Fikih - 07 Hayizveistihaze - Fikhussunne
HAYZ, NİFAS VE ISTİHAZE
Hayz
1- Tarifi: Lugatta hayzm aslı akmaktır. Burada hayzdan maksat; kadının ön
tarafından, sıhhatli iken, doğum veya bekâretin giderilmesi gibi sebepler
dışında akan kandır.
2- Vakti: Hayzın vakti alimlerin çoğunun görüşüne göre, kız çocuğu dokuz yaşma
girmeden başlamaz. Bu yaştan önce kan görürse hayz kanı olmaz. Bilakis hastalık
kanıdır. Hayz ömrün sonuna kadar devam eder. Hayzın belli bir yaşta bittiğine
dair bir delil bize gelmemiştir. Yaşlı kadın her ne zaman kan görürse o hayzdır.
3- Rengi: Hayz kanında aşağıdaki kan renklerinden birisinin rengi bulunması
şarttır.
a) Siyah: Ebu Hubeyş'in kızı Fatıma'nın rivayet ettiği hadise göre; kendisi hayz
olduğu zaman Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ona; "Hayz kanı siyah olduğu
zaman hayz olduğu bilinir. Böyle siyah kan gördüğün zaman kılma. Bunun dışında
kan görürsen abdest al ve namaz kıl. Şüphesiz diğeri ancak damar kanıdır,"
buyurmuştur. (Hadisi Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Hibbân ve Dârekutnî rivayet
etmişlerdir. Dârekutnî hadisin bütün râvilerinin güvenilir olduğunu söylemiştir.
Hadisi Hakim de rivayet etmiş, Müslim'in şartlarına uygundur, demiştir.)
b) Kırmızı: Çünkü kırmızı, kanın asıl rengidir.
c) Sarı: Bu irin gibi kadının gördüğü bir kandır. Sarılık bu kanda fazladır.
d) Bulanık: Kirli kan gibi, beyaz ile siyah renk arasında bir kandır. Alkame b.
Ebi Alkame, annesi Aîşc'nin kölesi Merçane'dcn rivayet ettiği hadise göre şöyle
demiştir: "Kadınlar Aîşe (r.a.)'ye içinde hayz kanını temizlemek için sarı
renkle pamuk veya bez bulunan bir kutu gönderirlerdi. Aişe (r.a.)'da "Pamuğun
beyazladığını görünceye kadar acele etmeyin" derdi." (Hadisi Mâlik, Muhammcd b.
Hasan rivayet etmiş, Buhârî ise ta'li-ken rivayet etmiştir.) Şüphesiz sarı ve
bulanık kan, hayz günlerinde hayz olarak kabul--edilir. Diğer günlerde bu hayz
kanı sayılmaz. Bu konuda Ümmü Atiyye'nin rivayet ettiği şu hadis vardır: "Biz
temizlendikten sonra gelen sarı ve bulanık kanı bir şey saymazdık." (Hadisi Ebû
Dâvûd, Buhârî rivayet etmiş, Buhârî "temizlendikten sonra" ifadesini
zikretmemiştir.)
4- Müddeti: Hayzın azı veya çoğu hakkında bir ölçü konamaz. Hayz müddetinin
ölçüsü hakkında, delil olabilecek bir rivayet gelmemiştir. Eğer kendisinin
kararlaşmış bir adeti varsa, onunla amel eder. Ümmü Seleme'nin rivayet ettiği
hadise göre; kendisinden kan akan bir kadın hakkında Rasülüüah'a fetva sordu.
