin Meryem (Aleyhisse-lam) inecektir. Bunun uzerine isa (Aleyhisselam)'in dne
ge^ip cemaa-te namaz kildirmasi igin imam geri geri yurumeye ba§layacak. Fakat
isa (Aleyhisselam) elini onun omuzlan arasina koyarak: One ge^ de namaz kildir.
Qunku kamet senin i^in getirildi, diyecektir. Bunun uzerine imamlan onlara
namaz kildiracak, sonra imam namazi bitirince isa (Aleyhisselam) :
Kapiyi agmiz, diyecek ve kapi agilacaktir. Kapinin onunde Deccal, beraberinde
yetmi§ bin yahudi oldugu halde bulunacaktir. Hepsi siis-lu kihc kusannu^, ye^il
salh olacaktir. Deccal, isa (Aleyhisselam)'a bakinca tuzun suda eridigi gibi
eriyecek ve kac.maya ba§layacaktir. isa (Aleyhisselam) da (ona) :
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (konusjnasina devanv la) buyurdu ki:
Ve Deccal'in gunleri (devri) kirk yildir. Bir yili ya-nm yil gibi ve bir yili
ay gibidir. Ayi da bir hafta gibidir ve kalan giin-leri kivilcim gibi (hizh
gidicDdir. Biriniz (o giinlerde) sabahleyin Me-dinenin kapisi yaninda olur da
Medine'nin diger kapisina ak§ama ka-dar varamaz. Bunun iizerine O'na:
Ya Resulallah! O kisa gunlerde nasil namaz kilacagiz? diye so-ruldu. O .-
Siz namazi su uzun gunlerde nasil takdir (hesap) ettiginiz gibi o kisa gunlerde
de oylece takdir edersiniz. Sonra namaz kibniz, buyurdu. Resulullah {Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) (konusmasma devamla) buyurdu ki: isa bin Meryem
(Aleyhisselam) benim ummetim iginde (MuhammediJ, adaletli bir hakim ve
(yonetimde) adil bir imam ola-cak, haci kinp ezecek ve domuzu oldurecektir.
(Zimrmlerden) Cizyeyi kaldiracak ve zekati terkedecektir. Artik ne koyun, kegi,
sigir suriisii ne de deve siiriisii iizerine zekat memuru gahstinlmayacaktir.
Diis-manlik ve kin de kaldinlacaktir. Zehirli olan her hayvanin zehii de
sokulup ahnacaktir. Hatta kiigtik oglan gocugu, elini yilamn agzina sokacak da
yilan ona zarar vermeyecektir. Kugiik kiz gocugu da ars-lani kagmaya zorlayacak
da arslan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun - kegi siiriisti iginde
siiriinun kopegi gibi olacaktir. Kap su iie doldugu gibi yeryiizu barisla
dolacaktir. Din birligi de olacak, artik All ah tan baskasina tapilmayacaktir.
Ya Resulallah! Ati ucuzlatan nedir? diye sordular. O: Savas ichi ata ebedi
olarak (yani hig) binilmiyeccktir (giinku hig savas. olmayacaktir), buyurdu.
O'na:
6kuzun fiatini (bu kadar) pahahlastiran nedir? diye soruldu. O i Topragin
tamami surulecektir. Deccal'in cikmasindan evvel (kit-iigi) siddetli iic yil
bulunur, o yiUarda insanlann basina biiyuk bir ighk (felaketi) gelecektir.
