Fikih - 12 Tahiyatulmescid - Fikhussunne
Tahiyyet'ül-Mescid Namazı
Buharı, Müslim, Tirmizî, Ncsâî, Ibn Mâcc ve Ebû Davud'un Ebû Katâde (r.a.)'den
rivayetlerinde Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellcm şöyle buyurdu: "Sizden
biriniz mescide geldiği zaman oturmadan Önce iki rek'at namaz kılsın."
2.10.7. Mescİdlerîn En Faziletlisi
Beyhakî'nin Cabir (r.a.)'den rivayetinde Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu: "Mescid-i Haramdaki bir namaz, yüzbin namaza bedeldir. Benim
mescidimde kılınan bir namaz, bin namaza bedeldir. Beyt-ül Makdis'deki bir namaz
beş yüz namaza bedeldir."
Ahmeci'in rivayet ettiği hadîste Ncbî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Benim
mescidimde kılınan namaz Mescid~i Haramdan başka diğer mescidlerde kılınan
namazlardan bin defa daha efdaldir. Mescid-i Haramda kılınan namaz benim bu
mescidimde kılınandan yüz kat daha efdaldir. "
Buharı, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve Ibn Mâce'nin rivayet etliği hadiste
Nebi aleyhisselam şöyle buyurdu: "Üç mescidden başkası için yolculuk yapılmaz.
Mescid-i Haram, benim şu mescidim, bir de Mes-cid-üt Aksa."
2.10.8. Mescİdlerin Süslenmesi
Ahmcd, Ebû Dâvûd, Nesâî, îbn Mâce ve Ibn Hibbân'ın Enes (r.a.)'den rivayet
ederek, Ibn Hibbân'm sahih saydığı hadiste Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu:
insanlar yaptıkları mescidlerle övünmedikçe kıyamet kopmaz." Ibn Huzeyme'nin
lâfzı ise şöyledir: "insanlar üzerine, mescidlerle övünecekleri, sonra pek azı
hariç onları onarmayacaklan bir zaman gelecektir."
Ebû Dâvûd ve İbn Hibbân'ın Ibn Abbâs (r.a.)'dan rivayet ettiği Ibn Hibbân'ın
sahih saydığı hadiste Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Mes-
cidleri ihtiyaçtan fazla yükseltmek ve ihtişamlı yapmakla emrolunma-dım." Ebû
Davud'un ilâvesinde Ibn Abbâs (r.a.) şöyle demiştir: "Mescid-leri yahudi ve
hıristiyanlann süslediği gibi süsleyeceksiniz."
Ibn Huzeyme'nin rivayet edip, sahîh saydığı bir hadiste; Ömer (r.a.) mescid
yapılmasını emrederek şöyle dedi: "İnsanları yağmurdan koruyacak bir mescid
yapın. O 'nu kırmızı veya sarıya boyamaktan sakının. Çünkü insanları oyalar."
(Bu hadisi Buharî ta'lîken rivayet etmiştir.)
2.10.9. Mescİdlerin Temizliği ve Kokulanması
Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ibn Mâcc ve Ibn Hibbân'm Âişe'dcn (r.a.) iyi bir
senetle rivayet etliklerine göre, Nebi aleyhisselam mescid ya-pılmasım, onların
temizlenmesini, kokulanmasını emretti. Ebû Davud'un lâfzı ise şöyledir: "Rasûiüllah
evlerimizde mescid yapmamızı ve onları güzel yapıp temizlememizi bize
emrederdi." Ömer (r.a.) minberde oturduğu zaman Abdullah mescİddcki taşları
düzeltirdi. Enes (r.a.)'dcn rivayc-ten; Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellcm:
"Ümmetimin mükâfatı bana arz olundu. Kişinin mescidden çıkardığı kırpıntılar
bile..." (Hadîsi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiş, İbn Huzeymc de
sahîhlemiştir.)
2.1010. Mescİdlerin Korunması
Mcscidler ibadet evleri olup, pisliklerden, kokulardan korunması gerekir.
Müslim'e göre Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Şüphesiz idrar ve pislik şu
mescidlerin hiçbirine uygun değildir. Onlar sadece Kur'ân okumak içindir."
