NEVEVİ MİN HAC ZEKAT ZEKAT’IN FARZ OLMASININ ŞARTLARI - 04G G
NEVEVİ MİN HAC / ZEKAT
ZEKAT’IN FARZ OLMASININ ŞARTLARI
ve ZEKAT’A TABİ OLAN DİĞER MALLAR
Bir kimseye zekâtın vacib olması için müslüman ve hür olması şarttır. Mürtedin temlik hakkı askıya alındığı takdirde, İslam'a dönmesi halinde zekât vermesi lazımdır. Mukâteb köle zekât vermekle yükümlü değildir.
Çocuğun ve delinin malından zekât vermek vacibtir. Keza en sahih kavle göre, yarısı hür olan kölenin malı nisaba ulaşırsa zekât vermesi vacibtir.
En zahir kavle göre gasp edilmiş, denize düşmüş veya çalınmış olan malın zekâtını vermek vaciptir. Ancak sahibinin eline geçmedikçe zekâtı verilmez.
Müşterinin mülkiyetine geçirmediği mal, daha satıcının elinde iken yılını doldurursa, zekâtını vermek müşteriye vacibtir. Zayıf kavle göre ise bunda iki kavil vardır.
Bir kimse kayıp olan malım elde etme imkanına sahipse, zekâtını derhal vermesi vacibtir. Şayet elde etme imkanına sahip değilse, bunun hükmü gasp edilmiş malın hükmü gibidir.
Borç olarak verilen davarın veya mukâteb köleden alınması gerekli olmayan malın zekâtını vermek vacib değildir. Borç ticaret malı veya para olursa, İmamın ilk kavline göre, zekâtını vermek vacib değildir, imam'ın son kavline göre borcun peşin olması veya borçlunun darda olması veya kayıp olması gibi bir sebeple borç tahsil edilemezse, bunun hükmü gasp edilmiş malın hükmü gibidir. Şayet borç kolayca tahsil edilebiliyorsa, vaktinde zekâtını vermek va-cibtir. Borç vadeli ise, mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre hükmü, gasp edilmiş malın hükmü gibidir. Zayıf kavle göre kişinin, vadeli borcunu elde etmeden zekâtını vermesi vacibtir.
Ezher görüşlere göre borç, zekâtın vacib olmasına mani değildir. Üçüncü bir kavle göre ise borç, gizli olan malın zekâtının verilmesine manidir. Gizli olan mal, para ve ticaret malıdır.
En zahir görüşe göre, borç sebebiyle kısıtlılık altında bulunan kişinin malı kısıtlılık müddeti esnasında yılını doldurursa, hükmü gasp edilmiş malın hükmü gibidir. Bir kimsenin terekesine hem zekât hem de insanlara ait bir borç taallûk ederse, önce zekât takdir edilip verilir. Bir kavle göre önce borç ödenir. Bir başka kavle göre ise ikisi de aynı seviyededir.
Ganimet malının zekâtına gelince, henüz mal taksim edilmeden savaşçılar mülkiyetlerine geçirip üzerinden bir yıl geçer ve malın tümü zekâta tabi olur da herkesin payı nisaba ulaşırsa veya mal toplu halde iken nisaba ulaşmış ise, zekâtının verilmesi vacibtir. Şayet bu şartlar mevcut değilse zekâtını vermek vacib olmaz.
Bir kadın saime hayvanların nisabı kadar mehir alır, mülkiyetine geçirir ve üzerinden bir yıl geçerse, zekât vermesi lazımdır.
Bir kimse bir evi 80 dinara dört yıl kiraya verir ve parayı alırsa, en zahir kavle göre mülkiyetine geçirdiği paranın zekâtını vermesi lazımdır. Şöyle ki; birinci yılın sonunda 20 dinarın zekâtım verir, ikinci yılın sonunda 20 dinarın bir yıllık, ikinci 20 dinarın da iki yıllık zekâtını verir. Zira birinci 20 dinarın üzerinden bir yıl, ikinci yirmi dinarın üzerinden iki yıl geçmiş oluyor. Üçüncü yılın sonunda ise, 40 dinarın bir yıllık, 20 dinarın üç yıllık; dördüncü yılın sonunda, 60 dinarın bir yıllık, 20 dinarın da dört yıllık zekâtını verir. İmamın son kavline göre, birinci yılın sonunda 80 dinarın zekâtını verir. Çünkü bu parayı mülkiyetine geçirmiştir. Bunun hükmü, mehrine karşılık olarak aldığı 40 koyunun zekâtım birinci yılın sonunda veren kadının hükmü gibidir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi