Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

220- DAR’ÜL İSLAM TARİFİNİN HUDUDU - Cilt 2 - 220. Sayfa

220- DAR’ÜL İSLAM TARİFİNİN HUDUDU

İÇERİSİNE NERELER GİREBİLİR?:

 

Müslümanlar ister azınlıkta olsun ister çoğunlukta olsun, islamın hakim olduğu her ülke dar’ül-islam olarak kabul edilir. Müslümanların egemenliği altına giren ve halkı müslüman olmasa bile islamın hükümlerine bağlanacaklarını vaadeden her ülke dar’ül-islam olarak kabul edilir. Müslüman islamın hükümlerini açıkça icra ettikleri ve bu noktada önlerine hiçbir engelin dikilmediği her yer dar’ül islamdır.

Bu saydığımız tarifler -içersinde dar’ül-islam denildiği zaman, toprak parçası ile birlikte, dağlar, ovalar, çöller, ırmaklar, göller, adalar ve diğer coğrafi unsurlarla atmosfer tabakası dahil olur.

Dar’ül-harbde islam ordularını karargah kurduğu her yer de dar’ül-islam olarak kabul edilir. Binaenaleyh savaş üsleri bu durumda dar’ül-islamın bir bölümü olarak kabul edilmek gerekir.

İslam hukukunda aslolan genellikle denizlerin hiçbir kimsenin mülkü olmayışıdır.Bugün çağımızdaki devletler arası hukuk da bunu kabul etmektedir. Ancak islam hukukunda bölgesel denizlerin o denize kıyısı bulunan devletlere belli bir sınıra kadar bağlı bulunmasını önleyici bir engel de mevcut değildir.

İslam hukukçuları harb amacıyla kullanılmayan ticari gemiler üzerinde bir şey söylememişlerdir. Ne var ki İmam Azam ve arkadaşlarının görüşünü umumiyeti itibarıyla tatbik ettiğimiz takdirde, neticede bu gemilerin dar’ül harba tabi olan bölgelerin sularında bulunduğu vakitte işlenen suçların cezalandırılmaması gerekir. Ama dar’ül-islamın kıyı şeridi içerisinde, yahut da hiçbir kimsenin **kıyı şeridi içinde bulunmayan yerlerde veya denizlerin ortak noktasında bulunan gemilerde işlenen suçlara islam hukukunun hükümleri tatbik olunur. İmam Malik, Şafii ve Hanbel’in görüşleri tabik olunacak olursa ister dar’ül-islamın deniz suları, ister dar’ül harbin deniz suları içersinde olsun veya orta malı bulunan açık deniz sularında seyreden ticari gemilerde olsun, işlenen suçlara daha önce had, kısas, tazir suçları için belirttiğimiz ayrıca islam hukukunun hakkında hüküm vazettiği taziri gerektiren suçlarla, devlet yönetcilerinin koydukları tazir cezalarının birbirinden farkını dikkate alarak islal hukuku hükümleri tatbik olunur.

Yukarda zikrettiğimiz kaideler uçaklar için de geçerlidir. Savaş uçaklarında işlenen her suç islam hükümleri uyarınca cezalandırılır. Çünkü savaş uçakları; savaş gemileri ve askeri üsler mesabesindedir. Ticari maksatla seyreden uçaklarda ise durum, ticaret gemilerinde olduğu gibidir.