18 AKÎKA (Doğum) KURBANI KİTABI - Bidayetulmuctehid - Akika
18 AKÎKA (Doğum) KURBANI KİTABI
2. Akîka Olabilecek Hayvanlar:
5 Aktkanın Eti ve Diğer Aksamı:
18 AKÎKA (Doğum) KURBANI KİTABI
Bu bahsin ana kaideleri:
1- Akîka'nın hükmü nedir?,
2- Hangi hayvanlar akîka olur?,
3- Akîka kimler için kesilir ve her bir kişi için kaç tane kesilir?,
4- Akîka ne zaman kesilir?,
5- Akîka'nın kaç yaşında ve nasıl olması gerekir?,
6- Akîkan'm eti ile diğer parçalan ne yapılır? diye alta babta toplanmaktadır.[1]
71. Akîka Kurbanı
1. Akîka'nın Hükmü:
Zahirîlerden bir cemaat akıkanın vacib olduğunu söylemiştir. Cumhur da sünnet olduğu görüşündedir. İmam Ebû Hanife ise, «Akîka ne vacibtir, ne de sünnettir» demiştir. Kimisi «İmam Ebû Hanife'nin akîka hakkındaki sözünden akîkayı tatavvu' (nafile) gördüğü anlaşılmaktadır» demiştir.
Bu ihtilâfın sebebi bu hususta varid olan hadisler arasında çelişme görmeleridir. Zira Semura'dan Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in,
«Her oğlanın selâmetle yaşaması akîkasına bağlıdır. Doğumunun yedinci günü hem akîkası kesilir, hem kıl ve kirleri giderilir»[2] diye rivayet olunan hadisin zahirinden akîkanın vacib olduğu anlaşılmaktadır. Halbuki bir diğer hadiste rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.s) Efendimiz'e akîkanın hükmü sorulmuş da Efendimiz (s.a.s),
«Ben akîka vermeyi sevmem. Bununla beraber eğer birisinin bir çocuğu doğar da onun için kurban kesmek isterse yapsın» [3] diye cevap vermiştir. Bu hadisin zahiri ise akikanm ya mendub, ya da mubah olduğunu göstermektedir. Bu her iki hadisi de Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. Bunun için, bu hadisten akikanın mendub olduğunu anlayanlar akikamn sünnet olduğunu söylemişlerdir. Hadisten ibahayı anlayanlar da, «Akika ne vacibtir, ne de sünnettir» demişlerdir. Semura'nın hadisine dayananlar ise vücubunu benimsemişlerdir.[4]
2. Akîka Olabilecek Hayvanlar:
Hangi hayvanlar akika olur mevzuuna gelince: Ulemanın cumhuru kur-
ban edilmesi caiz olan sekiz sınıf hayvandan başkasının akîka için caiz olmadığı görüşündedirler, tmam Mâlik, koyunu kurban için nasıl daha. sevablı görüyorsa burda da daha sevablı görmektedir. Ancak akika için deve. ve sığırın da caiz olup olmadığı hakkında iki sözü vardır. Diğer fukaha ise -kurban hakkında söyledikleri gibi- burda da devenin sığırdan, sığırın da davardan efdal olduğunu söylemişlerdir.
Bu ihtilâfın sebebi, bu mevzudaki hadislerle kıyas arasında bulunan çelişmedir. Hadisler, îbn Abbas'ın «Rasûl-i Ekrem (s.a.s) Hasan ile Hüseyin için birer koç akika etti» [5] mealindeki hadisi ile, Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in
«Kız çocuğu için bir davar, oğlan çocuğu için de iki davar akika edilir» hadisidir. Halbuki akika da hedy gibi kurban olduğu için, eğer hedy'e kıyas edilirse hedy'de nasıl hayvanların en irisi daha sevablı ise akikada da en irisinin daha sevablı olması lâzım gelir.[6]
3. Akîka Kesilenler:
Kimler için akika kesilir? Cumhur: Erkek ve kız çocukların ikisi için de kesildiğini benimser. Hasan Basrî ise şâzz bir görüşte bulunup «Kız çocuklar için akika kesilmez» demiştir. Kimisi de, büyükler için de kesilebildiğini söylemiştir.
Cumhurun, yalnız çocuklar için kesildiğine dair delili Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in hadisteki
«Yedinci günü» sözüdür, kız çocuklar için de kesildiğine dair delili de,
«Kız çocuğu için bir, erkek çocuk için iki davar kesilir» hadisidir. Büyükler için de kesilir diyenlerin delili de, Enes b. Mâlik'ten, Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in Peygamber olduktan sonra kendisi için akika kestiğine dair rivayet olunan hadistir [7]. Yalnız erkek çocuk için kesilir diyenlerin delili de,
«Her oğlanın selâmetle büyüyüp yasa-
ması akikasına bağlıdır» [8] hadisidir.
Her bir kişi için kaç tane akika kesilir mevzuunda da ihtilâf etmişlerdir.
tmam Mâlik «Kız olsun erkek olsun her bir çocuk için bir tane kesilir» imam Şafii, Ebû Sevr, îmam Dâvûd ve İmam Ahmed ise «Kız çocuğu için bir, fakat erkek çocuğu için iki tane kesilir» demişlerdir.
Bu ihtilâfın sebebi de, bu mevzuda yarid olan hadislerin çeşitli olmasıdır. Bu hadislerden biri Ebû Davud'un Ümmü Kurs el-Ka'biye'den «Akika hakkında Rasûl-i Ekrem (s.a.s)'den,
«Erkek çocuk için birbirine denk iki ve kız çocuğu için bir davar kesilir» diye buyurduğunu işittim» [9] mealinde rivayet ettiği hadistir. Bu hadis, akikada erkek ve kız çocuklar arasında fark bulunduğunu bildirmektedir. Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in, torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin için birer koç kestiğine dair tbn Abbas'tan rivayet olunan hadis ise, erkek ve kız çocuklar arasında fark bulunmadığını göstermektedir.[10]
4. Akîkanın Kesim Zamanı:
Akikanın ne zaman kesilmesi gerektiği mevzuuna gelince: Ulemanın cumhuru «Akika, doğan çocuğun yedinci günü kesilir» demiştir[11]. imam Mâlik, çocuğun doğduğu günü -eğer gündüzleyin doğarsa- haftanın günlerinden saymaz. Abdülmelik b. Mâcişûn ise, «Çocuğun doğduğu gün haftanın günlerinden sayılır» demiştir. îbn Kasım da* el-ütbiyye adlı kitabında, «Eğer akika geceleyin kesilirse yeterli olmaz» demiştir. îmam Mâlik'in tabileri de, Akikanın günün hangi saatinden itibaren kesilebildiğinde ihtilâf etmişlerdir.
. Kimisi: «Akika da kurbanın kesilebildiği vakitte ancak kesilebilir» demiştir ki kuşluk vaktidir (CD\ Kimisi de, imam Mâlik'in hedyler hakkındaki sözüne kıyas ederek, «Fecirden sonra kesilebilir» demiştir. Tabiidir ki, geceleyin kurban kesmeyi caiz görenler, geceleyin akikayı da kesmeyi caiz görmüşlerdir. Kimisi, «Akika, çocuğun ikinci ve üçüncü haftalarının sonunda da kesilebilir» demiştir.
Akikanın kaç yaşında ve nasıl olması gerektiğine gelince: Kurbanlarda şart olan yaş ve vasıf, akikada da şarttır. Yani kurbanın sıhhatinde hangi kusurlar mani ise, akikanın da sıhhatine manidirler. Bu mevzuda ne Malikî mezhebinde, ne de mezhep uleması arasında ihtilâf bulunduğunu bilmiyo-[12]
5 . Aktkanın Eti ve Diğer Aksamı:
Alakanın eti ile sair parçalarının hükmüne gelince: Akika bu hususta da kurban gibidir. Yani kurbanın eti nasıl kısmen yenir, kısmen dağıtılır ve hiçbir şeyi satilamıyorsa, akika da öyledir.
Ulemanın hepsi, cahiliye devrinde cari olan, çocuğun başına akikanın kanından sürmek adetinin İslâmiyet tarafından kaldırılmış olduğu görüşündedirler. Çünkü rivayet olunduğuna göre Büreydetü'l-Eslemî, «Cahiliyye devrinde herhangi birimizin bir erkek çocuk dünyaya geldiği zaman ona bir kurban keser ve çocuğun basını kurbanın kanına bulaştırırdık. İslâmiyet geldikten sonra ise, kurbanı yine keser, fakat çocuğun başını traş edip kurbanın kanı yerine ona zaferan sürerdik» [14] demiştir. Hasan ile Katâde şâzz bir görüşte bulunup 'Kurbanın kanına batırılan pamuk çocuğun başına sürülür' demişlerdir.
Ulema, 'Akikanın kemiklerini kırmak müstehabtır' demişlerdir. Zira cahiliyye devrinde, akikanın kemikleri kızılmasın diye onu mafsallarda parçalarlardı.
Ulema, doğumunun yedinci günü çocuğun saçını kesip saçın ağırlığı kadar gümüş tasadduk etmenin müstehab olduğunda ihtilâf edip, kimisi, müstehab olduğunu ^a), kimisi olmadığını söylemiştir. îmam Mâlik'ten her iki kavi de rivayet olunmuştur. Fakat müstehab olduğu görüşü daha kuvvetlidir. Ibn Habib de buna katılır. Zira îmam Mâlik, «Rasûlullah (s:a.s)'ın kerimesi Hz. Fatıma, çocukları Hasan, Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm'ün saçlarını kesip tartmış ve ağırlığı kadar gümüş tasadduk etmiştir» diye rivayet etmektedir [15]
[16].
[1] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/381.
[2] Ebû Dâvûd, Edâhl 10/21, no: 2837-2838.
[3] Ebû Dâvûd, Edâhl 10/21, no: 2842.
[4] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/383.
[5] Ebû Dâvûd, Edâhî, 10/21, no: 2841.
[6] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/383-384.
[7] Beyhâkî, 9/300.
[8] Beyhâkî, 9/300.
[9] Ebû Dâvûd, Edâhî, 10/21, no: 2843.
[10] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/384-385.
[11] Ebû Dâvûd, Edâhî, 10/21, no: 2834. (a) Ebû Hanife de bu görüşledir, (tn) Ebû Hanife de bu görüştedir..
[12] Mâlik, Akika, 26/1, no: 2-3.
[13] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/385-386.
[14] Ebû Hanife, bu görüştedir.
[15] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/386.
[16] Mâlik, Akika, 26/1, no: 2-3.
İslami Okul Okulların En Önemlisi