Allah birinci yil buluta, yagmurunun iic-;e birisini tutmasim emredecek ve yere
bitkisinin iicte birisini tutma-juii (vermemesini) emredecektir. Sonra Allah
ikinci yil buluta em-•edecek, bulut da yagmurunun ucte ikisini hapsedecektir ve
Allah yere emredecek, yer de bitkisinin iicte ikisini hapsedecektir. Sonra
Allah uciincii yil buluta emredecek, bulut da yagmurunun tamamini
hapsedecektir. Artik bir damla yagmur yagmiyacaktir. Allah yere de emredecek ve
yer bitkisinin tamamini hapsedecektir. Artik yer yesil-lik diye hig bir sey
bitirmiyecektir. Artik gift tirnakh (gevi§ getiren) higbir hayvan kalmayip
hepsi helak olacak, Allah'm (yasamasim) diledigi hayvan harig, buyurdu. (Ona) :
O zamanda insanlan yasatan (azik) nedir? diye soruldu. O: Tehlil (yani "La
ilahe illallah"), tekbir (yani "Allahii ekber"), tes-bih (yani
"Siibhanallah") ve tahmid (yani "el-Hamdu lillah"). Bu
zi-kirler, insanlara yemek yerine gegirilecektir, buyurdu.
(Muellifimiz) Ebu Abdillah dedi ki: Ebii'l-Hasan et-Tanafisi'den isittim dedi
ki: Ben Abdurrahman el Muharibi'den §unu isittim: Bu hadis, okullarda gocuklara
ogretmfesi igin dgretmene verilmelidir."
4078) "... Ebu Hiireyre
(Radtyall&hu anh)'den rivdyet edildigine gore; Peygamber (Sallallahii
Aleyhi ve Sellem) §6yle buyurdu, demi§tir:
Isa bin Meryem (Muhammedi) adil bir hakim ve adaletli bir imam (devlet bagkani)
olarak (gokten yere) inmedikge kiyamet kopmaya-caktir. O, (indiginde) ha?i
kiracak, domuzu oldiirecek, cizyeyi kaldi-racaktir. Mai da o kadar cogalacaktir
ki hig bir kimse mal
4079) "... EL" **Kfd-i Hudri (Radtyjlahii ank)'den
rivayet edildigine gore ; Resulullah (Sallallahu A ltyhi ve Sellem) §oyle
buyurmugtur:
Ye'cuc ve Me'cuc fseddi) acilacak ve Allah Teala'nin;
onlar her tepeden hizla inecekler" aye-tinde buyurdugu gibi onlar cikip
yeryuziinu istila edecekler. Muslu-manlar da onlar (in saldinsm) dan dolayi
yerlerini birakip gerl c.ekl-lecekler. Hatta kalan miisliimanlar §ehirlerine ve
karalanna (sigin-mi§) olacak ve mevagi (devet sigir, koyun ve kegi) siirulerini
yanlan-na banndiracaklar (yani mer'aya gonderemiyecekler). Ye'cflc ve Me'cuc
(onciileri) nehire ugrayip yatagmda hig bir §ey kalmayacak §e-kilde suyunu igip
tiiketecekler. Olanlann arkasinda gelen geridekiler oraya ugrayacaklar ve
sozculeri: S^phesiz bu yerde bir kere su vardi, diyecek. Onlar yeryuzune hakim
olacaklar. Sonra sozculeri: Su insanlar yeryiizii halkidir, i§lerini bitirdik.
And olsun ki §imdi gok halki sava§acagiz, diyecek. Hatta onlardan bin harbesini
(kisa miz-rakiru) goge dogru firlatacak ve harbesi kana bulannu? olarak
done-cektir. Bunun uzerine onlar: Biz gok halkim da §iiphesiz dldurduk,
di-yecekler. Onlann boyle oldugu sirada Allah aniden deve kurdu suru-sune
benzer hayvanlar gCnderecek ve bu hayvanlar onlan boyunla-rmdan yakalayacak ve
onlar cekirge siirusunun olumu gibi oliip bir-birinin ustune yigilip
kalacaklar. Sabahleyin musliimanlar onlann ses sedasini i§itmiyecekler. Bunun
uzerine muslumanlar: Kim canmi feda edip onlann ne yaptigina bakacak?
diyecekler. Bunun uzerine muslumanlardan nefsini Ye'cuc ve Me'cuc'a oldiirtmeye
hazu-lami? durumda olan bir adam (sigindigi yerden) inecek ve Ye'cuc ile Me'cuc
guruhunu 61mu§ olarak bulacak. Bunun uzerine muslumanlara §6yle seslenecek:
Dikkat ediniz! Sizleri mujdeliyorum. Du§manlanniz 61mu§Ierdir. Bunun uzerine
muslumanlar (sigindiklan yerlerden) di-§an cikacaklar ve kttcukbag, buyukba?
hayvanlarini salrverecekler.
