Fikih - 152. Sayfa - Cilt1 1
152- MÜŞKİL:
Müşkil, kendi sigasıyla istenen anlama delalet etmemekle beraber, harici bir karineyle istenen anlama (murada) delaleti mümkün olan lafızdır. Müşterek lafızlar müşkile örnektir. Zira müşterek lafız bir anlamdan daha fazla anlamlar için konulmuş lafza verilen isimdir. Birçok anlamı bululnup da bu anlamlardan hüküm koyucunu hangisini kastettiğini gösteren bir delil bulunmayan, ama harici karineyle şariin kastettiği mananın tayini mümkün olan lafızdır. Hak Tealanın:
“Boşanan kadınlar kendiliklerinden üç adet müddeti beklerler.” (Bakara: 2/228)
Kavlindeki, üç adet müddetini ifade eden “kuru lafzıdır. bu lafız hem temizlenmek hem de hayiz için konulmuş olan bir sözdür. Bu lafızın ifadesinde şairin kastettiği manaya delalet edecek bir karine mevcut değildir.
Bazı hallerde metinlerin birbiriyle karşılaştırılması durumunda müşkil ortaya çıkar. Şöyle ki: “Metinllrden herbiri kendi ölçüsü içerisinde kastedilen manaya açıkca delalet edebilir. Bu durumda müşkül söz konusu olmaz. Fakat asıl müşkil metinler arasında bir uyuşturma ve birleştirme yapma halinde ortaya çıkar.
Müşkilin işkalini çözebilmek için tutulacak yol içtihattır. Bir metnin hafzında ortak noktalar bulunca hakim; içtihadıyla o lafzındaki müşkil ve lafızdan neyin kastedilip edilmediğini açıklamaya yetkilidir. Ancak buna ulaşmak için birtakım karinelere ve şer’i delillere başvurur. Bir hükmün metninde zahir itibarıyla bir ihtilaf ve çelişki varid olursa hakim; iki hükmün arasını uyuşturacak sahih bir tevil yoluna gidebilir ve zahirdeki ihtilafı izale edebilir. Ancak tevile giderken başka metinlere dayanması veya islam şeriatının koyduğu genel plrensiplere ve teşri hikmetine istinat etmesi gerekir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi