ORUÇ KİTABI - Oruc - Mace
![]()
ALLAH YOLUNDA BİR GÜN ORUÇ TUTMAK
AY (BAZEN) YİRMİDOKUZ GÜN OLUR HAKKINDA
BİR GÜN VEYA BİR GECE İTİKÂF ETMEK
BİR KAVME MİSAFİRLİĞE GİDEN KİŞİ ONLARIN İZNİ OLMADAN ORUÇ TUTAMAZ
BİR ORUÇLUYA İFTAR (YEMEĞİNİ) VERENİN SEVABI HAKKINDA
DEVAMLI (YIL BOYUNCA) ORUÇ TUTMAK
GEBE VE SÜT EMZİREN KADINLARIN ORUÇ TUTMAMALARI
GECEDEN ORUCA NİYET ETMEK VE NAFİLE ORUCU BOZMA SERBESTLİĞİ HAKKINDA
İFTARI NE İLE AÇMANIN MÜSTEHAB OLDUĞUNA DÂİR
İTİKÂFA BAŞLIYAN VE İTÎKÂFI KAZA ETMEK
KADİR GECESİ (NİN HANGİ GECE OLDUĞU) HAKKINDA
KOCASININ İZNİ OLMAKSIZIN ORUÇ TUTAN HAKKINDA
MESCİDDEKÎ ÇADIRDA İTİKÂF ETMEK
MUTEKİF (İTİKÂF EDEN) HASTAYI ZİYARET EDER VE CENAZELERE KATILIR' HAKKINDAKİ
'MUTEKÎF (ÎTİKÂFTA OLAN) MESCİDİN BELİRLİ BİR YERİNDE DEVAMLI DURUR
MUTEKİFİ MESCİD İÇİNDE EŞÎ ZİYARET EDER' BABI
ÖLÜP DE BOYNUNDA ÖZÜRSÜZ OLARAK TUTMADIĞI RAMAZAN ORUCU BULUNANLARIN BABI
ÖLÜP DE ÜZERİNDE ADAK BORCU BULUNANIN (BEYÂNI) BABI
ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLIYAN ADAM HAKKINDA
ORUÇLU İÇİN HACÂMET (OLMAK VE ETMEK)
ORUÇLU İÇİN MİSVAK KULLANMAK VE GÖZE SÜRME SÜRMEK
ORUÇLUNUN DUASI REDDEDİLMEZ(HAKKINDAKİ) BÂB
ORUÇLUNUN GIYBET VE ÇİRKİN SÖZ SÖYLEMESİ
ORUÇLUNUN MÜBAŞERET (ÇIPLAK TENİNİN, EŞİNİN ÇIPLAK TENİNE DEĞMESİ)
PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUCU BABI
RAMAZAN AYINDA MÜSLÜMAN OLAN HAKKINDA
RAMAZAN AYININ SON ON GÜNÜNÜN FAZİLETİ
RAMAZAN BAYRAMI GÜNÜ (BAYRAM NAMAZINA) ÇIKMADAN ÖNCF BİR ŞEY YEMEK HAKKINDA
RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMI GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN NEHİY HAKKINDA
RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMININ İKİ GECESİNİ İHYA EDEN
RAMAZAN (AYIN) DAN BİR GÜN ORUÇ BOZANIN KEFARETİ
ŞABAN AYINDA RAMAZAN AYINA KADAR PEŞPEŞE ORUÇ TUTMAK
ŞEVVAL AYINDAN ALTI GÜN ORUÇ TUTMAK
ŞÜKÜR EDEN ORUÇSUZ, SABREDEN NAFİLE ORUÇLU GİBİDİR DİYEN HAKKINDA
TEŞRİK GÜNLERİNİN ORUCUNDAN NEHİY HAKKINDA
YANINDA YEMEK YİYİLEN ORUÇLU HAKKINDA
ORUCUN FAZİLETİ
1638) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Âdem oğlunun işlediği her hasene (hayır ve ibâdet mükâfat
yönünden) on mislinden yedi yüz misline, Allah'ın dilediği
sayıya kadar arttırılır. Allah Teâlâ buyuruyor ki: Fakat
oruç böyle değildir. Çünkü oruç benim içindir. Ve onun
mükâfatını ben veririm. Oruçlu kişi şehvetini ve
yemeğini benim için bırakır. Oruçlu için iki sevinç vardır.
Birinci sevinç iftar yaktindeki sevincidir. Diğer sevinci de Rabbine
kavuştuğu zamanki sevincidir. (And olsun ki) Oruçlunun
ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha
güzeldir.»"
1639) ... Tîenî Amir
bin Sa'saa kabilesinden Mutarrif
(Radtyallâhü anh)'i\fx\ rivayet edildiğine göre :
Osman bin Ebi'l-Âs es-Sakafİ (Hadıyallâhü
anh) (1), kendisine süt içirmek istemiş Mutarrif de :
Ben oruçluyum, demiş. Bunun üzerine Osman : Ben, Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve SellemJ'i söyle buyururken işittim, demiştir :
«Oruç, birinizin savaştan koruyucu kalkanı gibi Cehennem
ateşinden koruyucu bir kalkandır.»"
1640) '... Sehl bin Sa'd (es-Sâîdî) (Radıyallâkü anhümâ)'dan rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Şüphesiz Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Kıyamet
günü : Oruçlular nerededir? diye çağrı yapılır. Kim
oruçlulardan idiyse o kapıdan girer ve o kapıdan giren bir kimse
ilelebed susuzluk duymaz.»"
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ
1641) ... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü
anh)'âen rivayet edildiğine göre: Resûhıllah (SaUaUahü Aleyhi
ve Selimi) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekliyerek Ramazan orucunu
tutarsa geçmiş günahı bağışlanır»
1642) ... Ebû Hüreyre (Hadiyallahii (/«///den rivayet edildiğine göre;
Resûlulluh (Sa/lal/ahii Aivyhi vt Svlhm)
şiiyle buyurmuştur :
«Ramazan ayının ilk gecesi olunca şeytanlar ve cinlerin âsileri
zincirlere vurulur. Cehennemin kapıları kapatılır da hiç
bir kapısı açılmaz. Cennet'in kapıları
açılır da hiç bir kapısı kapanmaz ve bir nida edici: Ey
hayır isteklisi (hayır işlemeye) yönel, ey şer
İsteklisi! kendini tut. Allah tarafından ateşten âzâd edilenler
olur, diye çağırır. Bu (çağrı ve âzâd
edilme İşi) Ramazanın her gecesinde olur.»*'
Iö43) ... Câhil" (Radnallâhii anh)\\en rivayet edildiğine güre;
Resûlul-lah (SaUalitıhü Aleyhi ve Sel/em) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Şüphesiz her iftar vaktinde Allah tarafından (Cehennem ate-sinden)
âzâd edilenler olur. Bu (Ramazanın) her gecesinde olur.»"
1044) "... Ent'.s bin Mâlik
(Radıyullâhii un/ı)'tien\ Şöyle demiştir:
Ramazan ayı girdi de Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seliem)
şöyle buyurdu :
«Bu aya girmiş bulunuyorsunuz. Onda bin aydan hayırlı bir gece
vardır. Bu gecetnin kazancın)dan mahrum olan bir kimse hayrın
tümünden mahrum olmuş olur, ve bu gecenin hayrından yalnız
saadetten payı olmayan kimse mahrum kalır.-"
ŞEK GÜNÜNÜN ORUCU
(2) Hilâlin görüldüğü söylentisi halk arasında
dolaştığı, fakat sübûta ermediği İçin Ramazan'dan
mı Şa'ban'dan mı diye şüphe edildiği ve Sa'banın
29'uncu gününü takip eden güne «Şek günü» denilir.
1645) "... Sıla bin Züfer (Radtyallâhü anh) (3)'den:
Şöyle demiştir:
Biz (Ram az an'dan mı Şa'ban'dan mı olduğunda) şek
edilen gün Ammâr (bin Yâsir) (Radıyallâhü anhümâ)'nın yanında
idik. (Pişirilen) bir koyun getirildi. Cemâatin bir kısmı (onu)
yemekten uzak durdular. Bunun üzerine Ammâr (Radıyallâhü anh) :
Kim bu gün oruç tutarsa şüphesiz Ebû Kasım (Muhammed) (SaJ-lallahü
Aleyhi ve Sellem)'e isyan etmiş olur, dedi."
1646) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâkü anh)'den; Şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hilâli görmeden önce (Ramazan
niyetiyle) bir gün oruç tutmaya acele etmeyi
yasaklamıştır."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Râvi Abdullah bin Saîd
el-Makberî'nin zayıflığı üzerinde âlimler ittifak ettikleri
için bu sened zayıftır.
1647) "... El-Kâsım Ebû ,\bdirrahman (Radtyallâkü
anh) (4)'den rivâyet edildiğine göre kendisi, Muâviye bin Ebî Siifyân
(Radıyallâhü ankümâ)'yı minber üzerinde şöyle söylerken işi
t mistir :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayından önce minber
üzerinde şöyle buyururdu :
«Oruç şu gündür. Biz o gün gelmeden Önce oruç tutarız. Artık kim
dilerse önceden tutar. Ve kim dilerse oruç tutmayı o güne kadar tehir
eder.»"
ŞABAN AYINDA RAMAZAN AYINA KADAR PEŞPEŞE
ORUÇ TUTMAK
1648) '... Ummü Seleme (Radıyallâhü ankâ)'dar\; Şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Şaban ayını oruç
tutarak Ramazan ayına birleştirirdi."
1649) "... Rebîa bin el-Ğaz (5) (Radıyallâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre :
Kendisi, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in oruç durumunu Âişe
(Radıyallâhü anhâ)'ya sormuş ve Âişe (Radıyallâhü anhâ):
O, Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet
Şâban'ı Ra-m azan'la birleştirirdi, demiştir.
ÂDET EDİNDİĞİ ORUCU RASTLIYANDAN
BAŞKASININ RAMAZAN'DAN (BİR-İKİ GÜN) ÖNCE ORUÇ TUTMASININ
YASAKLIĞI HAKKINDA
1650) "... Ebû Hüreyre
(Radtyallâhü an hy den rivayet edildiğine göre ■
Kesulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir
;«Ramazan (ayı) orucunu bir* veya iki gün (oruç tutmak) ile
karşılamayınız. Ancak oruç tutma âdeti olan adam, o orucu
tutar (tutsun.)»"
1651) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre; ResûJullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Şaban ayı yarılanınca artık Ramazan gelinceye kadar
oruç tutmak yoktur.»"
HİLÂLİ GÖRMEYE ŞAHİTLİK ETMEK
1652) "... (Abdullah) İbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâ/dan; Şöyle
demiştir :
Bir A'rahî, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'o gelerek: Ben bu gece
Ramazan hilâlini gördüm, dedi. Efendimiz Ona:
«Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in
Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet ediyor musun?» buyurdu. Adam
ı Evet, dedi. Efendimiz:
«Kalk yâ Bilâl! Yarın oruç tutmaları için halka ilân yap.» buyurdu.
1653) "... Ebû Ümeyr (Abdullah) bin Enes bin Mâlik (Radıyallâhü
an-hümâ)'da.n; Şöyle demişiir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in ensârdan olan sahâ-bîlerinden
amcalarım, bana hadîs anlatarak dediler ki: Şevval (ayın) in
hilâli, havanın bulutlu olması nedeniyle görülmedi. Bu sebeple
(Ramazanın otuzuncu günü) oruçlu olarak sabahladık. O gün akşama
doğru bir cemâat gelerek: Dün (akşam) hilâli gördüklerine Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in yanında şahitlik ettiler. Bunun
üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sahâbilere
oruçlarını bozmalarını ve yarın bayram namazına
.çıkmalarını emretti."
HİLÂL GÖRÜLDÜĞÜNDE ORUÇ
TUTUNUZ VE (ŞEVVÂLJ HİLÂLİ GÖRÜLDÜĞÜNDE İFTAR
EDİNİZn (BAYRAM YAPINIZ) KONUSU
1654) "... Abdullah bin Ömer (Radtyallâhil anhümâ)'dan rivayet
edildiğine #öre; Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Scliem) şöyle
buyurdu, demiştir :
-Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruç tutunuz ve Şevval hilâlini
gördüğünüz zaman iftar ediniz (bayram yapınız.) Eğer bulut
(veya toz) hilâli görmenize engel olursa Ramazan hilâli için (otuz günü
doldurmayı) takdir ve hesap ediniz. (Ramazan'ı otuz güne doldurarak
bayram ediniz.)» İbn-i Ömer (Radıyallâhü anhümâ) (hava bulutlu
olduğunda) Ramazan hilâlinden bir gün önce oruç tutardı."
1655) "... Ebû Hüreyıe (Radıyallâhü (/«///den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Seflem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruç tutunuz ve Şevval hilâlini
gördüğünüz zaman iftar ediniz (bayram yapınız.) Eğer hava
bulutlu ise otuz gün oruç tutunuz.»"
AY (BAZEN) YİRMİDOKUZ
GÜN OLUR HAKKINDA
1656) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü
an/ı )'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Seller)}) :
«Aydan kaç gün geçti?» buyurdu.
Ebû Hüreyre (Radyallâhü anh) : Biz
yirmiiki gün (geçti) ve sekiz gün kaldı,
diye cevap verdik, dedi. Bunun üzerine Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (ellerinin parmaklarıyla işaret
ederek) üç defa :
«Ay şu kadardır, ay şu kadardır, ay şu
kadardır.» buyurdu ve üçüncü defada bir parmağını
yumdu."
1657) "... SaVI bin Kbî Vakkâs (Radıyallûhü anh)\]an rivayet
edildiğine «üre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (ellerinin
parmaklarıyla işaret ederek) :
«Ay şu kadar, şu kadar ve şu kadardır.» buyurdu. Ve üçüncü
defada (bir parmağını yummakla) yirmidokuz
sayısını belirtti."
1658) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den; Şöyle
demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayatta iken Ramazan
ayı orucunu yirmidokuz gün olarak tutmamız, otuz gün olarak
tutmamızdan fazla idi."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedi, Müslim'in
şartı üzerine sahihtir. Ancak adı Said bin İyâz Ebû Mes'ud
olan el-Cüreyrî ömrünün sonunda rivayetleri
karıştırmıştır. Bu hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî
İbn-i Mes'ud (R.A.)'den rivayet etmişlerdir.
İKİ BAYRAM AYLARI
1659) "... Ebû, Bekrete (Radıyallâhü
anh)'âen rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«İki bayram ayları (olan) Ramazan ve Zilhicce noksan olmazlar.»"
1660) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü ank)'âer\
rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir :
-Fıtır (Ramazan bayramı) günü iftar ettiğiniz
gündür. Kurban (bayramı) günü kurbanı kestiğiniz gündür.»"
YOLCULUKTA ORUÇ TUTMAK
1661} •... İbn-i Abbâs (Radtyallâhü anhümâydan; Şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yolculukta oruç (da) tutmuş,
iftar da etmiştir."
1662) "... Âişe (Radıyallâhü ankâ)\\an:
Şöyle demiştir : Hamza el-Eslemî (Radıyallâhü anh) (6)
Resûlullah (Sallallahü Aleyhive Sellem)'e :
(5) Hamza bin Amr bin Umeyr Ebû Salih, büyük bir sahâbidir. Eşlemi
kabilesine mensubtur. Peygamber (A.S.)'den, Ebû Bekir (R.A.) ve Ömer (R.A.)'den
rivayette bulunmuştur. Kendisinden de oğlu Muhammed, Hanzala bin Ali,
Süleyman bin Yesâr, Ebû Seleme ve başkaları rivayet etmişlerdir.
Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî ve Ta'liklerinde Buhâri. Onun rivayetlerini
almışlardır. Hicretin 91. yılı vefat etmiştir.
Ben (hazerde) çok oruç tutuyorum. Yolculukta da oruç tutmama izin verir misin?
diye sordu. Efendimiz :
«Dilersen oruç tut, dilersen iftar et- buyurdu."
1663) '... Ebü'd-Derdâ' (Radtyallâhü a«*)'dçn; Şöyle
demiştir:
And olsun ki Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in
yolculuklarının birisinde çok sıcak bir gün onunla beraberken
kendimizi öyle bir durumda gördüm ki; herkes sıcaklığın
şiddetinden elini başına koyuyordu. Cemaatımızda Resûllulah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile Abdullah bin Revâhâ (Radıyallâhü anh)
den başka, oruçlu hiç kimse yoktur."
YOLCULUKTA İFTAR ETMEK
1664) "... Ka'b bin Âsim (Radıyallâhü tm//)'den rivayet
edildiğine £Öre; Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi ve S eli em) şöyle
buyurdu, demiştir : •Yolculukta oruç tutmak. (Matlub)
ibâdetten değildir.»"
1665) ... İbn-i Ömer (Radıyallâhü
aubiimâ)\kın rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi
vr Selinti) sjîiyle buyurdu, demiştir : «Yolculukta oruç tutmak (matlub)
ibâdetten değildir.»"
1666) "... Abdurrahmân bin Avf (Radıyallâhü anh)\\en
rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sailallahü Aleyhi ve Sellcm)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Yolculukta Ramazan orucunu tutan kimse, hazerde oruç tutmayan gibidir.»
Ebû İshak: Bu hadîs bir şey değildir, demiştir."
GEBE VE SÜT EMZİREN KADINLARIN ORUÇ
TUTMAMALARI
I6ö7) "... Abdül-Eşhel oğullarından olan (Ali bin
Muhammed'in dediğine güre Abdullah bin Ka'b oğullarından ulan)
fcnes bin Mâlik (7) (Radıyal-lâhü (/«A/den: Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in süvarileri bize baskın yaparak
mallarımızı alıp götürdüler. Sonra ben (Medine'ye)
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına vardım. O,
öğle yemeğini yiyordu. Bana :
— «(Sofraya) Yanaş, yemek ye.» buyurdu. Ben :
— Oruçluyum, dedim. O:
— Otur, sana oruçtan bahsedeyim. Şüphesiz
Allah (Azze ve Celle), yolcu (nun boynun) dan dört rek'atli farz
namazın yansını indirmiş ve yolcu, hâmile ve süt emzirenin
boyunlarından orucu indirmiştir.» buyurdu. Allah'a yemin
ederim ki Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hâmile ve süt emzirenin
her ikisini de veya birisini buyurdu. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
in yemeğinden niçin yemedim diye üzgün ve pişmanım."
1668) "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)'den:
Şöyle demiştir :
Resûlullah' (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nefsine zarar gelmesinden korkan
hâmile kadın ve çocuğuna zarar gelmesinden korkan emzikli kadın
için Ramazan orucunu tutmama ruhsatını vermiştir."
RAMAZAN (ORUCU) KAZASI
1669..Şüphesiz üzerimde Ramazan ayına âit oruç (borçlum olurdu ve
Şaban ayı gelinceye kadar Onu kaza etmezdim."
1670) "... Aişe (Radıyallâhü ankâ)'dan.
Şöyle demiştir:
Biz, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in yamndayken (Ramazan
ayında) aybaşı âdetini görürdük. (Temizlendikten) sonra bize
(tutmadığımız günler sayısınca) orucu kaza
etmemizi emrederdi."
RAMAZAN (AYIN) DAN BİR GÜN ORUÇ BOZANIN
KEFARETİ
1671) ... Ebû Hüreyre (Radıyailâkü
anhj'den: Şöyle demiştir: Bir adam. Peygamber (Sallallahü
Aleyhi ve SellemTe gelerek;
— Helak oldum, dedi. Efendimiz:
— «Seni helak eden nedir?» diye sordu. Adam :
— Ramazanda (gündüz) eşimle cinsi
münâsebette bulundum, dedi. Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
— «Bir köle azâd et» buyurdu. Adam:
— Bulamam, dedi. Efendimiz;
— «Üstüste iki ay oruç tut* buyurdu. Adam :
— Gücüm yetmez, dedi. Efendimiz:
— «Altmış yoksula yemek yedir.» buyurdu. Adam :
— Bulamam, dedi. Efendimiz:
— -Otur» buyurdu. Adam da oturdu. Adam oturup beklerken arak
denilen bir sebet hurma getirildi. Efendimiz ona:
— «Git bu hurmayı sadaka olarak dağıt» buyurdu. Adam:
— Yâ Resûlallah! Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki
Medine'nin kara taşlı iki dağı arasında ailemizden
daha muhtaç bir ev halkı yoktur, dedi. Efendimiz (Ona) :
— «Peki git bunu aile fertlerine yedir» buyurdu.
Müellif bu hadisi Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den merfu olarak ikinci
bir senedle de rivayet etmiştir. Bunda şu ilâve vardır: Ve
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) adama:
— «Ve o gün yerine bir gün oruç tut.» buyurdu."
1672} "... E bu Hüreyro (Radıyullahü anh)\\e\ı rivayet
eıliUliğıne #üre; Resûlullah (Snllallahü Aleyhi w Selimi)
şöyk- binimin, tlt-misjtir :
-Kim ruhsat olmaksızın Ramazandan bir gün bile bile orucunu bozarsa
yıl boyunca oruç tutmak Ona kâfi gelmez.»"
UNUTARAK ORUCUNU YİYEN
1673) "... Ebû Hüreyre (Radtyatlâhü anhyden;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seilem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Kim oruçluyken unutarak (bir şey) yerse, orucunu tamamlasın (devam
etsin). Çünkü Ona Allah yedirmiş, içirmiştir.»"
1674) "... Esma' bint-i Ebî Bekir (Radıyallâhü anhümâ)'d&n:
Şöyle demiştir ;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hayattayken bir bulutlu günde biz
iftarımızı açtık. Sonra da güneş doğdu.
(Râvi Ebû Üsâme demiştir ki:) Ben, Hişâm'a: İftarım
açanlar, o günkü orucunu kaza etmekle emredildiler (mi?), dedim. Hişâm:
Kaza etmekten kaçış yoktur, dedi."
KUSAN ORUÇLU HAKKINDA
1675.Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nafile oruç tutmayı îti-yad
hâline getirdiği bir günde onların yanına çıkmış
da bir kap (su) istemiş ve içmiştir. Râvi Fadâle (Radıyallâhü
anh) :
Biz i Yâ Resûlallah! Bu günü oruçla geçirdin, dedik. Buyurdu ki: -Evet, Velâkin
ben kustum.»"
1676) "... Ebû Hüreyrc (Radtyallahu anh)'<\en rivayet edildiğine
göre: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir;
«İrâdesi dışında kusan oruçluya kaza gerekmez. Kendini
kustu rana kaza gerekir.»"
ORUÇLU İÇİN MİSVAK
KULLANMAK VE GÖZE SÜRME SÜRMEK
1677) "... Âişe (Radıyallâhü anhâ)'dan rivayet edildiğine
göre Resûlul-lah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Oruçlunun hayırlı hasletlerinden birisi, misvak (kullanması)
-dır.»"
1678) "... Âişe (Radıyallâhü anhâyfan; Şöyle
demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken gözüne sürme
sürmüştür."
ORUÇLU İÇİN HACÂMET (OLMAK VE ETMEK)
1679) "... Ebû Hüreyre (Radtydlâhü anh)'den rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.»"
1680) "... Sevbân (Radıyallâftü
anh)'(\en: Şöyle demiştir: Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'1 şöyle buyururken işittim:
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.-" .
1681) "... Şeddâd bin Evs (Radıyallâhü anh)'den
rivayet edildiğine göre :
Ramazan ayından onsekiz gece geçtikten sonra bir gün kendisi Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber Bakî'da yürürken Efendimiz hacâmet
olan bir adama rastlamış ve Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
(■ •
«Hacâmet edenin ve hacâmet olanın orucu bozulur.» buyurmuştur."
1682) "... Abdullah bin Abbâs (Radıyallâhü anhümâJ'dan; Şöyle
demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçlu ve ihramdayken hacâmet oldu.'*
ORUÇLUNUN EŞİNİ ÖPMESİ
1683) "... Aişe (RadtyaUâhü anhâyfr&n;
Şöyle demiştir: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruç
ayında (eşini gündüz) öperdi."
1684) "... Âişe (RadtyaUâhü ankâ)'dan; Şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi. Ve
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seilem) nefsine hâkim olduğu gibi
hanginiz nefsinize hâkim olabilir?"
1685) "... Hafsa (Radıyallâhü anhâ)'dan; Şöyle
demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken (eşini) öperdi."
1686) ".,. Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem)"m
mevlâsı Meymûne (Radıyallâhü anhâyâan; Şöyle demiştir:
Oruçluyken oruçlu eşini öpen adamın durumu Peygamber (Sallallahü
Aleyhi ve SellemJ'e soruldu. Buyurdu ki i «İkisinin orucu bozulmuş
olur.»"
ORUÇLUNUN MÜBAŞERET (ÇIPLAK TENİNİN,
EŞİNİN ÇIPLAK TENİNE DEĞMESİ)
1687) "... İbrahim (en-Nehaî)den rivayet edildiğine göre
el-Esved (bin Yezîd) ve Mesrûk, Aişe (Radtyaltâhü unhiim)'ün yanına
vararak:
Resûlullah (Sallalİahü Aleyhi ve Sellem) oruçluyken mübaşeret eder
miydi? diye sormuşlar; Âişe (Radıyallâhü anhâ) : Yapardı ve
nefsine en hâkim olanınızdı, demiştir."
1688) ... Abdullah bin AbbAs
(Rariıyıillâhü ttnhümâ)\\ı\n;
Şöyle* demiştir :
Mübaşeret hakkında yaşlı oruçluya ruhsat verilmiş,
genç oruç luya da mekruh sayılmıştır."
ORUÇLUNUN GIYBET VE ÇİRKİN SÖZ SÖYLEMESİ
1689) •,.. Ebû Hüreyre (Radıyallâhü a«A/den rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir;
-Yalan söylemeyi, câhilce davranmayı ve bununla amel etmeyi
bırakmıyan (oruçlu) kimsenin yemesini içmesini bırakmasına
Allah'ın İhtiyacı yoktur. (Buna kıymet vermez.)»"
Müslim' den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhakî de
bunu rivayet etmişlerdir.
1690) "... Ebû Hüreyre (Radtyaliâhü anh)'den rivayet edildiğine güre;
Resûlullah (Sallaliahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Nice oruçlu vardır ki; orucundan kendisine aç kalmaktan başka bir
şey yoktur. Ve gece namazına nice kalkan vardır ki
kalkışın* dan kendisine uykusuzluktan başka hiç bir
şey hâsıl olmaz.»"