Ahmed'in sahîh senetle rivayet ettiği hadîste Ncbî aleyhisselam şöyle buyurdu:
"Sizden biriniz balgam çıkardığı zaman onu gömsün. Bir mü'minin cildine ve
elbisesine dokunup ona eziyet verebilir." Buhârî ve Ahmed'in Ebû Hürcyrc
(r.a.)'den rivayetlerinde Ncbî alcy-hissclam şöyle buyurdu: "Sizden biriniz
namaza kalktığı zaman önüne tükürmesin, çünkü namazda olduğu müddetçe Allah'a
niyazda bulunur. Sağ tarafına tükürmesin, çünkü sağ tarafında melek vardır. Sol
tarafına veya ayağının altına tükürüp tükürüğünü gömsün." Câbîr (r.a.)'den
rivayet edilerek sahîh oiduğunda ittifak edilen hadiste Nebî aleyhisselam şöyle
buyurdu: "Kim soğan, sarmısak, pırasa yerse mescidlerimize yaklaşmasın. Çünkü
melekler ademoğlunun eziyet duyduğu şeyden eza duyarlar." Cuma günü Ömer (r.a.)
bir hutbe okuyarak şöyle dedi: "Ey insanlar sizler iki sebze yiyorsunuz. Ben
onları hoş görmüyorum. Onlar da soğan ve sarmı-sakdır. Vallahi Rasûlüllah'ı
gördüm, soğan ve sarmısak kokusu bir adamda bulunduğu zaman dışarı çıkarılmasını
emrederdi. Biz de onu Bekî' de-
nilen yere çıkarırdık. Kim soğan ve sarmısak yiyecekse pişirmek suretiyle
kokularını gidersin." (Bu hadisi Ahmed, Müslim ve Nesâî rivayet etmiş-tir.)
2.10.22. Mescidde Yitik İlân Etmek,
Alış-Veriş Yapmak ve Şiir Söylemek
Ebu Hüreyrc (r.a.)'dcn rivayeten Rasûlüllah sallaSlahu aleyhi ve sel-lem şöyle
buyurdu: "Her kim mescidde yitiğini ilân eden bir adamı işitirse ona, 'Allah onu
sana buldurmasın, mescidler bunun için yapılmamıştır,' desin." (Bu hadisi Müslim
rivayet elmişür.) Yine Ebu Hüreyrc (r.a.)'den rivayeten Ncbî aleyhi sselam şöyle
buyurdu: "Mescidde bir şey satan veya alanı gördüğünüz zaman, 'Allah ticaretine
kâr ettirmesin,' deyin." (Hadîsi Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisi
hase-n saymıştır.) Abdullah lbn Ömer (r.a.)'dcn rivayet olunduğuna göre,
Abdullah demiştir ki: "Rasûlüllah mescidde alış-verişi, şiir söylemeyi, yitiğini
ilân etmeyi yasak etmiştir. Yine cuma günü namazdan önce halkalar şeklinde
oturmayı neh yetmişi ir." (Hadîsi Buharı, Müslîm, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâ-vûd
rivayet etmiş, Tirmizî sahîhlcmiştir.) Nchycdüen şiir müslümanı kötülemek,
zalimi methetmek için yazılan çirkin güftesi olan şiirdir. Fakat hikmet, İslâm'ı
medh, iyiliğe teşvik için olursa bunda bir beis yoktur. Ebu Hürcyre (r.a.)'den
rivayeten: Ömer (r.a.) mescidde şiir söyieyen Hassan (r.a.)'a uğradı. Ömer
(r.a.) ona bakınca Hassan (r.a.): "Ya Ömer, senden daha hayırlısı mescidde iken,
ben burada şiir okurdum," dedi ve Ebû Hü-reyre'ye dönerek; "Ailah için sana
soruyorum. Rasûlüllah'ın bana; "Cevap ver benim adıma," dediğini ve "Allah'ım
onu Ruh-ül Kudüs'le teyid et," buyurduğunu duydun mu?" dedi. Ebû Hüreyrc de:
"Evet," diye cevap verdi. (Bu hadis Buharı ve Müslîm'dc kayıtlıdır.)
2.10.12. Mescidde Dilenmek
Şeyh-ül İslâm lbn Teymiyye şöyle demiştir: "Mescidde ve mescidin dışında
dilenmek zaruret olmadıkça haramdır. Ancak zaruret varsa mescidde diienilebilir.
