KİTABÜ-S'SALA VE SÜNENİHA - Mace - Kitabunamaz
KİTABÜ-S'SALA VE SÜNENİHA
Kendisi Medine i Münevvere Emiri Ömer bin Abdü'l Aziz (Radıyallâhü
anhümâ)nın döşekleri üzerinde oturuyormuş. Yanında da Urve
bin Ez-Zübeyr (Radıyallâhü anh) bulunuyormuş. Emir Ömer
(Radıyallâhü anh), ikindi namazını biraz tehir etmiş. Bunun
üzerine Urve Ona:
Dikkatli ol. Şüphesiz Cibril (Aleyhisselâm) indi de Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e imam olarak namaz kıldırdı
demiştir. Ömer (Radıyallâhü anh)'de ona:
— Ne söylediğini bil ya Urve, deyince Urve de şöyle
demiştir :
— Ben, Beşîr bin Ebî Mesudu dinledim. Diyordu ki, Ben (babam)
Ebû Mesudu tUkbe bin Amr El-En sâri) dinledim diyordu ki, Ben Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'i şöyle buyururken dinledim :
«Cibril, indi de bana imam oldu. Ben de onunla namaz kıldım. Sonra
onunla namaz kıldım» Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) böyle
buyururken beş namazı mübarek parmaklarıyla
hesaplıyordu."
BULUTLU HAVADAKİ NAMAZ VAKTİNİN BABI
CEMAATLA NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ BABI
CEMAATTAN (ÖZÜRSÜZ) GERİ KALMAK HAKKINDAKİ TESDÎD BABI
EZANIN FAZİLETİ VE MÜEZZİNLERİN SEVABI BABI
HANGİ MESCİD İLK OLARAK KURULDU? BABI
İKÂMET CÜMLELERİNİ BİRER DEFA OKUMAK BABI
İKİNDİ NAMAZINA SIKICA DEVAM ETME BABI
MESCIDDE BALGAMIN MEKRUHLUĞU BABI
MESCİDDEN EN UZAK OLANLARIN (UZAKLIK DERECELERİNE GÖRE) SEVABI DAHA BÜYÜK
MESCİDE GİRİLDİĞİ ZAMAN (OKUNAN) DUÂ BABI
MESCİDLER VE CEMAATLAR KİTABI - ALLAH İÇİN BİR MESCİD YAPAN BABI
MESCİDLERE DEVAMLI GİTMEK VE (ORADA CEMAATLA) NAMAZ KILMAK İÇİN BEKLEMEK
MESCİDLERİ TEMİZ TUTMAK VE GÜZEL KOKULARLA GÜZELLEŞTİRMEK BABI
MÜEZZİNİN EZAN OKUDUĞU ZAMAN SÖYLENECEK SÖZLER BABI
NAMAZ KILMANIN MEKRUH OLDUĞU YERLER BABI
NEREDE. MESCİDLEB YAPMAK CAİZDİR, BABI
SEN MESCtDDE İKEN MÜEZZİN EZAN OKUDUĞU ZAMAN DIŞARI ÇIKMA BABI
ŞİDDETLİ SICAKTA ÖĞLE NAMAZINI SERİNLİĞE BIRAKMAK BABI
UYKUDA KALARAK VEYA UNUTARAK NAMAZ KILMAYAN BABI
YATSI NAMAZINA ATEME NAMAZI DENMESİNDEN NEHİY BABI
YATSI NAMAZINI KILMADAN ÖNCE UYUMAKTAN VE KILDIKTAN SONRA" KONUŞMAKTAN NEHİY BABI
YATSI VE SABAH NAMAZINI CEMAATLA KILMAK BABI
SABAH NAMAZININ
VAKTİ BABI
669) "... Âişe (RadtyaUâkü anhâ)yden rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Mü'min kadınlardan bazıları Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seli
em) ile beraber sabah namazını kılarlardı. Sonra evlerine
dönerlerken, alaca karanlıktan dolayı kimse onları tanımazdı."
670) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâkü ankyden rivayet
edildiftine göre Re-sûlullah (SallaUakÜ Aleyhi ve Sellem)
«... Bir de sabah namazı kıl. Çünkü şüphesiz sabah namazına
şâhidlik edilmiş olur.» (2) mealindeki âyet bölümünü okuyup buyurdu
ki t
«Gece ve gündüz melekleri, sabah namazında hazır bulunurlar.*'*
671) "... Muğîs bin Sümeyye (3) (Radtyailâhü
anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Ben, Abdullah bin Ez-Zübeyr (Radıyallâhü anhümâ) ile beraber sabah
namazını alaca karanlıkta kıldım. Abdullah
(Radıyallâhü anh) selâm verince ( = biz namazdan çıkınca) ben
(Abdullah) bin Ömer (Radıyallâhü anhümâ) 'ya dönerek t Bu namaz nedir?
diye sordum, tbn-i Ömer (Radıyallâhü anhümâ) : (Tağlisle
kılınan) bu namaz bizim Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seİlem)
ile beraber ve Ebû Bekir ile Ömer (Radıyallâhü anhümâ) ile beraber
kılageldiğlmiz nama-zumızdır. Ömer (Radıyallâhü anh)
(tağlisle kıldırdığı sabah namazında)
vurulunca, Osman (Radıyallâhü anh) sabah namazını isfar-da
kıldı, (ortalık aydınlanınca kıldı.) diye
cevap verdi."
672) "... Râfi' bin Hadic (Radtyailâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) buyurdular ki:
«Fecir doğunca hemen sabah namazını kılınız.
Çünkü şüphesiz, o anda sabah namazını kılmanın
sevabı daha çoktur.»"
ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ BABI
673) .-'... Câbir bin Semure (Radtyallâhü anh)'âen rivayet
edildiğine göre ŞÖyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) öğle namazım güneş
(gök ortasından batıya) kaydığı zaman kılardı.
674) "... Ebû Berze El-Eslemî (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), sizin öğle namazı
dediğiniz hecîr nam a/in i, güneş (gök ortasından) kayınca
kılardı."
675) ... Habbâb (4) (Radıyallâhü anh)\\çn rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir :
'Biz Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e kızgın kumların
hararetinden şikâyet ettik. Fakat şikâyetimizi gidermedi.'
El-Kattân dedi ki: Bize Ebû Hatim tahdis etti. (O da dedi ki:) Bize El-Ensâri
tahdis etti. (O da dedi ki:) Bize Avf bu hadisin mislini tahdis etti..."
676) "... Abdullah bin Mes'ud (Radıyalâhü anh)'den rivayet
edildiğine »öre şöyle demiştir :
Biz, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)> kızgın kumların
hararetinden şikâyet ettik. Fakat bizim şikâyetimizi gidermedi."
ŞİDDETLİ SICAKTA
ÖĞLE NAMAZINI SERİNLİĞE BIRAKMAK BABI
677) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu demiştir :
«Sıcak şiddetlendiği zaman (öğle)
namazını serinliğe bırakınız. Çünkü şüphesiz
sıcağın şiddeti, cehennemin
kaynamasındandır.»"
678) "... Ebû Hüreyre (Radtyalâhü
anh)'âen rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir :
«Sıcak şiddetlendiği zaman öğle
namazını serinliğe bırakınız.
Çünkü şüphesiz sıcağın şiddeti cehennemin
kükreyişindendir.»"
679) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Öğle namazını serinliğe bırakınız. Çünkü
şüphesiz sıcağın şiddeti, cehennemin
kükreyişindendir.»"
680) "... El-Muğîre bin Şu'be (Radıyallâhü ankyden rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Biz, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber öğle
namazını (zevalden hemen sonra) gündüzün ortasında ve
sıcağında kılardık. Sonra O, bize:
«(Öğle) namazını serinliğe bırakınız. Çünkü
şüphesiz sıcağın şiddeti cehennemin galeyanından
dır.- buyururdu."
681) "... (Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyalâhü
anhümâ)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu demiştir : •Öğle namazını
serinliğe bırakınız.»"
İKİNDİ
NAMAZININ VAKTİ BABI
682) "... Enes bin .Mâlik (Radıyallâhü anh)'âen rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ikindi namazını güneş
henüz yüksek ve dipdiri iken kılardı. Namazdan sonra Avali'ye gitmek
isteyen adam henüz güneş yüksek iken oraya giderdi."
683) .. Âişe (Radıyallâhü anha)'den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Güneş benim hücrem içinde olup gölgesi henüz hücremin üstüne
yükselmemiş iken Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize ikindi
namazını kıldırdı."
İKİNDİ NAMAZINA SIKICA
DEVAM ETME BABI
684) "... Ali bin Ebî Tâlib (Radtyallâhü ank)'âen rivayet edildiğine
göre §Öyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), Hendek günü kâfirler hakkında
buyurdular ki:
«Onlar, bizi orta namazdan alıkoydukları gibi Allah da onların
evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.»"
685) "... (Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyallâhü
anhümâi'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu demiştir : ■İkindi
namazını kaçıran kimse ehli ve malı
kaçırılmış gibidir.»
686 "... Abdullah (İbn-i Mes'ud (Radtyalâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir :
Müşrikler, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'i güneş batmcaya
kadar ikindi namazından alıkoydular. Bunun üzerine Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Onlar bizi orta (ikindi) namazından alıkoydular. Allah, onlara
kabirlerini ve evlerini ateşle doldursun.» buyurdu."
Müslim'in de rivayet ettiği bu hadîs Alî (Radıyallâhü anh)'nin (684
nolu) hadisine benzer ve aynı hükümleri ihtiva eder.
687) "... Râfi' bin Hadic (Radtyalâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Biz, Resul ull ah (Sallallahü Aleyhi ve S el] em J hayatta iken akşam
namazım kılardık. Sonra birimiz namazdan çıkar da
attığı okların düştüğü yerleri görürdü."
Bize Ebû Yahya Ez-Za'ferâni tahdis etti. (O da dedi ki:) Bize İbrahim bin
Musa bu hadîsin mislini tahdis etti.
688) "... Seleme bin El-Ekvâ' (Radtyallâhü anh)'âen rivayet
edildiğine göre :
Güneş (ufuk) perdesiyle gizlendiği zaman, kendisi akşam
namazını Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile
kılarmış."
689) "... Abbâs bin Abdilmuttalib (Radtyalâhü a»A)'den
rivayet edildiğine göre; Resûlullah (SaUaUakü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu demiştir:
«Benim ümmetim, yıldızların işti bakine (çoğalıp
birbirine karı-şıncaya) kadar akşam namazını
geciktirmedikçe fıtrat üzerinde olacaktır.»
690) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre, Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seltem) şöyle
buyurmuştur :
«Ümmetime güçlük yüklemek korkusu olmasaydı, yatsı namazını
tehir etmelerini emredecektim."
691) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre
Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
Ümmetime meşakkat yüklemek endişesi olmasa idi, yatsı
nama-zını gecenin üçte birisine veya
yarısına tehir edecektim.-"
692) "... Humeyd (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), yüzük kullandı niı, diye
Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anhâ)'e sorulmuş; Enes (Radıyallâhü
anh)'de:
— Evet. (Yüzük kullanmıştır.) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) bir gece yatsı namazını gece yarısının
yakınına kadar tehir etti. Sonra namaz kıldırınca
mübarek yüzünü bize çevirdi ve i
«Şüphesiz halk namaz kılmış ve uyumuştur. Sizler
şüphesiz namazı beklediğiniz sürece, namaz içinde
(sayılır) siniz.» buyurdu. Enes (Radıyallâhü anh) : Onun
(gümüş) yüzüğünün parıltısı hâlâ gözümün önündedir,
demiştir."
693) "... Ebû Saîd(-i Hudrî) (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre şöyle söylemiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize akşam namazını
kıldırdı. Sonra (eve giderek) gecenin yarısı geçinceye
kadar çıkmadı. Bundan sonra çıkarak cemaata namaz
kıldırdı ve namazdan sonra:
«Şüphesiz halk (yatsı) namazını kılmış ve
uyumuştur. Sizler namazı intizâr ettiğiniz müddetçe hep namazdasınız
(demektir.) Eğer (insanlardan) zayıf ve hasta olmasaydı bu
namazı (yatsıyı) gece yarısına tehir etmeyi
aralayacaktım., buyurdu."
BULUTLU HAVADAKİ NAMAZ
VAKTİNİN BABI
694) "... Büreyde (bin el-Husaym) el-Eslemî
(Radtyaltâkii anhyâen rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir
;
Biz, bir savaşta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in beraberinde
bulunuyorduk. Buyurdular ki:
«Bulutlu günde namazı erken kılınız. Çünkü ikindi
namazını kaçıran kimsenin ameli bâtıl olur.»"
UYKUDA KALARAK VEYA UNUTARAK NAMAZ
KILMAYAN BABI
695) "... Enes bin Mâlik (RadtyaÜâhü <z»A)'den rivayet
edildiğine göre: Peygamber (Sallallahü aleyhi ve Sellem) 'e namazdan gafil
kalarak unutan veya uyuyakalıp namazı kaçıran adamın durumu
sorulmuş. O da t
«Namazı hatırladığı zaman kılar.»
buyurmuştur."
696) "... Enes bin Mâlik (RadtyaÜâhü anh)'âtn rivayet
edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir»
«Kim bir namazı (kılmayı) unutursa, onu
hatırladığında kılsın.»"
697) '... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)yden rivayet
edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Hayber savaşı (5)ndan
döndüğü zaman gece boyunca yolculuk etmiş, nihayet uykusu gelince
gece yansına doğru konaklamış ve Bilâl (Radıyallâhü
anh)'a»
«Bizim için bu geceyi sen koru.» buyurmuştur. Bunun üzerine Bilâl
(Radıyallâhü anh) kendisi için Allah tarafından takdir edildiği
kadar namaz kılmakla meşgul olmuş, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) ve ashabı da uyumuşlardı. Fecir yaklaşınca
Bilâl (Radıyallâhü anh), yüzünü fecre döndürerek bineği olan deveye
yaslanmış sonra bineğe yaslanmış halde uykuya
dalmış ve Güneş harareti onlara vuruncaya kadar, ne Bilâl
(Radıyallâhü anh) ne de hiç kimse uyanmamış. Onların ilk
uyananı Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) olmuştur. Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) uykudan sıçrayarak: «Ey Bilâl!» diye
seslenmiş, Bilâl (Radıyallâhü anh) de i Babam annem sana feda olsun
Yâ Resûlallah! Senin nefsini kudretinde tutan (Allah) benim nefsimi de
tutmuş, dedi.
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Bineklerinizi (n yularlarından tutup arkanızdan) çekiniz,» bu
yurmuş, Sahâbîler bineklerini çekerek biraz gitmişler sonra Resûlul
lah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdest almış ve Bilâl
(Radıyallâhü anh)'a emretmiş, Bilâl (Radıyallâhü anh) namaz için
ikamet etmiş. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onlara sabah
namazım kıl-dırmıştir. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) namazı kaza ettikten sonra:
«Kim bir namazı unutursa onu hatırladığı zaman
kılsın. Çünkü
Allah Azze ve Celle; = «Beni andığın
zaman namaz kıl.» (6) buyurmuştur."
(5) Bu savaş hicretin 8. yılı Muharrem ayında
vuku bulmuştur.
698) "... Ebû Katâde (7) (Radıyallâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Sahâbîler, uyumak hususundaki kusurlarını anlattılar. Onlardan
birisi de: Güneş doğuncaya kadar uyudular, dedi. Bunun üzerine
Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Uyumak hâlinde kusur yoktur. Kusur, ancak uyanıklık halindedir.
Bunun İçin biriniz bir namazı, unutarak veya uyuya kalarak
kılmadığı zaman onu hatırlayınca kılsın
ve ertesi gün vaktinde (kılsın.)» buyurdu.
(Ebû Katâde'nin râvisO Abdullah bin Rebâh demiştir ki ı Ben bu hadîsi
anlatırken İmrân bin El-Husayn beni dinledi. Sonra bana t Ey genç!
nasıl hadîs rivayet ettiğine dikkat et. Çünkü ben aynı hadîsin
görgü şahidiyim. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) İle
beraberdim, dedi. Râvi demiştir ki s İmrân, Abdullah bin
Rebâh'ın rivayet ettiği hadîsten hiç bir şey reddetmedi."
699) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâkü anh)'den rivayet
edildiğine göre ResûluUah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Güneş batmadan önce ikindi namazından bir rek'ate yetişen
kimse, namaza yetişmiş olur ve güneş doğmadan önce bir
rek'ate yetişen kimse, namaza yetişmiş olur.»"
700) "... Aişe (RadtyaUâhü ankâ)'dan rivayet edildiğine göre
Resûlul-lah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir :
«Güneş doğmadan önce sabah namazından bir rek'ate yetişen
kişi, sabah namazına yetişmiş olur ve güneş batmadan
önce ikindi namazından bir rek'ate yetişen kişi, ikindi
namazına yetişmiş olur.»
YATSI NAMAZINI KILMADAN ÖNCE UYUMAKTAN
VE KILDIKTAN SONRA" KONUŞMAKTAN NEHİY BABI
701) "... Ebû Berze el-Eslemî (Radıyallâhü ıwh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), yatsı namazını tehir
etmeyi müstahab görürdü. Yatsı namazından önce uyumaktan ve
yatsı namazından sonra konuşmaktan kerahet ederdi."
702) Âişe (RadtyaUâhü ankâ)'den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yatsı
namazım kılmadan önce uyumamış ve yatsı
namazından sonra -konusınamıştır.»
703) "... Abdullah İbn-i Mes'ud (RadtyaUâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), yatsı namazından
son-tıa konuşma yapmamızı kınamıştır.
Yani bizi (konuşmaktan) men etmiştir."
YATSI NAMAZINA ATEME NAMAZI
DENMESİNDEN NEHİY BABI
704) "... (Abdullah) tbn-i Ömer (RadtyaUâhü anhütnâ)'dan rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim
t
«Araplar (şu) namazınızın adında size galebe
etmesinler. Çünkü O(nun adı) 'İşA'dır. Ve araplar, develer
sebebiyle (o namazı) gece karanlığına tehir ederek ona
-Ateme» ismini verirler.»"
705) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü ank)'den rivayet edildiğine-gprer
Peygamber (Sallaiahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir:
«Araplar (yatsı) namazının isminde size galip gelmesinler.» Râvi
İbn-i Harmele (Radıyallâhü anh) şu fıkrayı da rivayet
etmiştir: «... Çünkü şüphesiz O(nun adı
İsa'dır. Araplar develerde meşguliyetleri)
sebebiyle (yatsı namazını) gecenin şiddetli
fcaranh-ğına geciktirdikleri için (ona) Ateme derler.»"
706) "... Abdullah bin Zeyd (bin Abd-i Rabbih) (Radıyallâhü
a«A>'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) namaza davet için borazanı
arzulamış ve çan ittihazını emretmiş ve çan
yapılmıştı. Sonra (mezkûr) Abdullah bin Zeyd rüya
görmüş ve rüyasını şöyle anlatmıştır : Ben
rüyamda üzerinde iki yeşil elbise bulunan bir adam gördüm. Bir çan
taşıyordu. Ona:
— Ey Allah'ın kulu! Şu çanı satar (mı) sın?
dedim. Adam:
— Bununla ne yapacaksın? diye sordu. Ben:
— Onunla namaza çağırırım, dedim. O:
— Seni şu çandan daha hayırlı bir şeye delâlet
etmiyeyim mi? dedi. Ben t
— Delâlet edeceğin şey nedir? diye sordum. Adam:
— Şunu söylersin, dedi i
Ravi demiştir ki: Abdullah bin Zeyd, bu rüyadan sonra sabahleyin
çıkarak Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in yanına
varmış ve gördüğü rüyayı ona anlatmak üzere:
'Yâ Resûlallah! Ben rüyamda üzerinde iki yeşil elbise bulunan bir adam
gördüm. Bir çan taşıyordu.' demiş ve gördüğü rüyayı
anlatmıştır. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) sahâbilere =
«Sizin arkadaşınız bir rüya görmüştür.» buyurduktan sonra
(rüya gören Abdullah'a) :
«Bilâl ile beraber mescide çık da gördüğün ezan kelimelerini ona
öğret. Bilâl da çağırsın. Çünkü Onun sesi, seninkinden daha
gürdür.» buyurdu. Abdullah demiştir ki: Ben Bilâl1 le mescide çıkarak
Ona ezan kelimelerini öğretmeye başladım. O da o kelimelerle
çağırıyordu. Bunun üzerine Ömer bin El Hattab ezan sesini
işitince çıka-geldi ve ı
— Yâ Resûlallah! Vallahi Abdullah'ın rüyada gördüğünün mislini ben de
rüyamda görmüştüm* dedi..
Râvi Ebû Ubeyd demiştir ki ( (Rüya sahibi) Abdullah bin Zeyd El-Ensârî
(Radıyallâhü anh) nin bu rüya hakkında aşağıdaki
şiirleri söylediğini Ebû Bekir El-Hakemi bana haber vermiştir.
Ezan için, celâl ve ikram sahibi Allah'a çokça hamd ederim.
Çünkü bana ezanı Allah'tan bir müjdeci getirdi. Benim yanımda o ne
güzel müjdecidir.
Ezan kelimelerini üç gece üstüste bana getirdi. Her gelişinde
öğrendiğimi daha da pekiştirdi.»
707) '... Sâlim'in babası (Abdullah bin Ömer) Radtyallâhü anhümyâen
rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Abdullah Bin Zeyd (R.A.)'in Hal Tercemesi
Abdullah bin Zeyd bin Abd-i Rabbih bin Sulebe bin Zeyd el-Ensarî el-Hazred Ebû
Muhammed el-Medeni, Akabe görüşmesinde bulunmuş ve Bedir savaşma
katılmıştır. Rüyasında ezanı gören zât odur.
Medine-i Münevvers'de mescid-i Nebevi yapıldıktan sonra hicretin ilk
yılı rüya olayı vuku bulmuştur. Peygamber <S.A.V.Vden
hadîs rivayet etmiştir. Râvileri : Oğlu Muhammed, Saîd bin
el-MÜ-seyyeb, tbn-i Ebİ Leylâ ve bir cemaattır. Buhârî ve îbn-i Adiyy:
Ezan hadisinden başka hadisi tanınmıyor demişlerdir. Fakat
el-Hâlız : Ben, Onun ezan hadîsinden başka hadislerini bularak bir
cüzde topladım, demiştir. Halife Ömer bin Abdül-aziz'in hayat
hikayesinde sahih bir senedle rivayet edildiğine göre Abdullah'ın
kızı, Halife'nin huzuruna girerek: Ben, Abdullah bin Zeyd'in
kızıyım. Babam, Bedir savasına katılmış ve
Uhud savaşında şehid edilmiştir, demiş; Halîfe de :
Dilediğini İst» «Uyerek tttlediğt kadar ons yardımda
bulunmuştur. Oğlu Muhammed'-den rivayet edildiğine göre
Abdullah, 64 yaşında iken hicretin 32. yılı vefat
etmiş ve Osman (R.A.) onun namazını
kaldırmıştır. (El-
708) *'... Ebû Mahzûre bin Mî'yer (Radtyallâkü anhy'm kucağında yetim
olarak yetişmiş olan Abdullah bin Muhayrîz (Radıyallâkii anhyden
rivayet edildiğine göre:
Ebû Mahzure kendisini Şam'a göndermeye hazırlarken Abdullah
şöyle demiştir t Ben, Ebû Mahzûre (Radıyallâhü anh)'ye Ey Amca!
Ben Şam'a doğru yola çıkıyorum. Ve şüphesiz senin ezan
okuyuşun bana sorulacaktır, dedim. (Râvi Abdülaziz demiştir ki)
Abdullah, Ebû Mahzûre (Radıyallâhü anh)'nin şöyle dediğini bana
haber vermiştir i
Ben, bir nefer (on kişilik grub) içinde yola
çıkmıştım. Biz yolun bir yerinde bulunuyorduk. Restiluilah
(Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) in müezzini, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'in yanında namaz için ezan okudu. Biz de müezzin sesini, ondan yüz
çevirdiğimiz halde işittik. Bunun üzerine biz onunla alay ederek ve
bağırarak ezan okuduk. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
(sesimizi) işitti ve bize bir topluluk gönderdi. Gelenler bizi Onun
huzurunda oturttular. O da:
«Sesini yüksek olarak işittiğim şahıs hanginizdir?» diye
sordu. Kavmin hepsi beni işaret ettiler ve doğru söylediler. Bunun
üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), hepsini salıverdi ve beni
alıkoyarak bana:
-Kalk ezan oku» buyurdu. Ben de kalktım. O esnada Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)'den ve bana emrettiği ezandan nefret ettiğim kadar,
hiç bir şeyden nefret etmiyordum. Nihayet Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'in huzurunda ayakta durdum. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
bizzat bana ezan kelimelerini telkin ederek şöyle buyurdu: De ki:Sonra
bana buyurdu ki: «(Şunu okurken) sesini yükselt.
Sonra ben ezan okumayı bitirince beni çağırdı ve içinde bir
miktar gümüş bulunan bir keseyi bana verdi. Sonra elini Ebû Mahzûre
(Radıyallâhü anh)'in başının Ön kısmı üzerine
bırakıp yüzü, memeleri ve ciğeri üzerinden geçirdi. Nihayet
Resûlullah (SaHallahü Aleyhi ve Sellem)'in eli Ebû Mahzûre (Radıyallâhü
anh)'nin göbeğine ulaştı. Sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) :
«Allah seni mübarek kılsın, bereketi, üzerinde olsun.» buyurdu.
Bundan sonra ben:
Yâ Resûlallah! Mekke'de ezan okumayı bana emrettin (mi?) dedim. O:
«Evet. Sana emrettim.» buyurdu. Artık Resûlullah (Sallallahü. Aleyhi ve
Sellem) 'e karşı duyduğum nefret, tamamen gitti. Ve hepsi
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) için muhabbete dönüştü. Sonra ben
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in Mekke valisi Attâb bin Esîd
(Radıyallâhü anh)'in yanına vardım. Ve Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)'in emrinden dolayı Attâb varken, namaz için ben ezan
okudum.
Râvi (Abdülaziz) demiştir ki: Ebû Mahzûre'ye yetişenler bu hadîsi
Abdullah bin M uhayriz'in bana haber verdiği şekil üzere baaıa
tahdis ettiler."
Not : Zevâid'de : Bu hadis, Buhârİ'nin sahihinden başka, hadis
kitablannda mevcuttur. Lâkin musannifin rivayetinde bir ilâve vardır.
Musannifin rivayetine ait isnad, sahih olup, ricali sikalardır,
denmiştir.
709) "... Ebû Mahzure (Radıyallâhü
ank)'den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), bana ezanı ondokuz kelime olarak,
ikameti de onyedi kelime olarak öğretmiştir.
Ezanı
İkamet onyedi kelimedir
710) "... Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem)'in müezzini Sa'd
(EI-Karazî (Radıyallâhü ank)'den rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem), Bilâl (Radıyallâhü anh)'a (ezan
okurken) iki parmağını kulağına sokmasını
emrederek:
«Şüphesiz o, senin sesini daha çok yükseltir.» buyurmuştur.»
711) "... Ebû Cuhayfe (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir:
Ben, El-Ebtah (2) 'ta Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem> 'İn
yanına vardım .Kendisi, kırmızı bir çadır
altındaydı. Biraz sonra Bilâl (Hadıyallâhü anh), çıkıp
ezan okudu. Ezanında döndü ve iki parmağını
kulaklarına soktu."
712) "...
(Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyallâhü ahümâ)'dan rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir :
«Müezzinlerin boyunlarına takılmış olan müslümanların
iki hasleti vardır. Bu haslet müslümanların namaz ve orucudur.»
713 "... Câbir bin Semûre (Radtyallâhü anhyâtn rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Bilâl (Radıyallâhü anh), ezanı vakitten hiç geciktirmezdi.
İkameti bazen biraz geciktirirdi."
714) "... Osman bin Ebil-Âs (Radtyallâhü anh)'den
rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'İn bana yaptığı son
tavsiye ezan için ücret alan bir müezzini ittihaz etmemem idi."
715) "... Bilâl (Radtyaüâhü a»*)'den rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve S e İle m) sabah ezanında tesvib
etmemi emretti. Ve yatsı ezanında tesvib etmemi bana
yasakladı."
716) " Bilâl (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre kendisi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek :
Sabah namazı (vakti) ni haber vermek istemiş de Bilâl
(Radıyallâhü anh) 'a t
Osman Bin Ebfl-As (R.A.)'ın Hat Tercemesi
Osman bin Ebil-As bin Bişr Ebû Abdillah Peygamber <S.A.Vr>'in
yanına sa-kîf hey'eti içinde gelerek müslümanlığı kabul
etmiştir. Peygamber (S.A.V.) Onu Tâil valiliğine atamış.
Peygamber (S.A.V.)'den sonra Ebû Bekir (R-A.) ve Ömer (R.A.), hilafetleri
gj«ypaniTwfa onu bu görevde ibkâ ettirmişler. Bilahere Ömer (R.A.), onu
Umman ve Bahreyn valiliğine atamıştır. Peygamber
(S.A.V.)'den dokuz hadîs rivayet etmiştir. Kendisindefl de Sald bin
el-MÜseyyeb, Nâfİ bin C0-beyr, Yezid bin Abdillah ve el-Hasan bin
Ebi'l-Hasan rivayette bulunmuşlardır. Hicretin 55. veya 51.
yılı, Muâviye (R.A.)'nin hilafeti zamanında velat etmiştir.
Tirmizİ, Ebû Davûd ve îbn-i Maceh, onun hadislerini rivayet
etmişlerdir. (El-Men-hel. C. 4, Sah. 48)
O uyuyor, denmiş. Bunun üzerine Bilâl (Radıyallâhü azıh) : Namaz
uykudan hayırlıdır, namaz uykudan hayırlıdır,
demiş; Bunun üzerine bu cümle sabah ezanına yerleştirilmiş
ve böylece (tesvîb) durumu sâbitleşmiştir."
717) "... Ziyâd bin el-Hâris es-Sudâî (Radtyallâhü anA)'den rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir:
Ben, bir yolculukta Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in
beraberindeydim. Bana emretti. Ben ezan okudum, sonra Bilâl (Ra-dıyallâhü
anh) ikâmet etmek istedi. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Sudâ'nın kardeşi ezan okumuştur. Kim ezan okursa o ikâmet
eder.» buyurmuştur.*'
MÜEZZİNİN EZAN OKUDUĞU
ZAMAN SÖYLENECEK SÖZLER BABI
718) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre:
Resûlıülah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir
:
«Müezzin ezan okuduğu zaman, siz onun söylediğinin mislini
söyleyiniz.»"
719) "... «Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'ın zevcelerinden*
Ummii Habîbe (Radıyallâkü anh)'den rivayet edildiğine göre ;
Kendisine âit gün ve gecede Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem) onun
yanında bulunduğunda müezzinin ezan sesini işittiği zaman;
Ümmü Habîbe (Radıyallâhü anhâ), Resûlullah
(Sallallahü
Aleyhi ve SellemJ'den müezzinin okuduğunu
tekrarladığını işitmiş-tir,"
720) "... Ebû Said-i Hudrî (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur :
«Ezan sesini işittiğiniz zaman siz de müezzinin dediği gibi
deyiniz.»"
721) "... Sa'd bin Ebî Vakkas (Radıyallâhü ankyden
rivayet edildiğine göre, Resûlullah (Salallahü Aleyhive Sellem),
şöyle buyurdu demiştir:
«Müezzinin sesini işittiği zaman kim t
= «Ben de şahadet ederim ki Allah'tan başka ibâdete lâyık hiç
bir ilâh yoktur. O, birdir. Ortağı yoktur. Ve şahadet ederim ki,
Muhammed. Onun kulu ve Resulüdür. Ben, Allah'ı Rab olarak, İslâmi
yeti din olarak ve Muhammedi Peygamber olarak seçtim. Buna razı oldum.»
derse günahı bağışlanır.»"
722) "... Câbir bin AbdiHah (Ensârî) (Radıyaltâhü
anh)'âen:
Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki.
«Ezan sesini işitince ı
= 'Kıyamete dek dimdik duracak olan namazın ve şu mükemmel
davetin Rabbı olan Allah'ım. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e
vesile ve fazilet ver; Ve Onu vâdettiğin Makamı Mah-mud'a gönder.'
duasını diyen hiç kimse yoktur ki, kıyamet günü onun için
şefaat etmek vâcib olmasın.»"
EZANIN FAZİLETİ VE
MÜEZZİNLERİN SEVABI BABI
723) "... Abdurrahman bin Abdillah bin Abdirrahman bin Ebî
Sa'saa (3) (Radtyallâhü anhüm)'6en rivayet edildiğine göre:
Babası (Abdullah) • Ebû Saîdt-i Hudrî Radıyallâhü anh) bana
şöyle söyledi demiştir:
-Babası, Ebû Said'in kucağında yetişmişti.»"
(Ey Abdullah!) Sen kırlarda olduğun zaman yüksek sesle ezan oku.
Çünkü ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken
işittim:
«Müezzini İşiten hiç bir cin, insan, ağaç, taş yoktur ki,
(kıyamet günü) ona şahitlik etmesin.»"
Bu hadîsi B u h â r i ve N e s â i de az bir lafız farkıyla rivayet
etmişlerdir.
724) •*... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'den :
Şöyle söylemiştir: Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) i
şöyle buyururken işittim:
«Müezzine, sesinin sonu kadar (veyahut), sesinin yetiştiği yer kadar
mağfiret olunur. Yaş ye kuru her şey onun için istiğfar
eder. Çağırdığı cemâat namazında hazır
bulunana da yirmibeş hasene yazılır ve iki namaz arasındaki
günahları bağışlanır.»"
725) "... Muâvİye bin Süfyân (Radtyallâhü anhümâ)'âan :
Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdular
ki i
«Müezzinler, kıyamet günü boyunları en uzun olan insanlardır.»
726) "... Ibn-i Abbâs (RadıyallLhü akümâ)'dan
rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir :
-En seçkinleriniz sizin için ezan okusunlar ve Kur'an-ı en çok
belleyenleriniz size namaz kıldırsın.-"
727) „. İbn-i Abbâs (Radtyallâhü ahümâ)'dan rivayet edildiğine göre
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :
«Sevâb isteğiyle yedi sene müezzinlik yapan adam için cehennem
ateşinden bir beraat yazılmış olur.»"
728) "... (Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâyden rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«12 yıl ezan okuyan kimse için cennet vâcib olur. Ezan okuduğundan
dolayı her gün onun için 60 hasene ve her ikameti için 30 hasene
yazılır.»
İKÂMET CÜMLELERİNİ
BİRER DEFA OKUMAK BABI
729) "... Enes bin Mâlik (Radtyailâhü anhyden rivayet edildiğine göre
şöyle söylemiştir:
«Müslümanlar namaz vakitlerini bir şeyle bildirmek istediler. Bunun
üzerine Bilâl (Radıyallâhü anh)'e ezanı çift, ikâmeti de tek
lafızlarla okuması emrolundu.-"
730) -... Enes (bin Mâlik) (Radtyailâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle söylemiştir:
-Bilâl (Radıyallâhü anh)'e ezanı çift ve ikâmeti tek lafızlarla
okuması emrolundu.»"
731 "... Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeUem)'in müezzini Sa'd
(el-Karazî (Radtyallâhü anAJ'den rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Bilâl (Radıyallâhü anh)'İn ezan (lafızları) ı
İkişer ikişer idi. Onun
ikâmet (lafızlar) ı da birer idi.**
732) "... Peygamber (Sallaltahü Aleyhi ve Sellemyin mevlâsı Ebû
Rafı' (Radtyallâhü onh)'den rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Ben, Bilâl (Radıyallâhü anh)'i, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'in huzurunda ezan cümlelerini ikişer ikişer tekrarlayarak
ezan okurken ve ikâmet cümlelerini birer defa okuyarak ikâmet ederken
gördüm."
SEN MESCtDDE İKEN MÜEZZİN EZAN
OKUDUĞU ZAMAN DIŞARI ÇIKMA BABI
733) "... Ebü'ş-Şasâ (Sü)eym bin el-Esved)
(Radıyallâhü anh y den rivayet edildiğine göre şöyle
söylemiştir :
Biz Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh) ile beraber mesçidde oturuyorduk.
Müezzin, (ikindi için) ezan okudu. Ezandan sonra bir adam mescidden kalkıp
böbürlenerek gitti. Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh) onu mescidden
çıkıncaya kadar gözüyle takip etti. Sonra Eb$ Hüreyre
(Radıyallâhü anh) :
-~
«Amma şu adam şüphesiz ki Ebü'l-Kâsım (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'e isyan etti, dedi.»"
734) "... Osman (RadıyaÜâhü anh)'den rivayet edildiğine göre
Resûlul-laA (Sdlallahü Aleyhi ve Settem) şöyle buyurdu demiştir :
«Mescidde iken ezan okunduktan sonra dışarı çıkan kimse bir
ihtiyaç için çıkmamış ve dönmek istememiş ise, o kişi
münafıktır.»
MESCİDLER VE CEMAATLAR KİTABI
- ALLAH İÇİN BİR MESCİD YAPAN BABI
735) "... Ömer bin el-Hattâb (Radtyallâhü anh)'<\en.
rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Ben, Resûlullah (Saİlallahü Aleyhi ve 5ellem)'it
«Her kim, içinde Allah adı anılan bir mescidi bina ederse Allah da
onun için cennette bir ev bina eder», buyururken işittim.»"
736) "... Osman bin Affân (Radıyallâkü anh')'dcn rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellemî'i şöyle
buyururken işittim:
«Her kim Allah için bir mescid bina ederse Allah da onun için Cennette onun
mislini bina eder.»
737) "... Ali bin Ebî Tâlib (Radtyallâhü an*)'den rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Her kim kendi malından Allah için bir mescid yaparsa Allah da onun için
Cennet'te bir ev yapar.»
738) "... Câbir bin Abdillah (Radtyallâhü anhümâ)'dan;
şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdular
ki:
«Her kim Allah için bağırtlak kuşu yuvası gibi veya daha
küçük bir mescid yaparsa Allah da onun için Cennet'te bir ev yapar.-
739) "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûllulah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«İnsanlar, mescidleri (yapmak) ile birbirlerine karşı
öğünüp iftihar etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.»"
740) "... İbn-i Abbâs (Radıyallâhü anhümâ)\\an rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selîem) şöyie
buyurmuştur :
«Yahudiler havralarını yükselttikleri ve hristiyanlar kiliselerini
yükselttikleri gibi sizlerin de benden sonra mescidlerinizî
yükselteceğinizi biliyorum.»"
741) "... Ömer bin el-Hattâb (Radtyallâhü ankyden rivayet edildiğine
göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
«Ameli bozuk bir hâle gelen her kavim, mescidlerini yaldızla süslemeye
kalkışırlar. (fîöyle olmayan bir kavim gelmemiştir.»"
NEREDE. MESCİDLEB YAPMAK
CAİZDİR, BABI
742) "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü ank)'(\en rivayet
edildiğine göre. şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in Medine'deki mescidinin yeri, Benî
Neccâr kabilesine âit idi. Orada hurma ağaçları ve müşriklerin
kabirleri bulunuyordu. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SelJem), o kabileye :
«Bu yeri para mukabilinde bana veriniz.» buyurdu. Onlar da: Bu yer için
kat'iyyen para almayacağız, dediler. Enes (Radıyallâhü anh),
demiştir ki: Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), orada
mescid yapmaya başladı. Sahâbiler de Ona (malzeme) veriyorlardı.
Ve Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle diyordu:
«Bilmiş olun ki. gerçek hayat âhiret hayatıdır. (Allah'ım)
Ensâr ve Muhacirlere mağfiret eyle.- Enes (Radıyallâhü anh)
demiştir ki:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mescid
yapmadan önce namazı vaktine eriştiği yerde
kılardı.."
743) "... Osman bin Ebi'l-As (Radtyallâhü ankyden rivayet
edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), Tâif halkının
putlarının yerini Tâif mescidi kılmasını kendisine
emretmiştir."
744 j■... t Abdullah) İbn-i Ömer (Radtyallâhü ahümâyden rivayet
edildiğine göre, içine insan terslerinin atıldığı
bahçeler(de namaz kılınması) hükmü kendisine sorulmuş ve
şöyle cevap vermiştir:
«O bahçeler, defalarca sulandığı zaman içinde namaz
kılabilirsiniz.» İbn-i Ömer (Radıyallâhü anh), bu hadisi
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e refederek söylemiştir.
Not: Zevâld'de : İsnadı zayıftır. Çünkü onda Muhammed bin
İshak bulunur. Kendisi tedlis yapardı. Bunu da an'ane ile rivayet
etmiştir, diye bilgi verilmiştir.
NAMAZ KILMANIN MEKRUH OLDUĞU YERLER
BABI
745) "... Ebfı Saîd-i Hudrî (Radtyallâkü anh)'den rivayet
edildiğine güre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeUem) şöyle
buyurdu demiştir:
«Kabristan ve hamamdan başka yer yüzünün hepsi mesciddir.»"
746) •.., (Abdullah) bin Ömer (Radıyatlûkü anhümâ)'den fivâyet
edil-diğine göre şöyle demiştir :
Resul ull ah (Sallallahü Aleyhi ve Seli em) yedi yerde namaz kılmaktan
nehiy buyurmuştur: Çöplükte, mezbahada, kabristanda, yolun ortasında,
hamamda, deve yataklarında ve Kabe (i Muazzama) damı üzerinde.1'
747) ' ... Ömer bin el-Hattab (Radtyallâhü a»*>'deıı
rivây«t edildiği»* «Öre şöyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Setlem) buyurdular ki:
«Yedi yer var. Oralarda namaz kılmak caiz değildir: BeyttıHafc'm
üstü. kabristan, çöplük, mezbaha, hamam, deve yatağı ve cadde.-"
748) "... (Ahdullah 1>. Ömer (Rıulıvallâhü atthüntû)\\ex\
rivayet edildiğine «ün*: Kt'SÜhıll.'ih (Sallalltihn Alryh't ve
Srllvnı) çoylr buyurdu, dernjştir :
«Mescidde şıi şeyleTyapılmamalıdır: Mescid yol
edinilemez, orada silâh çekilip çıkarılamaz, orada yay'a kiriş
bağlanıp sahnamac, orada ok atı lam az, içinden çiğ et
geçirileni ez, orada had olarak kimse dövüleni ez, orada hiç kimsenin
kısas cezası tatbik edilemez, orası çarşı
edinilemez.»"
749) "... Amr bin Şuayb'm dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As)
(Ra-dtyçllâhü anhüm)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir
:
Resulü İlah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mescidlerde satmaktan,
satın almaktan ve karşılıklı şiirler okumaktan
nehiy buyurmuştur."
750) "... Vasile bin el-Eskâ (1) (Radtyaüâhü anh) den
rivayet edildiğine göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Çocuklarınızı, delilerinizi, satın almanızı,
satışınızı, münakaşalarınızı,
seslerinizi yükseltmeyi, had cezalarınızın infazını
mescidlerinizden uzak tutun. Mescidferinizin kapılarının
yakınında abdest alma yerlerini ittihaz ediniz. Ve .Cuma günlerinde
mescidlerinizi buhurla tütsüleyiniz.»"
MESCİDDE UYUMAK BABI
751) "... İbn-i Ömer (Radtyallâkü ankümâyâen
rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir :
Biz, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayattayken mes-cidde
uyuyorduk."
752) "... Kays bin Tihfa (2) (Radtyallâkü anh) Sufle
ashabındandı. Kendisi söyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize: '(Mescidden evime) Gidiniz.»
buyurdu. Bunun üzerine biz, Âişe (Radıyallâhü anhâ) '-nin
odasına giderek yedik ve içtik. Sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) bize?
«İsterseniz burada uyuyabilirsiniz. Dilerseniz mescide gidebilirsiniz.»
buyurdu. Kays bin Tıhfe: Biz de. Hayır mescide gideriz, dedik; demiştir."
HANGİ MESCİD İLK OLARAK
KURULDU? BABI
753) u... Ebû Zerr-i Gifâri (Radtyallahü attk)'den rivayet
edildiğine güre şöyle söylemiştir : Ben :
— Yâ Resûlallah! Yeryüzünde ilk kurulan mescid hangisidir? diye
sordum. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
— «Mescidi Haram'dır.» buyurdu. Ebû Zerr demiştir ki: Ben:
— Sonra hangisidir? diye sordum. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) :
— "Sonra Mescidi Aksâ'dır.» buyurdu. Ben :
— Bu iki mest İd arasında ne kadar zaman
vardır? diye sordum. O :
— «Kırk yıl. Sonra yer yüzü senin için namazgâhdır. Nerede
namaz vakti sana gelirse orada kılı ver.» buyurdu."
754) "... Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeHem)*\n kendilerine âit bir
kuyudaki kovadan (mübarek ağzına) aldığı suyu yüzüne
püskürttüğünü hatırlayan Mahmud bin er-Rabî' el-Ensârî (3)
(Radıyallâhü anhyden, o da, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile
beraber Bedir savaşına katılan ve mensubu bulunduğu Benî
Salim kabilesinin imamlığını yapagelen İtbân bin Mâlik
es-Sâlimî (Radıyallâhü anh)yden rivayet ettiğine göre İtbân
(Radtyallâhü anh) şöyle söylemiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek :
'Yâ Resul alla h (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)! Gerçekten gözüm
zayıfladı. (Yağmur yağdığı
zaman) sel gelir de benimle kavmimin
mescidi arasına girer ve onu geçmek bana meşakkat verir. Eğer be-
Ensârdan bir adam, güzlerini kaybettikten .sonra Resûlullah (Sa/tuftahü Aleyhi
ve
Teşrif et de evimde benîm için bir mescid tâyîn et. Orada namaz
kılarım, diye Onu evine davet etti. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) de gelerek (dediğini) yaptı."
İZAHI
756) "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir:
Benim amcalarımdan birisi, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) için
yemek yaptı ve Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e:
Evimde yemek yemeni ve namaz kılmanı arzuluyorum, dedi. Enes
(Radıyallâhü anh) demiştir ki: Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) Onun evine geldi ve evde şu hasırlardan bir tane
bulunuyordu. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), evin bir
kenarını (hazırlamayı) emretti. Hemen orası süpürüldü
ve hafifçe sulandı. Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) namaza
durdu. Biz de Onunla beraber namaz kıldık."
Ebû Abdillah bin Mâce demiştir ki: Fahl: Siyahlaşmış
haşirdir.
MESCİDLERİ TEMİZ TUTMAK
VE GÜZEL KOKULARLA GÜZELLEŞTİRMEK BABI
757) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radtyallâhü anhyden rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellcm) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Her kim mescidde bulunması uygun olmayan bir şeyi oradan
çıkarırsa, Allah onun için Cennette bir ev yapar.-"
758) "... Aişe (Radtyaltâhü anhây&cn rivayet edildiğine göre
şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mahallelerde mescidle-rin (veya)
evlerde namaz yerlerinin yapılmasını ve teiniz tutulup güzel
koku sürülmesini emretmiştir.»"
759) "... Aişe (Radtyallâhü asAd^'den rivayet edildiğine,göre
şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mahallelerde mescidle-rin (veya)
evlerde namaz yerlerinin ittihaz edilmesini ve temiz tutulup güzel koku
sürülmesini emretmiştir.»"
760) "... Ebû Saîd-i Hudfî (Radıyallâkü anh)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
M esc id ler de ilk lâmba yakan zât Temim ed-Dâri (Hadıyallâhü
anhVdir."
MESCIDDE BALGAMIN MEKRUHLUĞU BABI
761) ••... Humeyd bin AİKİirrahman bin Avf (Radıyallâhü anh)'âen
rivayet edildiğine güre :
Ebû Hüreyre ve Ebû Satd-i Hudrı (Hadıyallâhü anhümâ), kendisine
şu haberi vermişlerdir: Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mescidin
duvarında balgam görmüş de eline aldığı bir çakıl
taşıyla onu kazımış, sonra şöyle
buyurmuştur:
-Sizden birisi balgam çıkardığı zaman ne önüne ne de
sağma atmasın. Soluna veya sol ayağının altına
tükürüğünü atsın.*"
762) "... Enw bin Mâlik (Radıyallûhü u«A)'den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
ile beraber Medine'ye gelerek müslüman olmuşlar ve Temim, Peygamber
(S.A.V.)ln beraberinde savaşa çıkmıştır. Mescidde ilk
lâmba yakan o olmuştur. Filistin'de yerleşmiştir. Geceleyin çok
ibâdet edermiş. Şam'da vefat etmiş, mezarı Filistin
şehirlerinden olan Beyti Cibrin'dedir. (El-Menhel, C. 5, Sah. 312)
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mescidin kıble duva-rmda bir
balgam gördü. Bunun üzerine öfkelendi. Hattâ mübarek yüzü
kıpkırmızı kesildi. Biraz sonra Ensardan bir kadın
gelerek onu kazıdı ve yerine halûk (5) sürdü. Bunun üzerine
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«Bu ne güzel şeydir.* buyurdu.
763) "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü anhümâ)>den rivayet
edildiğine göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (bir gün) cemaata namaz
kıldırırken mescidin kıble duvarında balgam
görmüş, namazdan çıktığı zaman şöyle
buyurmuştur:
-Sizden birisi namazda olduğu zaman, Allah (in kıblesi) onun yüzünün
döndüğü tarafta olmuş olur. Bu nedenle sakın hiç biriniz namazda
iken yüzünün olduğu tarafa balgam atmasın»'
764) "... Aişe (Radtyallâkü anhâ)'dtn rivayet
edildiğine göre: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mescidin
kıble duvarındaki bir tükrüğü
kazımıştır."
765) "... I>ü reyde (Rudıya/lâfıü aıtft)\\t:ı\
rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (sabah) namazı (m)
kıldıktan sonra bir adam: Kırmızı deveyi (görüp)
söyleyen var mı? dedi. Peygamber (Sallalahü Aleyhi ve Sellem) :
«Onu butamıyasın. Çünkü mescidler, ancak malum işlerde
kullanılmak için yapılmıştır.» buyurdu."
766) "... Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah
bin Anır bin el-As) (Radt-yallâhü anhümyfen rivayet edildiğine
göre şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), mescidde kayıp
ilânından, (veya) tarifinden nehiy buyurmuştur."
767) "... Ebû Hüreyre (RadtyaUahü ank)\\cn rivayet edildiğine j;öre
kendisi : Resûlullah (SaUallahü Aleyhive ScUem)'] «öyle buyururken
işittim, (İçmiştir :
«Mescidde kayıp arayan adamı işiten kişi desin ki: Allah
(onu) sana geri vermesin.' Çünkü şüphesiz mescidler bunun için
yapılmamıştır.»1'
768) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anA/den rivayet edildiğine
göre-Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir:
•Eğer siz (namaz kılmak için) koyun ağıllarından ve
deve yataklarından başka bir yer bulamazsınız, koyun
ağıllarında namaz kılınız ve deve
yataklarında namaz kılmayınız.»'
7ö9) "... Abdullah hin el-Muğaffe) el-Müzenî (Radıvallâhü
ank)\\en rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Seİlem) $öyle buyurdu demiştir:
•Koyun ağalarında namaz kılınız ve deve
yataklarında namaz kılmayınız. Çünkü develer
şeytanlardan yaratılmışlardır.."
770) "... Sebere bin Ma'bed el-Cühı-ni (Radıyallâhü ank)\\en
rivayet edildiğine göre; Resûllulah (Saalallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Deve yataklarında namaz kılınmaz ve koyun
ağılında namaz kılınır.»"
MESCİDE
GİRİLDİĞİ ZAMAN (OKUNAN) DUÂ BABI
771) "... Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sdlcm)'in kızı
Fâtinıe (Radt-yatlâhü anhâ)'dan rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mescide girdiği zaman şöyle
derdi:
Sebere bin Ma'bed (R.A.)'in Hâl Tercemesi
Bu zâta Sebere bin Avsece bin Harmele bin Sebere bin Hadic el-Cüheni de denmiştir.
Fakat tbn-i Hibbân Rebi'in babası olan Sebere bin Ma'bed ile Sebere bin
Avsece'nin ayrı ayrı şahıslar oldukları
söylenmiştir. Resûllulah (S.A.V.)'dan ondo-kuz hadisi vardır. Müslim,
Onun bir hadîsini rivayet etmiştir. Râvisi, oğlu Rebi'-dir. Muâviye'nin
hilâfeti zamanında vefat etmiştir. Ebü Dâvûd, Nesâi. Tirmizİ ve
îbn-i Mâeeh, Onun hadislerini rivayet etmişlerdir. (El-Menhel. C. 4, Sah.
120)
«Allah'ın adıyla. Selâm da Allah'ın Hesûlüne olsun. A İlah
im! Benim günahlarımı mağfiret eyle ve rahmetinin
kapılarını bana aç.-"
Ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mescidden
çıktığı zaman şöyle derdi:
«Allah'ın adıyla. Selâm da Allah'ın Resulü ne olsun. Allahim!
Günahlarımı mağfiret eyle ve fadlının
kapılarını bana aç.""
772) "... Ebû Hümeyd es-Sâidî (7)
(RadıyaUâhü anh)\\en rivayet edildiğine göre Resûlullah
(Sallal/ahü Aleyhiv e Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
Biriniz mescide girdiği zaman
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) e selâm etsin. Sonra
şöyle desin:
~ 'Allahım! Bana rahmetinin kapılarını aç.' ve
çıktığı zaman şöyle desin :
- 'Allahım! Senin fadhndan
sana dilekde bulunurum.'»"
773) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anAj'den rivayet
edildiğine güre Re-sûlullah (Sallallahü Ahyhive Sc/iem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Biriniz mescide girdiği zaman Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Selierrü'e selâm etsin ve şöyle desin:
= 'Allahım! Bana rahmetinin
kapılarını aç.' Ve çıktığı zaman
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemJe selâm etsin ve
şöyle desin :
-Allahım! Beni, şeytanı racim'den koru.'»"
774) "... Kbû Hüroyre (Rarityalîâhii anh)\\vn rivayet edildiğine
fföre Re-sûlulhıh (SallalUıhü Aicyhivc Sclltnı) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Sizden birisi güzelce abdest aldıktan sonra namazdan başka hiç bir
maksadla evden çıkmayarak ve sırf namaz kılmak niyetini güderek
mescide doğru yürüdüğü zaman, mescide girinceye kadar
attığı her adımla Allah onu bir derece yükseltir ve
kendisinden bir hata düşürür. Mescide girince de namaz onu
alıkoyduğu sürece namaz içinde olmuş olur.»'
775) "... Ebû Hüreyre (Radtyaüâhü ank)\\en rivayet edildiğine göre;
Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve SeUem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Namaza ikamet getirildiği vakit sakın ona, koşarak gelmeyiniz,
yürüyerek geliniz. Sükûnet ve vakardan ayrılmayınız.
Yetişebildiğiniz kadarım (imamla) kılınız.
Yetişemediğinizi (kendiniz) tamamlayınız.»"
776) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyailâhü unh)'den rivayet
edildiğine göre kendisi Resûlullah (Sallallakü Aleyhive Sellemyden,
şöyle buyurduğunu işit-nıiştir :
— «Allah'ın, günahlara keffâret ve hasenatı artırmaya
vesile kıldığı şeyleri size göstereyim mi?»
Sahâtoiler:
— Göster, Yâ Resûlallah! dediler. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve Sellem) :
— Güçlüklere rağmen abdesti tam olarak almak,
mescidlere doğru çok adım atmak ve bir namazdan sonra
diğer namazı beklemektir.» buyurdu."
Not : Zevâid'de : Ebû Said (R.A.)'in hadîsini İbn-i Huzeyme ve İbn-i
Hibbân da rivayet etmişlerdir. Sahîh-i Müslim'de ve başka hadîs
kitablarmda bu hadisin şahidi vardır, denilmiştir;
Müellif, 'Abdestte isbağ' babında bu hadîsi rivayet etmiştir.
427 nolu olarak geçen bu hadîs ile gerekli izah, orada
yapılmıştır. Geniş bilgi için oraya müracaat
edilebilir.
777) "... Abdullah (bin Mes'ud) (Radtyallâhü
a»A>'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Kim yarın müslüman olarak Allah'a kavuşmaktan sevinirse şu
beş vakit namazını ezan okunan yerde muhafaza etsin. Çünkü bu
namazlar hidayet sünnetlerindendir ve şüphesiz Allah, Peygamberiniz
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) e hüda (= hidayet.) sünnetlerini meşru
kılmıştır. Andolsun ki, eğer her biriniz kendi evinde
namaz kılmış olsaydı siz Peygamberiniz (Sallaliahü Aleyhi
ve Sellem) sünnetini terketmiş olurdunuz. Ve Peygamberiniz (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) sünnetini terketmiş olsaydınız, şüphesiz
dalâlete düşmüş olurdunuz. Vallahi ben, bizleri (sahâbîleri) bilirim
ki münafıklığı malûm olan münafıklardan başka hiç
kimse cemaattan geri kalmazdı. Vallahi safa girinceye kadar iki kişi
arasında tutularak mescide getirileni bilirim. Hiç kimse yoktur ki
tertemiz ve güzelce abdestini alıp mescide gider, içinde namaz kılar
da attığı her adımla Allah onu bir derece yükseltmesin ve
her adımla onun bir günahını affet meşin."
778) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü a«/r/den rivayet
edildiğine göre ; Resûlullah (Salallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
-Kim namaza gitmek üzere evinden çıktıktan sonra şu duayı
okursa, Allah, rahmetiyle ona yönelir ve yetmiş bin melek, onun
günahlarının bağışlanmasını
(Allah'tan) diler:
= 'Allahım! Senden istiyenlerin Senin katındaki hakkı için
gerçekten Senden istiyorum. Ve şu yürüyüşüm hakkı için Senden
istiyorum. Çünkü ben ne kibirlenmek ne de böbürlenmek için ve ne görsünler diye
ne de duysunlar diye (evden) çıkmadım. Ve ben Senin kızmandan
sakınmak ve Senin rızânı taleb etmek için çıktım. Bu
sebeple Cehennem ateşinden beni korumanı ve günahlarımı
örtmeni Senden istiyorum. Şüphesiz Senden başka hiç kimse
günahları örtemez.'-"
779) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü
anh)\\çn rivayet edildiğine göre KesûJullah (Sallallahü Aleyhi ve
SeUem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Karanlıklarda mescidlere çok (defa) yürüyenler, işte onlar
Allah'ın rahmetine çokça dalanlardır.*"
780) "... Sehl bin Sa'<! es-Saîdi (RadtyaUâhü anh)\\eu rivayet
edildiğine göre; Resûluîîah (SaliaUahi't Aleyhi ve Se/leın)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Gece karanlıklarında (mescidlere) çok (defa) yürüyenler,
kıyamet günündeki tam nurla sevinsinler.»1'
Bu hadîsi Hâkim de rivayet ederek sahih olduğunu söylemiştir.
İbn-i Huzeyme ve Beyhaki'de rivayet etmişlerdir.
781) "... Enes hin Mâlik (Htuhyııi/âhü tınh)'t]en rivayet
edildiğine j»ö-re; Resûlullah (SalaUabü Aleyhi ve Se/ieın) şöyle
buyurdu, demiştir:
-Karanlıklarda mescidlere çok (.defa) yürüyenleri kıyamet günündeki
tam nurla müjdele.»"
MESCİDDEN EN UZAK OLANLARIN
(UZAKLIK DERECELERİNE GÖRE) SEVABI DAHA BÜYÜK
782) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den :
Şöyle demiştir : ResûluUah (Sallallahü Aleyhi ve Selle,m) buyurdu ki
: «Mescidden en uzak olanların (uzaklık derecesine göre)
sevabı daha büyüktür.*"
783) "... t'bey bin Ka'b (RudtyutUâkü anh)\\en :
Şöyle demiştir: Ensardan bir adam vardı. Onun evi, Medine'nin
(mescidden) en uzak olan eviydi. Bununla beraber, Hesülullah (Sal-laljahü
Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kılmayı hiç kaçırmazdı.
Ubeyy (Radıyallâhü anh) demiştir ki: Ben, ona acıdım ve:
— Yâ Filan! Eğer sen bir merkep satın alsaydın, seni
şiddetli sıcaktan korurdu. Ayağına taş değip
incinmesinden yüksek tutardı ve yerin zehirli hayvanlarından korurdu,
dedim. Adam •
— Vallahi evimin Muhammet) (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in evinin
bitişiğinde olmasından hoşlanmam, dedi. Übey demiştir
ki: Ben adamın sözünü istiskal ederek alındım. Hatta Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in evine vararak, dediklerini Ona anlattım.
Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adamı
çağırtıp ona sordu. Adam da, bana dediğinin mislini Ona
zikretti ve (attığı adımların) izinden sevab
umduğunu anlattı. Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de Ona:
«Gerçekten sana, saklayıp umduğun (sevab) vardır.»
buyurdu."
784) '-.,. Enes hin Mâlik (Rtıdtyullâkü anh)'ûen rivayet edildiğine
göre şöyle tlemişlir:
(Ensardan) Banî Selime kabilesi, (Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in
mescidden uzak kalan) evlerinden çıkarak mescidin yakınına
gelmek istediler. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Medine'yi muhafaza eden bu evleri tahliye etmekle) Medine çevresini boş bırakmalarını
arzu buyurmadı. Ve Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onlara ı
«Ey Benî Selime! Sizler, (mescide gelip giderken) attığınız
adımlarınızın izlerini hesaba katmayacak
mısınız?» buyurdu. Bunun üzerine onlar, yerlerine ikamet
ettiler."
785) •■... (Abdullah) İlm-i Abhâs
(Rudıyallâhü ttnh)'den: Şöyle demiştir: Ensârın evleri
mescidden uzaktaydı. Yakına gel-mek istediler. Bunun üzerine;
f*jvtj Ij-a-üU y»yj
= «Ve
biz, onların önden gönderdiklerini ve eserlerini yazarız.» (13)
âyeti
nazil oldu. İbn-i Abbas demiştir ki: Onlar da (evlerinde)
kaldılar."
CEMAATLA NAMAZ KILMANIN
FAZİLETİ BABI
786) "... K)bû Hüreyre (Radtyallâhü
atth)'üen rivayet edildiğine güre Rpsûhtllah
(Saltallahü Aleyhivc Srllcm) şöyle buyurdu, demiştir :
«Adamın (mescidde) cemaatla kıldığı namaz (in
sevabı, tek başına) evinde kıldığı ve
çarşısında kıldığı namaz (m sevabın)
dan yirmi küsur derece fazladır.»"
787) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)\\en rivayet edildiğine göre;
ResuluHah (Sallallahü Aleyhi ve Scilcm) buyurdu, demiştir:
«Cemaatla kılman namazın birinizin tek başına
kıldığı namaza üstünlüğü yirmi beş cüzdür.»M
788) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü a«*)'den rivayet
edildiğine gÖ-re Resul ullalî (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Adamın (mescidde cemaatla kıldığı
namazın sevabı) evinde (tek başına)
kıldığı namaz'ın sevabından yirmibeş derece
fazladır,»"
Buhâri' nin Ebû Saîd-i Hudrî
(Radıyallâhü anh) '-den merfu' olarak rivayet ettiği hadisin
lafzı şöyledir:
= >Cemâat namazı, münferiden namazından yirmibeş derece ile
efdal olur.*
Ebû Davud'un rivâyetindeki hadisin metni ise
şöyledir:
= -Cemaatla kılınan namaz, (münferiden) kılınan
yirmibeş namaza denk gelir....
Ebû Davud'un rivâyetindeki önemli özellik, derece ve
cüz* yerine namaz kelimesinin kullanılmasıdır.
789) "... Abdullah İbn-i Ömer (Radtyallâkü ankiimdyden rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Adamın cemaatla kıldığı namaz, adamın kendi
başına kıldığı namazdan yirmiyedi derece
üstündür.*"
790) "... Ubeyy bin Ka'b (Radıyallâhü anh)\\eıı rivayet
edildiğine göre; ResûJuİIah (Sallattahü Aleyhi ve Setlem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Adamın cemaatla kıldığı namaz, adamın tek
başına kıldığı namazdan yirmi dört veya
yirmibeş derece üstündür.»"
Bu hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd, Nesâi, İbn-i Huzeyme ve 1 bn-i Hibbân da
rivayet etmişlerdir. Yahya bin Muin ve Zührî hadisin sahih olduğunu
belirtmişlerdir.
CEMAATTAN (ÖZÜRSÜZ) GERİ KALMAK
HAKKINDAKİ TESDÎD BABI
791) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü a»A)'deıı :
ŞÖyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
buyurdu ki:
«Vallahi içimden öyle arzu ettim ki namaza durulmasını emredeyim de
ikamet getirilsin. Sonra bir adama emredeyim halka namaz
kıldırsın. Bu emirden sonra beraberlerinde odundan demetler
bulunan bir kaç adamı cemaata (özürsüz) gelmeyen güruha götürüp de
üzerlerine evlerini ateşle cayır cayır yakayım.»"
792) "... (Abdullah) bin Ümmi Mektum (Radıyallâhü (tnk)'den rivayet
edildiğine güre şöyle demiştir :
Ben, Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e dedim ki: Ben yaslı, âmâ,
evi (mescidden) uzak bir kimseyim. Bana yardım edip mescide götürecek
yedekçim de yoktur. (Cemaata gelmemem için) Bir ruhsat bulur musun? Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
-Sen ezan (sesini) işitiyor musun?» d.iye sordu. Ben : Evet, dedim. O:
«Ben senin için bir ruhsat bulamam.» buyurdu."
793) "... (Abdullah) İbn-i Abbas (Radıyallâhü
anh)'den : Şöyle demiştir: Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki :
«Ezan sesini işitip de oraya (özürsüz) gitmeyenin namazı (makbul)
olmaz.»'
794) "... İbn-j Abbas ve İbn-i Ömer (Radtyatlâhü
anhüm)\\?ı\ rivayet edildiğine jçöre kendileri Peygamber (Sallaitahü
Aleyhi ve Seliemyi minber ağaçları üzerinde şöyle buyururken
işi t mislerdir ;
«Vallahi bâzı kavimler cemaatları terketmekten vaz geçecekler ya da
Allah onların kalblerini mühürleyecektir. Sonra da muhakkak gafillerden
olacaklardır.»"
795) ■.,. L'üime bin Zeyri (15)
(Radıyallâhü a n fi ii tu it)'dan rivayet edildiğine £Öre:
Resûhıilaiı (SaUaiirJiü Aleyhi ve Scl/rm) >ıiyle buyurdu,
demiştir:
«Vallahi bâzı adamlar cemaatı terketmekten vaz geçecekler. Yahut
şüphesiz Een, onların evlerini yakacağım.-"
YATSI VE SABAH NAMAZINI CEMAATLA
KILMAK BABI
796 "... Aişe (Radtyaliâhü atthâ)'dan:
Şöyle söylemiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) buyurdu ki :
«Eğer halk yatsı ve sabah namazları cemâatiarındaki
fazileti bilselerdi onlar (için mescidJe emekliye emekliye de olsa
gelirlerdi.-"
797) "... Ebû Hüreyre (Radtyaliâhü attkyden :
Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu
kİ :
«Şüphesiz münafıklara en çok ağır gelen namaz, yatsı
ve sabah namazlarıdır. Eğer bunlardaki sevabı bilmiş
olsaydılar bu iki namaz (için mescidJe emekliye emekliye de olsa
gelirlerdi.*"
798) "... Ömer bin el-Hattâb (Radıyallâhü anh)\\en rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyururdu, demiştir:
«Kim kırk gece mescidde cemaatla namaz kılar ve bu sürece yatsı
namazının ilk rek'atini kaçırmazsa, Allah bununla o kimse için
Cehennem ateşinden bir âzadlık yazar.»"
MESCİDLERE DEVAMLI
GİTMEK VE (ORADA CEMAATLA) NAMAZ KILMAK İÇİN
BEKLEMEK
799) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den :
Şöyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
buyurdu ki:
«Şüphesiz biriniz mescide girdiği zaman, namaz onu alıkoydu
ğu müddetçe namazda (imiş gibi sevab kazanmış) olur. Ve
sizden birisi namaz kıldığı yerden
ayrılmadığı, abdesti bozulmadığı ve kimseye
eziyet etmediği müddetçe melekler: 'Allah'ım! Buna mağfiret
eyle. Allah'ım! Buna rahmet eyle. Allah'ım! Bunun tevbesini kabul eyle' diyerek duâ ve istiğfar eylerler.»"
800) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'ûen rivayet edildiğine
göre; Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir
:
«Gurbetteki adam aile efradının yanma döndüğü zaman kendisinin
dönüşüyle, onlar sevindikleri gibi; Allah, mescidleri namaz ve zikir için
vatan edinen (buralara devamlı giden) her
müslüman
adam (in bu hali) için sevinir.»"
801) "... Abdullah bin Amr (Radıyaîlâhü anhümâ)'dan :
Şöyle demiştir: Biz, Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile
beraber akşam namazını kıldıktan sonra (evine) dönen
döndü ve bekliyen bekledi. Bir süre sonra Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) koşarak, hızlı nefes alarak ve diz kapakları
açılmış bir halde geldi. Ve (bize) buyurdu ki:
«Müjdeleniniz. İşte Rabbiniz gök kapılarından bir kapı
açmış, meleklere karşı sizlerle övünerek (onlara) :
'Şu kullarıma bakınız. Bir farzı
kılmışlar ve diğer farzı belkiyorlar,' buyuruyor.»"
802) "... Ebû Saiıl-i Hudri (RadıyaUâhü
aıı/t)'den:
Şöyle demiştir : Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki
:
«Sİz, adamın mescidlere gidip gelmeyi itiyat hâline getirdiğini
bildiğiniz (veya) gördüğünüz zaman, onun imanlı olduğuna
şahitlik
ediniz. Allah Teâlâ; = -Şüphesiz Allah'ın mescidlerini ancak
Allah'a... inananlar imaret ederler.' (16) buyurmuştur.»"
İslami Okul Okulların En Önemlisi