§inca, ba§lannda bulunan Amir i (kazi i§ini birakip) geri donunuz de Allah
Teala dilerse yann kazacaksiniz, diyecek ve onlar da insaallah diyecekler (veya
bas.lanndaki adam onlara: insaallah, deyiniz, diye-cek). Sonra (ertesi gun)
onlar seddin yamna varacaklar. Sedd onla-nn (bir giin once) biraktiklan
vaziyette olacak (yani agtiklan gedik oldugu gibi durmu§ olacak) ve onlar seddi
kazarak (agacaklan ge-diklerden) insanlann iizerine cikacaklar ve (vardiklan)
suyu icip tiiketecekler. Halk da onlardan (korunmak igin) kal'alanna -
siginak-lanna kapanacak. Bu kere onlar oklanni goge atacaklar. Oklan da ustii
kanla dolu olarak geri gelecek. Bunun iizerine onlar i Biz yerytt-ziindeki
halki kahrettik (onlara iistiin geldik) ve gok ehlini de yen-dik, diyecekler.
Sonra Allah onlarui boyunlanna musallat olacak de-ve kurdlaruu gonderecek ve
onlan bu kurdlarla oldiirecektir.
Resulullah (Sallaliahii Aleyhi ve Sell em) buyurdu kit Canim (kudret) elinde
olan (Allah) a yemin ederim ki yerdeki hayvanlar on-lann etleriCni yemek
sureti) ile muhakkak iyice semizlenecek ve me* meleri siit ile
dolacaktir."
4081) "... Abdullah bin Mes'ud (RadtyaUaku anhyden; goyle
demigtir:
ResuluUah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin (Mi'raca) g6-turiildugu zaman
Ibrahim, Musa ve isa (Aleyhimusselam) 'a rastla-di da kiyamet (gununun ne zaman
kopacagi) hakkinda muzakere ettiler. (Muzakereye) Ibrahim ile baslayarak
kiyamet (in ne zaman kopacaginh ona sordular. Konu hakkinda onun yamnda bir
bilgl ol-madi. Sonra Musa'ya sordular. Onun yaninda da konu hakkinda bir bilgi
olmadi. Bunun uzerine s5z isa bin Meryem'e verildi. O i Kiyame-tEn kopmasina
yakm seyler (olaylar) hakkinda bana bilgi verildi.
Ama kiyametin kopmasi (vaktini) Allah'tan baska nig kimse bilemez, dedikten
sonra Deccal'in gikmasun anlatti. Dedi ki i Sonra ben inip onu oldurecegim ve
bundan sonra halk memleketlerine dSnecekler. Bu kere onlann kar§isina Ye'cuc ve
Me'cuc gikacak ve her tepeden hizla gideceklerdir. Artik Ye'cuc ve Me'cuc
ugradiklan her suyu igip tuketecekler ve ugrayacaklan her seyi bozup alt ust
edecekler. Bunun uzerine halk feryad ederek Allah'tan yardim dileyecekler. Ben
de Allah'a dua ederek Ye'cuc ve Me'cuc'u oldurmesini dileyecegim. (Bu dilek
4082) Abdullah (bin Mes'ud) (Radiyalldhu a«A/den; §6yledemigtir:
Biz bir kere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in yamnda [ken Ha$im
ognllanndan bir gurup gene bize dogru geldiler. Sonra Peygamber (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) onlan gorunce (miibarek) ?6zleri ya§ doldu ve rengi degi§ti.
Abdullah demi§tir ki: Bunun uze-rine ben:
(Ya Resulallah!) Senin (mubarek) yuziinde arzulamadiguntz (ya-ni bizi uzup
endi^elendiren) bir degi$ikligi bir suredir goriiyoruz, de-dim. O da t
Biz 6yle bir ev halkiyiz ki, Allah bizim i^in ahirett dunyaya ter-cih etmi$tir.
Benim Ehl-J Beytim, muhakkak (ev halkim) benden sonra bela, kaipirilma ve
stirgune ugrayacaktir. Nihayet beraberinde si-irah bayraklar bulunan bir kavim
dogu tarafindan gelecek ve hayir (hukumdarlik) isteyecekler. Fakat istekleri
yerine getirilmeyecek. Bu-lun uzerine sava§acaklar ve onlara (Allah tarafindan)
yardim edi-ecek. Bundan sonra istedikleri (hukumdarlik) kendilerine verilecek,
'akat kendileri bunu
4083) "... Ebfl Said-i Hudri (Radtyalldhii anh)'den rivayet edildigine
gore ; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve SeUem) §oyle buyurmu§tur:
Cmmetim icinde el-Mehdi olacaktir. (Aranizda kalmasi) kisa tu-tulursa (kalacagi
sure) yedi (yil)dir. Kisa tutulmazsa (kalacagi sure) dokuz yildir. Benim
ummetim o devirde oylo bir refah bulacak Id o gune dek onun mislini kesinlikle
bulmami§tir. Yer, yemisUii (gida urunlerini) verecek ve insanlardan hie bir sey
saklamiyacak (ver-meznezlik etraeyecekltir. Mai da o gun cok birikmis
olacaktir. Adam kalkip t Yft Mehdi! Bana (mal) ver, diyecek. Mehdi de t Al,
diyecek-tir."
4084) "... Sevban (RadtyalWtu anh)'den rivayet edildigine
gore; Resu-lullah (SaUaUaJtu Aleyhi ve SeUem) $6yle buyurdu, demigtir:
4085) "... Alî (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre;
Resûluüah (Sallattahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
El-Mehdi, bizden, Ehli Beyt'tendir. Allah onu bir gecede İslah eder
(yâni tevbesini
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Buhârİ, et-Tarih'te
İbrahim bin Muham-med bin el-Hanefiyye'nin bu hadisinin arkasında:
Bunun senedi üzerinde düşünmek gerekir, demiştir. îbn-i Hibbân.
îbrâhim. bin Muhammed'i güvenilir râviler arasında
anmıştır. El-lclİ de onu güvenilir
saymıştır. El-İcli'nin beyanına göre Buhârİ :
Bunun rivayeti üzerinde düşünmek gerekir ve onun bundan başka
hadisini bilmiyorum, demiştir. îbn-i Muin ve Ebû Zur'a, bunun rivayetinde
bir beis olma* dığını söylemişlerdir. Râvi Ebû Davûd
el-Haferl'nin adı Ömer bin Sa'd olup Müslim, kendi Sahihinde onun
rivayetini almıştır. Senedin kalan râvileri güvenilir
zâtlardır.
4086) "... Said bin el-Müseyyeb (Radtyallâhü anh)'ûea;
Şöyle demiştir:
Biz (mü'mirilerin anası) Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâî'mn
yanında idik. Bir ara Mehdi baklanda müzâkere yaptık. Bunun üzerine
Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâ) : Ben, Resûluüah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) 'den işittim, buyurdu ki:
Mehdi, (kızım) Fâtıma'nın veled
(nesi) indendir."
4087) "... Enes bfc Mâlik (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle
demiştir:
Ben, Resûlullah (SaUaîlahü Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdu ki:
Biz Abdulmüttalib'in çocukları cennet halkının büyükleriyiz.
Ben, Hamza, AH, Ca'fer, Hasan Hüseyin ve Mehdi."
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hakkında
konuşulmuştur. Râvi AH bin Ziyadl ne güvenilir sayanı ne de
cerhedeni (tenkîd edeni) görmedim. Senedin kalan r&vUerl güvenilir
«atlardır.
4088) "... Abdullah bin el-Hâris bin Cezi1 ez-Zübeydî
(RadtyaUâhü atık)'-den rivayet edildiğine göre; Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
Doğudan bir takım insanlar çıkacak ve Mehdi için ortam
hazirlı-yacaklar, buyurdu. O, Mehdî'nin hükümdarlığını
kasdeder.
MELÂHIM (ŞİDDETLİ SAVAŞLAR VE ÇATIŞMALAR)
Melâhım: Melheme'nin çoğuludur.
Melhame, savaş meydanı veya şiddetli çatışma ve
savaşma demektir. En-
4089)' "... Hassan bin Atiyye (Radtyallâhü ankümâ)'dan; Şöyle
demiştir:
Mekhûl ve İbn-i Ebi Zekeriyyâ (bir kere) Hâlid bin Ma'dân
(Ra-dıyallâhü anhüm) 'un yanma gittiler. Ben de onlarla beraber gittim.
Hâlid bin Ma'dan, Cübeyr bin NÜfeyr (Radıyallâhü anh)'den bize hadis
rivayetinde bulundu. Hâlid bin Ma'dân dedi ki: Cübeyr (bir gün) bana i Bizimle
beraber Zi Muhmer (Radıyallâhü anh) 'a gel, dedi. Zi Mıhmer,
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemVin sahâbîlerinden bir adam idi. Ben de
onlarla beraber gittim. Cübeyr, Zi Mıhmer'e (Müslümanlar ile Rumlar
arasında yapılacağı haber buyurulan) barış
andlaşmasını sordu (hakkında bilgi istedi). Bunun üzerine
Z! Mıhmer: Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den şu
buyruğu işittim, dedi:
Rumlar sizlerle güvenceli bir barış andlaşmasını
yapacaklar. Sonra siz ve onlar (başka) bir düşmanla
savaşacaksınız ve zafer kazanıp, ganimet mallarım
alıp (savaştan) salimen çıkacaksınız. Sonra
savaştan dönüp nihayet tepeleri bulunan bir mer'aya varacaksınız.
(Orada) haç ehlinden (yâni hırıstiyanlardan) bir adam haçı
havaya kaldırarak t Haç (yâni hmstiyanlık dini) gâlib oldu, diyecek.
Müslfimanlardan bir adam da kızarak kalkıp (adamın elindeki)
haçı kınp ezecektir. İşte o zaman Rumlar barış
andlaşmasını bozarak şiddetli savaş -
çatışma için toplanacaklar.
4090) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü ««/?,)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (SallaÜahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
Melâhîm (çatışmalar - savaşlar) vuku bulduğu zaman Allah,
me-vâlîden öyle bîr ordu gönderecek ki atlar (inin cinsi)
bakımından
4091) "... Nâfi bin Utbe bin Ebî Vakkas (Radtyallâhü an A)'den rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmujtar r
Siz Arap Yarımadası (halkı) ile savaşacaksınız.
Allah orayı (size) fethedecektir. Sonra ramlarla
savaşacaksınız. Allah onlantn memleketini) de (size)
fethedecektir. Daha sonra Deccâl ile savaşacaksınız. Allah onu
da (size) fethedecektir (mağlûp edecektir).
Câbir (bin Semüre) demiştir ki: Bu itibarla ramlar fethedilme-dikçe Deccâl
çıkmaz,"
4092) "... Muâz bin Cebel (Radtyallâhü ank)'âen rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Setlem) şöyle
buyurmuştur:
Büyük savaş, Kustuntiniyye fethi ve Deccâl'ın çıkması yedi
ayda vuku bulur."
4093) "... Abdullah bin Büsr (Radtyattâhü anhümâ)'âan rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seüem) şöyle
buyurdu, demiştir:
Melhame (yâni büyük savaş) ve el-Medîne (yâni Kustuntiniyye) fethi
arasında altı yıl bulunur. Deccâl da yedinci yılda
çıkar." -■-
4094) "... Amr bin Avf (RadtyaUâhü anhyten rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallaltahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
Bevlâ (denilen yer) de müslümanlann düşmana karşı
sınırda nöbet bekleyen silâhlı kuvvetlerin en düşüğü
olmadıkça kıyamet kopma-yacaktır. Sonra O, (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) :
Yâ Alî,
Babam anam
Siz muhakkak Benü'l-Asfar (yâni rumlar) ile savaşacaksınız.
Sizden sonra gelenler de onlarla savaşacaktır. Nihayet Allah yolunda
hiç bir kınayanın kınamasından korkmayan, seçkin
müslümanlar olan Hicaz halkı onlarla savaşa çıkacaklar ve
teşbih ve tekbirle Kustun-tiniyye'yi fethedecekler. O güne dek mislini
elde etmedikleri öyle bol ganimet mallarını elde edecekler ki kalkanlarla
bölüşecekler. Gelen bir adam da (müslümanlara) : Şüphesiz Deccâl
sizin memleketlerinizde çıkıverdi, diyecek. Bilmiş olunuz ki o
haber yalandır. Artık o haberi tutan (yâni inanan)
pişmandır, terkeden (yâni inanmayan) da pişmandır,
buyurdu."
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedinde Kesîr bin Abdlllah
vardır. Şafii ve Ebû Dâvüd onun yalancı olduğunu
söylemişlerdir. tbn-İ Hibb&n da şöyle demiştir : O,
babası aracılığıyla dedesinden bir takım mevzu
hadisler rivayet etmiştir. O hadîsleri kitablarda zikretmek ve o adamdan
rivayette bulunmak helal değildir. Meğer ki hayret ve
şaşkınlık yönünde ola.
4095) "... Avf bin Mâlik el-Eşcat (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, deriıiştir :
Benü'l-Asfar (yâni rumlar) ile aranızda bir barış
andlaşması olacak. Sonra onlar bu andlaşmayı tek
taraflı olarak bozacaklar ve her bayrağın allında on iki
bin kişilik kuvvet bulunmak üzere seksen bayrak altında size
(savaş açmak için) gelecekler."
TÜRKLERLE SAVAŞMAK
4096) "... Ebû Hüreyre (Radtyaüâhü anh)'den rivayet edildiğine göre;
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
Siz, ayakkabıları kıl olan bir kavimle savaşmadıkça
kıyamet kop-mayacaktır ve siz gözleri küçük bir kavimle savaşmadıkça
kıyamet kopmayac aktır."
4097) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)7den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
Siz, gözleri küçük, burunları kısa - yassı ve yüzleri kat kat
deri ile kaplanmış kalkanlar gibi (etli) bir kavimle
savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır ve siz
ayakkabıları kıl olan bir kavimle savaşmadıkça
kıyamet kopmayacaktır."
4098) "... Amr bin Tağlib (Radtyallâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre kendisi: Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den
şu buyruğu işittim, demiştir:
Yüzleri yuvarlak ve geniş olan bir kavimle savaşmanız
şüphesiz kıyametin alâmetlerindendir. O kavmin yüzleri kat kat deri
ile kaplanmış kalkanlar gibi (kalın ve çok etliJdİr.
Kıl ayakkabı giyen bir kavimle savaşmanız da şüphesiz
kıyametin alâmetlerindendir.**
4099) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir:
Siz gözleri küçük ve yüzleri geniş - yuvarlak bir kavimle savaşmadıkça
kıyamet kopmayacaktır. Onların gözleri çekirge gözleri gibi olup
yüzleride kat kat deri ile kaplanmış kalkanlar gibidir. Kıl
ayakkabılar giyerler, deriden mamul kalkanlar edinirler ve atlarını
hurma ağaçlarına bağlarlar.'*
İslami Okul Okulların En Önemlisi