Fakat insanların başlarının üzerinden atlayarak onlara eziyet etmez.
Anlattıklarında yalan söylemez, hatip hutbe okurken veya insanlar ilimle meşgul
iken onları rahatsız edecek şekilde bağırıp çağırmaz. Bunları yapmadan dilenmesi
caizdir."
2.10.13. Mescidde Yüksek Sesle Konuşmak
Mescidde namaz kılanları karıştıracak şekilde Kur'ân okumak bile olsa sesi
yükseltmek haramdır. Ancak ilim dersleri müstesnadır, lbn Ömer (r.a.)'den
rivayeten: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, insanlar namaz kılarlarken
yanlarına çıktı. Kur'ân okurlarken sesleri yükselmişti. Onlara şöyle buyurdu:
"Namaz kılan, Rabbiyte fısıldaşıyor. Ne ile niyaz elliğine dikkat etsin. Dazınız
birbirinize karşı açıktan okumasın." (Hadisi Ahmcd sahîh bir senetle rivayet
etti. Ebû Sa'îd-il Hudrî (r.a.)'m rivayet ettiği bir hadise göre; Ncbî
aleyhisselam, mescidde itikâfa girmişti. Cemaatin, kırâcti açıktan yaptıklarını
işitince örtüyü açtı ve onlara: "Dikkat! Hepiniz Rabbinize niyazda
bulunuyorsunuz. Birbirinize eziyet etmeyin. Kırâelle birbirinize karşı sesinizi
yükseltmeyiniz." (Bu hadîsi Ebû Dâvûd, Bcyhakî, Nesâî ve Hâkim rivayet etmiş,
Hâkim, 'Buharı ve Müslim'in şartlarına göre hadîs sahihtir," demiştir.)
2.10.14. Mescidde Konuşmak
Nevcvî; mescidde, mubah olan sözleri, dünya ve gayriye ait mubah işleri konuşmak
caizdir," demiştir. Hattâ bu sözler mubah olduğu müdde1-çe, sonunda gülmek de
olsa caizdir. Câbir bin Scmûre (r.a.)'in rivayet ettiği hadiste Câbir demiştir
kî: "Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldığı namazgahta
güneş doğuncaya kadar bekler, güneş doğunca kalkardı. Bu arada sohbet yaparlar,
cahilİyct işlerinden anlatırlar; ashab güler, Rasûlüllah ise tebessüm ederdi."
(Hadîsi Müslîm rivayet etmiştir.)
2.10.15. Mescidde Yemek/İçmek ve Uyumanın Mubah Oluşu
lbn Ömer (r.a.)'dcn rivayeten; o demiştir ki: "Biz Rasûlüllah'ın zamanında
mescidde kuşluk vakıi uyurduk. O zaman biz gençtik." Nevcvî şöyle demiştir: "Ashab-ı
Suffc ve Uranibbîler, Ali, Safvân bin Ümcyyc ve sahabeden bir cemaat mescidde
uyurlardı. Sümâmc ise müslüman olmadan önce mescidde gecclemişti. Bunların hepsi
Rasûlüllah'ın zamanında olmuştur." Şafiî cl-Üm" adlı kitabında şöyle der:
"Müşrikin mescidde gecelemesi caiz olunca, müslüman da geceleyebilir." Yine
Şafiî "Muhtasar" adlı kitabında; "Müşrik bir kimsenin Mcscid-i Haram müstesna
diğer mcscidlerde gecelemesinde bir beis yoktur." demiştir. Abdullah bin Halis
(r.a.): "Rasûlüllah'ın zamanında mescidde ekmek ve et yerdik," demiştir.
(Abdullah bin Halis (r.a,)'in bu sözünü lbn Mâce iyi bir senetle rivayet
etmiştir.)
2.10.16. Parmaklan Kenetlemek
Namaza çıkarken ve mescidde namazı beklerken parmaklan kenetlemek mekruhtur.
Bunun dışında mescidde bile olsa parmaklan kenetlemek mekruh değildir. Ka'b
(r.a.)'dan rivayeten: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve selîem şöyle buyurdu:
"Sizden biriniz abdest alınca abdestini güzel alır da sonra mescide çıkarsa,
parmaklarını birbirine kenetlemesin. Çünkü o namazdadır." (Hadisi Ahmcd, Ebû
Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir.) Ebu Saîd'il-Hudrî (r.a.)'den rivayeten; o
şöyle demiştir: "Rasûlüllah ile beraber mescide girdim. Bir adam parmaklarını
birbirine kenetleyerek oturmuştu. Rasûlüllah ona işaret elti. Fakat işaretini
anlamadı. Rasûlüllah ona dönerek şöyle buyurdu: "Sizden biriniz mescidde iken
ellerini kenetlemesin. Çünkü bu is şeytandandır. Sizden biriniz mescidden
çıkıncaya kadar namazdadır." (Hadisi Ahmcd rivayet etmiştir.)
2.10.17. iki Direk Arasında Namaz Kılmak
îrnam ve lek kılan için iki direk arasında namaz kılmak caizdir. Buharı ve
Müslim'in îbn Ömer (r.a.)'dcn rivayet ettikleri hadîse göre; Ra-sûlüîlah
sallallahu aleyhi ve selicm Kabe'ye girince iki direk arasında namaz kıldı.
Sa'îd bin Cübeyr, İbrahim ct-Teymî ve Suvcyd bin Gufie iki sütun arasında
ccmaaîc imam olmuşlardı. Cemaatin ise, genişlik olduğu zaman safları keserek
direkler arasında kılması mekruhtur. Sıkışık anlarda ise mekruh değildir. Encs
(r.a.)'lcn rivayet olunduğuna göre, Encs (r.a.) şöyle demiştir: "İki direk
arasında namaz kılmaktan nehyolunmuştuk. Sonra tekrar serbest bırakıldık."
(Hadisi Hâkim rivayet etmiş ve sahîhl cm i şiir.) Muaviye bin Kurre, babasından
rivayeten şöyle demiştir: "Biz Rasûlüllah zamanında iki direk arasında saf
tutmaktan nchyolun-muştuk. Sonra tekrar serbest bırakıldık." (Hadisi İbn Mâce
rivayet etti. Hadîsin senedinde bilinmeyen bir adam vardır. Saîd bin Mansur "Sûncn-i
Hûda" kitabında hadisi îbn Mcs'ûd, İbn Abbâs ve Huzcyfc'den rivayet etmiştir.)
İbn Scyyid'ün-Nâs: "Sahabeden bunlara muhalefet eden bilinmemektedir." demiştir.
2.10.18. Namaz Kılmaktan Nehyolunan Yerler
Aşağıdaki yerlerde namaz kılmak nehycdilmiştir:
2.10.18.1. Mezarlıklarda Namaz Kılmak
Buharı, Müslim, Abmed ve Ncsâî'nİn Aişe'den (r.a.) rivayet ettiklerine göre;
Ncbî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Allah yahudi ve nasa-
ra'ya lanet etmiştir. Çünkü onlar peygamberlerin kabirlerini mescid edindiler."
Ahmed ve Müslim'in, Ebu Mirsed'ül-Ganevî'dcn rivayetlerinde Rasûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kabirlere karşı namaz kılmayınız ve
üzerlerinde oturmayınız." Yine Buharı ve Müslim'in Cündüb bin Abdullah el
Becclî'den rivayetlerinde, o şöyle demiştir: Rasû-lüllah'm vefat etmeden beş gün
önce şöyle buyurduğunu işittim: "Şüphesiz sizden öncekiler peygamberlerinin ve
salih insanların kabirlerini mescid ediniyorlardı. Dikkat! kabirleri mescid
edinmeyiniz. Sizi bundan sakındırırım." Aişe'den (r.a.) rivayeten Ümmü Seleme,
(r.a.) Habeş arazisinde Mariye denen bir kiliseden Rasûlüllab'a bahsetti.
Kilisede gördüğü resimleri anlattı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu: "Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerinden salih bir kul veya bir adam
öldüğü zaman kabri üzerine mescid yaparlar ve resimlerle süslerler. Bunlar Allah
katında insanların en serlisidir." (Hadîsi Buharî, Müslîm ve Ncsâî rivayet
etmiştir.) Yine Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve scilem, bir rivayete göre şöyle
buyurmuştur: "Allah kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirler üzerinde mescid
edinen ve kandil koyanlara lanet etmiştir." Alimlerin çoğu bu hadisi kabir,
namaz kılanın ister önünde olsun ister arkasında olsun kerahate hamlctmişlerdir.
Zahiriler ise, buradaki nehyi harama hamlederek 'mezarlıkta namaz bâtıldır,'
demişlerdir. Hadîslere uyan da budur. Hanbclîlcre göre, kabirde üç veya daha
fazla ölü bulunursa haramdır. Bir veya iki mezar olursa kabre döndüğü zaman
kerahatle beraber namaz sahihtir. Eğer kabre dönmezse kerahat yoktur.
2.10.18.2. Havra ve Kilisede Namaz Kılmak
Ebû Musa el-Eş'arî ve Ömer bin Abdülaziz kilisede namaz kıldılar. Şa'bî, 'Atâ,
İbn Sirîn kilisede namaz kılmakta bir beis görmezlerdi. Buharî şöyle demiştir: "İbn
Abbâs içinde resim olmayan kilisede namaz kılardı." Nccran ahalîsinden kiliseden
başka namaz kılacak temiz yer bulamayanlar Ömer (r.a.)'e mektup yazdılar. Ömer
mektubun cevabında, "su ve sidr-le onu temizleyin ve içinde namaz kılın," diye
yazdı. Hanefi ve Şafiî'ye göre ise; havra ve kilisede namaz kılmak mutlak olarak
mekruhtur.
2.10.18.3. Çöplük, Mezbaha, Yol Ortası, Deve Ağılı, Hamam ve Beytullah'm Üstünde
Namaz Kılmak
Zeyd bin Cübeyr'in, Davud bin Hüseyin'den, onun da ibn Ömer'den rivayet ettiğine
göre Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve seliem yedi yerde namaz kılmayı
nehyetmiştir: "Çöplükte, mezbahada, mezarda, yol ortasında,
hamamda, develerin ağılında ve Beylullah'ın üstünde." (Bu hadisi İbn Mâce, Abd
bin Humeyc ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizi 'senedi kuvvetli değil,' demiştir.)
Çöplük ve mezbahada namaz kılmanın nehyedilmcsinde-ki sebeb, pislik yerleri
olduğu İçindir. Bir mahfaza olmadan burada namaz kılmak haramdır. Eğer mahfaza
olursa cumhur ulemaya göre mekruhtur. Ahmcd ve Zahir ehline göre ise haramdır.
Devenin ağılında namaz kılmanın nchycdilmcsi, cinden yaratılmış olmasındandır.
Başka se-bebler de gösterilmiştir. Deve ağılında namaz kılmanın hükmü daha Önce
geçenlerin hükmü gibidir. Yol ortasında namaz kılmanın nehyedilmesi, genellikle
insanlar geçtiği için gürültünün çokluğundan kalbin meşgul olması ve huzurun
gitmesine sebebiyet vermesindendir. Kabe'nin üzerinde namaz kılmanın sakıncasına
gcÜncc; bu durumda namaz kılan beyte karşı değil de onun üzerinde kılmış olur.
Bu da emre muhaliftir. Bunun için alimlerin çoğu Kabe'nin üstünde namaz kılmanın
sahih olmadığı görüşündedirler. Hancfiler ise, Kabe'ye tazimi terkeımek olduğu
için kerahatle beraber caizdir, demişlerdir. Hamamda namaz kılmanın kerahati
ise, pislik yeri oİduğu içindir. Burada namaz kılmanın mekruh olduğu görüşü ise,
âlimlerin çoğunun görüşüdür. Ahmcd, Zahirîler ve Ebû Sevr ise, 'hamamda namaz
sahîh değildir,' demişlerdir.
2.10.19. Kabe'nin İçinde Namaz
Kabe'nin içinde namaz farz olsun nafile olsun sahihtir. Ibn Ömer (r.a.)'den
rivayeten; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah, Üsâme bin Zcyd, Bilâl, Osman bin Talha
Bcytullah'a geldiler. Kapıyı kapadılar.'Kapıcı çıkınca içeri ilk giren ben
oldum. Bilâl ile karşılaştım ve ona sordum: 'Rasûlüllah namaz kıldı mı?' 'Evet,
Yemen tarafındaki iki direk arasında kıldı,' dedi." (Hadisi Buharı, Müslim ve
Ahmed rivayet etmiştir.)
2.10.20. Namaz Kılanın, Önüne Sütre Koyması
• 2.10.20.1. Sütrenin Hükmü
Namaz kılanların, önünden geçenleri engellemek ve gözünün ileri bakmasına mâni
olmak için önüne sütre koymaları müstchabdır. Ebû Sa'îd hadisinde Rasûiüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kılarken önüne
sütre koysun. Ve ona yaklaşsın." (Hadisi Ebu Davud ve İbn Mâce rivayet
etmiştir.) Ibn Ömer'den rİvayeten: "Rasülütİah sallaiiahu aleyhi ve scliem
Bayram'a çıkınca bir mızrak ister, önüne koyar ve ona doğru namaz kılardı.
Cemaat da arkasında saf tutardı.
Rasûlüllah bu işi seferde de yapardı. Sonra emirler de böyle yapmaya başladı."
(Hadisi Buharı, Müslim ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) Hanefi-ler ve Malikîlere
göre sütre koymak ancak önünden bir kimsenin geçmesi korkusu olduğu zaman
müslchabdır. Eğer kimsenin geçmeyeceğinden emin ise müstehab olmaz. İbn Abbâs'm
hadisine göre; Rasûlüllah sallaiiahu aleyhi ve sellem boş bir arazide namaz
kılarken önünde bir şey yoktu. (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Beyhakî rivayet
etmiş, Bcyhakî, "hadisin şahidi var olup bu şahit Fazıl ibn Abbâs'dan daha
sağlamdır,' demiştir.)
2.10.20.2. Sütre Ne İle Olur?
Namaz kılanın seccadenin ucunda da olsa önüne bir şey dikmesiylc sütre tahakkuk
eder. Saburc bin Ma'bcd (r.a.)'den rivayeten Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kıldığınız zaman bir okla dahi olsa
önüne sütre koysun." (Hadisi Ahmcd, Hâkim rivayet etmiş, Hâkim, 'hadis Müslim'in
şartına göre sahihtir.' demiştir. Heyscmî ise, 'Ahmed'in ravileri, sahihin
ravileridir,' demiştir.) Ebû Hürcyre (r.a.)'dcn rivayeten, Rasûlüllah sallallahu
aleyhi ve seilem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kıldığınız zaınan ön
tarafına bir sey koysun, bir sey bulamazsa bir sopa diksin, eğer sopa yoksa bir
hat çizsin ki önünden geçenler ona zarar vermesinler," (Hadisi Ahmcd ve Ebû
Dâvûd rivayet etmiştir. Hadîsi Ahmcd ve İbn Mcdinî sahihlediği gibi Ebû Dâvûd ve
İbn Hİbbhan da sahihlcmiştir. Bcyhakî, "sütre hükmünü açıklayan hadiste, bir
beis olmadığı kanaatindeyim," demiştir.) Yine Rasûlüllah'ıan rivayet olunduğuna
göre Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem direğe doğru namaz kıldı. Ağaca
doğru namaz kıldı ve Aişe'nin (r.a.) yaslanmış olduğu sedire doğru namaz kıldı.
Semer çıkıntısına doğru namaz kıldığı gibi, semere doğru da namaz kılmıştır.
Talha'dan rivayet olunduğuna göre, o şöyle demiştir: "Biz namaz kılardık.
Hayvanlar önümüzden geçerdi. Durumu Rasülüllah'a anlattık. Önünüze semer
çıkıntısı gibi bir şey koyun, o zaman geçenler zarar vermez, buyurdu." (Hadîsi
Ahmcd, Müslîm, Ebû Dâvûd, Ibn Mâce ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisin
sahih olduğunu söylemiştir.)
2.10.20.3. imamın Sütresi Cemaat İçin de Sütredir
İmamın sütresi, arkasındakiler için de sütre kabul edilir. Amr İbn Şuayb'in
babasından, onun da dedesinden rivayet ettiğine göre, dedesi şöyle demiştir:
"Rasûîüllah ile birlikte Mekke'ye yakın bir yerde indik. Namaz vakti gelince bir
duvara doğru namaz kıldı. Onu kıble edindi. Biz
de arkasmdaydık. O anda bir kuzu önünden geçmeye kalkıştı. Rasûlüllah, kuzunun
karnı duvara yapişmcaya kadar onunla mücadeleye devam etti. Ve kuzu ancak
arkasından geçebildi." (Hadisi Ahmcd ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) İbn Abbâs
(r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Akıl baliğ olduğum zaman
bir gün merkebe binmiş gidiyordum. Rasûlüllah Mina'da cemaate namaz kıldırırken
birkaç safın önünden geçtim. Merkebi otlatmak için salıp safa girdim. Hiç kimse
beni bu konuda kınamadı." (Hadisi Buharı, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve
İbn Mâce rivayet etmiştir.) Bu hadîslerde ccmaaüc namaz kılanların önünden
uzaktan geçmenin cevazına ve sütrenin imam ve yalnız kılan için meşru olduğuna
delâlet vardır.
2.10.20.4. Sütreye Yakın Durmanın Müstelıab Oluşu
Bcğavî şöyle demiştir; "İlim ehli sütrc ile arasında secde edecek kadar bir yer
kalacak şekilde sülreye yaklaşmayı müstehab görmüşlerdir." Safların arası da
böyledir. Geçen hadîste sütreye yaklaşma ifadesi vardır. Bilâl (r.a.)'dcn
rivayeten: "Rasûlüllah duvarla arasında üç zira olduğu halde namaz kılmıştır."
(Hadisi Ahmed, Nesâî rivayet etmiş, Buharî de hadisi manen rivayet etmiştir.)
Sehl bin Sa'd'den rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlüllah'm
namazgahının önünde bir koyun geçecek kadar yer bulunurdu." (Hadisi Buharî ve
Müslîm rivayet etmiştir.)
2.10.20.5. Namaz Kılanla Sütrenin Arasından Geçmenin Haram Oluşu
Bcğavî şöyle demiştir: "İlim ehli sütre ile arasında secde edecek kadar' bir yer
kalacak şekilde sülrcye yaklaşmayı müstehab görmüşlerdir." Safların arası da
böyledir. Geçen hadiste sütreye yaklaşma ifadesi vardı. Bilâl (r.a.)'dcn
rivayeten: "Rasûlüllah duvarla arasında üç zira olduğu halde namaz kılmıştır."
(Hadisi Ahmed, Nesâî rivayet etmiş, Buharî de hadisi mânen rivayet etmiştir.)
Sehl bin Sa'd'den rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlüllah'm
namazgahının önünde bir koyun geçecek kadar yer bulunurdu." (Hadisi Buharî ve
Müslîm rivayet etmiştir.)
2.10.20.5. Namaz Kılanla Sütrenin Arasından Geçmenin Haram Oluşu
Hadisler namaz kılanla sütresinin arasından geçmenin haramlığım göstermektedir
ki bu büyük günâhlardan sayılmıştır. Büsr bin Sa'îd'den ri-
vayet olunduğuna göre şöyle demiştir: "Zcyd bin Halid Büsr'ü, Ebû Cü-heym'e,
Rasûlüllah'dan namazı kılanın önünden geçen hakkında işittiği şeyi sormaya
gönderdi. Ebu Cüheym (r.a.) Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle
buyurduğunu nakletti: "Namaz kılanın önünden geçen kazandığı günâhı bilseydi,
Önünden geçtnektense kırk yıl beklemenin daha hayırlı olduğunu anlardı." (Hadisi
Buharî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce rivayet etmiştir.) Zeyd
bin Halid'den rivayeten; Ncbî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Namaz kılanın önünden
geçen kazandığı günâhı bilseydi, önünden geçmeklense kırk mevsim beklemesi
kendisi için daha hayırlı olurdu." (Hadisi Bczzâr sahih bir senetle rivayet
etmiştir.) İbn Kayyım demiştir ki; İbn Hibban ve diğerleri, "hadîste geçen
ha-ramlık, kişi sülreye doğru kıldığı zamandır. Eğer kılanın önünde sütre yoksa
önünden geçmek haram olmaz," demişlerdir. Ebû Hatim (İbn Hibban) bu görüşe,
kendi Sahih'inde Muttalib bin Ebî Vcda'dan rivayet elliği hadisle delil
getirmiştir. Ebû Veda' demiştir ki: "Rasûlüllah'i tavaf bitince gördüm. Tavaf
yapılan yerin kenarına gelip iki rek'at namaz kıldı. Rasûlüllah ile tavaf
edenler arasında hiç bir şey (sütre) yoktu." Ebu Hâlim şöyle demiştir: "Bu
haberde namaz kılanın önünde sülre olmadığı zaman önünden geçmenin mubah
olduğuna delil vardır. Ayrıca bu hadiste namaz kılanın Önünden geçmek hakkında
varid olan tehditle, sütreye karşı kılanın kasdedildiğini, yoksa sütre olmadığı
zaman geçmeye dair olmadığını göstermekledir." Ebu Hâlim; "Rasûlüllah namaz
kılarken kendisiyle tavaf edenler arasında sütre olmadığını" beyan etlikten
sonra, Multaiib hadisine işaret ederek dedi ki: "Nebî aleyhissclam'ı Haccr-i
Esvcd köşesine karşı namaz kılarken gördüm. Önünde sütre olmadığı halde erkek ve
kadınlar önünden geçiyordu." Rasûlüllah'm mescidine gelince; eğer orada sütresiz
kılarsa veya sütre olup da, sütreden uzak olursa esah oİan kusurlu olmayıp
engellenemeyeceğidir. Bu durumda namaz kılanın önünden geçmek haram da değildir.
Ancak geçmemek daha evlâdır.
2.10.20.6. Namaz Kılanın, Önünden Geçeni Engellemesinin Meşru Oluşu
Namaz kılahm, sütrc edindiği zaman, insan olsun hayvan olsun önünden geçene mani
olması meşrudur. Eğer geçen, sütrenin dışında ise onu engellemek meşru değildir.
Onu geçmesi zarar da vermez. Humeyd bin Hilâl'dcn rivayet olunduğuna göre; o
şöyle demiştir: 'Ben ve arkadaşım hadis müzakere ederken, Ebû Salih es-Semmân
şöyle dedi: "Ebû Sa'îd'den işittiğimi ve gördüğümü sana anlatayım. Ben ve Ebû
Sa'îd'il-
Hudrî cuma günü, önünde insanların geçmesini engelleyen sütre olduğu halde namaz
kılarken, Ebû Muayt kabilesinden bir genç girip önünden geçmek istedi. Onun
boğazından iterek engelledi. Genç, çıkacak bir yer bulamayınca yine geçmek
istedi. Ebû Sa'îd birincisinden daha şiddetli bir şekilde onu boğazından tutup
geri itti. Genç dikilerek Ebû Sa'îd'e sataştı. Sonra insanlar kalabalık bir
halde, olanları Mervan'a şikâyet etmeye gittiler. Ebû Saîd de, Mervan'ın
huzuruna girerek şöyle dedi: 'Sana ve kardeşinin oğluna ne oluyor da, sana
şikâyete geliyor?' Ebû Sa'îd 'Nebi aleyhisselâm'm şöyîc buyurduğunu işittim1
dedi: "Sizden biriniz sütreye namaz kıldığınız zaman, önünüzden birisi geçmek
isterse ona engel olsun. Eğer karşı gelirse onunla çalışsın. Çünkü o şeytandır."
(Hadisi Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.)
2.10.20.7. Namazı Hiçbir Şey Kesmez
Ali, Osman, İbn Müseyyeb, Şa'bi, Malik, Şafiî, Süfyân-ı Sevrî ve Hanefiicr
namazı hiçbir şeyin kesmeyeceği görüşündedirler. Ebû Dâ-vûd'un Ebû'l-Veddâk'den
rivayet ettiği hadiste Ebû'l-Veddâk şöyle demiştir: "Kureyş'dcn bir genç Ebû
Sa'îd'in önünden geçerken Ebû Sa'îd onu engelledi. Tekrar geçmeye davranınca
yine engelledi. Üç kere bu durum tekrar etti. Sonra Namazı bitirince; 'şüphesiz
namazı hiçbir şey kesmez.' dedi. Çünkü Rasûlüllah: "önünüzden geçeni gücünüz
yettiğince engelleyin, çünkü o şeytandır." buyurmuştur."
İslami Okul Okulların En Önemlisi