Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

MUKADDİME  HADİSLERİ - Temizlik - Mace

TAHARET VE SÜNNET (HADİS)LERİNİN BEYANI KİTABI


267) … Sefine (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       Resulullah (sav) bir müd (miktarı su) ile abdest alırdı ve bir Sa (miktarı su) ile guslederdi.

268) … Aişe (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) bir müd (miktarı su) ile abdest alırdı ve bir Sa (miktarı su) ile guslederdi.

269) … Cabir (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) bir müd (miktarı su) ile abdest alırdı ve bir Sa (miktarı su) ile guslederdi.

270) … Muhammed bin Akil bin Ebi Talib (ra)’den rivayet edildiğine göre babası Akil bin Ebi Talib, Resulullah (sav)’in şöyle buyurduğunu söylemiştir:

       < Abdest için bir müd (miktarı su) ve gusül için bir Sa (miktarı su) yeterdir. >

       Akil’in bu hadisi rivayet etmesi üzerine (tabiinden) bir adam: < Bu miktar su bize kafi gelmez> deyince, Akil : <Bu miktar su senden daha hayırlı ve saçı daha çok olan zata şüphesiz yetiyordu. > dedi. Akil (zat derken) Peygamber (sav)’i kasdediyordu. >

271) … Usame b. Umeyr el-Huzeli (ra)’den, Resulullah (sav) şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur:

       < Allah ancak taharetli olarak (kılınan) namazı kabul eder. Ve ganimetten aşırılan maldan hiçbir sadaka kabul etmez. >

       İbni Maceh hadisin ravilerinden Şube’den sonra başka bir senedle de hadisin kendisine intikal ettiğini ifadeyle bu senede Ebu Bekir bin Ebi Şeybe, Abdullah bin Said ve Şebabe bin Savvan’ın bulunduğunu belirtmiştir.

272) … İbni Ömer (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Allah ancak taharetli olarak (kılınan) namazı kabul eder.Ganimetten hıyanetle alınan maldan hiçbir sadaka kabul etmez. >

273) … Enes bin Malik (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben Resulullah (sav) şöyle buyururken işittim,demiştir:

       < Allah taharetsiz hiçbir namazı ve ganimetten hiyanetle alınan maldan hiçbir sadaka kabul etmez. >

274) … Ebu Bekr’e (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Allah taharetsiz hiçbir namazı ve ganimetten aşırılan hiçbir maldan sadakayı kabul etmez. >

275) … Muhammed bin el- Hanefiyye’nin babası (Hz.Ali) (ra)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Namazın anahtarı taharettir, onun tahrimi, (iftitah) tekbiridir.Onun tahlili de selam (vermek)tir. >

276) … Ebu Saidi Hudri (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Namazın anahtarı taharettir.Onun tahrimi, (iftitah) tekbiridir. Onun tahlili de selam (vermek)dir. >

277) … Sevban (ra)’den, Resulullah (sav) şöyle buyurdu,dediği rivayet edilmiştir:

       < (Her işte) doğru dürüst olunuz. Bunu tam tutup başaramıyacaksınız. (O halde) biliniz ki sizin en hayırlı ameliniz namazdır.Ve kamil mümin’den başkası abdesti muhafaza etmez. >

278) … Abdullah bin Amr (bin el-As) (ra)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < İstikamet üzerine olunuz. İstikameti tam başaramıyacaksınız.Şüphesiz amellerinizin en faziletlilerinden birisinin de namaz olduğunu biliniz ve ancak (olgun) mümin abdesti muhafaza edebilir. >

279) … Ebu Ümame (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi hadisi merfu kılarak şöyle demiştir:

    < İstikametli olunuz. Eğer istikametli olursanız o ne güzel bir şeydir. Amellerinizin en hayırlısı da namazdır. Ve kamil mümin’den başkası namazı muhafaza edemez. >

280) …Ebu Malik el-Eşari (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Abdestin ikmalı, imanın yarısıdır.Elhamdulillah, mizanı doldurur.Tesbih ve tekbir, gökleri ve yeri doldurur, Namaz nurdur.Zekat delildir.Sabır ışıktır. Kuran senin lehine veya aleyhinde olan bir hüccettir.Her insan çalışıp da neticede kendi nefsini satar.Artık kimisi nefsini (taatle Allah’a satarak azabdan) azad eder, kimisi de nefsini (arzularına ve şeytana peşkeş edip satarak) helak eder. >

281) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < Biriniz abdest almak istediğinde güzelce abdest alıp sonra mescide varır ve yalnız namaz onu evden çıkarır durumda olunca mescide girinceye kadar attığı her adım ile Allah azze ve celle onu bir derece yükseltir ve onun bir hatasını afv eder. >

282) … Abdullah ( Abdurrahman) es-Sünabihi (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Abdest alarak mazmaza ve istinşak eden kimsenin ağzından ve burnundan (bu iki organla işlediği) hataları çıkıp gider.Yüzünü yıkadığı zaman da onun yüzünden, hatta iki göz kapak kenarlarının altından hataları çıkar.Ellerini (ve kollarını) yıkadığı vakit (elleriyle işlediği) hataları  ellerinden çıkar.Başını mesh ettiği zaman (başı ile işlediği) hataları başından, hatta kulaklarından çıkar, gider. Ayaklarını yıkadığı zaman ( ayakları ile işlediği) hataları ayaklarından hatta ayak tırnaklarının altından çıkar. Onun kıldığı namaz ve mescide kadar yürümesi de nafile (fazla) olur. >

283) … Amr bin Abasa (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu demiştir:

       < Şüphesiz kul abdest aldığında ellerini yıkadığı zaman hataları ellerinden düşüp gider.Yüzünü yıkayıncada yüzünden hataları düşüp gider.(Yüzünden) sonra kollarını yıkadığı ve başını meshettiği vakit kollarından ve başından hataları düşüp gider.Ayaklarını yıkayınca ayaklarından hataları düşüp gider. >

284) … Abdullah İbni Mesud (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: (Resul-i Ekrem’e):

       - Ya Resulullah! Ümmetinden olup görmediğin kimseleri (kıyamette) nasıl tanıyabilirsin? diye soruldu. Resulullah (sav) :

       - < (Ümmetim) Abdest izleriyle gürr, mühaccel ve bulkturlar. >
      Ebul Hasan el-Kattan dedi ki: Bize Ebu Hatim,ona da Ebul Velid rivayette bulundu dedi ve (mezkur) sened ile metni zikretti.

285) … Osman bin Affan’ın azadlısı Hurman (ra)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       Osman bin Affan’ı Makaid’e otururken gördüm.Kendisi abdest suyunu istedi ve abdest aldıktan sonra: Ben Resulullah (sav)’i şu oturduğum yerde, bu abdestim gibi abdest alırken gördüm. Resulullah (sav) abdest aldıktan sonra şöyle buyurdu:

       < Kim benim bu abdestim gibi abdest alırsa geçmiş günahı örtülür. > Resulullah (sav) şunu da buyurdu:

       < Ve sakın mağrur olmayınız > demiştir.

       Müellif diyor ki: Bize , Hişam b. Ammar, Abdülhamid bin Habib, Evzai, Yahya,Muhammed bin İbrahim,İsa bin Talha,Humran ve Osman yolu ile de bu hadis rivayet edilmiştir.

286) … Huzeyfe (b. el-Yamani) (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       < Resulullah (sav) teheccüd namazını kılmak için gece kalkınca ağzını sivak ile ovardı. >

287) … Ebu Hureyre (ra)’den Resulullah (sav) şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir:

       < Ümmetime meşakkat vermem (endişesi) olmasaydı,her namaz zamanı misvak kullanmalarını emrederdim. >

288) … İbni Abbas (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       < Resulullah (sav) geceleyin ikişer ikişer rekat namaz kılardı.(Her iki rekatten) sonra gidip misvak kullanırdı. >

289) … Ebu Ümame (ra)’den rivayet edildiğine göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Misvaklenin. Çünkü misvak ağzı temiz tutmaya yarar, Rabb’ın razı olmasına sebep olur.Cibril bana her gelişinde misvakı tavsiye etti.Öyleki bana ve ümmetime farz olacağından gerçekten korktum.Ümmetime meşakkat vermekten korkum olmasaydı misvakı onlar için farz kılardım.Ben misvakı o kadar çok kullanırım ki,öndeki dişlerimi köklerinden oynatacağımdan (veya) öndeki dişlerimin etlerini köklerinden gidereceğimden korktum. >

290) … Şüreyh bin Hani (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir:

       Ben Aişe (ra)’ya: Nebi (sav)

senin odana girdiği zaman ilk iş olarak ne yapardı? bana haber ver! diye söyledim.Aişe:

     O (odama) girdiği zaman önce misvak kullanırdı, dedi.

291) … Ali bin Ebi Talib (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

      - (Ey müslümanlar!)  Şüphesiz ağızlarınız Kuran’ın yollarıdır.Onun için ağızlarınızı misvak ile temizleyiniz.

292) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Fıtrat beş (haslet)tir. Yahut beş (haslet) fıtrattandır.Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak ve bıyıkları kısaltmak. >

293) … Aişe (ra)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < On şey, Fıtrat(ın hasletlerin) dendir. Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak,misvak kullanmak,buruna su çekmek,tırnakları kesmek,parmak mafsallarını yıkamak,koltuk altını yolmak,kasıkları tıraş etmek ve su ile taharetlenmek. >
       (Ravilerden) Zekeriyya dedi ki: (Ravi) Musab: Ben 10’uncu hasleti unuttum meğer ki mazmaza ola, dedi.

294) … Ammar bin Yasir (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Ağza su almak, buruna su çekmek,misvak kullanmak,bıyığı kısaltmak,tırnakları kesmek,koltuk altını yolmak,kasıkları tıraş etmek, parmak mafsallarını yıkamak, taharetlendikten sonra ferce su serpmek ve sünnet olmak fıtrattandır. >

       (Müellif diyor ki) bize bu hadisi Cafer bin Ahmed bin Ömer de Affan bin Müslim,Hammad bin Seleme, Ali bin Zeyd yolu ile rivayet etti.

295) … Enes bin Malik (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       < Bıyıkları kısaltmak, kasıkları tıraş etmek, koltuk altını yolmak ve tırnakları kesmek hususunda (bu işleri) kırk geceden fazla bırakmamanız tayin ve tesbit edildi. >

296) … Zeyd bin Erkam (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Hakikaten bu helalar şeytanların hazır bulundukları yerlerdir.Bunun için biriniz (anılan yerlere) girmek istediği zaman: Allahım! Ben hubus ve habais’ten şüphesiz sana sığınırım, desin. >

       Müellif hadisin başka senedlerle de Zeyd bin Erkam’dan rivayet edildiğini belirterek senedlerdeki ravileri şöyle zikreder: Bize , Cemil bin Hasan El- Mütteki,Abdul-Ala bin Abdil-Ala,Said bin Ebi Arube,Katade’den,Keza bize Harun bin İshak,Abde,Said, Katade’den rivayetle o da El-Kasım bin Avf Eş-Şeybani aracılığı ile Zeyd bin Erkam’den rivayet ettiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu diyerek (geçen hadisi zikretti).

297) … Ali (bin Ebu Talib (ra)’den), Resulullah (sav) şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir.

       < Cinler ile adem oğullarının avret yerleri arasındaki perde kişinin helaya girmek istediği zaman < Bismillah > demesidir. >

298) … Enes bin Malik (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Resulullah (sav) helaya girmek istediği zaman:

       < Hubus ve Habaisten (bunların şerrinden) Allah’a sığınırım. > derdi.

299) … Ebu Umame (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Sakın! Sizden birisi helaya girmek istediği zaman şöyle söylemek (dua etmek)ten aciz kalmasın:

       Allahım! Pis,necis,habis ve muhbis olan şeytan-ı recim’den şüphesiz sana sığınırım. >
       Ebul –Hasan dedi ki: Ebu Hatim de İbni Ebi Meryem’den (o da mezkur senedeki ravilerden) bu hadisi rivayet etti.Ancak Ebu Hatim, hadisinde:…… = < Pis ve necis olan > parçasını söylemedi. >

300) … Aişe (ra)’den şöyle rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) büyük abdestini bozup (hela’dan) çıktığı zaman < Gufraneke > diye dua ederdi.
      Ebul Hasan bin Seleme dedi ki: Ebu Hatim de Ebu Gassan En-Nehdi aracılığı ile İsrail’den hadisi rivayet etmiştir.

301) … Enes bin Malik (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) heladan çıktığı zaman şöyle dua ederdi:

       < Benden sıkıntıyı gideren ve bana afiyet bahşeden Allah’a hamd oldun. >

302) … Aişe (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav), zamanlarının hepsinde Allah’ı zikrederdi.

303) … Enes bin Malik (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Nebi (sav)  hela’ya girmek istediği zaman yüzüğünü (dışarıda) bırakırdı.

304) … Abdullah bin Muğaffel (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu demiştir:

       < Sakın her hangi biriniz guslettiği yerde su dökmesin. Çünkü vesvesenin tümü bundandır. >

      Ebu Abdillah bin Maceh dedi ki, Muhammed bin Yezid’den şöyle söylerken işittim: Ben Ali bin Muhammed Et-Tanafisi’den : “ Hadiste işemenin yasaklandığı gusul yeri, kazılmış toprak çukurudur.Ama bugün öyle değil.Çünkü bugünkü insanların yıkandıkları yerler, kireç,alçı, ve zift ile yapılmıştır.Bunun için adam işeyip de o yer üzerine bol su salıverdiği zaman bir mahzur olmaz” dediğini işittim.

305) … Huzeyfe (b.El- Yeman) (ra)’dan : Şöyle demiştir:

       Resulullah (sav) (bir defa Ensar’dan) bir kavmin süpürüntülüğüne varıp onun üstünde ayakta su döktü.

306) … El-Muğire bin Şube (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) (bir defa) bir kavmin süpürüntülüğüne varıp ayakta su döktü.

       Şube dedi ki, Asım bu hadisi rivayet ettiği gün şöyle söyledi:

       Bu El- Ames de hadisi Ebu Vail’den o da Huzeyfe’den rivayet etmekte ise de metnini tam hıfzetmemişti.Bunun için ben hadisi Mansur’a sordum.Bunun üzerine kendisi Ebu Vail’den o da Huzeyfe’den rivayet etti ki:

       < Resulullah (sav) bir kavmin süpürüntülüğüne varıp ayakta su döktü. >

307) … Şüreyh bin Hani (ra)’dan rivayet edildiğine göre Aişe (ra) kendisine şöyle demiştir:

       Kim sana, Resulullah (sav) ayakta su döktü, dese sen onu doğrulama, (Çünkü) Ben O’nu oturarak su dökerken, gördüm.

308) … Ömer (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Ben ayakta su dökerken Resulullah (sav) beni gördü ve :

       < Ya Ömer! Ayakta su dökme > buyurdu. Ben de o günden sonra ayakta su dökmedim. >

309) … Cabir bin Abdillah (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir.
       Resulullah (sav), adamın ayakta su dökmesini yasakladı.

       İbni Maceh, Muhammed bin Yezid Ebu Abdillah’tan, o da Ahmed bin Abdirrahman El- Mahzumi’den işittiğine göre, Hz. Aişe’nin < Ben Resulullah’ı oturarak su döker gördüm. > hadisi ile ilgili olarak Süfyanı Servi şöyle demiştir: < Bu durumu erkek kişi Aişe’den daha iyi bilir. >

       (Süfyan-ı Sevri’nin bu sözünü nakleden) Ahmed bin Abdirrahman da : Arapların adeti ayakta su dökmek idi.Gördüğün gibi Abdurrahman bin Hasane’nin hadisinde bir yahudi, Peygamber’e saygısızlık etmek maksadıyla: < Kadın oturarak su döktüğü gibi O da oturup su döktü > diyerek oturarak su dökmeyi tuhaf görmüştür.

310) … Ebu Katade (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav)’den şunu işitmiştir:

       < Sizden birisi su döktüğü zaman sağ eliyle zekerine dokunmasın ve sağ eli ile istinca etmesin. >
     
       Abdurrahman bin İbrahim, El-Velid bin Müslim ve El-Evzai’nin isnadı ile de bu hadis bize intikal etti.

311) … Osman bin Affan (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Ben hiç teğanni etmedim, bile bile yalan söylemedim ve sağ elimle Resulullah (sav)’e biat ettiğim (müslüman olduğum) andan şimdiye kadar sağ elimle zekerime dokunmadım.

312) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Sizden birisi istinca ettiği zaman sağ eliyle istinca etmesin.İstincasını sol eliyle yapsın. >

313) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav):

       < Şüphesiz (eğitim ve öğretim bakımından) benim size olan yakınlığım ancak babanın çocuğuna olan yakınlığı gibidir.Size (dininizi) öğretiyorum.Abdest bozacak yere vardığınız zaman kıble’ye doğru durmayınız, sırtınızı da kıbleye vermeyiniz > buyurdu ve 3 taş ile (istinca etmeyi) emretti, Revs (= hayvan tersi) ve Rimme (=kemik) ile istinca etmeyi yasakladı ve adamın sağ eli ile istinca etmesini yasakladı.

314) … Abdullah İbni Mesud (ra)’den şöyle söylediği rivayet olunmuştur:

       Resulullah (sav) hela’ya gitti ve : < Bana 3 taş getir > buyurdu. Bunun üzerine ben O’na 2 adet taş ve bir parça (merkep) tersini götürdüm.İki taşı aldı ve tersi atarak < Bu pistir > buyurdu.

315) … Huzeyme İbni Sabit (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < İstincada 3 taş bulunur.Bunlar arasında reci (= insan ve hayvan tersi) bulunmaz.>

316) … Selman (ra)’den rivayet edildiğine göre müştikler kendisi ile istihza ederken bir müşrik Selman’a:

       Sizin arkadaşınız (yani Hz. Muhammed (sav)’in size her şeyi hatta kazı-i hacet için oturma adabını bile öğrettiğini gerçekten görüyorum, dedi. Selman:

       Evet ,O, Kıble’ye doğru durmamamızı, sağ ellerimizle istinca etmememizi,içinde reci (= insan veya hayvan pisliği) ve kemik bulunmamak kaydı ile üçten az taş ile yetinmememizi emretti.

317) … Abdullah bin El-Haris bin Ceziz Zübeydi (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (sav)’in:

       < Sakın hiç biriniz Kıble’ye doğru durarak su dökmesin! > emrini O’ndan ilk işiten benim,bunu halka ilk bildiren de benim.

318) … Ebu Eyyub El-Ensari (ra)’den ,şöyle dediği rivayet edilmiştir:  Resulullah (sav),kaza-i hacet etmeye giden kimsenin kıble’ye doğru durmasını yasakladı ve:

       < (Medine’nin) doğu veya batısına doğru durunuz. > buyurdu.

319) … Resulullah (sav)’in sohbetinde bulunmuş olan Makıl bin Ebi Makıl el-Esedi (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       < Büyük veya küçük abdest bozarken iki kıble (= Kabe ve Mescid-i Aksa) ya doğru durmamızı Resulullah (sav) yasak kıldı. >

320) … Ebu Saidi Hudri (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi:

       < Resulullah (sav), büyük veya küçük abdest bozarken Kıble’ye dönmemizi yasakladı. > diye şehadette bulunmuştur.

321) … Ebu Saidi Hudri (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       < Gerçekten, Resulullah (sav), beni ayakta içmekten ve kıble’ye doğru küçük abdest bozmaktan menetti. >

322) … Abdullah bin Ömer (ra)’dan şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Bazı insanlar: < Sen büyük abdesti bozmak için oturduğun zaman kıble yönüne dönme,derler.Halbuki ben günlerden bir gün evimizin damına (bir iş için) çıktım. Resulullah (sav)’in (kazai hacet için) Beytül-Makdis’e karşı iki kerpiç üzerine oturmuş olarak (gözümle) gördüm> Bu hadis, Yezid bin Harun’un rivayet ettiği hadistir.

323) … (Abdullah) İbni Ömer (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       Ben, Resulullah (sav)’i kendi helasında kıble’ye doğru oturduğu halde gördüm.
       Hadisin ravisi İsa dedi ki: Ben bu rivayeti Şabi’ye söyledim.Bunun üzerine Şabi şöyle cevap verdi:
       İbni Ömer doğru söylemiş,Ebu Hureyre de doğru söylemiştir.Ebu Hureyre’nin sözüne gelince,O, kişi çölde (abdest bozarken) kıble’ye dönmesin,sırtınıda vermesin demiştir.İbni Ömer’in (mezkur) sözü(nün hikmeti) de şudur: Hela’da kıble yoktur.Sen hela’da istediğin yöne dön.
   
       Ebul Hasan: Bize Ebu Hatim, ona da Ubeydullah bin Musa tahdis etti, dedi ve bu hadisin metninin mislini anlattı.

324) … Aişe (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       < (Evlerde abdest bozarken) Kabe’ye doğru durmaktan kerahat eden bir kavim Resulullah (sav) yanında anıldı.Bunun üzerine Resulullah (sav) buyurdu ki:

       < Bu kavmin hakikaten kıble’ye doğru durmaktan hoşlanmadığını sanıyorum.Benim abdest bozmak için oturduğum yeri kıble yönüne döndürün. >

Ravi Ebul Hasan El-Kattan bu hadisin metnini şu senedle rivayet etti:
< Yahya bin Ubeyd, Abdulaziz bin El-Muğire,Halid El-Hazza,Halid bin Ebis-Salt…>

325) … Cabir (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:

       < Resulullah (sav), bizim su dökerken kıble’ye dönmemizi yasakladı.Vefatından bir yıl önce de kendisini,kıble’ye doğru durup su dökerken gördüm. >

326) … Yezdan El-Yemani (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Sizden birisi küçük abdest bozduğu zaman (idrar kesildikten sonra) erkeklik uzvunu 3 defa çeksin. >

       Ebul Hasan bin Seleme: Bize Ali bin Abdülaziz, Ebu Nuaym’den o da Zamaa’dan tahdis etti, dedi ve bu hadisi zikretti.

327) … Aişe (ra)’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir:
       Peygamber (sav) küçük abdestini bozmaya gitti.Ömer (ra) de biraz sonra su alarak O’nu takip etti.Bunun üzerine Resulullah (sav):

       < Bu (su) nedir? Ya Ömer! > buyurdu.Ömer:
      Sudur, diye cevap verdi.Peygamber:

       < Ben küçük abdest bozduğum her defada vudu almakla emrolunmadım.Eğer (emrolunmadığım halde her defasında) vudu almış olsaydım, bu (vudu) sünnet olurdu. > buyurdu.

328) … Ebu Saidi Himyeri (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Muaz bin Cebel (ra), Resulullah (sav)’in ashabının işitmediği hadisleri rivayet ederdi ve sahabilerin işitmiş oldukları hadislerden söz etmezdi.Onun rivayet ettiği hadisler bir ara Abdullah bin Amr (bin el-As (ra)’ya ulaştı.Bunun üzerine Abdullah bin Amr:

       < Vallahi, Resulullah (sav)’den bu hadisleri ben (şahsen) işitmedim.Kazai hacet hususunda Muaz sizi güçlüğe ve zahmete sokmak üzeredir. > dedi.Bu söz, Muaz’a ulaştı.Daha sonra Muaz O’na rastladı ve:

       < Ey Abdullah bin Amr! Resulullah (sav)’den yalan hadis bile bile rivayet etmek münafıklıktır, (münafıkların şanıdır.) Vebali de uydurana aittir.Şüphesiz ben Resulullah (sav)’den şöyle buyurduğunu işittim > dedi:

       < Lanete sebep olan (şu) üç şeyden sakınınız: Su mecralarında,gölgelikte ve yol üstünde abdest bozmak. >

329) … Cabir bin Abdillah (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Sabaha karşı dinlenmek ve uyumak için caddeler üstünde konaklamaktan, bu yerler üstünde namaz kılmaktan sakının.Çünkü buralar (geceleyin) yılanların ve yırtıcı hayvanların barınağıdır.Bu yollar üstünde abdest bozmaktan da sakının.Çünkü buralarda abdest bozmak lanet etmeye sebep olan şeylerdir. >

330) … Salim (ra)’den rivayet edildiğine göre babası şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) yol üzerinde namaz kılmayı, küçük veya büyük abdest bozmayı yasakladı.

331) … El-Muğire bin Şube (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) abdest bozmaya gittiği zaman (zatını veya ihdiyacını halkın gözlerinden uzaklaştırırdı.

332) … Enes b. Malik (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Bir yolculukta ben Resulullah (sav)’in beraberinde idim.Kaza-i hacet için uzaklaştı.Sonra gelerek bir kab su istedi ve abdest aldı.

333) … Yala bin Mürre (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Peygamber (sav) abdest bozmaya gittiği zaman (zatını veya ihdiyacını halkın gözünden) uzaklaştırırdı.

334) … Abdurrahman bin Ebi Kurad (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Ben Resulullah (sav) ile beraber hacca gittim.(Bu yolculukta) abdest bozmaya gidince (zatını veya ihtiyacını) uzaklaştırdı.

335) … Cabir (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Biz Resulullah (sav) ile beraber bir sefere çıktık. Resulullah abdest bozmaya gittiği zaman görülmeyecek derecede uzaklaşıp gaip olmadıkça kaza-i hacet etmezdi.

336) … Bilal bin El-Haris El-Müzeni (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah abdest bozmak istediği zaman uzaklaştırırdı.

337) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Taş ile istinca eden kimse (taş sayısını) tek yapsın.Kim böyle yaparsa şüphesiz iyi etmiş olur.Kim taş sayısını tek yapmazsa günaha girmez.Dişlerinin arasını (kürdan ve benzeri ile) kucalayan kimse (dişleri arasından çıkardığını yutmayıp) dışarı atsın.(Dişleri arasında kalan veya diş etleri ile damak üzerinde duran yemek kırıntısını) dili ile çıkaran kimse (çıkardığını) yutsun.Kim böyle yaparsa iyi etmiş olur.Böyle yapmayan için günah yoktur.Abdest bozmaya giden kimse gizlensin.Şayet kum yığınından başka bir siper bulamazsa ondan faydalanmaya çalışsın.Çünkü şüphesiz şeytan insan oğlunun makadları (= belden aşağı bedeni) ile (veyahut) makadları (=abdest bozmak için oturdukları yerler)de oynarlar.Kim (böyle) yaparsa iyi etmiş olur.Böyle yapmayanada günah yoktur.>

338) … Bize Abdurrahman bin Ömer, Abdülmelik bin es-Sabbah’tan, (yukarda geçen) isnadı ile aynı metni rivayet ederek bu fıkrayı da ilave etti:

       < Gözüne sürme süren kimse de (sürme sayısının çiftini) tek yapsın.(Bunu) yapan kimse iyi etmiş olur.Böyle yapmıyan da günaha girmiş olmaz.(Dişler arasında veya diş etleri ve damak üzerinde kalan yemek kırıntılarını) dili ile çıkaran kimse onu yutsun. >

339) … Yala bin Mürre (ra)’den rivayet edildiğine göre babası (Mürre bin Veheb) (ra) şöyle söylemiştir:

       Bir yolculukta ben Resulullah (sav)’in beraberinde idim.Bir ara abdestini bozmak istedi de bana şöyle buyurdu:

       < Şu iki eşae’ye git (Veki dedi ki eşae ile küçük hurma ağaçlarını kasdediyor) ve onlara de ki: Gerçekten Resulullah (sav) bir araya gelmenizi emreder. > Bunun üzerine o iki hurma ağacı bir araya geldi. Resulullah (sav) de bu ağaçların arkasında gizlenerek ihdiyacını giderdi.Sonra bana şunu buyurdu:

       < Bu iki ağacın yanına git ve onlara eski yerlerine dönmelerini söyle. > Ben de (gidip) söyledim.Ağaçlar da eski yerlerine döndüler.

340) … Abdullah bin Cafer (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) abdest bozmak için daha ziyade,yüksekçe bir şey veya hurma duvarı (veya sık hurma ağaçları) arkasında saklanmak isterdi.

341) … İbni Abbas (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) bir sefer ana yoldan çıkarak dağ yoluna girip gitti.Biraz sonra küçük abdestini bozdu.Abdestini bozarken (Gözlere pek görünmemek ve yere yaklaşmak amacı ile bacaklarını o derece açtı ki) iki uyluk kemiği yerinden çıkar diye gerçekten O’na acıyordum.

342) … Ebu Saidi Hudri (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < İki kişi abdest bozmak üzerinde birbirinin avret yerine bakarak fısıldaşamazlar (= fısıldaşmasınlar). Çünkü Allah (Azze ve Celle) buna çok kızar. >

343) … Cabir (ra)’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir:

       Resulullah (sav) durgun suda küçük abdest bozmayı yasakladı.

344) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre, kendisi, Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < Sakın hiç biriniz durgun suda küçük abdest bozmasın. >

345) … İbni Ömer (ra)’dan rivayet edildiğine göre kendisi, Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < Sakın hiç biriniz birikmiş suda küçük abdestini bozmasın. >

346) … Abdurrahman bin Hasana (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav), (bir defa) elinde bir daraka bulunduğu halde bize çıkıp geldi. (Bu arada) elindeki kalkanı siper yaparak oturdu ve ona doğru dönüp küçük abdestini bozdu.Orada bulunanlardan birisi: O’na bakınız kadın gibi küçük abdestini bozuyor, dedi. Resulullah (sav) onu duydu da bunun üzerine şöyle buyurdu:

       < Sana yazıklar olsun! Beni İsrail’in sahibinin başına geleni bilmedin mi? Onlara sidik isabet ettiği zaman, sidiğin dokunduğu yeri makaslarla keserlerdi (çünkü şeriatları bunu gerektirirdi).Sonra Beni İsrail’in sahibi, onları, kesmek işinden menetti.Bunun neticesinde kabrinde tazib edildi. >

       Ebul Hasan bin Seleme dedi ki: Bize Ebu Hatim, ona Ubeydullah bin Musa, ona El-Ameş (ra)’den rivayetle aynı hadis metnini zikretti. (Yani el-Ameş’ten sonra ikinci bir senedle de hadis, müellife rivayet edilmiştir.)

347) … (Abdullah) İbni Abbas (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) (bir defa) yeni iki kabrin yanından geçti ve:

       < Şüphesiz bu iki kabir sahibi tazib ediliyorlar.Hem de muazzeb olmaları büyük bir şeyden dolayı değildir.Bunlardan birisi sidikten sakınmazdı, diğeri ise koğuculuk ederdi.>

348) … Ebu Hureyre (ra)’den Resulullah (sav) şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur:

       < Kabir azabının ekserisi sidik(ten sakınmamak)tan dolayıdır. >

349) … Ebu Bekre (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) iki kabrin yanından geçti ve:
 
       < Gerçekten bunlar azab edilmektedir. Azabları da büyük bir şeyden dolayı değildir.Bunların birisi sidik(ten sakınmadığı) için tazib ediliyor.Diğeri ise gıybet (ettiği) için muazzebtir. >

350) … El-Muhacir bin Kunfuz bin Umeyr bin Cuzan (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Nebi (sav) küçük abdestini bozarken ben yanına varıp selam verdim.O, selamımı hemen almadı.( Abdest aldıktan sonra selamı cevapladı) ve abdestle meşguliyetini bitirince şöyle buyurdu:

       < Senin selamını (hemen) almama yegane mani, benim o esnada abdestsiz olmam idi. >
     
       Ebul-Hasan bin Seleme’de : Ebu Hatim, El- Ensari, Said bin Ebi Arube… senedi ile bu hadisi rivayet etti.

351) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) küçük abdest bozarken, bir adam O’nun yanına geçti ve O’na selam verdi. Resul-i Ekrem (sav)  ise onun selamını hemen almadı.Abdest bozma işinden boşalınca iki elini toprağa vurup teyemmüm etti ve bundan sonra adamın selamını aldı.

352) … Cabir bin Abdillah (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) küçük abdestini bozmakta iken bir adam O’nun yanına geçti ve O’na selam verdi. Resul-i Ekrem biraz sonra adama şöyle karşılık verdi:

       < Buna benzer hal üzerinde beni gördüğün zaman sakın bana selam verme.Çünkü sen şunu yaparsan (selam verirsen) şüphesiz ben senin selamını almıyacağım. >

353) … İbni Ömer (ra)’dan rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) küçük su dökerken bir  adam O’nun yanından geçti ve O’na selam verdi. (Fakat) Resul-i Ekrem onun selamını almadı.

354) … Aişe (ra)’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Ben Resulullah (sav)’i büyük abdestini bozup da su ile taharetlenmeden (heladan) çıktığını katiyen görmedim.

355) … Ebu Süfyan (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Bana Ebu Eyyüb El-Ensari, Cabir bin Abdillah ve Enes bin Malik (ra) haber verdiler ki şu ayet nazil oldu:

       < Orada (= Kuba mescidinde) pisliklerden iyice temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da böyle çok temizlenenleri sever. > ( Tevbe suresi, 108)

       Ve Resulullah (sav):

       < Ey Ensar topluluğu! Temizlik hakkında şüphesiz Allah sizi övdü. ( Yukarıda meali verilen ayeti indirdi) Sizin övgüye layık temizliğiniz nedir? > buyurdu.

       Onlar da:

       Biz namaz için abdest alırız. Cünüplükten dolayı boy abdesti alırız ve (abdest bozunca) su ile taharetleniriz, diye cevap verince Resul-i Ekrem (sav) :

       < İşte budur temizliğiniz. O halde bu temizliğe sımsıkı sarılınız. > buyurdu.

356) … Aişe (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       Resulullah (sav) makadını üç defa yıkardı.İbni Ömer (ra) dedi ki: < Biz  (de) bunu yaptık ve bunu hem deva hem de temizlik bildik.

       Ebul-Hasan bin Seleme dedi ki: Bize Ebu Hatim ve İbrahim bin Süleyman el-Vasıti’nin dediklerine göre kendilerine Ebu Naim ve Ebu Naim’e de Şerik (kendisinden önceki mezkur raviler senedi ile) hadisi rivayet etmiştir.

357) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Kuba halkı hakkında:  =Orada pisliklerden iyice temizlenmeyi seven adamlar vardır.Allah da böylece çok temizlenenleri sever. > (Tevbe,108) ayeti indi. Resul-i Ekrem (sav)  buyurdu ki:

       < Onlar (Kuba ehli) su ile taharetlenirlerdi.Bu nedenle onlar hakkında bu (övücü) ayet indi. >

358) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Peygamber (sav) büyük abdestini bozduktan sonra bir kaptaki su ile taharetlendi ve bundan sonra da elini toprağa sürdü.

359) … Cerir (bin Abdillah El- Bicli) (ra)’den rivayet edildiğine göre:

       Peygamber (sav) bir ağaçlığa girip abdestini bozdu ve biraz sonra Cerir O’na deriden mamül bir kap su götürdü. Resul-i Ekrem o sudan taharetlendi ve elini toprağa sürdü.

360) … Cabir (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Peygamber (sav) eskiya (= su,süt ve benzerleri için deriden mamül kabları)mızın ağzını bağlamamızı ve kablarımızın (üstünü) örtmemizi emretti.

361) … Aişe (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       Ben Resulullah (sav) için üstü örtülü 3 kabı akşamdan hazırladım.Birisi abdesti için,birisi misvakı için,diğer kab da içme suyu için.

362) … İbni Abbas (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

       Resulullah (sav) kendi abdest suyunu kimseye hazırlatmazdı (veyahut) abdest almada kimseden yardım istemezdi.Verdiği sadakasını da kimseye bırakmazdı.Bizzat kendisi verirdi.

363) … Ebu Rezin (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:
       Ben Ebu Hureyre (ra)’ı, eliyle alnına vurarak şöyle söylerken gördüm:

       - Ey Irak halkı! Siz zan ediyorsunuz ki sizler için sevap ve ecir, benim için de günah hasıl olsun diye ben Resulullah (sav) üzerine yalan söylüyorum.Ben Resulullah (sav)’den şöyle buyururken (bizzat) şüphesiz işittiğime şahadet ederim:

       < Köpek, birinizin kabını yaladığı zaman o (kabı) yedi defa yıkasın. >

364) … Ebu Hureyre (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Şüphesiz Resulullah (sav) buyurdular ki:

       < Köpek, birinizin kabını yaladığı zaman o (kabı) yedi defa yıkasın. >

365) … Abdullah bin El-Muğaffel (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir:

       < Köpek kabı yaladığı zaman o (kabı) yedi defa yıkayınız.Sekizinci olarak toprakla tazir ediniz (toprağa bulanmış su ile yıkayınız.) >

366) … İbni Ömer (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu,demiştir:

       < Köpek sizden birisinin kabını yaladığı zaman o (kabı) yedi defa yıkasın. >

367) … Kebşe binti Kab (ra)’dan rivayet edildiğine göre:

       Kendisi Katade (ra)’ın abdest alması için (bir kaba) su döktü.Kebşe,Ebu Katade’nin bir oğlunun (Abdullah’ın) nikahı altında idi.Bir kedi gelerek o kabdan su içmek istedi.Ebu Katade kabı kediye doğru  eğip (kolayca su içmesini sağladı.) Ben de Ebu Katade’ye bakıp durdum.Bunun üzerine Ebu Katade bana şöyle dedi: Ey kardeşimin kızı! Sen hayret mi ediyorsun? Resulullah (sav) buyurdular ki:

       < Şüphesiz kedi necis (pis) değildir.(Çünkü o etrafınızda) çok dönüp dolaşan erkekler veya dişilerdendir. >

368) … Aişe (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Önceden kedinin su içtiği bir kabtan ben ve Resulullah (sav) abdest alırdık.

369) … Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

       < Kedi, namazı bozmaz.Çünkü süphesiz o, evin eşyasındandır. >

370) … İbni Abbas (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Peygamber (sav)’in hanımlarından biri (Meymune) büyükçe bir çanakta(ki sudan bir miktarla) gusletti.Biraz sonra Resulullah (sav) gelerek (o sudan) gusletmek veya abdest almak istedi.Bunun üzerine hanım:

       Ya Resulullah! Şüphesiz ben cünüp idim.(Bu sudan guslettim) dedi. Resulullah (sav) de:

       < Su necis olmaz > buyurdu.

371) … İbni Abbas (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Peygamber (sav)’in zevcelerinden bir hanım cünüplükten gusletti.Onun kullandığı sudan artan su ile bilahare Resul-i Ekrem abdest aldı ve gusül etti.

372) … Resul-i Ekrem (sav) ‘in zevcelerinden Meymune (ra)’dan rivayet edildiğine göre:

       Kendisinin cünüplükten dolayı aldığı boy abdestinden artan su ile Peygamber (sav) abdest aldı.

373) … El-Hakem bin Amr (el-Akra) (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Şüphesiz Resulullah (sav), kadının abdest suyunun artığı ile erkeğin abdest almasını yasakladı.

374) … Abdullah bin Sercis (ra)’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

       Resulullah (sav) kadının abdest suyunun artığı ile erkeğin gusletmesini ve erkeğin (abdest suyu) artığı ile kadının gusletmesini yasakladı.Velakin erkek ile kadın (bir sudan) beraberce gusullerini yapabilirler.

       Abdullah bin Maceh (=müellifimiz) dedi ki sahih olanı birinci hadistir. (= El-Hakem’in hadisi) İkincisi (= Abdullah bin Sercis’in hadisi) ise zayıftır.

       Ebul Hasan bin Seleme dedi ki: Ebu Hatim ve Ebu Osman el-Muharibi bize tahdis ederek: El-Mualla bin Esed (mezkur yolla) aynı hadisi bize rivayet etti.

375) … Ali (ra)’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

       Resulullah (sav) ile hanımı aynı kabtan (beraber) guslederlerdi ve birisi arkadaşının (guslünden) artanı ile gusletmezdi.

376) … Aişe (ra)’den :

       Şöyle demiştir: Resulullah (sav) ve ben bir kabtan guslederdik.

377) … (Müminlerin annelerinden olan) Meymune (ra)’dan :

       Şöyle söylemiştir: Resulullah (sav) ve ben bir kabtan guslederdik.

378) … Ümmü Hani (ra)’den şöyle demiştir:

       Şüphesiz Peygamber (sav) ve (hanımı) Meymune (ra), içinde hamur eseri bulunan bir çanaktan guslettiler.

379) … Cabir bin Abdillah (ra)’dan :

       Şöyle demiştir: Resulullah (sav) ve hanımları bir kabtan guslederlerdi.

380) … Ümmü Seleme (ra)’den rivayet edildiğine göre:

       Kendisi ve Resulullah (sav) bir kabtan guslederlerdi.

381) … (Abdullah) İbni Ömer (ra)’den şöyle rivayet edilmiştir:

       Erkekler ve Kadınlar, Resulullah (sav) zamanında bir kabtan abdest alırlardı.

382) … Ümmü Subyetül-Cüheniyye (ra)’den :

       Şöyle söylemiştir: < Tek bir kabtan abdest alırken bazen benim elim ve Resulullah (sav)’in eli gelip giderdi. >

       Ebu Abdillah bin Maceh dedi ki: < Ümmü Subye’nin Kays kızı Halvete olduğunu Muhammed’den işittim,sonra Ebu Zura’ya anlattım.Ebu Zura : Muhammed doğru söyledi, dedi.

383) … Resul-i Ekrem (sav)’den rivayet edildiğine göre:

       Kendisi ile eli Aişe (ra) namaz için beraber abdest alırlardı.

384) … Abdullah İbni Mesud (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) cinler gecesi ona:

       - < Senin yanında abdeste elverişli su var mı? > diye sordu. Abdullah:

       - Hayır! (su yoktur.) Ancak bir su kabında biraz nebiz (=hurma şırası) vardır, diye cevap verdi. Resul-i Ekrem :

       - < (O), tertemiz hurma ve temizleyici sudur. > buyurdu.Sonra (Onunla) abdest aldı.Vekiin hadisi budur.

385) … Abdullah İbni Abbas (ra)’den rivayet edildiğine göre cinler gecesi Resulullah (sav) Abdullah İbni Mesud’a:

       - Senin beraberinde su bulunur(mu)? buyurdu. Abdullah da: Hayır yanımda su yoktur. Ancak bir tulumda bulunan nebiz vardır, diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (sav):

       < Tertemiz hurma ve temizleyici sudur. Bana (=elime) dök > buyurdu. Abdullah dedi ki: Bunun üzerine O’na (= O’nun eline) döktüm. O da o (nebiz) ile abdest aldı. >

386) … Ebu Hureyre (ra)’den :

       Şöyle demiştir: Bir adam, Resulullah (sav)’e gelerek: Ya Resulallah! Biz denize binerek beraberimizde (tatlı) az su taşırız. Eğer onunla abdest alırsak susamış (susuz) kalırız.Bu sebeple deniz suyu ile abdest alabilirmiyiz? diye sordu. Buna cevaben Resulullah (sav):

       < Deniz, suyu tahür (temizleyici)dir, meytesi (murdarı) helaldir. >

387) … Müslim bin Mahşi’nin İbnül Farisi (ra)’den rivayet ettiğine göre şöyle söylemiştir:

       Ben avcılık ederdim.Bir kırbam (=su kabım) vardı. Ona su koyardım ve ben deniz suyu ile abdest aldım.Sonra bunu Resulullah (sav)’e anlattım.Bunun üzerine Resul-i Ekrem :

       < Deniz, suyu tahür (=temizleyici)dir, meytesi (murdarı) helaldir. > buyurdu.
 

388) … Cabir (ra)’den rivayet edildiğine göre Nebi (sav)’e deniz suyu(nun hükmü) sorulmuş, O da:

       < Deniz, suyu tahür (=temizleyici)dir, meytesi (murdarı) helaldir. > buyurdu.

       Müellifimiz, yine Cabir bin Abdillah’a ulaşan ikinci bir senedin müellifin şeyhinden yukarıya doğru şu zatlardan ibaret olduğunu ifade ediyor:
       Ebul Hasan bin Seleme,Ali bin El-Hasan El-Hestecani, Ahmed bin Hanbel, Ebul-Kasım bin Ebiz-Ziyad, İshak bin Hazım,Ubeydullah İbni Mıksem ve Cabir bin Abdillah … ( Radıyallahü anhüm ).

389) … El-Muğire bin Şube (ra)’den :

       Şöyle söylemiştir: Peygamber (sav) abdestini bozmak için dışarı çıktı.(Kaza-ı hacetten) sonra dönünce ben bir su kabı ile O’nu karşıladım.Ve suyunu dökmeye başladım, önce ellerini, sonra yüzünü yıkadı.Bundan sonra kollarını yıkamaya davrandı.Cübbesi(nin yeni)nin darlığı mani oldu. Bunun üzerine (mübarek) ellerini cübbenin altından çıkarıp yıkadı ve mestleri üzerine mesh etti.Sonra bizimle beraber namaz kıldı.

390) … Er-Rubeyyi binti Muavviz (ra)’den:

       Şöyle söylemiştir: Ben Resulullah (sav)’e bir ıbrık su ile vardım.Kendisi : < (Su) dök.> buyurdu.Ben de (suyunu) dökmeye başladım.Yüzünü ve kollarını yıkadı.Yeni bir su alarak başının ön ve arkasını (tamamını) meshetti ve ayaklarını üçer defa yıkadı.

391) … Safvan bin Assal (ra)’den:

       Şöyle söylemiştir: Ben seferde ve hazerde Resulullah (sav)’in abdest suyunu döktüm.

392) … Resulullah (sav)’ın kızı Rukayye (ra)’nın cariyesi Ümmü Ayyaş (ra)’den:

       Şöyle söylemiştir: Resulullah (sav) oturarak (abdest alırken) ben ayakta ona abdest aldırırdım.(= yardım ederdim)