Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

KUR’AN’IN ÜSTÜNLÜKLERİ KİTABI 1.BAB—KURAN OKUYAN KİMSENİN ÜSTÜNLÜĞÜ - Kuranfazileti - Darimi

KUR’AN’IN  ÜSTÜNLÜKLERİ  KİTABI

1.BAB—KURAN OKUYAN KİMSENİN ÜSTÜNLÜĞÜ.. 189

2.BAB—"EN HAYIRLILARINIZ, KUR'AN'I ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLERDİR!". 198

3.BÂB—KUR'AN'I ÖĞRENDİKTEN SONRA UNUTAN KİMSE.. 199

4.BÂB—HATIRDAN HİÇ ÇIKARMAYARAK KUR'ANT KORUYUP GÖZETMEK HAKKINDA.. 200

5.BÂB—KUR'AN ALLAH'IN SÖZÜDÜR.. 202

6.BÂB—ALLAH TEALA'NIN SÖZÜNÜN DİĞER SÖZLERE ÜSTÜNLÜĞÜ.. 203

7.BÂB—KURANDA İHTİLAFA DÜŞTÜĞÜNÜZDE KALKIN (DAĞILIN!) 204

8.BÂB—KUR'AN OKUYAN MÜ'MİNİN DURUMU.. 205

9.BÂB—ŞÜPHESİZ ALLAH, BU KURAN İLE BAZI TOPLULUKLARI YÜKSELTİR, BAZILARINI ALÇALTIR ALLAH, KUR1 AN İLE BAZI TOPLULUKLARI YÜKSELTİR... 207

10. BAB—KUR'ANI DİKKATLE DİNLEMENİN FAZİLETİ. 207

11. BÂB—ZOR GELDİĞİ HALDE KUR'AN OKUYAN KİMSENİN FAZİLETİ. 208

12. BÂB—FATİHA SÛRESİNİN FAZİLETİ. 209

13.BÂB—BAKARA SURESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 211

14.BÂB—BAKARA SÛRESİNİN BAŞ TARAFI İLE KÜRSÎ AYETİNİN FAZİLETİ. 212

15. BAB—BAKARA SÛRESİ İLE ÂL-İ İMRAN SÛRESİNİN FAZİLETİ. 215

16.BÂB—ÂL-İ İMRAN SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 217

17.BÂB—EN'AM VE DİĞER SÛRELERİN FAZİLETİ. 219

18.BÂB—KEHF SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 220

19.BÂB—TENZİL-SECDE SÛRESİ İLE TEBÂREKE'NİN FAZİLETİ. 220

20.BÂB—TAHA SÛRESİ İLE YASİN SÛRESİNİN FAZİLETİ. 222

21.BÂB—YASİN SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 222

22.BÂB—HA-MİM-DUHAN İLE HA-MİM'LERİN VE MÜSEBBİHAT'IN FAZİLETİ HAKKINDA.. 224

23.BÂB—KUL YA EYYÜHE'L-KÂFİRÛN'UN FAZİLETİ HAKKINDA.. 225

24.BÂB—KUL HÜVELLAHU EHAD'IN FAZİLETİ HAKKINDA.. 226

25.BÂB—MUAVVİZETAN'IN FAZİLETİ HAKKINDA.. 229

26. BÂB—ON AYET OKUMANIN FAZİLETİ. 230

27.BÂB—ELLİ AYET OKUYAN KİMSE.. 230

28.BÂB—YÜZ AYET OKUYAN KİMSE.. 231

29. BÂB—İKİYÜZ AYET OKUYAN KİMSE.. 232

30. BÂB—YÜZ AYETTEN BİN AYETE KADAR OKUYAN KİMSE.. 233

31.BÂB—BİN AYET OKUYAN KİMSE.. 234

32. BAB—KINTÂR NE KADAR OLUR?. 235

33.BÂB—KURAN'IN BAŞTAN SONA OKUNUP BİTİRİLMESİ ("HATM'l) 236

34. BÂB—KUR'AN'I GÜZEL OKUMAYA ÇALIŞMAK [KUR'AN İLE TEGANNÎ] 240

35.BÂB—KUR'ANDA EZGİLER (YAPMANIN) MEKRUHLUĞU.. 243

 

KUR’AN’IN  ÜSTÜNLÜKLERİ  KİTABI

 

1.BAB—KURAN OKUYAN KİMSENİN ÜSTÜNLÜĞÜ

 

3309. Bize Arar b. Zurâre rivayet edip (dedi ki), bize Cerîr, Kabûs'tan, (O) babasından, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz içinde Kur'an'dan birşey bulunmayan kimse boş, harab ev gibidir!"

 

3310. Bize Abdullah b. Halid b. Hazim haber verip (dedi ki), bize Muhammed b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Sinan, Ebû İshak'tan, (O) Ebul-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Şüphesiz bu Kur'an, Allah'ın ziyafet yemeğidir. Binaenaleyh, ondan gücünüzün yettiğince alın. Ayrıca ben gerçekten, içinde Allah'ın Kitab'ından birşey bulunmayan evden daha hakir hiçbir şey bilmiyorum. İçinde Allah'ın Kitab'ından birşey bulunmayan kalb de, hiç oturanı olmayan evin boş ve harablığı gibi boş ve harabdır!"

 

3311. Bize Ebû Âmir rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Atâ1 İbnu's-Sâib'den, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Bu Kur'an'ı öğreniniz. Çünkü size, onu okumadan dolayı her bir harfe karşılık on sevap verilecektir. Şunu iyi bilin ki, ben Elif-Lâm-Mim'e karşılık değil, fakat Elif, Lâm ve Mim'e, yani her bir harfe karşılık on sevap olacağını söylüyorum!"

 

3312. Bize Muaz b. Hâni' rivayet edip (dedi ki), bize Harb b. Şeddâd rivayet edip (dedi ki), bize Yahya -ki O, İbn Ebi Kesir'dir-, rivayet edip (dedi ki), bana Hafs b. İnan el-Hanefî rivayet etti ki, Ebû Hüreyre şöyle dermiş: "Hakikaten ev, içinde Kur'an okunmakla sakinlerine genişler, melekler onda hazır bulunur, şeytanlar onu terkeder ve onun iyiliği çok olur. Ev, içinde Kur'an okunmamakla ise sakinlerine daralır, melekler onu terkeder, şeytanlar onda hazır bulunur ve onun iyiliği az olur!"

 

3313, Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize İbn Lehîa, Mişrah b. Ahân'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ukbe b. Amir'i şöyle derken işittim: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Şayet Kur'an bir derinin içine konulsa, sonra da (Cehennem) ateşine atılsaydı, o yanmazdı!"

 

3314. Bize Abdullah b. Cafer er-Rakkî, Ubeydullah b. Amr'dan, (O) Zeyd b. Ebi Uneyse'den, (O) Asım'dan, (O da) Ebû Salih'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Ebû Hü-reyre'yi şöyle derken işittim: "Kur'an'ı okuyun! Çünkü b, Kıyamet günü ne güzel şefaatçidir! O, Kıyamet günü (okuyucusu için); "yâ Rabbi, onu şeref süsü ile süsle!" diyecek de (okuyucu) şeref süsü ile süslenecek; "yâ Rabbi, ona şeref elbisesi giydir!" diyecek de ona şeref elbisesi giydirilecek; "yâ rabbi, ona şeref tacı giydir!" diyecek de ona şeref tacı giydirilecektir. (O daha sonra); "yâ Rabbi, ondan razı ol! Zira senin razılığından sonra hiçbir şey yoktur!" diyecektir."

 

3315. Bize Musa b. Halid rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim b. Muhammed el-Fezârî, Süfyân'dan, (O) Asım'dan, (O) Mücahid'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Kur1 an, (Kıyamet'te, dünyadaki) arkadaşına şefaat etmek üzere gelip şöyle diyecek: "Yâ Rabbi, her işçiye işinden dolayı bir ücret vardır. Doğrusu ben de onun zevkine ve uykusuna engel oluyordum. Bunun için ona ikramda bulun!" Bunun üzerine (Kur'an'm arkadaşına); "sağ elini aç" denilecek ve (ona) Allah'ın rızasından doldurulacak. Sonra, "sol elini aç" denilecek, ona da Allah'ın rızasından doldurulacak. (Ayrıca ona) şeref elbisesi giydirilecek, o şeref süsü ile süslenilecek ve ona şeref tacı giydirilecek!

 

3316. Bize Musa b. Halid haber verip (dedi ki), bize İbrahim b. Muhammed el-Fezârî, eJ-Hasan b. Ubeydillah'tan, (O) el-Müseyyeb b. Rafi'den, (O da) Ebû Salih'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kur'an, arkadaşına şefaat edecek de ona şeref elbisesi giydirilecek. Sonra (Kur'an); "yâ Rabb'i, ona artır" diyecek de ona şeref tacı giydirilecek." (Ebû Salih, sözüne devamla) dedi ki: "Ardından (Kur'an yine); "yâ Rabb'i, ona artır, ona ver, ona verM diyecek, (Yüce Allah da); "(Ona) razzlığımı (verdim!)"diyecek." Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki, Vuheyb İbnu'1-Verd şöyle demişti: Kur'an okumanı ilim (öğrenme vesilesi) yap, onu iş (olsun diye) yapma!

 

3317. Bize Musa b. Halid rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim el-Fezârî, el-A'meş'ten, (O) Ebû Salih'ten, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullâh (Sallatlahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Biriniz, ailesinin yanma gittiğinde üç semiz gebe deve bulmayı arzu eder mi?" (Sahabe-i Kiram); "evet, yâ Rasulullâh" dediler. (Hz. Peygamber de); "İşte birinizin okuyacağı üç ayet, kendisi için bu (üç semiz gebe deveden) daha hayırlıdır!" buyurdu.

 

3318. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim -ki O, el-Heceri'dir-, Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Şüphesiz bu Kur'an, Allah'ın ziyafet yemeğidir. Binaenaleyh, onun ziyafet yemeğinden, gücünüzün yettiği kadar öğrenin! Şüphesiz bu Kur'an Allah'ın ipidir, nurun ve faydalı şifanın ta kendisidir. O, kendisine sarılan için koruyucu, kendisine uyan için kurtarıcıdır. O sapmaz ki, kendisinden (Allah'ı) razı etmesi istensin; eğilip bükülmez ki, düzeltilsin. Onun şaşırtıcı şeyleri bitmez. O, çok tekrar edilmekle eskimez. Binaenaleyh, onu okuyun. Zira Allah onu okumanızdan dolayı size, her bir harfe karşılık on sevap verecektir. Bakın, ben Elif-Lâm-Mim'e karşılık değil; fakat Elife karşılık (on sevap), Lâm'a karşılık (on sevap), Mim'e karşılık (on sevap verecektir), diyorum."

 

3319. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Hayyân, Yezid b. Hayyân'dan, (O da) Zeyd b. Erkam'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) (birgün) bir konuşma yapmak üzere ayağa kalktı ve Allah'a ham-detti, O'nu övdü, sonra da şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Ben ancak bir beşerim. Rabb'imin elçisi (Ölüm meleğinin) bana gelmesi, benim de onun davatine icabet etmem yakındır! Hakikaten ben size iki değerli şey bırakacağım; Bunların ilki Allah'ın Kitab'ıdır. Hidayet ve nur ondadır. Binaenaleyh, Allah'ın Kitab'ına tutunun, onu benimseyin..." (Hz. Peygamber) böylece ona teşvik etti, ona özendirdi, sonra da üç defa şöyle buyurdu: "(Bunların ikincisi) Ehl-i Beyt'imdir. Ben, Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatırım!"

 

3320. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), el-A'meş, Ebû Vâil'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Abdullah dedi ki: "Şu yol gerçekten konaklama yeridir. Şeytanlar oraya gelir; "ey Allah'ın kulu, bu yola gel" diye bağırırlar. Bundan dolayı siz Allah'ın ipine sarılın. Şüphesiz Allah'ın ipi de Kur'an'dır!"

 

3321. Bize el-Muğîre haber verip (dedi ki), bize Abde, Halid b. Ma'dân'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Şüphe yok ki, melekler, Kur'an okuyan kimse ile öğrenen kimseye, (okudukları) sûreyi bitirinceye kadar mağfiret dilerler. Bu sebeple biriniz bir sûreyi okuduğunuzda ondan iki ayeti geciktirsin, ta ki onu; melekler, okuyan kimse ile okutan kimseye günün başından sonuna kadar mağfiret dilesinler diye günün sonunda bitirmiş olsun!"

 

3322. Bize el-Hakem b. Nâfi1 haber verip (dedi ki), bize Cerîr, Şurahbil b. Müslim el-Havlani'den, (O da) Ebû Umâme'den (naklen) haber verdi ki, 0 şöyle dermiş: "Kur'an'ı okuyun! Sizi şu asılı duran mushaflar sakın aldatmasın! Çünkü Allah, Kur'an'ı belleyip saklayan bir kalbe asla azab etmeyecektir!"

 

3323. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana Muaviye b. Salih, Süleym b. Amir'den, (O da) Ebû Umâme el-Bahili'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an'ı okuyun! Sizi şu asılı duran mushaflar asla aldatmasın! Çünkü Allah, Kur'an'ı çok belleyip saklayan bir kalbe azab etmeyecektir!"

 

3324. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize Mis'ar, Ma'n b. Ab d irr ah man'dan, (O da) İbn Mes'ûd'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Hiçbir terbiyeci yoktur ki, terbiyesini vermeyi arzu etmiş olmasın. Şüphesiz Allah'ın terbiyesi ise Kur'an'dır!"

 

3325. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Abdulmelik b. Meysere'den, (O da) Ebu'1-Ahvas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Abdullah şöyle derdi: "Şüphesiz bu Kur1 an Allah'ın ziyafet yemeğidir. Ona giren kimse (açhğa düşme korkusundan) emin olur!"

 

3326. Bize Yahya b. Hammâd haber verip (dedi ki), bize Ebû Avâne, el-A'meş'ten, (O) İbrahim'den, (O) Abdurrahman b. Yezid'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim Kur'an'ı severse o, (ebedi kurtuluşa ereceğinden dolayı) sevinsin!"

 

3328. Bize Yezid b. Hârûn rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm, Asım b. Ebi'n-Necûd'dan, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) haber verdi ki, îbn Mes'ûd şöyle dermiş: "Kur'an Kıyamet günü gelecek ve (kendisini okuyup ona göre hareket eden) arkadaşına şefaat edip onu Cennet'e götürecek. (Kendisini okuyan, ama ona göre hareket etmeyen arkadaşının) ise aleyhine şahidlik edip onu da Cehennem'e sürecek!"

 

3329. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize el-Hasan b. Ebi Ca'fer rivayet edip (dedi ki), bize Budeyl, Enes'ten rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphe yok ki, Allah'ın insanlardan dostları vardır!" "Onlar kimlerdir, ya Rasulullah?" denildi. "Kur'an ehli (yani Kur'anı okuyup ona göre hareket edenler)!" buyurdu.

 

3330. Bize Amr b. Asım rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Asım b. Behdele'den, (O) Muğîs'ten, (O da) Ka'b'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an'a Özen gösterin! Çünkü o, aklın anlayışı, hikmetin nuru, ilmin kaynaklan ve (ilahi) kitapların Allah'a, zaman bakımından en yakınıdır!" (Ka'b) şöyle de demiş: Tevrat'ta (şöyle yazılıdır): "Yâ Muhammed, şüphesiz ben sana, kendisiyle kör gözleri, sağır kulakları ve perdeli kalbleri açacağın yeni bir "tevrat=ışık verici kitap" indireceğim!"

 

3331. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bize Ziyâd b. Mihrak, Ebû Abbas'tan, (O) Ebû Kinâne'den, (O da) Ebû Musa'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Şüphesiz bu Kur'an, sizin için sevap olur, sizin için şan ve şeref olur, size nur olur, size günâh olur! Siz bu Kur'an'a uyun, Kur'an size asla uymasın! Çünkü kim Kur'an'a uyarsa o, onu Cennet bahçelerine indirir. Kime de Kur'an uyarsa, onu kakıp kafasının üstüne düşürür de Cehennem'e atar!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Yezuhhu: Kakıp düşürür" fiili, "yedfeu: Kakıverir, zorla öte savar, iter" demektir.

 

3332. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Eyyûb rivayet edip dedi ki, ben amcam İyas b. Amir'i şöyle derken işittim: Ali b. Ebi Talib (birgün) elimi tuttu, sonra şöyle dedi; "Doğrusu sen eğer (ileriki yıllarda) kalırsan, Kur'an'ı üç sınıf insanın okuyacağını (göreceksin): Bir sınıf Allah için, bir sınıf çekişme ve tartışma için, bir sınıf da dünya için...! (İsteğinin) peşine onunla düşen ise (isteğine) ulaşır!"

 

3333. Bize Süleyman b. Harb, Hammâd b. Zeyd'den, (O) Eyyûb'dan, (O da) Ebû Kılâbe'den (naklen) rivayet etti ki, bir adam Ebu'd-Derda'ya; "Küfe ahalisinden 'ehî-i zikr: Kur'an âlimi' din kardeşlerinin sana selamlan var!" demiş de, O şöyle karşılık vermiş: "Selam onların da üzerine olsun! Sen onlara emret de hükmü tamamen Kur'an'a bıraksınlar!  Çünkü o,  onları  doğruluğa ve yumuşaklığa özendirir, haksızlık ile sertlikten uzaklaştırır."

 

3334. Bize Muhammed b. Yezid er-Rifâî haber verip (dedi ki), bize el-Hüseynu'1-Cu'fî, Hamza ez-Zeyyât'tan, (O) Ebu'l-Muhtar et-Tâî'den, (O) İbnu Ani'l-Haris'ten, (O da) el-Haris'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben (birgün) Mes-cid'e girmiştim. Bir de ne göreyim, bazı insanlar birtakım efsanelere dalmışlar! Bunun üzerine Hz. Ali'nin huzuruna girip; "görmüyor musun ki, Mescid'de bazı insanlar efsanelere dalmışlar" demiştim de O; "bunu yaptılar mı?" diye sormuştu: Ben "evet" demiştim. O zaman O şöyle demişti: "Bakın, ben gerçekten Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Settem); 'Yakında bazı fitneler, (kargaşalıklar) olacak!" buyururken işitmiştim de; "o halde bunlardan kurtuluş yolu nedir?" diye sormuştum. O şöyle buyurmuştu: "Allah'ın Kitab'ı! Sizden önceki şeylerin haberi, sizden sonraki şeylerin bilgisi ve aranızdaki şeylerin hükmü ondadır. O, (hak ile batılı, doğru ile yanlışı) ayıran kitaptır, asla bir oyun değil...! O, öyle bir kitaptır ki, onu (büyüklenme sebebiyle) terkeden zorbanın Allah boynunu kırar, hidayeti ondan başkasında arayan kimseyi Allah sapıtır! İşte o, Allah'ın sağlam ipidir. O, hikmet dolu zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O, kendisinden dolayı arzuların sapmayacağı, dillerin güçlüğe düşmeyeceği, kendisinden âlimlerin doymayacağı, çok tekrar edilmekten dolayı eskimeyen, şaşırtıcı şeyleri, (olağanüstü güzellikleri) bitmeyen kitaptır. O, kendisini dinlediklerinde cinlerin; "Doğrusu biz şaşırtıcı, (olağanüstü güzel) bir Kur'an dinledik!'608 demekten kendilerini alamadıkları Kelâm'dır! O, öyle kitaptır ki, kim ona uygun görüş açıklarsa doğru söylemiş olur; kim onunla hükmederse adaletli davranmış olur; kim onunla amel ederse ona sevab verilir, kim (insanları) ona çağırırsa o dosdoğru yola iletilir." Ey AVer,609 bu sözleri kendine al, sakla!" Cin Sûresi, 1

 

3335. Bize Muhammed İbnu'1-Alâ' rivayet edip (dedi ki), bize Zekeriyya b. Adiyy rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Seleme, İbn Sinan'dan, (O) Amr b. Mürre'den, (O) Ebu'l-Bahteri'den, (O) el-Haris'ten, (O da) Hz. Ali'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (Cebrail tarafından Hz. Peygamber'e); "Yâ Rasulullah, şüphesiz senin ümmetin senden sonra bazı kargaşalıklara maruz bırakılacak!" denilmiş. (Hz. Ali sözüne devamla) dedi ki, bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Bunlardan kurtuluş yolu nedir?" diye sormuş -veya (bu, olayı Sahabeye anlattığında Hz. Peygamber'e) sorulmuş-. (Cebrail veya Hz. Peygamber de)611 şöyle buyurmuş:

 

"Kendisine önünden de, ardından da bâtılın yaklaşamayacağı ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık (Allah) tarafından indirilmiş olan değerli Kitab! Kim hidayeti ondan başkasında ararsa Allah onu sapıtır. Bu (yönetim) işini üzerine alıp da ondan başkasıyla hükmeden zorbanın ise Allah boynunu kırar: O hikmet dolu zikirdir, açık-açıklayıcı nurdur, dosdoğru yoldur! Sizden öncekilerin bilgisi, sizden sonrakilerin haberi ve aranızdaki şeylerin hükmü ondadır. O, (hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı) ayıran kitaptır; asla bir oyun değil! O, cinlerin dinleyip de, "Doğrusu biz, doğru yola ileten, şaşırtıcı, (olağanüstü güzel) bir Kur'an dinledik!" demekten kendilerini alamadıkları, çok tekrar edilmekle eskimeyen, ibret verici şeyleri bitmeyen, şaşırtıcı şeyleri tükenmeyen kitaptır!" Hz. Ali sonra el-Haris'e şöyle dedi: "Ey Aver, bu sözleri kendine al, sakla!"

 

3336. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize Süfyân, Ebû Hurre'den, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O, "Kime hikmet verilirse ona çok hayır verilmiş demektir'621 ayetinde geçen "hikmef'in manası hakkında; "Kur'an'ı anlama (gücü ve imkânı!)" demiştir.

 

3337. Bize Muhammed b. Yusuf, Verkâ'dan, (O) İbn Ebi Necih'ten, (O da) Mücahid'den (naklen) haber verdi ki; O, "(Allah) hikmeti dilediğine verir!'G2S ayetinde geçen "hikmef'in manası hakkında şöyle dedi: "Kitab (yani Kur'an-ı Kerim)... Allah onun (tefsirinde) doğru söz söylemeyi, gerçeğe uygun açıklama yapmayı dilediğine nasib eder!"

 

3338. Bize Muhammed b. Yezid haber verip (dedi ki), bize Ebû Bekir, el-A'meş'ten, (O da) Hay seme'den (naklen) rivayet etti ki; O, karısına şöyle dediğini söylemiş: "Evimde her üç günde bir Kur'an okunup (hatmediliyorken), ona şarap içen kimseyi sokmaktan sakın!"

 

3339. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki),) bize Fıtr, el-Hakem'den, (O) Miksem'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Sizden birinin, çarşı-pazardan veya ihtiyaçlarını görmesinden (eve) dönüp de döşeğinin üzerinde yaslanarak oturduğunda Kur'an'dan üç ayet okumasına ne mam olur?"

 

2.BAB—"EN HAYIRLILARINIZ, KUR'AN'I ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLERDİR!"

 

3340. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Ab-dulvâhid rivayet edip (dedi ki), bize Abdurrahman b. İshak rivayet edip (dedi ki), bize en-Nu'man b. Sa'd, Hz. Ali'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "En hayırlınız, Kuranı öğrenen ve öğretendir!"

 

3341. Bize el-Haccac b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bana Alkâme b. Mersed haber verip şöyle dedi: Ben Sa'd b. Ubeyde'yi, Ebû Abdirranman es-Sülemi'den, (O) Hz. Osman'dan, (O da) Hz. Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen anlatırken) işitim ki, O şöyle buyurmuş : "Şüphesiz en hayırlınız, Kur 'an 't öğreten veya öğrenendir!"

 

3342. Bize el-Mualla b. Esed rivayet edip (dedi ki), bize el-Haris b. Nebbân rivayet edip (dedi ki), bize Asım b. Behdele, Mus'ab b. Sa'd'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "En hayırlılarınız, Kur'an'ı öğrenenler ve öğretenlerdir!" (Asım sözüne devamla) demiş ki: Sonra O (yani Mus'ab), elimden tuttu ve beni (Kur'an) okutmak üzere bu yere oturttu.

 

3.BÂB—KUR'AN'I ÖĞRENDİKTEN SONRA UNUTAN KİMSE

 

3343. Bize Saîd b. Âmir, Şu'be'den, (O) Yezid b. Ebi Ziyâd'dan, (O) İsa'dan, (O) bir adamdan, (O da) Sa'd b. Ubâbe'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kur'an'ı öğrenen, sonra da unutan hiçbir kimse yoktur ki, Kıyamet günü Allah'a elleri kesik olarak kavuşmuş olmasın!"

 

4.BÂB—HATIRDAN HİÇ ÇIKARMAYARAK KUR'ANT KORUYUP GÖZETMEK HAKKINDA

 

3344. Bize Ca'fer b. AbdiUah b. Avn rivayet edip (dedi ki),Ab- b. Utbe'den, (O) babasından, (O da) Abdullah'tan (naklen rzvayet etti ki, O şöyle dedi: "Kur'an'ı, (ortalıktan) kal-curilmasından önce çok okuyun!" (O zaman yanındakiler); "bu mushaflar (ortalıktan) kaldmlabüir. Ama insanların hafızalarında olan nasıl (kaldırılabilir?)" diye sordular; O da şöyle cevap verdi: "O, bir gece alınıp götürülür de insanlar ona muhtaç olarak sabahlar, "Lâ İlahe İllallah" sözünü unutur ve cahiliyenin söz ve şiirlerine dalarlar! Bu, (Kıyamet'in kopacağına dair, onlara) söylenilen sözün gerçekleşeceği zamanda olacaktır!"

 

3345. Bize el-Muallâ b. Esed rivayet edip (dedi ki), bize Sellâm -yani İbn Ebi Muti1- rivayet edip şöyle dedi: Katâde şöyle derdi: "Kalplerinizi onunla mâmur hale getirin. Evlerinizi onunla şenlikli kılın!"

(Sellâm, sözüne devamla) dedi ki: Ben onun, Kur'an'ı kastettiğini zannediyorum.

 

3346. Bize Amr b. Asım rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Asım'dan, (O) Zirr'den, (O da) İbn Mes'ûd'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Andolsun ki, Kur'an bir gece alınıp götürülecek ve ne bir mus-hafta, ne de bir kimsenin kalbinde hiçbir ayet bırakılmayacak ki, o (ortadan) kaldırılmış, (göğe yükseltilmiş olmasın)!"

 

3347. Bize Muhammed b. Kesir, Abdullah b. Vâkıd'dan, (O da) Katâde'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kur'an'ı okuyup üzerinde düşünen herkes onun yanından mutlaka bir fazlalık veya bir noksanlıkla kalkar!" (Katâde) sonra şu ayeti okumuştu: "Biz Kur'an'dan, mü1 mirilere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. O, zâlimlerin ise sadece kaybını artırır!'

 

3348. Bize Mervan b. Muhammed rivayet edip (dedi ki), bize Rifde el-Ğassânî rivayet edip (dedi ki), bize Sabit b. Aclan el-Ensari rivayet edip şöyle dedi: (Önceleri) denilirdi ki; şüphesiz Allah, yeryüzünün ahalisine gerçekten azab etmek ister de çocuklara "Hikmef'in öğretilişini işitince bu (azabı) onlardan geri çevirir!" Mervan sözüne devamla dedi ki: O, "Hikmetle Kur'an'ı kastediyor. ,

 

3349. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize Sadaka b. Halid, İbn Câbir'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bize, künyesi Ebû Amr olan bir ihtiyar, Muaz b. Cebel'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an, bazı toplulukların gönüllerinde, elbisenin eskimesi gibi eskiyecektir. Sonra onlar onu okumaya üşüşecekler, (ama) onun için ne bir arzu, ne bir lezzet bulamayacaklar. Onlar, kalpleri kurt kalbi gibi olduğu halde koyun postuna bürünecekler. İşleri, içine hiçbir endişe karışmayan ümitten ibarettir. Onlar, tenbellik eder, işlerini yapmazlarsa; "yakında yetişir, yaparım" derler. Kötülük yaparlarsa; "biz bağışlanacağız, hakikaten biz Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmuyoruz" derler."

 

3350. Bize Ubeydullah b. Abdilmecid, Şu'be'den, (O da) Mansur'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ebû Vail'i, Abdullah'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj (naklen anlatırken) işitim ki, O şöyle buyurmuş: "Sizden biri için; "şu şu ayeti unuttum" demesi ne kötüdür! (Hayır, o unutmamış), bilâkis ona unutturulmuştur! (Binaenalayh), Kur'an'ı aklınızda tutmaya çalışın. Çünkü o, insanların hafızalarından, develerin    iplerinden   kurtulup   kaçmalarından   daha-   hızlı   kaçıp gider!"

 

3351. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), bize Musa -yani İbn Uleyy- rivayet edip şöyle dedi: Ben babamın şöyle dediğini  işittim: Ben Ukbe b. Amir'i  şöyle  derken işittim: Allah'ın Kitab'ım öğrenin, onu hatırınızdan hiç çıkarmayarak koruyup gözetin, onunla (diğer kitaplardan) müstağni olun,634 ona sarılın! Zira canım elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki -veya, "Mu-hammed'in canı elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki"-, o, çiftleşme dönemindeki dişi develerin iplerinden (çabucak kurtulup kaçmalarından) daha çabuk kaçıp gider!

 

3352. Bize Abdullah b.  Salih rivayet edip dedi ki, bana Musa, babasından, (O da) Ukbe b. Âmir'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Saüallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Allah'ın Kitab'ım öğrenin, onu hatırınızdan hiç çıkarmayarak koruyup gözetin, ona sarılın, onunla (diğer kitaplardan) müstağni olun! Zira canım elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki, o, çiftleşme dönemindeki dişi develerin ip^nden^ (çabucak kurtulup kaçmalarından) daha çabuk kaçıp gider!'

 

3353. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan, (O da) İbn Ebi Muleyke'den (naklen) rivayet etti ki; İkrime b. Ebi Cehl, Kur'an'ı yüzüne kor ve "Rabb'imin Kitab'ı, Rabb'imin Kitabı!" derdi.

 

3354. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Sabit rivayet edip şöyle dedi: Abdurrahman b. Ebi Leyla sabah namazını kılınca, güneş doğuncaya kadar Kur1 an okurdu. (Hemmâm, sözüne devamla) dedi ki; "bunu Sabit de yapardı."

 

5.BÂB—KUR'AN ALLAH'IN SÖZÜDÜR

 

3355. Bize Muhammed b. Abdillah er-Rekaşi, Yezid b. Zürey'den, (O) Saîd'den, (O da) Katâde'den (naklen) haber verdi ki; O, "İman etmiş olanlara gelince, onlar bilirler ki O, Rabb'lerinden (gelen) bir hakikattir!'637 ayeti hakkında; "yani bilirler ki o, Rahman'm sözüdür" açıklamasını yaptı.

 

3356. Bize Abdullah b. Salih, Muaviye b. Salih'ten, (O) Ebû Bekir b. Ebi Meryem'den, (O da) Atıyye'den (naklen) rivayet etti ki, 0 şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Allah katında, kendi sözünden daha büyük hiçbir söz yoktur! Kullar da Allah'a, kendi sözünden daha sevimli hiçbir sözle karşılık vermemişlerdir!'

 

3357. Bize Muhammed b. Yusuf, İsrail'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bize Osman İbnu'l-Muğîre es-Sekafî, Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O da) Câbir b. Abdillah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hac zamanı vakfe yerinde (yani Arafat'ta) kendisini halka gösterir ve şöyle derdi: "Beni kabilesine götürecek bir kimse var mı? Çünkü Kureyşoğulları benim, Rabb'imin sözünü tebliğ etmeme engel oldular!" Ebû Davud, Sünnet, 22(4/234-235); Timizi, Fezâilu'l-Kur'an, 24(5/184); îbn Mace, Mukaddime, 13(1/73); Müsned, 3/390.

 

3358. Bize İshak rivayet edip (dedi ki), bize Cerir, Leys'ten, (O) Seleme b. Küheyl'den, (O da) Ebu'z-Za'ra'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ömer İbnu'l-Hattab dedi ki: "Şüphe yok ki bu Kur'an, Allah'ın sözüdür. Binaenaleyh, (nefislerinizin) arzularına bağlandığınız şeyler sizi asla aldatmasın!"

 

6.BÂB—ALLAH TEALA'NIN SÖZÜNÜN DİĞER SÖZLERE ÜSTÜNLÜĞÜ

 

3359. Bize İsmail b. İbrahim et-Tereümânî haber verip (dedi ki), bize Muhammed İbnu'I-Hasan el-Hemdânî, Amr b. Kays'tan, (O) Atıyye'den, (O da) Ebû Saîd el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-km) şöyle buyurdu: "(Yüce Allah buyuruyor ki): uHer kimi, (ihtiyaçlarını) benden istemesinden, Kur'an okuması ve beni zikretmesi alıkorsa, ben ona, (ihtiyaçlarını benden) is~ teyenlerin en üstün sevabını veririm!" Allah'ın sözünün diğer sözlere üstünlüğü ise, Allah'ın, yarattıklarına üstünlüğü gibidir."

 

3360. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Eş'as el-Huddani'den, (O da) Şehr b. Havşeb'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Allah'ın sözünün yarattıklarının (sözüne) üstünlüğü; Allah'ın, yarattıklarına üstünlüğü gibidir!"

 

3361. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Eyyûb, Ubeydullah b. Ebi Ca'fer'den, (O da) Mısır'ın hocalarından bir adamdan (naklen) rivayet etti ki, o O'na Abdullah b. Amr'dan, (O da) Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etmiş ki, O şöyle buyurmuş: "Kur'an Allah'a; göklerden, yerden ve bunların içindekilerden daha sevimlidir!"

 

7.BÂB—KURANDA İHTİLAFA DÜŞTÜĞÜNÜZDE KALKIN (DAĞILIN!)

 

3362. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Harun el-AVer, Ebû Imran el-Cevni'den, (O da) Cundub'dan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kur'an'ı, üzerinde uyuştuğunuz sürece okuyun. Onda ihtilâfa düştüğünüzde ise kalkın (dağıtın)!"

 

3363. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Ebû İmran el-Cevni, Cundub b. Abdillah'tan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an'ı üzerinde kalpleriniz birleştiği sürece okuyun. Onda ihtilafa düştüğünüzde ise kalkın, (onu okumayı bırakın)!"

 

3364. Bize Ebû Ğassân Malik b. İsmail rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Kudâme rivayet edip (dedi ki), bize Ebû İmran el-Cevni, Cundub'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şöyle buyurdu: "Kur'an %   üzerinde  kalpleriniz  birleştiği  sürece okuyun.   Onda ihtilâfa düştüğünüzde ise kalkın, (onu okumayı bırakın)!"

 

8.BÂB—KUR'AN OKUYAN MÜ'MİNİN DURUMU

 

3365. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Fıtr, Ebû İshak'tan, (O) el-Haris'ten, (O da) Hz. Ali'den -Allah O'ndan razı olsun- (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Bazı insanlara (olgun) iman verilir, Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilmez. Onların bazısına ise Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilir, (olgun) iman verilmez. Onların bazısına da hem Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti), hem (de olgun) iman verilir. Bazılarına ise Kur'an'ı (okuma, anlama kabiliyeti) de, (olgun) iman da verilmez!" (Hz. Ali) sonra bunları bir misâlle açıklayıp şöyle dedi: "Kendisine (olgun) iman verilen, ama Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilmeyen kimseye gelince, onun durumu kuru hurmanın durumu gibidir. Tatlıdır, ama hiç kokusu yoktur! Kendisine Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilen, (ancak olgun) iman verilmeyen kimsenin durumu ise, kokusu güzel, tadı acı olan mersin ağacının (meyvesinin) durumu gibidir. Kendisine hem Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti), hem de (olgun) iman verilen kimseye gelince, (onun durumu da) kokusu güzel, tatlı olan turunç (meyvesinin) durumu  gibidir.   Kendisine  Kur'an'ı   (okuma-anlama  kabiliyeti)  de, (olgun) iman da verilmeyen kimsenin (durumu) ise, tadı acı olan, hiç kokusu da bulunmayan Ebucehil karpuzunun durumu gibidir!"

 

3366. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Avâne, Katâde'den, (O) Enes b. Malik'ten, (O) Ebû Musa el-Eş'ari'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Kur'an okuyan müminin durumu turunç (meyvesinin) durumu gibidir. Onun tadı güzel, kokusu güzeldir. Kur'an okumayan müminin durumu ise kuru hurma gibidir. Onun tadı tatlıdır, ama hiç kokusu yoktur. Kur'an okuyan münâfıkın durumu da fesleğen gibidir. Onun kokusu güzel, ama tadı acıdır. Kur'an okumayan münâfıkın durumu ise Ebucehil karpuzu gibidir. Onun kokusu yoktur, tadı da acıdır!"

 

3367. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O) Ebû İshak'tan, (O) el-Hâris'ten, (O da) Hz. Ali'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: "Kendisine (olgun) iman verilen, ama Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilmeyen kimsenin durumu, kuru hurmanın durumu gibidir. Onun tadı güzeldir, ama hiç kokusu yoktur. Kendisine Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) verilen,  ama (olgun) iman verilmeyen kimsenin durumu ise şu güzel kokulu bitkinin (yani mersin ağacının meyvesinin) durumu gibidir. Onun kokusu güzel, ama tadı acıdır. Kendisine hem Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti), hem (de olgun) iman verilen kimsenin durumu da turunç (meyvesinin) durumu gibidir. Onun kokusu da güzeldir, tadı da güzeldir. Kendisine (olgun) iman da, Kur'an'ı (okuma-anlama kabiliyeti) de verilmeyen kimsenin durumu ise, Ebucehil karpuzunun durumu gibidir. Onun kokusu da kötüdür, tadı da kötüdür!"

 

9.BÂB—ŞÜPHESİZ ALLAH, BU KURAN İLE BAZI TOPLULUKLARI YÜKSELTİR, BAZILARINI ALÇALTIR ALLAH, KUR1 AN İLE BAZI TOPLULUKLARI YÜKSELTİR...

 

3368. Bize el-Hakem b. Nâfi1, Şuayb b. Ebi Hamza'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Amir b. Vasile rivayet etti ki, Nâfi1 b. Abdilharis -ki, Hz. Ömer O'nu Mekke ahalisine vali tayin etmişti-, Usfân'da651 Hz.  Ömer İbnu'l-Hattab'la karşılaşmış ve O'na selâm vermiş. Hz. Ömer de (selâmım aldıktan sonra);  "Vadi'nin (yani Mekke'nin) ahalisinin başına yerine kimi bıraktın?" diye sormuş: Nafi' de; "onların başına İbn Ebzâ'yı bıraktım" cevabını vermiş. Hz. Ömer; "İbn Ebzâ da kim?" demiş. O; "azadlılarımızdan birisi" demiş. Hz. Ömer; "şimdi onların başına, yerine bir azadlı bıraktın!" demiş. O; "yâ Emire'l-Müminin, o gerçekten    Allah'ın Kitab'ını okuyup anlayan, onunla amel eden, dinin hükümlerini bilen biridir!" demiş. O zaman Hz. Ömer şöyle demiş: Şunu iyi bil ki, Rasulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah bu Kitab'Ia bazı toplulukları yükseltir, bazılarını alçaltır!"

 

10. BAB—KUR'ANI DİKKATLE DİNLEMENİN FAZİLETİ

 

3369. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize Abde, Halid b. Ma'dan'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Şüphesiz Kur'an okuyana bir sevap, onu dikkatle dinleyene ise iki sevap vardır."

 

3370. Bize Rezin b. AbdiUah b. Humeyd, Abdurrezzak'tan, (O) İbn Cureyc'den, (O) Atâ'dan, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim Allah'ın Kitab'mdan bir ayete kulak verirse, o onun için (doğru yola iletici) bir ışık olur!"di»

 

11. BÂB—ZOR GELDİĞİ HALDE KUR'AN OKUYAN KİMSENİN FAZİLETİ

 

3371. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Hişam ile Hemmâm rivayet edip şöyle dediler: Bize Katâde, Zürâre b. Ebi Evfâdan, (O) Sa'd b. Hişam'dan, (O) Hz. Aişe'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Şüphe yok ki; Kur'an'ı, onda beceriklilik kazanarak okuyan kimse (fazilet bakımından) şerefli, itaatkâr (vahiy) elçisi meleklerle beraberdir! Onu, kendisine zor geldiği halde okuyan kimseye ise iki sevap (yani okuma sevabı ile zorluğa katlanma sevabı) vardır!" Buhari, Tefsir, 80(6/80); Müslim, Musâfirîn, 244(1/549-550); Ebû Davud, Vitr, 14(2/70-71); Tirmizi, Fezâilu'l-Kur'an, 13(5/171); îbn Mace, Edeb, 52(2/1242); Müsned, 6/48, 94, 98

 

3372. Bize Mervan b. Muhammed rivayet edip (dedi ki), bize Saîd -ki O, İbn Abdilaziz'dir-, İsmail b. Ubeydillah'tan, (O da) Vehb ez-Zimari'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Allah kime Kur'an'ı (okuma-anlama imkânı) verir de o onu gece-gündüz (okunıaya-anlamaya) devam eder, ondaki (hükümleri) uygular ve itaat üzere ölürse, Allah onu Kıyamet günü safirler ve hâkimlerle birlikte diriltir." Saîd demiş ki, "safirler", melekler; "hâkimler" ise, Peygamberlerdir. (Vehb, sözünün devamında) şöyle demiş: "Kur'an kendisinden ansızın sıyrılıp kaçmak istediği halde bırakmayarak onu (okuyup anlamaya ve gereğiyle amel etmeye) düşkün olan kimseye ise sevabı iki kat verilir. O kendisinden kaçıp kurtulmak istediği halde ona düşkün olan ve itaat üzere ölen kimse de (Cennetliklerin), mertebeleri yüce kimselerindendir. Onlar diğer insanlardan, kartalların diğer kuşlardan üstün kılınmaları ile sulak yeşil çayırlığın çevresindeki yerlerden üstün tutulması gibi, üstün kılınmışlardır!" Kıyamet günü olunca; "Benim kitabımı okuyanlar nerede? Onları, otlayan hayvanların peşinden gitmek oy alamamıştı!" denilip (böyle olana) ebedilik ve bol nimet verilecektir. (Bu kimsenin) ana-babası itaat üzere ölmüş idiyseler, onların başlarına hükümdar tacı konulacak da onlar; "yâ Rabb'i, bunu (bize) amellerimiz ulaştırmamıştır" diyecekler. (Yüce Allah) da; "Hayır, (amelleriniz ulaştırmıştır). Gerçekten oğlunuz Kitab'ımı okurdu!" buyuracaktır.

 

12. BÂB—FATİHA SÛRESİNİN FAZİLETİ

 

3373. Bize Kabîsa haber verip (dedi ki), bize Süfyân, Ab-dulmelik b. Umeyr'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "-Fatiha Sûresinde her hastalığın şifası vardır!"

 

3374. Bize Bişr b. Ömer ez-Zehrânî rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Hubeyb b. Abdirrahman'dan, (O) Hafs b. Asım'dan, (O da) Ebû Saîd İbnu'l-Mualla el-Ensari'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün mescidde namaz kıhyorken) bana rastlamış (ve beni çağırmıştı. Ben de, namazda olduğum için çağrısına hemen icabet edememiş, yanına namazdan sonra gitmiştim). O zaman O şöyle buyurmuştu: "Allah Azze ve Celle; "Ey iman edenler! Sizi çağırdığı zaman Allah'a ve Rasûl'e icabet edin!" Enfal Sûresi, 24 buyurmadı mı?" (Hz. Pey-gambe sonra da); "Mescidden çıkmamdan önce sana, Kur'an'daki en büyük Sûreyi öğreteyim mi?" buyurmuş, nihayet (mescidden) çıkmak istediğinde de şöyle buyurmuştu: "(Kur'an'daki en büyük Sûre), Elhamdü lülahi Rabbi'l-âlemin (Sûresi, yani Fatiha Süresidir). (Kur'an'da) size verildiği (bildirilen) es-seb'u'l-mesani (-namazın her rekâtında tekrarlanan yedi ayet) ve Kur'an'm (özetimde bu (Sûredir),'*

 

3375. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Usâme, Abdulhamid b. Ca'fer'den, (O) el-Alâ b. Ab-dirrahman'dan, (O) babasından, (O) Ebû Hüreyre'den, (O da) Ubeyy b. Ka'b'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Fatiha Sûresi, işte es-seb'u'l-mesani odur!" Müsned, 5/114; Müstedrek, 22/258

 

3376. Bize Nuaym b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Abdulaziz b. Muhammed, el-Alâ b. Ab d i rr ah man'dan, (O) babasından, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Ne Tevrat'ta, ne de İncil, Zebur ve Kur'an'da onun -yani Kur'an'm Anası (Fatiha'nın)-benzeri indirilmemiştir! Şüphesiz o, bana verilen "seb' mine'l-mesani" ve şu büyük Kur'an'ın (özetijdir." Tirmizi, Tefsir, 16(5/297); Müsned, 2/357, 413; Müstedrek, 1/558.

 

3377. Bize Ebû Ali el-Hanefi haber verip (dedi ki), bana İbn Ebi Zi'b, el-Makburi'den, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Elhamdülillah (Sûresi, yani Fatiha Sûresi), Kur'an'ın Anası, (Levh-i Mahfuz'dahi) Kitab'ın Anası ve es-Seb'u'l-Mesani'dir!"Buhari, Tefsir, 15/3(5/222); Ebû Davud, Vitr, 15(2/71); Tirmizi, Tefsir, 16(5/297) Müsned, 2/448.

 

13.BÂB—BAKARA SURESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3378. Bize Ebû Nuaym haber verip (dedi ki), bize Fıtr, Ebû İshak'tan, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "İçinde Bakara Sûresinin okunduğu hiçbir ev yoktur ki, şeytan, (zor durumda kalması sebebiyle) yellenerek ondan çıkmış olmasın!"

 

3379. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize Abde, Halid b. Ma'dan'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Bakara Sûresinin Öğretilmesi-öğrenilmesi bereket, teredilmesi ise büyük üzüntü (sebebidir). Bâtıl şeylerle uğraşanlar, onu (öğrenip öğretmeye, devamlı okumaya) güç yetiremezler. O, Kur'an'ın, (ana konu ve esaslarını içeren) şerhidir."

 

3380. Bize Amr b. Asım rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Asım'dan, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi ise şüphesiz Bakara Süresidir. Her şeyin de gerçekten bir özü vardır. Kur'an'm özü ise şüphesiz mufassal (Sûrelerdir)." Ebû" Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: (Hadiste geçen) "lubâb: öz" kelimesi, "halis, öz" demektir.

 

3381. Bize İsmail b. Ebân, Muhammed b. Talha'dan, (O) Zü-beyd'den, (O da) Abdurrahman İbnu'I-Esved'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim Bakara Sûresini okursa, ona bundan dolayı Cennet te bir tâc giydirilir!"

 

3382. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Seleme b. Küheyl'den, (O da) Ebu'l-Ahvas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Abdullah dedi ki: "Şüphesiz, şeytan bir evde Bakara Sûresinin okunduğunu duyunca oradan çıkar!"

 

14.BÂB—BAKARA SÛRESİNİN BAŞ TARAFI İLE KÜRSÎ AYETİNİN FAZİLETİ

 

3383. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize Safvân rivayet edip (dedi ki), bana Eyfa' b. Abd el-Kelâî rivayet edip şöyle dedi: Bir adam; "yâ Rasulullah, Kur'an Sûrelerinin en büyüğü hangisidir?" diyer sormuş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de, "Kulhuve'llahu Ehad (Sûresi!)" buyurumuş. "Peki, Kur'an'daki en büyük âyet hangisidir?" diye sormuş, O da "Kürsî ayeti (yani Allahu lâ ilahe illâ huve'l-hayyu'l-kayyûm)!"667 buyurmuş. "Peki, yâ Ne-biyyullah, sana ve ümmetine hangi ayetin (sevabının) ulaşmasını arzu edersin?" diye sormuş, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de, "Bakara Sûresinin son ayetinin!... Çünkü o, Allah'ın arşının altından, rahmet hazinelerindendir. Allah onu bu ümmete vermiştir. O ayet, dünya ve âhiret iyiliklerinden hiçbir iyilik birakmamıştır ki, onu içermiş olmasın 'buyurmuştur.

 

3384. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Asım es-Sekafî rivayet edip (dedi ki), bize eş-Şa'bi rivayet edip şöyle dedi: Abdullah b. Mes'ûd demiş ki; Hz. Muhammed'in (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) Ashabından bir adam dimilerden bir adamla karşılaşmış ve onunla güreşmiş. Derken insan, cinnîyi yere atıp yenmiş. O zaman insan, cinnîye şöyle demiş: "Doğrusu ben seni gerçekten zayıf ve çelimsiz görüyorum. Küçücük kolların sanki köpeğin küçücük kollan gibi! Siz bütün cinnîler mi böylesiniz, yoksa onların arasından sen mi böylesin?" Cinnî şöyle cevap   vermiş: "Hayır, vallahi (bütün cinnîler böyle değil)! Doğrusu ben onlar arasında gerçekten güçlü kuvvetliyim. Fakat sen benimle ikinci defa güreş. Eğer beni yere atıp yenersen, sana, kendine fayda verecek birşey     Öğretirim!" İnsan; "peki" demiş (ve tekrar güreşmişler. İnsan yine yenmiş. O zaman cinnî); "Allahu lâ ilahe illâ huve'l-hayyu'l-kayyunı"669 ayetini okuyabiliyor musun?" demiş. O da; "evet" demiş. Bunun üzerine cinnî şöyle demiş: "Öyleyse sen onu hiçbir evde okumazsın ki, şeytan (zor durumda kalması sebebiyle) eşek yellenmesi gibi oradan çıkmış, sonra da sabah oluncaya kadar oraya girememiş olmasın!"670 Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Ed-dâil: zayıf ince"; "eş-şâhit: çelimsiz, zayıf; "ed-dalî: güçlü kuvvetli, kaburgaları sağlam kimse"; "el-habec: yellenme, koku, yel" demektir.

 

3385. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Ebu'l-Umeys, eş-Şa'bi'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Abdullah demiş ki: "Kim bir gecede Bakara Sûresinden on ayet; yani baş tarafından dört ayet, Kürsî ayetini, ondan sonraki iki ayeti ve başı "li'llâhi mâfi's-semâvât" olan son üç ayetini okursa, o eve o gece sabah oluncaya kadar hiçbir şeytan girmez!" -Zevâid, 10/118 (Taberani'den).

 

3386. Bize Amr b. Asım haber verip (dedi ki), bize Hammâd, Asım'dan, (O) eş-Şa'bi'den, (O da) İbn Mes'ûd'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim Bakara Sûresinin baş tarafından dört ayet, Kürsî ayetini, Kürsî ayetinden sonraki iki ayeti ve Bakara Sûresinin sonundan üç ayet okursa, o gün ona da, ailesine de ne bir şeytan, ne de hoşlanmayacağı birşey yaklaşmaz! Bu ayetler, aklı başından gitmiş hiçbir kimsenin üzerine okunmaz ki, o iyileşmiş olmasın!" Şuab, 2/464

 

3387. Bize Saîd b. Âmir, Şu'be'den, (O) Ebû İshak'tan, (O da) Hz. Ali'den işiten kimseden rivayet etti (ki, Hz. Ali şöyle demiş): "Akıllı olan birinin, Bakara Sûresinin sonundaki o ayetleri, onlar, Arş'm altındaki bir hazineden oldukları halde, okumadan uyuyacağım zannetmem!"

 

3388. Bize İshak b. İsa, Ebu'l-Ahvas'tan, (O) Ebû Sinan'dan, (O da) el-Muğîre b. Subey'den -ki O, Abdullah'ın talebe-arkadaşlarındandı-, (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim uyuyacağı sırada Bakara Sûresinden on ayet okursa, Kur'an'ı unutmaz. (Bu on ayet şunlardır): Başından dört ayet, Kürsî ayeti, bundan sonraki iki ayet ve sonundan üç ayet." İshak dedi ki: ("...Kur'an'ı unutmaz"dan maksat), "ezberlediklerini unutmaz" demektir. Ebû Muhammed (ed-Dârimî) de dedi ki: Bazıları (el-Muğîre b. Subey yerine) el-Muğîre b. Sumey der.

 

3389. Bize İshak b. İsa, Ebû Muaviye'den -ki O, Muhammed b. Hâzim'dir-, (O) Abdurrahman b. Ebi Bekr el-Muleyki'den, (O) Ebû Seleme'den, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim Kürsî ayetini ve Ha-Mim'in, (yani Mü'min Sûresinin) baş tarafını "...dönüş de ancak O'nadır!" sözüne kadar okursa, o,akşama varıncaya kadar hoşlanmayacağı birşey görmez. Kim bunları akşama vardığında okursa, o da sabahlayıncaya kadar hoşlanmayacağı birşey görmez."

 

3390. Bize Affân rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Eş'as b. Abdirrahman ec-Cermi, Ebû Kılâbe'den, (O) Ebu'l-Eş'as es-San'ani'den, (O da) en-Nu'man b. Beşir'den (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (Sal-lallaku Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri yaratmasından iki bin yıl önce bir kitap yazmıştı. İşte bundan, kendileriyle Bakara Sûresini sona erdirdiği iki ayet indirdi. Bunların bir evde üç gün okunması, sonra da oraya şeytanın yaklaşması, olacak iş değil!" , Fezâilu'l-Kur'an, 4(5/159-160); Müstedrek, 1/562, 2/260; Şuab, 2/460

 

3391. Bize Saîd b. Âmir, Şu'be'den, (O) Mansûr'dan, (O) İbrahim'den, (O) Abdurrahman b. Yezid'den, (O) Ebû Mes'ûd'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "-Kim (bir gecede) Bakara Sûresinin son iki ayetini okursa, bunlar (o gece, kötülüklere karşı veya geceyi ihya olarak, yahut sevap olarak) onay'eterler. "

 

3392. Bize Ebû Asım rivayet edip (dedi ki), bize Ubeydullah b. Ebi Ziyad, Şehr b. Havşeb'den, (O da) Esma bint Yezid'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın en büyük ismi şu iki ayette, yani; "Al-lahu ha İlahe illâ Huve'l-Hayyu'l-Kayyum: Allah ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. Diridir, (her an yaratıklarını) Gözetip Durandır!'677 ve 'Ve İlâhuküm İlâhım Vâhid. (ha İlahe İllâ Huve'r-Rahmanu'r-Rahim): İlâhınız bir tek ilâhtır. (Rahman ve Rahim olan O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur!) ' Bakara Sûresi, 163 ayetlerindedir. " Davud, Vitr, 26(2/80); Tirmizi, Deâvât, 65(5/517); İbn Mace, Dua; 9(2/1267); Müs-ned, 6/461

 

15. BAB—BAKARA SÛRESİ İLE ÂL-İ İMRAN SÛRESİNİN FAZİLETİ

 

3394. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Beşir -ki O, İbnu'l-Muhacir'dir-, rivayet edip (dedi ki), bana Abdullah b. Bureyde, babasından rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben (bir-gün) Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanında oturmaktaydım. O'nu şöyle buyururken işittim: "Bakara Sûresini öğrenin! Çünkü onun öğrenilmesi bereket, terkedilmesi büyük üzüntü (sebebidir). Bâtıl şeylerle uğraşanlar681 onu (öğrenmeye ve devamlı okumaya) güç yetiremezler!" Sonra O bir müddet susmuş, ardından şöyle buyurmuştu: "Bakara Sûresi ile Âl-i İmrân Sûresini öğrenin. Çünkü onlar (bu dünyada) iki aydınlatıcıdır. Onlar Kıyamet'te ise, iki bulutmuş veya iki gölgelikmiş, yahut kanatlarını açarak dizilmiş iki kuş sürüsüymüş gibi, dostlarını gölgelendireceklerdir! Kur'an da, dostu Kıyamet günü kabrinden çıktığında, (onun kurtulması için gayesi- Bu şekilde tercüme ettiğimiz "el-batala" kelimesine, "sihirbazlar" manası da verilmiştir. Çünkü onlar "batıl: gerçek dışı, boş, hükümsüz" şeylere düşkün ve din hususunda ciddiyetsizdirler. Bu kelimeyle "başı boş, işe yaramaz, ciddiyetsiz kimseler"in kastedilmiş olması da muhtemeldir.

 

ret etmekten dolayı) rengi solmuş adam şeklinde ona rastlayacak ve ona; "beni tanıyor musun?" diyecek. O, "seni tanımıyorum" cevabını verecek.   O zaman Kur'an  da  şöyle diyecek:  "Ben,   seni  öğle  sıcaklıklarında   susatan,    senin   geceni   uykusuz   bırakan   dostun Kur'an'ım. Şüphesiz ticaretle uğraşan herkes ticaretinin ardından (kazanç bekler). Sen ise bütün ticaretlerin ardından (beklenen kazançtan daha fazlasını alacaksın)!" O zaman onun sağ eline, sahip olma -istediği gibi kullanma- (yetkisi), sol eline ebedilik verilecek; başına da vakar tacı konulacak. Onun annesiyle babasına da kıymeti dünyayla biçilemeyecek iki takım elbise giydirilecek de onlar; "bunlar bize niye giydirildi?" diyecekler.  Onlara; "çocuğunuz Kur'an'ı öğrendiğinden, Kur'an'la amel ettiğinden dolayı!" denilecek. Sonra ona (yani Kur'an'ın dostuna); "oku ve Cennet'in katlarına ve odalarına çık!" denilecek. Artık o, ister çabuk çabuk okusun, ister yavaş yavaş, okuduğu sürece yukarı çıkmaktadır.

 

3395. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana Muaviye, Kbû Yahya Suleym b. Âmir'den rivayet etti ki, O,Ebû Umâme'yi şöyle derken işitmiş: Hakikaten bir kardeşinize rüyada gösterildi ki, insanlar sarp, uzun bir dağın yamacında yola dizilmişler. Bu dağın başında da şöyle seslenen iki yeşil ağaç var:

"içinizde Bakara Sûresini okuyan var mı? İçinizde Al-i İmran Sûresini okuyan var mı?" Bir adam; "evet" deyince, onlar, tutunması için salkımlarını sarkıtıyor ve ona dağ (yolunu) keyifle yürütüyorlar! Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "El-a'zak: saklımlar, dallar" demektir.

 

3396. Bize Abdullah b. Ca'fer er-Rakkî, Ubeydullah b. Amr'dan, (O) Zeyd'den, (O) Câbir'den, (O) Ebu'd-Duha'dan, (O) Mesrûk'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti. (Mesrûk) demiş ki: Bir adam Abdulah'ın yanında Bakara ile Al-i İmrân'ı okumuştu da, O şöyle demişti: "Sen iki Sûre okudun ki, onlarda Allah'ın, kendisiyle dua edildiğinde icabet ettiği, (birşey) istendiğinde verdiği en büyük ismi vardır!"

 

3397. Bize Muhammed b. İsmail b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Abdusselam b. Harb, el-Cureyrî'den, . (O) Ebû Attâf tan, (O da) Ka'b'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Kim Bakara ve Al-i İmrân'ı okursa, onlar Kıyamet günü gelir, şöyle derler: "Yâ Rabbi, ona hiçbir muaheze olmasın!"

 

16.BÂB—ÂL-İ İMRAN SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3398. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize İsrail, Ebû İshak'tan, (O da) Suleym b. Hanzala el-Bekri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Abdullah b. Mes'ûd dedi ki: "Kim Al-i îmrân'ı okursa o zengindir. (Artık) kadınlar süslenmişlerdir, (onun kendilerine talip olmasını beklerler!)" Ebû Muhammed (ed-Dârinıî) dedi ki: "Muhabbere", "süslenmiş" demektir.

 

3399. Bize İshak b. İsa, İbn Lehîa'dan, (O) Yezid b. Ebi Habib'den, (O) Ebu'l-Hayr'dan, (O da) Hz. Osman b. Affan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim bir gecede Al-i İmrân'ın sonunu okursa, ona bir geceyi tamamen ibadetle geçirme (sevabı) yazılır!"

 

3400. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize Sadaka b. Halid, Yahya İbnu'l-Hâris'ten, (O da) Mekhûl'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim Cuma günü Al-i İmrân Sûresini okursa, melekler onun için geceye kadar Allah'tan bağış dilerler!"

 

3401. Bize el-Kasım b. Sellâm Ebû Ubeyd rivayet edip dedi ki, bana Ubeydullah el-Eşceî rivayet edip (dedi ki), bana Mis'ar rivayet edip (dedi ki), bana Câbir, içine düştüğü (yanlış görüşe) düşmesinden684 önce eş-Şa'bi'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Abdullah dedi ki; "Al-i İmrân Sûresi fakirin en güzel hazinesidir! O, gecenin sonunda kalkıp onunla geceyi ihya eder!"

 

3402. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Abdusselam, el-Cüreyrî'den, (O da) Ebu's-Selil'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bir adam birini öldürmüştü... (Ebu's-Selil, sözünün devamında) şöyle demiş: Bunun üzerine cinler vadisine, içinde yürüyen herkesi cinlerin çarptığı vadiye sığınmış. Bu vadinin kenarında da iki rahib varmış. (Adam orada) akşamladığında onlardan biri diğerine; "adam vallahi mahvoldu!" demiş. (Ebu's-Selil) sözüne şöyle devam etmiş: Derken (adam) Âl-i İmrân Sûresini (okumaya) başlamış. (Bitirince rahibler); "işte güzel bir Sûre okudu; belki kurtulacak!" demişler. (Ebu's-Selil, sözüne devamla) demiş ki, sonunda (adam) sağ selim sabaha varmış. Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Ebu's-Selil, Dureyb b. Nu-kayr'dır; yani İbn Nufeyr'dir.

 

17.BÂB—EN'AM VE DİĞER SÛRELERİN FAZİLETİ

 

3403. Bize Muaz b. Hâni1 rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim b. Tahmân rivayet edip (dedi ki), bize Asım, el-Museyyeb b. Rafî'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Es-Seb'u't-Tuvel, Tevrat'ın benzeri; el-Miîn, İncil'in benzeri; el-Mesâni, Zebur'un benzeri; Kur'an'ın ondan sonraki geri kalanı ise (bize verilen) fazlalıktır!" Merfû şahidleri İçin bkz. Müsned, 4/107; Mecmâu'z-Zevâid, 7/46,158; Şuab, 2/465.

 

3404. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Zübeyr, Ebû İshak'tan, (O) Abdullah b. Halife'den, (O da) Hz. Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Enam, Kur'an'ın en üstün (Sûrelerindendir)!"

 

3405. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), Hemmâm, Ebû İmrân el-Cevni'den, (O) Abdullah b. Re b ah'tan, (O da) Ka'b'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Tevrat'ın başlangıcı En'anı, sonu Hûd (Sûresi gibidir)!"

 

3406.   Bize  Yezid  b.   Hârûn   haber  verip   (dedi  ki),  bize Hemmâm, Ebû İmrân el-Cevnifden, (O da) Abdullah b. Rebah'tan (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Cuma günü Hûd Sûresini okuyun!"

 

3407. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Ebû İmrân el-Cevni, Abdullah b. Rebah'tan, (O da) Ka'b'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle  demiş:  Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)  şöyle buyurdu: "Cuma günü Hûd Sûresini okuyun!"689

 

18.BÂB—KEHF SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3408. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize Abde, Halid b. Ma'dan'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim Kehf Sûresinden on ayet okursa, Deccaldan kormaz!" Merâsilu Ebi Davud, s. 103-104; Şuab, 2/472.

 

3409. Bize Muhammed b. Kesir, el-Evzaî'den, (O) Abde'den, (O da) Zirr b. Hubeyş'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim gece kalkmak istediği zaman için Kehf Sûresinin sonunu okursa, o (zamanda) kalkar!" Abde sözüne devamla dedi ki: "Bu haber üzerine biz bunu denedik de, öyle olduğunu gördük."

 

3410. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hu-şeym rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Haşim, Ebû Miclez'den, (O) Kays b. Abbâd'dan, (O da) Ebû Said el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Kim cuma gecesi Kehf Sûresini okursa, onun için, kendisiyle Eski Ev (Kabe) arasında bir nur parlar!"

 

19.BÂB—TENZİL-SECDE SÛRESİ İLE TEBÂREKE'NİN FAZİLETİ

 

3411. Bize Ebu'l-Muğîre haber verip (dedi ki), bize Abde, Halid b. Ma'dan'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Şu kurtarıcı (Sûreyi) -ki O, Elif Lâm Mim-Tenzü'dir-, okuyun. Çünkü gerçekten bana ulaştı ki, bir adam onu okur, başka hiçbir şey okumazmış. O, günahları da çok olan biriymiş. Nihayet (âhirette hesap günü geldiğinde bu Sûre) kanadını onun üzerine yaymış ve "yâ Rabb'i, onu bağışla! Çünkü o beni çok okurdu!" demiş. Rabb da onun adam hakkındaki şefaatini kabul etmiş ve şöyle buyurmuş: 'Ona her günahına karşılık bir iyilik yazın ve onu bir derece yükseltini"

 

3412. Bize Affân rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ebu'z-Zübeyr, Abdullah b. Damra'dan, (O da) Ka'b'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: "Kim Tenzil (Secde) Sûresi ile Tebareke'llezî bi-Yedihi'1-Mülk Sûresini okursa, ona yetmiş iyilik yazılır, ondan bu sebeple yetmiş kötülük düşürülür ve o, bundan dolayı yetmiş derece yükseltilir."

 

3413. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana Muaviye b. Salih rivayet etti ki O, Ebû Halid Amir b. Ceşib ile Bahir b. Sa'd'ı rivayet ederlerken işitmiş ki, Halid b. Ma'dan şöyle demiş: Şüphesiz Elif-Lâm-Mim-Tenzil Sûresi kabirde, (hayattayken kendisini okumuş olan) arkadaşı için; "Allah'ım, eğer ben senin Kitab'mdan değilsem beni ondan sil!" diyerek mücalede eder. O, kuş gibi de olup kanadını onun üzerine gerer. Böylece ona şefaat edip onu kabir azabından korur." (Bu haberin) benzeri Tebâreke Sûresi hakkında da vardır. Bu sebeple Halid bunları okumadıkça gecesini geçirmezmiş.

 

3414. Bize Nuaym haber verip (dedi ki), bize Süfyân, Leys'ten, (O) Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Câbir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Elif-Lâm-Mim-Tenzil (Secde) Sûresi ile Tebâreke Sûresini okumadıkça uyumazdı." Tirmizi, Deâvât, 22(5/475); Müsned, 3/340; Müstedrek, 2/412; Şuab, 2/478; Amelu'l-Yevm ve'1-Leyle, Nesai, s. 431-432; Amelu'1-Yevm vel-Leyle, Ibnu's-Sünni, s. 251.

 

3415.   Bize   Musa  b.   Halid  rivayet   edip   (dedi   ki),  bize Mu'temir, Leys'ten, (O da) Tâvûs'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "O ikisi (yani Secde Sûresi ile Mülk Sûresi) Kur'an'daki her Sûreden altmış derece üstün kılındı!"

 

3416. Bize Haccac b. Minhâl haber verip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bana Amr b. Mürre rivayet edip şöyle dedi: Mürre'yi şöyle derken işittim: Kabirdeki bir adama (azab meleği) gelmiş de (adam) kabrinin köşesine gitmiş. (Melek de oraya gitmiş). O zaman Kur'an'dan otuz ayetlik bir Sûre onun için mücadele etmeye koyulmuş (ve onu kurtarmış)!" (Mürre sözünün devamında) demiş ki: Bunun üzerine ben ve Mesrûk baktık da Kur'an'da Tebâreke Sûresi dışında otuz ayetlik bir Sûre bulamadık.

 

20.BÂB—TAHA SÛRESİ İLE YASİN SÛRESİNİN FAZİLETİ

 

3417. Bize İbrahim Ibnu'l-Münzir rivayet .edip (dedi ki), bize İbrahim İbnu'l-Muhacir İbni'l-Mismar, Ömer b. Hafs b. Zekvân'dan, (O) el-HurakaoğuIları'nın azadlısmdan, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Şüphesiz zâtında ve sıfatlarında noksanlıklardan uzak ve şanı yüce olan Allah, Tâhâ ve Yasin'i gökleri ve yeri yaratmasından bin yıl önce okumuş. O zaman Melekler Kur'anı işittiklerinde şöyle demişler: Bunun kendisine ineceği ümmete ne mutlu! Bunu taşıyacak gönüllere ne mutlu! Bunu konuşacak dillere ne mutlu!"

 

21.BÂB—YASİN SÛRESİNİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3418. Bize Ebul-Velid Musa b. Halid rivayet edip (dedi ki), bize Mu'temir, babasından rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana el-Hasan'dan ulaştı ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede Allah'ın rızasını -veya "Allah'ın razılığını"- kazanmak için Yasin'i okursa, o bağışlanır!" (Mu'temir'in babası sözüne devamla) şöyle demiş: "Bana ulaştı ki, o (yani Yasin) bütün Kur'an'a denk olur!"

 

3419. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Humeyd b. Abdirrahman, el-Hasan b. Salih'ten, (O) Harun Ebû Muhammed'den, (O) Mukâtıl b. Hayyân'dan, (O) Katâde'den, (O da) Enes'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Şüphesiz her şeyin kalbi vardır. Şüphesiz Kur'an'ın kalbi ise Yasin'dir. Kim onu okursa, sanki Kur'an'ı on kere okumuş oİur/" Muhammed'in meçhul olması sebebiyle zayıftır.

 

3420. Bize el-Velid b. Şucâ1 rivayet edip (dedi ki), bana Ziyad b. Haysame, Muhammet! b. Cuhâde'den, (O) el-Hasan'dan, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim bir gecede Allah'ın rızasını kazanmak için Yasini okursa o, o gece bağışlanır!"

 

3421. Bize el-Velid b. Şucâ1 rivayet edip (dedi ki), bana Ziyad b. Hayseme, Mu ham m e d b. Cuhâde'den, (O da) Atâ b. Ebi Rebah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bana ulaştı ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim gündüzün başlangıcında Yasini okursa, onun ihtiyaçları giderilir/"

 

3422. Bize Amr b. Zurâre rivayet edip (dedi ki), bize Ab-dulvehhâb rivayet edip (dedi ki), bize Raşid Ebû Muhammed el-Hımmânî, Şehr b. Havşeb'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: İbn Abbas demiş ki: "Kim sabaha ulaştığında Yasin'i okursa, ona, akşama ulaşıncaya kadar o gününün kolaylığı bahşedilir. Kim de onu bir gecenin başlangıcında okursa, ona da sabaha ulaşıncaya kadar o rro/ıoGİnin Irnlnvlıcn hahsprlilir!" gecesinin kolaylığı bahşedilir!'

 

22.BÂB—HA-MİM-DUHAN İLE HA-MİM'LERİN VE MÜSEBBİHAT'IN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3423. Bize Ya'lâ rivayet edip (dedi ki), bize İsmail, Abdullah b. İsa'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana bildirildi ki; "kim cuma gecesi Ha-Mim-Duhân Sûresini, ona inanarak ve onun doğru olduğunu kabul ederek okursa, sabaha bağışlanmış olarak ulaşır!"

 

3424. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dediki), bize Sadaka b. Halid, Yahya tbnu'l-Haris'ten, (O da) Ebû Rafî'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim cuma gecesi Duhân Sûresini okursa, o, sabaha bağışlanmış olarak ulaşır ve (âhirette) iri gözlü hurilerle evlendirilir!"

 

3425. Bize Ca'fer b. Avn, Mis'ar'dan, (O da) Sa'd b. İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Ha-Mim (diye başlayan Sûrelere) "gelinler" adı verilirdi!"

 

3426. Bize Saîd b. Âmir, Hişam'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim sabaha ulaştığında Haşr Sûresinin sonundan üç ayet okur, sonra da o gün ölürse, o şe-hidler mührü ile mühürlenir! (Her kim) o(nu) akşama ulaştığında okur da o gece Ölürse, (yine) şehidler mühürü ile mühürlenir!"

 

3427. Bize İshak b. İsa, MaVdan, (O) Muaviye b. Salih'ten, (O) Bahir b. Şaddan, (O) Halidb. Ma'dan'dan, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O, uyuyacağı sırada Müsebbihat'ı okur ve "Şüphesiz bunlarda bin ayete denk olan bir ayet vardır!" buyururmuş.

 

3428. Bize Muhammed İbnu'l-Ferec el-Bağdâdî rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Abdillah İbni'z-Zübeyr rivayet edip (dedi ki), bize Halid b. Tahman Ebu'1-Alâ el-Haffaf rivayet edip (dedi ki), bana Narı1 b. Ebi Narı, Ma'kıl b. Yesâr'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurmuş: "Kim sabaha ulaştığında (üç defa); "eûzu bi'llahi's-semî'i'l-alîmi mine'ş-şeytani'r-racim: Kovulan şeytandan her şeyi işiten, her şeyi bilen Allah'a sığınırım" der ve Haşr Sûresinin sonundan üç ayet okursa, Allah onun için yetmiş bin melek görevlendirir. Onlar akşama ulaşıncaya kadar ona hayır dua ederler! Şayet zikredilen şeyleri akşam söyler ve okursa, sabaha ulaşıncaya kadar bunun aynısı yapılır!"

 

23.BÂB—KUL YA EYYÜHE'L-KÂFİRÛN'UN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3429. Bize Ebû Zeyd Saîd İbnu'r-Rebf rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Ebu'l-Hasan Muhacir'den rivayet etti ki,  şöyle demiş: Bir adam Ziyad'ın zamanında Kûfe'ye gelmişti. Bir ara ben onu şöyle anlatırken işittim: O, bir yolculuğunda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile berabermiş. (Bu adam sözünün devamında) dedi ki: "Dizim onun dizine değiyor -veya "dokunuyor"-du. Derken O, bir adamın; "Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn" Sûresini okuduğunu işitmiş ve "Bu (adam) şirkten uzaklaştı!" buyurmuş. Bir adamın da "Kul hüvel'llahu ehad" Sûresini okuduğunu işittiğinde, "Bu (adam) bağışlandı!" buyurmuştu"

 

3430. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Zuheyr, Ebû İshak'tan, (O) Ferve b. Nevfel'den, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ona); "Seni buraya getiren mühim iş nedir?" buyurmuş; o da, "bana, uyuyacağım sırada söyleyeceğim birşey öğretmen için geldim!" demiş. (Hz. Peygamber de) şöyle buyurmuş: "Öyleyse yatağına girdiğinde "Kul yâ eyyuhhe'l-kafırûn" Sûresini oku, sonra onu bitirince uyu! Çünkü o, şirkten uzaklaşma bildirişidir! "

 

24.BÂB—KUL HÜVELLAHU EHAD'IN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3431. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize Safvân rivayet edip (dedi ki), bize İyas el-Bikâli, Nevf el-Bikâli'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Şüphesiz Allah Kur'an'ı üç parçaya ayırmış ve "Kul hüve'llahu ehad" Sûresini Kur'an'm üçte biri kılmış!"

 

3432. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Hayve rivayet edip şöyle dedi: Bana Ebû Akîl haber verdi ki,O, Saîd İbnu'l-Müseyyeb'i şöyle derken işitmiş: Nebiyyullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) gerçekten şöyle buyurmuş: "Kim "Kul hüve'llahu ehad" Sûresini on defa okursa, bundan dolayı Cennet'te onun için bir köşk yapılır. Kim yirmi defa okursa, bu sebeple Cen~ net'te onun için iki köşk yapılır. Kim de onu otuz defa okursa, bundan dolayı Cennet'te onun için otuz köşk yapılır!" O zaman Ömer İbnu'l-Hattab; "vallahi, yâ Rasulullah, o halde biz mutlaka köşklerimizi çoğaltacağız!" demiş. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de; "Allah'ın (gücü ve Cennet'i) onlardan daha geniştir!" buyurmuş. Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Ebû Akîl'in ismi Zühre b. Ma'bed'dir. Bazıları O'nun "abdaV'dan olduğunu iddia etmişlerdir!

 

3433. Bize Ebul-Muğîre, Utbe b. Damra b. Habib'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki, O, bir Sûre okuyup bitirdiğinde ardından "Kul hüvellahu ehad"ı okurmuş.

 

3434. Bize Müslim b. İbrahim, Ebân b. Yezid el-Attar'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bize Katâde, Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O) Ma'dan b. Ebi Talha'dan, (O da) Ebu'd-Derda'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Biriniz Kur'an'ın üçte birini bir gecede okumaya güç yetiremez mi?" buyurmuştu. (Yanındaki Sahabiler;) "Biz bunu yapmaktan daha aciz ve daha zayıfiz!" demişlerdi. O da şöyle buyurmuştu: "Şüphesiz Allah, Kur'anı üç parçaya ayırmış ve "Kul hüve'llahu ehad" Sûresini Kur'an'ın üçte biri kılmıştır!"

 

3435. Bize Ebû Nuaym, İbrahim b. İsmail b. Mucemmi'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana İbn Şihâb haber verdi ki, Humeyd b. Abdirrahman kendisine rivayet etmiş ki, Ebû Hü-reyre şöyle dermiş: "Kul huvellah ehad Sûresi Kur'an'ın üçte birine denk olur!"

 

3436. Bize el-Muallâ b. Esed, Sellâm b. Ebi Muti'den, (O) Asım'dan, (O) Zirr'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: "Kul hüvellahu ehad Sûresi Kur'an'ın üçte birine denk olur!1'

 

3437. Bize Amr b. Asım, Hamnıâd b. Seleme'den, (O) Asım'dan, (O) Zirr'den, (O da) Abdullah'tan (naklen), onun (yani bir önceki haberin) aynısını rivayet etti.

 

3438. Bize Yezid b. Hârûn rivayet edip (dedi ki), bize Mübarek b. Fedâle haber verip (dedi ki), bize Sabit, Enes'ten (naklen) rivayet etti ki, bir adam; "vallahi ben doğrusu bu Sûreyi (yani "Kul hüve'llahu ehad"ı) gerçekten seviyorum!" demiş de Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Onu sevmen seni Cennet'e sokmuştur!"

 

3439. Bize Abdullah b. Mesleme rivayet edip (dedi ki), bize Muhammed b. Abdillah b. Müslim, Mu ham m e d b. Şihâb'dan, (O) Humeyd b. Abdirrahman'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "Kul hüvellahu ehad" Sûresi sorulmuş da O; "Kur'ar.'ın üçte biridir -veya "ona denk olur-!" buyurmuş.

 

3440. Bize Ubeydullah b. Musa, İsrail'den, (O) Mansûr'dan, (O) Hilâl'den, (O) er-Rebî1 b. Hüseyin'den, (O) Amr b. Meymûn'dan, (O) Abdurrahman b. Ebi Leyla'dan, (O) ensarlı bir kadından, (O da) Ebû Eyyûb'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Kendisi (birgün) bu kadına gelmiş ve "Rasulullah'ın (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) getirdiği şeye baksana!" demiş. O; "birçok iyilik var ki, onu bize Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) getirmiştir! Peki bu nedir?" demiş. (Ebû Eyyûb) sözüne şöyle devam etmiş: Bize; "Biriniz Kur'an'ın üçte birini bir gecede okumaya güç yetiremez mi?" buyurdu. (Ebû Eyyûb sözüne devamla) demiş ki: Biz de, onun bizden yapamayacağımız bir iş isteyeceğinden korktuk ve bu sebeple O'na hiçbir karşılık vermedik. Nihayet O, bu sözü üç defa tekrar etti, sonra şöyle buyurdu: "Biriniz "Kul hüve'llahu ehad, Allahu's-samed" Sûresini okuyamaz mı?"

 

3441. Bize Nasr b. Ali, Nûh b. Kays'tan, (O) Muhammed el-Vatta'dan, (O) Ümmü Kesir el-Ensariye'den, (O da) Enes b. Malik'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim 'Kül hüve'llahu ehad'ı elli defa okursa, Allah ona elli yılın günahlarını bağışlar!"

 

25.BÂB—MUAVVİZETAN'IN FAZİLETİ HAKKINDA

 

3442. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Hayve ile İbn Lehîa rivayet edip şöyle dediler: Biz Yezid b. Ebi Habib'i şöyle derken işittik: Bana Ebû İmran rivayet etti ki, O, Ukbe b. Amir'i şöyle derken işitmiş: Ben Rasulullah'm (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) ayağına sarıldım ve O'na; "yâ Rasulullah, bana Hûd Sûresi ile Yusuf Sûresini okutun!" dedim de, Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu: "Ukbe! Şüphesiz sen Kurandan, Allah'a, "Kul eûzu bi-Rabbi'l-felak" Sûresinden ne daha sevimli, ne de O'nun katında gayeye daha ulaştırıcı olan hiçbir Sûre asla okuyamazsın!" Yezid sözüne devamla demiş ki: Bu sebeple Ebû İmran bu Sûreyi hiç bırakmaz, akşam namazında hep onu okurdu!

 

3443. Bize Ahmed b. Ab d ili ah rivayet edip (dedi ki), bize Leys, İbn Aclân'dan, (O da) Saîd b. Ebi Saîd el-Makburi'den (naklen) rivayet etti ki, Ukbe b. Âmir şöyle demiş: Ben (birgün) Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber yürümüştüm de, bir ara bana; "De ki, ey Ukbe!" buyurmuştu. Ben; "ne diyeyim?" demistim. (Ukbe sözüne devamla) demiş ki; o zaman bana birşey bu-yurmamıştı. Sonra yine; "Ukbe, de ki!" buyurmuştu. Ben de yine; "ne diyeyim?" demiştim. O; "De ki, ben felâkın (sabahın) Rabb'ine sığınırım!" buyurmuştu. Bunun üzerine ben onu okumuş, nihayet sonuna gelmiştim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de o zaman şöyle buyurmuştu: "Bunun benzeriyle ne bir isteyici istemiş, ne bir sı-ğıntcı sığınmıştır!"'

 

3444. Bize Ya'lâ rivayet edip (dedi ki), bize İsmail -ki O, ibn Ebi Halid'dir-, Kay s'tan, (O da) Ukbe b. Amir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"Bana (bu gece) benzerlerini görmediğim -veya "(benzerleri) görülmemiş"- ayetler, yani Muavvizetân indirildi!"

 

26. BÂB—ON AYET OKUMANIN FAZİLETİ

 

3445, Bize Yahya b. Bistam, Yahya b. Hamza'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Yahya İbnu'l-Haris, el-Kasım Ebû Abdirrahman'dan, (O da) Temim ed-Dâri'den (naklen) rivayet etti ki.... [HA: Bana Osman b. Müslim ise, el-Abbas b. Meymûn'dan, (O da) Temîm ed-Dâri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede on ayet okursa, gafillerden yazılmaz!"]

 

3446. Bize Yahya b. Bistâm, Yahya b. Hamza'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Yahya İbnu'l-Haris, el-Kasım Ebû Abdirrahman'dan, (O da) Temîm ed-Dârî ile Fedâle b.Ubeyd'den (naklen) rivayet etti ki, onlar şöyle demişler: "Kim bir gecede on ayet okursa, ibadet edicilerden yazılır!"

 

3447. Bize İsmail b. Ebân rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Uveys, Musa b. Ukbe'den, (O) Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede on ayet okursa, gafillerden yazılmaz!"

 

3448. Bize Malik b. İsmail rivayet edip (dedi ki), bize İsrail, Ebû İshak'tan, (O) el-Muğîre b. Abdülah el-Cudeli'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede on ayet okursa, gafillerden yazılmaz!"

 

27.BÂB—ELLİ AYET OKUYAN KİMSE

 

3449. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Fıtr, Ebû İshak'tan, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kam bir gecde elli ayet okursa, gafillerden yazılmaz!"

 

3450. Bize Yahya b. Bistâm rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza, Yahya İbnu'l-Haris'ten, (O) el-Kasım Ebû Ab-dirrahman'dan, (O da) Temim ed-Dârî ile Fedâle b. Ubeyd'den (naklen) rivayet etti ki, onlar şöyle demişler: "Kim bir gecede elli ayet okursa, (Allah'ın hükümlerini) koruyanlardan ("hâfızûn"dan) yazılır!"

 

28.BÂB—YÜZ AYET OKUYAN KİMSE

 

3451. Bize Mu hanime d İbnu'l-Kasım rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Ubeyde, M uh amme d b. İbrahim'den, (O) ez-Zübeyr'in azadlısı Yuhannes'ten, (O) Ümmü'd-Derda'nın Allah uğrunda kardeşi Salim'den, (O) Ümmü'd-Derda'dan, (O) Ebu'd-Derda'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurmuş: "Kim bir gecede yüz ayet okursa, gafillerden yazılmaz!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bazıları Salim yerine Raşîd b. Sa'd der.

 

3452. Bize İsmail b. Ebân rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Uveys, Musa b. Ukbe'den, (O) Muhammed b. Ka'b el-Kurnazi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş:"-Kim bir gecede yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kânitûn"dan) yazılır!"

 

3453. Bize Yahya b. Bistâm rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza rivayet edip (dedi ki), bana Zeyd b. Vâkıd, Süleyman b. Musa'dan, (O) Kesir b. Mürre'den, (O da) Temîm ed-Dâri'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim bir gecede yüz ayet okursa, ona (tam) bir gece ibadeti (sevabı) yazılır!"

 

3454. Bize Ca'fer b. Avn, el-A'meş'ten, (O da) Ebû Salih'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ka'b dedi ki: "Kim yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır!"

 

3455. Bize Yahya b. Bistâm rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza rivayet edip (dedi ki), bana Yahya İbnu'l-Haris, el-Kasım Ebû Abdirrahman'dan, (O da) Temîm ed-Dârî ile Fedâle b, Ubeyd'den (naklen) rivayet etti ki, onlar şöyle demişler: "Kim bir gecede yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır!"

 

3456. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Fıtr, Ebû İshak'tan, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır!"

 

3457. Bize el-Hakem b. Nâfî1 rivayet edip (dedi ki), bize Harîz b. Osman, Habib b. Ubeyd'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Ebû Umâme'yi şöyle derken işittim: "Kim yüz ayet okursa, gafillerden yazılmaz!"

 

29. BÂB—İKİYÜZ AYET OKUYAN KİMSE

 

3458. Bize el-Hakem b. Nâfî1 rivayet edip (dedi ki), bize Harız, Habib b. Ubeyd'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Ebû Umâme'yi şöyle derken işittim: "Kim ikiyüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır!"

 

3459. Bize Muhammed İbnu'l-Kasım rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Ubeyde, Muhammed b. İbrahim'den, (O) ez-Zübeyr'in azadlısı Yuhannes'ten, (O) Ümmü'd-Derda'nın Allah uğrunda kardeşi Salim'den, (O) Ümmü'd-Derda'dan, (O) Ebu'd-Derda'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurmuş: "Kim bir gecede ikiyüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır!"

 

3460. Bize Ebû Gassan rivayet edip (dedi ki), bize İsrail, Ebû İshak'tan, (O) el-Muğîre b. Abdillah el-Cudeli'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede on ayet okursa, gafillerden yazılmaz! Kim bir gecede yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır! Kim de ikiyüz ayet okursa, kurtuluşa erenlerden ("faizûn"dan) yazılır!"

 

30. BÂB—YÜZ AYETTEN BİN AYETE KADAR OKUYAN KİMSE

 

3461. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Said el-Cüreyri'den, (O) Ebû Na dr a'dan, (O da) Ebû Saîd el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede on ayet okursa, (Allah'ı) zikredenlerden (zâkirûndan) yazılır. Kim yüz ayet okursa, kendilerini tâat ve ibadete verenlerden ("kanitûn"dan) yazılır. Kim de beşyüz ayetten bin ayete kadar okursa, bir kıntâr sevabı olduğu halde sabahlar!" "Kıntâr nedir?" denildi. "Bir öküz derisinin dolusu altın (ağırlığı)..." karşılığını verdi.

 

3462. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Vehb, Yunûs'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Kim bir gecede yüz ayet okursa, o gece Kur'an onunla tartışmaya girmez. Kim bir gecede ikiyüz ayet okursa, ona (tam) bir gece ibadeti (sevabı) yazılır. Kim de bir gecede beşyüz ayetten bin ayete kadar okursa, âhirette bir kıntâr (sevabı) olduğu halde sabahlar!" (Orada bulunanlar); "kıntâr nedir?" demişler. "Oniki bin (ûkıyye)..." karşılığını vermiş.

 

3463. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Fıtr, Ebû İshak'tan, (O) Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim bir gecede üçyüz ayet okursa, ona bir kıntâr (sevab) yazılır. Kim de yediyüz ayet okursa..."738 Ebu Nuaym diyor ki: "(Abdullah'ın) bu hususta ne demiş olduğunu bilmiyorum."

 

31.BÂB—BİN AYET OKUYAN KİMSE

 

3464. Bize el-Hakem b. Nâfî' haber verip (dedi ki), bize Harîz, Habib b. Ubeyd'den haber verdi ki, O şöyle demiş: BenEbû Umâme'yi şöyle derken işittim: "Kim bin ayet okursa, ona bir kıntâr sevab yazılır. Bu kıntârdan bir kırata sizin dünyanız kâfi gelmez!" ["Ona sizin dünyanız denk olmaz" demek istiyor.

 

3465. Bize Yahya b. Bistâm rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza, Yahya İbnu'l-Haris'ten, (O) el-Kasım Ebû Ab-dirrahman'dan, (O da) Temîm ed-Dârî ile Fedâle b. Ubeyd'den (naklen) rivayet etti ki, onlar şöyle demişler: "Kim bir gecede bin ayet okursa, ona bir kıntâr (sevab) -ki, bu kmtârdan bir kırat, dünya ile içindeki şeylerden daha hayırlıdır- yazılır ve o, Allah'ın dilediği sevabı kazanır!"

 

3466. Bize Muhammed İbnu'I-Kasım rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Ubeyde, Muhammed b. İbrahim'den, (O) ez-Zübeyr'in azadlısı Yuhannes'ten, (O) Ümmü'd-Derda'mn (din) kardeşi Salim'den, (O) Ümmü'd-Derda'dan, (O) Ebu'd-Derda'-dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurmuş: "Kim bin ayet okursa, ona bir kıntâr sevab yazılır! Bu (kıntârın) bir kıratı, büyük tepe gibidir!"

 

32. BAB—KINTÂR NE KADAR OLUR?

 

3467. Bize Abdussamed b. Abdulvaris rivayet edip (dedi ki), bize Ebân el-Attar ile Hammâd b. Seleme, Asım'dan, (O) Ebû Salih'ten, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kıntâr, on iki bin (ûkiyyedir)."

 

3468. Bize İshak b. İsa, Ebu'l-Eşheb'den, (O da) Ebû Nadra el-Abdi'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kıntâr, bir öküz derisinin doluusu altındır!"

 

3469. Bize İshak, Huşeym'den, (O) Ali b. Zeyd'den, (O da) Saîd İbnu'l-Müseyyeb'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kıntâr, kırkbin (dinardır)."

 

3470. Bize İshak, Mübarek'ten, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kıntâr, birinizin diyeti, yani oni-kibin (dirhemdir)."

 

3471. Bize İshak, Müslim'den -ki O, ez-Zenci'dir-, (O) İbn Ebi Necih'ten, (O da) Mücahid'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kmtâr yetmiş bin dinardır."

 

3472. Bize İshak, Ebû Bekir'den, (O) Ebû Hasîn'den, (O) Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O da) Muaz b. Cebel'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kıntâr binikiyüz ûkıyyedir."

 

3473- Bize Ebu Nuaym Serik'ten, (O) Leys'ten, (O da) Mücahid'den haber vererek dedi ki; "(Kıntâr) yetmişbin miskal(dir)."

 

33.BÂB—KURAN'IN BAŞTAN SONA OKUNUP BİTİRİLMESİ ("HATM'l)

 

3474. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Salih el-Murri, Eyyûb'dan, (O da) Ebû Kılâbe'den (naklen) rivayet etti ki; O, SÖZÜ Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nİS-bet (ref) ederek şöyle demiş: "Kim Kur'an'a, başından açılıp ("fethedilip" okunmaya) başlanıldığında şahid olursa, sanki Allah yolunda bir fethe şahid olmuş olur! Kim de, (okunup) sonuna varıldığında bitirilişine ("hatm"ine) şahid olursa, sanki bö-lüştürüldüğünde ganimetlere şahid olmuş olur!"'

 

3475. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Salih el-Mürri, Katâde'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bir adam Medine Mescidi'nde Kur'an okuyordu. İbn Abbas onun üzerine gözetleyici koymuş ve (o, bu adamın) Kur'an'ı hatmetme vakti olduğunu (bildirdiğinde) kalkıp onun yanına geçmişti.

 

3476. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Salih, Sabit el-Bunâni'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Enes b. Malik Kur'an'ı hatmetmeye geceleyin yaklaştığında, ondan bir miktarı sabaha ermesi ve ailesini toplayıp Kur'an'ı onlarla birlikte hatmetmesi için geriye bırakırdı.

 

3477. Bize Affân rivayet edip (dedi ki), bize Ca'fer b. Süleyman rivayet edip (dedi ki), bize Sabit rivayet edip şöyle dedi: "Enes Kur'an'ı hatmettiğinde çocukları ile ev halkını toplar ve onlara hayır dua ederdi."

 

3478. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize el-Evzaî, Abde'den rivayet etti ki, O şöyle demiş:

"İnsan Kur'an'ı gündüz hatmettiğinde melekler ona akşama erinceye kadar dua ederler. Eğer onu gece bitirirse melekler ona sabaha erinceye kadar dua ederler!"

 

3479. Bize İshak b. İsa, Salih el-Murri'den, (O) Katâde'den, (O da) Zürâre b. Ebi Evfa'dan (naklen) rivayet etti ki, Hz. Pey-gameber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "hangi amel daha üstündür?" diye sorulmuş. O, "Konan göçen kimsenin (ameli!)" buyurmuş. "Konan göçen kimse, ne demek?" denilmiş. Şöyle buyurmuş: "Kur'an'ın dostu! O, Kur'an'ın başından sonuna, sonundan başına gider; ne zaman (Kur'an'ı hatmeder,) konarsa, (hemen tekrar baştan okumaya başlar,) göçer!"

 

3480. Bize İbrahim b. Musa, Cerir'den, (O) el-A'meş'ten, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "İnsan Kur'anı gündüz okuduğunda melekler ona akşama erinceye kadar dua ederler. Şayet o, onu gece okursa, melekler ona sabaha erinceye kadar dua ederler!" Süleyman (el-A'meş) sözüne şöyle devam etmiş: "Bunun üzerine ben arkadaşlarımızın onu, gündüzün başı ile gecenin başında hatmetmekten hoşlanır olduklarını görmüştüm!"

 

3481. Bize Muhammed b. Yusuf el-Firyâbî, Süfyân'dan, (O) el-A'meş'ten, (O da) ibrahim'den (naklen) onun, (yani bir önceki haberin) aynısını rivayet etti. Ancak bu rivayette Süleyman'ın sözü yoktur.

 

3482. Bize Ferve b. Ebi'l-Mağra, el-Kasım b. Malik el-Muzani'den, (O) Abdurrahman b. İshak'tan, (O da) Muharib b. Disar'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim Kur'an-ı Kerim'i ezberinden okursa, bu onun için dünyada ve âhirette dua olur!"

 

3483. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Abdus selâm, Yezid b. Abdirrahman'dan, (O da) Talha ile Abdurrahman İbnu'l-Esved'den (naklen) rivayet etti ki, onlar şöyle demişler: "Kim Kur'an'ı gece veya gündüz okursa, melekler ona geceye kadar dua ederler!" Başka biri, ("melekler ona geceye kadar dua ederler" yerine) "o bağışlanır!" demiş.

 

3484. Bize Amr b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Kaza'a b. Suveyd, Humeyd el-A'rec'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kim Kur'an okur, sonra dua ederse, duasına dörtbin melek 'âmin, ya Rabb'i, kabul buyur!' der."

 

3485. Bize  Saîd İbnu'r-Rebî' rivayet edip  (dedi ki), bize Şu'be, el-Hakem'den, (O da) Mücahid'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Bana bir elçi gönderilmiş, (ben de çağırıldığım yere gitmiştim." Mücahid, sözünün devamında) şöyle demiş: "(Çağıranlar bana şöyle demişlerdi:) Biz seni çağırdık. Zira biz Kur'an'ı hatmetmek istedik. Bize de ulaştı ki, Kur'an'ın hatmi sırasında dua kabul olunur!" (Mücahid, sözüne devamla) şöyle demiş: "Sonunda onlar, (benim kendilerine öğrettiğim) bazı dualar yapmışlardı!"

 

3486. Bize Muhammed b. Humeyd rivayet edip (dedi ki), bize Hârûn, Anbese'den, (O) Leys'ten, (O) Talha b. Mu-sarrif ten, (O) Mus'ab b. Sa'd'dan, (O da) Sa'd'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an'ın okunup bitirilmesi gecenin başına rastlarsa, melekler onu (okuyup bitirene) sabaha erinceye kadar dua ederler. Şayat onun okunup bitirilmesi gecenin sonuna rastlarsa, melekler onu (okuyup bitiren) akşama erinceye kadar dua ederler. Bu sebeple bazan birimizin (Kur'an'ı hatmetmesine az bir) şey kalır da, akşamlayıncaya veya sabahlayıncaya kadar onu (okumayı) geciktirir!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bu (haberin) Sa'd'dan (rivayeti) hasendir.

 

3487. Bize Mücahid b. Musa rivayet edip (dedi ki), bize Ma'n rivayet edip (dedi ki), bize Bukeyr b. Mismar'ın erkek kardeşinin oğlu olan İbrahim b. Muhacir b. Mismar rivayet edip (dedi ki), bana Safvân b. Süleym, Atâ b. Yesâr'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kur'an'ın hükümleriyle amel eden hafızlar, Cennet ehlinin sözcüleridir!"

 

3488. Bize Yezid b. Hârûn rivayet edip (dedi ki), bize Abdulmelik, Saîd b. Cübeyr'den haber verdi ki, O, Kuranı her iki gecede bir hatmedermiş!

 

3489. Bize Osman b. Mu hanı m e d rivayet edip (dedi ki), bize Cerîr, Mutarrif ten, (O) Ebû İshak'tan, (O) Ebû Bürde'den, (O da) Abdullah b. Amr'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben; "yâ Rasulullah, Kur'an'ı kaç günde hatmedeyim?" dedim, "Onu bir ayda hatmet!" buyurdu. Ben; "yâ Rasulullah, gerçekten (bundan daha kısa zamanda hatmetmeye) güç yetiririm!" dedim, "Onu yirmi günde hatmet!" buyurdu. Ben; "hakikaten (bundan daha kısa zamanda hatmetmeye) güç yetiririm!" dedim. O, "Onu onbeş günde hatmet!" buyurdu. Ben; "gerçekten (bundan daha kısa zamanda hatim) yapabilirim!" dedim. "Onu on günde hatmet!" buyurdu. Ben; "hakikaten (bundan daha kısa zamanda hatmetmeye) güç yetiririm!" dedim. "Onu beş günde hatmet!" buyurdu. Ben; "gerçekten (bundan daha kısa zamanda hatim) yapabilirim!" dedim; "Hayır, (olmaz!)" buyurdu.

 

3490. Bize Abdullah b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Uk-be b. Halid, Abdurrahman b. Ziyâd'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Abdurrahman b. Râfi', Abdullah b. Amr'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Bana Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kur'an'ı üç günden az zamanda okumamamı emretti!"

 

34. BÂB—KUR'AN'I GÜZEL OKUMAYA ÇALIŞMAK [KUR'AN İLE TEGANNÎ]

 

3491. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd rivayet edip (dedi ki), bize İbn Ebi Muleyke, İbn Ebı Nehik'ten, (O da) Sa'd b. Ebi Vakkas'tan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Kur'an'ı güzel okumaya çalışmayan, (Kur'an ile teğanni yapmayan) bizden değildir!" İbn Uyeyne demiş ki: "(Hadisteki 'teğanni yapan' sözü) 'müstağni kalan' manasınadır." Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bazıları (senedde "İbn Ebi Nehîk" yerine) "Ubeydullah b. Ebi Nehîk" derler.

 

3492. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Mis'ar, Abdulkerim'den, (O da) Tâvûs'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)', "Kur'an için insanların hangisinin sesi ve okuyuşu daha güzeldir?" diye sorulmuş. O da şöyle buyurmuş: "Kendisini Kur'an okurken işittiğinde sana onun Allah'tan korktuğu gösterilen kimse!" Tâvûs sözüne devamla demiş ki: İşte Talk böyle idi.

 

3493. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Ukayl, İbn Şihâb'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Ebû Seleme, Ebû Hüreyre'den rivayet etti ki, 0 şöyle dermiş: Rasulllllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah hiçbir şeyi, Kur'an ile teğanni yapan bir Peygamberi dinlemesi gibi dinlememiştir!" (Ebû Seleme'nin veya Ebû Hüreyre'nin) bir arkadaşı şöyle demiş: "(Hz. Peygamber, 'Kur'an ile teğanni yapan* sözüyle), 'onu yüksek sesle okuyan'ı kastetmiştir."

 

3494. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yunus, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Ebû Seleme  haber verdi ki, Ebû Hüreyre şöyle demiş: "Allah hiçbir şeyi, Kur'an ile teğanni yapan bir Peygamberi dinlemesi gibi dinlememiştir!"

 

3495. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yunus, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Ebû Seleme b. Abdirrahman haber verdi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Musa için -ki O, Kur'an'ı güzel okuyan biri idi- şöyle buyururdu: "Hakikaten buna Davud ailesinin nağmelerinden, (güzel ve ahenkli okuyuşlarından) bir nağme verilmiş!"

 

3496. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yunus, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana yine Ebû Seleme rivayet etti ki, Ömer İbnu'l-Hattab, Ebû Musa'yı (Allah onlardan razı olsun!) gördüğünde; "Bize Rabb'imizi hatırlat, Ebû Musa!" der, O da O'nun yanında Kur'an okurmuş.

 

3497. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim el-Heceri, Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Ben birinizi asla, Bakara Sûresini okumayı bırakıp ayak ayak üstüne atarak birşeyler mırıldanırken bulmayayım! Çünkü şeytan, içinde Bakara Sûresinin okunmakta olduğu evden kaçar. Şüphesiz evlerin en aç sakini de Allah'ın Kitab'ından boş kalan karındır!"

 

3498. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Salim b. Abdi 11 ah'm akrabasından biri rivayet edip şöyle dedi: Seleme el-Beyzak Medine'ye gelmiş ve onlara namaz kıldırmaya başlamıştı. O zaman Salim'e; "gelsen de okuyuşunu bir duy-san?" denilmişti. Bunun üzerine O, caminin kapısına geldiğinde onun okuyuşunu duymuş ve (oradan) geri dönüp; "(bu) şarkıdır, (bu) şarkıdır!" demişti.

 

3499. Bize Ebû Asım, İbn Cüreyc'den, (O) İbn Şihâb'dan, (O da) Ebû Seleme'den (naklen) rivayet etti ki, Ebû Musa, Hz. Ömer'in yanma gelir, Hz. Ömer de O'na; "bize Rabb'imizi hatırlat!" der, O da Onun yanında Kur'an okurmuş.

 

3500. Bize Yezid b. Hârûn rivayet edip (dedi ki), bize Mu-hammed -ki O, İbn Amr'dır-, Ebû Seleme'den, (O da) Ebû Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Allah hiçbir şeyi, Kur'an ile teğanni yapan -yani onu yüksek sesle okuyan- bir Peygamberi dinlemesi gibi dinlememiştir."

 

3501. Bize Osman b. Ömer, Malik b. Miğvel'den, (O) İbn Bü-reyde'den,  (O) babasından, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Hakikaten Ebû Musa'ya Davud ailesinin nağmelerinden, (güzel ve ahenkli okuyuşlarından) bir nağme verilmiştir!"

 

3502. Bize Yezid b. Hârûn, Muhammed b. Amr'dan, (O) Ebû Seleme'den, (O da) Ebû Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O Şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün Mes-cid'den) içeri girmiş ve bir adamın Kur'an okuyuşunu işitmişti de; "Bu kimdir?" buyurmuştu. "Abdullah b. Kays'tır!" cevabı verilmiş, O da şöyle buyurmuştu: "Hakikaten buna Davud ailesinin nağmelerinden, (güzel ve ahenkli okuyuşlarından) bir nağme verilmiştir!"

 

3503. Bize Ubeydullah, Süfyân'dan, (O) Mansûr'dan, (O) Talha'dan. (O) Abdurrahman b. Avsece'den, (O) el-Bera'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Kur'an'ı seslerinizle süsleyin!"

 

3504. Bize Muhammed b. Bekr rivayet edip (dedi ki), bize Sadaka b. Ebi İmran, Alkâme b. Mersed'den, (O) Zâzân Ebû Ömer'den, (O da) el-Berâ1 b. Azib'den (naklen) rivayet etti ki,O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Kur'an'ı seslerinizle güzelleştirin. Çünkü güzel ses, Kur'an'ın güzelliğini artırır!"

 

35.BÂB—KUR'ANDA EZGİLER (YAPMANIN) MEKRUHLUĞU

 

3505. Bize Abdullah b. Saîd, Abdullah b. İdris'ten, (O da) el-A'meş'ten (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: "Bir adam Enes'in yanında şu ezgilerden bazı ezgiler yaparak Kur'an okumuştu da, Enes bundan hoşlanmamıştı!"

 

Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: O'ndan (yani Abdullah b. Saîd'den) başkası; "Gûrek b. Ebi'l-Hadram... Kur'an okumuştu da..." şeklinde rivayet etmiş.

 

3506. Bize Abbas b. Süfyân, İbn Uleyye'den, (O) Avn'dan, (O da) Muhammed (b. Sîrîn'den) naklen rivayet etti ki, O şöyle demiş: "(Önceki âlimler) Kur'an'da (yapılan) şu ezgilerin, sonradan ortaya çıkarılmış (bid'at) olduğu görüşünde idiler!"

 

*    *    *    6 – Cildin Sonu *    *    *

 

Sünen-i Darimi Burada Sona Ermiştir

 

Sallallahu Teâla alâ Muhammedin ve alâ A'lihi ve Sahbihi ecmaîn.

 

VE'L- HAMDÜ Lİ'LLAHİ RABBİ'L ALEMİN

 

Samimi Tavsiye ve Şikayetleriniz için E-Mail Atın

 

Hazırlayan: Ebu Abdulmûmin Emin

 

<<<@ Dayıoğlu @>>>