Rasûlüllah sallaİlahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Devamlı kan gelme hali
arız olmadan önceki aylarda, hayz günlerinin sayısı ne kadar idiyse, o kadar
namazı terketsin. Bu günler geçtikten sonra yıkansın ve kanın akmasını önleyen
bir bezle avret yerine tutunarak, sonra namaz kılsın." (Hadisi Buhârî, Müslim,
Ebû Dâvûd, Nesâî rivayet etmiştir.) Eğer kararlaşmış bir adeti yoksa, kanın
rengine bakarak hayz kanı olup olmadığını araştırır. Hubeyş'in kızı Fatıma'nın
geçen hadisi buna delildir. Bu hadisle Rasûlüllah sallalîahu aleyhi ve sellem'in
"Hayz kanı olduğu zaman, kadınların bildiği ve tanıdığı siyah renkte bir
kandır," sözü vardır. Hadis, hayz kanının diğerlerinden ayrıldığına ve kadınlar
tarafından bilindiğine delâlet etmektedir.
iki hayz arasında temizlik müddeti: Âlimler iki hayz arasına giren temizliğin en
çoğunun bir hududu olmadığı üzerine ittifak etmiş, azında ise ihtilâf
etmişlerdir. Bazıları bu müddetin onbeş gün olduğunu söylemiş, bazıları ise onüç
gün olduğu görüşüne varmıştır. Doğru olan temizlik müddetinin en azı hakkında
hüccet olabilecek bir delilin gelmediğidir.
1.9.2. Nifas
1. Tarifi: Düşük bile olsa çocuk doğduktan sonra kadının ön tarafından gelen
kandır.
2. Müddeti: Nifasın en azı için bir müddet yoktur. Bir an bile olabilir. Çocuk
doğup, doğumun sonunda kan kesilirse veya kan görmeden çocuk doğarsa nifas
kesilmiş olup, temiz kadınların yapması gereken namaz, oruç ve diğer ibadetleri
yapması gerekir. Nifasın en çoğu ise kırk gündür. Ümmü Seleme'nin rivayet elliği
hadise göre şöyle dcmişlir: "Ni-faslı kadınlar, Rasûlüllah zamanında kırk gün
beklerlerdi." (Hadisi Buhârî Müslim; Ebû Dâvûd, Tirmizi rivayet etmiştir.)
Tirmİzi bu hadisin sonunda şöyle demiştir: "Rasûlüllah'm ashabı, tabiin ve daha
sonrakilerden ilim ehli nifaslı kadınların kırk gün namazı terkedcceklerine dair
icmâ etmişlerdir. Ancak kırk günden önce temizlik görürse, yıkanır ve namaz
kılar. Eğer kırk günden sonra kan görürse ekseri âlimler 'kırk günden sonra
namazı terketmez' demişlerdir."
1.93. Hayz ve Nifaslıya Haram Olan Şeyler
Hayz ve nifaslı kadınlara daha önce geçen cünübe haram olan her-şey haramdır.
Bunların üçüne de "Hadesi Ekber" denir. Hayz ve nifaslıya cünüpten fazla olarak
şunlar haramdır:
I. Hayz ve Nifaslıya Oruç Tutmak Haramdır
Hayz ve nifaslının oruç tutması helâl değildir. Eğer tutarsa, orucu sahih
olmayıp batıl olur. Ramazan orucundan hayz ve nifas günleri tutamadıklarını kaza
eder, fakat geçirdiği namazları kaza etmez. Zorluk olacağı için namazları kaza
etmesi vacip değildir. Namazın tekrarı çoktur. Oruç ise böyle değildir. Ebû Saîd
el-Hudrî'nin rivayet ettiği hadise göre şöyle demiştir: "Bir kurban veya ramazan
bayramında, Rasûlüllah yanımıza namazgaha çıktı. Kadınların yanından geçti ve
onlara 'Ey kadınlar cemaati, sadaka veriniz. Zira bana cehennem halkı
gösterildi, çoğu sizler idiniz,' buyurdu. Kadınlar; 'ya Rasûlallah, neden?' diye
sordular. 'Çünkü siz çokça lanet eder, zevcelerinize nankörlük edersiniz.
Kendini zapteden akıllı kimsenin akimi, sizin kadar eksik akıllı ve eksik dinli
hiçbir kimse-
nin gelebildiğini görmedim,' buyurdu. 'Aklımızın ve dinimizin eksikliği nedir,
ya Rasûllallah?' dediler. 'Kadının şahadeti, erkeğin şahadetinin yansı değil
midir?' diye sordu. "Evet,1 dediler. 'İşte bu akim cksikliğindendir. Hayız
olduğu zamanda namaz kılmaz, oruç tutmaz değil mi?' buyurdular. "Evet,1 dediler,
işte bu da dinin eksikliğindendir," cevabını verdi." (Hadisi Buhârî ve Müslim
rivayet etmiştir.) Muaze'den rivayeten, o şöyle demiştir: "Aîşe'ye 'hayzlı kadın
orucu kaza ediyor da, namazı niçin kaza etmiyor?' diye sordum. Şöyle cevap
verdi: 'Rasûlüllah ile beraber iken hayz olurduk. Biz orucun kazasıyla emroîunur,
namazın kazasıyla emrolun-mazdık," buyurdu." (Hadisi Buharı, Müslim, Tirmizî,
Ebû Dâvûd, Nesâî, lbn Mâce rivayet etmiştir.)
2. Hayz ve Nifaslıya Cinsi Münasebet Haramdır
Kitap ve sünnetin açık deliliyle hayz ve nifaslıya temizleninceye kadar cinsi
münasebet haramdır. Çünkü Encs'in rivayet ettiği hadîse göre, Yahudiler kadın
hayz olduğu zaman onunla yemek yemez ve cima yapmazlardı. Ashâb bu konuyu
Rasûlüllah'a sorunca şu âyet indi. "Ey Mu-hatnmed, sana kadınların aybaşı hali
hakkında soruyorlar. De ki: "O bir ezadır, aybaşı halinde iken kadınlardan el
çekin, temizlenmelerine kadar, onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman,
Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri
sever, temizlenenleri de sever."(25) Rasûlüllah sallaüahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurmuştur: "Cinsi münasebetten (cimadan) başka her şey yapabilir." (Hadîsi
Buhârî hariç, hadîs imamlarından bir cemaat rivayet etmiştir.) Nevevî şöyle
demiştir: "Bir müslüman, hayzhya, fercinden cima helâldir, derse kâfir ve mürted
olur." Eğer helâl olduğuna inanmadan, unutarak, haram olduğunu veya hayzm mevcut
olduğunu bilmeyerek cima yaparsa, ona bir günah ve keffaret yoktur. Şayet hayzı
ve haramlığmı bilerek kasten ve isteyerek yaparsa kebâir bir günah işlemiş olur
ve tevbe etmesi gerekir. Keffaretİn gerekmesinde iki görüş vardır. En sahihine
göre keffaret gerekmez. Nevevî devamla demiştirki; "ikinci durum, göbek ile diz
kapağı arası dışında temas etmesidir ki, bu icmaen helâldir. Üçüncü nevi ise
ferci hariç göbekle diz kapağı arası temastır. Alimlerin çoğu bunun haram
olduğunu söylemiştir." Sonra Nevevî, kerahatle beraber, helâl olduğunu
benimsemiş, 'çünkü bu yöndeki delil daha kuvvetlidir,' demiştir. Nevevî'nin
işaret ettiği delil, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in eşlerinden gelen
şu rivayettir: "Ncbî (aleyhisselam) hayzhya temas etmek istediği zaman organın
(25) Bakara: 222 92
üzerine bir şey örterdi (yani organına dokunmazdı.)" (Hadisi Ebû Dâvûd rivayet
etmiştir. Hafız, "Hadisin isnadı kuvvetlidir" demiştir.) Mesrûk b. Ecda'dan
rivayeten, o şöyle demiştir: "Aişe (r.a.)'ye 'Kişinin hanımı hayz olduğu zaman
neresine dokunabilir?' diye sordum. 'Organından başka her tarafına' diye cevap
verdi." (Hadîsi Buhârî "Tarİh"inde rivayet etti.)
• 1.9.4. Hastalık Kanı (Istilıaze)
1. Tarifi: îstihaze, kanın sürekli gelmesi, hayz ve nifas zamanları dışında
akmasıdır.
2. fslihazelinin durumları: Hastalık kanı istihaze olan kadın için üç durum
vardır:
a) Kadın istihaze olmadan evvel, hayz müddetinin belli olması durumu. Bu durumda
belli olan müddet hayz müddeti olarak kabul edilir. Kalan ise istihazedir. Çünkü
Ümmü Seleme hadisine göre; Rasûlüllah'a kendisinden kan gelen bir kadın hakkında
felvâ soruldu. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Devamlı
kan gelme hali arız olmadan önceki aylarda, hayz günlerinin sayısı ne kadar
idiyse, o kadar namazı ter-ketsin. Bu günler geçtikten sonra yıkansın ve kanın
akmasını önleyen bir bezle avret yerini bağlayarak, sonra namaz kılsın." (Hadisi
Mâlik, Şâfıî, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesaî rivayet etmiştir. Nevevî hadis
Buhârî ve Müslim'in şartlarına uygundur, demiştir.) Hattabi; "Bu hüküm, hastalık
meydana gelmeden sağlam olduğu günlerde ayın belli günlerini hayz gören kadının
durumunu açıklığa kavuşturuyor. Bu kadın sonradan hastalık durumuna düşüp
devamlı kan görürse, Nebî (aleyhisselam) ona, hastalığa düşmeden önce hayz
görmüş olduğu günler sayısı kadar namazı terketme-sini, bugünler dolunca bir
defa yıkanıp, temizlenmesini emretmiştir. Artık bunun durumu temiz kadınların
durumu gibi olmuştur." diyor.
b) Kadının belli günleri olmayıp, adetinden mi yoksa hastalık hali mi
sayılacağı, hayz kam olup olmadığının ayrılamadığı durumdur. Bu durumda çoğu
kadınların adeti olduğu gibi, hayzı altı veya yedi gün olmuş olur. Çünkü Cahş
kızı Hamnc, (r.a.) rivayet ettiği hadiste şöyle demiştir: "Benden çok şiddetli
kan geliyordu. Fctvâ sormak için Rasûlüllah'a geldim. Rasûlüllah'ı kızkardcşim
Cahş kızı Zeyncb'in evinde buldum. 'Ya Rasûlallah', dedim. 'Benden çok fazla kan
geliyor. Namazdan ve oruçtan alıkoyuyor. Ne buyurursun?" Rasûlüllah; 'Pamuk
kullanmayı tavsiye ederim. Kanı durdurur,' buyurdu. 'Pamukla durdurulacak gibi
değil, çok akıyor," deyince, Rasûlüllah; 'daha büyük bir bez parçası al'
buyurdu. Hanine; "bu da yetmez, pek fazla geliyor,' deyince, Rasûlüllah; 'Sana
iki tavsi-
yede bulunacağım ki, bunlardan herhangi birini tatbik ettiğin takdirde, ötekine
lüzum kalmaz. Bunu yapabilirscn, sen bilirsin, ikisinden birini seçebilirsin. Bu
devamlı kan gelme olayı şeytanın bir çarpmasıdır. Altı veya yedi gün kadar
hayızh gibi hareket et. Ondan sonra iyice temizlendiğine kanaat getirinceye
kadar yıkan. Ve bu suretle yirmiüç veya yirmidört gün ve gece namaz kıl ve oruç
tut. Bu süre sana yeterlidir. Her ay kadınların temizlik ve hayz sürelerinde
yaptığı gibi yap. İkinci tavsiyeye gelince; ya-pabilirsen şöyle yaparsın. Öğle
namazını ikindi namazı girinceye kadar tehir eder, vakit girmeden önce gusül
abdesti alır ve öğleyi kılarsın. Arkasından da vakti girmiş ikindiyi derhal
kılmak sureliyle öğle ve ikindiyi birleştirirsin. Akşamı da yatsının vakti
girmeden az önceye kadar tehir eder, sonra gusül abdesti alır ve akşam ile yatsı
namazlarını birleştirerek kılarsın. Öğle ve ikindi de yaptığın gibi, birini
vaktin son cüzünde, ötekini de giren vaktin ilk cüzlerinde kılmak suretiyle
birleştirirsin. Sabah için ayrıca gusül abdesti alır ve kılarsın. Yapabildiğin
takdirde namazları böyle kıl ve orucunu tut.' Rasûlüllah, 'bu sonuncusu, iki hal
çaresinden en çok sevdiğimdir,1 buyurdu." (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Tirmizî
rivayet etmiştir. Tirmizî şöyle demiştir: "Bu hadis hasen sahihtir, Buhârî'ye bu
hadisi sordum, o da 'hasendir,' dedi." Ahmed b. Hanbel de hadisin hasen sahih
olduğunu söylemiştir.) Hattâbi, bu hadisin izahına şunları eklemiştir. "Hadiste
zikri geçen Cahş kızı Hamne, daha önce günleri belirtilmiş olmayıp yeni ay hali
gören ve hayz kanıyla diğerlerini ayırtedemeyen biriydi. Devam eden kan görmeye
başlayınca, Rasûlüllah, cevabında kadınlar arasında çoğu kerre yerleşmiş olan
kanaatle emretmiştir. Kadınların çoğu kerre her ayda bir defa hayz görmelerine
göre beyan etmiştir. Bu hususta Rasûlüllah'm, "kadınların hayz gördüğü ve
hayzlanndan temizlendikleri gibi temizlen" buyurması buna delalet eder. Hayz,
gebelik, bulûğ çağı gibi kadınlarla ilgili işlerde, birbirlerine mukayese ederek
hüküm vermeye bu hadis temel olmuştur."
c) Kadınların belli günleri olmaması hali. Ancak hayz kanıyla diğerlerini
ayirtedebüecek bir durumdaysa, ayırtederek hayzı belirler. Ebu Hu-beyş kızı
Fatıma hastalık kanı gördüğünde Ncbî (aleyhisselam) ona şöyle dedi: "O hayz kanı
tanınan siyah bir kandır. Onu gördüğün zaman namazdan vazgeç. Bundan başka
gördüğünde abdest al ve namazını kıl. Çünkü bu bir damar kanıdır." (Bu hadis "hayzın
rengi" bölümünde geçti.)
3. Hastalık kanının hükümleri: îstihazeliye ait aşağıda özetlediğimiz birkaç
hüküm vardır:
a) Vakitlerden herhangi bir vakit ve namaz için gusül alması gerekmez. Ancak
hayz kesildiği zaman bir defa yıkanır. Önceki ve sonraki âlimlerin çoğu böyle
demişlerdir.
b) Her namaz için abdest alması gerekir. Buhârî'nin rivayetinde Rasûlüllah şöyle
buyurdu: "Sonra her namaz İçin abdest al." Mâlik'e göre, her namaz için abdest
alması müstehaptir. Abdest bozulmadan abdest vacip olmaz.
c) Abdestten önce organın yıkanması. Kanı engellemek veya azaltmak için bir bez
veya pamuk parçası koyar. Bununla kan kesilmezse organına bir bez parçası sarar
ve bağlar. Böyle yapmak vacip değil, ancak evladır.
. d) Cumhur ulemaya göre namaz vakti girmeden önce, abdest almaması. Çünkü onun
temizlenmesi zaruridir, ihtiyaç vaktinden önce yapılması caiz olmaz,
e) Kan aklığı halde, kocasının cinsî temasta bulunması caizdir. Çünkü cİmânın
haram olduğuna dair bir delil vârid olmadı, lbn Abbâs şöyle demiştir: "Islihazcli
kadın, namaz kıldığı zaman kocası ona gelebilir. Çünkü namaz kılmak daha Önemli
bir iştir." (Bu rivayet Buhâri'nindİr.) Yani şunu kaydediyor. Kari aktığı halde
namaz kılması caiz olunca, namaz için temizlik daha fazla gereklidir. Öyleyse,
cima da caizdir. Hamne kızı Ikrime'den rivayeten: "îkrime istihazeli olduğu
zaman kocası onunla cima ederdi." (Hadisi Ebû Dâvûd ve Beybâkî rivayet etmiştir.
Nevevî, isnadı hasen demiştir.)
f) İstihazeli kadın için temiz kadınların hükmü vardır. Namaz kılar, oruç tutar,
itikâfa girer, Kur'an okur, mushafa dokunur, onu taşır ve bütün ibadetleri
yapar. Bu konularda icmâ vardır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi