İbn Kesir Tefsir-i Kebir Bakara Suresi 208, 209.ayetler Hep Birden - 121. Sayfa
|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 208, 209.ayetler |
Hep Birden islam'a Girin:
208. Ey iman edenler! Hep birden İslam'a girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.
209. Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer saparsanız, şunu iyi bilin ki Allah Azizdir, Hakimdir.
Tefsiri:
Yüce Allah kendisine iman eden ve Peygamberini tasdik eden kullarına İslam'ın tüm prensip ve kurallarına tutunmalarını, güçleri yettiği oranda bütün emirlerini yerine getirip, bütün yasaklarından sakınmalarını emrediyor. Avfi'nin nakline göre İbn Abbas ile Mücahid, Tavus, Dahhak, İkrime, Katade, Süddi ve İbn Zeyd ayetteki Silm (barış ve esenlik) kelimesini "İslam" ile tefsir etmişlerdir. Dahhak'ın rivayetine göre İbn Abbas (r.a.) ile Ebu Aliye ile Rebi' b. Enes ise bunu "itaat" ile tefsir etmişlerdir. Katade'den, onun bunu "savaşı bırakıp barışma" ile tefsir ettiği de rivayet edilmiştir.
".....: hep birden" kelimesini İbn Abbas, Mücahid, Ebu Aliye, İkrime, Rebi', Süddi, Mukatil İbn Hayyan, Katade ve Dahhak "topluca" ile tefsir etmişlerdir. Mücahid ise ayete şöyle mana vermiştir: Her türlü salih ameli ve iyilikleri yapın.
İkrime, bu ayetin
Abdullah b. Selam, Useyd b. Ubeyd ve Salebe gibi Yahudi iken Müslüman olan ve
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den Cumartesi gününe riayet etmek ve
Kimi müfessirler ".....: hep birlikte" kelimesini "girenler"in hali yapıp, "Hepiniz İslam'a girin" manası vermişlerdir. Ama doğru olan, birincisidir. Yani, onlara bütün iman şubeleri ile İslam'ın tüm hükümlerini güçleri yettiğince uygulamaları emredilmiştir. Nitekim İbn Ebi Hatim'in İkrime'den rivayet ettiğine göre İbn Abbas (r.a.) bu ayeti okur ve şöyle der:
Burada Ehl-i kitap'tan iman edip Müslüman olanlar kastedilmiştir. Zıra onlar Allah'a iman etmekle beraber Tevrat'taki bazı emirlerle ve kendilerine indirilmiş bazı hükümlerle amel ediyorlardı. Bu yüzden Allah (c. c) "Hep birden İslam'a girin." buyurdu. Yani, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şeriatının hükümlerine girin ve ondan hiçbir şeyi terk etmeyin. Sizin Tevrat'a ve Tevrat'ta bulunan şeylere iman etmeniz yeterlidir.
"Sakın şeytanın peşinden gitmeyin." Yani, Allah'ın emirlerine uyun ve şeytanın emrettiği şeylerden kaçının. Zira Allah'ın (c. c) başka ayetlerde buyurduğu gibi: "O size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder." (Bakara, 169) "O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır. " (Fatır, 6) Bu yüzden Yüce Allah ardından "Çünkü o, apaçık düşmanınızdır." buyurmuştur. Mutarrif der ki: Allah'ın kulları arasında Allah'ın kullarına karşı en sahtekarı şeytandır.
"Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer saparsanız ... " Yani, size bunca hüccetler sunulduktan sonra haktan saparsanız "şunu iyi bilin ki Allah" intikamında ''Azizdir" güçlüdür; kimse O'nun elinden kaçamaz, kimse mağlup edemez. "Hakimdir." Yani, verdiği hükümlerde, hükümlerini bozmada ve devam ettirmede büyük hikmet sahibidir. Bu yüzden Ebu Aliye, Katade ve Rebi’ b. Enes şöyle tefsir etmişlerdir: İntikamında aziz ve güçlü, emirlerinde büyük hikmet sahibidir. Muhammed b. İshak ise şöyle tefsir etmiştir: Dilediğinde kendisini reddeden kafirlere yardım etmekte bile izzet sahibidir. Kullarının özürlerini kabulde ve onlara karşı hüccet getirmede büyük hikmet sahibidir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
İslami Okul Okulların En Önemlisi