00- YASAKLAMA VE CEZALANDIRMA - Cilt 2 - 200. Sayfa
200- YASAKLAMA
VE CEZALANDIRMA
KONUSUNDA YÖNETCİLERİN
HAKLARI:
Daha önce
yöneticilerin ceza kanunlarını kararname ve yönetmelikleri koyarkan islam
hukukunun prensiplerinden tamamen habersiz bulunduklarını belitmiştik. Biz Mısır’da
bu habersizliğe örnek olarak dipyebiliriz ki, Mısır kanun koyucusu mahkemelerin
tanzimi kararnamesinde “hüküm bulunmadan suç ve ceza yoktur.” Prensibini kabul etmiş ve Mısır
anayasasının çıkararken bu hükmü bir kerre daha takrar ederek taminat altına
almıştır177. Kanun koyucu suçları ve cezaları, suç ve ceza
konusundaki genel prensipleri cez a kanunları adını verdiği bir kitabda toplamış,
bunu yayınlayarak tatpikini emretmiştir. Her suç için bir veya çoğunlukla iki
ceza koymuş ve her cezanın bir alt bir de üst sınırını belirtmşitir. Hakimin bu
sınırları aşmıyacağını, belirli şartlar olmadan cezauygulamasını durduramıyacağını hükmü bağlamıştır.
Mısır kanu koyucusu bütün bunaları yaparken hududunu tayin ettiği ve yasa
olarak kabul ettiği fiiller hakkında hükümler koyarak cezalarını belirlemek ve
cezasını belirttiği suçlarda hakkında takibat yapmak, bunun dışında kalan
konunlarda takibata başvurmamak hedefini gütmüştür. Öyleyse ceza kanunlarında
suç ve ceza olarak belirtilen hususların dışında kalan fiilleri normal olarak kabul etmiş, İslam
hukukunun bu noktada yasaklar koyması ve cezalar vazetmesi hususunu nazarı
itibara almamıştır. Mesela faiz islam hukukuna göre her şekil ve çeşidiyle
miktarı ne olursa olsun memnudur. Mısır ceza kanunu ise; faizi ancak özel şartlar
altında yasaklamakta ve bunu da belirli hükümlere bağlamaktadır. Domuz eti, ölü
ve kan yasağı dab u şekildedir. İslam hukuku domuz etini, ölü ve kan’ın yenmesini
yasaklamakta ve yiyen kimseye cezai müeyyide uygulamaktadır. Halbuki Mısır ceza
kanunu böyle bir yasağı kabul etmemekte ve bu noktada ceza prensibini benimsememektedir.
Özetleyecek olursak Mı sır kanun koyucusu kanun koyarken islam hukukunun
hükümlerini gözönünde bulundurmamış, aksine onu ihmal ederek ceza kanunları
koymak ve bunu açkılayıcı tüzük ve yönetmelikler çıkarmakla iktifa etmiştir.
Mısır kanun
koyucusunun yaptığı bu hareket Mısır gibi birçok islam ülkelerinde de cereyan
etmiştir. Bu durumda islam hukukunda bu tür kanun koyucuların dayanabileceği
birkaide var mıdır? Ve hangi noktaya
kadar bunların koyduğu hükümler sahih veya batıl sayılabilir? İşte biz islam
hukukunda devlet yöneticilerinin yetkilerini ve bu yetkinin sınırlarını
belirtirsek bu sorunun cevapalarını vermiş oluruz. İslam hukukunda devlet
yöneticileri için suç ve cezaların tayininde üç çeşit yetki tanındığı
bilinmektedir:
×
Hata Bildir
Bu sayfada bir hata mı gördünüz? Bize bildirin, düzeltelim.
×
Hata Bildir / Öneri Gönder
Bir hata mı gördünüz, ya da bir öneriniz mi var? Bize yazın. Hata başka bir sayfadaysa, o sayfanın adresini eklemeniz işimizi çok kolaylaştırır.