Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

ORUÇ KİTABI 1.BÂB—"ŞEK GÜNÜ"NDE ORUÇ TUTMANIN YASAKLANMASI. 26 - Oruc - Darimi

ORUÇ  KİTABI

1.BÂB—"ŞEK GÜNÜ"NDE ORUÇ TUTMANIN YASAKLANMASI. 26

2.BAB—(RAMAZAN) HİLÂLİ GÖRÜLÜNCE ORUÇ TUTULMASI. 27

3. BÂB—HİLÂL GÖRÜLDÜĞÜNDE SÖYLENİLECEK SÖZ. 28

4.BÂB—(HİLÂLİN) GÖRÜLMESİNDEN ÖNCE ORUCA BAŞLAMA YASAĞI. 29

5.BÂB—AY YİMİDOKUZ (GÜNDÜR) 29

6.BÂB—RAMAZAN HİLÂLİNİN GÖRÜLMESİNE ŞAHİDLİK ETMEK.. 29

7.BÂB—SAHUR YİYEN KİMSE (KENDİNİ) YİYECEK VE İÇECEKTEN NE ZAMAN MENEDER?. 30

8.BÂB—SAHUR YEMEĞİNİ YEMEYİ GECİKTİRMENİN MÜSTEHABLIĞI. 31

9.BÂB—SAHUR YEMEĞİNİN BEREKETİ HAKKINDA.. 31

10. BAB—ORUCA GECEDEN KESİN NİYET ETMEYEN KİMSELER.. 32

11. BAB—İFTARIN HEMEN YAPILMASI HAKKINDA.. 32

12.BÂB—KENDİLERİYLE İFTAR EDİLMESİ MÜSTEHAB OLAN ŞEYLER.. 33

13. BAB—BİR ORUÇLUYU İFTAR ETTİRENİN FAZİLETİ. 33

14.BÂB—ORUÇTA "VİSAL" YASAĞI. 34

15. BAB—YOLCULUKTA ORUÇ TUTMAK.. 35

16.BÂB—ORUCUNU AÇMAK KONUSUNDA YOLCUYA (TANINAN) KOLAYLIK.. 36

17.BÂB—KİŞİ, YOLCULUK YAPMAK İSTEĞİYLE EVİNDEN ÇIKTIĞINDA NE ZAMAN ORUCUNU AÇAR?. 37

18. BÂB—RAMAZAN AYINDADA İKEN BİLE BİLE BİR GÜN ORUCUNU BOZAN KİMSE.. 37

19.BAB—RAMAZAN AYINDA GÜNDÜZÜN KARISIYLA CİNSİ MÜNASEBET YAPAN KİMSE HAKKINDA.. 38

20.BÂB—KADININ, KOCASININ İZNİ OLMADAN NAFİLE ORUÇ TUTMASI YASAĞI. 39

21.BÂB—ÖPME HUSUSUNDA ORUÇLUYA KOLAYLIK.. 40

22.BÂB—ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLAYAN KİMSE HAKKINDA.. 41

23. BÂB—(ORUÇLU İKEN) UNUTARAK YİYEN KİMSE HAKKINDA.. 41

24.BÂB—ORUÇLUNUN KUSMASI. 42

25.BÂB—BU KONUDAKİ KOLAYLIK.. 42

26. BÂB—KAN ALMAK ("HICÂMET") ORUÇLUNUN ORUCUNU BOZAR.. 43

27. BAB—ORUÇLU GIYBET EDER DE ORUCUNU YARIP YIRTAR.. 43

28. BÂB—ORUÇLUNUN SÜRME ÇEKMESİ. 44

29.BÂB—YÜCE ALLAH'IN; "O HALDE SİZDEN KİM BU AYDA HAZIR BULUNURSA, ONDA ORUÇ TUTSUN' AYETİNİN AÇIKLAMASI HAKKINDA.. 44

30. BÂB—NAFİLE OLARAK ORUÇLU SABAHLAYAN, SONRA ORUCUNU AÇAN KİMSE HAKKINDA   45

31.BÂB—ORUÇLU İKEN YEMEĞE ÇAĞRILAN KİMSE, "GERÇEKTEN BEN ORUÇLUYUM" DESİN.. 46

32. BÂB—ORUÇLUNUN YANINDA (BİRŞEY) YENİLDİĞİNDE (NE OLACAĞI) HAKKINDA.. 46

33. BÂB—ŞA'BAN (ORUCUNU) RAMAZAN (ORUCUNA) BİTİŞTİRMEK.. 46

34. BÂB—ŞABANIN YARIYA VARMASINDAN SONRA ORUÇ TUTMA YASAĞI. 47

35.BÂB—AYIN SONUNDA ORUÇ TUTMAK.. 47

36.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN ORUCU HAKKINDA.. 48

37. BÂB—SENENİN HER GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN MEN' 48

38.BAB—HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAK HAKKINDA.. 48

39.BÂB—CUMA GÜNÜ ORUÇ TUTMA YASAĞI HAKKINDA.. 49

40.BÂB—CUMARTESİ GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA.. 49

41.BÂB—PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA.. 50

42.BÂB—DAVUD ORUCU HAKKINDA.. 50

43.BÂB—FITIR (RAMAZAN BAYRAMI) GÜNÜ İLE KURBAN (BAYRAMI) GÜNÜ ORUÇ TUTMA YASAĞI. 51

44.BÂB—ŞEVVAL (AYINDAN) ALTI (GÜN) ORUÇ TUTMAK.. 51

45.BÂB—MUHARREM (AYI) ORUCU HAKKINDA.. 52

46.BÂB—AŞURA GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA.. 53

47.BÂB—AEAFE GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA.. 54

48.BÂB—TEŞRİK GÜNLERİNDE ORUÇ TUTMA YASAĞI. 55

49.BÂB—KİŞİ, ÜZERİNDE ORUÇ (BORCU) OLDUĞU HALDE ÖLEBİLİR.. 56

50.BÂB—ORUCUN FAZİLETİ HAKKINDA.. 56

51.BÂB—ORUÇLUNUN, YANLARINDA ORUCUNU AÇTIĞI KİMSELERE DUA ETMESİ. 57

52.BÂB—(ZİLHİCCE AYININ İLK) ON (GÜNÜNDE) AMEL YAPMANIN FAZİLETİ HAKKINDA.. 57

53. BAB—RAMAZAN AYININ FAZİLETİ HAKKINDA.. 58

54.BÂB—RAMAZAN AYINI İHYA ETMENİN FAZİLETİ HAKKINDA.. 58

55. BÂB—HZ. PEYGAMBERİN İTİRAFI. 60

56. BÂB—KADİR GECESİ HAKKINDA.. 60

 

ORUÇ  KİTABI

 

1.BÂB—"ŞEK GÜNÜ"NDE ORUÇ TUTMANIN YASAKLANMASI

 

1689. Bize Abdullah b. Saîd haber verip (dedi ki): Bize Ebu Halid el-Ahmer, Amr b. Kays'tan, (O) Ebu İshak'tan, (O da) Sıla'dan (naklen), Sıla'mn şöyle dediğini rivayet etti: (Birgün) Ammar b. Yasir'in yanmdaydık. Derken kızartılmış bir koyun getirildi. O da, "(buyrun) yiyin" dedi. Bunun üzerine topluluktan biri kenara çekilip, "doğrusu ben orucum, (yiyemeyeceğim)" dedi. O zaman Ammar b. Yasir şöyle dedi: "Kim, hakkında (Şaban günü. mü, Ramazan günü mü diye) şüphe edilen "şek günu'nde oruç tutarsa, Hz. Ebu'l Kasım (Muhammed'e) {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) isyan etmiş olur."

 

1690. Bize Abdullah b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize İsmail b. meyye rivayet edip (dedi ki), bize Hatim b. Ebi Sağira, Simâk b. Harb'den, şöyle dediğini rivayet etti: Şaban (ayından) mı, yoksa Ramazan ajandan mı olduğu bana müşkil gelen bir günde sabahlamış ve oruçlu olmaya (niyet etmiştim). Derken İkrime'nin yanına gelmiştim. Bir de ne göreyim, O ekmekle bir sebze yiyor. "Kahvaltıya buyur" demişti. Ben de; "doğrusu ben orucum" demiştim. Bunun üzerine O; "Allah'a yemin ederim ki, mutlaka orucunu bozacaksın" demişti. Ben O'nun (hiçbir) istisna payı bırakmayarak yemin ettiğini görünce (sofraya doğru) öne çıkıp özür beyan etmiştim. Çünkü sahur yemeğini bundan biraz önce yemiştim. Sonra (O'na); "şimdi yanındaki şeyi, (yani orucumu bozdurmaya sebep olan haberi) getir bakalım" demiştim de O, şöyle karşıhk vermişti: "Bize İbn Abbas rivayet edip dedi ki; Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "O (hilâli) görünce oruç tutun, onu görünce orucunuzu açın, (bayram yapın). Şayet onunla aranıza bir bulut girer (de onu gö-remezseniz, ayın günlerinin) sayısını otuza tamamlayın. O (Ramazan) ayına da, (Şabanın son bir-iki gününde oruç tutarak) bir nevi karşılama yapmayın!'

 

2.BAB—(RAMAZAN) HİLÂLİ GÖRÜLÜNCE ORUÇ TUTULMASI

 

1691. Bize Ubeydullah b. Abdilmecid rivayet edip (dedi ki), bize Malik, Nafî'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) Ramazanı zikredip şöyle buyurdu: "Hilâli görmedikçe (Ramazan) orucunu tutmayınız, onu görmedikçe de orucu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz), onun için (otuz gün) takdir ediniz!"

 

1692. Bize Haşim İbnu'l Kasım rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bana Muhammed b. Ziyâd rivayet edip (dedi ki), Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu -veya Hz. Ebu'l Kasım (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu-: "Onu (hilâli) görünce oruç tutunuz, onu görünce orucunuzu açınız. Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayı) otuz gün sayınız!"

 

1693. Bize Ubeydullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Sufyan, Amr'dan (yani İbn Dinar'dan), (O) Muhammed b. Cü-beyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O; "Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "O (hilâli) gördüğünüz zaman (Ramazan) orucunu tutunuz, onu (Şevvalin başında tekrar) gördüğünüz zaman ise orucunuzu açınız, (bayram yapınız). Fakat şayet (hilal) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayın günlerinin) sayısını otuz güne tamamlayınız!" buyurdu"  diyerek,  (Ramazan)  ayından önce (oruca) başlayan kimselere şaşmıştı.

 

3. BÂB—HİLÂL GÖRÜLDÜĞÜNDE SÖYLENİLECEK SÖZ

 

1694. Bize Saîd b. Süleyman, Abdurrahman b. Osman b. İbrahim'den haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bana babam, babası ile amcasından, (onlar da) İbn Ömer'den (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allahu ekber! Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet, müslümanlık ve Rabb'imizin sevip razı olacağı şeylere muvaffakiyetle birlikte doğur! (Ey hilâl!) Bizim Rabb 'imiz de, senin Rabb 'in de Allah 'tır. "

 

1695. Bize Muhamed b. Yezîd er-Rifâî ve İshak b. İbrahim haber verip (dediler ki), bize el-Akadi rivayet edip (dedi ki), bize Süleyman b. Süfyan el-Medini', Bilal b. Yahya b. Talha'dan, (O) babasından, (O da) Talha'dan (naklen) rivayet etti ki, O (Talha) şöyle dedi: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet ve müslümanlık ile birlikte doğur! (Ey hilâl!) Benim, Rabb'im de, senin Rabb'in de Allah'tır!"

 

4.BÂB—(HİLÂLİN) GÖRÜLMESİNDEN ÖNCE ORUCA BAŞLAMA YASAĞI

 

1696. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), bize Hişam,Yahya'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen), O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan (hilâlinin görülmesinden) önce ne bir gün, ne de iki gün (oruç tutarak) öne geçmeyiniz. Ancak (Ramazandan bir-iki gün önce oruç tutacak olan kimse, sürekli olarak o zamanda) oruç tutan kişi ise, o orucu tutsun!"

 

5.BÂB—AY YİMİDOKUZ (GÜNDÜR)

 

1697. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyub'dan, (O) Nafi'den, (O da) ibn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ay ancak yir-midokuz (gündür). Binaenaleyh, o (hilâli) görmedikçe oruç tutmayınız, onu görmedikçe de orucunuzu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanırsa, onun için (otuz gün) takdir ediniz!"

 

6.BÂB—RAMAZAN HİLÂLİNİN GÖRÜLMESİNE ŞAHİDLİK ETMEK

 

1698. Bize Mervan b. Muhammed, Abdullah b. Vehb'den, (O) Yahya b. Salim'den, (O) Ebu Bekr b. Nafi'den, (O) babasından, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi:Halk (bir defasında Ramazan) hilâlini görmeye çıkmıştı da ben (hilâli görmüş), Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (gelerek) onu gördüğümü haber vermiştim. Bunun üzerine O, oruç tutmuş, halka da oruç tutmalarını emretmişti.

 

1699. Bana İsmet Ibnu'1-Fadl rivayet edip (dedi ki), bize Hüseyin el-Cu'fi, Zâide'den, (O) Sim âk'tan, (O) İkrime'den, (O da) İbn Ab bas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (Bir defasında) bir bedevi Hz. Peygamber'e {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelip, "muhakkak ki ben hilâli gördüm" dedi. Bunun üzerine (Hz. Peygamber); "Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve benim, Allah'ın elçisi olduğuma şehadet eder misin?" buyurdu. O, "evet" dedi. (O zaman Hz. Peygamber); "Bilal! Halka seslen de yarın oruç tutsunlar" buyurdu.

 

7.BÂB—SAHUR YİYEN KİMSE (KENDİNİ) YİYECEK VE İÇECEKTEN NE ZAMAN MENEDER?

 

1700. Bize Ubeydullah b. Musa, İsrail'den, (O) Ebu İshak'tan, (O da) el-Bera'dan (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: (İlk zamanlar) Hz. Muhammed'in {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ashabından bir adam oruçlu olur da, iftar vakti gelip iftar etmeden önce uyur idiyse, ne o gecesinde, ne de (ertesi) gününde, akşama varıncaya kadar (birşey) yiyemezdi. Kays b. Sırma el-Ensari de (bir Ramazan günü) oruçlu imiş. İftar vakti geldiğinde karısına gelip; "yanında bir yiyecek var mı?" demiş. (Karısı); "yok, ama gidip senin için (birşeyler) araştırırım" demiş. (Kays) gündüzün (tarla ve bahçelerde) amelelik yaparmış. Bu sebeple gözüne dayanamayıp uyumuş. (Sonra) karısı gelmiş, O'nun (uyumuş olduğunu) görünce; "mahrum olasıca, (yazık oldu sana!)" demiş. Derken gün yarıya varınca (Kays) bayıldı ve bu (durum) Hz. Peygamber'e {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) anlatıldı. Bunun üzerine şu "Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı."13 (ayeti) indi. Bundan dolayı (Sa-habiler) çok sevindiler ve (fecr-i sadık'ın) beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden ayırdoluncaya kadar yiyip içtiler.

 

1701. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şerîk, Hu-sayn'dan, (O) eş-Şabi'den, (O da) Adiyy b. Hatim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Ya Rasulullah" dedim, "yastığımın altına beyaz bir iple siyah bir ip koydum, (ama onlara baktığımda) bana hiçbir şey ayırdolmadı." [Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)] buyurdu ki: "Gerçekten yastığın enliymiş, (gece ve gündüz ona sığmış!) Bu, yüce Allah'ın; "Fecrin beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden size ayırdoluncaya kadar yiyin, için"15 ayetinde sadece gecenin gündüzden (ayrılması demektir.)"

 

8.BÂB—SAHUR YEMEĞİNİ YEMEYİ GECİKTİRMENİN MÜSTEHABLIĞI

 

1702. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Hişam, Katâde'den, (O) Enes'ten, (O da) Zeyd b. Sabit'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Biz (bir defasında) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber sahur yemeği yedik. (Zeyd, sözüne devamla) şöyle dedi: Sonra (Hz. Peygamber) namaza kalktı. (Enes) dedi ki; "ezanla sahur arasında ne kadar (vakit) vardı?" dedim. (Zeyd de); "elli ayet okunacak kadar" cevabını verdi.

 

9.BÂB—SAHUR YEMEĞİNİN BEREKETİ HAKKINDA

 

1703. Bize Saîd b. Amir, Şu'be'den, (O) Abdulaziz b. Su-heyb'den, (O da) Enes'ten (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sahur yemeği yeyiniz. Çünkü sahur yemeğinde (veya, sahur yemeği yemekte) bereket vardır."

 

1704. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Uleyy rivayet edip (dedi ki), babamı, Amr ibnu'l As'm azadhsı Ebu Kays'tan (naklen), şöyle anlatırken işittim: (Ebu Kay s) demiş ki, Amr ibnu'1-As, bize, sahurda yemesi için kendisine yemek yapmamızı emrederdi, ama ondan fazla almazdı. Bunun üzerine; "bize onu (yapmamızı) emrediyorsun. Halbuki ondan fazla almıyorsun" dedik de O şöyle cevap verdi: "Doğrusu ben onu size, arzu ettiğimden dolayı emretmiyorum. Fakat Rasulullahı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran şey, seher (sahur) yemeğidir" buyururken işitmiştim. (Bunun için, az da olsa sahur yemeği yiyorum)."

 

10. BAB—ORUCA GECEDEN KESİN NİYET ETMEYEN KİMSELER

 

1705. Bize Saîd b. Şurahbil rivayet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd, Yahya b. Eyyub'dan, (O) Abdullah b. Ebi Bekr'den, (O) Salim b. Abdillah b. Ömer'den, (O) İbn Ömer'den, (O) Hafsa'dan, (O da) Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen), O'nun şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kim oruca fecr-i (sadıktan) Önce niyet etmezse, onun orucu (sahih veya faziletli olmaz)." Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Vacib (farz) olan (bir orucun) niyetinde bu (Hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü kabulleniyorum."

 

11. BAB—İFTARIN HEMEN YAPILMASI HAKKINDA

 

1706. Bize Muhammed b. Yusuf, Sufyan es-Sevri'den, (O) Ebu Hazim'den, (O da) Sehl b. Sa'd'dan (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlar, iftarı (akşam olunca) hemen yaptıkları sürece hayırda olmaya devam edeceklerdir!"

 

1707. Bize Osman b. Muhammed rivayet edip (dedi Ki), Dize Abde, Hişam b. Urve'den, (O) babasından, (O) Asım b. Ömer'den, (O da) Hz. Ömer'den (naklen), O'nun şöyle dediğini rivayet etti:Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gece gelip gündüz gidince ve güneş batınca, iftar vaktine girersin."

 

12.BÂB—KENDİLERİYLE İFTAR EDİLMESİ MÜSTEHAB OLAN ŞEYLER

 

1705. Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Sabit b. Yezid rivayet edip (dedi ki)f bize Asım, Hafsa'dan, (O) er-Rebab ed-Dabbiyye'den, (O da) amcası Selman b. Amir'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Biriniz iftar edeceğinde hurma ile iftar etsin. Eğer (hurma) bulamazsa, su ile iftar etsin. Çünkü su temiz ve temizleyicidir. "

 

13. BAB—BİR ORUÇLUYU İFTAR ETTİRENİN FAZİLETİ

 

1709. Bize Ya'lâ haber verip (dedi ki), bize Abdulmelik, Atâ'dan, (O) Zeyd b. Halid el-Cuheni'den, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen), O'nun şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kim bir oruçluyu iftar ettirirse ona, onun (yani oruçlunun) sevabının aynısı yazılır. Bununla beraber bu, o oruçlunun sevabından da (hiçbir şey) eksiltmez."

 

14.BÂB—ORUÇTA "VİSAL" YASAĞI

 

1710. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Malik, Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rac'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen), O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ue Sellem), iki defa;  "Visalden (yani arada  iftar etmeyip iki günün orucunu birleştirmek suretiyle peşpeşe oruç tutmaktan) sakının!" buyurmuştu da (Ashab); "ama sen visal yapıyorsun" demişlerdi. Bunun üzerine O şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, ben sizin gibi değilim. Muhakkak ki ben gecemi, Rabb'im beni yedirip içi-rerek geçiririm!"

 

1711. Bize Saîd İbnu'r-Rebi' rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Katâde'den, (O da) Enes'ten (naklen), O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Visal yapmayınız, (yani arada iftar etmeyip iki günün orucunu birleştirmek suretiyle peşpeşe oruç tutmayınız!)" buyurmuştu da; "şüphesiz sen bunu yapıyorsun" denilmişti. Bunun üzerine O; "Şüphe yok ki, ben sizin gibi değilim. Muhakkak ki ben yedirilir, içirilirim!" buyurmuştu.

 

1712. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bize el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yezid b. Abdillah, Abdullah b. Habbâb'dan, (O da) Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) rivayet etti ki, O, Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitmiş: "Visal yapmayınız. Hanginiz visal yapmak isterse, seher (vaktine) kadar visal yapsın!" (Ashab); "muhakkak ki sen visal yapıyorsun, ya Rasulullah" demişler. (O zaman Hz. Peygamber) şöyle buyurmuş: "Gerçekten ben, beni yediren bir yediricim, beni içiren (bir içiricim) olduğu bir halde gecelerim!"

 

1713. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Ukayl, İbn Şihâb'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş:) Bana Ebu Seleme b. Abdirrahman haber verdi ki, Ebu Hüreyre şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) visalden menetmişti de, bazı müslümanlar; "ama sen visal yapıyorsun" demişlerdi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Şüphesiz ben sizin gibi değilim. Muhakkak ki ben, 'Rabb'im beni yedirip içirdiği bir halde gecelerim!" buyurmuştu. Ama onlar visal yapmaktan vazgeçmeye (yine razı olmayınca, (Hz. Peygamber) onlara (ibret) olsun diye bir gün visal yapmış, sonra (tekrar) bir gün visal yapmış, sonra da onlar (Şevval yani bayram) hilâlini

görmüşlerdi. O zaman (Hz. Peygamber, visalden) vazgeçmeye razı olmadıklarından dolayı onları azarlarcasına; "Eğer (hilâlin görülmesi) gecikseydi, size (ibret olsun diye visali) daha fazla yapacaktım!" buyurmuştu.

 

15. BAB—YOLCULUKTA ORUÇ TUTMAK

 

1714. Bize Muhammed b. Yusuf, Sufyan'dan, (O) Hişam b. Urve'den, (O) Urve'den, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) haber verdi ki, Hamza b. Amr el-Eslemi, Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sorup şöyle dedi: "Ya Rasulullah! Ben yolculuğa çıkmak istiyorum. Bana ne emir buyurursunuz, (orucu tutayım mı, tutmayayım mı?)" (Rasul-i Ekrem) buyurdu ki: "Dilersen orucunu tut, dilersen orucunu aç!"

 

1715. Bize Halid b. Mahled haber verip (dedi ki), bize Malik, ez-Zühri'den, (O) Ubeydullah b. AbdiUah b. Utbe'den, (O da) tbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), fetih yılı (H. 8. yıl) yola çıkmış ve (yolculuğu esnasında) el-Kedid'e30 varıncaya kadar (Ramazan) orucunu tutmuş, insanlar da oruçlarını tutmuşlardı. Sonra orucunu açmış, bunun üzerine insanlar da oruçlarını açmışlardı. Böylece onlar, Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fiillerinden en yeni olanı alıp uygularlardı.

 

1716. Bize Haşim İbnu'l-Kasım ve Ebu'l-Velid haber verip (dediler ki), bize Şu'be, Muhammed b. Abdirrahman el-Ensari'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Muhammed b. Amr ibni'l-Hasan'ı, Cabir b. Abdillah'tan (naklen) rivayet ederken işittim ki; O anlatmış ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defasında) bir yolculukta imiş. Derken bir kalabalık görmüş. (Orada), üzerine gölgelik yapılan bir adam varmış. "Ne bu?" buyurmuş. "Bu, (fenalık geçiren) bir oruçlu!" demişler. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurmuş: "Yolculukta oruç tutmak, (yapılması kesinlikle istenilen) hayırlı işlerden değildir!"

 

1717. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Yunus, ez-Zühriıden, (O) Safvan b. Abdillah'tan, (O) Ümmü'd-Derdadan, (O da) Ka'b b. Asım el-Eşari'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Yolculukta oruç tutmak, (yapılması kesinlikle istenilen) hayırlı işlerden değildir!"

 

1718. Bize Muhammed b. Ahmed rivayet edip (dedi ki), bize Süfyan rivayet edip (dedi ki), bize ez-Zühri, Safvan b. Ab-dülah b. Safvan'dan, (O) Ümmü'd-Derda'dan, (O) Ka'b b. Asım el-Eş’ari'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Yolculukta oruç tutmak, (yapılması kesinlikle istenilen) hayırlı işlerden değildir!"

 

16.BÂB—ORUCUNU AÇMAK KONUSUNDA YOLCUYA (TANINAN) KOLAYLIK

 

1719. Bize Ebu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), bize el-Evzaî, Yahya'dan, (O) Ebu Kılâbe'den, (O) Ebu'l-Muhacir'den, (O da) Ebu Ümeyye ed-Damri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bir yolculuktan (gelip) Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) huzuruna çıkmış ve kendisine selâm vermiştim. Sonra çıkmaya yeltendiğimde; "Yemeği bekle, Ebu Ümeyye!" buyurmuştu. (Ebu Ümeyye, sözüne devamla) dedi ki, bunun üzerine ben; "doğrusu ben oruçluyum, ya Nebiyyullah!" demiştim. O zaman (Hz. Peygamber) şöyle buyurmuştu: "Gel de yolcu hakkında sana haber vereyim: Muhakkak ki Allah ondan, (Ramazan) orucunu ve (dört rekâtlı farz) namazların yarısını kaldırmıştır.Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Yolcu (Ramazanda) isterse orucunu tutar, isterse orucunu açar."

 

17.BÂB—KİŞİ, YOLCULUK YAPMAK İSTEĞİYLE EVİNDEN ÇIKTIĞINDA NE ZAMAN ORUCUNU AÇAR?

 

1720. Bize Abdullah b. Yezid el-Mukri' rivayet edip (dedi ki), bize Saîd b. Ebi Eyyub rivayet edip (dedi ki), bana Yezid b. Ebi Habib rivayet etti ki, Küleyb b. Zühl, Ubeyd b. Cebr'den36 (naklen) O'na haber vermiş ki, (Ubeyd) şöyle demiş: Ebu Basra el-Ğıfari ile birlikte Ramazanda el-Fustat'tan37 bir gemiye bindik. Derken gemi demir aldı. Ardından O'na kahvaltısı getirildi. Sonra O (bana); "yaklaş!" dedi. Ben de; "(Şehrin) evlerini görmüyor musun?" dedim. O zaman Ebu Basra da; "Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sünnetinden yüz mü çevirdin?" dedi.

 

18. BÂB—RAMAZAN AYINDADA İKEN BİLE BİLE BİR GÜN ORUCUNU BOZAN KİMSE

 

1721. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) Habib b. Ebi Sabifden, (O) Ebu'l Mutavvis'ten, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim, ne (Şer'i) bir müsaade, ne de bir hastalık olmaksızın Ramazan ayından bir gün orucunu bozarsa, artık yıl boyu oruç tutsa da, yılın tamamının orucu onu ödeyemez!"

 

1722. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bana Habib b. Ebi Sabit haber verip dedi ki, ben Umâre b. Umeyr'i, Ebu'l-Mutavvis'ten, (O) babasından, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet ederken işittim ki, (Hz. Peygamber) şöyle buyurmuş: "Kim, Allah'ın kendisine verdiği bir müsaade olmaksızın Ramazanda bir gün orucunu bozarsa, yılın (tamamının) orucu (bile) onu ödeyemez!"

 

19.BAB—RAMAZAN AYINDA GÜNDÜZÜN KARISIYLA CİNSİ MÜNASEBET YAPAN KİMSE HAKKINDA

 

1723. Bize Süleyman b. Davud el-Haşimi rivayet edip (dedi ki), bize İbrahim b. Sa'd, ez-Zühri'den, (O) Humeyd b. Ab-dirrahman'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam gelip;  "mahvoldum!"  dedi. (Rasul-i Ekrem); "Peki, seni mahveden nedir?" buyurdu. (O adam); "Ramazan ayında (gündüzün) karımla cinsi münasebet yaptım" dedi. (Rasul-i Ekrem); "O halde bir köle âzâd et!" buyurdu. (Adam); "bende (köle) yok" dedi, (Rasul-i Ekrem); "O halde peşpeşe iki ay oruç tut!"1buyurdu. (Adam); "gücüm yetmez" dedi.     (Rasul-i  Ekrem);   "Peki,   altmış yoksulu  doyur!"  buyurdu. (Adam); "(Bu kadar yiyeceği) bulamam" dedi. (Ebu Hüreyre, sözüne devamla) dedi ki, derken Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), içinde hurma bulunan bir zenbil getirildi. O zaman (Hz. Peygamber); "(O meseleyi) soran nerede? Şunu sadaka olarak ver!" buyurdu. (Adam da; "benim ailemden daha fakire mi (vereceğim), ya Rasulullah? Vallahi, şu (Medine'nin) iki taşlığı arasında bizden daha fakir olan hiçbir ev ehli yoktur" dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yan dişleri görünecek kadar gülerek; "O halde siz (ona daha müstehaksınız)" buyurdu.

 

1724. Bize Ubeydullah b. Abdilmecid rivayet edip (dedi ki), bize Malik, İbn Şihâb'dan, (O) Humeyd b. Abdirrahman'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, "Bir adam Ramazanda orucunu bozdu..." Sonra O, (yani Ubeydullah veya Malik, yukarıdakinin benzeri olan) Hadisi zikretti.

 

1725. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Yahya b. Saîd el-Ensari rivayet etti ki, Abdurrahman ibmı'l-Kasım O'na haber vermiş ki, Muhammed b. Ca'fer ibnu'z-Zübeyr kendisine haber vermiş ki, O, Hz. Aişe'yi, şöyle derken işitmiş: (Birgün) bir adam Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sorup, yandığını (mahvolduğunu) söyledi. (Hz. Peygamber) de ona, kendisine ne olduğunu sordu. O, hanımıyla Ramazanda cinsi münasebet yaptığını söyledi. Derken Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), arak denilen ve içinde hurma bulunan bir zenbil getirildi de (Ra-sulullah); "Yanıp (mahvolan) kimse nerede?" buyurdu. Adam da ayağa kaltı. O zaman (Hz. Peygamber); "Şunu sadaka olarak ver!" buyurdu.

 

20.BÂB—KADININ, KOCASININ İZNİ OLMADAN NAFİLE ORUÇ TUTMASI YASAĞI

 

1726 Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Şerik, el-A'meş'ten, (O) Ebu Salih'ten, (O) Ebu Saîd el-Hudri'den, (O da) Hz. Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki; O, bir kadına; "Mutlaka onun (yani kocanın) izniyle (nafile) oruç tut!" buyurdu.

 

1727. Bize Muhammed b. Ahmed haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-Arac'dan, (O) Ebu Hü-reyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Kadın, Ramazan dışında kocası yanında bulunuyorken onun izni olmaksızın hiçbir gün nafile oruç tutamaz!"

 

1728. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) Ebu'z-Zinâd'dan, (O) Musa b. Ebi Osman'dan, (O) babasından, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den {Sallallahu Aleyhi ve Seltem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Kadın, kocası yanında bulunuyorken, onun izni olmaksızın hiçbir gün oruç tu-tamazf"

 

21.BÂB—ÖPME HUSUSUNDA ORUÇLUYA KOLAYLIK

 

1729. Bize Haccâc b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Hişam b. Urve'den, (O) babasından, (O da teyzesi) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçlu iken (hanımlarını) öperdi. (Bu haberi naklettikten) sonra Urve şöyle dedi: İyi bilin ki, o (yani öpme), sadece hayra(!) davet eder!

 

1730- Bize Sa'd b. Hafs et-Talhi haber verip (dedi ki), bize Şeyban, Yahya b. Ebi Kesir'den, (O) Ebu Seleme'den (O) Ömer b. Abdilaziz'den, (O) Urve'den, (O da teyzesi) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), oruçlu iken kendisini Öperdi.

 

1731. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd, Bukeyr b. Abdillah ibni'l-Eşecc'den, (O) Ab-dulmelik b. Saîd el-Ensari'den, (O) Cabir b. Abdillah'tan, (O da) Ömer ibnu'l Hattab'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (Birgün) neşelenip coştum ve oruçlu olduğum halde (hanımımı) Öptüm. Bunun Üzerine Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelip; "hakikaten ben bugün büyük bir iş işledim, oruçlu olduğum halde (hanımımı) Öptüm" dedim. O; "Ne dersin, (oruçlu iken) ağzında su çalkasan (bu orucuna zarar verir mi?)" buyurdu. "Bu durumda (oruca) zarar vermez" dedim. O da; "O halde neyi (soruyorsun?)" buyurdu.

 

22.BÂB—ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLAYAN KİMSE HAKKINDA

 

1732. Bize Ebu Asun haber verip (dedi ki), ibn Güreye rivayet edip (dedi ki), bana Ebu Bekr kendisine, babasmdan (naklen) Hz. Aişe Ona haber vermişler hanından (yam onunla cinsi münasebetinden) dolayı cünüb olarak sabahlar, sonra (yine de) orucunu tutarmış.

 

23. BÂB—(ORUÇLU İKEN) UNUTARAK YİYEN KİMSE HAKKINDA

 

1733. Bize Osman b. Mu ha m m e d haber verip (dedi ki), bize Cerir, Hişam'dan, (O) İbn Sîrîn'den, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O (Rasulullah) şöyle buyurdu: "Kim oruçlu olduğu halde unutup da yiyip içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu ancak Allah yedirip içirmistir."

 

1734. Bize Ebu Ca'fer Muhammet! b. Mihran el-Ham mâl haber verip (dedi ki), bize Hatim b. İsmail, el-Haris b, Ab-dirrahman b. Zübâb'dan, (O) amcasından, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Selîem) şöyle buyurdu: "Biriniz, oruçlu olduğu halde unutarak yediği veya içtiği, sonra da (oruçlu olduğunu) hatırladığında orucunu tamamlasın. Çünkü onu ancak Allah yedirip içirmiştir." Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Hicazlılar (bu kimsenin o orucunu) kaza edeceğini söylüyorlar. Ben ise, kaza etmeyeceği kanaatindeyim."

 

24.BÂB—ORUÇLUNUN KUSMASI

 

1735. Bize Abdüssamed b. Abdilvaris haber verip (dedi ki), bana babam rivayet edip (dedi ki), bana Hüseyin el-Muallim, Yahya b. Ebi Kesir'den, (O) el-Evzai'den, (O) Yeis İbnu'l-Velid'den, (O) babasından, (O) Ma'dan b. Ebi Talha'dan, (O da) Ebu'd-Derda'dan (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sal-lallaku Aleyhi ve Sellem) kustu ve bunun üzerine orucunu açtı. (Ma'dan dedi ki), sonra ben Dımeşk Camisi'nde Sevban ile karşılaştım ve bunu O'na anlattım. O da; "doğru söylemiş, O'na, (abdest alması veya ağzını yıkaması için) bu (seferki) abdest suyunu ben dökmüştüm" dedi.

 

25.BÂB—BU KONUDAKİ KOLAYLIK

 

1736. Bize İshak b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize İsa b. Yunus, Hişam b. Hassandan, (O) İbn Sîrîn'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Oruçlunun ağzına istemediği halde kusmuk geldiğinde ona, (o günün orucunun) kazası gerekmez. (Ama iradesiyle) kasten kusarsa, ona (o günün orucunun) kazası gerekir." İsa (b. Yunus) dedi ki, "Basralılar zannettiler ki, Hişam bu (Hadisin rivayetinde) yanılmıştır. İşte ihtilaf noktası buradadır."

 

26. BÂB—KAN ALMAK ("HICÂMET") ORUÇLUNUN ORUCUNU BOZAR

 

1737. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), Asım, Abdullah b. Zeyd'den, (O) Ebu'l-Eş'as es-San'ani'den, (O) Ebu Esma' er-Rahabi'den, (O da) Şeddâd b. Evs'ten (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasuluîlah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Ramazanın onsekizinde (bir yerden) geçtik de, (Rasulullah) kan aldıran bir adam gördü. Bunun üzerine Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem); şöyle buyurdu: "Kan alan da, (kendisinden) kan alınan da orucunu bozmuştur!"

 

1738. Bize Vehb b. Cerir haber verip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O da) Ebu Kılâbe'den (naklen) rivayet etti ki, Ebu Esma' er-Rahabi O'na rivayet etmiş ki, Sevban kendisine rivayet edip şöyle demiş: Bir ara Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) el-Baki'de56 yürüyordu. Bir de gördü ki, bir adam kan aldırıyor. Bunun üzerine; "Kan alan da, (kendisinden) kan alınan da orucunu bozmuştur!" buyurdu.Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Ben Ramazandaki oruçta kan aldırmaktan sakınırım."

 

27. BAB—ORUÇLU GIYBET EDER DE ORUCUNU YARIP YIRTAR

 

1739. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Halid b. Abdillah, Ebu Uyeyne'nin az a di ısı olan Vâsıl'dan, (O) Beşşar b. Ebi Seyf ten (O) el-Velid ti. Abdirrahman'dan, (O) Iyaz b. Ğutayf tan, (O da) Ebu Ubeyde ihnu'l Cerrah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah 'i (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Oruç, (oruçlu) onu yarıp yırtmadıkça (ze-delemedikçe, onun için) bir kalkandır!"Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "(Hz. Peygamber, orucu) gıybetle (zedelemeyi) kastediyor."

 

28. BÂB—ORUÇLUNUN SÜRME ÇEKMESİ

 

1740. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Ab-durrahman ibnu'n-Nu'man Ebu'n-Numan el-Ensari rivayet edip (dedi ki), bana babam, dedemden (naklen) rivayet etti ki, dedem, Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) getirilmiş, O da başını okşamış ve şöyle buyurmuş: "Gündüz oruçlu iken gözüne sürme çekme. Gece ise, ismidle gözüne sürme çek. Çünkü o, görmeyi aydınlatır, kılları bitirip büyütür!" Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "(Oruçlunun) sürme çekmesinde bir mahzur görmüyorum."

 

29.BÂB—YÜCE ALLAH'IN; "O HALDE SİZDEN KİM BU AYDA HAZIR BULUNURSA, ONDA ORUÇ TUTSUN' AYETİNİN AÇIKLAMASI HAKKINDA

 

1741. Bize Abdullah b. Salih haber verip (dedi ki), bana Bekr -ki O İbn Mudar'dır-, Amr ibnu'l-Haris'ten, (O) Seleme İbnu'l-Ekva'nın azadhsı Yezidden, (O da) Seleme'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Şu ayet, yani "O (orucu tutmaya) gücü yeten (ama onu tutmayanlar) üzerine, bir yoksul doyumu fidye gerekir" ayeti nazil olduğunda, oruç tutmayıp fidye vermek isteyen kimseler (böyle) yaparlardı. Nihayet, o (ayetten) sonraki ayet nazil oldu da onun hükmünü yürürlükten kaldırdı, (onu neshetti).

 

30. BÂB—NAFİLE OLARAK ORUÇLU SABAHLAYAN, SONRA ORUCUNU AÇAN KİMSE HAKKINDA

 

1742. Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Simâk b. Harb'dan, (O) Ümmü Hâni'nin kızının oğlu veya Ümmü Hâni'nin oğlunun oğlu Harun'dan, (O da) Ümmü Hâni'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Saüallahu Aleyhi ve Sellem), (birgün) kendisi oruçlu iken yanma girmişti. Derken (içinde içilecek birşey bulunan) bir kap getirilmiş, O da içmiş, sonra (kabı) kendisine vermiş, kendisi de içmişti. (O zaman Ümmü Hâni' orucunu bozduğunu, ne yapması gerektiğini sormuş), Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurmuştu: "Şayet (bozduğun bu oruç) Ramazan (orucunun) kazası idiyse (yerine) bir gün oruç tut. Nafile idiyse, onu istersen kaza et, istersen kaza etme."

 

1743. Bize Osman b. Muhammed rivayet edip (dedi ki), bize Cerir, Yezid b. Ebi Ziyâd'dan, (O) Abdullah ibnu'l-Haris'ten, (O da) Ümmü Hâni1 den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Mekke'nin fethedildiği gün(ler)de (birgün) Hz. Fâtıma gelip Ra-sulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) soluna, Ümmü Hâni' ise sağına oturmuştu. (Ümmü Hâni', sözüne devamla) dedi ki, derken hizmetçi kadın, içinde bir içecek bulunan bir kap getirip O'na vermiş, O da ondan içmiş, sonra onu Ümmü Hâni'ye vermiş, O da ondan içmiş, ardından şöyle demişti: "Ya Rasulullah, gerçekten ben orucumu bozdum. Ben oruçlu idim!" Bunun üzerine (Hz. Peygamber) O'na; "Birşey mi kaza ediyordun?" diye sormuş, O; "hayır!" demiş, (Hz. Peygamber de); "O halde, nafile idiyse, (orucunu bozman) sana zarar vermez!" buyurmuştu.

Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Ben bu (Hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü kabulleniyorum."

 

31.BÂB—ORUÇLU İKEN YEMEĞE ÇAĞRILAN KİMSE, "GERÇEKTEN BEN ORUÇLUYUM" DESİN

 

1744. Bize Haccâc b. Minhâl haber verip (dedi ki), bize Süf-yan b. Uyeyne, Ebu'z-Zinâd'dan, (O) el-A'rec'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Biriniz oruçlu iken yemeğe çağrıldığı zaman, "gerçekten ben oruçluyum" desin."

 

32. BÂB—ORUÇLUNUN YANINDA (BİRŞEY) YENİLDİĞİNDE (NE OLACAĞI) HAKKINDA

 

1745. Bize Haşim İbmı'l-Kasım haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Habib el-Ensari'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben, Leyla adlı bir azadlımızı, ninesi66 Ümü Umara bint Ka'b'dan (naklen) rivayet ederken işittim ki, Hz. Peygamber (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) (birgün) O'nun yanına girmiş, O da O'na bir yiyecek getirilmesini istemiş. (Yiyecek getirilince, Hz. Peygamber) O'na; "yiyin!" buyurmuş. Bunun üzerine O; "doğrusu ben oruçluyum" demiş. O zaman Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Şüphe yok ki, oruçlunun yanında (birşey) yenildiğinde, (yiyenler yemelerini) bitirinceye kadar -(Hz. peygamber) belki de; "yemelerini tamamlayıncaya kadar" buyurmuştu-, melekler ona hayırdua ederler!

 

33. BÂB—ŞA'BAN (ORUCUNU) RAMAZAN (ORUCUNA) BİTİŞTİRMEK

 

1746.   Bize   Ubeydullah,   İsrail'den,   (O)   Mansur'dan,   (O) Salim'den,   (O)  Ebu Seleme'den,  (O  da)  Ümmü  Seleme'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şaban (ayı) hariç, hiçbir ayı tam olarak oruçla geçirdiğini görmedim. Çünkü O, bu (ayı), peşpeşe gelen (oruçlu) iki ay olmaları için Ramazana bitiştirirdi. O (bazan) bir ayda (o kadar) oruç tutardı ki, biz "(artık O, hiç) orucunu açmayacak" derdik. (Bazan de o kadar) orucunu açardı ki, biz "(artık O, hiç) oruç tutmayacak" derdik!

 

34. BÂB—ŞABANIN YARIYA VARMASINDAN SONRA ORUÇ TUTMA YASAĞI

 

1747. Bize Abdussamed b. Abdulvaris haber verip (dedi ki), bize Abdurrahman el-Hanefî -ki O'na, Abdurrahman b. İbrahim denilir-, el-Ala'd an, (O) babasından, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şabanın yarısı olunca oruç tutmaktan (kendinizi) alıkoyunuz!"

 

1748. Bize el-Hakem ibnu'I-Mübarek, Abdulaziz b. Mu-hammed'den, (O) el-Alâ'dan, (O) babasından, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen), bunun (yani bir önceki Hadisin) benzerini haber verdi.

 

35.BÂB—AYIN SONUNDA ORUÇ TUTMAK

 

1749. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize el-Cureyri, Ebu'1-Alâ' ibni'ş-Şıhhîir'den, (O) Mutarrif ten, (O da) Imran b. Hu s ay n1 d an (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) bir adama; "Bu ayın "serer'inde oruç tuttun mu?" buyurdu. O da; "hayır" dedi. (O zaman Hz. Peygamber); "Ramazan orucunu (bitirip) açtığın zaman, iki gün oruç tut" buyurdu.

 

36.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN ORUCU HAKKINDA

 

1750. Bize Muhammet! b. İsa haber verip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Ebu Bişr'den, (O) Saîd b. Cubeyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber

(Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ramazan'dan başka hiçbir ayı tam olarak oruçla geçirmemiştir. Gerçekten O oruç tuttuğunda, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) orucunu açmayacak!" diyecek kadar (fazla) oruç tutardı. Orucunu açtığında ise, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) oruç tutmayacak!" diyecek kadar (fazla) orucunu açardı.'

 

37. BÂB—SENENİN HER GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN MEN'

 

1751. Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den, (O) Katâde'den, (O), Mutarrif b. Abdillah ibni'ş-Şihhîr'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: (Birgün) Ra-sulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanında, senenin her günü (daima) oruç tutan bir adamdan bahsedildi de, O şöyle buyurdu: "(Bu adam) ne oruç tutmuş, ne oruç tutmamış!'"

 

38.BAB—HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAK HAKKINDA

 

1752. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize el-Avvam rivayet edip (dedi ki), bize Süleyman rivayet etti ki; O, Ibn Ebi Süleyman'dan işitmiş ki; O, Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işitmiş: Dostum (Hz. Peygamber) bana, (hiç) terketmeyeceğim üç şeyi, yani mutlaka vitir (namazını kılarak) uyumamı, her aydan üç gün oruç tutmamı ve kuşluğun iki rekat (namazını) bırakmamamı tavsiye etti.

 

1753. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Abbas el-Cureyri'den, (O) Ebu Osman'dan, (O da) Ebu Hü-reyre'den (naklen), onun (yani bir önceki Hadisin) benzerini rivayet etti.

 

1754. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Mu-aviye b. Kurre'den (O), babasından, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Ak (günlerde) oruç tutmak, senenin her günü oruç tutup iftar etmek (demektir)."

 

39.BÂB—CUMA GÜNÜ ORUÇ TUTMA YASAĞI HAKKINDA

 

1755. Bize Ebu Asım, İbn Cureyc'den, (O) Abdulhamid b. Cübeyr b. Şeybe'den, (O da) Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Cabir'e, "Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cuma günü oruç tutmayı nıe-netti mi?" dedim. O da; "Evet! Şu Ev'in, (Kabe'nin) Rabb'ine andolsun ki, (onu yasaklamıştı)!" cevabını verdi.

 

40.BÂB—CUMARTESİ GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA

 

1756. Bize Ebu Asım, Sevr'den, (O da) Halid b. Ma1 d an'dan (naklen) haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bana Abdullah b. Busr, "es-Sanıma" denilen kızkardeşinden (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Size farz kılınmış olan (oruçlar) hariç, cumartesi günü (nafile olarak) oruç tutmayın. Şayet biriniz sadece şunun gibi bir şey veya bir ağaç kabuğu bulsa da, onu (bile) çiğnesin, (oruç tutmasın).'"

 

41.BÂB—PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA

 

1757. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O da) Amr ibnu'l-Hakem b. Sevban'dan (naklen) rivayet etti ki, Kudâme b. Maz'un'un azadlısı kendisine rivayet etmiş ki, Usâme'nin azadlısı O'na rivayet etmiş ki, O şöyle demiş: Usâme, Vadi'l-Kura'da80 kendisine ait bir mülke giderdi de, pazartesi ve perşembe (günleri) yolda (nafile) oruç tutardı. Bunun üzerine ben kendisine dedim ki, "niçin yolculukta pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutuyorsun? Halbuki sen yaşlandın ve kuvvetten düştün -veya, bünyen zayıflaştı-!" O da şöyle karşılık verdi: Muhakkak ki Rasulullah (Sallatlahu Aleyhi ve Sellem) pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutardı ve O şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, insanların amelleri (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri ar-zolunur."

 

1758. Bize Ebu Asım, Muhammed b. Rifa'a'dan, (O) Süheyl'den, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı. Ben, kendilerine (niçin bu günlerde oruç tuttuğunu) sormuştum da, 0 şöyle buyurmuştu: "-Şüphe yok ki, ameller (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri arzolunur."

 

42.BÂB—DAVUD ORUCU HAKKINDA

 

1759. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Süfyan b. Uyeyne, Amr -yani İbn Dinâr-'dan, (O) Amr b. Evs'ten, (O da) Abdullah b. Amr'dan (naklen) rivayet etti ki; O (sözü Hz. Peygamber'e) nisbet ederek şöyle dedi: "Allah'ın (Celle Celaluhu) en çok sevdiği (nafile) oruç, Davud'un (tuttuğu gibi tutulan) oruçtur. O, bir gün oruç tutar, bir gün orucunu açardı. Allah'ın (Azze ve Celle) en çok sevdiği (nafile) namaz da Davud'un (kıldığı gibi kılınan) namazdır. O (gecenin) yarısını namazla, üçte birini uykuyla, altıda birini ise tesbihatla, ("sübhanellah" demekle, Allah'ı zikirle) geçirirdi." Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Bu son cümle, yanılgı veya hatadır. O, muhakkak ki şöyledir: O gecenin yansını uykuyla, üçte birini namazla, altıda birini tesbihatla geçirirdi."

 

43.BÂB—FITIR (RAMAZAN BAYRAMI) GÜNÜ İLE KURBAN (BAYRAMI) GÜNÜ ORUÇ TUTMA YASAĞI

 

1760. Bize Saîd b. Âmir, Şu'be'den, (O) Abdulmelikten, (O) Umeyr'den, (O) Ziyad'ın azadlısı KazaVdan, (O) Ebu Said el-Hudri'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu:"İki günde, fıtır (Ramazan bayramı) günü ile kurban (bayramı) gününde oruç tutmak yoktur!"

 

44.BÂB—ŞEVVAL (AYINDAN) ALTI (GÜN) ORUÇ TUTMAK

 

1761. Bize Nuaym b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Abdulaziz b. Muhammed rivayet edip (dedi ki), bize Safvan ve Sa'd b. Saîd, Ömer b. Sabit'ten, (O) Ebu Eyyub'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet ettiler ki, O şöyle buyurdu: "Kim Ramazan orucunu tutar, sonra buna Şevvalden altı (gün oruç) eklerse, işte bu, bütün sene oruç tutmak (demektir)."

 

1762. Bize Yahya b. Hassan rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza rivayet edip (dedi ki), bize Yahya İbnu'l-Haris ez-Zimari, Ebu Esma' er-Rahabi'den, (O da) Sevban'dan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "On aya mukabil bir ay, onlardan sonra da iki aya mukabil altı gün oruç tutmak, işte bu, yılın tamamını (oruçlu geçirmek demektir)." (Hz. Peygamber, bir ay ve altı gün ile) Ramazan ayını ve ondan sonraki altı günü kastediyor.

 

45.BÂB—MUHARREM (AYI) ORUCU HAKKINDA

 

1763. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Muhamed b. Fudayl, Abdurrahman b. İshak'tan, (O da) en-Nu'man b. Sa'd'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bir adam Hz. Ali'ye geldi ve O'na, Ramazan ayından sonra kendisinde oruç tutacağı bir ay sordu. Hz, Ali de ona şöyle cevap verdi: Bana bunu, bir adamın Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ramazan ayından sonra yılın hangi ayında oruç tutacağını soruşunu işitmemden sonra hiç kimse sormadı, (Hz. Peygamber ona) Muharrem (ayında) oruç tutmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştu: "Muhakak ki bu (Muharrem ayında), Allah'ın, bir topluluğun tev-besini kabul ettiği ve (yine) onda bir topluluğun tevbesini kabul edeceği bir gün vardır."

 

1764. Bize Zeyd b. Avf haber verip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Abdulmelik b. Umeyr'den, (O) Muhammed İbnu'l-Munteşir'den, (O) Humeyd b. Abdirrahman'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallaku Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan ayından sonra en fazilteli oruç, Allah'ın "Muharrem" adını verdiğiniz ayında (tutulan oruçtur)."

 

1765. Bize Ebu Nuaym rivayet edip, Yahya b. Hassan da haber verip (dediler ki), bize Ebu Avâne, Ebu Bişr'den, (O) Humeyd b. Abdirrahman el-Hımyeri'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Muharrem (orucudur). "

 

46.BÂB—AŞURA GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA

 

1766. Bize Seni b. Hammâd haber verip (dedi ki), bize ŞuTbe, Ebu Bişr'den, (O) Saîd b. Cübeyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye, yahudiler aşura gününde oruç tutarlarken gelmişti. Derken onlara (bu orucun sebebini) sormuş, onlar da; "bu (gün), Musa'nın, Firavn'a galip geldiği gündür. (Bunun için bu günde oruç tutarız)" cevabını vermişlerdi. Bunun üzerine Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ashabına) şöyle buyurmuştu: "Siz Musa'ya daha layık, daha yakınsınız. Binaenaleyh, siz de bu (günde) oruç tutunuz!"

 

1767. Bize Ubeydullah b. Abdi İme cid haber verip (dedi ki), bize İbn Ebu Zi'b, ez-Zühri'den, (O) Urve'den, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, (O şöyle dedi): Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aşura gününde oruç tutar, o günde) oruç tutmayı bize emrederdi.

 

1768. Bize Ebu Asım, Yezid b. Ebi Ubeyd'den, (O da) Seleme ibnu'l-Ekva'da (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), aşura günü Eslem'li bir adamı (şöyle demek üzere) göndermişti: "Bugün aşura günüdür. Kim yemiş-içmişse, gününün geri kalanını (birŞey yiyip içmeksin) tamamlasa Kim yememis-içmemişse, bu (gün) oruç tutsun!"

 

1769, Bize Ya'lâ, Muhammed b. İshak'tan, (O) Nafi'den, (U da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ra-sulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu (gün) aşura günüdür, Kureyş (kabilesi mensupları) cahiliye döneminde o (gün) oruç tutarlardı. Artık sizden kim o (gün) oruç tutmayı arzu ederse, o (gün) oruç tutsun. Sizden kim de onu terketmeyi arzu ederse, terketsin, (o gün oruç tutmasın)!" (Nâfi1 dedi ki); İbn Ömer, (mu'tad) orucuna rastlaması hariç, o (gün) oruç tutmazdı.

 

1770. Bize Abdulvehhab b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Şuayb b. İshak, Hişam b. Urve'den, (O) babasından, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Aşura günü, Ku-reyş'in cahiliyye (döneminde) oruç tuttukları bir gündü. Rasulullah (Sallaltahu Aleyhi ve Sellem) de Medine'ye geldiğinde o (günde) oruç tutmuş ve o (günde) oruç tutulmasını emretmişti. Nihayet Ramazan (orucu) farz kılınınca, farz kılınan (oruç) Ramazan orucu olmuş ve aşura günü (farz olarak oruç tutmak) terkedilmişti. Ondan sonra dileyen o (günde) oruç tuttu, dileyen (o günde oruç tutmayı) bıraktı.

 

47.BÂB—AEAFE GÜNÜ ORUÇ TUTMAK HAKKINDA

 

1771, Bize Vehb b. Cerir haber verip (dedi ki), bize Musa b. Uleyy, babasından, (O da) Ukbe b. Âmir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Arafe günü ile "teşrik" günleri, biz Ehl-i islam'ın bayramlarıdır. Bu (günler) yeme-içme günleridir!"

 

1772. Bize el-Mu alla b. Esed haber verip (dedi ki), bize İsmil b. Uleyye rivayet edip (dedi ki), bize İbn Ebi Necih, babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: İbn Ömer'e, arafe günü orucu soruldu da, O şöyle cevap verdi: Ben, Hz. Peygamber (Sallaüahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber hac yaptım; O, bu (günde) oruç tutmadı. Ebu Bekr ile birlikte hac yaptım; O, bu (günde) oruç tutmadı. Ömer'le birlikte hac yaptım; O, bu (günde) oruç tutmadı. Osman'la birlikte hac yaptım, O da, bu (günde) oruç tutmadı. Ben de ne bu (günde) oruç tutuyorum, ne bu (günde oruç tutulmasını) emrediyorum, ne de bundan menediyorum.

 

48.BÂB—TEŞRİK GÜNLERİNDE ORUÇ TUTMA YASAĞI

 

1773. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Amr b. Dinar'dan, (O) NafT b. Cübeyr'den, (O da) Bişr b. Suhaym'dan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O'na -veya bir adama-, teşrik günlerinde şöyle bağırmasını emretti: "Gerçek şu ki, Cennet'e ancak mümin kimse girecektir. Bu (teşrik günleri), yeme-içme günleridir!"

 

1774. Bize Abdullah b. Salih haber verip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yezid b. Abdillah, Akil'in azadlısı Ebu Murre'den (naklen) rivayet etti ki, (birgün) O ve Abdullah b. Amr, Amr ibnu'l-As'ın huzuruna girmişlerdi. O (gün), kurban bayramının (birinci) gününün ertesi günü veya ertesi gününden sonraki gündü. Amr da onlara bir yiyecek ikram etmişti. Bunun üzerine Abdullah; "gerçekten ben oruçluyum" demişti. O zaman Amr da şöyle demişti: "Orucunu boz. Çünkü bu (günler), Ra-sulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Settem) bize, oruçların açılmasını emrettiği, bizi oruç tutmaktan menettiği günlerdir." Bunun üzerine Abdullah orucunu bozup yemiş, ben de O'nunla birlikte yemiştim."

 

49.BÂB—KİŞİ, ÜZERİNDE ORUÇ (BORCU) OLDUĞU HALDE ÖLEBİLİR

 

1775. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Ebu Bişr'den, (O) Saîd b. Cübeyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, bir kadın hacca gitmeyi nez-retmiş, sonra (bu nezir haccını yapamadan) ölmüştü. Bunun üzerine kardeşi Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Selîem) gelip bunu sormuş, Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona; "Onun bir borcu olsaydı, onu öder miydin?" buyurmuştu. O; "evet" demiş, (Rasulullah da); "O halde Allah'a hakkını ödeyin. Çünkü Allah Azze ve Celle, vefa gösterilmeye daha lâyıktır" buyurmuştu.(İbn Abbas) dedi ki, bunun üzerine (kardeşi) onun yerine oruç tutmuştu.

 

50.BÂB—ORUCUN FAZİLETİ HAKKINDA

 

1776. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b, Amr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki; O, şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Andolsun ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah Azze ve Celle katında misk kokusundan daha hoştur! Oruçlunun iki de sevinci vardır: Orucunu açtığında (Allah'ın bir emrini yerine getirmiş olmaktan dolayı) bir sevinç, Kıyamet gününde (Allah 'in mükâfaatına kavuşmuş olmaktan dolayı) bir sevinç!"

 

1777. Bize Yezid haber verip (dedi ki), bize Muhammed b. Âmr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Setlem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah buyurur ki; Ademoğlunun her ameli kendi içindir, -iyilikler de on mislinden yediyüz katına kadar karşılık görecektir-, (Ancak) oruç hariç! O benim içindir ve onun mükâfaatını ben vereceğim. Çünkü o, benim için yemesini ve (cinsi) arzusunu terkeder, benim için içmesini ve (cinsi) arzusunu bırakır. Binaenaleyh, o benim içindir ve onun mükâfaatını ben vereceğim!

 

1778. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize el-A'meş, Ebu Salih'ten, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet ettiki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Oruç, kalkandır!"

 

51.BÂB—ORUÇLUNUN, YANLARINDA ORUCUNU AÇTIĞI KİMSELERE DUA ETMESİ

 

1779. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Hişam ed-Destüvâî, Yahya b. Ebi Kesir'den, (O da) Enes b. Malik'ten (naklen) haber verdi ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanların yanında orucunu açtığı zaman şöyle (dua) buyururdu: "Yanınızda, oruç tutanlar oruçlarını açsın, yemeğinizi iyiler yesin ve üzerinize (rahmet) melekler(i) insirt.!"

 

52.BÂB—(ZİLHİCCE AYININ İLK) ON (GÜNÜNDE) AMEL YAPMANIN FAZİLETİ HAKKINDA

 

1780. Bize Saîd ibnu'r-Rebi' rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Süleyman'dan rivayet etti (ki, O şöyle demiş): Ben Müslim el-Batin'i, Saîd b. Cübeyr'den, (O) İbn Abbas'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen, şöyle rivayet ederken) işittim: (Hz. Peygamber) şöyle buyurmuş: "(Başka) günlerde (yapılan) hiçbir amel, Zilhicce (ayının ilk) on gününde (yapılan) amelden daha faziletli değildir!" "Allah Azze ve Celle yolunda cihad da mı?" denildi. "(Evet), Allah Azze ve Celle yolunda cihad da. Sadece, canını ve malını (Allah Azze ve Celle yolunda cihada) çıkarıp da hiçbir şey geri getirmeyen adamın (cihadı) hariç!" buyurdu.

 

1781. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Asbağ, el-Kasım b. Ebi Eyyub'dan, (O) Saîd'den, (O) İbn Abbas'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Allah Azze ve Celle katında; (kişinin), kurban (yani Zilhicce ayının ilk) on gününde yaptığı bir hayırdan ne daha iyi, ne de sevabı daha büyük hiçbir amel yoktur." "Allah Azze ve Celle yolunda cihad da mı?" denildi. "(Evet), Allah Azze ve Celle yolunda cihad da. Sadece, canını ve malını (Allah Azze ve Celle yolunda cihada) çıkarıp da, bunlardan hiçbir şey geri getirmeyen adamın (cihadı) hariç!" buyurdu. (El-Kasını) dedi ki, "Saîd b. Cübeyr de, bu on günün (vakti) girdiğinde, (ibadet ve diğer salih ameller yapmaya) o kadar fazla çalışırdı ki, neredeyse bu (çalışmaya) gücü yetmezdi."

 

53. BAB—RAMAZAN AYININ FAZİLETİ HAKKINDA

 

1782. Bize Ebu'r-Rebi1 ez-Zehrani rivayet edip (dedi ki), bize İsmail b. Ca'fer rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Süheyl, babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki,

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan geldiği zaman göğün (rahmet) kapıları açılır, Cehennemin kapıları kapatılır, şeytanlar da bukağılarla sağlam bir şekilde bağlanır."

 

54.BÂB—RAMAZAN AYINI İHYA ETMENİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

1783. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya b. Ebi Kesir'den, (O) Ebu Seleme b. Abdirrahmaıı'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber İSallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim Ramazanı, (sevaptı olduğuna) inanarak ve sadece yüce Allah Azze ve Celle'nin rızasını, lüt-funu umarak ihya eder, (ibadetle geçirirse), onun geçmiş günahları bağışlanır. Kadir gecesini ihya edenin de geçmiş günahları bağışlanır."

 

1784. Bize Zekeriyya b. Adiyy rivayet edip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey1, Davud b. Ebi Hind'den, (O) el-Velid b. Ab-dirrahman'dan,   (O)    Cübeyr   b.   Nufeyr'den,   (O   da)   Ebu Zerr'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Rasulullah (Sal-lallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Ramazan ayı orucunu tutmuştuk. " (Ebu Zerr, sözünün devamında) şöyle dedi: "Ama, yedi (gün) kalıncaya kadar bize bu aydan hiçbir şey, (hiçbir nafile namaz) kıl-dırmamıştı." (Ebu Zerr) dedi ki, "sonra (Ramazanın bitimine yedi gün kaldığında) bize, gecenin üçte biri geçinceye kadar nafile namaz kıl-dınmştı." (Ebu Zerr) dedi ki, "(Ramazanın sondan) altıncı (gecesi) olduğunda bize nafile namaz kıldırmamıştı. (Ramazanın sondan) beşinci (gecesi) olduğunda ise bize, gecenin son yarısı geçinceye kadar nafile namaz kıldırnııştı. (O zaman) biz; "ya Rasulullah, bu gecenin geri kalan kısmında da nafile kılsaydık" demiştik. O da şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, bir adam imamla beraber, o namazından ayrılıncaya kadar namaz kıldığında, (bu) onun için, (bütün) gecesini namazla geçirme sayılır!" Sonra (Ramazanın sondan) dördüncü (gecesi) olduğunda (yine) bize nafile namaz kıldırmamıştı. (Ramazanın sondan) üçüncü (gecesi) olduğunda ise ailesini, kadınlarım ve halkı toplamış  ve  bize,  "felah'ı  kaçırmaktan korkuncaya kadar  nafile namaz kıldırmıştı."  -(Cübeyr dedi ki, Ebu Zerr'e);  "felah nedir?" dedik.  "Sahurdur" karşılığım verdi.- (Ebu Zerr sözüne devamla) dedi ki, "sonra (Hz. Peygamber) bu ayın geri kalan kısmında bize (gece) nafile namaz kıldırmamıştı."

 

1785. Bize Ubeydullah b. Musa, Süfyan'dan, (O) Davud'dan, (O) el-Velid b. Abdirrahman el-Cureşi'den, (O) Cübeyr b. Nu-feyr el-Hadrami'den, (O da) Ebu Zerr'den (naklen), onun (yani bir önceki Hadisin) benzerini rivayet etti.

 

55. BÂB—HZ. PEYGAMBERİN İTİRAFI

 

1786. Bize Asım b. Yusuf rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Bekr b. Ayyaş, Ebu Husayn'dan, (O) Ebu Salih'ten, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ramazan ayının) son on gününde i'tikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i'tikaf yapmıştı.

 

1787. Bize Ebu'l-Yeman rivayet edip (dedi ki), bize Şuayb b. Ebi Hamza, ez-Zühri'den haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bana Ali b. Hüseyn haber verdi ki, Safîyye bint Huyey kendisine haber vermiş ki; O Ramazının son on gününde Mescid-i Haram'daki i'tikafi (esnasında) kendisi ziyaret etmek üzere Hz. Peygamberin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanma gitmiş ve O'nun yanında bir müddet konuşmuş, sonra da kalkmış, (ayrılmıştı).

 

56. BÂB—KADİR GECESİ HAKKINDA

 

1788. Bize Yazid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Hu-meyd, E ne s'ten, (O da) Ubâde ibnu's-Samît'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (Bir gün) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize Kadir gecesini bildirmeyi isteyerek yanımıza çıkagelmişti de, müslümanlardan iki kişi (bu esnada) münakaşa yapmışlardı. Bunun üzerine Rasulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "Muhakkak ki ben, size Kadir gecesini haber vermeyi isteyerek yanınıza çıkageldim. Ancak falanla falan arasında bir münakaşa vardı. Bu sebeple (Kadir gecesine dair bilgi benden alınıp) kaldırıldı. Belki (bu) daha hayırlı olur. Artık siz onu (Ramazanın) son on gününde; (yirmi) beşinci, (yirmi) yedinci ve (yirmi) dokuzuncu (günlerinde) arayınız!"

 

1789. Bize Abdullah b. Salih haber verip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Yunus, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş... Ebu Seleme de, Ebu Hüreyre'den (naklen) dedi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Rüyamda) Kadir gecesini gördüm. Sonra ailemden biri beni uyandırdı. Bunun üzerine o (gecenin vakti hakkındaki bilgi) bana unutturuldu. Artık siz onu (Ramazanın) son on gününde arayınız!"

 

1790. Bize Abdullah b. Salih haber verip (dedi ki), bana el-Leys rivayet edip (dedi ki), bana Ukayl, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Salim b. Abdillah haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Muhakkak ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kadir gecesini (Ramazanın ) son yedi gününde arayınız!"