Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

RİKAK KİTABI 01.BÂB—ALLAH KİMİN İYİLİĞİNİ İSTERSE, ONA DİN HAKKINDA - Rikak - Darimi

RİKAK   KİTABI

01.BÂB—ALLAH KİMİN İYİLİĞİNİ İSTERSE, ONA DİN HAKKINDA DERİN ANLAYIŞ VERİR.. 25

02.BÂB—SAĞLIK VE BOŞ ZAMAN HAKKINDA.. 25

03.BÂB—KULAĞI KORUMA HAKKINDA.. 25

04.BAB—DİLİ KORUMA HAKKINDA.. 26

05.BÂB—SUSMAK HAKKINDA.. 27

06.BÂB—GIYBET HAKKINDA GELEN (HADİSLER) 27

07.BÂB—YALAN HAKKINDA.. 27

08.BAB—ELÎ KORUMAK HAKKINDA.. 28

09.BÂB—HELAL YEMEK HAKKINDA.. 28

10.BÂB—(İNSANA) ŞU DÜNYADAN YETECEK ŞEYLER.. 29

11.BÂB—İYİLERİN ÖLÜP GİTMESİ HAKKINDA.. 29

12.BÂB—ORUCA, KURALLARINA UYARAK DEVAM ETMEK.. 30

13.BÂB—NAMAZA, KURALLARINA UYARAK DEVAM ETMEK.. 30

14.BÂB—GECE KALKIP İBADET ETMEK HAKKINDA.. 30

15.BÂB—BAĞIŞLANMA  İSTEMEK HAKKINDA.. 31

16.BÂB—ALLAH'A (KARŞI GELMEKTEN) SAKINMAK HAKKINDA.. 31

17.BÂB—KÜÇÜMSENEN ŞEYLER HAKKINDA.. 32

18.BÂB—TEVBE HAKKINDA.. 32

19.BÂB—KULUN TEVBESİNE EN ÇOK SEVİNEN ALLAH'TIR.. 32

20.BÂB—ARZU VE ÜMİTLERLE (ÖMRÜN) SÜRESİ HAKKINDA.. 33

21.BÂB—İKİ AÇ KURT (DAHA BOZUCU) DEĞİLDİR.. 34

22.BÂB—ALLAH HAKKINDA GÜZEL DÜŞÜNCELER TAŞIMA.. 34

23.BÂB—"VE EN YAKIN SOYDAŞLARINI UYAR!". 34

24. BAB—HİÇBİRİNİZİ AMELİ KURTARAMAYACAKTIR! 35

25. BÂB—HİÇBİR KİMSE YOKTUR Kİ, BERABERİNDE CİNNİ ARKADAŞI OLMASIN.. 35

26. BÂB—BİLDİĞİM ŞEYLERİ BİLSEYDİNİZ! 36

27.BÂB—DÜNYANIN ALLAH KATINDA ÖNEMSİZLİĞİNE DAİR.. 36

28.BÂB—AMELLERİN HANGİSİ DAHA ÜSTÜNDÜR?. 36

29.BAB—SİZDEN BİRİ KENDİSİ İÇİN SEVDİĞİ ŞEYİ (DİN) KARDEŞİ İÇİN DE SEVMEDİKÇE MÜ'MÎN OLMAZ. 37

30.BÂB—MÜMİNLERİN HANGİSİ DAHA HAYIRLIDIR?. 37

31.BÂB—BU ÜMMETİN SONUNUN FAZİLETİ HAKKINDA.. 38

32.BÂB—KUR'ANT, HATIRDAN ÇIKARMAYARAK KORUYUP GÖZETMEK HAKKINDA.. 38

33.BAB—"HİÇ KİMSEYE, BENİM, YUNUS B. METTA^AN DAHA HAYIRLI OLDUĞUMU SÖYLEMESİ YAKIŞMAZ". 39

34. BÂB—HER MÜSLÜMANIN SADAKA VERMESİ GEREKİR.. 39

35.BÂB—KİM RİYAKÂRLIK YAPARSA, ALLAH ONUN RİYAKÂRLIĞINI ORTAYA ÇIKARIR.. 40

36.BÂB—MÜ'MİNİN DURUMU EKİNİN DURUMU GİBİDİR.. 40

37.BÂB—DÜNYA ÇEKİCİ VE TATLIDIR.. 41

38.BAB—ŞÜPHESİZ ALLAH DEDİKODU YAPMANIZI KERİH GÖRMÜŞTÜR.. 41

39. BÂB—SAPTIRICI ÖNDERLER HAKKINDA.. 41

40. BÂB—HAKSIZLIK EDEN DE OLSA, HAKSIZLIK EDİLEN DE OLSA, (DİN) KARDEŞİNE YARDIM ET! 42

41. BÂB—DİN, İYİLİK İSTEMEDEN İBARETTİR.. 42

42.BÂB—MÜSLÜMANLIK GARİB BİR HALDE BAŞLADI. 42

43.BÂB—ALLAH A KAVUŞMAYI SEVMEK HAKKINDA.. 43

44.BÂB—BİRBİRLERİNİ ALLAH İÇÎN SEVEN HAKKINDA.. 43

45.BÂB—HİÇBİRİNİZ ÖLMEYİ ARZU ETMESİN! 44

46. BİB—HZ. PEYGAMBERİN; "BEN ŞU ÎKÎSİNÎN (BİRBİRİNE YAKINLIĞI) GİBİ KIYAMETE YAKIN BİR ZAMANDA PEYGAMBER GÖNDERİLDİM!" SÖZÜ.. 44

47.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "SİZ ÜMMETLERİN SONUNCUSUSUNUZ!" SÖZÜ HAKKINDA.. 45

48. BÂB—BEDİR SAVAŞINA KATILMIŞ OLANLARIN FAZİLETİ. 45

49.BÂB—"BİZE ŞU ŞU YILDIZIN DOĞUŞUNDAN DOLAYI YAĞMUR YAĞDI" DEME YASAĞI. 45

50. BAB—İYİLİK, ON KATI İLE (KARŞILIK GÖRÜR) 46

51. BÂB—İKİYÜZLÜ KİMSE HAKKINDA SÖYLENENLER.. 46

52. BAB—HZ. PEYGAMBERİN; "HANGİ ADAMA LANET ETMİŞSEM VEYA KÖTÜ SÖZ SÖYLEMİŞSEM..." SÖZÜ HAKKINDA.. 47

53.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "ŞAYET, BENİM UHUD DAĞI GİBİ ALTINIM OLSAYDI..." SÖZÜ HAKKINDA.. 47

54.BÂB—HELAK EDİCİ ŞEYLER HAKKINDA.. 48

55. BÂB—HUMMA HASTALIĞI CEHENNEM KAYNAMASINDAN (BİR PARÇADIR!) 48

56.BÂB—HASTALIK (GÜNAHLARA) KEFFARETTİR.. 48

57. BAB—HASTANIN SEVABI. 49

58.BÂB—HZ. PEYGAMBER'E SALÂVAT GETİRMENİN FAZİLETİ. 49

59.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN İSİMLERİ HAKKINDA.. 50

60.BÂB—HARAM YEME HAKKINDA.. 51

61.BÂB—MÜ'MİNE HER ŞEYDE SEVAP VERİLİR.. 51

62.BÂB—İNSANOĞLUNUN İKİ VADİ (DOLUSU) MALI OLSA! 52

63. BÂB—HİKAYE ANLATIP ÖĞÜT VERME YASAĞI HAKKINDA.. 52

64. BÂB—HİKAYE ANLATIP ÖĞÜT VERMEYE MÜSAADE HAKKINDA.. 52

65. BÂB—MÜ'MİN, BİR HAŞERÂT DELİĞİNDEN İKİ DEFA SOKULMAZ. 53

66. BÂB—ŞEYTAN İNSANOĞLUNDA KANIN AKIŞI GİBİ AKAR.. 53

67.BÂB—BELALARA EN ÇOK UĞRAYAN İNSANLAR HAKKINDA.. 54

68.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "BENİ AŞIRI BİR ŞEKİLDE ÖVMEYİN!" SÖZÜ.. 54

69. BAB—ŞÜPHESİZ ALLAH'IN YÜZ RAHMETİ VARDIR! 54

70.BÂB—KİM BİR İYİLİK YAPMAYA KESİN KARAR VERİRSE.. 55

71.BÂB—KİŞİ, SEVDİĞİ KİMSE İLE BERABERDİR.. 55

72.BÂB—KUL ALLAH'A YAKLAŞMAYA ÇALIŞTIĞINDA.. 56

73.RÂB—İYİLİK VE GÜNAH HAKKINDA.. 56

74. BÂB—AHLÂK GÜZELLİĞİ  HAKKINDA.. 57

75. BÂB—YUMUŞAKLIK HAKKINDA.. 57

76.BÂB—GÖZÜ KÖR OLUP DA SABREDEN KİMSE HAKKINDA.. 58

77.BÂB—YÖNETİLENLERİN ARASINDA ADALETLİ DAVRANMA.. 58

78. BÂB—İTAAT VE CEMAATE BAĞLILIK HAKKINDA.. 59

79.BÂB—SÛR'A ÜFLENMESİ HAKKINDA.. 59

80. BAB—KIYAMETİN DURUMU İLE YÜCE RABB'İN İNİŞİ HAKKINDA.. 60

81.BÂB—YÜCE ALLAH'A BAKMAK.. 61

82. BAB—(AHİRETTE) TOPLANMANIN DURUMU HAKKINDA.. 61

83. BÂB—MÜ'MİNLERİN KIYAMET GÜNÜ SECDE ETMESİ HAKKINDA.. 62

84.BÂB—ŞEFAAT HAKKINDA.. 62

85. BÂB—ŞÜPHESİZ HER PEYGAMBERİN (KABUL EDİLMESİ KESİN OLAN) BİR DUASI VARDIR.. 63

86. BÂB—"ÜMMETİMDEN YETMİŞBİN KİŞİ CENNETE HESABA ÇEKİLMEDEN GİRECEK!". 64

87. BAB—HZ. PEYGAMBERİN; "ÜMMETİMDEN BİR ADAMIN ŞEFAATİYLE YETMİŞBİN KİŞİ CENNET'E GİRECEK!'SÖZÜ HAKKINDA.. 64

88. BÂB—YÜCE ALLAH'IN; "O GÜN YER BAŞKA YERE DEĞİŞTİRİLİR, GÖKLER DE!" SÖZÜ HAKKINDA.. 65

89. BÂB—(CEHENNEM) ATEŞİNE UĞRAMAK HAKKINDA.. 65

90. BÂB—ÖLÜMÜN BOĞAZLANMASI HAKKINDA.. 66

91. BÂB—(CEHENNEM) ATEŞİNDEN SAKINDIRMAK HAKKINDA.. 66

92. BÂB—"ÖLDÜĞÜM ZAMAN BENİ ATEŞTE YAKIN!" DİYEN KİMSE.. 67

93.BÂB—BİR KADIN, BİR KEDİDEN DOLAYI CEHENNEM'E GİRDİ. 68

94.BÂB—CEHENNEMLİKLERİN İŞKENCESİNİN ŞİDDETİ. 68

95.BÂB—CEHENNEMİN VADİLERİ HAKKINDA.. 68

96.BÂB—ALLAH'IN, RAHMETİNDEN DOLAYI CEHENNEM'DEN ÇIKARACAĞI KİMSELER.. 69

97.BÂB—CENNETİN KAPILARI HAKKINDA.. 69

98. BÂB—CENNETE GİREN KİMSE BOLLUK İÇİNDE SEVİNÇLİ OLUR, SIKINTI VE YOKSULLUK GÖRMEZ. 70

99. BÂB—ANDOLSUN Kİ, CENNET'TE BİRİNİZİN KAMÇISI (KADAR) BÎB, YER, DÜNYA VE İÇİNDEKİ ŞEYLERDEN DAHA HAYIRLIDIR.. 70

100. BÂB—CENNETİN YAPISI HAKKINDA.. 70

101. BÂB—FİRDEVS CENNETLERİ HAKKINDA.. 71

102. BÂB—CENNETE İLK GİRECEK TOPLULUK HAKKINDA.. 71

103. BÂB—CENNETLİKLERE, CENNET'E GİRDİKLERİNDE NE DENİLECEK?. 72

104. BÂB—CENNETİN AHALİSİ VE RAHATLIĞI HAKKINDA.. 72

105. BÂB—ALLAH'IN, İYİ KULLARINA HAZIRLADIĞI ŞEYLER.. 73

106. BÂB—CENNET EHLİNİN YER BAKIMINDAN EN AŞAĞIDA OLANI. 74

107. BÂB—CENNETİN KÖŞKLERİ HAKKINDA.. 74

108. BÂB—CEYLAN GÖZLÜ SEVGİLİLERİN (HURİLERİN) NİTELİĞİ. 75

109. BÂB—CENNETİN ÇADIRLARI HAKKINDA.. 75

110. BÂB—CENNET EHLİNİN ÇOCUĞU HAKKINDA.. 75

112. BÂB—CENNETİN NEHİRLERİ HAKKINDA.. 76

113. BÂB—KEVSER HAKKINDA.. 76

114. BÂB—CENNETİN AĞAÇLARI HAKKINDA.. 77

115. BÂB—ACVE HURMASI HAKKINDA.. 77

116. BÂB—CENNETİN ÇARŞISI HAKKINDA.. 77

117 BÂB—CENNET, HOŞLANILMAYAN ŞEYLERLE KUŞATILMIŞTIR.. 78

118 BAB—FAKİRLERİN, CENNET'E ZENGİNLERDEN ÖNCE GİRMESİ. 78

119 BÂB—CEHENNEMİN SOLUKLANDIRILMASI HAKKINDA.. 79

120. BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "SİZİN ŞU ATEŞİNİZ ŞU KADAR PARÇADAN BİR PARÇADIR!" SÖZÜ HAKKINDA.. 79

121. BÂB—CEHENNEM EHLİNİN EN HAFİF İŞKENCE GÖRENİ. 80

122. BÂB—YÜCE ALLAH'IN; DAHA VAR MI?" SÖZÜ.. 80

 

RİKAK   KİTABI

 

01.BÂB—ALLAH KİMİN İYİLİĞİNİ İSTERSE, ONA DİN HAKKINDA DERİN ANLAYIŞ VERİR

 

2709. Bize Saîd b. Süleyman, İsmail b. Cafer'den, (O) Abdullah b. Saîd b. Ebi Hind'den, (O) babasından, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Allah kimin iyiliğini isterse, ona din hakkında derin anlayış verir."

 

02.BÂB—SAĞLIK VE BOŞ ZAMAN HAKKINDA

 

2710. Bize el-Mekki b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Abdullah -ki O, İbn Saîd'dir-, rivayet etti ki; O, babasını, İbn Abbas'tan, O'nun şöyle dediğini rivayet ederken işitmiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz sağlık ve boş zaman Allah'ın nimetlerinden iki nimettir; (ama) bunlarda insanların çoğu aldanmaktadır. "

 

03.BÂB—KULAĞI KORUMA HAKKINDA

 

2711. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Hâlid -yani ibn Abdillah-, Halid el-Hazza'dan, (O) İkrime'den, (O) İbn Abbas'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sel-tem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "-Kim hoşlanmadıkları halde bir topluluğun konuşmasına kulak verirse, (Kıyamet günü) onun kulağına kurşun akıtılır!"

 

2712. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Muhammed b. İshak'tan, (O) Mu ham m e d b. İbrahim'den, (O) Seleme b. Ebi't-Tufeyl'den, (O da) Hz. Ali'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "(Bakılması helâl olmayan bir şeye, nâmahrem bir kadına ansızın) bakışın ardından (tekrar) bakma! Çünkü ilki senin lehinedir, (sana bağışlanır), sonraki ise aleyhine (yazılır!)"

 

04.BAB—DİLİ KORUMA HAKKINDA

 

2713. Bize  Saîd İbnu'r-Rebi' haber verip  (dedi ki), bize Şu'be, Ya'lâ b. Atâ'âan, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben bdullah b. Süfyan'ı, babasından (naklen anlatırken) işittim ki, O şöyle demiş: Ben; "yâ Rasulullah, bana, hakkında hiç kimseye (birşey) sorma (ihtiyacını duymayacağım) nıüslümanhktaki bir işi bildirin" dedim. "Allah'tan kork, sonra dosdoğru ol!" buyurdu. (Süf-yan) sözüne şöyle devam etmiş: Ben; "sonra hangi şey (önemlidir?)" dedim. (Süfyan) demiş ki, O zaman (Hz. Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]) diline işaret etti.

 

2714. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize İbrahim -yani İbn İsmail b. Mucemmi'- rivayet edip dedi ki, bana Ibn Şihâb, Abdurrahman b. Maiz'den, (O da) Süfyan b. Ab-dillah'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben; "yâ Rasulullah, bana, kendisine sarılacağım bir iş emredin" dedim. "Rabb'im Allah'tır de, sonra dosdoğru hareket et!" buyurdu. (Süfyan) sözüne şöyle devam etti: Ben; "yâ Nebiyyullah, hakkımda en çok endişe ettiğin şey nedir?" dedim. (Süfyan) dedi ki, o zaman Hz. Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dilini tuttu, sonra da "Budur!" buyurdu.

 

2715. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize Malik b. Miğvel, el-A'meş'ten, (O) Ebu Süfyan'dan, (O da) Câbir'den (naklen) rivayet eti ki, O şöyle dedi: 'Ta Rasulullah, hangi müslüman daha üstündür?" denildi de, O şöyle buyurdu: "Müslümanların, dilinden ve elinden güvenlik içinde oldukları kimse!"

 

05.BÂB—SUSMAK HAKKINDA

 

2716. Bize İshak b. İsa, Abdullah b. Ukbe'den, (O) Yezid b. Amr'dan, (O) Ebu Abdirrahman el-Hubuli'den, (O da) Abdullah b. Amr ibni'l-As'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle

dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Susan kurtulur!"

 

06.BÂB—GIYBET HAKKINDA GELEN (HADİSLER)

 

2717. Bize Nuaym b. Hammâd, Abdulaziz b. Mu-hammed'den, (O) el-Alâ'dan, (O) babasından, (O) Ebu Hu-reyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O'na; "gıybet nedir?" denildi, O da "(Din) kardeşini, hoşlanmayacağı şeyle anmandır!" buyurdu. "Eğer (din) kardeşimde söylediğim şey var ise de mi?" denildiğinde ise, O şöyle buyurdu: "-Eğer (söylediğin şey) onda var ise, onu gıybet etmiş olursun; onda (söylediğin şey) yok ise, ona iftira etmiş olursun!"

 

07.BÂB—YALAN HAKKINDA

 

2718. Bize Osman b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Cerir, İdris el-Evdi'den, (O) Ebu İshak'tan, (O da) Ebu'l-Ahvas'tan (naklen) rivayet etti ki, Abdulah, sözü Hz. Pey-gamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nisbet ederek şöyle dedi: "Hiç şüphesiz rivayetçilerin en kötüleri, yalan rivayet edenlerdir. Yalan ne ciddiliğe, ne şaka yapmaya elverişli olur. İnsan, çocuğuna söz verip de sonra onu yerine getirmemezlik etmez. Muhakkak ki doğruluk, iyiliğe götürür; iyilik ise gerçekten Cennet'e götürür. Şüphe yok ki, yalan haktan ayrılmaya götürür. Haktan ayrılmak ise, şüphesiz (Cehennem) ateşine götürür. Gerçek şu ki, doğru sözlü olan için; "doğru söyledi, sözünde durdu" denir. Yalancı için ise, "yalan söyledi, sözünde yalancı çıktı" denir. Şüphe yok ki, insan doğru söylemeye devam eder, nihayet Allah katında, "sıddik = sözü ve işi hep doğru olan, doğruluktan hiç ayrılmayan kimse" diye yazılır. însan yalan öylemeye devam eder, nihayet Allah katında, "kezzab = çok yalan söyleyen, işi gücü hep yalan olan kimse" diye yazılır." O (yani Hz. Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]) bize şöyle buyurdu: "Size (asıl) iftiranın ne olduğunu haber vereyim mi? Şüphesiz o, insanların arasını bozan söz taşıyıcılığıdır!"

 

08.BAB—ELÎ KORUMAK HAKKINDA

 

2719.  Bize Ebu Nuaym haber verip  (dedi ki), bize  Ze-keriyyâ, eş-Şa'bi'den, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Ben bdullah b. Amr'ı şöyle derken işittim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Müslüman dediğin, müslümanlarm, dilinden ve elinden güvenlik içinde oldukları kimsedir."

 

09.BÂB—HELAL YEMEK HAKKINDA

 

2720. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize el-Fudayl b. Merzuk rivayet edip (dedi ki), bize Adiyy b. Sabit, Ebu Hazim'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi veSellem) şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Şüphesiz Allah temizdir, ancak temizi kabul eder. Muhakkak ki Allah müminlere, Rasûllere emretmiş olduğu şeyleri emretmiştir.O şöyle buyurmuştur: "Ey Rasûller! Temiz ve helâl şeylerden yiyin, yararlı iş işleyin. Doğrusu ben yaptığınızı çok iyi bilirim!" O ayrıca "Ey iman edenler! Size verdiğimiz rvzıkların temiz ve helallerinden yiyin!"13 buyurmuştur." (Ebu Hüreyre) sözüne şöyle devam etti: (Hz. Peygamber) sonra bahsetti ki; "Adam, saçı başı dağınık, toz içinde olduğu halde yolculuğu uzatıyor; yiyeceği haram, giyeceği haram, içeceği haram olduğu ve haramla beslendiği halde ellerini göğe uzatıp; "yâ Rabbi, yâ Rabbi!" diyor. Şimdi bunun duası nasıl kabul olu-nur?"

 

10.BÂB—(İNSANA) ŞU DÜNYADAN YETECEK ŞEYLER

 

2721. Bize Aftan rivayet edip (dedi ki), bize Hamraâd b. Seleme, el-Cureyci'den, (O) Ebu Nadra'dan, (O) Abdullah b. Me-vele'den, (O da) Bureyde el-Eslemi'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Birinize şu dünyadan bir hizmetçi ile bir binek kâfi gelir!"

 

11.BÂB—İYİLERİN ÖLÜP GİTMESİ HAKKINDA

 

2722. Bize Saîd b. Mansur rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Beyan'dan -ki O, İbn Bişr el-Ahmesi'dir-, (O) Kays'tan, (O da) Mirdas el-Eslemi'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İyiler, nesil nesil ölüp gidecek, geriye, arpa atığı gibi işe yaramaz atıklar kalacak!"

 

12.BÂB—ORUCA, KURALLARINA UYARAK DEVAM ETMEK

 

2723. Bize ishak b. İsa, Abdurrahman b   (O) Amr b.' Ebi Amr'dan, (O) Saîd el-Makbun'den, (O) Ebu Hu-reyre'den, (O da) Hz. Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Nice oruç tutan var ki,ona orucundan sadece susuzluk kalır. Nice gece kalkıp ibadet eden de vardır ki, ona da bu kalkışından sadece uykusuzluk kalır!"

 

13.BÂB—NAMAZA, KURALLARINA UYARAK DEVAM ETMEK

 

2724. Bize Abdullah b. Yezid haber verip (dedi ki), bize Saîd -ki O, İbn Ebi Eyyub'dur-, rivayet edip dedi ki, bana Ka'b b. Alkâme, İsa b. Hilal es-Sadefî'den, (O) Abdullah b. Amr'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, (Hz. Peygamber) birgün namazı söz konusu etmiş ve şöyle buyurmuş: "—Kim ona, kurallarına uyarak devam ederse, o Kıyamet günü onun için ışık, delil ve Cehennem ateşinden kurtarıcı olur. Kim de ona kurallarına uyarak devam etmezse, o onun için ne ışık, ne kurtarıcı, ne de delil olur ve bu kimse Kıyamet günü Karun, Fir'avn, Hâman ve Ubeyy b. Halef ile beraber olur!"

 

14.BÂB—GECE KALKIP İBADET ETMEK HAKKINDA

 

2725. Bize Abdullah b. Salih haber verip dedi ki, bana el-Leys rivayet edip dedi ki, bana İbn Aclan, Hüseyin b. Abdillah b. Ubeydillah b. Abbas'tan, (O) İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece kalkıp ibadet etmeye teşvik ederdi. Öyle ki O;

"-Bir rekât da olsa (gece kalkıp namaz kılın!)" buyurmuştu.

 

15.BÂB—BAĞIŞLANMA  İSTEMEK HAKKINDA

 

2726. Bize Muhammed b. Yusuf haber verip (dedi ki), bize İsrail rivayet edip (dedi ki), bize Ebu İshak, Ubeyd b. Ömer Ebu'l-Muğire'den, (O da) Huzeyfe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Dilim, başkasına olmadığı halde aileme karşı kırıcı, kötü sözlü idi. (Bunu) Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sordum da, O şöyle buyurdu: "(Allah'tan) bağışlanmanı dilemen nerde kaldı? Ben gerçekten her gün Allah'tan yüz defa bağışlanmamı isterim!" Ebu İshak dedi ki, sonra ben bunu, Ebu Musa'nın oğulları Ebu Bürde ile Ebu Bekir'e anlattığımda, onlar şöyle dediler: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ben her gün Allah 'tan yüz defa bağışlanmamı isterim. Ben Allah 'tan bağışlanmamı ister ve O'na tevbe ederim!"

 

16.BÂB—ALLAH'A (KARŞI GELMEKTEN) SAKINMAK HAKKINDA

 

2727. Bize el-Hakem ibnu'l-Mübarek, Selm b. Kuteybe'den, (O) Süheyl el-Kutai'den, (O) Sâbit'ten, (O) Enes'ten, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O; "(Kendisine karşı gelmekten) sakınılacak kimse (Allah'tır), bağışlayacak olan da (O'dur!)"24 mealindeki ayeti okumuş ve şöyle buyurmuş: "Rabb'iniz buyuruyor ki; kendisine (karşı gelmekten) sakınılacak kimse benim. Kim de bana (karşı gelmekten) sakınırsa, onu bağışlayacak olan da benim!"

 

2728. Bize Osman b. Muhammed rivayet edip dedi ki, bize Mu'temir, Kehmes İbnu'l-Hasan'dan, (O) Ebu's-Selil'den, (Oda) Ebu Zerr'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ra-sulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Muhakkak ki ben gerçekten bir ayet biliyorum. Şayet insanlar onu alıp uygulasalardı, o onlara yeterdi. (O ayet şudur): Kim Allah'a (karşı gelmekten) sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu yaratır!"

 

17.BÂB—KÜÇÜMSENEN ŞEYLER HAKKINDA

 

2729. Bize Mansur b. Seleme haber verip (dedi ki), bize Saîd -ki O, İbn Müslim b. Banek'tîr-, Malik'ten, (O) Amir b. Abdillah ibni'z-Zübeyr'dan, (O) Avf ibnu'l-Haris'ten, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasuîullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu: "Aişef Küçümsenen günahlardan sakın! Çünkü Allah katından onların peşinde olan (onların her birini takip edip kaydeden) kimse vardır!"

 

18.BÂB—TEVBE HAKKINDA

 

2730. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Ali b. Mes'ade el-Bahili rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Enes'ten rivayet etti ki, O şöyle demiş: Rasuîullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Ademoğullarının hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise tevbe edenlerdir!"

 

19.BÂB—KULUN TEVBESİNE EN ÇOK SEVİNEN ALLAH'TIR

 

2731. Bize en-Nadr b. Şumeyl haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Simâk b. Harb'den, (O da) en-Nu'man'dan -ki O, İbn Beşir'dir- (naklen) rivayet etti ki, (Simâk, en-Numan'l) şöyle derken işitmiş: Rasuluüah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir adam ıssız-susuz çöl bir yerde yolculuk yapıyormuş. Derken bir ağacın altında öğle uykusuna yatmış. Beraberinde de, üzerinde azığı ile yiyeceğinin bulunduğu bir deve varmış. Neden sonra uyanmış. Bakmış ki, devesi çekip gitmiş. Hemen bir tepeye çıkmış, ancak hiçbir şey görememiş. Sonra başka bir tepeye çıkmış, yine hiçbir şey görememiş. Ardından başka bir tepeye çıkmış, yine hiçbir şey görememiş. Sonra yüzünü yana çevirmiş. Bir de ne görsün, yularını çekerek (gelen) devesi! İşte bu (adamın devesini bulmasına) sevinmesi, Allah'ın, kulu kendisine tevbe ettiğinde onun tev-besine sevinmesinden daha fazla değildir!"

 

20.BÂB—ARZU VE ÜMİTLERLE (ÖMRÜN) SÜRESİ HAKKINDA

 

2732. Bize Musedded rivayet edip (dedi ki), bize Yahya, Süf-yan'dan, (O) babasından, (O) Ebu Ya'lâ'dan, (O) er-Rebi' b. Hu-seym'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) bize (toprak veya kum üzerinde) dörtgen bir şekil çizdi. Sonra onun ortasına bir çizgi çizdi. Sonra bu (çizginin) etrafına çizgiler çizdi. Bir de (dörtgen) şekilden dışarı çıkan bir çizgi çizdi ve şöyle buyurdu: "-Şu -yani ortadaki çizgi- insandır. Şu (yani dörtgen şeklindeki ömür) süresi onu kuşatmıştır. Bunlar (yani ortadaki çizginin etrafındaki çizgiler) ise (insanın) başına gelen (olaylar, belâ ve musibetlerdir). İşte ona (bu belâ ve musibetlerden) biri isabet etmezse diğeri eder (ve Ölümüne sebep olur). Şu -yani (dörtgenden) dışarı çıkan çizgi- ise arzu ve ümitlerdir!"

 

21.BÂB—İKİ AÇ KURT (DAHA BOZUCU) DEĞİLDİR

 

2733. Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Abdullah ibnu'l-Mübarek, Zekeriyya1 dan, (O) Muhammed b. Ab-dirrahman b. Sa'd b. Zürâre'den, (O) İbn Ka'b b. Malik1 ten, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir koyun sürüsünün içine salınan iki aç kurt, onları, kişinin mal ve mevki hırsının dinini bozmasından daha fazla bozmaz!"

 

22.BÂB—ALLAH HAKKINDA GÜZEL DÜŞÜNCELER TAŞIMA

 

2734. Bize Ebu'n-Numan haber verip (dedi ki), bize Abdullah ibnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize Hişam ibnu'1-Ğaz, Hayyan Ebu'n-Nadr'dan, (O) Vasile ibnu'l-Eska'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "İyiliği çok, sânı yüce olan Allah buyurdu ki: Ben, kulumun beni sanmasına göreyim. O halde o beni, dilediği gibi sansın!"

 

23.BÂB—"VE EN YAKIN SOYDAŞLARINI UYAR!"

 

2735. Bize el-Hakem b. Nafi1, Şuayb'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb ile Ebu Seleme b. Abdirrahman haber verdi ki, Ebu Hüreyre şöyle demiş: Yüce Allah; "Ve en yakın soydaşlarını uyar!" mealindeki ayeti indirince, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayağa kalkıp şöyle buyurmuş: "Ey Kureyş topluluğu! Canlarınızı Allah'tan satın alın. Ben Allah'a karşı size hiçbir şey sağlayamam! Ey Abdumenafoğulları! Ben Allah'a karşı size hiçbir yarar sağlayamam! Ey Abdulmuttalib'in oğlu Abbas! Ben Allah'a karşı sana hiçbir yarar sağlayamam! Ey Muhammed'in kızı Fâtıma! (Bu dünyada) benden ne dilersen iste. Ben (âhirette) Allah'a karşı sana hiçbir yarar sağlayamam!"

 

24. BAB—HİÇBİRİNİZİ AMELİ KURTARAMAYACAKTIR!

 

2736. Bize el-Hasen ibnu'r-Rebi1 haber verip (dedi ki), bize Ebu'I-Ahvas, el-Ameş'ten, (O) Ebu Süfyan'dan, <O da) Cabir'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "(Aşırılıklardan kaçınıp hakka)yakın olun, orta yolu tutun. Bilin ki, sizden hiçbir kimseyi ameli kurtaramayacaktır!" (Sahabe-i Kiram); "yâ Rasulullah, seni de mi?" dediler. Şöyle buyurdu: "Beni de! Ancak Allah'ın beni rahmet ve lûtfuyla örtmesi hariç!"

 

25. BÂB—HİÇBİR KİMSE YOKTUR Kİ, BERABERİNDE CİNNİ ARKADAŞI OLMASIN

 

2737. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) Man-sur'dan, (O) Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, (O) babasından, (O da) Abdullah'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden hiçbir kimse yoktur ki, beraberinde cinnî arkadaşı ile melek arkadaşı olmasın!" (Sahabe-i Kiram); "senin de mi?" dediler. Şöyle buyurdu: "Evet, benim de. Fakat Allah ona karşı bana yardım etti de, teslim oldu!" Ebu Muhammed (ed-Dârinıî) dedi ki: "Alimlerden; "'teslim oldu1, 'boyun eğdi' demektir" diyenler vardır. Ben de bu görüşteyim."

 

26. BÂB—BİLDİĞİM ŞEYLERİ BİLSEYDİNİZ!

 

2738. Bize Ebul-Velid rivayet edip (dedi ki), Bize Şu'be, Musa b. Enes'ten, (O) Enes'ten, (O da) Hz. Peygamber1 den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Bildiğim şeyleri bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız!"

 

2739. Bize Affaıı rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Enes'ten, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen), bunun (yani bir önceki hadisin) aynısını rivayet etti.

 

27.BÂB—DÜNYANIN ALLAH KATINDA ÖNEMSİZLİĞİNE DAİR

 

2740. Bize Haccac haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Ebu'l-Mühezzim'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sahibinin dışarı atmış olduğu yeni doğmuş kusurlu bir kuzuya rastlamış ve şöyle buyurmuş: "Sahiplerinin nazarında şunun önemsizliğini görüyorsunuz, (değil mi?)" (Sahabe-i Karam); "evet" demişler. (O zaman Hz. Peygamber) şöyle buyurmuş: "Vallahi, muhakkak ki dünya Allah katında, şunun, sahiplerinin nazarında olduğundan daha çok önemsizdir!"

 

28.BÂB—AMELLERİN HANGİSİ DAHA ÜSTÜNDÜR?

 

2741. Bize Ca'fer b. Avn haber verip (dedi ki), bize Hişam b. Urve, babasından, (O) Ebu'l-Muravih'ten, (O da) Ebu Zerr'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bir adam Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazı şeyler) sordu. Derken; "Amellerin hangisi daha üstündür?" dedi. O da şöyle buyurdu: "Allah'a iman etmek ile, Allah yolunda olanca güçle çalışmak!"

 

2742. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Hişam, Ebu Yahya'dan, (O da) Ebu Ca'fer'den (naklen) rivayet etti ki; , Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işitmiş: Rasulullah (Saîlallahu Aleyhi ve Seüem) şöyle buyurdu: "Allah katında amellerin en üstünü, içinde hiçbir şüphe bulunmayan imandır!"

Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Ebu Ca'fer, Ensarın neslinden bir adamdır.

 

29.BAB—SİZDEN BİRİ KENDİSİ İÇİN SEVDİĞİ ŞEYİ (DİN) KARDEŞİ İÇİN DE SEVMEDİKÇE MÜ'MÎN OLMAZ

 

2743. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Katâde'den, (O da) E ne s'ten (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Saîlallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:" Sizden biri, kendisi için sevdiği şeyi (din) kardeşi için de sevmedikçe mümin olmaz!"

 

2744. Bize Yezid b. Harun ile Hişam ibnu'l-Kasım haber verip dediler ki, bize Şu'be, Katâde'den, (O) Enes'ten, (O da) Hz. Peygamber'den (Saîlallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Sizden biri, ben kendisine (anasından ve) babasından, çocuğundan, (kısacası) bütün insanlardan (daha) sevgili olmadıkça, (o kimse) mü'min olmaz!"

 

30.BÂB—MÜMİNLERİN HANGİSİ DAHA HAYIRLIDIR?

 

2745. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Züheyr, Ali b. Zeyd b. Cud'an'dan, (O) Abdurrahman b. Ebi Bekre'den, (O da) Ebu Bekre'den (naklen) rivayet etti ki, bir adam; "yâ Ra-sulullah, insanların hangisi daha hayırlıdır?" diye sormuş. O da; "Ömrü uzun, ameli güzel olan kimse!" buyurmuş.

 

2746. Bize Haccac rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b.Seleme, Ali b. Zeyd'den, kendi senediyle, onun (yani bir önceki hadisin) aynısını rivayet etti.

 

31.BÂB—BU ÜMMETİN SONUNUN FAZİLETİ HAKKINDA

 

2747. Bize Ebu'1-Muğire haber verip dedi ki, bize el-Evzai rivayet edip dedi ki, bize Esîd b. Abdirrahman, Halid b. Du-reyk'ten, (O da) İbn Muhayriz'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben, Sahabeden biri olan Ebu Cum'a'ya; "bize Ra-sulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işitmiş olduğun bir hadis rivayet et" dedim. O da; "peki, sana iyi bir hadis rivayet edeyim" dedi (ve anlatmaya başladı): (Birgün) biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber kahvaltı yapmıştık. Yanımızda Ebu Ubeyde ibnu'l-Cerrah da vardı. Derken O; "yâ Rasulullah, bizden daha hayırlı biri var mıdır? Biz müslünıan olduk ve seninle birlikte cihad ettik!" demişti. (O zaman Hz. Peygamber) şöyle buyurmuştu: "Evet, sizden sonra gelecek bir topluluk (sizden daha hayırlı olacaktır). Onlar beni görmedikleri halde, bana iman edecekler!"

 

32.BÂB—KUR'ANT, HATIRDAN ÇIKARMAYARAK KORUYUP GÖZETMEK HAKKINDA

 

2748. Bjge Ubeydullah b. Abdilmecid habei» yerip (dedi ki), bize Şu'öe; Mansur'dan rivayet eti ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Vail'i, Abdullah'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen anlatırken) işittim ki, O şöyle buyurmuş: "Sizden biri için; "şu şu ayeti unuttum" demesi ne kötüdür! (Hayır, o unutmamış), bilâkis ona unuttur ulmuştur! Binaenaleyh, Kur'anı aklınızda tutmaya çalışın. Çünkü o, insanların hafızalarından, develerin iplerinden kurtulup kaçmalarından daha hızlı kaçıp gider!"

 

33.BAB—"HİÇ KİMSEYE, BENİM, YUNUS B. METTA^AN DAHA HAYIRLI OLDUĞUMU SÖYLEMESİ YAKIŞMAZ"

 

2749. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Süfyan, el-A'meş'ten, (O) Ebu Vaü'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hiçbiriniz, benim, Yunus b. Metta'dan daha hayırlı olduğumu asla söylemesin!"

 

34. BÂB—HER MÜSLÜMANIN SADAKA VERMESİ GEREKİR

 

2750. Bize Mufaammed b. Ca'fer el-Medâyıni haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Saîd b. Ebi Bürde'den, (O) babasından, (O da) Ebu Musa el-Eş'ari'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her müs-lümanın sadaka vermesi gerekir!" (Sahabe-i Kiram); "yâ Rasulullah, peki gücü yetmezse -veya 'yapamazsa'-?" dediler. "Eliyle çalışır ve (elde etiğinden) hem yer, hem sadaka verir!" buyurdu. (Bir Sahabi); " (bunu da) yapamazsa, ne buyurursun?" dedi "İhtiyaç sahibi çaresize yardım eder!" buyurdu. "(Bunu da) yapamazsa ne buyurursun?" dedi. "İyiliği emreder!" buyurdu. "(Bunu da) yapamazsa, ne buyurursun?" dendiğinde, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Kendini kötülüklerden alıkor. İşte bu da onun için sadakadır!" buyurdu.

 

35.BÂB—KİM RİYAKÂRLIK YAPARSA, ALLAH ONUN RİYAKÂRLIĞINI ORTAYA ÇIKARIR

 

2751. Bize Abdullah b. Yezid haber verip (dedi ki), bize Hayve rivayet edip dedi ki, bana Ebu Şahr rivayet etti ki; O, Mekhûl'ü şöyle derken işitmiş: Bana Ebu Hind ed-Dârî rivayet etti ki, O Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitmiş: "Kim görsünler ve duysunlar diye iş yaparsa, AllahKıyamet günü onun maksadının gösteriş ve duyuruş olduğunu ortaya çıkarır, (onu rezil rüsvay eder!)"

 

36.BÂB—MÜ'MİNİN DURUMU EKİNİN DURUMU GİBİDİR

 

2752. Bize Muhammed b. Yusuf rivayet edip (dedi ki), bize Süfyan, Saîd b. İbrahim'den, (O) Abdullah b. Ka'b'dan, (O da) babası Ka'b b. Malik'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (SallallahuAleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müminin durumu tek saplı taze ("hâme") ekinin durumu gibidir. Rüzgarlar (ekini) bozan eğer, doğrultur; bazan da (yere) yatırır. (Mü'min de böyledir). Nihayet ona ölüm gelir. Kafirin durumu ise, kökünün üzerinde dimdik duran dağ servisinin durumu gibidir. (Dağ servisini), hiçbir şey isabet edip (eğemez). Sonunda o bir defada kökünden kopar, (mahvolur gider). "Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Tek saplı taze ekin = hâme" kelimesi, (burada "zayıf manasınadır.

 

37.BÂB—DÜNYA ÇEKİCİ VE TATLIDIR

 

2753. Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den, (O) İbn Şihâb'dan, (O da) Saîd ibnu'l-Müseyyeb ile Urve ibnu'z-Zübeyr'den (naklen) haber verdi ki, Hakim b. Hızâm şöyle demiş: Ben Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) istedim, bana verdi. Sonra O'ndan (yine) istedim, bana (yine) verdi. Sonra O'ndan (yine) istedim, bana (yine) verdi. Sonra O'ndan (yine) istedim, o zaman şöyle buyurdu: "-Hakim! Bu mal çekicidir, tatlıdır. Ancak kim onu tokgözlülükle alırsa, o (malda) ona hayır ve bereket verilir. Kim de onu açgözlülükle alırsa, o (malda) ona hayır ve bereket verilmez ve yiyip de doymayan kimse gibi olur! Üstteki (veren) el de alttaki (alan) elden hayırlıdır!"

 

38.BAB—ŞÜPHESİZ ALLAH DEDİKODU YAPMANIZI KERİH GÖRMÜŞTÜR

 

2754. Bize Zekeriyya b. Adiyy rivayet edip (dedi ki), bize Ubeydullah b. Amr er-Rakki, Abdulmelik b. Umeyr'den, (O) el-Muğire'nin azadlısı Verrad'dan, (O da) el-Muğire'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızların diri diri gömülmesini, annelere itaatsizlik edilmesini, (verilmesi gereken şeylerin) verilmemesini, (hak edilmeyen şeylerin) istenmesini, dedikodu yapılmasını, (gereksiz olarak) çok soru sorulmasını ve malın zayi edilmesini yasakladı.

 

39. BÂB—SAPTIRICI ÖNDERLER HAKKINDA

 

2755. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan, (O) Ebu Kılâbe'den (O) Ebu Esma'dan,  (O da)  Sevban'dan  (naklen)  rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş: "Ben ümmetim hakkında sadece saptırıcı önderlerden ("imamlardan") endişe edi-\yorumf"

 

40. BÂB—HAKSIZLIK EDEN DE OLSA, HAKSIZLIK EDİLEN DE OLSA, (DİN) KARDEŞİNE YARDIM ET!

 

3756. Bize Ebu Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Züheyr, Ebu'z-Zübeyr'den, (O da) Cabir'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsan, haksızlık eden de olsa, haksızlık edilen de olsa (din) kardeşine yardım etsin! Şöyle ki, eğer o haksızlık eden ise (onu) (bundan) alıkoysun. İşte bu ona yardım etmektir. Şayet o haksızlık edilen ise, ona yardım etsin. "

 

41. BÂB—DİN, İYİLİK İSTEMEDEN İBARETTİR

 

2757. Bize Ca'fer b. Avn, Hişam b. Sa'd'dan, (O) Zeyd b. Eşlem ile Nafi'den, (onlar da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdiler ki, O şöyle dedi: Rasulullah şöyle buyurdu: "Din, iyilik istemeden ibarettir!" (İbn Ömer) sözüne şöyle devam etti: O zaman biz; "yâ Rasulullah, kimin (iyiliğini isteme?)" diye sorduk, O da şöyle buyurdu: "Allah'ın, Rasûlünün, Kitab'ının, müslümanlann önderlerinin ve bütün (müslümanlann iyiliğini isteme!)"

 

42.BÂB—MÜSLÜMANLIK GARİB BİR HALDE BAŞLADI

 

2758. Bize Zekeriya b. Adiyy rivayet edip (dedi ki), bize Hafs b.  Ğıyas,  el-A'meş'ten,  (O)  Ebu İshak'tan,  (O)  Ebu'l-Ahvas'tan, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallaüahu Aleyhi ve Sellem) bize şöyle buyurmuştu: "Müslümanlık gerçekten garib bir halde başladı. İlerde yine garib bir hale dönecektir!" (Zekeriyya dedi ki); sanıyorum Hafs, (bu hadisin devamının şöyle olduğunu da) söylemişti: "Binaenaleyh, ne mutlu ga-riblere!" "Garibler de kim?" denildi. O da şöyle buyurdu: "Kabilelerinden vazgeçip (hicret edenler!)"

 

43.BÂB—ALLAH A KAVUŞMAYI SEVMEK HAKKINDA

 

2759. Bize Haccac b. Minhâl haber verip (dedi ki), bize Hemnıâm, Katâde'den, (O) Enes'ten, (O da) Ubâde ibnu's-Samît'ten (naklen) rivayet etti ki; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) şöyle buyurdu: "Kim Allah 'a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim de Allah 'a kavuşmayı istemezse, Allah da ona kavuşmayı istemez!" O zaman Hz. Aişe -veya (Hz. Peygamber'in) hanımlarından biri-, "doğrusu biz gerçekten ölmeyi istemeyiz" dedi de O, şöyle buyurdu: "-(Benim söylemek istediğim) bu değil! Fakat (şunu söylemek istiyorum): Mü'mine ölüm (ânı)geldiğinde o, Allah'ın hoşnudluğu ve bağışı ile müjdelenir. Artık onun için, önünde (gördüğü) şeylerden daha sevimli hiçbir şey yoktur. Bu sebeple Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever. Şüphesiz kâfire ölüm (ânı) geldiğinde ise o, Allah'ın işkencesi ve cezası ile müjdelenir! Artık ona, önünde (gördüğü) şeylerden daha kerih gelen hiçbir şey yoktur. Bunun için Allah 'a kavuşmayı istemez, Allah da ona kavuşmayı istemez!

 

44.BÂB—BİRBİRLERİNİ ALLAH İÇÎN SEVEN HAKKINDA

 

2760. Bize el-Hakem ibnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize Malik, Abdullah b. Abdirahman b. Ma'mer'den, (O) Ebu'l-Hubâb Saîd b. Yesâr'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gerçekten yüce Allah Kıyamet günü şöyle buyuracaktır: Birbirlerini benim sonsuz büyüklüğüm adına sevenler bugün neredeler! Ben onları, benim gölgemden başka hiçbir gölgenin olmadığı bu günde kendi gölgemde gölgelendireceğim!"

 

45.BÂB—HİÇBİRİNİZ ÖLMEYİ ARZU ETMESİN!

 

2761. Bize el-Hakem b. Nafî1 rivayet edip (dedi ki), bana Şuayb, ez-Zühri'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana, Ab-durrahman b. Avf m azadlısı Ebu Ubeyd haber verdi ki, Ebu Hüreyre şöyle demiş: Ben, Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Hiçbiriniz ölmeyi arzu etmesin! Eğer o iyilik eden biri ise belki iyiliğini artırır, kötülük eden biri ise belki (tevbe edip hayırlı işlere yönelerek Allah'ın) rızasını kazanmaya çalışır."

 

46. BİB—HZ. PEYGAMBERİN; "BEN ŞU ÎKÎSİNÎN (BİRBİRİNE YAKINLIĞI) GİBİ KIYAMETE YAKIN BİR ZAMANDA PEYGAMBER GÖNDERİLDİM!" SÖZÜ

 

2762. Bize Vehb b. Cerir rivayet edip (dedi ki), Şu'be, Ebu't-Teyyah'tan, (O) Enes'ten, (O da) Hz. Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Ben, şu iki (parmağın) -Vehb, şehadet parmağıyla orta parmağını göstermiştir- (boy veya aralarındaki mesafe bakımından birbirine yakınlığı) gibi Kıyamet'e yakın bir zamanda Peygamber gönderildim!"

 

47.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "SİZ ÜMMETLERİN SONUNCUSUSUNUZ!" SÖZÜ HAKKINDA

 

2763. Bize en-Nadr b. Şumeyl haber verip (dedi ki), bize Behz b. Hakim, babasından, (O da) dedesinden (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Muhakkak ki siz ümmetlerin sayısını yetmişe tamamladınız. Siz onların sonuncusu ve Allah katında en değerlilerisiniz!"

 

48. BÂB—BEDİR SAVAŞINA KATILMIŞ OLANLARIN FAZİLETİ

 

2764. Bize Amr b. Asım rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Asım'dan, (O) Ebû Salih'ten, (O da) Ebû Hü-reyre'den (naklen) rivayet etti ki; Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (birgün); "Falan nerde?" buyurmuştu da, orada bulunanlardan bir adam onu kötüleyip; "o şöyledir, o böyledir" demişti. O zaman Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "O, Bedir savaşına katılmamış mıydı?" buyurmuştu: {Sahabe-i Kiram); "evet, katılmıştı" demişlerdi. (Bunun üzerine Hz. Peygamber) şöyle buyurmuştu: "Öyleyse, belki Allah Bedir gazilerinin (ileride yapacakları şeylere) baktı da; "Dilediğinizi yapına Ben sizi bağışladım!" dedil'"

 

49.BÂB—"BİZE ŞU ŞU YILDIZIN DOĞUŞUNDAN DOLAYI YAĞMUR YAĞDI" DEME YASAĞI

 

2765. Bize Affan rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip dedi ki, bize Amr b. Dinar, Attab b. Hu-neyn'den, (O da) Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) haber verdi ki, .Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah ümmetime yağmuru on yıl yağdırmasa (da) sonra yağdırsa, ümmetimden bir topluluk; "bu (yağmur) Micdeh yıldızının doğuşundan dolayı (yağmıştır)" diyerek O'na nankörlük ederler!" (Hammâd) demiş ki: "Micdeh", "Deberân" denilen bir yılızdır.

 

50. BAB—İYİLİK, ON KATI İLE (KARŞILIK GÖRÜR)

 

2766. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Halid b. Abdillah, Ebu Uyeyne'nin azadlisı Vasıl'dan, (O) Beşşar b. Ebi Yusuf tan, (O) el-Velid b. Abdirrahman'dan, (O da) Iyad b. Ğu-tayf tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Biz Ebu Ubeyde ibnu'l-Cerrah'ı hasta ziyaretine gitmiştik. Derken O şöyle demişti: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "İyilik on katı ile (karşılık görür)!"

 

51. BÂB—İKİYÜZLÜ KİMSE HAKKINDA SÖYLENENLER

 

2767. Bize el-Esved b. Amir haber verip (dedi ki), bize Şerîk, er-Rukeyn'den, (O) Nuaym b. Hanzala'dan, -Şerîk dedi ki, (er-Rukeyn) belki "en-Nu'man b. Hanzala" demişti-, (O) Ammar'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Kim bu dünyada ikiyüzlü olursa, Kıyamet günü onun ateşten iki dili olacaktır!"

 

52. BAB—HZ. PEYGAMBERİN; "HANGİ ADAMA LANET ETMİŞSEM VEYA KÖTÜ SÖZ SÖYLEMİŞSEM..." SÖZÜ HAKKINDA

 

2768. Bize el-Muallâ b. Esed rivayet edip (dedi ki), bize Ab-dulvahid b. Ziyad rivayet edip (dedi ki), bize el-Â'meş, Ebu Salih'ten, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ım! Ben ancak bir insanım. Bu sebeple hangi müslümana (ha-ketmediği halde) lanet etmişsem, kötü söz söylemişsem veya kırbaçla vurmuşsam, sen bunları Kıyamet günü onun için bağış, rahmet ve dolayısıyla onu sana yaklaştıracağın bir yakınlık vesilesi kıl!"

 

2769. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr, babasından, (O) el-A'meş'ten, (O) Ebu Süfyan'dan, (O) Cabir'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen), onun (yani bir önceki hadisin) aynısını rivayet etti. Şu kadar var ki, bunda; "...(günahlardan) temizlik ve rahmet... (vesilesi kıl!)" ifadesi vardır.

 

53.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "ŞAYET, BENİM UHUD DAĞI GİBİ ALTINIM OLSAYDI..." SÖZÜ HAKKINDA

 

2770. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Amr b. Mürre'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Suveyd ibnu'l-Haris'i, Ebu Zerr'den (naklen) anlatırken) işittim ki, O ŞÖyle demiş: Ben RaSUİUİlah'i (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Uhud dağının altın olarak benim olmasını, sonra öleceğim gün yanımda, alacaklı için ayırdığım hariç, bir dinar veya yarım dinar kalmış olduğu halde ölmeyi istemem!"

 

54.BÂB—HELAK EDİCİ ŞEYLER HAKKINDA

 

2771. Bize Muhammed ibnu'1-Fadl ile Süleyman b. Harb rivayet edip dediler ki, bize Hammâd -ki O, îbn Zeyd'dir-, rivayet edip (dedi ki), bize Eyyub, Humeyd b. Hilâl'den, (O da) Ubâde b. Kurz'dan (naklen) rivayet etti ki, 0 şöyle dedi: "Doğrusu siz, nazarınızda kıldan daha ince (önemsiz) olan bazı işler yapmaktasınız. Halbuki biz onları Rasulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında (insanı) helak edici şeylerden sayardık!" Sonra (bu söz) Muhammed'e, yani İbn Sîrîn'e anlatılmış da, O şöyle demiş: "Doğru söylemiş! Ben elbisenin eteğini (yere kadar uzatıp sürüyerek) çekmenin bu (helak edici şeylerden) olduğunu zannediyorum."

 

55. BÂB—HUMMA HASTALIĞI CEHENNEM KAYNAMASINDAN (BİR PARÇADIR!)

 

2772. Bize Muhammed b. Yusuf, Süfyan'dan, (O) babasından, (O) Abaye b. Rifaa'dan, (O da) Rafı1 b. Hadic'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Humma hastalığı Cehennem'in kaynamasından -veya "Cehennem'in kaynayıp fışkırmasından"- (bir numunedir). Bunun için onu su ile soğutun!"

 

56.BÂB—HASTALIK (GÜNAHLARA) KEFFARETTİR

 

2773. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Alkame b. Mersed'den, (O) el-Kasım b. Muhay mire' den, (O da) Abdullah b. Amr'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlardan, vücuduna bir hastalık isabet eden hiç kimse yoktur ki, Allah, onu korumakta olan koruma meleklerine emredip şöyle buyurmuş olmasın: Bu kuluma, benim bağ'ımda tutuklu olduğu sürece her gün ve gece, (iyi halinde) yapmakta olduğu iyiliklerin aynısını yazınVm

 

57. BAB—HASTANIN SEVABI

 

2774. Bize Ya'lâ b. Ubeyd haber verip (dedi ki), bize el-A'meş, İbrahim et-Teymi'den, (O) el-Haris b. Suveyd'den, (O da) Abdullah'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben (bir gün), ateşli bir hastalıktan dolayı acılar içindeyken, Rasulullah'ın (Sallallahu Aleyhi ue Sellem) huzuruna girmiştim. Derken elimi üzerine koymuştum da, (ateşin fazlalığını görünce); "yâ Rasulullah, seningerçekten ateşin çok fazla" demiştim. O zaman O; "Muhakkak ki ben sizden iki kişinin acı çekmesi gibi acı çekerim!" buyurmuştu. Ben; "bu, sana iki sevab (verilmesinden) dolayıdır, (değil mi?)" demiştim, O da şöyle buyurmuştu: "Evet! Kendisine bir eziyet, yani bir hastalık veya başka bir şey isabet eden hiçbir müslüman da yoktur ki, ondan, ağacın yapraklarını dökmesi gibi günahları dökülmüş olmasın!"

 

58.BÂB—HZ. PEYGAMBER'E SALÂVAT GETİRMENİN FAZİLETİ

 

2775. Bize Yahya b. Hassan haber verip (dedi ki), bize İsmail b. Ca'fer el-Medeni, el-Alâ' b. Abdirrahman'dan, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Oşöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim bana bir salâvat getirirse, Alah ona on saîâvat (sevabı) verir!"

 

2776. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hanım ad b. Seleme, Sabit'ten, (O) el-Hasan b. Ali'nin azadlısı Süleyman'dan, (O) AbduUah b. Ebi Talha'dan, (O da) ba-' basından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birgün, yüzünde güleçlik görüldüğü halde gelmişti de; "yâ Rasulullah, doğrusu biz senin yüzünde, (daha önce) görmediğimiz bir güleçlik görmekteyiz, (sevindirici bir şey mi var?)" denilmişti. O da şöyle buyurmuştu: "Evet! Gerçekten bir melek bana gelip şöyle dedi: Yâ Muhammed, şüphesiz Rabb'in sana buyuruyor ki; "Seni, ümmetimden sana salâvat getirecek herkese on salâvat (sevabı), sana selâm okuyacak herkese de on selâm (sevabı) vermem razı etmez mi?" (Hz. Peygamber, sözüne devamla); "Ben de; 'evet, (razı eder!)' dedim" buyurmuştu.

 

2777. Bizö Muhammed b. Yusuf rivayet edip (dedi ki), bize Süfyan, Abdullah ibnu's-Sâib'den, (O) Zâzân'dan, (O da) Abdullah b. Mes'ud'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Şüphesiz Allah'ın yeryüzünde dolaşan  bazı  melekleri  vardır, onlar bana ümmetimden selam ulaştırırlar!"81

 

59.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN İSİMLERİ HAKKINDA

 

2778. Bize el-Hakem b. Nafî1 haber verip (dedi ki), bize Şuayb b. Ebi Hamza, ez-Zühri'den, O'nun şöyle dediğini haber verdi: Bana Mu ha ram e d b.  Cübeyr b. Mut'am, babasından haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Resululah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) şöyle buyururken işittim: "Benim gerçekten birkaç ismim var: Ben (Allah     ve insanlar tarafından övülen) Muhammed'im.  Ben (Allah'a   en   çok   hamdeden,   hamdetmeyi   bilen) Ahmed'im.   Ben, Allah'ın, küfrü benim (getirdiğim dinle) yok edecek olan Mani'yim. Ben,   insanların   (Kıyamet günü)   benim  ardımda   bir  araya getirilecekleri,   (böylece toplanmayı  başlatacak  olan) Haşir'im.  Ben, (kendisinden sonra artık Peygamber gelmeyecek olan) Akıb'ım." "Akıb", kendisinden sonra hiçbir kimse olmayan (yani son, sonuncu) kimse demektir.

 

60.BÂB—HARAM YEME HAKKINDA

 

2779. Bize Haccac b. Minhâl haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), Abdullah b. Osman b. Huseym, Abdurrahman b. Sabit'ten, (O da) Câbir b. Ab- dillah'tan (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Yâ Ka'b b. Ucre! Şüphesiz durum şu ki, haramdan beslenip büyüyen hiçbir et Cennet'e girmeyecektir!"

 

61.BÂB—MÜ'MİNE HER ŞEYDE SEVAP VERİLİR

 

2780. Bize Ebu Hatim el-Basri haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Sabit, Ab-durrahman b. Ebi Leyla'dan, (O da) Suheyb'den (naklen) haber verdi ki, O^şöyle dedi: Bir ara Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ashabıyla birlikte) oturuyordu. Derken gülmüş, ardından da; "Bana neden güldüğümü sormayacak mısınız?" buyurmuştu. (Sa-habe-i Kiram); "neden gülüyorsun?" diye sormuşlardı. O da şöyle buyurmuştu: "Mü'minin işine hayretimden dolayı (gülüyorum). Onun her işi kendisi için hayırlıdır. Ona sevdiği birşey isabet ederse, bundan dolayı Allah'a hamdeder. Böylece bu onun için hayırlı olur. Ona hoşlanmadığı bir şey isabet eder de sabrederse, bu da onun için hayırlı olur. Müminden başka, her işi kendisi için hayırlı olan hiç kimse yoktur!'

 

62.BÂB—İNSANOĞLUNUN İKİ VADİ (DOLUSU) MALI OLSA!

 

2781. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Katâde'den, (O da) Enes'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sefam) işitirdim; -artık bilmiyorum bu, kendisine (vahiyle) indirilen birşey miydi, yoksa kendi sözü olarak söylediği birşey miydi-? O şöyle buyururdu: "İnsanoğlunun iki vadi (dolusu) malı olsa, bunlara (ek olarak) bir üçüncüsünü ister. İnsanoğlunun içini ancak toprak doldurabilecektir. Allah ise tevbe edenin tevbesini kabul eder!"

 

63. BÂB—HİKAYE ANLATIP ÖĞÜT VERME YASAĞI HAKKINDA

 

2782. Bize Ebu Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Abdullah b. Amir, Amr b. Şuayb'dan, (O) babasından, (O da) dedesinden (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Yalnız hükümdar veya görevli kimse, yahut (baş olma sevdasındaki) gösterişçi kimse hikayeler anlatıp Öğüt verir!" (Abdullah b. Amir demiş ki; ben Amr b. Şuayb'a; "doğrusu biz (bu hadisi, 'gösterişçi kimse' yerine) ^kendisini ilgilendirmeyen şeye kansan kimse' şeklinde işitirdik?" dedim de O; "benim işittiğim budur" karşılığım verdi.

 

64. BÂB—HİKAYE ANLATIP ÖĞÜT VERMEYE MÜSAADE HAKKINDA

 

2783. Bize Muhammed ibnu'1-Alâ' haber verip (dedi ki), bize Yahya b. Ebi Bukeyr, Şu'be'den, (O da) Abdulmelik b. Mey-sere'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben Kürdûs'u -ki O, hikayeler anlatıp öğüt veren birisi idi-, şöyle derken işittim: Bana, Bedir savaşına katılanlardan bir adam haber verdi ki; O, Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitmiş: "Andolsun ki, bu toplantı yerinin benzerinde oturmam bana, dört köleyi hürriyetlerine kavuşturmaktan daha sevimli gelir!" (Kürdûs) demiş ki: Ben, (bana bu hadisi anîâtan adama); "(Hz. Peygamber) hangi toplantı yerini kastediyor?" dedim. O da; "o zaman hikâyeler anlatılıp öğüt veriliyordu" karşılığını verdi. Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bedir savaşına katılanlardan olan (sözkonusu) bu adam, Hz. Ali'dir.

 

65. BÂB—MÜ'MİN, BİR HAŞERÂT DELİĞİNDEN İKİ DEFA SOKULMAZ

 

2784. Bize Abdullah b, Salih haber verip dedi ki, bana el-Leys rivayet edip dedi ki, bana Ukayl, İbn Şihâb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb haber verdi ki, Ebu Hüreyre kendisine haber vermiş ki, Rasulullah şöyle buyurmuş: "Mü'min bir haşerat deliğinden iki defa sokulmaz!"

 

66. BÂB—ŞEYTAN İNSANOĞLUNDA KANIN AKIŞI GİBİ AKAR

 

2785. Bize Muhammed ibnu'1-Alâ haber verip (dedi ki), bize Ebu Usame, Mucâlid'den, (O) Amir'den, (O da) Câbir'den (naklen) rivayet etti ki, -Amir demiş ki: Belki ben Câbir'den sordum da O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Yanlarında kocaları bulunmayan kadınların yanlarına girmeyin. Çünkü şeytan insanoğlunda kanın akışı gibi akar. [Belki O; "Şeytan (insanoğlunun içlerine kanın akışı gibi) girer!" buyurmuştu.] (Sahabe-i Kiram); "sende de mi?" diye sordular. Şöyle buyurdu: "Evet. Ancak Allah ona karşı bana yardım etti de, o teslim oldu!"

 

67.BÂB—BELALARA EN ÇOK UĞRAYAN İNSANLAR HAKKINDA

 

2786. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Süfyan, Asım'dan, (O) Mus'ab b. Sa'd'dan, (O da) Sa'd'dan, (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "belâlara hangi insanlar daha çok uğrarlar" diye soruldu da, O şöyle buyurdu: "Peygamberler, sonra sırasıyla onlara en yakın olanlar! insan dinine göre belâlara uğratılıp denenir. Bunun için eğer dininde kuvvetlilik varsa, kuvvetliliği artırılır (ve ona çok belâ verilir). Eğer dininde incelik (zayıflık) varsa, onun belâsı hafifletilir. Belâ kulda, o yeryüzünde hiçbir günahı kalmamış olarak yürüyünceye kadar bulunmaya devam eder!"

 

68.BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "BENİ AŞIRI BİR ŞEKİLDE ÖVMEYİN!" SÖZÜ

 

2787. Bize Osman b. Ömer haber verip (dedi ki), bize Malik, ez-Zühri'den, (O) Ubeydullah'tan, (O) İbn Abbas'tan, (O da) Hz. Ömer'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Beni, hıristiyanların İsa b. Meryem'i övmeleri gibi aşırı bir şekilde övmeyin. Fakat, "Allah'ın kulu ve el-çisidir" deyin!"

 

69. BAB—ŞÜPHESİZ ALLAH'IN YÜZ RAHMETİ VARDIR!

 

2788. Bize el-Hakem b. Nafi1, Şuayb'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb, Ebu Hüreyre'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Allah rahmeti yüz parça yapmış ve doksan dokuzunu yanında tutmuş, tek bir parçayı yeryüzüne indirmiştir. İşte yaratıklar birbirlerine bu parçadan dolayı merhamet ederler. Öyle ki, at, yavrusuna zarar verir endişesiyle ayağını onun üzerinden kaldırır!"

 

70.BÂB—KİM BİR İYİLİK YAPMAYA KESİN KARAR VERİRSE

 

2789. Bize Affan rivayet edip (dedi ki), bize Ca'fer b. Süleyman rivayet edip (dedi ki), bize el-Ca'd Ebu Osman rivayet edip dedi ki, ben Ebu Reca el-Utaridi'yi işittim, şöyle dedi: Ben İbn Abbas'ı Rasulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen), O'nun Rabbi'nden -Azze ve Celle- rivayet ettiği bazı kudsi hadisleri anlatırken işittim. O dedi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rabb'iniz gerçekten çok merhametlidir. Kim bir iyilik yapmaya kesin karar verir de sonra onu yapamazsa, ona bir iyilik (sevabı) yazılır. Eğer onu yaparsa, ona on (katından) yediyüz katına, daha fazla katlarına kadar (iyilik sevabı) yazılır. Kim de bir kötülük yapmaya kesin karar verir de sonra onu yapamazsa, ona bir iyilik (sevabı) yazılır. Eğer onu yaparsa, (ona) bir (kötülük günahı) yazılır veya (Allah) onu siler, yok eder. Allah yüzünden, sadece helak olacak olan helak olur!"

 

71.BÂB—KİŞİ, SEVDİĞİ KİMSE İLE BERABERDİR

 

2790. Bize Saîd b. Süleyman, Süleyman ibnu'l-Muğire'den, (O) Humeyd b. Hilâl'den, (O) Abdullah ibnu's-Samit'ten, (O da) Ebu Zerr'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben (bir-gün); "yâ Rasulullah, insan bir topluluğu seviyor, ama onların ameli gibi amel yapamıyor. (Bu insanın durumu ne olacak?)" diye sordum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sen, Ebu Zerr, sevdiğin kimse ile beraber olacaksın!" (O zaman) ben; "Öyleyse ben Allah'ı ve Resul'ünü seviyorum!" dedim. "Sen sevdiğin kimse ile beraber olacaksın!" buyurdu.

 

72.BÂB—KUL ALLAH'A YAKLAŞMAYA ÇALIŞTIĞINDA

 

2791. Bize Ebu'n-Nu'man haber verip (dedi ki), bize Mehdi rivayet edip (dedi ki), bize Ğeylan, Şehr b. Havşeb'den, (O) Amr b. Ma'dikerib'den, (O) Ebu Zerr'den, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, (Hz. Peygamber) Rabb'inin, şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: "Ademoğlu! Şüphesiz sen bana yakardığın, benden ümid ettiğin sürece, sende olan şeylere rağmen seni bağışlarım. Ademoğlu! Sen gerçekten, bana hiçbir şeyi ortak koşmadıktan sonra, beni yer dolusuna yakın günâhlarla karşılaşan da, ben seni onun dolusuna yakın bağışla karşılarım. Ademoğlu! Şüphesiz sen günahın gökteki buluta 'ulaşacak kadar günah iş-lesen de, sonra benden bağışlanmanı dilesen, ben, aldırmayarak seni bağışlarım!'

 

73.RÂB—İYİLİK VE GÜNAH HAKKINDA

 

2792. Bize Ebu'l-Muğire haber verip (dedi ki), bize Safvan -ki O, ibn Amr'dır-, rivayet edip dedi ki, bana Yahya b. Câbir el-Kâdî, en-Nevvas b. Sem'an'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Rasulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iyi ile günahın ne olduğunu sordum da, O şöyle buyurdu: "İyi, ahlâk güzelliğidir. Günah ise gönlüne dokunan ve halkın bilmesini istemediğin şeydir!"

 

2793. Bize İshak b. İsa, Ma'n b. İsa'dan, (O) Muaviye b. Salih'ten, (O) Abdurrahman b. Cübeyr b. Nufeyr'den, (O) babasından, (O da) en-Nevvas b. Sem'an'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben Hz. Peygamber'e sordum ki... (İshak) sonra onun (yani bir önceki hadisin) benzerini zikretti."

