Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

VASİYETLER KİTABI 1.BAB—VASİYETİ MÜSTEHAB GÖREN KİMSE 156 - Vasiyet - Darimi

VASİYETLER   KİTABI

1.BAB—VASİYETİ MÜSTEHAB GÖREN KİMSE.. 156

2.BÂB—VASİYETİN FAZİLETİ. 156

4.BÂB—VASİYETTE MÜSTEHAB GÖRÜLEN ŞEHADET GETİRMELER VE SÖZLER.. 158

5. BÂB—AZ MALDA VASİYETİN (GEREKMEYECEĞİ) GÖRÜŞÜNDE OLANLAR.. 160

6.BAB—MALININ) ÜÇTE BİRİNDEN ÇOĞUNU VASİYET EDEN KİMSE HAKKINDA.. 160

7.BÂB—ÜÇTE BİRÎ VASİYET ETME.. 162

8.BAB—ÜÇTE BİRDEN AZ VASİYET ETME.. 163

9.BÂB—VÂSİ İÇİN CAİZ OLAN ŞEYLERLE, CAİZ OLMAYAN ŞEYLER.. 164

10.BAB—MALIN YARISI BİR ADAM,ÜÇTE BİRİ DİĞERİNE VASİYET EDİLDİĞİNDE?. 166

11.BAB—VASİYETTEN VAZGEÇME.. 166

12.BÂB—İTHAM EDİLEN VASİ HAKKINDA.. 167

13. BÂB—HASTANIN VASİYETİ. 167

14. BÂB—MİRASÇILARA, MİRASIN ÜÇTE BİRİNDEN GERİ VEREN KİMSE HAKKINDA.. 168

15. BÂB—MİRASÇILARIN İÇİNDEN İKİ KİŞİ ŞAHİDLİK ETTİĞİNDE?. 169

16.BÂB—VASİYETTE HAZIR MAL (AYN) İLE HAZIR OLMAYAN MAL (DEYN) TÜRÜNDEN OLAN ŞEYLER.. 169

17.BÂB—VASİYETİ MÜSTEHAB GÖREN İLE MEKRUH GÖREN KİMSELER.. 169

18.BÂB—VASİYETLERDEN İLKÖNCE YERİNE GETİRİLECEKLER.. 170

19. BÂB—FALANIN ÇOCUKLARINA MALINDAN BİR PAY VASİYET EDEN KİMSE HAKKINDA.. 171

20. BÂB—İNSAN, MİRASÇILARININ BAZILARINA SADAKA VERDİĞİNDE(?) 172

21. BÂB—"KEFEN, MALIN TAMAMINDAN ALINIR!1 GÖRÜŞÜNDE OLAN KİMSE.. 172

22.BÂB—BİR KİMSE BİR KİMSEYİ GIYABINDA VÂSİ TAYİN ETTİĞİNDE(?) 173

23.BÂB—ÖLÜYE VASİYET.. 175

24.BÂB—KÖLEYE VASİYET.. 175

25.BÂB—ÖLÜMÜ ESNASINDA MALINI DAĞITMAKTAN HOŞLANMAYAN KİMSE.. 175

26.BAB—ADAM, MİRASÇILARINDAN BAZISININ PAYININ BENZERİNİ VASİYET EDERSE?. 176

27. BÂB—KÖLESİNİN ÜCRETİNİ VASİYET EDEN ADAM HAKKINDA.. 176

28. BÂB—MİRASÇIYA VASİYET.. 177

29.BÂB—ZENGİNE VASİYET.. 179

30.BÂB—İNSAN, "FALANA, O ÖLMÜŞ OLURSA FİLANA" ŞEKLÎNDE VASİYET EDERSE?. 179

31.BAB—AKRABASI DIŞINDAKİLERE VASİYET EDEN ADAM HAKKINDA.. 180

32.BÂB—BİR KİMSE, "İKİ KÖLENİN BİRİ HÜRDÜR" DEYİP DE SONRA (HANGİSİNİN OLDUĞUNU) AÇIKLAMADAN ÖLDÜĞÜNDE (NE YAPILIR?) ÖLENİN, HANGİ KÖLEYİ ÂZÂD ETTİĞİ BİLİNMEZSE   180

33.BÂB—BİR KİMSE, HASTALIĞINDA ÂZÂD ETMEYİ VASİYET EDİP DE SONRA İYİLEŞTİĞİNDE NE OLUR?. 181

34.BÂB—BİR KİMSE, ÖLÜMÜ ESNASINDA BAŞKA HİÇBİR MALI OLMADIĞI HALDE KÖLESİNİ ÂZÂD ETTİĞİNDE?. 181

35.BÂB—MÜDEBBER, (MİRASIN) ÜÇTE BÎRİNDEN (ÂZÂD OLUR) 181

36. BAB—"SANA OKUNMADIKÇA HİÇBİR VASİYETE ŞAHİDLİK ETME!" DİYEN KİMSE.. 183

37. BÂB—ÜMMÜ'L-VELEDLERİNE VASİYET EDEN KİMSE.. 183

38. BAB—ÇOCUĞUN VASİYETİ. 183

39. BAB—"(ÇOCUĞUN VASİYETİ) CAİZ OLMAZ!" DİYENLER.. 186

40.BÂB—BİR KİMSE, KAÇAK BİR KÖLESİNİN ÂZÂD OLMASINI VASİYET ETTİĞİ ZAMAN (NE OLUR?) 186

41.BÂB—KADINLARA VASİYET.. 187

42.BÂB—ZIMMİLERE VASİYET.. 187

43.BÂB—VAKIF HAKKINDA.. 187

44. BÂB—KENDİSİNE VASİYET EDİLEN, VASİYET EDENDEN ÖNCE ÖLDÜĞÜNDE NE YAPILIR?. 188

45. BÂB—BİR KİMSE ALLAH YOLUNDA BİRŞEY VASİYET ETTİĞİNDE?. 188

 

 

 

VASİYETLER   KİTABI

 

1.BAB—VASİYETİ MÜSTEHAB GÖREN KİMSE

 

3179. Bize Muhammed b. Ubeyd rivayet edip (dedi ki), bize Ubeydullah, Nafi'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Vasiyet edecek birşeyi olduğu halde vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki gece geçirmesi, müslüman bir kişinin hakkı değildir!"

 

3180. Bize Affân rivayet edip (dedi ki), bize Ebu'l-Eşheb rivayet edip (dedi ki), bize el-Hasan rivayet edip şöyle dedi: "Mü'min, karnını tıka-basa doldurarak yemez. Onun vasiyeti de hep koltuğunun altındadır!"

 

2.BÂB—VASİYETİN FAZİLETİ

 

3181. Bize Abdullah haber verip (dedi ki), bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Davud b. Ebi Hind'den, (O da) el-Kasım b. Ömer'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Sümâme b. Hazn bana; "baban ne yaptı?" diye sordu. Ben; "öldü" dedim. O da sözüne şöyle devam etti: "Peki, vasiyet etti mi? Çünkü önceleri denirdi ki; kişi vasiyet ettiğinde, bu vasiyeti onun, (hayatta iken) gereği gibi vermediği zekâtlarını tamamlayıcı olur." Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: (Süleyman'dan) başkası, (se-neddeki el-Kasım b. Ömer yerine) el-Kasım b. Amr demiştir.

 

3182. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd rivayet edip (dedi ki), bize Davud b, Ebi Hind, eş-Şa'bi'den rivayet etti ki; O şöyle demiş: "Kim bir vasiyet yapar da zulüm ve haksızlık etmezse, ona, bunu sağlığında ta-sadduk etmiş gibi sevab verilir."

 

3183. Bize  Sehl b. Hammâd haber verip  (dedi ki), bize Şu'be, Ebû Yunûs'tan, (O da) Kaza1 a'd an (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: Herim b. Hayyan'a "vasiyet et" denilmiş de O; "size Nahl Sûresinin son ayetlerine (uymayı) vasiyet ederim" karşılığını vermiş. İbn Hayyân, ardından "Rabb'inin yoluna hikmetle... çağır" ayetinden, "(Çünkü Allah)... iyilik edenlerle (beraberdir)" ayetine kadar okumuş.

 

3.BÂB—b

VASİYET ETMEYENLER

 

3184. Bize Muhammed b. Yusuf, Malik b. Miğvel'den, (O da) Talha b. Musarrif el-Yâmî'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Ben Abdullah b. Ebi Evfa'ya; "Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vasiyet etmiş miydi?" diye sordum, O "hayır" karşılığını verdi. Dedim ki: "Öyleyse, vasiyet etme insanlara nasıl farz kılındı -veya, onlar vasiyet etmekle nasıl emrolundular?-" Bunun üzerine O; "(Hz. Peygamber) Allah'ın Kitab'ını vasiyet etmişti" dedi. Hüzeyl b. Şurahbil ise şöyle demiş: "(Eğer Hz. Ali vasiyet edilen kişi olsaydı), Hz. Ebû Bekir, Rasulullah'm (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vasiyet ettiği kimseye başkan olma külfetine girer miydi? Hz. Ebû Bekir arzu etmiştir ki, (Halife olacak kimse hakkında) Ra-sulullah'tan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelen bir vasiyet bulsaydı da, buna tereddütsüz uysaydı!"

 

3185. Bize Yezid haber verip (dedi ki), bize Hemmâm, Katâde'den haber verdi ki; O, "(Birinize ölüm belirtileri geldiğinde) eğer bir "hayır" bırakıyorsa, vasiyet (farz kılındı)' ayeti hakkında şöyle dedi: "Bu "hayır", mal demektir. (Vasiyet etmeyi farz kılan malın da) bin ve daha fazla dirhem olduğu söylenirdi."

 

4.BÂB—VASİYETTE MÜSTEHAB GÖRÜLEN ŞEHADET GETİRMELER VE SÖZLER

 

3186. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize İbn Avn, Muhammed b. Sîrîn'den haber verdi ki; O şöyle vasiyet etmiş: "Muhammed b. Ebi Amra'nın oğullarına ve ev halkına yapmış olduğu vasiyetinin zikri -veya "bu, onun yapmış olduğu vasiyetin zikridir"-: Siz eğer (gerçekten) inanan kimseler iseniz, Allah'a (karşı gelmekten) sakının, aranızı düzeltin, Allah'a ve Rasûl'üne itaat edin."481 O onlara, Hz. İbrahim'in oğullarına tavsiye ettiği, Hz. Yakûb'un da aynısını yaptığı şu şeyleri de vasiyet etmiştir: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizin için bu dini seçti. O halde siz sadece müslümanlar olarak ölün!"...482 O onlara; ensarın dostları ve din kardeşleri olmayı bırakmamalarını, iffetin ve doğruluğun zina ve yalandan daha iyi ve daha kalıcı olduğunu da vasiyet etmiştir. (O, geriye bıraktığı şeyler hakkında da); "bu hastalığımda bu vasiyetimi değiştirmemden önce bana bir musibet gelirse..." (deyip), sonra da isteklerini zikrederek (vasiyet etmiştir.)"

 

3187. Bize Ahmed b. Abdillah haber verip (dedi ki), bize Ebû Bekir rivayet edip (dedi ki), bize Hişam b. Hassan, İbn Sîrîn'den, (O da) Enes'ten rivayet etti ki; O şöyle dedi: Önceleri şu şekilde vasiyet ederlerdi: "Bu falan oğlu falanın yaptığı vasiyettir ki; o, tek olan, hiçbir ortağı bulunmayan Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de Onun kulu ve elçisi olduğuna, (Kıyamet) saatinin, hiç şüphe yok, mutlaka geleceğine ve Allah'ın, kabirlerde olan kimseleri dirilteceğine şehadet eder.” O, kendisinden sonraya bıraktığı yakınlarına, eğer (gerçekten) inanan kimseler iseler, Allah'a (karşı gelmekten) sakınmalarını, aralarını düzeltmelerini, Allah'a ve Rasûl'üne itaat etmelerini de vasiyet etmiştir. O, onlara Hz. İbrahim'in oğullarına tavsiye ettiği, Hz. Yakûb'un da aynısını yaptığı şu şeyleri de vasiyet etmiştir: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizin için bu dini seçti. O halde siz sadece müslümanlar olarak ölün!" O, bu ağrısından kendisine bir musibet gelirse, vasiyet etmiştir ki, istekleri şöyle şöyledir...

 

3188. ]Bize el-Hakem İbnul-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize el-Vehd, Hafs b. Gaylân'dan, (O da) MekhûTden (naklen) haber verdi ki, O vasiyet ettiğinde şöyle demişti: "Biz şuna şahidlik ediyoruz, sen de ona şahidlik et ki; tek olan, hiçbir ortağı bulunmayan Allah'tan başka ilah yoktur; Muhammed de O'nun kulu ve elçısıdır. O, Allah'a inanır, kötülük ve azgınlık önderini ("tağuf'u) inkar eder. O, mşaallah bu şekilde yaşar, ölür ve diriltilir! O, Allah'ın kendisine rızık olarak verdiği, kendisinin de geriye bıraktığı şeyler hakkında ise, "şöyle şöyle iken kendisine bir musibet gelirse bu vasiyetteki şeylerden hiçbir şey değiştirmezse..." şeklinde vasiyet etmiştir.

 

3189. Bize el-Hakem rivayet edip (dedi ki), bize el-Velid rivayet edip dedi ki, bana İbn Sevban, babasından, (O da) Mekbûl'den (naklen) haber verdi ki; O, "bu (yani bir önceki haberde geçen vasiyet), Ebu'd-Derdâ'nm vasiyetidir" dedi.

 

3190. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Hayyan, et-Teymi'den, (O da) babasından rivayet etti ki; O şöyle demiş: Er-Rebi1 b. Huseym şöyle bir vasiyet yazmıştı: "Bis-millahirrahmanirrahim! Bu, er-Rebi' b. Huseym'in yaptığı vasiyettir. Ben buna Allah'ı şahid tutuyorum. Şahid olarak, iyi kullarına mükâfaat ve sevab verici olan Allah yeter. İşte ben gerçekten Rab olarak Allah'a, din olarak müslümanhğa, Peygamber olarak Mu-hammed'e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) razı oldum. Ben gerçekten kendime ve bana itaat edenlere; ibadet edenlerle beraber Allah'a ibadet etmeyi, hamdedenlerle beraber O'nu hamdetmeyi ve müslümanlarm cemaatinin iyiliğini istemeyi emrederim!"

 

5. BÂB—AZ MALDA VASİYETİN (GEREKMEYECEĞİ) GÖRÜŞÜNDE OLANLAR

 

3191. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Hişam'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki; Hz. Ali (birgün) bir hastanın yanma girmiş. Derken oradakiler hastaya vasiyet etmeden söz etmişler de, Hz. Ali şöyle demiş: "Allah; "...Eğer bir hayır (mal) bırakıyorsa..."*88 buyurmuştur. Ben bunun "hayır (mal)" bıraktığı görüşünde değilim." Hammâd sözüne şöyle devam etti: Sonra öğrendim ki O, yediyüz dirhemden çok mal bırakmıştı.

 

3192. Bize Muhammet! b. Künâse rivayet edip (dedi ki), bize Hişam, babasından rivayet etti ki; O şöyle demiş: Hz. Ali (birgün) kendi kabilesinden bir adamın yanına hasta ziyareti için girmiş. Derken hasta, "vasiyet edeyim mi?" diye sormuş. O da şöyle cevap vermiş: "Hayır! Sen (fazla) mal bırakmadın. Binaenaleyh, (bu) malını çocuğuna bırak!"

 

6.BAB—MALININ) ÜÇTE BİRİNDEN ÇOĞUNU VASİYET EDEN KİMSE HAKKINDA

 

3193. Bize Ebû Zeyd rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be, Man-sur'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O'na; mirasçıları hazır ve (yapılan vasiyeti) kabul eder halde iken (malının üçte birinden çok) vasiyet eden adamın (bu vasiyetinin hükmü) hakkında soruldu da O; "caiz olmaz" karşılığını verdi. Ebû Muhammed (ed-Dârimî); "yani (adam öldükten) sonra mirasçıları vasiyeti kabul etmediklerinde (caiz, geçerli, makbul olmaz)" demiştir.

 

3194. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip şöyle dedi: Ben el-Hakem ile Hammâd'a, murislerinin, yaptığı vasiyete o hayatta iken icazet veren, (yani onu kabul edip geçerli sayan), ölünce de icazet vermeyen yakınların durumunu sordum da, onlar; "(o zaman bu vasiyet) caiz olmaz" karşılığını verdiler.

 

3195. Bize Yezid b. Hârûn, Davud b. Ebi Hind'den, (O) Amir'den, (O da) Şureyh'ten (naklen) haber verdi ki; O, (malının) üçte birinden çoğunu vasiyet eden adam hakkında şöyle dedi: "Mirasçıları (bu vasiyete) icazet verirlerse biz de icazet veririz. Varisler, "icazet verdik" deseler de, (murislerini) defnetme işini bitirdiklerinde (bu vasiyeti geçerli sayıp saymama hususunda) muhayyerdirler. "- İbn Ebİ Şeybe, 11/151; Sünenu Saîd, 1/118; Musannaf, 9/86-87

 

3196. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize İbn Avn, el-Kasım'dan (naklen) rivayet etti ki; bir adam, (malının) üçte birinden çoğunu vasiyet etmek için mirasçılarından izin istemiş, onlar da ona izin vermişler, sonra (adam) ölünce bundan vazgeçmişler. Bu durum Abdullah'a sorulmuş da O, şöyle cevap vermiş: "Bu zorakilik (yani istemeyerek izin verme) caiz olmaz!" - İbn Ebi Şeybe, 11/152-153; Sünenu Saîd, 1/118-119; Mecmâu'z-Zevâid, 4/211.

 

3197. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hanımâd b. Zeyd, Hişam'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, üçte birden çok vasiyet edip de mirasçılarının (buna) razı olduğu adam hakkında; "bu (vasiyet) caizdir" dedi.495 İbn Ebi Şeybe, 11/151; Sünenu Saîd, 1/119; Musannaf, 9/87 Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: ("Bu caizdir" sözünün manası), "biz onu caiz kılarız, yani hayatta iken (caiz kılarız)" demektir.

 

7.BÂB—ÜÇTE BİRÎ VASİYET ETME

 

3198. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Yunus b. Cü-beyr'den, (O) Muhammed b. Sa'd'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki; Hz. Peygamber (Saltallahu Aleyhi ve Sellem) (bir-gün) Mekke'de iken O'nun yanına girmişti. O'nun (yani Muhammed'in babası Sa'd b. Ebi Vakkas'ın) da sadece bir kızı varmış. (Sa'd demiş ki), o zaman ben kendisine; "gerçek şu ki, benim sadece tek bir kızım var. Bu sebeple bütün malımı vasiyet edeyim mi?" demiştim de, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); "Hayır!" bu-yurmutu. Ben; "öyleyse yansım vasiyet edeyim mi?" demiştim. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) O'na (yani Sa'd'a yine); "Hayır!" buyurmuştu. (Sa'd); "o halde üçte birini vasiyet edeyim mi?" demiş ve sözüne şöyle devam etmişti: "Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştu: "Üçte bir (yeter). Üçte bir de çoktur!" Nesai, Vesâyâ, 3(6/204); Müsned, 1/173.

 

3199. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Mu-hammemd b. İshak, ez-Zühri'den, (O) Âmir b. Sa'd'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Veda Haccı'ndayken hastalanmıştım. Nihayet hastalığım ağırlaşıp da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hasta ziyareti için yanıma girdiğinde şöyle demiştim: "Ya Rasulullah, ben (Ölümümün) yaklaştığını zannediyorum. Çok mal sahibiyim. Bana da sadece bir kızım mirasçı olacak. Bunun için bütün malımı sadaka olarak vereyim mi?" O; "Hayır!" buyurmuştu. Ben; "peki yarısını?" demiştim. O yine; "Hayır!" buyurmuştu. Ben; "o halde üçte birini?" diye sormuştum. O zaman O şöyle buyurmuştu: "Üçte bir (yeter). Üçte bir de çoktur! Doğrusu senin, mirasçılarını zengin bir halde bırakman, onları, insanlara el açıp dilenen fakirler olarak bırakmandan daha iyidir. Ayrıca senin, hanımının ağzına koyacağın şeye varıncaya kadar, hayır yolunda yapacağın her harcamadan dolayı Allah sana mutlaka sevab verecektir!"

 

8.BAB—ÜÇTE BİRDEN AZ VASİYET ETME

 

3200. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, İshak b. Suveyd'den, (O da) el-AIâ b. Ziyad'dan (naklen) rivayet etti ki, babası Ziyad b. Matar vasiyet etmiş ve "vasiyetim, (daha faziletli oluşundan,) Basralıların fa-kihlerinin ittifak ettiği (miktardır!)" demişti. (El-Alâ demiş ki), ben de (bunu onlara) sormuştum da onlar, beşte bir üzerinde ittifak etmişlerdi.

 

3201. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, İshak b. Suveyd'den, (O da) el-Alâ b. Ziyad'dan (naklen) rivayet etti ki; bir adam Hz. Ömer İbnu'l-Hattab'a; "doğrusu benim mirasçım "kelâle"dir, (yani babasız çocuksuz biridir). Binaenaleyh, (malımın) yarısını vasiyet edeyim mi?" diye sormuş. O; "hayır" cevabını vermiş. Adam; "peki üçte birini?" demiş. O; "hayır" cevabını vermiş. Adam; "o halde dörtte birini?" demiş. O; "hayır" cevabını vermiş. Adam; "peki beşte birini?" demiş. O; "hayır" cevabını vermiş. Adam sonunda onda bire ulaşmış da Hz. Ömer; "onda biri vasiyet et" karşılığı vermiş.

 

3252. Bize Yala rivayet edip (dedi ki), bize İsmail, Âmir'den rivayet etti ki; O şöyle demiş: "Öncekiler beşte biri, altıda biri vasiyet ederlerdi. Üçte bir ise söz dinlemezin varabileceği son yerdir!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "Sözdinlemez" kelimesi ile "gemi azıya almış, binicisini artık dinlemeyen at" kastedilir.

 

3203. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Humeyd'den, (O da) Bukeyr'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: Ben Humeyd b. Abdirrahman'a vasiyette bulunmuştum da, O şöyle demişti: "Çocuğu olduğu halde (malının) üçte birini vasiyet eden bir adamın vasiyetini kabul edecek değilim!"

 

3204. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Hişam'dan, (O) Muhammed b. Sîrîn'den, (O da) Şureyh'ten (naklen) haber verdi iki; O şöyle demiş: "Üçte biri (vasiyet etme) meşakkattir, son sınırdır; ama caizdir!"

 

3205. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O) Mansûr'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: "Onlara altıda biri (vasiyet etmek), üçte biri (vasiyet etmekten) daha sevimli gelirdi."

 

9.BÂB—VÂSİ İÇİN CAİZ OLAN ŞEYLERLE, CAİZ OLMAYAN ŞEYLER

 

3206. Bize Ebu'I Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şerîk, Muğîre'den, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: "Vâsi, kendisine vasiyet edilen şey hususunda emindir."

 

3207. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza, İbn Vehb'den, (O da) Mekhûl'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Vâsinin emri, kendisine satın alma dışında her şeyde geçerlidir. O, bir satış yaptığında ise satış muamelesi bozulmaz." Bu, Yahya b. Hamza'nın da görüşüdür.

 

3208. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize el-Velid, el-Evzaî'den, (O da) Yahya b. Ebi Kesir'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: "Vâsi her şeyde emindir, köle âzâd etme hariç! Çünkü onun, velâ hakkım sürdürmesi gerekir."

 

3209. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O) Mansur'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O, yetimin malı hakkında (şöyle dedi): "Mal erkeğe vasiyet edildiğinde vâsi onunla iş yapar, (onu çalıştırabilir)."

 

3210. Bize Muhammed İbnu's-Salt rivayet edip (dedi ki), bize Musa b. Muhammed, İsmail'den, (O da)  el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Yetimin vâsisi yetim için şuf a sebebiyle alım yapabilir. (Kendisi için şufa hakkının doğduğu hadisede) hazır bulunmayan kimse de (hazır veya haberdar olunca), şuf asına dayanarak (alım yapabilir)."

 

3211. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza, İbn İkrimeden, (O da) Dımeşk aha-lısmden olan bir ihtiyardan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş; Ben Ömer b. Abdilaziz'in yanındaydım. Süleyman b. Hubeyb Ue Ebu Kılabe de oradaydılar. Derken bir genç gelip; "şu şu yerdeki arazımızı vâsi, biz çocuk iken size satmış" dedi. Bunun üzerine (Ömer b. Abdilaziz) Süleyman b. Hubeyb'e dönüp; "ne dersin? Diye sordu. (İhtiyar sözüne devamla) demiş ki; (Süleyman) sözü eğip büktü, (doğru dürüst cevap veremedi). Sonra Ebû Rdâbe'ye dönüp; "ne dersin? " diye sordu. O; "gence arazisini geri ver" karşılığını verdi. (Ömer); "o zaman malımız mahvolur" dedi. O da; "onu sen mahvettin" dedi.

 

10.BAB—MALIN YARISI BİR ADAM,ÜÇTE BİRİ DİĞERİNE VASİYET EDİLDİĞİNDE?

 

3212. Bize İbrahim b. Musa, Muhammed b. Abdillah'tan, (O) Eş'as'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) haber verdi ki; O, malının yarısını bir adama, malının üçte birini diğerine vasiyet eden kimse hakkında şöyle demiş: "Onlar bu (vasiyete) üçte birde katılırlar; şu, yan oranında, şu, üçte bir oranında!"

 

11.BAB—VASİYETTEN VAZGEÇME

 

3213. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Zaide, eş-Şeybani'den, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Vasiyet sahibi vasiyetinden, köle âzâdı dışında, dilediği şeyi değiştirebilir."

 

3214. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Hem mâ m rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Amr b. Şuayb'dan, (O da) Abdullah b. Ebi Rebia'dan (naklen) rivayet etti ki; Hz. Ömer İbnu'l-Hattab şöyle demiş: "İnsan, vasiyetinde dilediği şeyi yeniden ortaya koyabilirler. Vasiyetin dayanağı, onun sonucudur!"

 

3215. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip  (dedi ki), bize Hemmâm rivayet edip şöyle dedi: Bana Katâde rivayet edip azad etmeyi uygun görmüş.

 

3216. Bize Sehl b. Hammâd rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm, Amr b. Şuayb'dan, (O) Abdullah b. Ebi Rebia'dan, (O da) eş-Şerid b. Suveyd'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Hz. Ömer demiş ki: "İnsan, vasiyetinde dilediği şeyi yeniden ortaya koyabilir. Vasiyetin dayanağı, onun sonudur." Ebû Muhammed (ed-Dârimî) şöyle dedi: Hemmâm, Amr'dan hadis işitmemiştir. Aralarında Katâde vardır.

 

3217. Bize Saîd İbnu'l-Muğîre rivayet edip (dedi ki), İbnu'l-Mübarek şöyle demiş: Bize Ma'mer, ez-Zühri'den rivayet etti ki; O, bir vasiyette bulunan, sonra başka bir vasiyet yapan kimse hakkında şöyle demiş: "İkisi de onun malında geçerlidir."

 

3218. Bize Saîd, İbnul-Mübarek'ten, (O) Ma'mer'den, (O da) Katâde'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle demiş: Hz. Ömer İbnu'l-Hattab demiş ki; "vasiyetin dayanağı, onun sonudur."

 

12.BÂB—İTHAM EDİLEN VASİ HAKKINDA

 

3219. Bize Muhammed İbnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize el-Velid, el-Evzai'den, (O da) Yahya'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Hakim vâsiyi itham ettiğinden onu vasilik görevinden uzaklaştırmaz, fakat onunla beraber başkasını vekil kılar."

Bu, el-Evzai'nin de görüşüdür.

 

13. BÂB—HASTANIN VASİYETİ

 

3220. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şerîk, eş-Şeybani'den, (O da) Amir'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Hastanın alım satımı, nikâhı caizdir ve bunlar, (onun ölmesi halinde) malının üçte birinden (geçerli olur)."

 

3221. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Avâne, Mutarrif ten, (O da) el-Haris el-Ukli'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Hastanın, hastalığında yaptığı alım-satımlar,  hakça bir değerle  onun malının  üçte birinden  (geçerli olur).

 

3222.   Bize   Ebu'n-Nu'man   rivayet   edip   (dedi   ki),   bize Hammâd b. Zeyd, Yahya'dan -ki O, İbn Saîd'dir-, rivayet etti ki; O şöyle demiş: Yakınlarımızdan bir kadın hamile iken (birşeyler) vermişti de, bunun hükmü el-Kasım'a sorulmuş, O da; "o, malının bütününden (geçerli olur)" cevabını vermişti. Biz ise şu görüşü benimsiyoruz: Hamile kadına doğum sancısı vurunca artık verdiği şeyler malının üçte birinden (muteber olur).

 

3223. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Şihâb, Amr'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, kölesine; "ben falanın evine girersem kölem hür olsun" diyen, sonra da hasta iken o eve giren, (ardında da ölen) adam hakkında şöyle dedi: Köle mirasın   üçte birinden (itibar edilerek) âzâd   olur. Şayet (adam o  eve) sağlığında girse, (kölesi) malının üçte birinden (geçerli olarak) âzâd olur.

 

14. BÂB—MİRASÇILARA, MİRASIN ÜÇTE BİRİNDEN GERİ VEREN KİMSE HAKKINDA

 

3224. Bize Mervan b. Muhammed rivayet edip (dedi ki), bize Yahya b. Hamza rivayet edip (dedi ki), bize en-Nu'man Ibnu'l-Munzir, Mekhûl'den rivayet etti ki; O şöyle demiş: Mirasçılar çok muhtaç olduklarında ben onlara mirasın üçte birinden (birşeyler) geri verilmesinde bir mahzur görmem! Yahya, sözüne devamla dedi ki: Sonra ben bu sözü el-Evzai'ye zikrettim de, bu O'nun hoşuna gitti.

 

15. BÂB—MİRASÇILARIN İÇİNDEN İKİ KİŞİ ŞAHİDLİK ETTİĞİNDE?

 

3225. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hu-.şeym rivayet edip (dedi ki), bize Yunus, el-Hasan'dan rivayet  etti  İbrahim) şöyle dediler: Mirasçılardan ıh kişi şahidlik ettiğinde (bu şahidlik), hepsinin aleyhine olarak geçerli olur. Bir kişi şahidlik ettiğinde ise (bu), onun payında hissesi oranında (muteber olur)."

 

3226. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Huşeym rivayet edip (dedi ki), bize Mutarrif rivayet etti ki; O, eş-Şa'bi'yi şöyle derken işitmiş: "Mirasçılardan bir kişi şahidlik ettiğinde (bu), onun payında hissesi oranında (muteber olur)." O daha sonra; "hissesinin tamamında (muteber olur)!" demiş.

 

16.BÂB—VASİYETTE HAZIR MAL (AYN) İLE HAZIR OLMAYAN MAL (DEYN) TÜRÜNDEN OLAN ŞEYLER

 

3227. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Şihâb Abdurabbih b. Nâfî, el-A'meş'ten, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "İnsan (mirasının) üçte birini, dörtte birini vasiyet ettiğinde bu, o an hazır olan mal ile hazır olmayan malda (muteber olur). Elli veya altmış (dirhemden) yüz (dirheme) kadar vasiyet ettiğinde ise, bu, (malının) üçte birine ulaşmadıkça, o an hazır olan malda (muteber olur)."

 

17.BÂB—VASİYETİ MÜSTEHAB GÖREN İLE MEKRUH GÖREN KİMSELER

 

3228. Bize Mervan b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Süleyman b. Bilal rivayet edip (dedi ki), bize Ca'fer b. Muhammed, Yezid b. Abdillah b. Kuseyt'ten rivayet etti ki; O şöyle demiş: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kişi malının üçte birine daha bir hak sahibidir. Onu hangi maldan isterse verebilir!"

 

3229. Bize Abdussamed b. Abdulvaris rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip (dedi ki), bize Ebû İshak, Ebû Ha-bibe'den rivayet etti ki; O şöyle demiş: Ben Ebu'd-Derda'ya, Allah yolunda {harcanmak üzere) dirhemler koyan adamın durumunu sordum da, Ebu'd-Derda şöyle dedi: "Ölümüne yakın sadaka veren veya köle âzâd eden kimsenin durumu, doyduktan sonra hediye veren kimse gibidir!"

 

18.BÂB—VASİYETLERDEN İLKÖNCE YERİNE GETİRİLECEKLER

 

3230. Bize el-Muallâ b. Esed rivayet edip (dedi ki), bize Vu-heyb, Yunûs'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, içlerinde köle âzâdı da olan bazı şeyler vasiyet edip de (vasiyeti) üçte bir miktarı aşan kimse hakkında şöyle dedi: "(Vasiyetlerin yerine getirilmesine) köle âzâdı ile başlanır."

 

3231. Bize el-Muallâ b. Esed rivayet edip (dedi ki), bize Vu-heyb, Eyyûb'dan, (O da) Muhammed'den (naklen) rivayet etti ki; O, "(mirasın üçte biri, aralarında) payları oranında (dağıtılır)" dedi.

 

3232. Bize el-Huseyn b. Bişr rivayet edip (dedi ki), bize el-Muâfâ, Osman İbnu'l-Esved'den, (O da) Atâ'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "Kim vasiyette bulunur veya köle âzâd eder de vasiyetinde paylar paydadan (yani üçte birden) fazla olursa, bu fazlalık hem azadlık sahiplerinin, hem vasiyet sahiplerinin paylarına girer, (onları belli oranlarda azaltır)."  Atâ' sözünün devamında şöyle demiş: Doğrusu Medine'nin âlimleri bize üstün geldiler. Onlar önce köle âzâdı ile başlarlar!

 

3233. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd rivayet edip şöyle dedi: Amr b. Dinar, köle âzâdı ve başka şeyler vasiyet edip de malının üçte bir miktarını aşan kimse hakkında; "(malının üçte biri, vasiyet ettiği kimseler arasında) paylan oranında (dağıtılır)" dedi.

 

3234. Bize Süleyman b. Harb rivayet etti. (O dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Kesir b. Şinzir'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, üçte birden fazla vasiyet eden ve vasiyetleri arasında köle âzâdı da bulunan adam hakkında şöyle dedi: "(Vasiyetin yerine getirilmesine) köle âzâdı ile başlanır!"

 

3235. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O) Mansûr'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: "(Mirasın bö-lüştürülmesine) vasiyetten önce köle âzâdı ile başlanır!"

 

19. BÂB—FALANIN ÇOCUKLARINA MALINDAN BİR PAY VASİYET EDEN KİMSE HAKKINDA

 

3236. Bize el-Muallâ b. Esed haber verip dedi ki, bize Vu-heyb, Yunûs'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, falanın çocuklarına vasiyette bulunan adam hakkında şöyle dedi: "Bu çocukların zengini, fakiri, erkeği, kadını eşittir."

 

3237.  el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti O şöyle dedi:  "Falanın çocuklarına vasiyet edildiğinde bunda ek ve kadın eşittir"

 

3238. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Zaide b. Musa el-Hemdânî rivayet edip (dedi ki), bana Seyyar b. Ebi Küreb rivayet etti ki; Sabit, Şureyh'e gelmiş ve O'na, malından bir pay vasiyet edenin durumunu sormuş, O da şöyle cevap vermiş: "Miras hesap edilir ve payları neye ulaşırsa, kendisine vasiyet edilen kimseye bu payların biri gibi bir pay verilir."

 

20. BÂB—İNSAN, MİRASÇILARININ BAZILARINA SADAKA VERDİĞİNDE(?)

 

3239. Bize Mervan b. Muhammed haber verip (dedi ki), bize Saîd, Mekhûl'den rivayet etti ki; O şöyle demiş: İnsan, sağlığında mirasçılarının bazısına malının yarısından fazlasını sadaka olarak  verdiğinde bu, (ölümünde) üçte bire indirilir. Yarısını verdiğinde ise bu onun için caiz olur! Saîd sözüne devamla demiş ki: Dımeşk ahalisinin kadıları bununla hükmederlerdi.

 

21. BÂB—"KEFEN, MALIN TAMAMINDAN ALINIR!1 GÖRÜŞÜNDE OLAN KİMSE

 

3240. Bize Abdullah b. Muhammed b. Ebi Şeybe rivayet edip (dedi ki), bize Hafs, İsmail b. Ebi Halid'den, (O) el-Hakem'den, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Kefen malın tamamından (alınır).

 

3241. Bize İbrahim b. Musa, Muazdan, (O) Eş'as'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, ölüp de geriye ikibin dirhem değerinde mal ile onun kadar veya ondan daha çok borç bırakan adam hakkında şöyle dedi: (Ölü), borcu verilmeyerek bu maldan kefenlenir!

 

3242. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, İbrahim'den işiten kimseden rivayet etti ki; O şöyle demiş: (Terîkeden), önce kefen alınır, sonra borçlar ödenir, sonra da vasiyetler yerine getirilir.

 

3243. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Firas'tan, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) rivayet etti ki; O, ölen kadın hakkında şöyle dedi: O, kendi malından kefenlenir, kocaya hiçbir şey gerekmez!

 

3244. Bize Saîd İbnu'l-Muğîre, İbnul-Mübarekten, (O) İbn Cüreyc'den, (O da) Atâ'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Kefene saçılan güzel koku ile kefen, malın tamamından (alınır)!

 

3245. Bize Muhammed b. Uyeyne, Ali b. Mushir'den, (O) İsmail'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O şöyle dedi: Kefen orta maldan (yapılır) ve (ölü), hayatında giymekte olduğu şeylere uygun bir şekilde kefenlenir. Sonra (mirastan) borç, ardından da üçte bir çıkarılır!

 

22.BÂB—BİR KİMSE BİR KİMSEYİ GIYABINDA VÂSİ TAYİN ETTİĞİNDE(?)

 

3246. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hu-şeym rivayet edip (dedi ki), bize Mansur, el-Hasan'dan rivayet etti ki, O şöyle dermiş: "Bir kimse bir kimseyi gıyabında vâsi tayin ettiğinde, (vâsi tayin edilen kimse vâsi tayin edenin) vasiyetini kabul etsin. Eğer (vâsi tayin edilen kimse vasiyet sırasında) hazır olursa, o (vasiyeti kabul edip etmemede) muhayyerdir. Dilerse kabul eder, dilerse (kabul etmez), bırakır!"

 

3247. Bize Salih b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Ben el-Hasan ile Muhammed'e, birisini vâsi tayin eden adamın durumunu sordum da, onlar şöyle cevap verdiler: "(Vâsi tayin edilen kimse vasiliği) kabul etmekte muhayyer olur!"

 

3248. Bize Muhammed b. Saîd rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Bekir, Hişam'dan, (O da) el-Ha s an'd an (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Bir kimse bir kimseyi gıyabında vâsi tayin ettiğinde, o kimse bunu kabul edince artık onun için (bunu) geri çevirme hakkı olmaz!"

 

3249. Bize el-Vazzah b. Yahya rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Bekir, Hişam'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Bir kimse bir kimseyi vâsi tayin eder de bu kimseye, gıyabda iken, (vâsi tayin edenin vasiyetlerinden) bir vasiyetin (yerine getirilmesi) teklif edilir, o da kabul ederse, artık onun vazgeçme hakkı olmaz."Vasilik, vâsi tayin edenin (mûsinin) îcâbı, yani gerekli sözü söylemesi, vâsi tayin edilenin ("mûsa ileyh"in) de kabul etmesi ile meydana gelen bir sözleşmedir. Vasilik, bir tasarruf izni olduğu için, mûsi hayattayken onu kabul veya reddetmek mümkündür. O, bir çeşit vasiyet olduğu için de onun kabulü, mûsinin ölümünden sonraya da bırakılabilir. Vâsi tayin edilen kimse bunu kabul edince"vâsi" olmuş olur. İmam Şafii (Rahmetullahi Meyh) ile İmam Ahmed'e (Rahmetullahi Aleyh) göre o, bu kabulden sonra mûsinin huzurunda da, gıyabında da, mûsi hayattayken de, öldükten sonra da vasilikten vazgeçebilir. İmam Ebû Hanife (Rahmetullahi Aleyh) ise, vasiliği kabul eden kimsenin, bunu, mûsi öldükten sonra veya haber vermeksizin mûsinin gıyabında reddetmesinin caiz olmayacağı içtihadında bulunmuştur. Çünkü bu durumda mûsi aldatılmış ve icabında başka birini vâsi tayin etme imkânından mahrum bırakılmış olur.

 

23.BÂB—ÖLÜYE VASİYET

 

3250. Bize Ca'fer b. Avn, Saîd'den, (O) Ebû Ma'şer'den, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Bir adam bir insana gıyabında, (ölü olduğunu) bilmeyerek vasiyet eder de sonra onun ölü olduğu ortaya çıkarsa, bu (vasiyet) geri döner!"

 

24.BÂB—KÖLEYE VASİYET

 

3251. Bize Muhammed b. İsa rivayet edip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey' rivayet edip (dedi ki), bize Yunus, el-Ha s an'dan rivayet etti ki, O şöyle demiş: "Kişi kölesine malının üçte birini, malının dörtte birini, malının beşte birini vasiyet ettiğinde, o da (yani kölesi de) malından (sayılır). Bu sebeple bu (vasiyete) âzâd olmak da girer!"

 

25.BÂB—ÖLÜMÜ ESNASINDA MALINI DAĞITMAKTAN HOŞLANMAYAN KİMSE

 

3252. Bize Ya'lâ, İsmail'den, (O da) Kays'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Önceleri şöyle denirdi: Hakikaten bazı insanlar hayatlarında mallarının bereketinden mahrum edilirler. Onlar ölüm esnasında olduklarında da bu (mahrumiyetin) benzeriyle azıklanırlar!

 

3253. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Zübeyd rivayet edip (dedi ki), bize Husayn, İbrahim et-Teymi'den, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Abdullah şöyle demişti: "İki acı şey: Hayatta sıkılık yapmak, ölüm esnasında saçıp savurmak!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî de) dedi ki: Şöyle denir: "Bir acı hayatta, bir acı ölüm esnasında!"

 

26.BAB—ADAM, MİRASÇILARINDAN BAZISININ PAYININ BENZERİNİ VASİYET EDERSE?

 

3254. Bize Ubeydullah, İsrail'den, (O) Mansûr'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Adam başkasına oğlunun payının benzerini vasiyet ettiğinde, ona, (payı oğu-lunkinden) az olsun diye (oğulun) payının benzeri tam olarak verilmez!"

 

3255. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Davud b. EM Hind'den, (O da) eş-Şabi'den (naklen) rivayet etti ki; üç oğlu olan ve şayet dört tane olurlarsa onların birinin payının benzerini bir adama vasiyet eden kimse hakkında eş-Şa'bi şöyle dedi: "Ona (yani vasiyet edilen adama) beşte bir pay verilir."

 

3256, Bize Muhammed b. İsa rivayet edip (dedi ki), bize Yezid b. Zurey* rivayet edip (dedi ki), bize Davud b. Ebi Hind rivayet edip şöyle dedi: Biz Âmir'e, geriye iki oğul bırakan ve şayet üç tane olurlarsa, onların birinin payının benzerini vasiyet eden adamın durumunu sorduk da, O şöyle cevap verdi: "O, dörtte biri vasiyet etmiş!"

 

3257. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Avâne, Muğîre'den, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki; O, mirasçılarından bazısının payının benzerini vasiyet eden adam hakkında şöyle dedi: "Bu (vasiyet), üçte birden az da olsa caiz olmaz!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî); "bu (görüş) güzeldir" dedi.

 

27. BÂB—KÖLESİNİN ÜCRETİNİ VASİYET EDEN ADAM HAKKINDA

 

3258. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Ebu's-Sefer'den, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) haber verdi ki; O, ücreti altı dirhem olan kölesinin ücretinde bir dirhem vasiyet eden adam hakkında şöyle dedi: "(Kölenin) altıda biri (kölenin) kendisinindir!"

 

28. BÂB—MİRASÇIYA VASİYET

 

3259. Bize Kabîsa rivayet edip şöyle dedi: Ben Süfyân'ı bir konuşma yaparken işitmiştim. O, (bir kimse) bir mirasçısına veya mirasçısı olmayan birine yüz dirhem (vereceği) olduğunu ikrar ettiğinde (ne olacağı hakkında) şöyle demişti: "Ben bu iki (ikrarı da) tamamen hükümsüz kılma görüşündeyim!"

 

3260. Bize Müslim rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, İbn Sîrîn'den, (O da) Şureyh'ten (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Mirasçıya hiçbir ikrar caiz olmaz!" (Katâde) demiş ki: El-Hasan ise şöyle dedi: "İnsan için caiz olan şeylerin en haklısı, ölümü esnasında, yani âhiret günlerinin ilk günü ile dünya günlerinin son gününde (yaptığı şeydir!)"

 

3261. Bize Amr b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Halid, Halid'den, (O da) Ebû Kılâbe'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Mirasçıya vasiyet caiz olmaz!"

 

3262. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Humeyd'den (naklen) rivayet etti ki; Ebû Sabit diye künyelenen bir adam, karışma ölümü esnasında, mih-rinden dolayı kendisine dörtyüz dirhem borcu olduğunu ikrar etmiş, el-Hasan da bu (ikrarı) geçerli saymış.

 

3263. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Hişam ed-Destuvâî rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, Şehr b. Havşeb'den, (O) Abdurrahman b. Ganm'dan, (O da) Amr b. Hârice'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hutbe irad buyururken, O'nun) devesinin altındaydım. Devesi geviş getiriyor, devesinin salyası da omuzlarımın arasında depreniyordu. (Bir ara) O'nu şöyle buyururken işitmiştim: "Şunu iyi bilin ki, şüphesiz Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bu sebeple, mirasçıya vasiyet caiz olmaz!"

 

3264. Bize Yezid b. Hârûn haber verip (dedi ki), bize Henunâm, Katâde'den haber verdi ki, O şöyle demiş: (Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Birinize ölüm (belirtileri) geldiğinde, eğer bir (mal) bırakıyorsa, ana-babaya ve yakınlarına vasiyet etmesi (farz küındı).'6**1 Bununla (Allah, mal bırakan kimseye) ana-sına-babasına ve yakınlarına vasiyet etmeyi emretti. Ardından daha sonra Nis*d Sûresinde (bu emri) neshetti ve ana-babaya belli bir pay ayırdı, her mirasçıya da mirastan payını ulaştırdı. (Dolayısıyla) onlara vasiyet etmek yoktur. Böylece vasiyet, mirasçı olmayan yakınlarla diğerlerine ait hale dönmüştür.

 

3265. Bize Muhammed b. Yusuf rivayet edip (dedi ki), bize Verka, İbn Ebi Necih'ten, (O) Atadan, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: (İlk zamanlar kişi öldüğünde) malı, çocuğunun olurdu. Ana-Jjaba ve yakınlara ise vasiyet yapılırdı. Sonra Allah bundan istediğini neshetti ve erkeğe iki dişinin payı kadarım hükmetti; ana-babaya, onlardan her birine (durumlarına göre) altıda bir ve üçte bir hükmetti; kadına (durumuna göre) sekizde bir ile dörtte bir, kocaya ise (yine durumuna göre) yarıyı ve dörtte bir hükmetti.

 

3266. Bize Ahmed b. İsmail rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Turneyle, el-Hüseyn b. Vâkıd'den, (O) Yezid'den, (O da) Ikrime ile el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, onlar; "...Eğer bir mal bırakıyorsa, ana babaya ve akrabalara vasiyet etme (farz ki-lındı.)'650 ayeti hakkında şöyle dediler: İşte bu şekilde vasiyet etme vardı. Nihayet bunu miras ayeti neshetti.

 

29.BÂB—ZENGİNE VASİYET

 

3267. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Humeyd'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, ona; zengin bir kardeşi var iken vasiyet eden bir adamın bu (zengin kardeşine) vasiyet edip edemeyeceği soruldu da, O şöyle cevap verdi: "Evet, yirmibin (dirhem) sahibi olsa da (ona vasiyet edilebilir)." O, sonra sözüne şöyle devam etti: "Yüzbin (dirhem) sahibi olsa da!... Çünkü zenginliği, onu bir haktan mahrum etmez!"

 

30.BÂB—İNSAN, "FALANA, O ÖLMÜŞ OLURSA FİLANA" ŞEKLÎNDE VASİYET EDERSE?

 

3268. Bize Affan rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Katâde, el-Hasan ile Saîd İbnu'l-Müseyyeb'den rivayet etti ki, onlar; "kılıcım falanın olsun. Eğer falan ölmüş olursa, filanın olsun. Filan da ölmüş olursa, kılıç bana (yani kendi mirasçılarına) geri dönsün" diyen adam hakkında şöyle dediler: "O, (yani kılıç) ilk adama ait olur!" Humeyd b. Abdirrahman ise şöyle demiş: "(Adamın vasiyeti) dediği gibi yerine getirilir!"

 

3269, Bize Affan rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Hişam b. Urve rivayet etti ki, Urve; bir kimseye bağışta bulunup da; "o senin olsun, sen öldüğünde falanın olsun, falan öldüğünde filanın olsun, filan öldüğünde ise o bana geri dönsün" diyen adam hakkında şöyle demiş: "(Adamın vasiyeti), kendilerine vasiyet edilenler yüz kişi de olsalar, dediği gibi yerine getirilir."

 

31.BAB—AKRABASI DIŞINDAKİLERE VASİYET EDEN ADAM HAKKINDA

 

3270. Bize Müslim b. İbrahim rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd rivayet edip (dedi ki), bize Şeybe b. Hişam er-Rasibi ile Kesir b. Ma'dan rivayet edip şöyle dediler: Biz Salim b. Abdillah'a, akrabasından başkasına vasiyet eden adamın durumunu sorduk da O; "bu (vasiyet), onun vasiyet ettiği yere (ait olur!)" diye cevap verdi. O zaman biz, "doğrusu el-Hasan; "(bu vasiyet adamın) en yakınına iade edilir" diyor"555 dedik de, O bunu yadırgadı ve ağır bir söz söyledi.

 

3271. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Şihâb, Amr'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: İnsan akrabasına vasiyet ettiğinde bu (vasiyet), onların doğum bakımından en yakınma ait olur. Bunda erkek ile dişi birdir.

 

32.BÂB—BİR KİMSE, "İKİ KÖLENİN BİRİ HÜRDÜR" DEYİP DE SONRA (HANGİSİNİN OLDUĞUNU) AÇIKLAMADAN ÖLDÜĞÜNDE (NE YAPILIR?) ÖLENİN, HANGİ KÖLEYİ ÂZÂD ETTİĞİ BİLİNMEZSE

 

3272. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Bekir, Mutarrif ten, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) rivayet etti ki; O, "iki kölenin biri hürdür" deyip de sonra (hangisi olduğunu) açıklamadan jölen adam hakkında şöyle dedi: "Mirasçıları onun yerindedir. Onlardan hangisini (âzâd etmek kendileri için) daha iyiyse onu âzâd ederler."

 

33.BÂB—BİR KİMSE, HASTALIĞINDA ÂZÂD ETMEYİ VASİYET EDİP DE SONRA İYİLEŞTİĞİNDE NE OLUR?

 

3273. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Yunûs'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, bir adam hastalığında; "eğer bana birşey olursa, (yani ölürsem)..." demeyerek; "şu falanın olsun, şu filanın olsun, falan kölem de hürdür" demiş, sonra iyileşmiş. (El-Hasan) dedi ki: "(Adamın kölesi bu sözle hür olmuş olmaz), o köledir!"

 

34.BÂB—BİR KİMSE, ÖLÜMÜ ESNASINDA BAŞKA HİÇBİR MALI OLMADIĞI HALDE KÖLESİNİ ÂZÂD ETTİĞİNDE?

 

3274. Bize Ahmed b. Abdillah rivayet edip (dedi ki), bize Ebû Bekir, Mutarrif ten, (O da) eş-Şa'bi'den (naklen) rivayet etti ki; O, ölümü esnasında başka hiçbir malı olmadığı halde ve borcu da var iken kölesini âzâd eden adam hakkında şöyle dedi: "(Köle), alacaklılar için kendi bedelini (kazanıp ödemek) hususunda çalışır."

 

35.BÂB—MÜDEBBER, (MİRASIN) ÜÇTE BÎRİNDEN (ÂZÂD OLUR)

 

3276. Bize Mansûr b. Seleme, Serik'ten, (O) el-Eş'as'tan, (O) NafVden, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki; O, "mü-debber, (mirasın) üçte birinden (âzâd olur)" dedi.

 

3277. Bize Mansûr b. Seleme, Serik'ten, (O) Mansûr'dan, (O  da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Mü-debber, (mirasın) üçte birinden (âzâd olur).

 

3278. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Kesir'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "(Sahibi tarafından Ölümünden) sonraya bağlı olarak âzâd edilen köle, (mirasın) üçte birinden (âzâd olur!)"

 

3279. Bize Süleyman b. Harb rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Humeyd'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "(Sahibi tarafından Ölümünden) sonraya bağlı olarak âzâd edilen kadın köle ile çocuğu, (mirasın) üçte birinden (âzâd olur)."

 

3280. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Şu'be rivayet edip dedi ki, bana Mansûr, İbrahim'den haber verdi ki, O şöyle demiş: "(Sahibi tarafından ölümünden) sonraya bağlı olarak âzâd edilen köle, (mirasın) üçte birinden (âzâd olur!)"

 

3281. Bize Ebu'n-Nu'man rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Ebû Abdillah et-Tüsteri ile Ebû Haşim'den, (onlar da) İbrahim'den (naklen) rivayet ettiler ki, O şöyle dedi: "Müdebber, malın bütününden (âzâd olur)!"

 

3282. Bize el-Hakem İbnu'l-Mübarek haber verip (dedi ki), bize Ebû Avâne, Ebû Bişr'den, (O da) Saîd b. Cübeyr'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "(Sahibi tarafından ölümünden) sonraya bağlı olarak âzâd edilen köle, malın bütününden (âzâd olur!)"

 

(Dârimî'nin bu kitabını O'ndan rivayet eden İsa b. Ömer) dedi ki: Ebû Muhammed'e; "bu iki görüşten (yani müdebberin üçte birinden veya malın tamamından âzâd olması görüşlerinden) hangisini benimsiyorsun?" diye soruldu, O da; "üçte birden (âzâd olması görüşünü)" dedi.

 

36. BAB—"SANA OKUNMADIKÇA HİÇBİR VASİYETE ŞAHİDLİK ETME!" DİYEN KİMSE

 

3283. Bize Saîd İbnu'I-Muğîre haber verip (dedi ki), bize Mahled, Hişam'dan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Ne sana okunmadıkça hiçbir vasiyete şahidlik et, ne tanımadığın kimseye şahidlik et!"

 

37. BÂB—ÜMMÜ'L-VELEDLERİNE VASİYET EDEN KİMSE

 

3284. Bize Süleyman b. Harb haber verip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Humeyd'den, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; Hz. Ömer İbnu'l-Hattab, ümmu 1-veledlerinden (yani kendisinden çocuk doğuran cariyelerinden) her bir kadına dört bin (dirhem) vasiyet etmiş.

 

38. BAB—ÇOCUĞUN VASİYETİ

 

3285. Bize Yahya b. Hassan rivayet edip (dedi ki), bize Ibn Ebi'z.Zinâd, babasından, (O da) Ömer b. Abdilaziz'den (nak-len) haber verdi ki; O, onüç yaşmdakinin vasiyetini geçerli kıldı.

 

3286. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Züheyr, Ebû İshak'tan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Şu oymaktan yedi yaşındaki bir çocuk vasiyet etmişti de, Şureyh şöyle demişti: "Çocuk, vasiyetinde isabet ettiğinde, o geçerli olur!" Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: "(Bu görüş) hoşuma gidiyor. Ama kadılar (onu) geçerli kılmazlar!"

 

3287. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Yunus haber verip (dedi ki), bize Ebû İshak b. İsmail rivayet etti ki; O, Abbas b. İsmail b. Mersed'in, Hire ahalisinden olan süt annesine yaptığı vasiyeti, Abbas çocuk (sahibi) olduğu halde, Şureyh'in geçerli kıldığına şahid olmuş.

 

3288. Bize Ca'fer b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Yunus haber verip (dedi ki), bize Ebû İshak rivayet edip şöyle dedi: Şureyh; "çocuk kuyuya (düşmekten) sakındığı vakit onun vasiyeti caiz olur" dedi.

 

3289. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Ebû ishak'tan (naklen) rivayet etti ki, onların kabilesinden Mersed isimli bir çocuğun damarı yarıldığında, (ölmeden önce) Hire ahalisinden olan bir süt annesine kırk dirhem vasiyet etmişti de, Şureyh bunu geçerli kılmış ve şöyle demişti: "Kim hakka isabet ederse, biz onun (vasiyetini) geçerli kılarız!"

 

3290. Bize Yezid b. Hârûn rivayet edip (dedi ki), bize Yahya haber verdi ki, Ebû Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm kendisine haber vermiş ki, Medine'de bir çocuğa, mirasçıları Şam'da iken ölüm belirtileri gelmiş, onlar da Hz. Ömer'e onun ölmekte olduğunu   söylemişler   ve   ondan,   (çocuğa)   vasiyet   etmesini   (emretmesini) istemişler. Hz. Ömer de ona vasiyet etmesini emretmiş de o Cuşem Kuyusu denilen bir kuyuyu vasiyet etmiş. Sahipleri de bu (Kuyuyu) otuz bin (dirheme) satmışlar. Ebû Bekir söylemiş ki, bu çocuk on veya on iki yaşındaymış.

 

3291. Bize Yezid, Hişam ed-Destuvâf den, (O) Hammâd'dan, (O da) İbrahim'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle demiş: Çocuğun kendi malında üçte bir ve daha aşağı (miktardaki) vasiyeti caiz olur. Velisi onu bundan ancak, yoksulluğa düşer korkusuyla sağlık halinde menedebılir. Ölüm esnasındakine gelince, velinin onu bundan menetme hakkı yoktur.

 

3292. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Halid el-Hazza ile JSyyûb'dan, (onlar) İbn Sîrîn'den, (O da) Abdullah b. Utbe'den (naklen) rivayet etti ki, O'na, vasiyette bulunup da halkın küçük olduğunu söyledikleri biri hakkında gelinmiş, O da şöyle demiş: "Kim hakka isabet ederse, (yani yerinde bir vasiyet yaparsa), biz onun (vasiyetini) geçerli kılarız!"

 

3293. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Yahya b. Saîd'den, (O da) Ebû Bekir'den (naklen) haber verdi ki; Süleym el-Gassani on veya on iki yaşındayken ölmüş ve (ölmeden Önce) değeri otuz bin (dirhem) olan bir kuyusunu vasiyet etmiş. Hz. Ömer İbnu'l-Hattab da bu (vasiyeti) geçerli kılmış. Ebû Muhammed (ed-Dârimî) dedi ki: Bazı âlimler (ölen çocuğun ismi olarak Süleym yerine) Amr b. Süleym, derler.

 

3294. Bize Kabîsa rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, O'nun iki oğlundan, yani Ebubekir'in iki oğlu Abdullah ile Mu-hammed'den, (onlar da) babalarından, bunun, (yani bir önceki haberin) aynısını rivayet ettiler. Şu kadar var ki, onlardan biri "(Süleym) onüç yaşındayken (öldü...)" demiş, diğeri; "rüyalanmadan önce (öldü...)" demiştir. Ebu Muhammed ed-Dârimî dedi ki: "...O'nun iki oğlundan..." sözüyle, Ebubekir'in iki oğlunu kastediyor.

 

39. BAB—"(ÇOCUĞUN VASİYETİ) CAİZ OLMAZ!" DİYENLER

 

3295. Bize Nasr b. Ali rivayet edip (dedi ki), bize Abdula'lâ, Ma'mer'den, (O da) ez-Zühri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dermiş:  "Onun -yani rüyalanmasından Önceki çocuğun- vasiyeti, önemsiz olanı hariç, hiç caiz değildir!"

 

3296. Bize Amr b. Avn rivayet edip (dedi ki), bize Hüseyni, Yusuf tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: "Çocuğun, rüyalanmcaya kadar, ne talâkı, ne vasiyeti, ne bağışı, ne sadakası, ne de köle âzâdı caiz olur!"

 

3297. Bize Saîd İbnu'l-Muğîre, Hafs b. Ğıyâs'tan, (O) Haccac'dan, (O) Atâ'dan, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Çocuğun ne talâkı, ne köle âzâdı, ne vasiyeti, ne satın alışı, ne satışı, ne de hiçbir şeyi caiz olmaz!"

 

3298. Bize Ebu'l-Velid rivayet edip (dedi ki), bize Hemmâm, Katâde'den, (O da) Humeyd b. Abdirranman el-Hımyeri'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: "Talâk da, vasiyet de ancak aklım kullanabilende caiz olur, neşveli (yani sarhoş) hariç. Çünkü onun talâkı geçerli olur, sırtına da (içki içme cezası) vurulur!"

 

40.BÂB—BİR KİMSE, KAÇAK BİR KÖLESİNİN ÂZÂD OLMASINI VASİYET ETTİĞİ ZAMAN (NE OLUR?)

 

3299. Bize Anar b. Avn, Halid b, Abdillah'tan, (O da) Yahya b. Ebi İshak'tan (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Ben el-Kasım b. Abdirrahman ile Muaviye b. Kurre'ye; vasiyetinde, "bana ait olan her köle hürdür" demiş olan ve kaçak bir kölesi bulunan adamın durumunu sordum da, onlar; "o (kaçak köle de) hür olur" cevabını verdiler. El-Hasan, İyâs ve Bekr b. Abdillah ise; "o, hiç de hür olmaz" dediler.

 

41.BÂB—KADINLARA VASİYET

 

3300. Bize Abdullah b. Seleme rivayet edip (dedi ki), bize Ubeydullah el-Omeri, Nâfiden, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki; Hz. Ömer, mü'minlerin annesi Hz. Hafsa'ya vasiyet etmişti.

 

42.BÂB—ZIMMİLERE VASİYET

 

3301. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Süfyân, Leys'ten, (O) Nâfi'den, (O da) Ibn Ömer'den (naklen) rivayet etti ki; Hz. Hafsa yahûdi bir akrabasına vasiyet etmişti.

 

3302. Bize Ebû Nuaym rivayet edip (dedi ki), bize Züheyr, Ebû İshak'tan rivayet etti ki, O şöyle demiş: Şu oymaktan kendisine Abbas b. Mersed denilen yedi yaşındaki bir çocuk, Hire ahalisinden olan yahûdi bir süt annesine kırk bin dirhem vasiyet etmişti de, Şureyh şöyle demişti: "Çocuk vasiyetinde isabet ederse, (yani yerinde bir vasiyet yaparsa), o geçerli olur. Bu da ancak bir hak sahibine vasiyet etmiştir!"

Ebû   Muhammed   (ed-Dârimî)   dedi   ki,   ben   bu   görüşü   benimsiyorum.

 

43.BÂB—VAKIF HAKKINDA

 

3303. Bize Abdullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Ebû Usâme, Hişam'dan, (O da) babasından (naklen) rivayet etti ki; ez-Zübeyr, satılmamak ve miras kılınmamak üzere evlerini oğullarına sadaka (vakıf) kılmış. (O vasiyet de etmiş) ki, kızlarından bo-şanılanm (bu evlerde), zarar vermeksizin, zarara da uğratılmaksızın oturma hakkı vardır. Şayet bu (kızı, yeniden evlenip) koca sebebiyle ihtiyaçsız hale gelirse, artık onun (oturma) hakkı olmaz!

 

44. BÂB—KENDİSİNE VASİYET EDİLEN, VASİYET EDENDEN ÖNCE ÖLDÜĞÜNDE NE YAPILIR?

 

3304. Bize el-Hake m İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize el-Velid, Hafs'dan, (O da) Mekhûl'den (naklen) haber verdi ki; O, bir adamın, birine Allah uğrunda birkaç dinar vasiyet etmesi, sonra kendisine vasiyet edilen kimsenin ("mûsa leh'in), vasiyet edenden ("musî"den) önce ölmesi meselesi hakkında şöyle dedi: "Bu (vasiyet), mûsa leh'in (cenazesinin) ailesinin yanından çıkarılmasından önce onun mirasçıları için geçerli olur!" O, sözüne şöyle devam etti: (Bu vasiyet, cenazenin ailesinin yanından çıkarılmasından sonra yapılmışsa) o, onu Allah yolunda yerine getirmek üzere, ölen mûsinin velilerine kalır!

 

3305. Bize Muhammed b. Uyeyne, Ali b. Mushir'den, (O) Eş'as'tan, (O da) el-Hasan'dan (naklen) rivayet etti ki; O, bir adamın, birine vasiyette bulunması, sonra mûsa leh'in, musî'den önce ölmesi meselesi hakkında şöyle dedi: "Bu (vasiyet), mûsa leh'in mirasçıları için geçerlidir!"

 

3306. Bize Muhammed b. Uyeyne, Ali b. Mushir'den, (O) Eş'as'tan, (O da) Ebû İshak es-Sebiî'den (naklen) rivayet etti ki, O şöyle dedi: Bana rivayet edildi ki, Hz. Ali bunu (yani bir önceki haberde geçen şekildeki vasiyeti), el-Hasan'm görüşü gibi geçerli kılardı.

 

45. BÂB—BİR KİMSE ALLAH YOLUNDA BİRŞEY VASİYET ETTİĞİNDE?

 

3307. Bize el-Hakem İbnu'l-Mübarek rivayet edip (dedi ki), bize Abdulaziz -ki O, İbn Muhammed'dir-, Musa'dan -ki O, İbn Ukbe'dir-, (O da) Nafi'den (naklen) haber verdi ki, bir adam İbn Ömer'e gelip şöyle dedi: Bir adam beni vâsi tayin etti ve Allah yolunda (kullanılması için) bir deve vasiyet etti. Bu (günler) ise savaşa çıkılan zaman değildir. Şimdi ben onu hac için binek vereyim mi?" İbn Ömer de şu cevabı verdi: "Hac ve umre, Allah yolunda demektir!"

 

3308. Bize Ubeydullah b. Musa, Musa b. Ubeyde'den, (O da) Vâkıd b. Muhammed b. Zeyd b. Abdillah b. Ömer'den (naklen) haber verdi ki, bir adam malını Allah yoluna vasiyet etmiş de, (adamın) vâsisi bunun durumunu Hz. Ömer'e sormuş. O da; "onu Allah'ın işçilerine ver" cevabını vermiş. (Vâsi); "peki Allah'ın işçileri kimlerdir?" demiş. O da; "Allah'ın Evi (Kabe'yi) hacceden kimse" karşılığını vermiş.