Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

61- BU KONUDA İSLAM HUKUKUYLA BEŞERİ HUKUK ARASINDAKİ FARK: - Cilt1 1 - 61. Sayfa

61- BU KONUDA İSLAM HUKUKUYLA BEŞERİ HUKUK ARASINDAKİ FARK:

 

Beşeri hukuk bilginlerinin mükellefiyetin kanun veya anlaşma gereği oması icab etiğini ileri sürmeleri islam hukukçularının şeriata göre (vacib) olması şartıyla aynı olarak düşünülebilir.

Mesela islam hukuku; Allah Telanın:

 “Ey iman edenler, ahidlerinizi yerine getirin.” (Maide: 5/1)

Ayetine uygun olarak sözleşmeleri yerine getirmeyi vacib kabul eder. Binaenaleyh bir kimseye sözleşme gereği vacib olan şey şeriat gereği vacib olan şey şeriat gereği vacib olan şey gibidir. Yeter ki sözleşme şartlarında şeriatın hükümlerine ve ruhuna karşı çıkılmış olmasın. Şu halde şeriat ile beşeri hukuk bu noktada tamamen birbirine uymaktadır. Fakat şeriat beşeri hukukdan şu noktada ayrılır: İslam hukuk; örf gereği yapılması icab eden bir şeyi yapmayan ve imtina eden kişiyi sorumlu addeder. Şüphesiz ki islam hukuku bu noktada bu kadar geniş davranmakla mantıki bir yol tutmuştur. Zira hükümler kanunlar ve hatta fertler arası ittifaklar örfün kabul ettiği şeyin kabulunu gerekli kılmaktadır. Binaenaleyh sözleşmelerinde örf gereği olarak  kesinleşmiş mükellefiyetleri konulmasına lüzum yoktur. Çünkü örf gereği olarak herkes tarafından o noktalar bilinir. Bir kişiyi sözleşme gereği bir görevden sorumlu tutmaktansa hiçbir sözleşmeye ve ispata ihtiyaç bırakmadan insanların kabul ettikleri ve örfün yükümlü kıldığı konulardan sorumlu tutmak daha uygundur.

İslam hukuku beşeri hukuktan farklıolduğunu bu prensibi ta yedinci yüzyılda kabul etmekle ortaya koyar. Halbuki beşeri hukuk bu prensibi ancak 19. yüzyılda öğrenebilmiştir. Şu halde beşeri hukuk islam şeriatının getirmiş olduğu esasları daha sonra yeniden getirmeye çalışmaktadır.