Yara Üzerindeki Sargıyı Meshetmek - Delileriyleislamfikhi - 5. Sayfa
YARA ÜZERİNDEKİ SARGIYI MESHETMEK
A) Yara Üzerindeki Sargı Ne Zaman Meshedilebilir?
C) Yara Üzerindeki Sargının Her Tarafını Mı Meshetmek Gerekir?
ALTINCI BÖLÜM
YARA ÜZERİNDEKİ SARGIYI MESHETMEK
Mestler üzerine meshetme konusunda naklettiğimiz Câbir (R.A) hadîsi, ayni zamanda sargı üzerine meshetmeknı de ilgilidir Ne var ki İmam Ebû Hanîfe'ye göre, bu vâcibdir, farz değildir. Sahih olan da bu görüştür.[1]
A) Yara Üzerindeki Sargı Ne Zaman Meshedilebilir?
Yaraya su dokundurma tehlike arzettiğinde veya sargıyı hemen çözüp kaldırmak mümkün olmadığında bu caizdir. Çözdüğü takdirde onu iyice saracak birini bulmak mümkün olmadığında da hüküm böyledir.[2]
Ancak yarayı soğuk su ile yıkadığı .takdirde zarar görür, sıcak su ile yıkadığında bir zarar söz konusu değilse, o takdirde sargıyı alıp yarayı sıcak su ile yıkamak gerekir. Mezhebin zahir rivayeti budur.[3]
Yarayı su ile yıkamak zarar vermediği halde yine de sargıyı çözmeyip kendi haline bırakmak Ebû Hanîfe'ye göre caizse de îma-meyn'e göre caiz değildir, Fetâvâ-yi Hindiyyenin tesbitine göre Ebû Hanife Hazretlerinin bu konuda îmameyn'in kavline döndüğü anla-şümakadır. Nitekim- el-Uyûn ve'I-Hakaik kitabında, bu meselede fetva İmameyn'in kavline göredir, denilmektedir. Çünkü bunda ihtiyat vardır.[4]
B) Sargı Yarayı Aşarsa :
Sargı yarayı aşar da yara etrafındaki sağlam yerleri de kapsarsa, bakılır : Çözülmesi yaraya zarar veriyorsa bulunduğu hal üzere terkedilir ve olduğu gibi meshedilir. Böyle bir zarar söz konusu değilse, yara üzerine gelen kısmı meshedilir, sağlam yer üzerindeki kısmı ise çözülüp altı yıkanır. [5]
C) Yara Üzerindeki Sargının Her Tarafını Mı Meshetmek Gerekir?
Sahih rivayete göre, çoğu kısmını meshetmek te kâfi gelir. Müf ta bih olan da bu rivayettir. [6]Sargının yarısını veya daha azını meshetmek yeterli değildir. Bu konuda icmâ' vaki olmuştur.[7]
Henüz iyileşmiyen yara üzerindeki sargı düşecek olursa, ne yarayı yıkamak gerekir, ne de yapılan mesh hükümsüz kalır. Ama iyileştikten sonra sargı düşerse, o takdirde hem o yeri yıkamak vâcib olur, hem yapılan mesh hükümsüz kalır.[8]
Abdest aldığında yara üzerindeki ilaç üzerinde elini iyice götürüp getirdikten sonra ilaç düşecek olursa, bakılır : Yara iyileşmişse yıkanır, değilse yıkamaya gerek yoktur.
Kırılan tırnak veya açılan çatlaklar üzerine, altına su geçirmi-yecek bir madde konulursa, bakılır : Abdest alındığında konulan maddeyi kaldırmakta bir zarar yoksa, ayrıca bir külfet te doğurmuyorsa, kaldırılıp altı yıkanır. Aksi halde yıkamaya gerek yoktur. Ayakta ve diğer organlarda meydana gelen çatlakların içine su geçirmekte zorluk varsa sadece üzerine su akıtmak, bu da mümkün değilse ıslak elle meshetmek kâfidir. Yani çevresi yıkanır, çatlakların üzeri ise meshedilir.[9]
Üzerine mesh yapılan sargı düşer de onun yerine yeni bir sargı kullanılırsa, o takdirde meshi iade etmek iyi olur[10].
D) Özetliyecek Olursak :
Yara üzerindeki sargıyı meshetmek, altım yıkamak gibidir. îki ayaktan birinde sargı bulunur, diğerinde ise değil; sargılı olan meshedir, sargısız bulunan yıkanır.
Mesh bir zamanla kayıtlı değildir. Abdest bozulduktan sonra yeni bir abdest alındığında sargılı bulunan kısım meshedilir.
Yarayı abdestli bir vaziyette sarmak şart değildir. Bu, abdest ve cünüplük konularında farketmez. Ayrıca sargı üzerine meshederken niyete de ihtiyaç yoktur. Bu konudaki görüş ve rivayetler ittifak halindedir.[11]
Abdest organları üçer defa yıkanır. Ama yara üzeri bir defa meshedilir. İkinci ve üçüncü defaya gerek yoktur. Yani böyle bir sünnet vârid olmamıştır. Sahih olan da budur.[12]
Sargının meshedüen bir katı kaldırılırsa, alttaki kat üzerine meshi iade etmek gerekmez.[13]
Ayağı yıkayıp mestleri giydikten sonra ayrıca mesti meshetme-ye gerek yoktur. Abdest bozulup yeni bir abdest alıncaya kadar bu devam eder.
Ayaklarından birinde yara bulunan kimse yarasını sardıktan sonra abdest alır ve sargı üzerine mesheder, diğer ayağını ise yıkar ve mestlerini giyerse, artık ayrıca mestleri meshetmeye gerek yoktur. Aslında caiz de değildir. Tabii bu hal abdest bozulup yeni bir abdest alıncaya kadar sürer.
Ayağında çıban, sivilce ve benzeri bir şey bulunduğu halde abdest alıp mestlerini meshettikten sonra birkaç vakit namazı kılar ve mestler üzerine mesh süresi dolunca mestleri çıkardığında çıban ya da sivilce veya yaranın kanadığını, iyice akıntı yaptığını görür fakat ne zaman bu kanamanın meydana geldiğini bilmezse, ne yapması gerekir? Bakılır : Yara ya da çibarun başı kurumuş bir vaziyette iken adam fecir doğduğunda mestleri giymiş ve yatsıdan sonra çıkarmışsa, sadece sabah namazını iade etmez, diğer kıldığı, namazları iade etmesi vâcib olur. Mestleri giydiğinde yara, ya da çıbanın başı kana bulaşmış ıslak vaziyette ise, hiç bir namazı iade etmesi gerekmez.[14]
Eldivenler üzerine meshetmek caiz değildir. Çünkü bu konuda bir sünnet vârid olmamıştır.
Mestleri mesh konusunda ise, kadın ile erkek arasında bir fark yoktur.[15]
[1] El-Muhit - Bahrirâüt - Fetâvâ-yi Hindiyye.
Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/99.
[2] Fethulkadir - Şerh-i Vikaye - Fet&vâ-yi Hindiyye.
[3] Şerh-i .Camiissagir - Kadahan. – Bahrirâik.
[4] Şerh-i Nükaye - Şeyh Ebülmekârim - Fetâvâ-yi Hindiyye.
Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/99-100.
[5] Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/100.
[6] Hidâye - Müdmerat - Fetâvâ-yi Hindiyye..
[7] Siracülvehhac - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[8] El-Kâfî - El-Muhit - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[9] Et-Tebyin - El-Muhit - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[10] Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/100.
[11] El-Hulasa-Bahrirâik - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[12] El-Muhit - Mecmeulenhür - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[13] Bahrirâik - İbn Abidin - Bedayi'.
[14] El-Muhit - Fetâvâ-yi Hindiyye.
[15] El-Muhit - Fetvâ-yi Hindiyye.
Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/101-102.
İslami Okul Okulların En Önemlisi