Nevevi Min Hac Oruç Orucun Şartları - 05G B
NEVEVİ MİN HAC / ORUÇ
ORUCUN ŞARTLARI
Orucun sahih olmasının şartları şunlardır:
1- Oruca niyet etmek: Farz olan oruca geceden niyetlenmek şarttır. En sahih kavle göre, gecenin ikinci yarısında niyetlenmek şart değildir. Niyetten sonra yemek yemek veya cinsi münasebette bulunmak niyete bir zarar vermez. Kişi niyetlenip uyuduktan sonra uyanınca niyeti yeniden söylemesi de vacib değildir. Zevalden önce nafile oruca niyetlenmek sahihtir. Keza bir kavle göre, zevalden sonra da niyetlenmek sahihtir.
En sahih kavle göre, orucun gerçekleşmesi için gündüzün başından itibaren orucu bozan şeylerden sakınmak şarttır.
Farz olan oruca niyet ederken orucun farzlılığım belirtmek va-cibtir.
Ramzan orucu için niyetin tam şekli şöyledir: "Allah rızası için, bu senenin yarınki farz orucunu eda etmeye niyet ettim."
Niyet ederken orucun eda veya farz olduğunu beyan etmenin veya Allah'a nisbet etmenin hükmü, namaz bölümünde zikredilen ihtilâfın hükmü gibidir. En sahih kavle göre, sünnet oruçlarda orucun sünnet olduğunu belirtmek şart değildir.
Bir kimse Şaban'm otuzunda: "Eğer yarın ramazan ise oruç tutmaya niyet ettim." diye niyet ederse, o gün ramazan'dan olsa bile böyle bir oruç sahih değildir. Ancak sözüne güvenilir köle veya kadın veya rüşt çağına gelmiş bir çocuğun verdiği habere göre ertesi günün ramazan ayından olduğuna inanarak oruca niyet ederse, tutacağı oruç sahih olur. Bir kimse, ramazan'm otuzuncu günün gecesinde: "Eğer ramazan'dan ise yarınki oruca niyet ettim." diye niyetlenirse ve o gün ramazan'dan olursa niyeti geçerli olur.
Ramazan ayını tespit edemeyen, kendi görüşüne göre bir ay oruç tutar. Şayet tuttuğu oruç ramazan'dan sonraki aylara tesadüf ederse bu onun için geçerlidir. En sahih kavle göre bu oruç kaza sayılır.
Kişinin, görüş beyan ederek tuttuğu oruç eksik olur da ramazan ayının tam ay olduğu anlaşılırsa bir gün kaza etmesi lazımdır. Kendi görüşüne göre tuttuğu oruç, ramazan'dan önceki aylara tesadüf eder ve ramazan'ı idrak ederse, ramazan ayında tekrar oruç tutması gerekir. Eğer ramazan ayı kendisine beyan olmazsa, İmamın son kavline göre orucunu kaza etmesi vacibtir.
Hayız halinde olan kadın henüz kanı kesilmeden: "Yarın oruç tutmaya niyet ettim." diye niyet eder de sonra geceleyin kanı kesilir ve hayız müddetinin çoğu geceleyin tamamlanırsa, orucu sahihtir. Keza en sahih kavle göre adeti kadar olan süre geceleyin tamamlanırsa tuttuğu oruç sahihtir.
2- Orucun sahih olmasının ikinci şartı, orucu bozan şeylerden sakınmaktır. Bu da cinsel ilişkide bulunmamak ve kasten kusmamaktır.
En sahih kavle göre oruçlu kişi, kusuntudan bir şeyin midesine geri dönmeyeceğini kesin olarak bilse bile kasıtlı ve hükmünü bilerek kusarsa orucu bozulur. Fakat kusuntu galebe çalarak gelirse orucu bozmaz. Keza en sahih kavle göre, ağza inip dışarıya atılan balgam da orucu bozmaz. Balgam dimağdan iner ve boğazın görünen kısmı olan noktasız "ha" harfinin çıktığı yere kadar inerse, mümkün ise mecrasından kesip atılmalıdır. Mümkün olduğu halde atılmaz, terk edilir ve balgam mideye ulaşırsa, en sahih kavle göre oruç bozulur.
Oruçlunun, bir şeyin cevf (karın) denilen yere ulaşmasından sakınması gerekir. Zayıf kavle göre, bununla birlikte içeriye inen şeyin kuvvet verecek gıda veya ilâç cinsinden olmalıdır. Bir veçhe göre içeriye giren maddenin dimağa, mideye veya bağırsağa ulaşması lazımdır.
Mesane (idrar yolu) ile dimağa veya yemek sureti ile mideye ulaşan madde orucu bozar. Şırınga ile bağırsağa ulaşan madde, yaraya akıtılarak mideye ulaşan ilaç, yara gibi yerlerden dimağa ulaşan madde, orucu bozar. En sahih kavle göre, kulağa ve idrar yoluna akıtılan şey de orucu bozar. Mideye veya dimağa ulaşan maddenin orucu bozması için ağız, burun veya vagina gibi açık bir yoldan girmesi şarttır. Ter gözeneklerinin emdiği yağ oruca bir zarar vermez. Tadı ağızda hissedilse bile göze sürülen sürmenin oruca bir zararı olmaz.
İçeriye ulaşan madde kasıtlı olarak alınmalıdır. Şu halde; oruçlunun karnına kaçan sinek, sivrisinek, yol tozu ve un işlerinde çalışanın boğazına kaçan un tozu orucu bozmaz.
Mideden çıkan tükürüğü yutmak orucu bozmaz. Bir kimse, tükürüğünü dudağına çıkarır ve onu geri çevirip yutarsa, bir ipliği tükürüğü ile ıslatır ve iplik damlayacak şekilde ıslak olduğu halde tekrar ağzına alıp yutarsa veya tükürüğünü temiz veya necis bir şeyle karışık iken yutarsa orucu bozulur. Şayet tükürüğünü ağzında biriktirir ve yutarsa en sahih kavle göre orucu bozulmaz.
Bir kimse abdest esnasında ağzına veya burnuna su verirken isteği dışında su karnına inerse; mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, bunu yaparken şayet aşırı davranmış ise orucu bozulur. Aşırı davranmamışsa orucu bozulmaz.
Oruçlu olan kimse dişleri arasında kalmış yemek kırıntılarını ayırıp atmakta zorlanırsa ve tükürüğü ile birlikte yutarsa orucu bozulmaz. Oruçlunun boğazına zorla su dökülürse orucu bozulmaz. Ancak yiyinceye kadar tehdit edilirse, en zahir kavle göre orucu bozulur. Ben diyorum ki; oruçlu kimse tehdit altında bir şey yerse, en zahir kavle göre orucu bozulmaz. Allah daha iyi bilir.
Oruçlu olan kimse unutarak bir şey yerse orucu bozulmaz. Ancak en sahih kavle göre, çok yemek orucu bozar. Ben diyorum ki en sahih kavle göre, kişinin unutarak çok yemesi orucu bozmaz. Allah daha iyi bilir. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre unutkanlıkla yapılan cinsi münasebetin hükmü, unutkanlıkla yemek yemenin hükmü gibidir.
Oruçlu kişinin istimna'dan (el ile tatmin olmaktan) sakınması da şarttır. İstimna' orucu bozar. Keza dokunmak, öpmek ve kucaklaşmak neticesinde çıkan meni de orucu bozar. Düşünmek veya şehvetle bakmak neticesinde çıkan meni orucu bozmaz. Oruçlunun şehvetini harekete geçirecek şekilde öpüşmesi mekruhtur. Şehveti harekete geçirmezse bile oruçlunun öpmeyi terk etmesi evladır. Ben diyorum ki en sahih kavle göre, şehveti harekete geçirecek öpme tah-rimen mekruhtur. Allah daha iyi bilir.
Damardan kan aldırmak veya kupa vurdurmak orucu bozmaz. Ancak terk edilmesi evladır.
Oruçlu kimse, gündüzün bittiğine kesin olarak emin olmadan iftar etmemelidir. Bu ihtiyati bir tedbirdir. En sahih kavle göre, kendi görüşüne göre gündüzün bittiğine karar veren kişinin iftar etmesi ve gecenin devam ettiğini zannederek yiyen kişinin orucu caizdir. Ben diyorum ki, keza fecrin devam ettiğini şüphe ederek yiyen kişinin de orucu caizdir. Allah daha iyi bilir.
Bir kimse kendi görüşüyle fecrin doğmadığına veya gündüzün bittiğine inanarak yer, sonra görüşünde hata ettiği anlaşılırsa, her iki durumda da orucu geçersizdir. Şayet fecrin doğduğunu zannetmeden sahurda yer ve durum kesinlik kazanmazsa ve o günün evvelinde vaki olmuşsa orucu sahihtir. Günün sonunda vaki olmuşsa orucu geçersiz olur. Oruca niyet edenin ağzında yemek olduğu halde imsak vakti girer ve hemen onu çıkarıp atarsa orucu sahihtir. Keza cinsel ilişki halinde ise ve derhal çekilirse orucu sahihtir. Çekilmez de beklerse orucu bozulur.
1. Orucu Tutan İle İlgili Şartlar
İslami Okul Okulların En Önemlisi