Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

ORUÇ KİTABI - Oruc - Mace


 

ÂDET EDİNDİĞİ ORUCU RASTLIYANDAN BAŞKASININ RAMAZAN'DAN (BİR-İKİ GÜN) ÖNCE ORUÇ TUTMASININ YASAKLIĞI HAKKINDA.. 5

ALLAH YOLUNDA BİR GÜN ORUÇ TUTMAK.. 21

AREFE GÜNÜ ORUCU.. 24

AŞURE  GÜNÜ ORUCU.. 25

AY   (BAZEN)   YİRMİDOKUZ GÜN OLUR HAKKINDA.. 7

BİR GÜN VEYA BİR GECE İTİKÂF ETMEK.. 34

BİR KAVME MİSAFİRLİĞE GİDEN KİŞİ ONLARIN İZNİ OLMADAN ORUÇ TUTAMAZ  32

BİR ORUÇLUYA İFTAR (YEMEĞİNİ) VERENİN SEVABI HAKKINDA.. 28

CUMA GÜNÜ ORUÇ TUTMAK.. 23

CUMARTESİ GÜNÜ ORUCU.. 23

DÂVÜD (ALEYHİSSELAM)'IN ORUCU.. 20

DEVAMLI (YIL BOYUNCA) ORUÇ TUTMAK.. 18

GEBE VE SÜT EMZİREN KADINLARIN ORUÇ TUTMAMALARI 10

GECEDEN ORUCA NİYET ETMEK VE NAFİLE ORUCU BOZMA SERBESTLİĞİ HAKKINDA   17

HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAK.. 18

HİLÂL GÖRÜLDÜĞÜNDE ORUÇ TUTUNUZ VE (ŞEVVÂLJ HİLÂLİ GÖRÜLDÜĞÜNDE İFTAR EDİNİZn (BAYRAM YAPINIZ) KONUSU.. 7

HİLÂLİ GÖRMEYE ŞAHİTLİK ETMEK.. 6

İFTAR AÇMAKTA ACELE ETMEK.. 16

İFTARI NE İLE AÇMANIN MÜSTEHAB OLDUĞUNA DÂİR.. 16

İKİ BAYRAM AYLARI 8

İTİKÂFA BAŞLIYAN VE İTÎKÂFI KAZA ETMEK.. 34

İTİKÂFIN SEVABI 37

KADİR GECESİ (NİN HANGİ GECE OLDUĞU) HAKKINDA.. 33

KOCASININ İZNİ OLMAKSIZIN ORUÇ TUTAN HAKKINDA.. 32

KUSAN ORUÇLU HAKKINDA.. 12

MESCİDDEKÎ ÇADIRDA İTİKÂF ETMEK.. 35

MUTEKİF  (İTİKÂF EDEN)  HASTAYI ZİYARET EDER VE CENAZELERE KATILIR' HAKKINDAKİ 35

'MUTEKÎF  (ÎTİKÂFTA OLAN) MESCİDİN BELİRLİ BİR YERİNDE DEVAMLI DURUR   35

MUTEKİFİ MESCİD İÇİNDE EŞÎ ZİYARET EDER' BABI 36

NUH (ALEYHİSSELÂM)'IN ORUCU.. 20

ÖLÜP DE BOYNUNDA ÖZÜRSÜZ OLARAK TUTMADIĞI RAMAZAN ORUCU BULUNANLARIN BABI 31

ÖLÜP DE ÜZERİNDE ADAK BORCU BULUNANIN (BEYÂNI) BABI 31

ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLIYAN ADAM HAKKINDA   17

ORUCUN FAZİLETİ 2

ORUÇLU İÇİN HACÂMET (OLMAK VE ETMEK) 13

ORUÇLU İÇİN MİSVAK KULLANMAK VE GÖZE SÜRME SÜRMEK.. 12

ORUÇLUNUN DUASI REDDEDİLMEZ(HAKKINDAKİ) BÂB.. 30

ORUÇLUNUN EŞİNİ ÖPMESİ 13

ORUÇLUNUN GIYBET VE ÇİRKİN SÖZ SÖYLEMESİ 14

ORUÇLUNUN MÜBAŞERET  (ÇIPLAK TENİNİN, EŞİNİN ÇIPLAK TENİNE DEĞMESİ) 14

PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUCU BABI 26

RAMAZAN AYINDA MÜSLÜMAN OLAN HAKKINDA.. 32

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ 3

RAMAZAN AYININ SON ON GÜNÜNÜN FAZİLETİ 33

RAMAZAN BAYRAMI GÜNÜ (BAYRAM NAMAZINA) ÇIKMADAN ÖNCF BİR ŞEY YEMEK HAKKINDA   30

RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMI GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN NEHİY HAKKINDA   22

RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMININ İKİ GECESİNİ İHYA EDEN.. 37

RAMAZAN   (ORUCU)  KAZASI 10

RAMAZAN  (AYIN) DAN BİR GÜN ORUÇ BOZANIN KEFARETİ 11

ŞABAN AYINDA RAMAZAN AYINA KADAR PEŞPEŞE ORUÇ TUTMAK.. 5

SAHÛR YEMEĞİNİ GECİKTİRMEK.. 15

SAHUR YEMEĞİNİ YEMEK.. 15

ŞEK  GÜNÜNÜN ORUCU.. 4

ŞEVVAL AYINDAN ALTI GÜN ORUÇ TUTMAK.. 21

ŞÜKÜR EDEN ORUÇSUZ, SABREDEN NAFİLE ORUÇLU GİBİDİR DİYEN HAKKINDA   33

TEŞRİK GÜNLERİNİN ORUCUNDAN NEHİY HAKKINDA.. 21

UNUTARAK ORUCUNU YİYEN.. 12

YANINDA YEMEK YİYİLEN ORUÇLU HAKKINDA.. 29

YOLCULUKTA İFTAR ETMEK.. 9

YOLCULUKTA ORUÇ TUTMAK.. 8

ZİLHİCCENİN İLK  ON GÜN ORUCU.. 24

 

ORUCUN FAZİLETİ

1638) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Âdem oğlunun işlediği her hasene (hayır ve ibâdet mükâfat yönünden) on mislinden yedi yüz misline, Allah'ın dilediği sayıya kadar arttırılır. Allah Teâlâ buyuruyor ki: Fakat oruç böyle değildir. Çünkü oruç benim içindir. Ve onun mükâfatını ben veririm. Oruçlu kişi şehvetini ve yemeğini benim için bırakır. Oruçlu için iki sevinç vardır. Birinci sevinç iftar yaktindeki sevincidir. Diğer sevinci de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. (And olsun ki) Oruçlunun ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.»"

1639)       ...  Tîenî   Amir  bin   Sa'saa   kabilesinden  Mutarrif     (Radtyallâhü anh)'i\fx\ rivayet edildiğine göre :
Osman bin Ebi'l-Âs es-Sakafİ   (Hadıyallâhü   anh) (1), kendisine süt içirmek istemiş Mutarrif de :
Ben oruçluyum, demiş. Bunun üzerine Osman : Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'i söyle buyururken işittim, demiştir :
«Oruç, birinizin savaştan koruyucu kalkanı gibi Cehennem ateşinden koruyucu bir kalkandır.»"

1640) '... Sehl bin Sa'd (es-Sâîdî) (Radıyallâkü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Şüphesiz Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Kıyamet günü : Oruçlular nerededir? diye çağrı yapılır. Kim oruçlulardan idiyse o kapıdan girer ve o kapıdan giren bir kimse ilelebed susuzluk duymaz.»"

 

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

1641)       ... Ebû Hüreyre  (Radıyallâhü anh)'âen rivayet  edildiğine göre: Resûhıllah (SaUaUahü Aleyhi ve Selimi) şöyle buyurdu, demiştir  :
«Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekliyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahı bağışlanır»

1642) ... Ebû Hüreyre (Hadiyallahii (/«///den rivayet edildiğine göre; Resûlulluh  (Sa/lal/ahii Aivyhi  vt   Svlhm)   şiiyle  buyurmuştur :
«Ramazan ayının ilk gecesi olunca şeytanlar ve cinlerin âsileri zincirlere vurulur. Cehennemin kapıları kapatılır da hiç bir kapısı açılmaz. Cennet'in kapıları açılır da hiç bir kapısı kapanmaz ve bir nida edici: Ey hayır isteklisi (hayır işlemeye) yönel, ey şer İsteklisi! kendini tut. Allah tarafından ateşten âzâd edilenler olur, diye çağırır. Bu    (çağrı ve âzâd edilme İşi)   Ramazanın her gecesinde olur.»*'

Iö43) ... Câhil" (Radnallâhii anh)\\en rivayet edildiğine güre; Resûlul-lah (SaUalitıhü Aleyhi ve Sel/em) şöyle buyurdu, demiştir :
«Şüphesiz her iftar vaktinde Allah tarafından (Cehennem ate-sinden) âzâd edilenler olur. Bu (Ramazanın) her gecesinde olur.»"

1044)     "...  Ent'.s bin Mâlik  (Radıyullâhii un/ı)'tien\   Şöyle demiştir:
Ramazan ayı girdi de Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Seliem) şöyle buyurdu :
«Bu aya girmiş bulunuyorsunuz. Onda bin aydan hayırlı bir gece vardır. Bu gecetnin kazancın)dan mahrum olan bir kimse hayrın tümünden mahrum olmuş olur, ve bu gecenin hayrından yalnız saadetten payı olmayan kimse mahrum kalır.-"

 

ŞEK  GÜNÜNÜN ORUCU

(2) Hilâlin görüldüğü söylentisi halk arasında dolaştığı, fakat sübûta ermediği İçin Ramazan'dan mı Şa'ban'dan mı diye şüphe edildiği ve Sa'banın 29'uncu gününü takip eden güne «Şek günü» denilir.


1645)    "... Sıla bin Züfer (Radtyallâhü anh) (3)'den: Şöyle demiştir:
Biz (Ram az an'dan mı Şa'ban'dan mı olduğunda) şek edilen gün Ammâr (bin Yâsir) (Radıyallâhü anhümâ)'nın yanında idik. (Pişirilen) bir koyun getirildi. Cemâatin bir kısmı (onu) yemekten uzak durdular. Bunun üzerine Ammâr (Radıyallâhü anh) :
Kim bu gün oruç tutarsa şüphesiz Ebû Kasım (Muhammed) (SaJ-lallahü Aleyhi ve Sellem)'e isyan etmiş olur, dedi."

1646)    "... Ebû Hüreyre (Radtyallâkü anh)'den; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hilâli görmeden önce (Ramazan niyetiyle) bir gün oruç tutmaya acele etmeyi yasaklamıştır."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Râvi Abdullah bin Saîd el-Makberî'nin zayıflığı üzerinde âlimler ittifak ettikleri için bu sened zayıftır.

1647)    "... El-Kâsım Ebû ,\bdirrahman  (Radtyallâkü anh) (4)'den rivâyet edildiğine göre kendisi, Muâviye bin Ebî Siifyân (Radıyallâhü ankümâ)'yı minber üzerinde şöyle söylerken işi t mistir :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayından önce minber üzerinde şöyle buyururdu :
«Oruç şu gündür. Biz o gün gelmeden Önce oruç tutarız. Artık kim dilerse önceden tutar. Ve kim dilerse oruç tutmayı o güne kadar tehir eder.»"

 

ŞABAN AYINDA RAMAZAN AYINA KADAR PEŞPEŞE ORUÇ TUTMAK

1648)    '... Ummü Seleme (Radıyallâhü ankâ)'dar\; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Şaban ayını oruç tutarak Ramazan ayına birleştirirdi."

1649) "... Rebîa bin el-Ğaz (5) (Radıyallâhü ank)'den rivayet edildiğine göre :
Kendisi, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in oruç durumunu Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ya sormuş ve Âişe (Radıyallâhü anhâ):
O, Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şâban'ı Ra-m azan'la birleştirirdi, demiştir.

 

ÂDET EDİNDİĞİ ORUCU RASTLIYANDAN BAŞKASININ RAMAZAN'DAN (BİR-İKİ GÜN) ÖNCE ORUÇ TUTMASININ YASAKLIĞI HAKKINDA

1650)     "...   Ebû   Hüreyre  (Radtyallâhü an hy den  rivayet  edildiğine  göre ■ Kesulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir ;«Ramazan (ayı) orucunu bir* veya iki gün (oruç tutmak) ile karşılamayınız. Ancak oruç tutma âdeti olan adam, o orucu tutar (tutsun.)»"

1651) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; ResûJullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Şaban ayı yarılanınca artık Ramazan gelinceye kadar oruç tutmak yoktur.»"

 

HİLÂLİ GÖRMEYE ŞAHİTLİK ETMEK

1652) "... (Abdullah) İbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâ/dan; Şöyle demiştir :
Bir A'rahî, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'o gelerek: Ben bu gece Ramazan hilâlini gördüm, dedi. Efendimiz Ona:
«Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet ediyor musun?» buyurdu. Adam ı Evet, dedi. Efendimiz:
«Kalk yâ Bilâl! Yarın oruç tutmaları için halka ilân yap.» buyurdu.

1653) "... Ebû Ümeyr (Abdullah) bin Enes bin Mâlik (Radıyallâhü an-hümâ)'da.n; Şöyle demişiir  :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in ensârdan olan sahâ-bîlerinden amcalarım, bana hadîs anlatarak dediler ki: Şevval (ayın) in hilâli, havanın bulutlu olması nedeniyle görülmedi. Bu sebeple (Ramazanın otuzuncu günü) oruçlu olarak sabahladık. O gün akşama doğru bir cemâat gelerek: Dün (akşam) hilâli gördüklerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in yanında şahitlik ettiler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sahâbilere oruçlarını bozmalarını ve yarın bayram namazına .çıkmalarını emretti."

 


HİLÂL GÖRÜLDÜĞÜNDE ORUÇ TUTUNUZ VE (ŞEVVÂLJ HİLÂLİ GÖRÜLDÜĞÜNDE İFTAR EDİNİZn (BAYRAM YAPINIZ) KONUSU

1654) "... Abdullah bin Ömer (Radtyallâhil anhümâ)'dan rivayet edildiğine #öre; Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Scliem) şöyle buyurdu, demiştir :
-Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruç tutunuz ve Şevval hilâlini gördüğünüz zaman iftar ediniz (bayram yapınız.) Eğer bulut (veya toz) hilâli görmenize engel olursa Ramazan hilâli için (otuz günü doldurmayı) takdir ve hesap ediniz. (Ramazan'ı otuz güne doldurarak bayram ediniz.)» İbn-i Ömer (Radıyallâhü anhümâ) (hava bulutlu olduğunda) Ramazan hilâlinden bir gün önce oruç tutardı."

1655) "... Ebû Hüreyıe (Radıyallâhü (/«///den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Seflem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruç tutunuz ve Şevval hilâlini gördüğünüz zaman iftar ediniz (bayram yapınız.) Eğer hava bulutlu ise otuz gün oruç tutunuz.»"

 

AY   (BAZEN)   YİRMİDOKUZ GÜN OLUR HAKKINDA

1656)    "...  Ebû  Hüreyre  (Radıyallâhü an/ı )'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah   (Sallallahü Aleyhi ve Seller)}) :
«Aydan kaç gün geçti?» buyurdu.
Ebû Hüreyre   (Radyallâhü anh) :     Biz yirmiiki  gün   (geçti)   ve sekiz gün kaldı, diye cevap verdik, dedi. Bunun üzerine Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  (ellerinin parmaklarıyla işaret ederek) üç defa :
«Ay şu kadardır, ay şu kadardır, ay şu kadardır.»  buyurdu ve üçüncü defada bir parmağını yumdu."

1657) "... SaVI bin Kbî Vakkâs (Radıyallûhü anh)\]an rivayet edildiğine «üre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (ellerinin parmaklarıyla işaret ederek) :
«Ay şu kadar, şu kadar ve şu kadardır.» buyurdu. Ve üçüncü defada  (bir parmağını yummakla)  yirmidokuz sayısını belirtti."

1658)    "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den; Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayatta iken Ramazan ayı orucunu yirmidokuz gün olarak tutmamız, otuz gün olarak tutmamızdan fazla idi."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedi, Müslim'in şartı üzerine sahihtir. Ancak adı Said bin İyâz Ebû Mes'ud olan el-Cüreyrî ömrünün sonunda rivayetleri karıştırmıştır. Bu hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî İbn-i Mes'ud (R.A.)'den rivayet etmişlerdir.
 


İKİ BAYRAM AYLARI

1659)    "... Ebû, Bekrete (Radıyallâhü  anh)'âen  rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«İki bayram ayları (olan) Ramazan ve Zilhicce noksan olmazlar.»"

1660)    "... Ebû Hüreyre  (Radıyallâhü ank)'âer\ rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
-Fıtır (Ramazan bayramı)   günü iftar ettiğiniz gündür. Kurban (bayramı) günü kurbanı kestiğiniz gündür.»"

 

YOLCULUKTA ORUÇ TUTMAK

1661}    •... İbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâydan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yolculukta oruç (da) tutmuş, iftar da etmiştir."


1662)    "... Âişe (Radıyallâhü ankâ)\\an:  Şöyle demiştir : Hamza el-Eslemî (Radıyallâhü anh) (6)   Resûlullah     (Sallallahü Aleyhive Sellem)'e :
(5) Hamza bin Amr bin Umeyr Ebû Salih, büyük bir sahâbidir. Eşlemi kabilesine mensubtur. Peygamber (A.S.)'den, Ebû Bekir (R.A.) ve Ömer (R.A.)'den rivayette bulunmuştur. Kendisinden de oğlu Muhammed, Hanzala bin Ali, Süleyman bin Yesâr, Ebû Seleme ve başkaları rivayet etmişlerdir. Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî ve Ta'liklerinde Buhâri. Onun rivayetlerini almışlardır. Hicretin 91. yılı vefat etmiştir.
Ben (hazerde) çok oruç tutuyorum. Yolculukta da oruç tutmama izin verir misin? diye sordu. Efendimiz :
«Dilersen oruç tut, dilersen iftar et- buyurdu."

1663)    '... Ebü'd-Derdâ' (Radtyallâhü a«*)'dçn;  Şöyle demiştir:
And olsun ki Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yolculuklarının birisinde çok sıcak bir gün onunla beraberken kendimizi öyle bir durumda gördüm ki; herkes sıcaklığın şiddetinden elini başına koyuyordu. Cemaatımızda Resûllulah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile Abdullah bin Revâhâ (Radıyallâhü anh) den başka, oruçlu hiç kimse yoktur."

 

YOLCULUKTA İFTAR ETMEK

1664)    "... Ka'b bin Âsim (Radıyallâhü tm//)'den rivayet edildiğine £Öre; Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi ve S eli em) şöyle buyurdu, demiştir : •Yolculukta oruç tutmak.  (Matlub)  ibâdetten değildir.»"

1665)     ... İbn-i Ömer (Radıyallâhü aubiimâ)\kın rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi vr Selinti) sjîiyle buyurdu, demiştir : «Yolculukta oruç tutmak (matlub) ibâdetten değildir.»"

1666)    "... Abdurrahmân bin Avf (Radıyallâhü anh)\\en rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sailallahü Aleyhi ve Sellcm) şöyle buyurdu, demiştir :
«Yolculukta Ramazan orucunu tutan kimse, hazerde oruç tutmayan gibidir.»
Ebû İshak: Bu hadîs bir şey değildir, demiştir."
 


GEBE VE SÜT EMZİREN KADINLARIN ORUÇ TUTMAMALARI

I6ö7) "... Abdül-Eşhel oğullarından olan (Ali bin Muhammed'in dediğine güre Abdullah bin Ka'b oğullarından ulan) fcnes bin Mâlik (7) (Radıyal-lâhü (/«A/den: Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in süvarileri bize baskın yaparak mallarımızı alıp götürdüler. Sonra ben (Medine'ye) Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına vardım. O, öğle yemeğini yiyordu. Bana :
—  «(Sofraya)  Yanaş, yemek ye.» buyurdu. Ben :
—  Oruçluyum, dedim. O:
—  Otur,    sana oruçtan bahsedeyim.    Şüphesiz Allah   (Azze ve Celle), yolcu (nun boynun) dan dört rek'atli farz namazın yansını indirmiş ve yolcu, hâmile ve süt emzirenin boyunlarından orucu indirmiştir.» buyurdu.    Allah'a yemin ederim ki Peygamber  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hâmile ve süt emzirenin her ikisini de veya birisini buyurdu. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in yemeğinden niçin yemedim diye üzgün ve pişmanım."

1668)    "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)'den: Şöyle demiştir :
Resûlullah' (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nefsine zarar gelmesinden korkan hâmile kadın ve çocuğuna zarar gelmesinden korkan emzikli kadın için Ramazan orucunu tutmama ruhsatını vermiştir."

 

RAMAZAN   (ORUCU)  KAZASI

1669..Şüphesiz üzerimde Ramazan ayına âit oruç (borçlum olurdu ve Şaban ayı gelinceye kadar Onu kaza etmezdim."

1670)     "... Aişe (Radıyallâhü ankâ)'dan. Şöyle demiştir:
Biz, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in yamndayken (Ramazan ayında) aybaşı âdetini görürdük. (Temizlendikten) sonra bize (tutmadığımız günler sayısınca) orucu kaza etmemizi emrederdi."

 

RAMAZAN  (AYIN) DAN BİR GÜN ORUÇ BOZANIN KEFARETİ

1671)      ... Ebû  Hüreyre  (Radıyailâkü anhj'den:  Şöyle demiştir: Bir adam. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemTe gelerek;
—  Helak oldum, dedi. Efendimiz:
—  «Seni helak eden nedir?» diye sordu. Adam :
—  Ramazanda   (gündüz)   eşimle cinsi  münâsebette  bulundum, dedi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
—  «Bir köle azâd et» buyurdu. Adam:
—  Bulamam, dedi. Efendimiz;
—  «Üstüste iki ay oruç tut* buyurdu. Adam :
—  Gücüm yetmez, dedi. Efendimiz:
—  «Altmış yoksula yemek yedir.» buyurdu. Adam :
—  Bulamam, dedi. Efendimiz:
—  -Otur»  buyurdu. Adam da oturdu. Adam oturup beklerken arak denilen bir sebet hurma getirildi. Efendimiz ona:
—  «Git bu hurmayı sadaka olarak dağıt» buyurdu. Adam:
—  Yâ Resûlallah! Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki Medine'nin kara taşlı iki dağı arasında ailemizden daha muhtaç bir ev halkı yoktur, dedi. Efendimiz (Ona) :
—  «Peki git bunu aile fertlerine yedir» buyurdu.
Müellif bu hadisi Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den merfu olarak ikinci bir senedle de rivayet etmiştir. Bunda şu ilâve vardır: Ve Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adama:
—  «Ve o gün yerine bir gün oruç tut.» buyurdu."

1672} "... E bu Hüreyro (Radıyullahü anh)\\e\ı rivayet eıliUliğıne #üre; Resûlullah (Snllallahü Aleyhi w Selimi) şöyk- binimin, tlt-misjtir :
-Kim ruhsat olmaksızın Ramazandan bir gün bile bile orucunu bozarsa yıl boyunca oruç tutmak Ona kâfi gelmez.»"

 

UNUTARAK ORUCUNU YİYEN

1673)    "... Ebû Hüreyre (Radtyatlâhü anhyden;  Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim oruçluyken unutarak (bir şey) yerse, orucunu tamamlasın (devam etsin). Çünkü Ona Allah yedirmiş, içirmiştir.»"

1674) "... Esma' bint-i Ebî Bekir (Radıyallâhü anhümâ)'d&n: Şöyle demiştir ;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayattayken bir bulutlu günde biz iftarımızı açtık. Sonra da güneş doğdu.
(Râvi Ebû Üsâme demiştir ki:) Ben, Hişâm'a: İftarım açanlar, o günkü orucunu kaza etmekle emredildiler (mi?), dedim. Hişâm: Kaza etmekten kaçış yoktur, dedi."

 

KUSAN ORUÇLU HAKKINDA

1675.Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nafile oruç tutmayı îti-yad hâline getirdiği bir günde onların yanına çıkmış da bir kap (su) istemiş ve içmiştir. Râvi Fadâle (Radıyallâhü anh) :
Biz i Yâ Resûlallah! Bu günü oruçla geçirdin, dedik. Buyurdu ki: -Evet, Velâkin ben kustum.»"

1676) "... Ebû Hüreyrc (Radtyallahu anh)'<\en rivayet edildiğine göre: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir;
«İrâdesi dışında kusan oruçluya kaza gerekmez. Kendini kustu rana kaza gerekir.»"
 


ORUÇLU İÇİN MİSVAK KULLANMAK VE GÖZE SÜRME SÜRMEK

1677) "... Âişe (Radıyallâhü anhâ)'dan rivayet edildiğine göre Resûlul-lah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Oruçlunun hayırlı hasletlerinden birisi, misvak (kullanması) -dır.»"

1678)    "... Âişe (Radıyallâhü anhâyfan; Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken gözüne sürme sürmüştür."

 

ORUÇLU İÇİN HACÂMET (OLMAK VE ETMEK)

1679) "... Ebû Hüreyre (Radtydlâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.»"

1680)     "... Sevbân  (Radıyallâftü anh)'(\en:  Şöyle demiştir: Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'1 şöyle buyururken işittim:
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.-" .

1681)    "... Şeddâd bin Evs (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre :
Ramazan ayından onsekiz gece geçtikten sonra bir gün kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber Bakî'da yürürken Efendimiz hacâmet olan bir adama rastlamış ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (■               •
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.» buyurmuştur."

1682) "... Abdullah bin Abbâs (Radıyallâhü anhümâJ'dan; Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçlu ve ihramdayken hacâmet oldu.'*

 

ORUÇLUNUN EŞİNİ ÖPMESİ

1683)     "... Aişe (RadtyaUâhü anhâyfr&n; Şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruç ayında (eşini gündüz) öperdi."

1684)    "... Âişe (RadtyaUâhü ankâ)'dan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi. Ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seilem) nefsine hâkim olduğu gibi hanginiz nefsinize hâkim olabilir?"

1685)    "... Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'dan; Şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi."

1686)    ".,. Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem)"m mevlâsı Meymûne (Radıyallâhü anhâyâan; Şöyle demiştir: Oruçluyken oruçlu eşini öpen adamın durumu Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'e soruldu. Buyurdu ki i «İkisinin orucu bozulmuş olur.»"

 

ORUÇLUNUN MÜBAŞERET  (ÇIPLAK TENİNİN, EŞİNİN ÇIPLAK TENİNE DEĞMESİ)

1687) "... İbrahim (en-Nehaî)den rivayet edildiğine göre el-Esved (bin Yezîd) ve Mesrûk, Aişe (Radtyaltâhü unhiim)'ün yanına vararak:
Resûlullah (Sallalİahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken mübaşeret eder miydi? diye sormuşlar; Âişe (Radıyallâhü anhâ) : Yapardı ve nefsine en hâkim olanınızdı, demiştir."

1688)     ... Abdullah  bin AbbAs     (Rariıyıillâhü  ttnhümâ)\\ı\n;   Şöyle* demiştir :
Mübaşeret hakkında yaşlı oruçluya ruhsat verilmiş, genç oruç luya da mekruh sayılmıştır."

 

ORUÇLUNUN GIYBET VE ÇİRKİN SÖZ SÖYLEMESİ

1689) •,.. Ebû Hüreyre (Radıyallâhü a«A/den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir;
-Yalan söylemeyi, câhilce davranmayı ve bununla amel etmeyi bırakmıyan (oruçlu) kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah'ın İhtiyacı yoktur. (Buna kıymet vermez.)»"
Müslim' den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhakî   de bunu rivayet etmişlerdir.

1690) "... Ebû Hüreyre (Radtyaliâhü anh)'den rivayet edildiğine güre; Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Nice oruçlu vardır ki; orucundan kendisine aç kalmaktan başka bir şey yoktur. Ve gece namazına nice kalkan vardır ki kalkışın* dan kendisine uykusuzluktan başka hiç bir şey hâsıl olmaz.»"

1691) "... Ebû Hüreyre (RadtyaUâhü an/t)\\en rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallııhü Aleyhi ve Scllem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Birinizin oruç günü olduğu zaman sakın çirkin söz söylemesin. Ve cehaletin gereklerinden bir şey işlemesin. Eğer bir kimse ona karşı câhilce davransa = Ben oruçlu bir adamım, desin.»'1



SAHUR YEMEĞİNİ YEMEK

1692)    "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)'6.en rivayet edildiğine «öre: Resûlullah (Saltallakü Aleyhi ve Scllcm) :
«Seher vaktinde yiyiniz ve içinim. Çünkü onda bereket vardır.» buyurdu."

1693) "... İbn-i Abbâs (RadıyaUâhü anhiimâ/dan rivayet edildiğine «öre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Scllcm) şöyle buyurmuştur :
«Gündüz orucu için seher yemeğinden ve gece ibâdetine kalkmak için öğle istirahatından yardım dileyiniz,»"

 

SAHÛR YEMEĞİNİ GECİKTİRMEK

1694) "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Zeyd bin Sabit (Radıyallâhü anh) :
Biz, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehûr yemeğini yedik, sonra sabah namazına kalktık, dedi. (Enes (Radı-yallâhü anh) demiştir ki:)  Ben :
Sehûr yemeği ile sabah namazına kalkışınız arasında ne kadar zaman vardı? diye sordum. Zeyd (Radıyallâhü anh) dedi ki: Elli âyet okuyacak kadar."

1695)    "... Huzeyfe (Radtyallâhü an/ı)'der\; Şöyle demiştir:
Ben, Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehûr
yemeğini yedim. Sehûr vakti (şafak vaktine o kadar yakındır ki hemen hemen) şafaktır (denilebilir.) Şu farkla ki; henüz güneş (yâni şafak) sökmemiştir."

1696) "... Abdullah bin Mes'ud (Radıyallâhü ank)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
Bilâl'ın ezant, herhangi birinizi sahur yemeğini yemekten alıkoymasın. Çünkü O, uyuyanınız uyansın ve gece ibâdetine kalkmış olanınız (istirahatına veya ihtiyaçlarına) dönsün diye ezan okur. Fecir, aydınlığın şöyle çıkması değil, semânın ufkunda yaygın olarak şöyle çıkmasıdır.»"

 

İFTAR AÇMAKTA ACELE ETMEK

1697)    "... Sehl bin Sa'd (Radtyallâhü anhümây&dn rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selimi) şöyle buyurdu, demiştir:
«İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe dâima hayır ile yaşarlar,»"

1698)    v... Ebû  Hüreyre (Radtyallâhü anh)'âen rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Se.llem) şöyle buyurdu, demiştir :
«İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe hayır ile yaşarlar. İftar etmekte acele ediniz. Çünkü yahûdîler,  (iftarlarını)  geciktirirler.»"

 

İFTARI NE İLE AÇMANIN MÜSTEHAB OLDUĞUNA DÂİR

1699) "... Selnıân bin Amir (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sailailahü Aleyhi ve Sellf.m) şöyle buyurdu, demiştir :
«Biriniz iftarını açacağı /aman hurmayla açsın. Eğer (hurn-a) bulamazsa suyla iftar etsin. Çünkü su, temizleyicidir.-"

 

GECEDEN ORUCA NİYET ETMEK VE NAFİLE ORUCU BOZMA SERBESTLİĞİ HAKKINDA

1700)    "... Hafsa  (Raıhyallâkü anAû/dân rivayet edildiğine göre;  Resû-lullah (Sallallahü Aleyhi ve Setlrm) şöyle buyurdu, demiştir :
«Geceden oruca niyet etmiyene (sahih) oruç yoktur.»"

1701)    "... Aişe (Radıyallâhü anhâ)'dan: Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yanıma girerek: «Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?» diye sorar; Biz de; Hayır, deriz. O da:
-O halde ben oruçluyum* buyurarak orucu üzerinde durur. Sonra bize yiyecek bir şey hediye edilir, O da orucunu bozar (di) Âiş<3 (Radıyallâhü anhâ) : O (böylece) bazen nafile oruç tutmuş ve bozmuştur, dedi. (Râvi Mücâhid demiştir ki  Ben, Âişe (Radıyallâhü anhâ) ya bu nasıl olur? diye sordum. Dedi ki: Bunun durumu, bir sadaka ile çıktıktan sonra bir kısmını verip bir kısmını tutan kimsenin durumu gibidir."
 


ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLIYAN ADAM HAKKINDA

1702)    "... Ebû Hüreyre (Radıyallûhü anh)\\tw\  Şöyle demiştir:
Hayır. Kabe Rabbine yemin ederim ki! «Cünüb olarak sabahlayan kinişe, orucunu bozsun (bozmuş olur)» sözünü ben söylemiş değilim. Bu sözü Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) söylemiştir."

1703)    "... Âişe (Radıyallâhü anhâ)\\an; Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (eşine yaklaşmaktan dolayı) cünüb olarak gecelerdi. Sonra Bilâl (Radıyallâhü anh) gelerek sabah namazı vaktinin geldiğini Ona haber verirdi. O da kalkıp guslederdi. Ben de Onun başından gusül suyunun inmesine bakardım. Sonra O, Mescide çıkardı da. Onun sabah namazındaki sesini işitir-dim.
Râvi Mutarrif demiştir ki •. Ben, râvi Âmir (eş-Şa'bî)ye : (Bu durum) Ramazan'da mı? diye sordum. Dedi ki: Ramazan ve başkası müsavidir."

1704)    "... \âfi' (Radıyallâhü u»//)'den: Şöyle demiştir:
Oruç tutmak isteyip cünüb olarak sabahlayan adamın durumunu (Efendimizin eşi) Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâ)'ya sordum. Dedi ki: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ihtilâmdan değil, eşine yaklaşmaktan dolayı cünüb olarak sabahlardı, sonra boy abdestini alır ve orucunu tamamlardı."

 

DEVAMLI (YIL BOYUNCA) ORUÇ TUTMAK

1705) "... Abdullah biti eş-Şıhhîr (Radıyatlâhü anh) (11)'den rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim dâima oruç tutarsa, ne oruç tutmuş, ne de tutmamış (sayılır.)»"

17O6)) "... Abdullah bin Amr (RadıyaUûhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Saltallahii Aleyhi ve Sellem) :
«Dâima oruç tutan kimse oruç tutmamış (sayılır.)» buyurdu."

 

HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAK

1707)    "... El-Minhal (Radîyaliâhü anh)'den; Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her ayın onüç, ondört ve onbeşinci günlerinin orucunu emreder ve:
«O (oruç) dâima oruç tutmak gibi veya dâima oruç tutmak vaziyeti gibidir.» buyururdu.
... Katâde bin Melhân el-Kaysî'den rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bunun mislim buyurmuştur.
İbn-i Mâcete demiştir ki: Şu'be yanılmıştır. Hemmâm isabetli rivayet etmiştir."


1708)    "... Ebû Zerr (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resû-tullah (SaUaUahü Afcyhi ve Sellem) :
«Bir kimse her aydan üç gün oruç tutarsa, işte o, devamlı oruçtur.» buyurdu.
Allah tAzze ve Celle) Kitabındaki:    \$ \i*\ J& iSs 4l
— «Kim bir iyilik işlerse Ona o iyiliğin on katı verilir.* (13) âyeti ile bunun tasdikini indirmiştir. Şu halde her gün (orucu) on gün (orucun) a denktir."

1709)    "... Muâza el-Adeviyye  (Radıyallâhü anhâ)'dnn rivayet edildiğine göre: Âişe (Radıyallâhü anhâ) :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her aydan üç gün.oruç tutardı, dedi. Ben: Ayın hangi kısmından (tutardı?) dîye sordum. Âişe (Radıyallâhü anhâ) ;
O, ayın hangi kısmından olduğuna önem vermezdi, diye cevap verdi."

PEYGAMBER (SAS)İN ORUCU

1710) "... Ebû Seleme (hin Abdirrahman) (Radtyallâhü ankâ)'dan; Şöyle demiştir :
Ben, Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ya Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemTin (nafile) orucunu sordum. Dedi ki:
O, (bâzı aylarda) o kadar (çok oruç tutardı ki, biz: Hep oruç tuttu, derdik. Ve bâzı aylarda) o kadar oruçsuz olurdu ki, biz:
Oruç tutmayı bıraktı, derdik. Ve Onu hiç bir ayda Şâban'dakin-den daha çok (nafile) oruç tutmuş olarak katiyyen görmedim. Şaban ayının tümüne yakın çoğunu oruçla geçirirdi."

1711)    "... îbn-i Abbâs (Radıyallâhü an kü mâ) dan; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bâzı aylarda o kadar oruç tutardı ki biz:
Oruç tutmayı bırakmıyacak, derdik. Ve bâzı aylarda oruç tutmayı o kadar bırakırdı ki, biz:
Oruç tutmayacak derdik. Medine'ye teşrif ettiği zamandan beri Ramazan hâriç hiç bir ayı devamlı oruçla geçirmemiştir."

 

DÂVÜD (ALEYHİSSELAM)'IN ORUCU

1712)    "... Abdullah bin Amr bin el-As (Radıyallâhü anhümâ)'d&n rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Allah'a en sevimli oruç, Dâvûd (Aleyhisselâm)'in orucudur. Çünkü o bir gün oruç tutar, bir gün iftar ederdi. Ve Allah'a en sevimli (nafile) namaz Dâvûd (Aleyhisselâm)'in namazıdır. O, gecenin yarısı uyurdu. Üçte birisini namazla geçirirdi ve (son) altıda birisini uyurdu.» '

1713)    "... Ebû Katâde (Radtyallâhü anh)'den\ Şöyle demiştir:
Ömer bin el-Hattâb (Radıyallâhü anh) :
—  Yâ Resûlallah! (Sürekli) iki gün oruç tutan ve bir gün orucu bırakan kimsenin durumu nasıldır? diye sordu. Efendimiz:
—  «Buna kimsenin gücü yeter (mi?)» buyurdu. Ömer;
—  Yâ Resûlallah! (Sürekli) bir gün oruç tutup bir gün bırakanın durumu nasıldır? diye sordu. Efendimiz i
—  «Bu Dâvûd (Aleyhisselâm) in orucudur.» buyurdu. Ömer:
—  (Sürekli) bir gün oruç tutup iki gün tutmıyanın durumu nasıldır? diye sordu. Efendimiz:
—  «Bunun gücümün dâhilinde kılınmış olmasını temenni ederim.» buyurdu."

 

NUH (ALEYHİSSELÂM)'IN ORUCU

1714)    "... Abdullah bin Amr bin eUÂs (Radıyallâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Ben, Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'den işittim.    Buyurdu ki:
-Nuh (Aleyhisselâm)  Ramazan bayramının ilk günüyle Kurban bayramının ilk günü müstesna bütün yıl oruç tutmuştur.»"
 

ŞEVVAL AYINDAN ALTI GÜN ORUÇ TUTMAK

1715) "... Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'m mevlâsı Sevbân (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim Ramazan (orucunu tutar ve) bayramdan sonra altı gün oruç tutarsa, onun tutmuş olduğu oruç, yılın tamamının orucu olmuş olur. Kim iyilik işlerse, ona o iyiliğin on misli verilir.»"
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bu hadisi İbn-İ Hibbân kendi sahihinde rivayet etmiştir. Sindi : Zevâid yazarı bu hadisin sahih olduğunu söylemek istemiş ve : Bu hadisi te'yid eden şahit vardır, demiştir, der,

1716) "... Ebû Eyyûb(-i Ensârİ) (Radtyadâhii atık)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
-Kim Ramazan orucunu tutar, sonra bunun arkasında Şevval'dan altı gün oruç tutarsa, onun tutmuş olduğu oruç, yıl boyunca tutulan oruç gibidir.»"

 

ALLAH YOLUNDA BİR GÜN ORUÇ TUTMAK

1717)    "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü anh)'âen rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah o günün orucu ile Cehennem ateşini onun vücûdundan yetmiş yıl uzaklaştırır.»"

1718)    "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (SallaUakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah Onun vücûdunu cehennem ateşinden yetmiş yıl uzaklaştırır.-"

 

TEŞRİK GÜNLERİNİN ORUCUNDAN NEHİY HAKKINDA

Kurban bayramının iki, üç ve dördüncü günlerine teşrik günleri denilir. Teşrîk'in lügat mânâsı; eti enlice kesip güneşe sermek ve kurutmaktır. Teşrik günlerinde kurban etleri güneşte kurutulduğu için bu ismi almıştır.
Teşrik, güneşin etrafı aydınlatması mânâsına da gelir. Güneş etrafı aydınlatmadıkça kurbanlar kesilmediği için bu günlere teşrik isminin verildiğini söyliyenler de vardır. Bir kavle göre teşrik, her namazdan sonra açıktan tekbir almaktır.

1719)     "... Ebû Hüreyre  (Radtyallâkü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Minâ günleri  (teşrik günleri), yiyip içmek günleridir.»"

1720)    ...  Hişr hin Suhaym (Radıyallâhü auh)'den; Şöyle demiştir:
Resûlultah (S   lallahü Aleyhi ve Sellem) teşrik günlerinde hitabede bulunarak:
«Cennete müslüman kişiden başkası giremiyecektir? Ve şüphesiz bu günler, yeme ve içme günleridir.» buyurdu."
 


RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMI GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN NEHİY HAKKINDA

1721)    "... Ebıı Saîd-i Hudrî (Radtyaliâhü anh)\\en.  Şöyle demiştir   :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) fıtır günü (Ramazan bayramının ilk günü) ve Kurban bayramı günü oruç tutmaktan ne-hiy buyurmuştur."

1722) "... Ebû Ubeyd (Sa'd bin Ubeyd) (Radtyaliâhü an/ı)'den: Şöyle demiştir :
Ben, Kurban bayramında Ömer bin el-Hattâb (Radıyallâhü anh) 'in beraberindeydim.önce bayram namazını kıldı, sonra (okuduğu hutbede) :
Şüphesiz Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), şu fıtır günü ve Kurban günü orucundan nehiy buyurmuştur, Fıtır günü, Ramazan orucunuzu bıraktığınız gündür. Kurban günü de kurbanlarınızın etini yediğiniz gündür, dedi."

 

CUMA GÜNÜ ORUÇ TUTMAK

1723)     "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'âen; Şöyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Cuma günü orucundan
nehiy etmiştir. Fakat bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla beraber
Cuma günü orucundan nehiy etmemiştir."

1724)    "... Muhammed bin Abbâd bin Ca'fer (Radtyallâkü anh)'âer\\ Şöyle demiştir:
Ben, Ka'be'yi tavaf ederken Câbir bin Abdillah (Radıyallâhü an-hümâ)'ya: Peygamber  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)   Cuma günü orucundan nehiy etmiş mi? diye sordum. Dedi ki: Bu Beyt'in Rabbi ne yemin ederim ki, evet. (nehiy etmiştir.)"

1725)    "... Abdullah bin Mes'ud (Radtyallâhü aı»A)'den; Şöyle demiştir:
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) i Cuma günü oruç-suz olarak az gördüm.11

 

CUMARTESİ GÜNÜ ORUCU

1726) "... Abdullah bin Büsr (Radıyallâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellcm) şöyle buyurdu, demiştir:
«Üzerinize farz olan oruç müstesna. Cumartesi günü oruç tutmayınız. Eğer her hangi biriniz (o gün) bir üzüm çubuğu veya bir ağaç kabuğundan başka (yiyecek veya içecek) bir şey bulamazsa, onu emsin.»
Humeyd bin Mes'ade ... senediyle Abdullah bin Büsr'ün kardeşi (es-Sammâ') (Radıyallâhü anhüm)'den rivayetle tahdîs ettiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, diyerek bu hadisin mislini anlatmıştır."
 


ZİLHİCCENİN İLK  ON GÜN ORUCU

1727)    "... Abdullah bin Abbâs    (Radıyallâhü anhümâ/dan;     Şöyle demiştir :
Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
-İçinde bulunduğumuz şu günler  (yâni Zilhicce'nin ilk on günün) deki sâlih amelden Allah katında daha sevimli    (sâlih amelin bulunacağı) başka günler hiç yoktur.» buyurdu.
(Sahâbiler .) Yâ Resûlallah! Allah yolunda cihad da mı (daha sevimli değildir)? diye sordular. O:
«(Evet.) Allah yolunda cihad da. Meğer ki bir adam nefsiyle ve mâliyle cihâda çıkıp da kendisine âit mal ve nefisten hiç bir şeyi geri getiremez olursa. (İşte onun ameli bu on gündeki amelden efdaldır)» buyurdu."

1728} "... Ebû Hüreyre (Radtyallahü an/0'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
Şu on günde Allah Sübhânehu'ya yapılan ibâdetten Ona daha sevimli ibâdetin yapılacağı günler, dünya günleri içerisinde yoktur. Ve şüphesiz o günlerdeki bir günün orucu, bir yılın orucuna ve onlardaki bir gece, kadir gecesine muhakkak denk gelir.»

1729)    "...  Aişf (Radtyal/nf/N anlın) dan : Söyle demiştir:
Ben, Resûlullah   (Sallallahü Aleyhi ve Sellenı)'i Zilhicce'nin on gününün orucunu tutmuş olarak hiç görmedim."

 

AREFE GÜNÜ ORUCU

1730) "... Ebû Katâde (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Allah'ın, Arefe günü orucunu ondan önceki yıla ve ondan sonraki yıla kefaret kılmasını umarım.»"

1731) "... Katâde bin N'u'mân (Radıyallâhü ank)'âen rivayet edildiğine göre :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki:
«Kim Arefe günü oruç tutarsa onun önündeki yıl ve onun arkasındaki yıl  (günahları)  mağfiret olunur.»"

1732)    "... Ikrime (Radtyallâhü anh)'den\ Şöyle demiştir:
Ben, Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anhJ'ın yanına evinde girdim ve Arafat dağında Arefe günü oruç tutmanın hükmünü ona sordum. Dedi ki;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) Arafat'ta Arefe günü oruç tutmaktan nehiy buyurdu."

 

AŞURE  GÜNÜ ORUCU

1733)    "... A'şt: (Radtyallâbi' anhâ)\\an: Şöyle demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Aşure günü oruç tutar ve o gün oruç tutmayı emrederdi."

1734.İbn-i Abbâs  (Raâıyallâhü  anhümâ)'<\m\\  Şöyle demiştir:
Peygamber, (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Medine'ye hicret buyurduktan sonra oradaki yahûdîleri (aşure günü) oruçlu olarak buldu. Ve =
«Bu ne oruçtur?» diye sordu. Yahudiler t Bu gün Allah'ın Musa'yı (düşmanlarından) kurtardığı ve Firavun'u boğdurduğu gündür. Mû-sâ (Aleyhisselâm) (Allah'ın bu lütfuna) şükür olarak bu gün oruç tutmuştur, dediler. Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellern) :
*Biz Mûsâ'fnın sünnetini ihya) ya sizden ziyâde yakın ve hak sahibiyiz» buyurdu. Ve o gün oruç tuttu. O gün oruç tutmayı da emretti."

1735) ;ı... Muhammed bin Sayfî (18) (Radtyallâhü anh)'âen; Şöyle demiştir :   Rcsûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Aşure günü   bize:
—  «Sizden bugün bir şey yiyen var mı?» diye sordu. Biz î
—  Bizden yiyen de var, yemiyen de var, diye cevap verdik.   O:
—  «Artık (bir şey) yemiş olan ve  (bir şey) yememiş olan hepiniz, bu gününüzün kalan kısmını (oruçla) tamamlayınız ve Arûd halkına haber gönderin. Onlar da günün kalan kısmını (oruçla) tamamlasınlar.» buyurdu. Râvi demiştir ki: Medine dolaylarındaki Arûd ehlini kasdetmiştir."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun isnadı, Buhârİ ve Müslim'in şartı üzerine sahîh - garibtir. Şa"bî'den başka Kimse Muhammed bin Sayfî (R.A.)'den rivayet etmemiştir. Buhârî ve Müslim'de Seleme bin el-Ekvâ' (R.A.) ve er-Rubeyyi binti Muavviz (R.A,) hadisinden bu hadîsin şahidi vardır. El-Müzzî, Nesaî'nin de bu hadîsi rivayet ettiğini söylemiş ve İbnü's-Senİ'nİn rivayetinde yoktur.

1736) "... İbn-i Abbâs (Radıycıllâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«(And olsun) Eğer ben gelecek yıla kadar sağ kalacak olursam. Muharrem ayının dokuzuncu günü oruç tutacağım.» buyurdu.
Ebû Alî demiştir ki: Ahmed bin Yunus bu hadîsi İbn-i Ebi Zi'b' den rivayet ederek şu İlâveyi yapmıştır: Aşure gününü kaçırmak korkusuyla (Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) böyle buyurmuştur.)"

1737) ... Abdullah bin Ömer (bin el-Hattab) (Radıyallâhü anhümâ)'-rian : Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selleml'in yanında Aşure gününden bahsedildi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  buyurdu ki:
«Aşure günü, câhiliyyet ehlinin oruç tuttuğu bir gündür. Artık sizden o gün oruç tutmak isteyen tutsun ve o gün oruç tutmak iste-miyen de o günün orucunu terketsin.»"

1738) "... Ebû Kaîâde (Radtyaliâhü anh)*fen rivayet edildiğine yöre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Allah'ın, Aşure günü orucuyla ondan önceki yi!(in günahların) ı bağışlamasını şüphesiz umarım.»"

 

PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUCU BABI

1739)     ,. Rebîa bin el-Gaz (19)'dan rivayet edildiğine göre:
Kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellemî'in (nafile) oruç
durumunu Âişe   (Radıyallâhü anhâ)'ya sormuş, Âişe   CRadıyallâhü
anhâ) da :
O, Pazartesi ve Perşembe (günleri) orucunu öncelikle arzulardı.
demiştir."

1740)    "...  Ebû Hureyre (Rud/yal/âftii anh)\\cn;  Şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Pazartesi ve Perşembe (günleri) oruç tutardı. Kendisine:
Yâ Resûlallsh! Sen Pazartesi ve Perşembe oruç tutarsın, diye hikmeti soruldu. O buyurdu ki:
• Pazartesi ve Perşembe günleri Allah İeâlâ her müslümum mağfiret eyler. Kttfl olanlar müstesna. Allah : 'Küs olan bu iki kişi barıya kadar onları bırak' buyurur.""
1741)    "... Ebû Mücîbe el-Bâhilî'nin babasından veya amcası (Radiyajlâ-kü anhiim)'den; Şöyle demiştir :

Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak : Ey Allah'ın Nebisi! Ben geçen yıl senin yanına gelen adamım, dedim. O :
«Ne oldu? Ben senin vücûdunu zayıf görüyorum.» buyurdu. (Ra-vi demiştir ki: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in muhatabı
—  Yâ Resûlallah! (Geçen yıl seninle görüştüğüm günden bugüne kadar) gündüz hiç yemek yemedim. Yalnız gece yemek yedim, diye cevap verdi. Efendimiz ;
—  «Kim sana kendi nefsini  (aç bırakmakla)  ta'zib etmeni emretti?» buyurdu.   (Adam demiştir ki:)  Ben;
—  Yâ Resûlallah! Ben güçlüyüm, dedim. O:
—  «Sabır (Ramazan)  ayı ve ondan sonra bir gün oruç tut- buyurdu. Ben :
—  Şüphesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter, dedim. O:
—  «Sabır ayı ve ondan sonra iki gün oruç tut.» buyurdu. Ben:
—  Şübhesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter dedim. O :
—  «Sabır ayı, ondan sonra üç gün oruç tut ve haram ayların orucunu tut.» buyurdu."

1742)    "... Ebû Hüreyre (Radtyaİlâhü anh)'Ğen: Şöyle demiştir:
Bir adam Peygamber  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) e gelerek: Ramazan ayından sonra hangi oruç efdaldir? diye sordu. O t
-Muharrem dediğimiz Şehrullah (orucu)» buyurdu."

1743)    "... İbn-i Abbâs (Radtyallâhü ankümâ)'âan; Şöyle demiştir : Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Recep (ayı) orucundan nehiy buyurmuştur."

1744)     "... Muhammed bin İbrahim'den rivayet edildiğine göre: Üsâme bin Zeyd (Radıyallâhü anhümâ) haram aylar orucunu tu-tarmış. Sonra Resûiullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)   ona;
«Şevval ayı oruç tut.» buyurmuş. Bunun üzerine Üsâme (Radıyallâhü anh) haram aylar orucunu bırakarak vefat edinceye kadar, dâima Şevval ayı oruç tutmuştur."

1745)    "...  Kbû  Hüreyre  (Radıyallâhü anh)<\en rivâyel .edildiğine »ine: ResûIuDah (Sallallahü Aleyhi ve Scllcm) ^öylf buyurdu, demiştir :
Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.» Râvi Muhriz kendi rivayetinde Resûlullah  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in :
«Oruç sabrın yarısıdır.» buyurduğunu da ilâve etmiştir."

 

BİR ORUÇLUYA İFTAR (YEMEĞİNİ) VERENİN SEVABI HAKKINDA

1746) "... Zeyd bin Hâlirl el-Cühcnî (Radtyaltâhü anh)\ien rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellcm) $öyle buyurdu, demiştir :
«Oruçlulara iftar (yemeğini) veren kimseye o oruçluların sevab-larından hiç bir şey eksi İtme ksizin onların sevabının bir misli olmuş olur.»"

1747) "... Abdullah bin ZüUeyr (Radıyaltâhü anhümâ)\\m\: Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Sa'd bin Muâz (Radıyallâhü anh)''n yanında iftarını açtı. Sonra:
buyurdu."

 

YANINDA YEMEK YİYİLEN ORUÇLU HAKKINDA

1748)    "... Ümmü Ümâre (21)   (Radıyallâhü anhâ)'dan;  Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize geldi. Biz Ona yemek sunduk. Onun yanında bulunanlardan birisi oruçluydu. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
«Oruçlunun yanında yemek yenildiği zaman melekler ona duâ ve istiğfar ederler.»"
(21) Ümmü Ümâre, Ensar'dan Habib bin Zeyd'in büyük annesidir. Ve Abdullah bin Zeyd'in annesidir. Adının Neslbe binti KaT> bin Amr el-Ensariyye olduğu söylenir. Meşhur bir sahabidir. (TuhfetÜ'l-Ahvezl: C : 2, Shf.

1749) "... Büreyde (Radıyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre; Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Bilâl (Radtyallâhü anh)'a :
—  «Yâ Bilâl! Öğle yemeğine (otur.)» buyurdu. Bilâl (Radıyallâhü anh) :
—  Ben oruçluyum, dedi. Bunun üzerine Resûlullah  (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) :
—  -Biz rızıklanmızı yiyoruz. Bilâl'in rızkının fazlı cennettedir. Yâ Bilâl! Oruçlunun yanında yemek yiyildiği sürece Onun kemiklerinin U&bîh ettiğini ve meleklerin onun için mağfiret dilediklerini bilir misin?» buyurdu."

1750)    "... Ebû Hüreyre  (Radıyallâhü anJt)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeHem) şöyle buyurdu, demiştir :
-Biriniz oruçluyken yemeğe davet edildiği zaman : Ben oruçluyum, desin.-"

1751)    "... Oâbir (Rathyıtllâhü anh)'den rivayet edildiğine göre;  Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel/em) şöyle buyurdu, demiştir :
«Bir kimse oruçlu olduğu halde yemeğe davet edilirse (davete) icabet etsin. Artık dilerse yemek yiyer, dilerse yemek yemeyi bırakır.»"

 

ORUÇLUNUN DUASI REDDEDİLMEZ(HAKKINDAKİ) BÂB

1752) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Saİlalhıhü Aleyhi ve Seli em) şöyle buyurdu, demiştir :
«Üç sınıf insan vardır ki duası Allah katında reddolunmaz : Âdil devlet reisi, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlumun duası. Allah mazlumun duasını, kıyamet günkü bulutun üstüne yükseltir, gök kapıları Ona açılır ve Allah Teâlâ ı
«İzzetime yemin ederim ki ey mazlum! Bir süre sonra bile olsa behemahal sana yardım edeceğim» buyurur.-"

1753)  Abdullah bin Amr bin el-As (Radtyallâhü anhümâydan rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) $oyle buyurdu, de-mistir :
.Şüphesiz her oruçlu için iftarını açtığında reddedilmeyen bir duâ vardır.»
ibn-i Ebi Müleyke demiştir ki. Abdullah bin Amr bin el-As (Radıyallâhü anhümâ) n.n iftarın, açtığı zaman şu duây. okuduğunu kendisinden işittim
.AUahım! Herşeyi kaphyan rahmetin hakkı için bana mağfiret et meni Senden dilerim.»11

 

RAMAZAN BAYRAMI GÜNÜ (BAYRAM NAMAZINA) ÇIKMADAN ÖNCF BİR ŞEY YEMEK HAKKINDA

1754)    " ... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü ani f'âen: Şnyle demiştir:
Peygamber (Sallaiiahü Aleyhi ve Sellem) birkaç hurma yemedikçe Ramazan bayramı günü (bayram namazına) çıkmazdı.1'

1755)    "... İbn-i Ömer (Radıyallâhü anhümâyâan;  Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ashabına fıtır sadakasından yedirmedikçe Ramazan bayramı günü (bayram namazına) çıkmazdı."

1756)    "... Büreyde bin Husayb (Radıyallâhü anhyden; Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan bayramı günü (bir şey) yemedikçe (bayram namazına) çıkmazdı ve kurban bayramı günü bayram namazından dönmedikçe (bir şey) yemezdi."

 

ÖLÜP DE BOYNUNDA ÖZÜRSÜZ OLARAK TUTMADIĞI RAMAZAN ORUCU BULUNANLARIN BABI

1757) "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü ankümu)'âan rivayet edildiğine göre: Resul ul la h (S ali ali ahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim ki üzerinde bir ayın oruç (borc)u varken ölürse, ondan bedel olarak her gün yerine bir yoksula (yemek) yedirüsin.»"

 

ÖLÜP DE ÜZERİNDE ADAK BORCU BULUNANIN (BEYÂNI) BABI

1758)    "... İbn-İ Abbâs  (Radtyallâhü anhümâ)'dan:   Şöyle demiştir:
Bir kadın Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Yâ Resûlallaht Kız kardeşim boynunda aralıksız iki ay (kefaret) oruç (borcu) bulunduğu halde Öldü. dedi. Efendimiz:
—  «Söyle bakayım. Eğer senin kızkardeşinin boynunda bir borç bulunmuş olsaydı sen o borcu ödiyecek miydin?» diye sordu. Kadın »
—  Evet ödiyecektim, dedi. Efendimiz i
—  «O halde Allah'ın hakkı, öncelikle ödenmesi gereken bir haktır.» buyurdu."

1759)    "... Biireyrle bin Husayb (Radtyallâhü a«A)'den; Şöyle demiştir:
Bir kadın Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e gelerek ı
—  Yâ Resûlallah! Annem üzerinde oruç borcu olduğu halde öldü. Ben ona bedel olarak oruç tutayım mı? diye sordu. Efendimiz;
—  -Evet» buyurdu.

 

RAMAZAN AYINDA MÜSLÜMAN OLAN HAKKINDA

1760)    "... Atiyye bin Süfyân (Radıyallâhü ank)'âen; Şüyle demiştir.
Sâjüf kabilesinin müslümanlığı kabul etmesi konusu için Resû-lullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanma giden heyetimizin bize anlattığına göre; heyet Ramazan ayı içinde Onun yanına (Medine'ye) varmışlar. O, hey'et için Mescid-i Nebevî'de bir çadır kurmuş; heyet müslüman olunca Ramazan ayının kalan kısmı oruç tutmuş lardır."

 

KOCASININ İZNİ OLMAKSIZIN ORUÇ TUTAN HAKKINDA

1761) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhy<\en rivayet edildiğine göre: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellrm) şöyle buyurdu, demiştir :
«Eşi hazırken izni olmadan kadın. Ramazan ayı orucundan başka gün oruç tutamaz.»"

1762)    "... Ebû Saîd(-i Hudıî) (Radtyaüâhü ank)'den; Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ  eşlerinin izni olmaksızın kadınları (nafile) oruç tutmaktan nehiy buyurmuştur."

 

BİR KAVME MİSAFİRLİĞE GİDEN KİŞİ ONLARIN İZNİ OLMADAN ORUÇ TUTAMAZ

1763) "... Âtşe (Radtyaüâhü an/râ/dan rivayet edildiğine göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Adam bir kavme misafirliğe gittiği zaman, ancak onların izniyle
oruç tutabilir.»"

 

ŞÜKÜR EDEN ORUÇSUZ, SABREDEN NAFİLE ORUÇLU GİBİDİR DİYEN HAKKINDA

1764)    "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'c\en rivayet edildiğine göre; Peygamber (Saîlallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Şükür eden oruçsuz, sabreden nafile oruçlu mevkiindedir.»"

1765) "... Peygamber (Şaliallahü Aleyhi ve Sellcm)'h\ ashabından Sinan bin Senne el-Eslemî (Radıyallâhü anh)'<\z\\ rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Setİcyt) şöyle buyurdu, demiştir :
«Şükreden oruçsuz*. sabreden nafile oruçlunun sevabının misil vardır.»"

 

KADİR GECESİ (NİN HANGİ GECE OLDUĞU) HAKKINDA

1766)    "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü t/«/f>'den; Şöyle demiştir: Bir yıl (Kadir gecesini aramak için) Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber Ramazan'ın ortasındaki on gece (gündüzleri ile beraber) îtikaf ettik. Resûlullah (Yirminci günün sabahı itikâf yerinden çıkarak bize) :
«(Uykuda) bana Kadir gecesi (nin tüm alâmetleri) gösterildi. Sonra unutturuldu. Sizler Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde arayınız.» buyurdu."

 

RAMAZAN AYININ SON ON GÜNÜNÜN FAZİLETİ

1767)       .     Âişe (Radtyallâhü ankâ)'ûnn: Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın son on gününde ibâdetler hususunda başka zaman göstermediği ciddî bir çalışma (ve üstün gayreti) gösterirdi."

1768)    "... Aîşe (Radıyallâhü anhây&vm\ Şöyle demiştir:
Ramazan'in son on günü girince Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seli e m) gecesini ihya eder, (ibâdet hususunda) ciddi bir çalışmaya girer ve aile fertlerini (ibâdet için) uyandırırdı."
1769) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)\\en: Şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her yıl (Ramazan ayında) on gün itikâf ederdi. Vefat edeceği yıl olunca (Ramazan ayında) yirmi gün itikâf etti ve her yıl (Ramazan ayınca Cebrail aleyhisss-lâm tarafından) O'na Kur'an bir defa arzedilirdi. Vefat edeceği yıl olunca O'na iki defa arzedildi."

1770)    "... Übeyy bin Ka'b (Radıyollûhü anh)'(\en. Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (her yıl) Ramazan'ın son on günü itikâf ederdi. Bir yıl (Ramazan'da) sefere çıktı. Gelecek yıl olunca (Ramazan'da) yirmi gün itikâf etti."
 


İTİKÂFA BAŞLIYAN VE İTÎKÂFI KAZA ETMEK

1771)    "... Âişe (Radıyallâkü anhâ)'dan; Şöyle demiştir : Peygamber  (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)  itikâf etmek İstediği zaman sabah namazını kılar, sonra itikâf etmek istediği (Mesciddeki yere) giderdi. (Bir yıl) Ramazanın son on günü İtikâf etmek istedi. Emir buyurdu. Kendisi için (Mescid içinde) bir çadır kuruldu. Sonra Âişe (Radıyallâhü anhâ) bir çadır getirilmesini emretti. Ona da bir çadır kuruldu. Hafsa (Radıyallâhü anhâ) da bir çadırın getirilmesini emretti. Onun için de bir çadır kuruldu. Zeyneb (Radıyallâhü anhâ), Âişe İle Hafsa (Radıyallâhü anhümâVnm çadırlarını görünce O da bir çadırın kurulmasını emretti. Onun için de kuruldu. Sonra Resûlullah   (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)   bu durumu  görünce (muhterem üç hanımına hitaben) :
«Siz hayır ve takva mı istiyorsunuz?» buyurdu. Ve (O yıl) Ramazan" da itikâf etmedi. Şevvâl'de on gün itikâf etti."

 

BİR GÜN VEYA BİR GECE İTİKÂF ETMEK

1772)      ... Ömer bin el-Hattâb (Radtyaliâkü ank)'den rivayet edildiğine
göre:Üzerinde, câhiliyyet (zamanın) da nezretmiş olduğu bir gecelik itikâf borcu vardı. (Bu durumu) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e sormuş ve Peygamber, itikâf (borcunun) ifâsını O'na emretmiştir."

 

'MUTEKÎF  (ÎTİKÂFTA OLAN) MESCİDİN BELİRLİ BİR YERİNDE DEVAMLI DURUR

1773)      ... Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü anhümâ)'6an: Şöyle demiştir: Resûlullah {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın son on gecesi itikâf ederdi.
(Râvi) Nâfi' demiştir ki: Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü an-hümâî Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in itikâf ettiği (Mes-ciddeki yeri bana gösterdi."

1774)    "... (Abdullah)   bin Ömer (Radtyaliâkü ankümâydan.  Şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) itikâf edeceği zaman Onun yaygısı (Mescid'deki) tevbe sütununun arkasına atılırdı veya yatağı oraya koyulurdu."

 

MESCİDDEKÎ ÇADIRDA İTİKÂF ETMEK

1775)    "...  Kbix Saîrl-î Hurin (RadtyaUâhü ank)\\tv\\ Şöyle demiştir :
ResûlulJah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Mescid'de keçeden mamul) bir Türk çadırında itikâf etti. Çadırın kapı yerinde bir hasır parçası vardı. Ebû Saîd demiştir ki: Resûlullah bu hasırı eliyle aldı ve çadırın bir tarafına koydu. Sonra başını çadırdan dışarı çıkardı ve (Mescidde bulunan) cemaata hitap etti."
 


MUTEKİF  (İTİKÂF EDEN)  HASTAYI ZİYARET EDER VE CENAZELERE KATILIR' HAKKINDAKİ

1776)      ... Aişe (R adı yalla hu ankâyâan; Şöyle demiştir:
Ben (Mescid'de itikâfta iken) odamda hasta bulunduğu hâlde (kaza-ı) hacet için girerdim de hastanın hâlini sadece yanından geçerek sorardım. Aişe  (Radıyallâhü anhâ) demiştir ki:
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (ev halkı ile beraber) itikâfta oldukları zaman odasına yalnız (kaza-ı hacet) için girerdi."

1777) "... Enes bin Mâlik (Radtyallâkü a»*;'den rivayet edildiğine göre: Resülullah (SaUaliahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Mutekif, cenazeyi takip eder ve hastayı ziyaret eder.-



MUTEKİF, BAŞINI YIKAR VE SAÇINI TARAR' HAKKINDA

1778)    '... Aişe (Radtyallâhii anhâ)Vtan : Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellern) itikâfta iken (hücremin kapısından) başını bana yaklaştırırdı. Ben de hücrem içinde ve ha-yızh iken O da mescid içinde olduğu halde (bana yaklaştırdığı) başını yıkardım, saçını da tarardım."

 

MUTEKİFİ MESCİD İÇİNDE EŞÎ ZİYARET EDER' BABI

1779)     •... Peygamber (SaltaUakü Aieyki ve Sellem)' in zevcesi Safiyebint-i Huyey (Radtyallâfıü onAdJ dan rivayet edildiğine göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayının son on gecesinde Mescidi Nebevide itikâfta iken kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeİlemJ'i ziyaret etmek üzere yanına gelmiş ve yanında yatsıdan sonra bir saat kadar konuştuktan sonra evine dönmek üzere ayağa kalkmış. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seliem) de Onu evine geçirmek için Onunla beraber kalkmış. Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme (Radıyallâhü an-hât'nın odasının yanındaki Mescid kapısının yanına ulaştığı zaman Ensar'dan iki adam onların yanından geçmişler ve Resûlullah (Sal tallahü Aleyhi ve Sellem) *e selâm verdikten sonra hızlı geçmişler. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onlara:
«Hızlı gitmeyiniz. Demin yürüdüğünüz gibi yürüyün. Yanımdaki kadın (zevcem) Safiyye bint-i Huyey'dir.» buyurmuş. Adamlar:
Yâ Resûlallah! Biz Allah'ı (Resulünün uygunsuz bir harekette bulunmasından) tenzih ederiz, dediler. Ve Peygamber'in yanındaki kadının kimliğini açıklamak ihtiyacını duyması onlara ağır geldi. Bunun üzerine Resûlullah (Salfalahü Aleyhi ve Seltem) :
«Şeytan, Âdem oğlun (un vücûdun) dan kanın dolaştığı her yerde dolaşır. Ben (temiz kalplerinize) şeytanın (kötü) bir şüphe atmasından korktum.» buyurdu.

1780)    "... Âişe (Radıyallâhü anhâ>Vlan; Şöy!e demiştir:
Bir defa Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in zevcelerinden birisi Onunla beraber itikâf etti ve (hayız günlerinden başka günlerdeki bu itikâfı esnasında akan kanında) kırmızılık ve sarılık görürdü. Bazen (kanının akmasından dolayı) altına leğen koyardı."

 

İTİKÂFIN SEVABI

1781) "... İbn-i Abbâs (Radıyallâhü anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mutekif hakkında şöyle buyurdu, demiştir :
İtikâf (veya mutekif) günahları hapseder (= engeller) ve tüm iyilikleri işleyen gibi Ona iyilikler yazılır.»"

 

RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMININ İKİ GECESİNİ İHYA EDEN

1782) "... Ebû Ümâme (Radtyallâkü ankyâtn rivayet edildiğine göre; Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim sevabını Allah'tan umarak (ve sırf O'nun rızası için) Ramazan ve Kurban bayramının iki gecesini ibâdetle ihya ederse kalb-lerin öldüğü gün Onun kalbi ölmiyecektir.-"