 

74. BÂB—AHLÂK GÜZELLİĞİ  HAKKINDA

 

2794. Bize Ebu Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Süfyan, Habib b. Ebi Sâbiften, (O) Meymun b. Ebi Şebib'den, (O da) Ebu Zerr'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Nerede olursan ol, Allah'a (karşı gelmekten) sakın! Kötülüğün peşine hemen iyilik yap ki, onu yok etsin, insanlara da güzel huyla davran!"

 

2795. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Saîd -ki O, İbn Ebi Eyyub'dur-, rivayet edip dedi ki, bana Mu-hammed b. Aclân, el-Ka'ka' b. Hakim'den, (O) Ebu Salih'ten, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlâk bakımından en güzel olanlarıdır!"

 

75. BÂB—YUMUŞAKLIK HAKKINDA

 

2796. Bize Haccâc b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd -ki O, İbn Seleme'dir-, Yunus ile Humeyd'den, (onlar) el-Hasan'dan, (O da) Abdullah b. Muğaffel'den, (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Muhakkak ki, Allah yumuşaklığı sever ve serttik için vermediği şeyi onun için verir.

 

2797. Bize Muhammed b. Yusuf, el-Evzai'den, (O) ez-Zühri'den, (O) Urve'den, (O da) Hz. Aişe'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphe yok ki, Allah her işte yumuşaklığı sever. "

 

76.BÂB—GÖZÜ KÖR OLUP DA SABREDEN KİMSE HAKKINDA

 

2798. Bize Abdullah b. Muhammed el-Kirmânî haber verip (dedi ki), bize Cerir, el-A'meş'ten, (O) Ebu Salih'ten, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rvayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "(Yüce Allah şöye buyuruyor): Kimin iki sevgili (gözünü) gideririm de o, karşılığını benden bekleyerek sabrederse, onun için Cennet'in dışında hiçbir ödüle razı olmam!"

 

77.BÂB—YÖNETİLENLERİN ARASINDA ADALETLİ DAVRANMA

 

2799. Bize Ebu Nuaym haber verip (dedi ki), bize Ebu'l-Eşheb, el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, Ubeydullah b. Ziyad, Ma'kıl b. Yesar'ı, sonunda ölmüş olduğu hastalığında ziyaret etmiş. Derken (Ma'kıl) O'na şöyle demiş: Doğrusu ben sana, Ra-sulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) duyduğum bir hadis rivayet edeceğim. Şayet kalan ömrümün olduğunu bilsem (bunu) sana rivayet etmezdim. Ben gerçekten Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle derken işittim: "-Allah'ın, bir yönetilenler topluluğuna yönetici yaptığı hiçbir kul yoktur ki, yönettiklerini aldatır bir halde iken ölsün de, Allah ona Cennet'i haram kılmış olmasın!"

 

78. BÂB—İTAAT VE CEMAATE BAĞLILIK HAKKINDA

 

2800. Bize el-Hakem ibnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize el-Velid b. Müslim, Abdurrahman b. Yezid b. Câbir'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Fezâreoğulları'mn azad-lısı Zureyk b. Hayyan haber verdi ki; O, Müslim b. Karaza el-Eşcei'yi şöyle derken işitmiş: Ben, Avf b. Malik el-Eşceî'yi şöyle derken işitmiştim: Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Önderlerinizin en hayırlıları, sizin onları sevdiğiniz, onların da sizi sevdiği, sizin onlara hayır-dua ettiğiniz, onların da size hayır-dua ettiği kimselerdir. Önderlerinizin en kötüleri ise sizin onları sevmediğiniz, onların da sizi sevmediği, sizin onlara lanet ettiğiniz, onların da size lanet ettiği kimselerdir." Biz; "bu durumda onlarla bozuşalım mı, ya Rasulullah?" dedik de, O şöyle buyurdu: 'Aranızda namaz kıldıkları sürece hayır! Şunu iyi bilin ki, kimin başına biri yönetici olur da o, onda Allah'a isyan etme ile ilgili birşey yaparken görürse, onun Allah'a isyan etme ile ilgili şeylerini çirkin görsün, ama itaatten asla el çekmesin!" Câbir'in torunu (Abdurrahman) demiş ki: O zaman ben (Zureyk'e); "Ebu'l-Mikdam! Allah'a andolsun mu, sen bunu Müslim b. Ka-raza'dan işittin mi?" demiştim de, bunun üzerine O kıbleye yönelmiş ve iki dizinin üzerine çöküp şöyle demişti: "Allah'a andolsun ki, ben bunu gerçekten Müslim bJ Karaza'dan işittim. O diyordu ki, ben amcam Avf b. Malik'i şöyle derken işittim: Ben RasuluUah'i (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) bunu (yani yurkarıdaki hadisi) buyururken işittim."

 

79.BÂB—SÛR'A ÜFLENMESİ HAKKINDA

 

2801. Bize Muhammed b, Yusuf, Süfyan'dan, (O) Süleyman et-Teymi'den, (O) Eşlem el-Icli'den, (O) Bişr b. Şeğaf tan, (O da) Abdullah b. Amr'dan (naklen) rivayet etti ki, 0 şöyle dedi: Hz. Peygamber'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sûr'un mahiyeti soruldu da, O şöyle buyurdu: "(Sûr), içine üflenen bir boynuzdur!"

 

80. BAB—KIYAMETİN DURUMU İLE YÜCE RABB'İN İNİŞİ HAKKINDA

 

2802. Bize el-Hakem b. Nafi' rivayet edip (dedi ki), bize Şuayb, ez-Zühri'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Seleme b. Abdirrahman'ı işittim ki, O şöyle dedi: Ben Ebu Hü-reyre'yi işittim ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Allah (Kıyamet günü) yeri avu-cuna alacak, göğü sağ eliyle dürecek, sonra da şöyle buyuracak: Hükümdar benim. Nerde yeryüzünün hükümdarları?"

 

2803. Bize Muhammed ibnu'l-Fadl rivayet edip (dedi ki), bize es-Sa'k b. Hazn, Ali ibnu'l-Hakem'den, (O) Osman b. Umeyr'den, (O) Ebu Vâil'den, (O) İbn Mes'ud'dan, (O da) Hz. Peygamber'den (SnîîaUaku Aleyh: ve Sriiem) (naklen) rivayet etti. (İbn Mes'ud) demiş ki, ü'na (yani Hz. Peygambere); "Makam-ı Mah-mud (Övülen Makam) nedir?" diye soruldu, O da şöyle buyurdu:

 

"-Bu, yüce Allah 'in (mahşer günü) kürsüsünün üzerine ineceği gün olacaktır. (O zaman kürsüsü), zorlamasından dolayı yeni deve semerinin gıcırdaması gibi gıcırdar. Bu (kürsünün büyüklüğü) gök ile yer arasının genişliği gibidir. (İşte o gün) siz yalınayak, çıplak ve sün-netsiz olarak getirileceksiniz de, ilk giydirilecek kimse İbrahim olacak. Yüce Allah; "Dostumu giydirin!" buyuracak. Bunun üzerine Cennet örtülerinden iki beyaz örtü getirilip (O'na örtülür). Sonra O'nun peşinden ben giydirilirim. Ardından ben Allah'ın sağında, öncekilerin ve sonrakilerin bana imrenecekleri bir yerde ("makam"da) dururum!"

 

81.BÂB—YÜCE ALLAH'A BAKMAK

 

2804. Bize Ebu'l-Yemân b. Nafi1, Şuayb b. Ebi Hamza'dan, (O da) ez-Zühri'den (naklen) rivayet etti (ki, O şöyle dedi): Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb ile Ata' b. Yezid el-Leysi haber verdiler ki, Ebu Hüreyre kendilerine haber vermiş ki, insanlar Ra-sulullah'a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Rabb'imizi Kıyamet Günü görecek iniyiz?" diye sormuşlar. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurmuş: "Kamerî ayın ondördüncü ("bedir") gecesi önünde bulut olmayan ayı görmekte şüpheye düşer, (münakaşa eder misiniz)?" (Sahebe-i Kiram); "hayır, yâ Rasulullah" demişler. (Hz. Peygamber); "Peki, önünde bulut olmayan güneşi (görmekte) şüpheye düşer, (münakaşa eder misiniz)?" buyurmuş. Onlar yine; "hayır" demişler. (O zaman Hz. Peygamber) şöyle buyurmuş: "İşte hiç şüphe yok ki, siz de O'nu bu şekilde göreceksiniz!"

 

82. BAB—(AHİRETTE) TOPLANMANIN DURUMU HAKKINDA

 

2805. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip dedi ki, bize el-Muğire ibnu'n-Nu'man rivayet edip dedi ki, ben Saîd b. Cübeyr'i, İbn Abbas'tan rivayet ederken işittim ki, O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem) (birgün) bir konuşma yapmış ve derken şöyle buyurmuştu: "Ey insanlar! Hiç şüphe yok ki, sizler yalınayak, çırılçıplak ve sünnetsiz olarak yüce Allah'ın huzuruna toplanılacaksınız!" (Hz. Peygamber) sonra şu ayeti okumuştu: "-Yaratmaya ilk başladığımız gibi, üzerimize aldığımız bir söz olarak, onu tekrar var edeceğiz. Biz (bunu) gerçekten yapıcıyızdır!"

 

83. BÂB—MÜ'MİNLERİN KIYAMET GÜNÜ SECDE ETMESİ HAKKINDA

 

2806. Bize Muhammed b. Yezid el-Bezzâz, Yunus b. Bu-keyr'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana İbn İshak haber verip dedi ki, bana Saîd b. Ye sar haber verip dedi ki: Ben Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "(Ahirette) Allah, kulları geniş (ve) düz bir yerde topladığında bir bağına; "her topluluk tapmış oldukları şeylerin ardına takılsın!" diye bağırır. Bunun üzerine her topluluk tapmış oldukları şeylerin ardına takılır. (Bu ümmetin) insanları ise oldukları gibi kalırlar. Derken onlara (Allah) gelir ve "İnsanların neyi var? Onlar gittiler, siz ise buradasınız!" der. Onlar da; "biz ilahımızı bekliyoruz" karşılığını verirler. O zaman O; "Siz onu tanıyor musunuz?" der. Onlar; "bize kendisini tanıtırsa onu tanırız" derler. Bunun üzerine onlara "baldır"ını açar, onlar da hemen secdeye kapanırlar. İşte yüce Allah'ın şu ayeti bunu açıklamaktadır: "O gün "baldır" açılır ve onlar secdeye çağrılırlar, ama (buna) güç yetiremezler!"112 Her münafık kalakalır ve secde etmeye güç yetiremez. Ardından (Allah secdeye kapanan müminleri) Cennet'e götürür."

 

84.BÂB—ŞEFAAT HAKKINDA

 

2807. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Ab-durrahman b. Ziyad rivayet edip (dedi ki), bize Duhayn el-Hacri, Ukbe b. Amir el-Cuheni'den rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Allah öncekilerle sonrakileri topladığında, aralarında hüküm verip de hükmünü bitirince, müminler şöyle diyecekler: Rabb'imiz aramızda hüküm verdi. Şimdi Rabb'imize bizim için kim şefaatçi olacak?" Derken onlar (birbirlerine); "Ademe gidin! Çünkü Allah O'nu eliyle yaratmış ve O'na hitabetmiştir" diyecek ve O'na gelip; "kalk da Rabb'imize bizim için şefaatçi ol" diyecekler. Adem de; "siz Nuh'a gidin" cevabını verecek. Bunun üzerine onlar Nuh'a gelecekler. O da onları İbrahim'e yollayacak. Bu sefer onlar İbrahim'e gelecekler. O da onları Musa'ya yollayacak. O zaman onlar Musa'ya gelecekler. O da onları İsa'ya yollayacak. Onlar bu sefer isa'ya gelecekler. O da; "ben size Ümmi Peygamber'i salık veririm" diyecek." (Hz. Peygamber sözüne devamla) buyurdu ki: "Bunun üzerine onlar bana gelecekler. Yüce (Allah) da bana, huzuruna çıkmam için izin verecek ve duracağım yere, asla hiç kimsenin koklamamış olduğu en güzel bir koku yayılacak. Nihayet ben Rabb'ime geleceğim de, O benim şefaatçiliğimi kabul edip üzerime, başımın saçlarından ayaklarımın tırnaklarına kadar nur koyacak. O zaman kâfir, İblis'e diyecek ki; "müminler kendileri için şefaatçi olacak kimseyi buldular. Haydi sen de kalk, Rabb'ine bizim için şefaatçi ol! Çünkü bizi sen sapıttın!" (Hz. Peygamber sözüne devamla) buyurdu ki:  "O da kalkaçak. Ancak, duracağı yere, hiç kimsenin asla koklamamış olduğu en bozuk koku yayılacak. Ardından Cehennem'e (götürmek) üzere onların önüne düşecek ve bu esnada; 'İş bittirilince şeytan; 'doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti. Ben de size söz vermiştim, ama ben sözümde yalancı çıktım' diyecek."114 mealindeki ayeti sonuna kadar okuyacak”.

 

85. BÂB—ŞÜPHESİZ HER PEYGAMBERİN (KABUL EDİLMESİ KESİN OLAN) BİR DUASI VARDIR

 

2808. Bize el-Hakem b. Nafi' haber verip (dedi ki), bize Şu'ayb, ez-Zühri'den haber verdi İd, O şöyle demiş: Bana Ebu Seleme b. Abdirrahman rivayet etti ki, Ebu Hüreyre şöyle demiş: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "HerPeygamberin (Allah tarafından kabul edilmesi kesin olan) bir duası, bir isteği vardır. Ben bu duamı, Allah dilerse, Kıyamet günü ümmetime şefaat etmek için saklamak istiyorum!

 

2809. Bize el-Hakem b. Nafi' rivayet edip (dedi ki), bize Şuayb, ez-Zühri'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Amr b. Ebi Süfyan b. Esid b. Cariye, bunun (yani bir önceki hadisin) aynısını Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi,

 

86. BÂB—"ÜMMETİMDEN YETMİŞBİN KİŞİ CENNETE HESABA ÇEKİLMEDEN GİRECEK!"

 

2810. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Mu-hammed b. Ziyad'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Hüreyre'yi, Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rivayetederken işittim ki, O şöyle buyurmuş: "Ümmetimden yetmiş bin kişi Cennet'e hesap vermeden girecek!" O zaman Ukkâşe; "yâ Ra-sulullah, Allah'a, beni onlardan kılması için dua edin" demiş, O da dua etmiş. Bunun üzerine başka bir adam da; "yüce Allah'a benim için de dua edin" demiş, ancak O; "Ukkaşe bunda seni geçti!" buyurmuş.

 

87. BAB—HZ. PEYGAMBERİN; "ÜMMETİMDEN BİR ADAMIN ŞEFAATİYLE YETMİŞBİN KİŞİ CENNET'E GİRECEK!'SÖZÜ HAKKINDA

 

2811. Bize el-Muallâ b. Esed haber verip (dedi ki), bize Vu-*eyb, Halid'den, (O) Abdullah b. Şakîk'ten, (O da) Abdullah b. Ebi'l-Ced'a'dan (naklen) rivayet etti ki, 0 şöyle dedi: Ben Ra-sulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "-Andolsun ki, ümmetimden bir adamın şefaatiyle Te-mimoğullarından  daha  çok  kimse  Cennet'e girecektir!"  (Sahabe-iKiram); "senden başka (bir adamın mı), yâ Rasuhıllah?" dediler. "Benden başka (bir adamın)!" buyurdu.

 

88. BÂB—YÜCE ALLAH'IN; "O GÜN YER BAŞKA YERE DEĞİŞTİRİLİR, GÖKLER DE!" SÖZÜ HAKKINDA

 

2812. Bize Amr b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Halid, Davud'dan, (O) eş-Şa'bi'den, (O da) Mesrûk'tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben Aişe'ye; "mü'minlerin Annesi! Yüce Allah'ın, "O gün yer başka yere değiştirilir, gökler de (başka göklere)... Ve (insanlar gelip) tek ve kahredici Allah'ın huzuruna durur!"120 sözü hakkında ne dersin, insanlar o gün nerede olacaklar?" diye sordum da, O şöyle cevap verdi: Ben bunu Ra-sulullah'a (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) sormuştum da O; "Sırat üzerinde (olacaklar)!" buyurmuştu.

 

89. BÂB—(CEHENNEM) ATEŞİNE UĞRAMAK HAKKINDA

 

2813. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O da) es-Süddi'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Mürre'ye, Aziz ve Celil olan Allah'ın; "Sizden hiç kimse yoktur ki, o (Cehennem'e) uğrayacak olmasın!"122 sözünü sordum da, O bana rivayet etti ki, Abdullah b. Mes'ud kendilerine rivayet edip şöyle demiş: Rasulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İnsanlar (Cehennem) ateşine uğrayacaklar. Sonra oradan amellerine göre ayrılıp kurtulacaklar. Bu (kurtulacakların) ilki, (oradan) şimşek çakışı gibi (ayrılacak), sonraki rüzgar gibi, sonraki atın seğirtmesi gibi, sonraki devesine binen gibi, sonraki adamın koşması, sonraki onun yürümesi gibi (ayrılacak!)"

 

90. BÂB—ÖLÜMÜN BOĞAZLANMASI HAKKINDA

 

2814. Bize Haccâc b. Minhâl, Hammâd b. Seleme'den, (O) Asım'dan, (O) Ebu Salih'ten, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "(Kıyamet günü) ölüm boz biz koç şeklinde getirilir ve Cennet ile Cehennem arasında durdurulur. Sonra; "ey Cennet ehli" diye bağırılır. Onlar da hemen boyunlarını uzatıp bakarlar. "Ey Cehennem ehli" diye de bağırılır. Onlar da boyunlarını uzatıp bakar ve ferahlığın geldiğini zannederler. O zaman (koç şeklindeki ölüm) boğazlanır ve "(artık) ebedilik var, asla ölmek yok" denilir!"

 

91. BÂB—(CEHENNEM) ATEŞİNDEN SAKINDIRMAK HAKKINDA

 

2815. Bize Osman b. Ömer rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Simâk'tan, (O da) en-Numan b. Beşir'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ueSellem) hutbe irad buyururken işitmiştim. Derken O; "Ben sizi (Cehennem) ateşine karşı uyardım! Ben sizi (Cehennem) ateşine karşı uyardım! Ben sizi (Cehennem) ateşine karşı uyardım!" buyurmuş ve bunu (yüksek sesle) söylemeye devam etmişti. Öyle ki, çarşı-pazardakiler benim bulunduğum yerde olsalardı, onu mutlaka işitirlerdi. Sonunda (Hz. Pey-gamber'in) üzerinde olan aba ayaklarının yanına düşmüştü.

 

92. BÂB—"ÖLDÜĞÜM ZAMAN BENİ ATEŞTE YAKIN!" DİYEN KİMSE

 

2816. Bize en-Nadr b. Şumeyl haber verip dedi ki, bize Behz b. Hakim, babasından, (O da) dedesinden (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (Sallallahu Aleyhi ve.Sellem) şöyle buyururken işittim: "(Bir zamanlar) Allah'ın kullarından bir kul vardı. O Allah için hiçbir ibadet yapmazdı. Gerçek şu ki, o, ömrünün bir kısmı geçip geriye ömrünün bir kısmı kalıncaya kadar (böyle) yapmıştı. Sonra anlamıştı ki, o, Allah katında hiçbir iyilik saklamamış! Bunun üzerine oğullarını çağırmış ve "beni nasıl bir baba biliyorsunuz?" diye sormuştu. Onlar; "iyi (bir baba olarak), ey babamız" cevabını vermişlerdi. O sözüne şöye devam etmişti: "Öyleyse ben gerçekten, ya sizden birinin yanında olan malımı ondan mutlaka alacağım, yahut size emredeceğim şeyi mutlaka yapacaksınız!" (Hz. Peygamber sözüne devamla) şöyle buyurdu: "Böylece onlardan, vallahi, söz almış ve şöyle demişti: "İyi dinleyin. Ben öldüğümde beni alıp ateşte yakın. Nihayet kömür haline geldiğimde beni ufalayın, sonra da rüzgâra savurun!" Derken Öldüğü zaman, Muhammed'in Rabb'ine andolsun ki, bunu ona yapmışlardı. Ama hemen, asla hiç olmadığından daha güzel olarak getirilip Rabb'inin huzuruna sunulmuş, O da; "Seni (kendini) ateşte (yaktırmaya) ne sev-ketmişti?" buyurmuştu. O; "senin korkun, ya Rabbi" karşılığını vermişti. (Yüce Allah da); 'Doğrusu ben seni gerçekten korkmuş biri olarak işitiyorum!" buyurmuştu." (Hz. Peygamber sözüne devamla) buyurdu ki: "Bunun üzerine (adamın) tevbesi kabul olun-tnuştu." Ebu Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: (Metinde geçen) "yebteirfı -saklıyor" kelimesi, "yeddehırû - depo ediyor, saklıyor" demektir.

 

93.BÂB—BİR KADIN, BİR KEDİDEN DOLAYI CEHENNEM'E GİRDİ

 

2817. Bize el-Hakem ibnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize Malik, Nafi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bir kadın bir kediden dolayı (Cehennem) ateşine girdi. (Ona) denilmişti ki: Sen bu (kediyi) ne yedirip içirdin, ne de onu serbest bıraktın ki, yerin küçük canlılarından yesin!"

 

94.BÂB—CEHENNEMLİKLERİN İŞKENCESİNİN ŞİDDETİ

 

2818. Bize Abdullah b. Yezid rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Hüreyre'nin azadlısı ve künyesi Ebu Yahya olan Saîd b. Ebi Eyyub b. Miklas rivayet edip dedi ki, ben Derrac Ebu's-Semh'i şöyle derken işittim: Ben Ebu'l-Heysem'i şöyle derken işittim: Ben Ebu Saîd el-Hudri'yi şöyle derken işittim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Andolsun ki, kâfirin üzerine kabrinde doksandokuz büyük yılan sataştırılır. Bunlar onu, Kıyamet kopuncaya kadar ısırır ve sokarlar. Bu büyük yılanlardan bir tanesi yeryüzüne üfürse, artık hiçbir yeşillik bitmez!"

 

95.BÂB—CEHENNEMİN VADİLERİ HAKKINDA

 

2819.Bze Yezid b.Harun haber verip (dediki),Ezherb.Sinan,Muhammed b. Vâsi’den haber verdi ki,O Şöyle demiş: Ben Bilal b. Ebi Bürde’nin yanına girmiştim.Derken şöyle Demiştim: Doğrusu senin Baban bana kendi babasından, (O da ) Hz. Peygamber’den (s.a.v) (naklen) rivayet eti ki, O şöyle buyurmuş: “Gerçekten Cehennem’de Hebheb denilen bir vadi vardır.Bütün Zorbalar orada kalırlar.Sen Sakn onlardan olma!”

 

96.BÂB—ALLAH'IN, RAHMETİNDEN DOLAYI CEHENNEM'DEN ÇIKARACAĞI KİMSELER

 

2820. Bize Amr b. Avn, Halid b. Abdillah'tan, (O) Saîd b. Yezid Ebu Mesleme'den, (O) Ebu Nadra'dan, (O da) Ebu Saîd el-Hudri'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cehennem'in (ebedi olarak) ehli olan Cehennem ehline gelince, onlar Cehennem'de ölmeyecekler. İnsanlardan bazılarına gelince, Cehennem ateşi onlara günahlarının miktarınca isabet edecektir. Bu sebeple onlar orada yakılacaklar. Nihayet kömür haline geldiklerinde şefaat etmeye izin verilecek ve bunun üzerine onlar ateşten öbek öbek çıkarılıp Cennet'in nehirlerine saçılacaklar. Cennet ehline de; "şunların üzerine biraz su serpin" denilecek. " (Hz. Peygamber sözüne devamla) buyurdu ki: "Onlar da onların üzerine (su) serpecekler de etleri, bitki tohumunun selin süp-rüntüsü arasında bitmesi gibi bitip gelişecek!"

 

97.BÂB—CENNETİN KAPILARI HAKKINDA

 

2821. Bize Ahmed b. Humeyd rivayet edip (dedi ki), bize Muaviye b. Hişam, Serik'ten, (O) Osman es-Sekafi'den, (O) Ebu Sadık'tan, (O) Abdurrahman b. Yezid'den, (O) Abdullah'tan, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Cennetin sekiz kapısı vardır!"

 

98. BÂB—CENNETE GİREN KİMSE BOLLUK İÇİNDE SEVİNÇLİ OLUR, SIKINTI VE YOKSULLUK GÖRMEZ

 

2822. Bize Haccac b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'ten, (O) Eyyûb'dan, (O) Ebu Rafi'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (neklen) rivayet etti ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ŞÖyle buyurdu: "~Kim Cennet'e girerse, bolluk içinde sevinçli olur, sıkıntı ve yoksulluk görmez. Onun ne giysileri eskir, ne gençliği tükenir. Cennet'te ona hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın aklına gelmeyen şeyler (verilir)”

 

99. BÂB—ANDOLSUN Kİ, CENNET'TE BİRİNİZİN KAMÇISI (KADAR) BÎB, YER, DÜNYA VE İÇİNDEKİ ŞEYLERDEN DAHA HAYIRLIDIR

 

2823. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b. Amr, Ebu Seleme'den, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (nalen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Andolsun ki, Cennet'te birinizin kamçısı (kadar) bir yer, dünya ile içindeki şeylerden daha hayırlıdır. İsterseniz; "O zaman kim (Cehennem) ateşinden uzaklaştırılır, Cennet'e konursa, o kurtulmuştur"1^ ayetini sonuna kadar okuyun!

 

100. BÂB—CENNETİN YAPISI HAKKINDA

 

2824. Bize Ebu Asım, Sa'dan el-Cuheni'den, (O da) Ebu Mü-cahid'den (naklen) haber verdi (ki, O şöyle dedi): Bize Ebu Mudille rivayet etti ki; O, Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işitmiş: Biz; "yâ Rasulullah, Cennet"in yapısı nasıldır?" dedik. Şöyle buyurdu: "(Onun yapısı) bir altın kerpiç, bir gümüş kerpiç (olmak üzere örülmüştür). (Kerpiçlerinin arasına konan) harcı son derece güzel kokan misktir. Küçük çakıl taşları yakut ve incidir. Toprağı (güzel kokulu, parlak, sarı renkli) safrandır. Oraya giren, bolluk içinde sevinçli olarak, sıkıntı ve yoksulluk görmeksizin ebediyyen orada kalır. Onun ne gençliği tükenir, ne giysileri eskir!"

 

101. BÂB—FİRDEVS CENNETLERİ HAKKINDA

 

2825. Bize Ebu Nuaym rivayet edip  (dedi ki), bize Ebu Kudâme, Ebu İmran el-Cevnifden, (O) Ebu Bekr b. Abdillah b.Kays'tan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Firdevs Cennetleri dört tanedir: İkisinin süsleri, kapları ve içlerindeki (diğer) şeyler altındandır. İkisinin süsleri, kaplan ve içlerindeki (diğer) şeyler ise gümüştendir. Adn Cennetlerinde olan toplulukla, Rabb'lerine bakmaları arasında sadece, O'nun yüzündeki sonsuz ululuk örtüsü olacaktır! Şu nehirler Adn Cennetlerinden bir çukurun içine fışkırırlar. Sonra ardından nehirler olarak yukarı çıkarlar!" Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Çevbe = çukur", yerde oyulup açılan şeydir.

 

102. BÂB—CENNETE İLK GİRECEK TOPLULUK HAKKINDA

 

2826. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b. Amr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (neklen) haber verdi ki, O, (Rasulullah'tan haber vererek) şöyle dedi: "Ümmetimden Cennet'e girecek ilk topluluğun (yüzleri) dolunay gecesındekı ayın şeklinde olacaktır. Sonra onların peşinden girecek kimselerin (yüzleri) gökte ışık saçma bakımından en güzel yıldız gibi olacaktır!" O zaman Ukkâşe ayağa kalkıp; "yâ Rasulullah, Allah'a, beni onlardan kılması için dua edin" dedi. O da; "Alah'ım! Bunu onlardan kıl! diye dua etti. Ardından başka bir adam kalkıp; "yâ Rasulullah, Allah'a beni onlardan kılması için dua edin" dedi. Bunun üzerine (Hz. Peygamber); "Ükkâşe bunda seni geçti" buyurdu

 

103. BÂB—CENNETLİKLERE, CENNET'E GİRDİKLERİNDE NE DENİLECEK?

 

2827. Bize Abd b. Yeis haber verip (dedi ki), bize Yahya b. Adem, Hamza b. Habib'den, (O) Ebu îshak'tan, (O) el-Eğar'dan, (O) Ebu Hüreyre ile Ebu Saîd'den, (onlar da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet ettiler ki, O; 'Onlara, "şte mirasçı kılındığınız Cennet!" diye ses~ lenilir"138 ayeti hakkında şöyle buyurdu: "Onlara şöyle seslenilir: "Sağlıklı olun, hasta olmayın! Bolluk içinde sevinçli olun, sıkıntı ve yoksulluk görmeyin! Genç kalın, ihtiyarlamayın! Sonsuza dek yaşayın, Ölmeyin!"

 

104. BÂB—CENNETİN AHALİSİ VE RAHATLIĞI HAKKINDA

 

2828. Bize Ca'fer b. Avn, el-A'meş'ten, (O da) Sümâme b. Ukbe el-Muharib'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle demiş: Ben Zeyd b. Erkam'ı şöyle derken işittim: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "-Şüphesiz Cennet'in ahalisinden olan bir adama yeme, içme, cinsi münasebet ve arzu hususlarında gerçekten yüz adamın gücü verilecektir!" O zaman yahudilerden bir adam; "doğrusu yiyip içen kimsenin (helaya gitme) ihtiyacı olur" dedi de, (Hz. Peygamber) şöyle buyurdu: "-Onun cildinden bir ter çıkacak. Ardından bir de görecek ki, karnı içeri girmiş!"

 

2829. Bize Muhammed b. Yezid er-Rifai haber verip (dedi ki), bize Muaz -yani Ibn Hişam-, babasından, (O) Amir el-Ahvel'den, (O) Şehr b. Havşeb'den, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) rivayet etti ki, O şöyle buyurdu: "Cennet'in ahalisi genç, vücutları tüysüz, yüzleri kılsız, gözleri sürmeli olacaktır. Onların ne giysileri eskiyecek, ne gençlikleri tükenecektir!"

 

2830. Bize Ebu Asım, İbn Cüreyc'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki; O, Câbir'i (şöyle derken) işitmiş: -Ebu Asım'a; "Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) mi?" denildi, O da; "evet" cevabım verdi-: "-Cennet ehli ne işeyecek; ne sümkürecek, ne kaza-i hacete çıkacak! Bunlar onlarda geğirme (gibi olacak). Onlar yiyecekler, içecekler. Onlara nefes almaları ilham edileceği gibi, teşbih ve hamdetmeleri de ilham cdi!ecek!"

 

105. BÂB—ALLAH'IN, İYİ KULLARINA HAZIRLADIĞI ŞEYLER

 

2831. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Muhammed b. Amr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah şöyle buyurdu: "Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyuruyor: "İyi kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın aklına gelmeyen şeyler hazırladım!" İsterseniz; "Artık yapmış oldukları işlere karşılık olarak onlar için saklanan yüz aydınlatıcı şeyleri hiç kimse bilmez!" ayetini okuyun!"

 

106. BÂB—CENNET EHLİNİN YER BAKIMINDAN EN AŞAĞIDA OLANI

 

2832. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b. Amr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gerçekten Cennet ehlinin yer bakımından en aşağıda olanı, Allah'tan bir istekte bulunup da kendisine; "bu ve bununla beraber bir misli senin (olsun!)" denilecek kimsedir. Şu var ki, ona; "şöyle şöyle iste" diye bildirilecek. (O da bunları isteyince) o zaman da ona; "bu ve bununla beraber bir misli senin (olsun)!" denilecek. " Ebu Saîd el-Hudri ise (bu hadisin rivayetinde) şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "O zaman da ona; "bu ve bununla beraber on misli senin (olsun)!" denilecek!"

 

107. BÂB—CENNETİN KÖŞKLERİ HAKKINDA

 

2833. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Vu-heyb rivayet edip (dedi ki), bize Ebu Hâzim, Sehl b. Sa'd'dan, O'nun şöyle dediğini rivayet etti: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gerçekten Cennet ehli (Cennet'in yüksek yerlerindeki) köşklerin sakinlerini, sizin gökte inci gibi (parlayan) yıldızları görmeniz gibi göreceklerdir. "

 

2834. Ebû Hâzim demiş ki, sonra ben bu hadisi en-Nu'man b. Ebi Ayyaş'a anlattım da, O bana Ebû Saîd el-Hudri1 den (naklen) rivayet etti ki, O,"...Göğün doğusunda ve batısında inci gibi (parlayan) yıldızı (görmeniz gibi göreceklerdir!)" demiş.

 

108. BÂB—CEYLAN GÖZLÜ SEVGİLİLERİN (HURİLERİN) NİTELİĞİ

 

2835. Bize Muhammed İbnu'l-Minhâl haber verip (dedi ki), bize Yezîd b. Zurey' rivayet edip (dedi ki), bize Hişâm el-Kurdûsî, Muhammed b. Sîrîn'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cennet'te hiç kimse yoktur ki, onun iki eşi olmasın! Gerçekten durum şu ki, onların inciklerinin iliği astarlı yetmiş elbisenin ardından görülür. O (Cennet'te) hiçbir bekâr da yoktur!"

 

109. BÂB—CENNETİN ÇADIRLARI HAKKINDA

 

2836. Bize Yezid b. Harun haber verip (dedi ki), bize Hemmâm haber verip (dedi ki), bize Ebu İmran el-Cevri, Ebu Bekr b. Abdillah b. Kays'tan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz (Cennet'teki) o çadır, içi geniş boş büyük bir inci tanesidir. Onun göğe yüksekliği altmış mildir. Her bir köşesinde (çadırın sahibi olan) müminin bir ailesi vardır. Bunlar (diğer köşelerdeki) diğer (aileleri) görmezler!"

 

110. BÂB—CENNET EHLİNİN ÇOCUĞU HAKKINDA

 

2837. Bize Muhammed b. Yezid el-Kavârîrî, Muaz b. Hişam'dan, (O) babasından, (O) Amir el-Ahvel'den, (O) Ebu's-Sıddik en-Nâcî'den, (O) Ebu Saîd el-Hudri'den, (O da) Hz. Pey-gamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Şüphesiz mümin Cennet'te çocuk arzu ettiğinde, onun gebeliği, doğumu ve (olgunluk) çağına gelişi bir anda arzu ettiği gibi olur!"

 

2838. Bize Muhammed İbnu'1-Alâ1 haber verip dedi ki, bize Muaviye b. Hişam, Süfyan'dan, (O) Alkâme b. Mersed'den, (O) Süleyman b. Büreyde'den, -Muaviye demiş ki, "zannediyorum O da babasından"- (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ra-sulullah şöyle buyurdu: "Cennet ehli yüzyirmi sıradır. Bunlardan sekseni benim ümmetimdir. Kırkı ise diğer insanlardır."

 

112. BÂB—CENNETİN NEHİRLERİ HAKKINDA

 

2839. Bize Yezid b. Hârûn haber verip dedi ki, bize el-Cüreyri, Hakim b. Muaviye'den, (O da) babasından (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Cennet'te bir süt denizi, bir bal denizi ve bir de şarap denizi vardır. (Cennet ehli Cennet'e girdikten) sonra bunlardan nehirler yarılıp (çıkacaktır)!"

 

113. BÂB—KEVSER HAKKINDA

 

2840. Bize Amr b. Avn haber verip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Atâ' İbnu's-Saîb'den, (O da) Muharib b. Disar'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Bize Abdullah b. Ömer rivayet edip şöyle dedi: "Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik!" ayeti indiğinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "—O (yani Kevser), Cennet'te bir nehirdir. Onun iki kenarı altındandır. O, inci ile yakut üzerinde akar. Onun toprağı misk kokusundan daha güzel, tadı baldan daha tatlı, suyu kardan daha beyazdır!"

 

114. BÂB—CENNETİN AĞAÇLARI HAKKINDA

 

2841. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Mu-hammed b, Amr, Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, 0 şöyle dedi; Resûlullah şöyle buyurdu: "Hakikaten Cennet'te öyle bir ağaç vardır ki, binekli bir kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu geçemez! Dilerseniz; "...Ve (sağın adamları) uzanmış gölgededirler"154 ayetini okuyun. "

 

2842. Bize Abdussamed b. Abdulvâris haber verip (dedi ki), bize Şu*be, Ebu'd-Dahhâk'tan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben Ebu Hüreyre'yi, Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen anlatırken) işittim ki, O şöyle buyurmuş: "Hakikaten Cennet'te öyle bir ağaç vardır ki, binekli bir kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da, onu geçemez. Bu, 'ebedilik ağacı'dır. "

 

115. BÂB—ACVE HURMASI HAKKINDA

 

2843. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Abbad -ki O, İbn Mansûr'dur-, haber verip dedi ki, ben Şehr b. Hav-şeb'i şöyle derken işittim: Ben Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Rasulullah (Sallaltahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Acve hurması Cennet'tendir ve zehire karşı şifadır!"

 

116. BÂB—CENNETİN ÇARŞISI HAKKINDA

 

2844. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Hu-mayd, Ene s'ten, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "Hakikaten Cen-net'te (insanların toplanma yeri olan) bir çarşı vardır!" (Sahabe-i Kiram); "o nasıldır?" diye sordular. (Rasulullah) şöyle buyurdu: "Misk yığınları! (Cennet ehli) bunların yanına çıkıp toplanacaklar. Derken Allah onların üzerine bir rüzgâr gönderecek de, bu (rüzgâr) onları evlerine girdirecek. O zaman aileleri onlara; "andolsun ki, sizin güzelliğiniz bizden (ayrıldıktan) sonra arttı" diyecekler, onlar da ailelerine bu (sözün aynısını söyleyecekler. "

 

2845. Bize Saîd b. Abdulcebbar, Ha m mâ d b. Seleme'den, (O) Enes'ten, (O da) Hz. Peygamber1 den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) bunun, (yani bir önceki hadisin) benzerini rivayet etti.

 

117 BÂB—CENNET, HOŞLANILMAYAN ŞEYLERLE KUŞATILMIŞTIR

 

2846. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'ten, (O da) Enes'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cennet hoşlanılmayan şeylerle kuşatılmıştır. Cehennem ise arzu ve istek uyandıran şeylerle kuşatılmıştır."

 

118 BAB—FAKİRLERİN, CENNET'E ZENGİNLERDEN ÖNCE GİRMESİ

 

2847. Bize Abdullah b. Salih rivayet edip dedi ki, bana Mu-aviye rivayet etti ki, Abdurrahman b. Cubeyr kendisine, babası Cubeyr b. Nufeyr'den, (O da) Abdullah b. Amr'dan (naklen) rivayet etmiş ki, O şöyle demiş: Bir ara ben Mescid'de oturmaktaydım. Muhacirlerin fakirlerinden halka olmuş bir topluluk da oturuyorlardı. Derken Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içeri giriverdi ve gidip onların yanma oturdu. Ben de kalkıp onların yanma gittim. O zaman Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara şöyle buyurdu: "Muhacirlerin fakirleri (âhirette) yüzlerini güldürecek şeyden dolayı sevinsinler! Çünkü onlar Cennet'e zenginlerden kırk yıl önce gireceklerdir!" (Abdullah) dedi ki: "Bunun üzerine ben, gerçekten, onların renklerinin aydınlanıp parladığım görmüştüm." Abdullah b. Amr sözüne şöyle devam etti: "Sonunda ben onlarla beraber -veya "onlardan"- olmayı temenni etmiştim."

 

119 BÂB—CEHENNEMİN SOLUKLANDIRILMASI HAKKINDA

 

2848. Bize el-Hakem b. Nafi' haber verip (dedi ki), bize Şuayb, ez-Zühri'den haber verdi ki, O şöyle demiş: Bana Ebu Seleme, Ebu Hüreyre'den haber verdi ki, O, Onu şöyle derken işitmiş: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cehennem, Rabb'ine şikâyette bulunup; "yâ Rabb'i, bir kısmım bir kısmımı yedi" dedi. Bunun üzerine lûtfu çok ve yüce olan Allah ona iki soluklanma, yani kışın bir soluklanma, yazın bir soluklanma izni verdi, işte bu (soluklanmalar) sizin en şiddetli bulduğunuz sıcakla en sert bulduğunuz soğuğun (sebepleridirler)."

 

2849. Bize Haccâc haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Asım b. Behdele'den, (O) Ebu Salih'ten, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) bunun, (yani bir önceki hadisin) benzerini rivayet etti.

 

120. BÂB—HZ. PEYGAMBERİN; "SİZİN ŞU ATEŞİNİZ ŞU KADAR PARÇADAN BİR PARÇADIR!" SÖZÜ HAKKINDA

 

2850. Bize Ca'fer b. Avn haber verip (dedi ki), bize el-Heceri, Ebu Iyâz'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

"-Gerçekten sizin şu ateşiniz Cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır!"

 

121. BÂB—CEHENNEM EHLİNİN EN HAFİF İŞKENCE GÖRENİ

 

2851. Bize Ebu Asım, ibn Aclan'dan, (O) babasından, (O) Ebu Hüreyre'den, (O da) Hz. Peygamber'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle buyurdu: "(Cehennem'de) en hafif işkence görecek insan, iki pabucu olup da oradan beyni kaynayacak kimsedir!"

 

122. BÂB—YÜCE ALLAH'IN; DAHA VAR MI?" SÖZÜ

 

2852. Bize Haccac b. Minhâl haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Ammar b. Ebu Ammar'dan, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) rivayet etti ki, Rasulullah şöyle buyurdu: "Cehennem'e Cehennemlikler atılacak da o üç defa "daha var mı, daha var mı?" diyecek. Nihayet Rabb'i ona gelecek ve ayağını üzerine koyacak. O zaman toplanıp büzülecek ve "yeter, yeter, yeter" diyecek!"