360- SİRAYET HÜKMÜ - Cilt2 1 - 360. Sayfa
360- SİRAYET HÜKMÜ
Eğer dövme fiili, çocuğun
bir yerinin kırılmasına veya bir organının kopmasına sebeb olursa İmam-ı Malik
ve Ahmed İbn-i Hanbel’e göre, söz konusu fiil normal hududu aşmamış ve herkes
tarafından tedib için yapılan bir fiil olarak
(36) El-Muni C:10, S: 349-350.
İmam Şafii ise uslandırma amacıyla dayak atan kişinin çocuğa (veya organlarından birisine) zarar vermesi halinde, bu zararın ilgiliden tazmin olunacağı kanaatindedir. Zira İmam Şafiiye göre, uslandırma kişi için bir görev değil haktır. İsterse yapar, isterse yapmaz yaptığı tardirde işlediği fiilin sonucundan sorumludur37.
(37) El-Umm C: 6, S: 166) ve devamı
İmam Azam Ebu Hanife’nin kişisel görüşü ise baba, dede ve vasi’ erkeğin karısına verdiği zararı tanzim etmesi gibi çocuğun ölmesine veya bir organının kopmasına sebeb olmaları halinde, tazminat gerektiği şeklindedir. Ne var ki, bu fikir, Hanefi mezhebinde uygulanan görüş değildir. Hatta bazı Hanefi fakihlerine göre, İmam Azam, yukardaki fikrinden daha sonra dönmüştür.
Hanefi mezhebinde, İmam Ebu
Yusuf ve Muhammed’in görüşleri uygulanmıştır. Bu iki imama göre, baba, ana vasi
durumunda olanlar, uslandırma ile ilgili fiillerinden dolayı sorumlu
tutulamazlar. Öğretmen ve ustaya gelince... Ebu Hanife ve taraftarları, çocuğun
babası veya vasisinin izniyle veya izni dışında dövülmesi olayını birbirinden
ayırmaktadırlar. Eğer usta veya öğretmen babanın veya vasinin izni dışında çocuğa dayak atmışsa cezai
sorumlulukları vardır. Çünkü -yetkilinin izni olamdan bir kişinin dövülmesinde
olduğu gibi- böyle bir davranış, doğrudan doğruya “saldırı” niteliğindedir. Ama
öğretmen veya ustanın çocuğa, babanın veya vasinin izniyle dayak atması halinde
-zorunlu durumlarda- sorumluluk gerekmez. Çünkü öğretmen, öğrencisine dayak
attığı için tazminat ödeyeceğine inanırsa öğretim görevinden kaçınabilir.
Halbuki halkın öğrenime ihtiyacı vardır. Bunun için zorunlu durumlarda dövme olayı “tazminatı
gerektirmiyen bir fiil” olarak
Hanife hukukçularından bir
kısmı “uslandırmak için dövme” ile “öğretmek için dayak” arasında ayırım
yapmaktadır. Uslandırmak için dövmenin bir hak, öğretim için dayağın ise bir
görev olduğunu
(38) Bedai’ul-Sanai C: 8, S: 305. Haşiret’u,Tahtavi C: 4, S: 275.
(39) Haşiret’u-Tahtavi C: 4, S: 275.
Şu halde, biz, sözü geçen farklı görüşlerin ışığı altında kocanın karısını dövmesiyle diğerleri arasında bir ayırım yapabiliriz. Erkeğin karısına dayak atması, her zaman için uslandırma aracı gütmelidir. Babanın, dedenin velinin, vasinin ve öğretmenin dövmesine gelince... Burada bazan öğretim, bazan da uslandırma isteği söz konusudur. Şu kadar var ki, çocuğun durumunda olduğu gibi, öğretim ve uslandırma istekleri, bazan iç içe olabilir. Çünkü uslandırmada genellikle bir öğretim niyeti bulunabilir. Çocuğu döğmekten maksat onu korkutmaktan çok kendisine birşeyler öğretmektir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi