Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

RESÛLULLAH (SALLALLAHÜ ALEYHİ VE SELLEM) 'İN KURBAN BAYRAMI GÜNÜ KESTİĞİ KURBANLAR BABI - Mace

RESÛLULLAH (SALLALLAHÜ ALEYHİ VE SELLEM) 'İN KURBAN BAYRAMI GÜNÜ KESTİĞİ KURBANLAR BABI. 2

KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBANLAR VÂCİB Mİ - DEĞİL Mİ  3

KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESMENİN SEVABI. 3

MÜSTAHAB OLAN KURBANLAR.. 4

KAÇ DAVAR BİR DEVE YERİNE KİFAYET EDER.. 5

BAYRAMDA KURBAN EDİLEN HAYVANLARIN ASGARÎ YAŞ HADDİNİN BEYÂNI  6

BAYRAMDA KURBAN EDİLMESİ YASAK OLAN HAYVANLAR.. 7

BİR KİMSE KURBAN NİYETİYLE BİR HAYVAN SATIN ALIR DA KURBAN ADAMIN YANINDA AYIPLI OLUR.. 8

AİLE FERDLERİNİN TÜMÜ YERİNE BİR TANE DAVARI (KOYUN VEYA KEÇİYİ) KURBAN BAYRAMINDA KURBAN EDENİN BABI. 8

KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESMEK İSTEYEN KİMSE, ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE KILLARINDAN VE TIRNAKLARINDAN BİR ŞEY ALMASIN.. 9

BAYRAM NAMAZINDAN ÖNCE KURBAN KESMENİN YASAKLIĞI. 9

BAYRAMDA KESİLEN KURBANLARIN DERİLERİ BABI. 11

KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBANLARIN ETLERİNDEN YEMEK   11

KURBANLARIN ETLERİNİ (ÜÇ GÜNDEN FAZLA) SAKLAMAK.. 11

KURBANI MUSALLA'DA   (YANİ BAYRAM NAMAZI KILINAN ALANDA) KESMEK   12

ZEBÂİH (YÂNİ BOĞAZLANAN HAYVANLAR) KİTABI. 12

HAYVANLARI BOĞAZLAYACAĞINIZ ZAMAN BOĞAZLAMAYI GÜZEL YAPINIZ  14

HAYVANI BOĞAZLARKEN ALLAH'IN İSMİNİ ANMAK.. 15

HAYVANIN NE İLE BOĞAZLANABİLECEGİNİN BEYÂNI. 15

HAYVANI YÜZMEK.. 16

SAĞIM HAYVANLARI BOĞAZLAMA YAŞARLIĞI. 17

KADININ BOĞAZLADIĞI HAYVAN (İN ETİNİN YENİLMESİNİN MEŞRULUĞU) 17

ETİ YENEN EVCİL HAYVANLARDAN KAÇAN (VE YAKALAYIP BOĞAZINDAN KESİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN) İN KESİLMESİ. 18

CELLÂLE (YANİ DIŞKI YİYEN HAYVAN) ETİNİ YEMENİN YAŞARLIĞI BÂBΠ 19

CENİN   (RAHİMDEKİ YAVRUN) UN KESİMt ANASININ KESİMİDİR.. 21

 

RESÛLULLAH (SALLALLAHÜ ALEYHİ VE SELLEM) 'İN KURBAN BAYRAMI GÜNÜ KESTİĞİ KURBANLAR BABI

3120)    "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Kurban bayramında iki boynuzlu, alaca iki aded koç kurban ederdi ve (kurbanları keseceği zaman) "Bismillah! vallahü ekber" derdi. And olsun ki ben O'nu, ayağını kurbanların (sağ) yanlarına basarak kendi eliyle keserken gör-
düm.'

3121)    "... Câbir bin AbdilUh (Radtyallâkü ankümâ)}âan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir Kurban bayramı günün iki aded koç kurban etti ve onları kıbleye yönelttiği zaman şöyle dedi:
•Ben bütün dinlerden yüz çevirip İbrâhînTin dîni (yâni İslâmiyet) üzerinde olup müşriklerden olmadığım halde, gökleri ve yeri yaratan (Allah)'a şüphesiz tüm kalbimle yöneldim. Şüphesiz namazım, diğer bütün ibâdetlerim, hayatım (yâni hayat boyunca işlediğim ameller) ve ölümüm (yâni ölüm hâli yaklaşırken taşıyageldiğim imân ve amel) âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. Hiçbir ortağı yoktur. Ben ancak bununla (yâni tevhîd ve ihlâsla) emrolundum ve ben müslumanların ilkiyim. Allahım (bu kurban) senden (bana bir nimetidir ve Muhammed ile ümmeti (tarafın) dan sırf senin (rızan) içindir.*"

3122) "... Âişe ve Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhümâ)'dan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Kurban bayramında kurban kesmek istediği zaman iri, semiz, çift boynuzlu, alaca ve ta-şakları burkulmuş iki aded koç alırdı. Bunlardan birisini Allah'ın birliğine şehâdetle, O'nun (yâni Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in) elçiliğine şehâdet eden ümmeti yerine, diğerini de Hz, Muhammed ve Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in âl'ı yerine boğazlardı/'


 

KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBANLAR VÂCİB Mİ - DEĞİL Mİ

3123) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ank)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (SaUalîahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Varlıklı (mâlî durumu kurban kesmeye müsâid) olup da Kurban bayramında kurban kesmeyen kimse bizim musalla'mıza (namaz kıldığımız yere) yaklaşmasın.»"
   

3125)    «... Mihnef bin Süleym (Radtyaltâkü anhyden; Şöyle demiştir:
Biz (Veda haccında) Arafat'ta Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanında duruyorduk. Şöyle buyurdu:
«Ey insanlar! Şüphesiz, her yıl her ev halkı üzerinde bir udhiyye (Kurban bayramı günü kesilen kurban) ve bir atîre vardır. Atîre'nin ne olduğunu bilir misiniz? Atîre, halkın Recebiyye ismini verdikleri
(kurban) dır.»"

 


KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESMENİN SEVABI

3126)    "... Âişe (Radıyallâkü ankâ)'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
«Âdem oğlu Kurban bayramı günü kan akıtmaktan fazla Allah (Azze ve Celle) katında sevimli hiç bir amel işlememiştir. Şüphesiz o (yani kesilen kurban), kıyamet günü boynuzları, tırnakları ve kıl-lanyla gelir. Şüphesiz kurbanın kanı da yere düşmeden önce, Allah (Azze ve Celle) katında kabul olunur. Artık (sevabı böyle olunca), gönülleriniz kurban (kesmek sebebi) ile (sıkıntılı değil) hoş olsun.»"

3127)    "... Zeyd bin Erkam (Radıyallâkü anhyden; Şöyle demiştir: Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in ashâb'i; Yâ Resûlallah! Şu udhiyyeler  (yâni bayramda kesilen kurbanlar) nedir? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : «Babanız İbrahim'in sünnetidir» diye cevab verdi. Sahâbîler: Peki. Kurbanlarda bizim için ne (sevab) var? Yâ Resûlallah, dediler.
Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : Her kıla karşılık bir hasene var» buyurdu. Sahâbîler: Ya yün (Yâni kesilen kurban koyun - kuzu olunca sevab nasıl) ? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Yünden beher taneye karşılık bir hasene (var) dır* buyurdu."

 


MÜSTAHAB OLAN KURBANLAR

3128) -\.. Ebû Saîd(-i Hudrî) (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), karnında, ayaklarında ve gözlerinde siyahlık bulunan, çift boynuzlu ve döl bir koçu (kurban bayramında) kurban etti."

3129 Yûnus hin M ey sere bin  Halbes (Radıyullâhii </#///)'den;  Şüylc demiştir :
Ben Resûluüah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in sahâbîlerinden Ebû Said-i Zurakî (Radıyallâhü anhJ'ın beraberinde kurbanları almaya çıktım. Yûnus demiştir ki: Ebû Said, vücûtça ne iri ne de alçak olan siyah nişanlı bir koça işaret ederek bana dedi ki •.
Şu koçu benim için satın al. (Yûnus elemiştir ki:) Bana öyle geliyor ki, Ebû Said o koçu Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in (kurban ettiği) koça benzetti."

3130) •'.., Ebû Ümâme el-Bâhili (Radtyallâhü anh)\\en rivayet edildiğine yöre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Srllnn) sjiiyle buyurmuştur:
•Kefenin en hayırlısı (ndan birisi de) hülle (yâni iki parçadan ibaret takım elbise) dir. Bayramda kesilen kurbanların en hayırlısı da iki boynuzlu koçtur.»"

3131)    "... İbn-i Abbâs (Radıyallâhü anhümây âa.r\; Şöyle demiştir:
Biz bir yolculukta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in beraberinde idik. Kurban bayramı günü geldi. Devede on kişi ve sığırda yedi kişi olarak ortaklaştık (yâni kurbanları böylece kestik)."

3132) '... Câbir (bin Abdillah) (Radtyallâhü anhümâ)'dan; Şöyle demiştir :
Biz Hudeybiye (umresin) de Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem)'in beraberinde iken, deveyi yedi kişi adına ve sığırı yedi kişi adına (kurban olarak) kestik."

3133)     ;... Ebû Hüreyre (RadtyaUâhü anhyden rivayet edildiğine göre: Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Veda haccında temettü eden (yâni önce umre ve bundan sonra hac eden) zevceleri yerine aralarında (bölüşülmek üzere) bir sığır boğazladı."

3134)    '... İbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâ)'dan, Şöyle demiştir:
Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  hayatta iken develer azaldı. Bunun üzerine sahâbîlere sığır kesmelerini emretti."

3135)    "... Aişe (Radtyallâhü anhâ)'â&n rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallalîahü Aleyhi ve Sellem), Veda haccında Muham-med (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in Âl'ı (yâni zevceleri) yerine tek bir sığır kurban etti."

 

KAÇ DAVAR BİR DEVE YERİNE KİFAYET EDER

3136) "... îbn-i Abbâs (Radtyattâhü anhümâ)'âan rivayet edildiğine göre bir adam Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek :
Benim boynumda bir deve (boğazlama borcu) var ve ben deve almak varlığına sahibim. Fakat deve bulamıyorum ki satın alayım, dedi. Bunun üzerine Peygamber (Salîallahü Aleyhi ve Sellem) ona yedi davar satın alıp boğazlamasını emretti."

3137)    "... Râfi' bin Hadîc (Radıyallâ/ıü an/t)\\en; Şöyle demidir:
Biz Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde (Yemen'deki) Tihâme'nin Zü'1-Huleyfe (denilen yerin) de idik. O esnada (düşmana âit) bir sürü deve ve davarı ele geçirdik. Arkadaşlarımız (in bir kısmı) acele etti ve (ganimet malı olan) bu hayvanlar henüz taksim edilmeden önce (hayvanlardan boğazlayıp etini) çömleklerde pişirmeye başladık. Sonra Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), yanımıza geldi de çömlekler O'nun emriyle ters çevrildi (yâni içindekiler yere döküldü). Sonra (hayvanlar taksim edilirken) Resûl-i Ekrem deveyi on davara denk kıldı."


 

BAYRAMDA KURBAN EDİLEN HAYVANLARIN ASGARÎ YAŞ HADDİNİN BEYÂNI

3138) ",.. Ukbe bin Amir el-Cühenî (RadıyaUâhü a«A>'den rivayet edildiğine göre:
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (sahâbîler arasında vekâleten taksim etmek üzere) kendisine bir mikdar (kurbanlık) davar vermiş. Kendisi de bunları kurbanlık olarak sahâbîlere taksim etmiş ve bir tane atûd (yâni ikinci yaşına basmış, kuvvetli keçi oğlağı) geri kalmıştı. Ukbe bunu Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e arz etmiş. Resülullah {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) da:
«Onu da sen kendine kurban et», buyurmuştur."


3139) "... Ümmü Bilâl bint-i Hilâl'ın babası (Radtyallâhü anhümâydan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (SoUallakü Aleyhi ve Seltem) şöyle buyurmuştur :
«Koyun nevinden ceza' (yâni altı ayını doldurmuş ve bir yılını doldurandan farksız, kuvvetli kuzun) un bayram kurbanı olması caizdir.»*1

3140) "... Âsim bin Küleyb'in babası (Küleyb bin Şihâb) (Radtyaüâhü anhümâ)'&dn: Şöyle demiştir:
Biz, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in sahâbüerinden, Süleym oğullarından Müşâcf isimli bir zât ile beraber idik. (O esnada) davarlar az idi. Bunun üzerine Müşâci' bir adama emretti. Adam (da halka) şu duyuruyu yaptı:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : Seniyye'nin (yâni iki yaşma basmış koyunun) yettiği şeye, ceza'ın (yâni altı ayını doldurup bir yaşını tamamlayandan farksız görülen kuvvetli kuzunun) yettiğini buyuruyordu."

3141) "... Câbir (bin Abdillah) (Radıyallâhü anhütnâ)'âân rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir;
«Siz (kurban olarak) yalnız müsinne (yâni yaşça büyük hayvanı) kesiniz. Meğer ki, (bulamamaktan dolayı) bunu kesmek size güç ola. O takdirde koyun nevinden cezaa (yâni altı ayını doldurup bir yılını doldurandan farksız ve kuvvetli görülen kuzu) kesebilirsiniz.»"


 

BAYRAMDA KURBAN EDİLMESİ YASAK OLAN HAYVANLAR

3142)    u... Ali (RadıyaUâhü anhyfen rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), kulağının Ön kısmı kesilen veya kulağının arka kısmı kesilen veya kulağı uzunlamasına ya-nhp ikiye bölünen, ya da kulağı delinen veya burnu kesilen hayvanı bayramda kurban etmeyi yasaklamıştır."

3143)    "... Ali (Radtyallâhü a«A)'den; Şöyle demiştir;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), bize (kurban edeceğimiz) hayvanın gözüne ve kulağına iyice bakıp incelememizi (yâni bu iki organda kusur bulunup bulunmadığını tetkik etmemizi) emretti."

3144)    "... Ubeycl bin Feyrûz (Radıyallâhü anh)'dçı\; Şöyle demiştir:
Ben, Berâ bin Âzib (Radıyallâhü anh)'a: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in hoş görmediği veya yasakladığı kurbanlıkları bana anlat, dedim. Bunun üzerine Berâ, şöyle dedi:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) eliyle (dört sayısını) şöyle işaret etti. Benim elim O'nun elinden kısadır ve şöyle buyurdu:
«Dört hayvan vardır ki kurban olamaz: Bir gözünün görmediği apaçık belli tek gözlü hayvan, hastalığı besbelli hasta hayvan, topallığı açıkça görülen topal hayvan ve kemiklerinde ilik kalmamış de-decede zayıf olan hayvan.»
Ubeyd bin Feyrûz (Berâ'a) : Ben kurbanlık hayvanın kulağında bir eksiklik olmasından hoşlanmam, demiş. Berâ (da buna cevaben) :
Sen (kurbanlık olmasından) hoşlanmadığın (hayvan) ı bırak (yâni kurban etmeyiverirsin). Fakat onu hiç kimseye yasaklama, demiştir."

3145)    "... Alî (Radıyallâhü anlı)'den rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), boynuzunun veya kulağının yansından fazlası kesilmiş olan hayvanı kurban etmeyi yasaklamıştır."


 

BİR KİMSE KURBAN NİYETİYLE BİR HAYVAN SATIN ALIR DA KURBAN ADAMIN YANINDA AYIPLI OLUR

3146)    "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anh)>den;  Şöyle demiştir: Biz kurban etmek üzere bir koç satın aldık. Sonra kurt onun kuyruğundan (veya butundan) ya da kulağından bir parça kaptı.   Biz durumu Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'e sorduk. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), onu kurban etmemizi emretti."


 

AİLE FERDLERİNİN TÜMÜ YERİNE BİR TANE DAVARI (KOYUN VEYA KEÇİYİ) KURBAN BAYRAMINDA KURBAN EDENİN BABI

3147)    "... Ata bin Yesâr (Radtyallâhü anh)'âen; Şöyle demiştir:
Ben Ebû Eyyûb el-Ensâri  (Radıyallâhü anh)'a: ResûluIIah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), hayatta iken sizde (sayı bakımından) bayram kurbanları nasıl idi? diye sordum. Ebû Eyyûb (Radıyallâhü anh) :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellemî, hayatta iken adam kendisi ve ev halkı için bir aded davan bayramda kurban ederdi, (ve ondan) yiyerlerdi, yedirirlerdi. (O devirden) sonra halk (çok sayıda kurban kesmekle) iftihar etmeye başladı ve durum gördüğün hale dönüştü, dedi/'

3148) '... Ebû Serîha (Huzeyfe bin Esîd —2—) (Radtyallâhü «mA/den; Şöyle demiştir :
Ben sünneti bildikten sonra ev halkım beni (çok sayıda kurban kesmeye) zorladılar. Ev halkı bir davarı veya iki davarı bayramda kurban ederlerdi. Şimdi (bir veya iki davarı kurban etmekle yetinir-sek) komşularımız bizi cimrilikle itham ederler."


 

KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESMEK İSTEYEN KİMSE, ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNDE KILLARINDAN VE TIRNAKLARINDAN BİR ŞEY ALMASIN

3149) "... Ümmü Seleme (Radtyallâhü anhâ)'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Seliem) şöyle buyurmuştur:
«Zilhicce ayının ilk on günü girip de biriniz bayramda kurban kesmek istediği zaman artık (kurbanını kesinceye kadar) kendi vücûdunun kıllarından ve derisinden hiç bir şeye dokunmasın.»"

3150) "... Ümmü Seleme (Radtyallâhü anhâ)\\an rivayet edildiğine göre; Resûluüah (SallaUahü Aleyhi ve Seliem) şöyle buyurdu, demiştir:
-Sizden kim Zilhicce ayının hilâlini görüp de bayramda kurban kesmek isterse artık (kurbanını kesinceye kadar) vücudundaki kıllara ve tırnaklara yaklaşmasın.»"


 

BAYRAM NAMAZINDAN ÖNCE KURBAN KESMENİN YASAKLIĞI

3151)    "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anAJ'den rivayet edildiğine göre :
Bir adam kurban bayramının ilk günü, yâni bayram namazından önce kurban kesti. Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), ona (kurban kesmeyi) iade etmesini (yâni yeniden kurban kesmesini) emretti."

3152) "... Cündeb (bin Abdillah bin Süfyân) el-Becelî (Radtyaltâhü anh)'-den; Şöyle demiştir :
Ben Kurban bayramının ilk günü Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde idim. Bâzı kimseler kurbanlarını bayram namazından önce kestiler. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu -.
«Sizden kim kurbanını bayram namazından önce kesti İse kurbanını iade etsin (yani yeniden kurban kessin). Kim de henüz kesmemiş ise Bismillah diyerek kessin.»"

3153) "... Uveymir bin Eşkar (Radtyallâhü anh)'dea rivayet edildiğine göre kendisi kurbanını bayram namazından önce kesmiş, sonra durumu Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)ye arzetmiş. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Tekrar kurban kes» buyurmuştur.*'

3154)    "... Ebû Zeyd el-Ensârî (Radtyallâhü aw*)'den; Şöyle demiştir:
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ensâr'ın evlerinden birinin yanından geçti de pişirilmekte olan et kokusunu duydu da bunun üzerine:
«Şu boğazlayan adam kimdir?» diye sordu. Bizden bir adam Onun huzuruna çıkarak t
Benim, Yâ Resûlallah. Çoluk çocuğuma ve komşularıma (et) yedi re yi m diye ben bayram namazını kılmadan önce kurbanımı boğazladım, dedi. Resul i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de adama yeniden kurban kesmesini emretti. Adam da:
Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki (kurban edeceğim başka hayvan) yoktur. Benim yanımda ceza* (yâni yaşça küçük hayvan) veya kuzudan başkası yoktur, dedi. Resul i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
Cezaa'yı boğazla, fakat cezaa, senden sonra hiç kimse için kifayet etmez (yâni kurban olamaz), buyurdu.

3155)    **... Enes bin Mâlik (Radıyattâhü anh)'den; Şöyle demiştir:
And olsun ki ben Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeIIem)'i ayağını kurbanının (sağ) yanına basarak, kendi eliyle onu boğazlarken gördüm."

3156) ■'... Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)"in müezzini Sa'd (bin Aiz el-Karaz)  (Radıyallâhü anh)*den rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), kurbanını Zürayk oğulları yolu olan sokağın kenarında kendi eliyle, keskin bir bıçakla boğazladı."


 

BAYRAMDA KESİLEN KURBANLARIN DERİLERİ BABI

3157)    "... Alî bin Ebî Tâlib (Radıyallâhü anh)'Atn rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kendisine. Haremi Şerife (Veda Haccında) sevkettiği bütün kurbanlarının etlerini, derilerini ve çullarını fakirlere dağıtmasını emretmiştir."

.

KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBANLARIN ETLERİNDEN YEMEK


3158) "... Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümâyâan rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kurban ettiği her deveden bir parça etin alınmasını emretti. (Toplanan) etler bir çömleğe konulup pişirildi. Sonra Resul i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ve beraberindekiler etten yediler ve et suyundan içtiler."


 

KURBANLARIN ETLERİNİ (ÜÇ GÜNDEN FAZLA) SAKLAMAK

3159)    "... Âişe (Radtyallâhü anhâ)'dan rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), halkın maddi sıkıntısı nedeniyle kurbanların etlerini (saklamayı) yasaklamış. Sonra (sıkıntı kalmayınca) kurban etleri (ni saklamak) hakkında ruhsat vermiş-
tir.

3160) ... Nübeyşe (bin Abdİllah bin Amr) (Radtyallâhü öwA/den ri-vâyet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyur-muştur :
Ben sizi uç günden fazla kurban etlerinden (yâni saklayıp yemekten) menetmiştûn. Bundan sonra yeyiniz ve saklayınız.»"
İZAHI


 

KURBANI MUSALLA'DA   (YANİ BAYRAM NAMAZI KILINAN ALANDA) KESMEK

3161)    "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), kurbanım musalla'da (yâni bayram namazını kıldırdığı alanda) boğazlardı."


 

ZEBÂİH (YÂNİ BOĞAZLANAN HAYVANLAR) KİTABI

3162)    "... Ümmü Kürz (Ratttyallâhü anhâ)\\aı\\ Şöyle demiştir:
Ben Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu işittim:
«Oğlan bebek için birbirine (yaşça) denk iki davar ve kız bebek için bir davar boğazlanır.-"

3163)    '■... Âişe (Radtyallâhü anhâyâan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize, oğlan bebek için iki davarı ve kız bebek için bir davar akika olarak boğazlamamızı emretti.»"

3164) "... Selmân bin Âmir (ed-Dabbî) (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre kendisi Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeUem)'den şu buyruğu İşitmiştir:
•Şüphesiz (doğan) bebekle beraber bir akîka bulunur. Bu itibarla onun adına bir akîka kanım dökünüz ve bebekten ezayı gideriniz.-"

3165)       "... Semûre  (bin Cündüb)   (Radıyallâhü a«A)'den rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«(Doğan) her bebek akikasına karşılık rehindedir. Doğumunun yedinci günü onun adına akikası boğazlanır,

3166) "... Yezîd bin Abd el-Müzenî (Radıyallâhü anhümâyâan rivayet edildiğine göre; Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
«Bebek adına akîka (denilen kurban) boğazlanır da bebeğin başına akîka kam değdirilmez.»"

3167)    "... Nübeyşe (Radtyatlâhü anhydtn rivayet edildiğine göre; Bir adam Resulullah (Sallaltahü Aleyhi ve SellemTt seslenerek :
Yâ Resûlallah! Biz câhiliyet devrinde Receb ayında bir atîre (isimli kurban) boğazlardık. Bize ne buyurursun? dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Allah (Azze ve Celle) (nin rızâsı) için hangi ayda olursa olsun kurban kesiniz (yâni kesebilirsiniz), Allah'a itaat ediniz ve (fakirlere) yediriniz» buyurdu. Sahâbîler ı
•Yâ Resûlallah! Biz câhiliyet devrinde bir devenin ilk yavrusunu (putlar adına) boğazlardık. Bununla ilgili bize ne buyurursun? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
■Her sâime (yâni yılın çoğunda otlanmakla geçinen deve, sığır veya davardan yüz adedlik sürü) de, senin sürünün beslediği bir yavru (kurban) vardır. Bu yavru çiftleşme (veya yük taşıma) çağına varınca onu boğazlayıp etini sadaka edersin (râvî demiş ki: Sanırım şeyhim: Yolda kalmışlara —sadaka edersin— dedi.) Şüphesiz bu, bir hayırdır» buyurdu."

3168) "... Ebu Hüreyre (Radtyallâkü ankyden rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallaltahü Aleyhi ve Sellem) :
«(İslâm'da) ne feraa, ne de atire var (yâni bu kurbanlar vâcib değil) dir.» Hiş&m kendi hadisinde şunu da rivayet etmiştir:
Feraa devenin ilk yavrusudur. Atîre de ev halkının Receb aynıda boğazladığı davardır."

3169) "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâydan rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«(İslâm'da) ne feraa, ne de atîre var (yâni bu kurbanlar vâcib değil )dir» buyurmuştur.
İbn-i Mâcete dedi ki: Bu hadîs (şeyhim) el-Medenî'nin tek başına rivayet ettiği (yâni başka şeyhlerimin rivayet etmedikleri) hadîslerdendir."


 

HAYVANLARI BOĞAZLAYACAĞINIZ ZAMAN BOĞAZLAMAYI GÜZEL YAPINIZ

3170) "... Şeddâd bin Evs (Radıyallâhü attk)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
•Allah (Azze ve Celle), şüphesiz her şey hakkında ihsanı (yâni iyi ve yumuşak davranmayı) emretmiştir, (veya inşânı her şeyden üstün tutmuştur). Bu itibarla siz (kısas veya had olarak bir kimseyi)
öldüreceğiniz zaman öldürmeyi güzel (yâni maktule en kolay biçimde) yapınız, (hayvan) Boğazlayacağınız zaman da boğazlamayı güzel yapınız. Biriniz (hayvanı boğazlayacağı) bıçağını keskinleştirsin ve boğazladığı hayvanı rahat ettirsin.»"


3171)    "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü û«/;)'den    rivayet edildiğine göre:
(Bir gün) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), bir adamın yanından geçti. Adam bir davarı kulağından tutup sürüklüyordu. Re sûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  (adama) :
-Hayvancağızın kulağını bırak da boynunun kenarından tut», buyurdu."

3172) "... Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü anhümâ)'âan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bıçakları bilemeyi ve hayvanlardan saklanmasını emrederek :
«Biriniz hayvanı boğazladığı zaman, boğazlamayı hızlı yapsın» buyurmuştur.


 

HAYVANI BOĞAZLARKEN ALLAH'IN İSMİNİ ANMAK

3173)    "... îbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâyd&n rivayet edildiğine göre : Kendisi;    |*4îujl Jl Jj>& û^tJ-J1 j]j ~ "Ve şüphesiz şeytanlar dostlarına fısıldarlar, âyeti hakkında şöyle demiştir t Müşrikler (şeytanların onlara fısüdala malarına atfen) diyorlardı ki t Üzerine Allah'm ismi anılan kesilmiş hayvanları (Allah'a hürmeten) yemeyiniz ve üzerine Allah'ın ismi anılmayan hayvanları yeyiniz. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) buyurdu ki, = Üzerine Allah'ın ismi anılmayan hayvanları yemeyiniz."

3174) "... Mü'minlerin anası Âişe (Radtyallâhü anhâydan; Şöyle demiştir :
Bâzı kimseler ı
Yâ Resûlallah! Bir takım insanlar bize (kesilmiş) et getirirler. (Hayvan boğazlanırken) üzerine Allah'ın isminin anılıp anılmadı-ğını bilmeyiz.   (Bu duruma ne buyurulur)? dediler.   Resûl-i Ekrem
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Bismillah deyiniz ve (eti) yeyiniz» buyurdu. Et getirenler yeni müslüman olmuşlardı  (yâni şer'i hükümleri pek bilmiyorlardı)."


 

HAYVANIN NE İLE BOĞAZLANABİLECEGİNİN BEYÂNI

3175)    "... Muhammed bin Sayfî (Radtyallâhü a»AJ'den; Şöyle demiştir:
Ben (bir defa) iki tane tavşanı bir merve (denilen bıçak gibi keskin, beyaz taş) ile boğazladım. Sonra tavşanları Peygamber (Sallal-lahü Aleyhi ve Sellemî'in yanına götürdüm. O, bunları yememi emretti."

3176)   "... Zeyd bin Sâbİt (Radtyallâhü an*)'den rivayet edildiğine göre :
(Bir kere) bir kurt köpek dişiyle bir davan ısırmış, sonra davar sahihleri davarı bir merve (denilen bıçak gibi keskin, beyaz taş) ile boğazlamışlar. Sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onlara, o hayvanın etini yemeleri için müsaade etmiştir."

3177)    "... Adi bin Hatim (Radtyallâhü a»A)'den; Şöyle demiştir:
Ben (bir defa) :
Yâ Resülallah, biz av avlarız da bıçak bulamayız. Ancak zırâr (denilen sert ve keskin taş) veya asanın şıkkı (yâni uzunlamasına)
ikiye bölünmüş değneğin keskin parçasını buluruz, (ne buy ur ulur?) dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
«Kam dilediğin şeyle iyice akıt ve (hayvanı boğazlarken) üzerine Allah'ın ismini an» buyurdu."

3178)    "... Râfi bin Hadîc (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir:
Biz bir yolculukta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde idik. Ben (bir ara) :
Yâ Resûlallah, biz savaşlarda oluruz ve beraberimizde bıçaklar bulunmaz, (Acaba keskin taş veya keskin değnek parçasıyla hayvan boğazlayabilir miyiz?) dedim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Üzerine Allah'ın ismi anılarak kam iyice akıtan bir şey ile boğazlanan hayvan etini ye, fakat diş veya tırnakla boğazlanam yeme. Çünkü diş, bir kemiktir. Tırnak da (kafir olan) Habeşistan halkının bıçaklandır» buyurdu."


 

HAYVANI YÜZMEK


3179)    "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâkü anA/den    rivayet edildiğine
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeUem), bir davarın derisini soymakta olan bir adamın yanından geçti.
Bu arada Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adama:
Çekil ta ki ben sana (deri soyma usûlünü) göstereyim, buyurdu ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) elini deri ile et araşma öyle soktu ki kolu koltuk altına kadar derinin altında kayboldu ve:
«Yâ adam, deriyi böyle soy* buyurdu. Sonra geçip gitti ve ab-dest almadan (yâni yenilemeden) cemaata namaz kıldırdı.'*


 

SAĞIM HAYVANLARI BOĞAZLAMA YAŞARLIĞI

3180)    "....Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'6en rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ensâr'dan (Ebü'1-Hey sem Mâlik bin et-Teyyihân (Radıyallâhü anh) isimli) bir zâta (misafirliğe) gitmiş. Adam da Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) için bir hayvanı boğazlamak üzere bıçak almış. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adama:
«Sakın, sağım hayvanı kesme» buyurmuştur."

3181)   "... Ebû Bekir bin Ebî Kuhâfe (RadtyaUâhü ankyden rivayet edil-
diğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seli em) kendisine ve Ömer (bin eI-Hattab)'a:
«Bizimle beraber el-Vâkıfi'ye geliniz- buyurmuş. Ebû Bekir demiş ki: Biz (Resûl-i Ekrem ile beraber) ay ışığında gittik. Nihayet el-Vakıfi'nin bahçesine vardık. El-Vâkıfî:
Merhaba, ehlen dedi. (yâni hoşgeldiniz diyerek sevincini açıkladı) . Sonra bıçak alarak davar sürüsü içinde dolaştı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)   (ona) :
«Halûb (yâni sütlü hayvanı) boğazlamaktan sakın,» buyurdu veya -Zatü'd-Derr (yâni süt sahibi hayvanı) boğazlamaktan sakın,- buyurdu."


 

KADININ BOĞAZLADIĞI HAYVAN (İN ETİNİN YENİLMESİNİN MEŞRULUĞU)

 

3182)    "... Ka'b bin Mâlik (Radtyatlâhü anh)'den rivayet edildiğine göre : Bir kadın bir davan (koyun veya keçiyi keskin) bir taşla boğaz-lamış, sonra durum Resûlollah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e anlatılmış. Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bunda bir beis görmemiştir."


 

ETİ YENEN EVCİL HAYVANLARDAN KAÇAN (VE YAKALAYIP BOĞAZINDAN KESİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN) İN KESİLMESİ

3183)    "... Râfi bin Hadîc (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir:
Biz bir yolculukta (Huneyn savaşı dönüşünde) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in beraberinde idik. Bir deve kaçtı. (Onu yakalamaya gidenleri âciz bıraktı). Bunun üzerine bir adam ona bir ok atta. (Allah, deveyi o okla öldürdü). Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Şüphesiz bu (eti yenen evcil) hayvanların şaşılacak huyları vardır.»

3184) "... Ebü'M'şPrâ'nın bahası (Radıyallâhü anhümâ)'dan: Şöyle demiştir :
Ben: Yâ Resûlallah, hayvanın şer'î kesimi, ancak boğazda veya lebbe (yâni boynun göğüse en yakın yerin)de (değil mi)dir? dedim. Resul i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ;
•Hayvanın uyluğundan da vursan sana yeter» buyurdu."

3185) "... EbÛ Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayvanlara müsle (yâni İşkence ve azab) etmeyi yasaklamıştır."


3186)    "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayvanları sabr (yâni bağlayıp hedef ederek ölünceye kadar ok'a, taşa ve benzerine tutma) İşini yasaklamıştır."
3187)    "... İbn-i Abbâs (Radıyallâhü ankümâ)'dan rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir •İçinde ruh bulunan hiç bir şeyi hedef etmeyiniz.-"

3188) "... Câbir bin Abdillah (RadtyaUâhü anhümâyâan rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellemî hayvanlardan herhangi birisini hedef yapmak suretiyle (yâni işkence ve azab etmekle) öldürülmesini yasaklamıştır."


 

CELLÂLE (YANİ DIŞKI YİYEN HAYVAN) ETİNİ YEMENİN YAŞARLIĞI BÂBÎ

3189)    "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), cellâle (yâni dışkı yiyen hayvan) etlerini ve sütlerini yasaklamıştır."



3190) Ebû Bekr-İ Sıddîk'ın kızı Esma (Radtyaîlâhü anhümâydan Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayatta iken biz (Me-dîne-i Münevvere'de) bir feres (yâni at veya kısrağh boğazlayıp etinden yedik."

3191)    " Câbir bin Abdillah (Radtyaîlâhü anhümâyâan; Şöyle demiştir:
Biz Hayber (savaşı) zamanında hayl (yâni at, kısrak) ve yabanî eşeklerHn etlerini) yedik. (Ve Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bizi evcil eşeklerin etini yemekten menetti.)"


3192)    "... Ebû îshâk eş-Şeybânî (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir:
Ben evcil eşeklerin etlerinin hükmünü Abdullah bin Ebî Evfâ (Radıyallâhü anhümâ) 'ya sordum. Şöyle cevab verdi:
Hayber (savaşı) günü bir açlık bizi yakaladı, biz Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde bulunuyorduk. Bâzı kimseler Medine'nin dışından (evcil) eşekler elde ettiler. Biz de bunları boğazladık ve tencerelerimiz (bunların etleriyle) kaynamakta idi. Tam bu esnada Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in ça-ğ incisi:
«Tencerelerinizi deviriniz ve (evcil) eşeklerin etlerinden hiç bir şey tatmayınız» diye duyuruda bulundu. Biz de tencerelerimizi devirdik (yâni pişmekte olan etleri döktük).
(Ebû îshâk eş-Şeybânî demiştir ki:) Ben Abdullah bin Ebi Ev-f â'ya:
Resûlullah onu (yâni evcil eşeklerin etlerini) kesinlikle (mi) haram kıldı? dedim. Abdullah bin Ebî Evfâ ■.
Biz (sahâbiler) kendi aramızda görüşüp dedik ki: Evcil eşekler dışkı yediği için Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) onu kesinlikle (yâni sürekli olarak) haram kıldı."

3193 ■'... Mıkdâm bin Madikerib el-Kindi (Radtyaltâhü anh)'<\en rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bâzı şeyleri yasaklamış ve nihayet evcil eşekleri de (bu meyanda) annuştır."

3194)    "... Berâ bin Âzİb (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize, evcil eşeklerin etlerini çiğ ve pişmiş olarak atmamızı emretti. Bundan sonra da bize bunu yemeyi emretmedi."

3195)    "... Seleme bin el-Ekva* (Radtyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir:
Biz Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in beraberinde Hay-ber savaşma katıldık. (Hayber'in fethedildiği gün) akşamleyin sahâ-bîler (bir hayli) ateşler yaktılar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Ne İçin ateş yakıyorsunuz?» diye sordu. Sahâbîler ı Evcil eşeklerin etleri (ni pişirmek) üzere, diye cevab verdiler. Bu cevab üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Çömleklerdekini dökünüz ve çömlekleri de kırınız,» buyurdu. Sa-hâbîlerden biri t
Veya çömleklerdekini dökeriz ve çömlekleri yıkarız?
dedi (Yâni
çömlekleri kırmayıp da yıkamakla yetinmenin caiz olup olmadığını sordu). Resûl-i Ekrem (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : «Veya dediğin gibi (yapınız)» buyurdu."

3196)   "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in çağıncısı şöyle duyuruda bulundu:
«Allah ve Resulü sizi evcil eşeklerin etlerinden menediyorlar. Çünkü necis (pis)tir.»"
Abdullah (Radıyallâhü anh) 'in, Berâ (Radıyallâhü anh)'in Seleme (Radıyallâhü anh)'in ve Enes (Radıyallâhü anh) 'm hadîslerini Buhârî ve Müslim de rivayet etmişlerdir. M i k d â m (Radıyallâhü anh) 'in hadisi ise Zevâid ne-vindendir.

3197)    ".... A tâ (Radıyallâhü ank)'den rivayet edildiğine şiire:
Câbir bin Abdillah (Radıyallâhü anhümâ); Biz at etlerini yiyer-dik, dedi. Atâ (diyor ki) Ben: Ya katırlar (in etlerini de yiyiyor muydunuz?) dedim. Câbir: Hayır, dedi."

3198) "... Hâlid bin el-Velîd (Radıyallâhü anh)'âen rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) atların, katırların ve eşeklerin etlerini yasaklamıştır."


 

CENİN   (RAHİMDEKİ YAVRUN) UN KESİMt ANASININ KESİMİDİR

3199)    '■... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallahu anh)'den; Şöyle demiştir :
Biz Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e, cenin (yâni eti yenen hayvanın rahmindeki yavrun)un hükmünü sorduk. O:
«Dilerseniz onu yeyiniz. Çünkü onun kesimi anasının kesimidir» buyurdu."