Ebû Dâvûd 879 — Rükuda Ve Secdede Dua | Salat Bahsi - 879. Hadis
DEVAM: 147-148. Rükuda Ve Secdede Dua
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْأَنْبَارِيُّ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْأَعْرَجِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ فَقَدْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ذَاتَ لَيْلَةٍ فَلَمَسْتُ الْمَسْجِدَ فَإِذَا هُوَ سَاجِدٌ وَقَدَمَاهُ مَنْصُوبَتَانِ وَهُوَ يَقُولُ أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَأَعُوذُ بِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ
Aişe (r.a.)'den;
demiştir ki: Bir
Diğer tahric: Müslim, salat; Ebu Davud, vitr, Tirmizî, deavat; Nesaî, tahare, tatbik, sehv, kıyamulleyl; îbn Mace, ikame, dua, Ahmed b. Hanbel, I, 96, 118, 150, VI, 58, 201.
AÇIKLAMA:
Metinde geçen "kendisini namaz kıldığı yer (mescid)de araştırdım" sözünden maksat "kendisini odanın içinde namaz kılmaya tahsis edilen yerde aradım" demektir. Nesaî'nin rivayetinde ise, bu olay şöyle ifade edilmektedir: "Bir gece Resul-i Ekrem'i bulamadım. Eşlerinden birinin yanına gitmiş olabileceğini düşünüyordum.
Evde namaz kılmak için tahsis edilen yerde rüku yahut da sü'cud halinde gördüm."
Müslim'in rivayetinde
ise; "Bir
"Senin gazabından rızana, azabından affına, Senden yine Sana sığınırım" duasının manası ile ilgili olarak Hattabî şunları söylemektedir: "Bu sözde şöyle bir incelik vardır: Resulullah (s.a.v.) Allah Teala'nın gazabından yine onun rızasına, azabından affü keremine sığınmıştır. Rıza ile gazab, azabla af birbirlerine zıt kelimelerdir. Söz, zıddı olmayan Allah Teala hakkında olunca, zıddı olmadığı için bu zıtlığı şeklen devam ettirerek Allah'dan Allah'a sığınmıştır. Bunun manası, ona karşı yaptığı ibadet ve senalarda vaki olan kusurlardan dolayı Allah'dan af dilemekdir."
Merhum Elmalılı Hamdi Efendi ayet-i kerimesini tefsir ederken şunları söylemektedir: "Gönüller fanî varlıklara bağlandığı zaman genellikle korku ile ümidin kaynağını başka başka görür ve o zaman bakarsınız bir tarafta dilber sevgi mabudları, bir tarafta da kahraman korku ma'butları dizilmiştir. İkisinin arasında kalan zavallı kalb ikisine de kendini sevdirip korkusunu defetmek ümidine ermek için ne heyecanlarla kıvranır, nice mantıksız tezellüller ve ta'zimler izhar ederek çırpınır, tapınır ve kendi fikrince bu bir ibadet olur. Faîcat ne faide ki, nazarında ümidi veren başka, korkuyu veren başka ve bunları birleştiren hakim temel yok... Susuzluğum-daki hararet ve suyu içtiğim zamanki neş'e sadece sudan kaynaklanıyorsa, her susadığım zaman suya koşmamın bir manası vardır. Fakat bunlardan biri suyun diğeri ateşin eseri ise, sudan ateşe, ateşten suya koşmak yorgunluğu iyice arttırmaktan başka bir netice vermez."
Aynı zamanda "senin gazabından affına sığınırım" cümlesinde "rahmetim gazabımı geçmiştir"[bk. Keşfu'l-hafa, I, 448.] hadis-i şerifine işaret;
"Seni övmeyi (gereği kadar) sayıp bitiremem" cümlesinde de "Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkarsanız, sayamazsınız"[ibrahim 34] ayet-i kerimesine işaret vardır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi