m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe Siyer Harb'de Müslüman Olan * - 45. Hadis
|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Siyer |
Harb'de Müslüman Olan
*
Darulharpta iken Müslüman Olan Kişinin Henüz Oradayken Öldürülmesi
34113. ikrime ve Muğire naklederler: ''(Öldürülen kişi) eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ...''[Nisa, 92] ayeti hakkında İbrahim(-i Nehai): "Darulharpta iken Müslüman olan ve öldürülen kişi için diyet gerekmez. Bunun yerine kefaret ödenir" dedi.
34114. İsa naklediyor: ''... (Öldürülen kişi) eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ... ''[Nisa, 92] ayeti hakkında Şa’bi şöyle dedi: "Bu, kendisine eman verilen kişi değil, anlaşmalı topluluktan olan kişidir.''
34115. Ebu Yahya naklediyor: "(Öldürülen kişi) eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ... "[Nisa, 92] ayeti hakkında İbn Abbas:
"Bu anlaşmalı topluluktan olan birisidir ki ailesi de bu anlaşmaya dahildir, Böylesi bir kişinin diyeti ailesine ödenir. Onu öldüren kişi de bir köle azat eder" dedi.
34116. İbrahim(-i Nehai) der ki: " ... (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa ... "[Nisa, 92] ayetine göre öldürülen kişi mümin, ancak kavmi, Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında herhangi bir anlaşma bulunmayan müşrik bir topluluk ise, "Mü'min bir köle azad etmek gerekir.''[Nisa, 92] Şayet müslüman bir kişi, kendileriyle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arasında anlaşma bulunan müşrik bir topluluğun mümin olan bir ferdini öldürürse mümin bir köle azat etmesi ve diyetini de Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında anlaşma bulunan müşrik kavmine vermesi gerekir, Öldürülen mümin kişiye de müslümanlar mirasçı olurlar. Diyetini ise Resulullah'la (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında anlaşma bulunan ve müşrik olan kavmi öderler. Yani ona müslümanlar mirasçı olurlarken, diyetini de, ödenmesi üzerilerine olan kendi kavmi ifa eder."
*
Kişi Müslüman Olurken Sahip Olduğu Şeyler Yine Kendisinin Olur
34117. Sa'd b. Ebi Zubab bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip Müslüman oldum ve: "Ya Resulallah! Kavmimin de elinde bulunanları Müslüman olmalarından sonra da onlara bırak" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu isteğimi kabul etti.
34118. Sahr b. el-Ayle naklediyor: Muğire'nin halasını alıp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldim. Muğire b. Şu'be de Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldi, halasını geri istedi ve benim yanımda bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni yanına çağırdı ve:
"Ey Sahr! Bil ki bir topluluk Müslüman olduğunda mallarını da elde tutmuş ve korumuş olurlar" buyurdu. Ardından halayı Muğire'ye geri verdik. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Süleym oğullarına ait bir su kaynağını bana vermişti. Süleym oğulları Müslüman olunca Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelip su kaynağının geri kendilerine verilmesini istediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Ey Sahr! Bil ki bir topluluk Müslüman olduğunda mallarını ve canlarını da korumuş olurlar. Onun için su kaynağını onlara geri ver" buyurdu. Ben de su kaynağını onlara verdim.
34119. Hasan b. Salih bildiriyor: Ubeydullah b. Ömer'e, Sevad (Irak) ahalisinden Müslüman olanların durumunu sorduğumda şöyle dedi: "Sevad ahalisinden zimmetli (anlaşmalı) olan biri Müslüman olursa arazisi ve malı yine kendisinin olur. Anlaşması olmayan biri Müslüman olduğunda ise zorla boyun eğdirilmiş muamelesi görür ve arazisi Müslümanların olur." Ubeydullah sonra: "Ömer b. Abdilazız'in (resmi) yazısına göre bu böyledir" dedi.
34120. Mücahid der ki: "Güçle elegeçirilen bir kentin ahalisi, Müslüman olduklarında özgürdürler; ancak malları Müslümanların olur."
34121. Yezid b. el-Mikdam b. Şureyh, babasından, o da dedesi Hani b. Yezid'den naklediyor: Kendisi kavminden bir toplulukla Resululullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelmişti. Geri memleketlerine dönecekleri zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) her birine kendi ülkesinde beğendiği bir araziyi vermişti."
34122. Zühri der ki: "Her kim (savaş anında) Müslüman olursa Müslümanlığından dolayı canını ve malını kurtarmış olur. Arazileri hariç! Zira arazilerini savunamayacak durumda iken Müslüman olmuştur."
34123. Galib el-Abdı bildiriyor: Numeyr oğullarından birisi, babasından, o da dedesinden veya babasının dedesinden bana şöyle nakletti: Kendisi Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelmiş ve: "Ya Resulallah! Kabilem (mallarından) şunları ve şunları kendilerine bırakmam kaydıyla Müslüman oldu" dedi. Hz. Peygamber de (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Şayet dilersen verdiğin şeylerden geri cayabilirsin, ancak verdiğin şekilde bırakınan daha iyidir" karşılığını verdi.
34124. Ömer b. Abdilazız der ki: "Yeryüzü ahalisinden her kim Müslüman olursa Müslümanken sahip olduğu aile ile mallar yine kendisinin olur. Ancak arazisi varsa bu, Yüce Allah'ın Müslümanlara fey olarak bir ihsanı sayılır."
34125. Ata (b. Ebi Rabah) ile Zühri: "Sünnet olan, kişinin Müslüman olduğunda sahip olduklarının yine kendisinin olmasıdır" dediler.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Müşriklerin Hediyeleri Kabul Etmek
İslami Okul Okulların En Önemlisi