Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

KISAS HAKKININ İRSEN İNTİKALİ - Cilt2 2 - 196. Sayfa

KISAS HAKKININ İRSEN İNTİKALİ

 

196- Kısas hakkını katile uygulatacak durumda olan birisi, maktule varis olduğu takdirde, veya katil maktulün, mirasın tümüne veya bir kısmına varis olduğu takdirde kısas hakkı sakıt olur. Şayet maktulün varisleri arasında katilin çocuğu da bulunuyorsa, kısas uygulanmaz. Çünkü, kısas parçalanmaz bir bütündür. Ve katilin çocuğu için babasına kısas uygulanmak imkanı yoktur. Onun için diğerleri de kısas haklarını uygulayamazlar. İki çocuktan birisi babasını öldürürse ve öldüren kardeşinin dışındaki de ölürse, maktulün katilden başka varisi bulunmayacağından, katil kendi babasının kanına varis olduğu ve kendisine kısas uygulanması icabettiği için kısas sakıt olur. Keza, katil maktulün mirasının bir kısmına varis olursa hüküm aynıdır. Çünkü, kısas hakkı mirasçı olmakla sabit olur. Sadece öteki varisler, kısas haklarını diyete inkilab ettirebilir593.

(593) Bedai’us-Sanai C: 7, S: 251 eş-Şerh’ul-Kebir’ Derdir C: 4, S: 233 el-Muhezzeb C: 2, S: 286 el-Muğni C: 7, S: 362 ve devamı.

Miras yoluyla kısasın sukutu, genellikle şu misalle belirtilir. Bir kişinin babasıyla dedesi birbiriyle döğüşür ve biri diğerini öldürür, ikisinin de bir tek çocuğu bulunursa kısas gerekmez. Çünkü, kısas icab etse, torun tarafından kısasın uygulanması gerekir. Halbuki, çocuğun kendi babasına kısas uygulaması mümkün değildir. Çocuk ister erkek olsun, ister kız, maktulün ister başka çocuğu olsun, ister olmasın ve mirasa ister iştirak etsin, ister etmesin, farksızdır. Çünkü, kısas hakkı sabit olsa bile onun bir kısmı çocuğuna düşecektir. Kısas hakkının sabit olması halinde bile uygulanması mümkün değildir. Çünkü, bir kısmı için kısas uygulanmazsa, diğer için hiç uygulanmaz. Kısas bölünmez bir bütündür. Bunun hükmü kısas hakkına haiz bulunanlardan bir kısmını payına düşeni affetmesi halinde olduğu gibidir.

Bir kişi, kardeşini öldürür ve kardeşine oğlu varis olursa veya kardeşinin mirasına konanlardan birisi kendisinin oğlu olursa; yukarda belirttiğimiz gibi, kısas icabetmez. Bir dayı oğlunu öldürürse. Ve oğlunu anası kısasa varis olursa veya kısasdan bir kısmına varis olursa, bilahare annesi ölür yerine oğlu varis olursa, kısas sakıt olur. Oğlunun kısasa, ölümün vukuundan sonra varis olmasının hiç önemi yoktur. Çünkü, kaide şudur: Bir şeye birlikte engel teşkil eden husus varid  olduğu takdirde hak sakıt olur.

Bir kadın kayınbiraderini öldürür, kısasın bir kısmı veya tümü miras olarak oğluna kalırsa, kısas sakıt olur. İster başlangıçta oğluna kalmış olsun, ister babasından veya başka birisinden intikal etmiş olsun.

İki çocuktan birisi babasını öbürü de annesini öldürürse, birincisinin öldürmesi halinde, baba ile anne arasında nikah bağlı mevcut ise, anneyi öldürene kısas uygulanır, babayı öldürene uygulanmaz. Çünkü, anne babanın kanından bir bölümüne varis olmuştur. Anne öldürülünce, babanın katili olan çocuk, anneden kendisine düşen mirasa sahip olmuştur. Böylelikle kendi payına düşen kan hakkından bir kısmının varisidir, dolayısıyla, ona kısas uygulanmaz. Ama o kardeşine kısas hükmünü uygulatabilir594. Şayet, suçun işlendiği anda karı koca arasında nikah akdi mevcut değilse, kardeşlerden her birisi diğerine karşı, kısas hakkına haizdir. Şayet iki kardeşten biri erken davranıp öbürünü öldürürse, kısas hakkını almış olur ve ondan kısas kasıt olur. Çünkü o kardeşine varis olmuştur. Kardeşini kendi payına düşen kısas’dan dolayı öldürmüştür. Maktulün oğlu, torunu veya katili engelleyecek bir varisi bulunmazsa, mirasdan alıkonulmaz. Eğer varisi bulunursa, amcasını öldürme hakkı mamktulün oğluna düşer. Şayet biri diğerini önceden öldürmezse, hangisinin daha evvel öldürüleceği konusunda ihtilaf vardır. Çünkü birisine kısas hakkının kullanılması, öbürünün kısas hakkını iskat eder. Zira ona varis olur. Ahmed ibn Habel mezhebine mensup bazı fakihler, ilk defa suç işleyene kısas uygulanacağı görüşündedirler. Diğer bazı fakihler ise, aralarında kur’a çekileceğini kabul ederler. Şafii mezhebi de bu son görüşü benimsemektedir. Hanefi mezhebinde ise bu konuda ihtilaf vardır. İmam Züfer meseleyi hakme havale etmekte ve hangisini isterse hükmü ona uygulatabileceğini belirtmektedir. Hasan ibn Ziyad ise, katillerden herbirinin öldürmesi için, birer vekil tayin edeceğini ve aynı anda ikisinin de öldürüleceğini öne sürer. Böylelikle biri diğerine varis olur. İmam Ebu Yusuf ise, kısas hakkının ikisindende sakıt olacağı gördüşündedir. İmam Ebu Yusuf’un delili, kısası uygulamanın imkansızlığıdır. Çünkü, birine kısas uygulanırsa, diğerinden kısas hakkı sakıt olur. Birinin ötekinden önce kısas uygulamaya sevkedecek hiçbir sebeb de yoktur. Kısaslardan birisini uygulamak, diğerinin hakkını ibka etmek olacaktır ki, bu caiz değildir. Vekil tayin etme yoluyla uygulamak konusuna gelince, bu ciddi bir fikir değildir. Zira her iki hükmün aynı anda gerçekleşmesi imkanı çok zordur. Normal olarak biri önce biri sonra olabilir. Ayrıca her iki öldürmenin aynı anda tahakkuk etmesi mümkün değildir. Eğer birinin tesiri biraz önce veya sonra olursa, geride kalan önde öldürülenin hakkına varis olur. Ve ondan kısas sakıt olur, böylece bir önce öldürülen haksız yere öldürülmüş olur595.

(594) Bu, Ebu Hanife, Şafii ve Ahmed İbn Hanbel’in mezhebine göredir. Maliki mezhebine göre her çocuğun kardeşine kısas yapma hakkı vardır. Bu ihtilafın nedeni şudur. Maliki’lere göre karı baba tarafından kısas hakkından hiçbirisine varis olamaz.

(595) el-Muğni C: 9, S: 362 ve devamı Bedai’us-Sanai S: 255.

İmam Malik ise, kısas hakkına haiz olmakla, kısas hakkın varis olmak arasında fark görmektedir. İmam Malik’e göre, kısas hakkına haiz bulunan erkek asabe ile, yukarda açıkladığımız özel şartlara haiz bulunan kadınlardır596. Kısas hakkına sahip bulunan öldüğü takdirde, meselede hiçbir özellik bulunmadan malına varis olanlar, kısas hakkına da varis olurlar. Binaenaleyh kızları ve kadınları varis olabilir. Onlara af ve kısası uygulama hakkı doğar. Tıpkı asabe gibi, haklara sahiptirler. Çünkü onlar kendisi için bu hakka imtiyazlı olmuşlardır. Varislerden ancak eşler istisna edilebilir. Çünkü, eşler her ne kadar mala varis olurlarsa da, kısasa varis olamazlar.

Maliki mezhebine bağlı olan Eşheb’e göre, suçlu kendi kanından bir parçaya varis olursa kısas hakkı sakıt olmaz. Ancak öteki kısas hakkına sahip bulunanlardan birisi sakıt olur597. Geriye kalanlar ise, tek başına affetme hakkına sahi olmazlar. Af için icma etmeleri lazımdır. Binaenaleyh, kendi kanının bir parçasına varis olan suçludan kısas sakıt olmaz. Mesela, büyük kardeşini öldürüp küçük kardeşini sağ bırakan bir kimse, öldürdüğü kimsenin iki kızı ve üç kardeşi var ise, babaları da ölmüşse ve katille beraber diğer iki kadeşten başka varisleri yoksa, katil kendi kanından bir kısmına varis olmaktadır. Ancak, kızlar ve kardeşler kısas haklarından bir kısmını veya tümünü598 affetmezlerse, varis olan katilden kısas hakkı sakıt olmaz.

(596) 163 nolu paragraf .

(597) 184 ve 185 nolu paragraflar.

(598) Şerh’ul-Kebir’ Derdir C: 4, S: 233.