1691) "... Ebû Hüreyre (RadtyaUâhü an/t)\\en rivayet edildiğine göre:
Resûlullah (Sallallııhü Aleyhi ve Scllem) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Birinizin oruç günü olduğu zaman sakın çirkin söz söylemesin. Ve
cehaletin gereklerinden bir şey işlemesin. Eğer bir kimse ona karşı
câhilce davransa = Ben oruçlu bir adamım, desin.»'1
SAHUR YEMEĞİNİ YEMEK
1692) "... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü anh)'6.en rivayet
edildiğine «öre: Resûlullah (Saltallakü Aleyhi ve Scllcm) :
«Seher vaktinde yiyiniz ve içinim. Çünkü onda bereket vardır.»
buyurdu."
1693) "... İbn-i Abbâs (RadıyaUâhü anhiimâ/dan rivayet
edildiğine «öre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Scllcm) şöyle
buyurmuştur :
«Gündüz orucu için seher yemeğinden ve gece ibâdetine kalkmak için
öğle istirahatından yardım dileyiniz,»"
SAHÛR YEMEĞİNİ GECİKTİRMEK
1694) "... Enes bin Mâlik (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine
göre; Zeyd bin Sabit (Radıyallâhü anh) :
Biz, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehûr yemeğini
yedik, sonra sabah namazına kalktık, dedi. (Enes (Radı-yallâhü
anh) demiştir ki:) Ben :
Sehûr yemeği ile sabah namazına kalkışınız
arasında ne kadar zaman vardı? diye sordum. Zeyd (Radıyallâhü
anh) dedi ki: Elli âyet okuyacak kadar."
1695) "... Huzeyfe (Radtyallâhü an/ı)'der\; Şöyle
demiştir:
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehûr
yemeğini yedim. Sehûr vakti (şafak vaktine o kadar yakındır
ki hemen hemen) şafaktır (denilebilir.) Şu farkla ki; henüz
güneş (yâni şafak) sökmemiştir."
1696) "... Abdullah bin Mes'ud (Radıyallâhü ank)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
Bilâl'ın ezant, herhangi birinizi sahur yemeğini yemekten
alıkoymasın. Çünkü O, uyuyanınız uyansın ve gece
ibâdetine kalkmış olanınız (istirahatına veya
ihtiyaçlarına) dönsün diye ezan okur. Fecir,
aydınlığın şöyle çıkması değil,
semânın ufkunda yaygın olarak şöyle
çıkmasıdır.»"
İFTAR AÇMAKTA ACELE ETMEK
1697) "... Sehl bin Sa'd (Radtyallâhü anhümây&dn rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selimi) şöyle
buyurdu, demiştir:
«İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe dâima hayır ile
yaşarlar,»"
1698) v... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'âen rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Se.llem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe hayır ile
yaşarlar. İftar etmekte acele ediniz. Çünkü yahûdîler,
(iftarlarını) geciktirirler.»"
İFTARI NE İLE AÇMANIN MÜSTEHAB OLDUĞUNA
DÂİR
1699) "... Selnıân bin Amir (Radıyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sailailahü Aleyhi ve Sellf.m) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Biriniz iftarını açacağı /aman hurmayla açsın.
Eğer (hurn-a) bulamazsa suyla iftar etsin. Çünkü su,
temizleyicidir.-"
GECEDEN ORUCA NİYET ETMEK VE NAFİLE ORUCU BOZMA
SERBESTLİĞİ HAKKINDA
1700) "... Hafsa (Raıhyallâkü anAû/dân rivayet
edildiğine göre; Resû-lullah (Sallallahü Aleyhi ve Setlrm)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Geceden oruca niyet etmiyene (sahih) oruç yoktur.»"
1701) "... Aişe (Radıyallâhü anhâ)'dan: Şöyle
demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yanıma girerek:
«Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?» diye sorar; Biz de;
Hayır, deriz. O da:
-O halde ben oruçluyum* buyurarak orucu üzerinde durur. Sonra bize yiyecek bir
şey hediye edilir, O da orucunu bozar (di) Âiş<3 (Radıyallâhü
anhâ) : O (böylece) bazen nafile oruç tutmuş ve bozmuştur, dedi.
(Râvi Mücâhid demiştir ki Ben, Âişe (Radıyallâhü anhâ) ya
bu nasıl olur? diye sordum. Dedi ki: Bunun durumu, bir sadaka ile
çıktıktan sonra bir kısmını verip bir
kısmını tutan kimsenin durumu gibidir."
ORUÇ TUTMAK İSTEDİĞİ
HALDE CÜNÜB OLARAK SABAHLIYAN ADAM HAKKINDA
1702) "... Ebû Hüreyre (Radıyallûhü anh)\\tw\
Şöyle demiştir:
Hayır. Kabe Rabbine yemin ederim ki! «Cünüb olarak sabahlayan kinişe,
orucunu bozsun (bozmuş olur)» sözünü ben söylemiş değilim. Bu
sözü Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) söylemiştir."
1703) "... Âişe (Radıyallâhü anhâ)\\an; Şöyle
demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (eşine yaklaşmaktan
dolayı) cünüb olarak gecelerdi. Sonra Bilâl (Radıyallâhü anh) gelerek
sabah namazı vaktinin geldiğini Ona haber verirdi. O da kalkıp
guslederdi. Ben de Onun başından gusül suyunun inmesine
bakardım. Sonra O, Mescide çıkardı da. Onun sabah
namazındaki sesini işitir-dim.
Râvi Mutarrif demiştir ki •. Ben, râvi Âmir (eş-Şa'bî)ye : (Bu
durum) Ramazan'da mı? diye sordum. Dedi ki: Ramazan ve başkası
müsavidir."
1704) "... \âfi' (Radıyallâhü u»//)'den: Şöyle
demiştir:
Oruç tutmak isteyip cünüb olarak sabahlayan adamın durumunu (Efendimizin
eşi) Ümmü Seleme (Radıyallâhü anhâ)'ya sordum. Dedi ki: Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ihtilâmdan değil, eşine
yaklaşmaktan dolayı cünüb olarak sabahlardı, sonra boy abdestini
alır ve orucunu tamamlardı."
DEVAMLI (YIL BOYUNCA) ORUÇ TUTMAK
1705) "... Abdullah biti eş-Şıhhîr (Radıyatlâhü anh)
(11)'den rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim dâima oruç tutarsa, ne oruç tutmuş, ne de tutmamış
(sayılır.)»"
17O6)) "... Abdullah bin Amr (RadıyaUûhü anhümâ)'dan rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Saltallahii Aleyhi ve Sellem) :
«Dâima oruç tutan kimse oruç tutmamış (sayılır.)»
buyurdu."
HER AYDAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAK
1707) "... El-Minhal (Radîyaliâhü anh)'den; Şöyle demiştir
:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her ayın onüç, ondört ve
onbeşinci günlerinin orucunu emreder ve:
«O (oruç) dâima oruç tutmak gibi veya dâima oruç tutmak vaziyeti gibidir.»
buyururdu.
... Katâde bin Melhân el-Kaysî'den rivayet edildiğine göre, Peygamber
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bunun mislim buyurmuştur.
İbn-i Mâcete demiştir ki: Şu'be yanılmıştır.
Hemmâm isabetli rivayet etmiştir."
1708) "... Ebû Zerr (Radıyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resû-tullah (SaUaUahü Afcyhi ve Sellem) :
«Bir kimse her aydan üç gün oruç tutarsa, işte o, devamlı oruçtur.»
buyurdu.
Allah tAzze ve Celle) Kitabındaki: \$ \i*\ J& iSs 4l
— «Kim bir iyilik işlerse Ona o iyiliğin on katı verilir.* (13)
âyeti ile bunun tasdikini indirmiştir. Şu halde her gün (orucu) on
gün (orucun) a denktir."
1709) "... Muâza el-Adeviyye (Radıyallâhü
anhâ)'dnn rivayet edildiğine göre: Âişe (Radıyallâhü anhâ) :
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her aydan üç gün.oruç tutardı,
dedi. Ben: Ayın hangi kısmından (tutardı?) dîye sordum.
Âişe (Radıyallâhü anhâ) ;
O, ayın hangi kısmından olduğuna önem vermezdi, diye cevap
verdi."
PEYGAMBER
(SAS)İN ORUCU
1710) "... Ebû Seleme (hin Abdirrahman) (Radtyallâhü ankâ)'dan; Şöyle
demiştir :
Ben, Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ya Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
SellemTin (nafile) orucunu sordum. Dedi ki:
O, (bâzı aylarda) o kadar (çok oruç tutardı ki, biz: Hep oruç tuttu,
derdik. Ve bâzı aylarda) o kadar oruçsuz olurdu ki, biz:
Oruç tutmayı bıraktı, derdik. Ve Onu hiç bir ayda Şâban'dakin-den
daha çok (nafile) oruç tutmuş olarak katiyyen görmedim. Şaban
ayının tümüne yakın çoğunu oruçla geçirirdi."
1711) "... îbn-i Abbâs (Radıyallâhü an kü mâ) dan;
Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bâzı aylarda o kadar oruç tutardı
ki biz:
Oruç tutmayı bırakmıyacak, derdik. Ve bâzı aylarda oruç
tutmayı o kadar bırakırdı ki, biz:
Oruç tutmayacak derdik. Medine'ye teşrif ettiği zamandan beri Ramazan
hâriç hiç bir ayı devamlı oruçla geçirmemiştir."
DÂVÜD (ALEYHİSSELAM)'IN ORUCU
1712) "... Abdullah bin Amr bin el-As (Radıyallâhü
anhümâ)'d&n rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Allah'a en sevimli oruç, Dâvûd (Aleyhisselâm)'in orucudur. Çünkü o bir gün
oruç tutar, bir gün iftar ederdi. Ve Allah'a en sevimli (nafile) namaz Dâvûd
(Aleyhisselâm)'in namazıdır. O, gecenin yarısı uyurdu. Üçte
birisini namazla geçirirdi ve (son) altıda birisini uyurdu.» '
1713) "... Ebû Katâde (Radtyallâhü anh)'den\ Şöyle
demiştir:
Ömer bin el-Hattâb (Radıyallâhü anh) :
— Yâ Resûlallah! (Sürekli) iki gün oruç tutan ve bir gün orucu
bırakan kimsenin durumu nasıldır? diye sordu. Efendimiz:
— «Buna kimsenin gücü yeter (mi?)» buyurdu. Ömer;
— Yâ Resûlallah! (Sürekli) bir gün oruç tutup bir gün bırakanın
durumu nasıldır? diye sordu. Efendimiz i
— «Bu Dâvûd (Aleyhisselâm) in orucudur.» buyurdu. Ömer:
— (Sürekli) bir gün oruç tutup iki gün tutmıyanın durumu
nasıldır? diye sordu. Efendimiz:
— «Bunun gücümün dâhilinde kılınmış
olmasını temenni ederim.» buyurdu."
NUH (ALEYHİSSELÂM)'IN ORUCU
1714) "... Abdullah bin Amr bin eUÂs (Radıyallâhü
anhümâ)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'den işittim.
Buyurdu ki:
-Nuh (Aleyhisselâm) Ramazan bayramının ilk günüyle Kurban
bayramının ilk günü müstesna bütün yıl oruç
tutmuştur.»"
ŞEVVAL AYINDAN ALTI GÜN ORUÇ TUTMAK
1715) "... Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'m mevlâsı Sevbân
(Radıyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim Ramazan (orucunu tutar ve) bayramdan sonra altı gün oruç tutarsa,
onun tutmuş olduğu oruç, yılın tamamının orucu
olmuş olur. Kim iyilik işlerse, ona o iyiliğin on misli
verilir.»"
Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bu hadisi İbn-İ Hibbân
kendi sahihinde rivayet etmiştir. Sindi : Zevâid yazarı bu hadisin
sahih olduğunu söylemek istemiş ve : Bu hadisi te'yid eden şahit
vardır, demiştir, der,
1716) "... Ebû Eyyûb(-i Ensârİ) (Radtyadâhii atık)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
-Kim Ramazan orucunu tutar, sonra bunun arkasında Şevval'dan
altı gün oruç tutarsa, onun tutmuş olduğu oruç, yıl boyunca
tutulan oruç gibidir.»"
ALLAH YOLUNDA BİR GÜN ORUÇ TUTMAK
1717) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü anh)'âen
rivayet edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir:
«Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah o günün orucu ile Cehennem
ateşini onun vücûdundan yetmiş yıl
uzaklaştırır.»"
1718) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (SallaUakü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah Onun vücûdunu cehennem
ateşinden yetmiş yıl uzaklaştırır.-"
TEŞRİK GÜNLERİNİN ORUCUNDAN
NEHİY HAKKINDA
Kurban bayramının iki, üç ve dördüncü günlerine teşrik günleri
denilir. Teşrîk'in lügat mânâsı; eti enlice kesip güneşe sermek
ve kurutmaktır. Teşrik günlerinde kurban etleri güneşte kurutulduğu
için bu ismi almıştır.
Teşrik, güneşin etrafı aydınlatması mânâsına da
gelir. Güneş etrafı aydınlatmadıkça kurbanlar
kesilmediği için bu günlere teşrik isminin verildiğini
söyliyenler de vardır. Bir kavle göre teşrik, her namazdan sonra
açıktan tekbir almaktır.
1719) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâkü anh)'den
rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir :
«Minâ günleri (teşrik günleri), yiyip içmek günleridir.»"
1720) ... Hişr hin Suhaym (Radıyallâhü auh)'den;
Şöyle demiştir:
Resûlultah (S lallahü Aleyhi ve Sellem) teşrik günlerinde
hitabede bulunarak:
«Cennete müslüman kişiden başkası giremiyecektir? Ve
şüphesiz bu günler, yeme ve içme günleridir.» buyurdu."
RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMI GÜNÜ ORUÇ TUTMAKTAN
NEHİY HAKKINDA
1721) "... Ebıı Saîd-i Hudrî (Radtyaliâhü
anh)\\en. Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) fıtır günü (Ramazan
bayramının ilk günü) ve Kurban bayramı günü oruç tutmaktan
ne-hiy buyurmuştur."
1722) "... Ebû Ubeyd (Sa'd bin Ubeyd) (Radtyaliâhü an/ı)'den:
Şöyle demiştir :
Ben, Kurban bayramında Ömer bin el-Hattâb (Radıyallâhü anh) 'in
beraberindeydim.önce bayram namazını kıldı, sonra
(okuduğu hutbede) :
Şüphesiz Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), şu fıtır
günü ve Kurban günü orucundan nehiy buyurmuştur, Fıtır günü,
Ramazan orucunuzu bıraktığınız gündür. Kurban günü de
kurbanlarınızın etini yediğiniz gündür, dedi."
CUMA GÜNÜ ORUÇ TUTMAK
1723) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh)'âen;
Şöyle demiştir : Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Cuma günü
orucundan
nehiy etmiştir. Fakat bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla beraber
Cuma günü orucundan nehiy etmemiştir."
1724) "... Muhammed bin Abbâd bin Ca'fer (Radtyallâkü
anh)'âer\\ Şöyle demiştir:
Ben, Ka'be'yi tavaf ederken Câbir bin Abdillah (Radıyallâhü an-hümâ)'ya:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Cuma günü orucundan
nehiy etmiş mi? diye sordum. Dedi ki: Bu Beyt'in Rabbi ne yemin ederim ki,
evet. (nehiy etmiştir.)"
1725) "... Abdullah bin Mes'ud (Radtyallâhü aı»A)'den;
Şöyle demiştir:
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) i Cuma günü oruç-suz olarak az
gördüm.11
CUMARTESİ GÜNÜ ORUCU
1726) "... Abdullah bin Büsr (Radıyallâhü anhümâ)'dan rivayet
edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellcm) şöyle
buyurdu, demiştir:
«Üzerinize farz olan oruç müstesna. Cumartesi günü oruç tutmayınız.
Eğer her hangi biriniz (o gün) bir üzüm çubuğu veya bir ağaç
kabuğundan başka (yiyecek veya içecek) bir şey bulamazsa, onu
emsin.»
Humeyd bin Mes'ade ... senediyle Abdullah bin Büsr'ün kardeşi (es-Sammâ')
(Radıyallâhü anhüm)'den rivayetle tahdîs ettiğine göre Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, diyerek bu hadisin mislini
anlatmıştır."
ZİLHİCCENİN
İLK ON GÜN ORUCU
1727) "... Abdullah bin Abbâs (Radıyallâhü
anhümâ/dan; Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
-İçinde bulunduğumuz şu günler (yâni Zilhicce'nin ilk on
günün) deki sâlih amelden Allah katında daha sevimli (sâlih
amelin bulunacağı) başka günler hiç yoktur.» buyurdu.
(Sahâbiler .) Yâ Resûlallah! Allah yolunda cihad da mı (daha sevimli
değildir)? diye sordular. O:
«(Evet.) Allah yolunda cihad da. Meğer ki bir adam nefsiyle ve mâliyle
cihâda çıkıp da kendisine âit mal ve nefisten hiç bir şeyi geri
getiremez olursa. (İşte onun ameli bu on gündeki amelden
efdaldır)» buyurdu."
1728} "... Ebû Hüreyre (Radtyallahü an/0'den rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
Şu on günde Allah Sübhânehu'ya yapılan ibâdetten Ona daha sevimli
ibâdetin yapılacağı günler, dünya günleri içerisinde yoktur. Ve
şüphesiz o günlerdeki bir günün orucu, bir yılın orucuna ve
onlardaki bir gece, kadir gecesine muhakkak denk gelir.»
1729) "... Aişf (Radtyal/nf/N anlın) dan :
Söyle demiştir:
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellenı)'i Zilhicce'nin
on gününün orucunu tutmuş olarak hiç görmedim."
AREFE GÜNÜ ORUCU
1730) "... Ebû Katâde (Radtyallâhü anh)'den rivayet edildiğine göre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Allah'ın, Arefe günü orucunu ondan önceki yıla ve ondan sonraki
yıla kefaret kılmasını umarım.»"
1731) "... Katâde bin N'u'mân (Radıyallâhü ank)'âen rivayet
edildiğine göre :
Ben, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki:
«Kim Arefe günü oruç tutarsa onun önündeki yıl ve onun arkasındaki
yıl (günahları) mağfiret olunur.»"
1732) "... Ikrime (Radtyallâhü anh)'den\ Şöyle
demiştir:
Ben, Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anhJ'ın yanına evinde girdim ve
Arafat dağında Arefe günü oruç tutmanın hükmünü ona sordum. Dedi
ki;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selle m) Arafat'ta Arefe günü oruç tutmaktan
nehiy buyurdu."
AŞURE GÜNÜ ORUCU
1733) "... A'şt: (Radtyallâbi' anhâ)\\an: Şöyle
demiştir: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Aşure günü oruç
tutar ve o gün oruç tutmayı emrederdi."
1734.İbn-i Abbâs (Raâıyallâhü anhümâ)'<\m\\
Şöyle demiştir:
Peygamber, (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Medine'ye hicret buyurduktan sonra
oradaki yahûdîleri (aşure günü) oruçlu olarak buldu. Ve =
«Bu ne oruçtur?» diye sordu. Yahudiler t Bu gün Allah'ın Musa'yı
(düşmanlarından) kurtardığı ve Firavun'u
boğdurduğu gündür. Mû-sâ (Aleyhisselâm) (Allah'ın bu lütfuna)
şükür olarak bu gün oruç tutmuştur, dediler. Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellern) :
*Biz Mûsâ'fnın sünnetini ihya) ya sizden ziyâde yakın ve hak
sahibiyiz» buyurdu. Ve o gün oruç tuttu. O gün oruç tutmayı da
emretti."
1735) ;ı... Muhammed bin Sayfî (18) (Radtyallâhü anh)'âen; Şöyle
demiştir : Rcsûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Aşure
günü bize:
— «Sizden bugün bir şey yiyen var mı?» diye sordu. Biz î
— Bizden yiyen de var, yemiyen de var, diye cevap verdik. O:
— «Artık (bir şey) yemiş olan ve (bir şey)
yememiş olan hepiniz, bu gününüzün kalan kısmını (oruçla)
tamamlayınız ve Arûd halkına haber gönderin. Onlar da günün
kalan kısmını (oruçla) tamamlasınlar.» buyurdu. Râvi
demiştir ki: Medine dolaylarındaki Arûd ehlini kasdetmiştir."
Not : Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun isnadı, Buhârİ ve
Müslim'in şartı üzerine sahîh - garibtir. Şa"bî'den
başka Kimse Muhammed bin Sayfî (R.A.)'den rivayet etmemiştir. Buhârî
ve Müslim'de Seleme bin el-Ekvâ' (R.A.) ve er-Rubeyyi binti Muavviz (R.A,)
hadisinden bu hadîsin şahidi vardır. El-Müzzî, Nesaî'nin de bu hadîsi
rivayet ettiğini söylemiş ve İbnü's-Senİ'nİn
rivayetinde yoktur.
1736) "... İbn-i Abbâs (Radıycıllâhü anhümâ)'dan rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :
«(And olsun) Eğer ben gelecek yıla kadar sağ kalacak olursam.
Muharrem ayının dokuzuncu günü oruç tutacağım.» buyurdu.
Ebû Alî demiştir ki: Ahmed bin Yunus bu hadîsi İbn-i Ebi Zi'b' den
rivayet ederek şu İlâveyi yapmıştır: Aşure gününü
kaçırmak korkusuyla (Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) böyle buyurmuştur.)"
1737) ... Abdullah bin Ömer (bin el-Hattab) (Radıyallâhü anhümâ)'-rian :
Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Selleml'in yanında Aşure gününden
bahsedildi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)
buyurdu ki:
«Aşure günü, câhiliyyet ehlinin oruç tuttuğu bir gündür. Artık
sizden o gün oruç tutmak isteyen tutsun ve o gün oruç tutmak iste-miyen de o
günün orucunu terketsin.»"
1738) "... Ebû Kaîâde (Radtyaliâhü anh)*fen rivayet edildiğine yöre;
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Allah'ın, Aşure günü orucuyla ondan önceki yi!(in günahların)
ı bağışlamasını şüphesiz umarım.»"
PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ ORUCU BABI
1739) ,. Rebîa bin el-Gaz (19)'dan rivayet edildiğine
göre:
Kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellemî'in (nafile) oruç
durumunu Âişe (Radıyallâhü anhâ)'ya sormuş,
Âişe CRadıyallâhü
anhâ) da :
O, Pazartesi ve Perşembe (günleri) orucunu öncelikle arzulardı.
demiştir."
1740) "... Ebû Hureyre (Rud/yal/âftii anh)\\cn;
Şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Pazartesi ve Perşembe (günleri)
oruç tutardı. Kendisine:
Yâ Resûlallsh! Sen Pazartesi ve Perşembe oruç tutarsın, diye hikmeti
soruldu. O buyurdu ki:
• Pazartesi ve Perşembe günleri Allah İeâlâ her müslümum
mağfiret eyler. Kttfl olanlar müstesna. Allah : 'Küs olan bu iki kişi
barıya kadar onları bırak' buyurur.""
1741) "... Ebû Mücîbe el-Bâhilî'nin babasından veya
amcası (Radiyajlâ-kü anhiim)'den; Şöyle demiştir :
Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak : Ey
Allah'ın Nebisi! Ben geçen yıl senin yanına gelen adamım,
dedim. O :
«Ne oldu? Ben senin vücûdunu zayıf görüyorum.» buyurdu. (Ra-vi
demiştir ki: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in muhatabı
— Yâ Resûlallah! (Geçen yıl seninle görüştüğüm günden
bugüne kadar) gündüz hiç yemek yemedim. Yalnız gece yemek yedim, diye
cevap verdi. Efendimiz ;
— «Kim sana kendi nefsini (aç bırakmakla) ta'zib etmeni
emretti?» buyurdu. (Adam demiştir ki:) Ben;
— Yâ Resûlallah! Ben güçlüyüm, dedim. O:
— «Sabır (Ramazan) ayı ve ondan sonra bir gün oruç tut-
buyurdu. Ben :
— Şüphesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter, dedim. O:
— «Sabır ayı ve ondan sonra iki gün oruç tut.» buyurdu. Ben:
— Şübhesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter dedim. O :
— «Sabır ayı, ondan sonra üç gün oruç tut ve haram ayların
orucunu tut.» buyurdu."
1742) "... Ebû Hüreyre (Radtyaİlâhü anh)'Ğen:
Şöyle demiştir:
Bir adam Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) e gelerek: Ramazan
ayından sonra hangi oruç efdaldir? diye sordu. O t
-Muharrem dediğimiz Şehrullah (orucu)» buyurdu."
1743) "... İbn-i Abbâs (Radtyallâhü ankümâ)'âan;
Şöyle demiştir : Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Recep
(ayı) orucundan nehiy buyurmuştur."
1744) "... Muhammed bin İbrahim'den rivayet
edildiğine göre: Üsâme bin Zeyd (Radıyallâhü anhümâ) haram aylar
orucunu tu-tarmış. Sonra Resûiullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ona;
«Şevval ayı oruç tut.» buyurmuş. Bunun üzerine Üsâme
(Radıyallâhü anh) haram aylar orucunu bırakarak vefat edinceye kadar,
dâima Şevval ayı oruç tutmuştur."
1745) "... Kbû Hüreyre (Radıyallâhü
anh)<\en rivâyel .edildiğine »ine: ResûIuDah (Sallallahü Aleyhi ve
Scllcm) ^öylf buyurdu, demiştir :
Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.»
Râvi Muhriz kendi rivayetinde Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in
:
«Oruç sabrın yarısıdır.» buyurduğunu da ilâve
etmiştir."
BİR ORUÇLUYA İFTAR (YEMEĞİNİ)
VERENİN SEVABI HAKKINDA
1746) "... Zeyd bin Hâlirl el-Cühcnî (Radtyaltâhü anh)\ien rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellcm) $öyle buyurdu,
demiştir :
«Oruçlulara iftar (yemeğini) veren kimseye o oruçluların
sevab-larından hiç bir şey eksi İtme ksizin onların sevabının
bir misli olmuş olur.»"
1747) "... Abdullah bin ZüUeyr (Radıyaltâhü anhümâ)\\m\: Şöyle
demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Sa'd bin Muâz (Radıyallâhü
anh)''n yanında iftarını açtı. Sonra:
buyurdu."
YANINDA YEMEK YİYİLEN ORUÇLU HAKKINDA
1748) "... Ümmü Ümâre (21) (Radıyallâhü
anhâ)'dan; Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize geldi. Biz Ona yemek sunduk. Onun
yanında bulunanlardan birisi oruçluydu. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) buyurdu ki:
«Oruçlunun yanında yemek yenildiği zaman melekler ona duâ ve
istiğfar ederler.»"
(21) Ümmü Ümâre, Ensar'dan Habib bin Zeyd'in büyük annesidir. Ve Abdullah bin
Zeyd'in annesidir. Adının Neslbe binti KaT> bin Amr el-Ensariyye
olduğu söylenir. Meşhur bir sahabidir. (TuhfetÜ'l-Ahvezl: C : 2, Shf.
1749) "... Büreyde (Radıyallâhü anhyden rivayet edildiğine göre;
Re-sûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Bilâl (Radtyallâhü anh)'a :
— «Yâ Bilâl! Öğle yemeğine (otur.)» buyurdu. Bilâl
(Radıyallâhü anh) :
— Ben oruçluyum, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) :
— -Biz rızıklanmızı yiyoruz. Bilâl'in
rızkının fazlı cennettedir. Yâ Bilâl! Oruçlunun
yanında yemek yiyildiği sürece Onun kemiklerinin U&bîh
ettiğini ve meleklerin onun için mağfiret dilediklerini bilir misin?»
buyurdu."
1750) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anJt)'den
rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SeHem)
şöyle buyurdu, demiştir :
-Biriniz oruçluyken yemeğe davet edildiği zaman : Ben oruçluyum,
desin.-"
1751) "... Oâbir (Rathyıtllâhü anh)'den rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sel/em) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Bir kimse oruçlu olduğu halde yemeğe davet edilirse (davete) icabet
etsin. Artık dilerse yemek yiyer, dilerse yemek yemeyi
bırakır.»"
ORUÇLUNUN DUASI REDDEDİLMEZ(HAKKINDAKİ) BÂB
1752) "... Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anhyden rivayet edildiğine
göre; Resûlullah (Saİlalhıhü Aleyhi ve Seli em) şöyle buyurdu,
demiştir :
«Üç sınıf insan vardır ki duası Allah katında
reddolunmaz : Âdil devlet reisi, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlumun
duası. Allah mazlumun duasını, kıyamet günkü bulutun üstüne
yükseltir, gök kapıları Ona açılır ve Allah Teâlâ ı
«İzzetime yemin ederim ki ey mazlum! Bir süre sonra bile olsa behemahal
sana yardım edeceğim» buyurur.-"
1753) Abdullah bin Amr bin el-As (Radtyallâhü anhümâydan rivayet
edildiğine göre: Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) $oyle buyurdu,
de-mistir :
.Şüphesiz her oruçlu için iftarını açtığında
reddedilmeyen bir duâ vardır.»
ibn-i Ebi Müleyke demiştir ki. Abdullah bin Amr bin el-As
(Radıyallâhü anhümâ) n.n iftarın, açtığı zaman şu
duây. okuduğunu kendisinden işittim
.AUahım! Herşeyi kaphyan rahmetin hakkı için bana mağfiret
et meni Senden dilerim.»11
RAMAZAN BAYRAMI GÜNÜ (BAYRAM NAMAZINA) ÇIKMADAN ÖNCF
BİR ŞEY YEMEK HAKKINDA
1754) " ... Enes bin Mâlik (Radıyallâhü ani f'âen:
Şnyle demiştir:
Peygamber (Sallaiiahü Aleyhi ve Sellem) birkaç hurma yemedikçe Ramazan
bayramı günü (bayram namazına) çıkmazdı.1'
1755) "... İbn-i Ömer (Radıyallâhü
anhümâyâan; Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ashabına fıtır
sadakasından yedirmedikçe Ramazan bayramı günü (bayram namazına)
çıkmazdı."
1756) "... Büreyde bin Husayb (Radıyallâhü anhyden;
Şöyle demiştir:
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan bayramı günü (bir
şey) yemedikçe (bayram namazına) çıkmazdı ve kurban
bayramı günü bayram namazından dönmedikçe (bir şey)
yemezdi."
ÖLÜP DE BOYNUNDA ÖZÜRSÜZ OLARAK TUTMADIĞI RAMAZAN
ORUCU BULUNANLARIN BABI
1757) "... İbn-i Ömer (Radtyallâhü ankümu)'âan rivayet
edildiğine göre: Resul ul la h (S ali ali ahu Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Kim ki üzerinde bir ayın oruç (borc)u varken ölürse, ondan bedel olarak
her gün yerine bir yoksula (yemek) yedirüsin.»"
ÖLÜP DE ÜZERİNDE ADAK BORCU
BULUNANIN (BEYÂNI) BABI
1758) "... İbn-İ Abbâs (Radtyallâhü
anhümâ)'dan: Şöyle demiştir:
Bir kadın Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Yâ
Resûlallaht Kız kardeşim boynunda aralıksız iki ay
(kefaret) oruç (borcu) bulunduğu halde Öldü. dedi. Efendimiz:
— «Söyle bakayım. Eğer senin kızkardeşinin boynunda
bir borç bulunmuş olsaydı sen o borcu ödiyecek miydin?» diye sordu.
Kadın »
— Evet ödiyecektim, dedi. Efendimiz i
— «O halde Allah'ın hakkı, öncelikle ödenmesi gereken bir
haktır.» buyurdu."
1759) "... Biireyrle bin Husayb (Radtyallâhü a«A)'den;
Şöyle demiştir:
Bir kadın Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e gelerek ı
— Yâ Resûlallah! Annem üzerinde oruç borcu olduğu halde öldü. Ben
ona bedel olarak oruç tutayım mı? diye sordu. Efendimiz;
— -Evet» buyurdu.
RAMAZAN AYINDA MÜSLÜMAN OLAN HAKKINDA
1760) "... Atiyye bin Süfyân (Radıyallâhü ank)'âen;
Şüyle demiştir.
Sâjüf kabilesinin müslümanlığı kabul etmesi konusu için
Resû-lullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in yanma giden heyetimizin bize
anlattığına göre; heyet Ramazan ayı içinde Onun yanına
(Medine'ye) varmışlar. O, hey'et için Mescid-i Nebevî'de bir
çadır kurmuş; heyet müslüman olunca Ramazan ayının kalan
kısmı oruç tutmuş lardır."
KOCASININ İZNİ OLMAKSIZIN ORUÇ TUTAN HAKKINDA
1761) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anhy<\en rivayet edildiğine
göre: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellrm) şöyle buyurdu, demiştir
:
«Eşi hazırken izni olmadan kadın. Ramazan ayı orucundan
başka gün oruç tutamaz.»"
1762) "... Ebû Saîd(-i Hudıî) (Radtyaüâhü ank)'den;
Şöyle demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ eşlerinin izni
olmaksızın kadınları (nafile) oruç tutmaktan nehiy
buyurmuştur."
BİR KAVME MİSAFİRLİĞE GİDEN
KİŞİ ONLARIN İZNİ OLMADAN ORUÇ TUTAMAZ
1763) "... Âtşe (Radtyaüâhü an/râ/dan rivayet edildiğine göre
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Adam bir kavme misafirliğe gittiği zaman, ancak onların izniyle
oruç tutabilir.»"
ŞÜKÜR EDEN ORUÇSUZ, SABREDEN NAFİLE
ORUÇLU GİBİDİR DİYEN HAKKINDA
1764) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)'c\en rivayet
edildiğine göre; Peygamber (Saîlallakü Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Şükür eden oruçsuz, sabreden nafile oruçlu mevkiindedir.»"
1765) "... Peygamber (Şaliallahü Aleyhi ve Sellcm)'h\ ashabından
Sinan bin Senne el-Eslemî (Radıyallâhü anh)'<\z\\ rivayet
edildiğine göre Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Setİcyt) şöyle
buyurdu, demiştir :
«Şükreden oruçsuz*. sabreden nafile oruçlunun sevabının misil
vardır.»"
KADİR GECESİ (NİN HANGİ GECE
OLDUĞU) HAKKINDA
1766) "... Ebû Saîd-i Hudrî (Radıyallâhü t/«/f>'den;
Şöyle demiştir: Bir yıl (Kadir gecesini aramak için) Resûlullah
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber Ramazan'ın ortasındaki on
gece (gündüzleri ile beraber) îtikaf ettik. Resûlullah (Yirminci günün
sabahı itikâf yerinden çıkarak bize) :
«(Uykuda) bana Kadir gecesi (nin tüm alâmetleri) gösterildi. Sonra unutturuldu.
Sizler Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde
arayınız.» buyurdu."
RAMAZAN AYININ SON ON GÜNÜNÜN FAZİLETİ
1767) . Âişe (Radtyallâhü
ankâ)'ûnn: Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın son on gününde
ibâdetler hususunda başka zaman göstermediği ciddî bir
çalışma (ve üstün gayreti) gösterirdi."
1768) "... Aîşe (Radıyallâhü anhây&vm\
Şöyle demiştir:
Ramazan'in son on günü girince Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seli e m)
gecesini ihya eder, (ibâdet hususunda) ciddi bir çalışmaya girer ve
aile fertlerini (ibâdet için) uyandırırdı."
1769) "... Ebû Hüreyre (Radtyallâhü anh)\\en: Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) her yıl (Ramazan ayında) on
gün itikâf ederdi. Vefat edeceği yıl olunca (Ramazan ayında)
yirmi gün itikâf etti ve her yıl (Ramazan ayınca Cebrail
aleyhisss-lâm tarafından) O'na Kur'an bir defa arzedilirdi. Vefat
edeceği yıl olunca O'na iki defa arzedildi."
1770) "... Übeyy bin Ka'b (Radıyollûhü anh)'(\en.
Şöyle demiştir:
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) (her yıl) Ramazan'ın son on günü
itikâf ederdi. Bir yıl (Ramazan'da) sefere çıktı. Gelecek
yıl olunca (Ramazan'da) yirmi gün itikâf etti."
İTİKÂFA BAŞLIYAN VE
İTÎKÂFI KAZA ETMEK
1771) "... Âişe (Radıyallâkü anhâ)'dan; Şöyle
demiştir : Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) itikâf
etmek İstediği zaman sabah namazını kılar, sonra
itikâf etmek istediği (Mesciddeki yere) giderdi. (Bir yıl)
Ramazanın son on günü İtikâf etmek istedi. Emir buyurdu. Kendisi için
(Mescid içinde) bir çadır kuruldu. Sonra Âişe (Radıyallâhü anhâ)
bir çadır getirilmesini emretti. Ona da bir çadır kuruldu. Hafsa
(Radıyallâhü anhâ) da bir çadırın getirilmesini emretti. Onun
için de bir çadır kuruldu. Zeyneb (Radıyallâhü anhâ), Âişe
İle Hafsa (Radıyallâhü anhümâVnm çadırlarını görünce O
da bir çadırın kurulmasını emretti. Onun için de kuruldu.
Sonra Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bu
durumu görünce (muhterem üç hanımına hitaben) :
«Siz hayır ve takva mı istiyorsunuz?» buyurdu. Ve (O yıl)
Ramazan" da itikâf etmedi. Şevvâl'de on gün itikâf etti."
BİR GÜN VEYA BİR GECE İTİKÂF ETMEK
1772) ... Ömer bin el-Hattâb (Radtyaliâkü ank)'den rivayet
edildiğine
göre:Üzerinde, câhiliyyet (zamanın) da nezretmiş olduğu bir
gecelik itikâf borcu vardı. (Bu durumu) Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'e sormuş ve Peygamber, itikâf (borcunun) ifâsını O'na
emretmiştir."
'MUTEKÎF (ÎTİKÂFTA OLAN) MESCİDİN
BELİRLİ BİR YERİNDE DEVAMLI DURUR
1773) ... Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü anhümâ)'6an:
Şöyle demiştir: Resûlullah {Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ın
son on gecesi itikâf ederdi.
(Râvi) Nâfi' demiştir ki: Abdullah bin Ömer (Radıyallâhü an-hümâî
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in itikâf ettiği (Mes-ciddeki
yeri bana gösterdi."
1774) "... (Abdullah) bin Ömer (Radtyaliâkü
ankümâydan. Şöyle demiştir :
Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) itikâf edeceği zaman Onun
yaygısı (Mescid'deki) tevbe sütununun arkasına
atılırdı veya yatağı oraya koyulurdu."
MESCİDDEKÎ ÇADIRDA İTİKÂF ETMEK
1775) "... Kbix Saîrl-î Hurin (RadtyaUâhü ank)\\tv\\
Şöyle demiştir :
ResûlulJah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (Mescid'de keçeden mamul) bir Türk
çadırında itikâf etti. Çadırın kapı yerinde bir
hasır parçası vardı. Ebû Saîd demiştir ki: Resûlullah bu
hasırı eliyle aldı ve çadırın bir tarafına koydu.
Sonra başını çadırdan dışarı
çıkardı ve (Mescidde bulunan) cemaata hitap etti."
MUTEKİF (İTİKÂF EDEN)
HASTAYI ZİYARET EDER VE CENAZELERE KATILIR' HAKKINDAKİ
1776) ... Aişe (R adı yalla hu ankâyâan;
Şöyle demiştir:
Ben (Mescid'de itikâfta iken) odamda hasta bulunduğu hâlde (kaza-ı)
hacet için girerdim de hastanın hâlini sadece yanından geçerek
sorardım. Aişe (Radıyallâhü anhâ) demiştir ki:
Resülullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), (ev halkı ile beraber) itikâfta
oldukları zaman odasına yalnız (kaza-ı hacet) için
girerdi."
1777) "... Enes bin Mâlik (Radtyallâkü a»*;'den rivayet edildiğine
göre: Resülullah (SaUaliahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir
:
«Mutekif, cenazeyi takip eder ve hastayı ziyaret eder.-
MUTEKİF,
BAŞINI YIKAR VE SAÇINI TARAR' HAKKINDA
1778) '... Aişe (Radtyallâhii anhâ)Vtan : Şöyle
demiştir :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellern) itikâfta iken (hücremin
kapısından) başını bana
yaklaştırırdı. Ben de hücrem içinde ve ha-yızh iken O
da mescid içinde olduğu halde (bana
yaklaştırdığı) başını
yıkardım, saçını da tarardım."
MUTEKİFİ MESCİD İÇİNDE EŞÎ
ZİYARET EDER' BABI
1779) •... Peygamber (SaltaUakü Aieyki ve Sellem)' in
zevcesi Safiyebint-i Huyey (Radtyallâfıü onAdJ dan rivayet edildiğine
göre :
Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayının son on
gecesinde Mescidi Nebevide itikâfta iken kendisi Resûlullah (Sallallahü Aleyhi
ve SeİlemJ'i ziyaret etmek üzere yanına gelmiş ve yanında
yatsıdan sonra bir saat kadar konuştuktan sonra evine dönmek üzere ayağa
kalkmış. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Seliem) de Onu evine
geçirmek için Onunla beraber kalkmış. Peygamber {Sallallahü Aleyhi ve
Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme (Radıyallâhü an-hât'nın
odasının yanındaki Mescid kapısının yanına
ulaştığı zaman Ensar'dan iki adam onların
yanından geçmişler ve Resûlullah (Sal tallahü Aleyhi ve Sellem) *e
selâm verdikten sonra hızlı geçmişler. Resûlullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) onlara:
«Hızlı gitmeyiniz. Demin yürüdüğünüz gibi yürüyün.
Yanımdaki kadın (zevcem) Safiyye bint-i Huyey'dir.» buyurmuş.
Adamlar:
Yâ Resûlallah! Biz Allah'ı (Resulünün uygunsuz bir harekette
bulunmasından) tenzih ederiz, dediler. Ve Peygamber'in yanındaki
kadının kimliğini açıklamak ihtiyacını
duyması onlara ağır geldi. Bunun üzerine Resûlullah (Salfalahü
Aleyhi ve Seltem) :
«Şeytan, Âdem oğlun (un vücûdun) dan kanın
dolaştığı her yerde dolaşır. Ben (temiz
kalplerinize) şeytanın (kötü) bir şüphe atmasından
korktum.» buyurdu.
1780) "... Âişe (Radıyallâhü anhâ>Vlan;
Şöy!e demiştir:
Bir defa Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve SellemJ'in zevcelerinden birisi
Onunla beraber itikâf etti ve (hayız günlerinden başka günlerdeki bu
itikâfı esnasında akan kanında) kırmızılık
ve sarılık görürdü. Bazen (kanının akmasından
dolayı) altına leğen koyardı."
İTİKÂFIN SEVABI
1781) "... İbn-i Abbâs (Radıyallâhü anhümâ)'dan rivayet
edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) mutekif
hakkında şöyle buyurdu, demiştir :
İtikâf (veya mutekif) günahları hapseder (= engeller) ve tüm
iyilikleri işleyen gibi Ona iyilikler yazılır.»"
RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMININ İKİ
GECESİNİ İHYA EDEN
1782) "... Ebû Ümâme (Radtyallâkü ankyâtn rivayet edildiğine göre;
Peygamber (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :
«Kim sevabını Allah'tan umarak (ve sırf O'nun rızası
için) Ramazan ve Kurban bayramının iki gecesini ibâdetle ihya ederse
kalb-lerin öldüğü gün Onun kalbi ölmiyecektir.-"
İslami Okul Okulların En Önemlisi