Akaid - Iman Esaslari - Metodolojik Not - Dinveideoloji
Metodolojik Not
Bu araştırmanın amacı tarih bilimleriyle modern "davranış" bilimlerinin -ve bilhassa sosyoloji, psikoloji, sosyal antropolojinin metodlarının- ne şekilde birleştirilebileceklerini göstermektir. Bu uğurda, belirli tarih bilgileri sosyal bilim metodlarıyla işlenmiş, "deneme" mahiyetinde bir eser ortaya çıkarılmıştır. Böylece beliren model ne Osmanlı İmparatorluğu'nun iç çatışmalarının tümünün "hakikatte" nasıl cereyan ettiğini gösterme ne de Türkiye'de dinsel davranışın nedenlerini tam olarak anlatma gayesini gütmektedir. Gaye, belirli görüş açılarının ve bu arada modern ideoloji ve din sosyolojisi tahlil metotlarının bir toplumu anlatmakta bize ne gibi tahlil imkânları sağladığını araştırmaktır. Bu şekilde kurulmuş bir modelin geliştirilmesi ancak uzun yıllar yapılacak olan bir çalışmanın ürünü olabilir. Bir ön model kurmaya çalışırken sosyal antropolojinin yapı ile fikir arasındaki ilişkileri anlatan tetkiklerinden esinlendim.1
1 Levi Strauss için bkz: Claude Levi-Strauss, La Pensee Sauvage (Paris, Plon, 1962) ve Anthropologie Structurala (Paris, 1958).
Yapısal unsurları ortaya çıkarma çabasında ise en çok Max Weber'in metodolojisinden istifade °ttim.2 Yapı-fikir ilişkilerini işlerken Osmanlı tarihi hakkında yazılmış eserlerden ve din sosyolojisinin bulgularından yararlanmaya çalıştım.
Gerek tarihçiler gerekse sosyologlar günümüzde kendi alanlarında kesin bilgilerle ortaya çıkmamışlardır. Her iki bilim dalı bazı olayların veya oluşumların anlamı üzerinde ihtilâf halindedir. Pek tabiî ki her iki kaynaktan bilgi alan bir araştırma onlardan daha kesin bilgiler ortaya çıkaramaz. Hattâ ortaya çıkan yapıtta, iki ayrı belirsizliğin üstüste binmesi dolayısıyla daha da büyük bir belirsizlik payı olacaktır. Araştırmamızın bütünü için belirtilenler, verilen hükümler için de geçerlidir. Araştırmada, zaman zaman belirli bazı "yapı"ların toplumu etkilediği belirtilmektedir. Bunlar elle dokunulur varlıklar değil, analitik inceleme araçlarıdır. Belirli bir "yapı", nihayet, insan ilişkilerinin belirli düzenlilikler gösteren şekilleridir. Örneğin, Max Weber'in bahsettiği otorite şekillerinden olan Herrschaft (hükmetme) bir insan-lararası ilişki şeklidir. Bu yaklaşımda toplum bilimlerinin ele aldığı bilimler "eşya"hk niteliğini taşımaz. Bunlar bir ilişkiler kümesini inceler. Uzun vadede toplumda olup biten her şeyi bu tip insan ilişkileri intizamına indirgemek mümkündür. Aksi istikamette bir tutum Marx'm üzerinde önemle durduğu bir hataya yol açmaktadır. O da "şey"leşme (reifica-tion) eğilimidir. Bunun sonucu, ancak bir kavram realitesi olan olay türlerinin "eşya" olarak kabul edilmesidir. We-
2 Max Weber'in metodolojisi için bkz: Reinhard Bendix, "Max VVeber's Sociology Today", International Social Science Journal 17 (1965), s. 9-22; Talcott Par-sons, "Evaluation and Objectivity in Social Science: an Interpretation of Max VVeber's Contribution", Ibid, s. 46-63; Pietro Rossi, "Scienlific Objectivity and Value Hypothesis", Ibid, s. 64-72; A. von Schelting, Max Weber's VVİssenschaft-lehre (Tubingen, 1934); Talcott Parsons, The Structure of Social Action (2. basım. Free Press, Glencoe, III., 1949); Otte Hintze, Max VVeber's Soziologie" Schmoller's Jahrbuch 50 (1926) s. 83-95.
ber'in metodolojisi ise toplumda tanımladığımız grup, sınıf, müessese gibi varlıkların aklımızın birer kategorisi olduğuna dikkatimizi çekiyor.
Analitik yaklaşım, bazı olay türlerini, bir bakıma keyfî olarak, bazı başlıklar altında topladığımıza ilgimizi çektiği derecede, bunları geçici yapıtlar, ilerde daha ince kavramlar geliştirildiği zaman başka şekilde izahlara kavuşacak hadiseler olarak değerlendirir.
Weber'in sosyolojisinin bir diğer özelliği, kullandığı kategorileri tamamen geçerli izahlar olarak görmemesidir. Belirli bir toplumdaki meşruiyet şeklini karizmatik olarak tanımlamak, bu toplumda başka hiçbir, meşruiyet şekli olmadığını söylemek değildir. Söylenen, karizmatik meşruiyet şeklinin bu topluma ana yönü verdiğidir. Aslında her toplumda We-ber'in üç meşruiyet şekli de bulunur. Bunlar içice, girift süreçlerdir. Birinin nerede bitip öbürünün nerede başladığı belli değildir.
İdeal tip yaklaşımı, aynı zamanda aynı türden olayları başka başka analitik çerçeveler içinde inceler. Belirli bir kavramın içine giren bir kısım olaylarla bir diğer tip kavramın içine giren bir diğer olay kümesi beraberce, üçüncü bir kavramın incelediği bir olaylar kümesi teşkil edebilir. Meselâ Herrschaft, Hierokratischer verband, Charisma kavramları arasındaki bağıntı böyle bir bağıntıdır.
Weber'in metodolojisinin temin ettiği, bir yapının anatomisini meydana çıkarmak değildir, en güçlü tarafı karşılaştırmalarda farkları ortaya çıkarmaya yaramasıdır. Biz, bu eserimizde Osmanlı-İslâm toplumunun ve bugünkü Türkiye'nin Batı toplumlarından ayrılan bazı özellikleri olduğunu gösterebiliyorsak en önemli gayelerimizden birine varmış sayılırız.
İslami Okul Okulların En Önemlisi