Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 12 Tahiyatulmescid - Fikhussunne

Tahiyyet'ül-Mescid Namazı

Buharı, Müslim, Tirmizî, Ncsâî, Ibn Mâcc ve Ebû Davud'un Ebû Katâde (r.a.)'den rivayetlerinde Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellcm şöyle buyurdu: "Sizden biriniz mescide geldiği zaman oturmadan Önce iki rek'at namaz kılsın."

2.10.7. Mescİdlerîn En Faziletlisi

Beyhakî'nin Cabir (r.a.)'den rivayetinde Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Mescid-i Haramdaki bir namaz, yüzbin namaza bedeldir. Benim mescidimde kılınan bir namaz, bin namaza bedeldir. Beyt-ül Makdis'deki bir namaz beş yüz namaza bedeldir."
Ahmeci'in rivayet ettiği hadîste Ncbî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Benim mescidimde kılınan namaz Mescid~i Haramdan başka diğer mescidlerde kılınan namazlardan bin defa daha efdaldir. Mescid-i Haramda kılınan namaz benim bu mescidimde kılınandan yüz kat daha efdaldir. "
Buharı, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve Ibn Mâce'nin rivayet etliği hadiste Nebi aleyhisselam şöyle buyurdu: "Üç mescidden başkası için yolculuk yapılmaz. Mescid-i Haram, benim şu mescidim, bir de Mes-cid-üt Aksa."

2.10.8. Mescİdlerin Süslenmesi

Ahmcd, Ebû Dâvûd, Nesâî, îbn Mâce ve Ibn Hibbân'ın Enes (r.a.)'den rivayet ederek, Ibn Hibbân'm sahih saydığı hadiste Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: insanlar yaptıkları mescidlerle övünmedikçe kıyamet kopmaz." Ibn Huzeyme'nin lâfzı ise şöyledir: "insanlar üzerine, mescidlerle övünecekleri, sonra pek azı hariç onları onarmayacaklan bir zaman gelecektir."
Ebû Dâvûd ve İbn Hibbân'ın Ibn Abbâs (r.a.)'dan rivayet ettiği Ibn Hibbân'ın sahih saydığı hadiste Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Mes-
cidleri ihtiyaçtan fazla yükseltmek ve ihtişamlı yapmakla emrolunma-dım." Ebû Davud'un ilâvesinde Ibn Abbâs (r.a.) şöyle demiştir: "Mescid-leri yahudi ve hıristiyanlann süslediği gibi süsleyeceksiniz."
Ibn Huzeyme'nin rivayet edip, sahîh saydığı bir hadiste; Ömer (r.a.) mescid yapılmasını emrederek şöyle dedi: "İnsanları yağmurdan koruyacak bir mescid yapın. O 'nu kırmızı veya sarıya boyamaktan sakının. Çünkü insanları oyalar." (Bu hadisi Buharî ta'lîken rivayet etmiştir.)

2.10.9. Mescİdlerin Temizliği ve Kokulanması

Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ibn Mâcc ve Ibn Hibbân'm Âişe'dcn (r.a.) iyi bir senetle rivayet etliklerine göre, Nebi aleyhisselam mescid ya-pılmasım, onların temizlenmesini, kokulanmasını emretti. Ebû Davud'un lâfzı ise şöyledir: "Rasûiüllah evlerimizde mescid yapmamızı ve onları güzel yapıp temizlememizi bize emrederdi." Ömer (r.a.) minberde oturduğu zaman Abdullah mescİddcki taşları düzeltirdi. Enes (r.a.)'dcn rivayc-ten; Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellcm: "Ümmetimin mükâfatı bana arz olundu. Kişinin mescidden çıkardığı kırpıntılar bile..." (Hadîsi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiş, İbn Huzeymc de sahîhlemiştir.)

2.1010. Mescİdlerin Korunması

Mcscidler ibadet evleri olup, pisliklerden, kokulardan korunması gerekir. Müslim'e göre Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Şüphesiz idrar ve pislik şu mescidlerin hiçbirine uygun değildir. Onlar sadece Kur'ân okumak içindir." Ahmed'in sahîh senetle rivayet ettiği hadîste Ncbî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Sizden biriniz balgam çıkardığı zaman onu gömsün. Bir mü'minin cildine ve elbisesine dokunup ona eziyet verebilir." Buhârî ve Ahmed'in Ebû Hürcyrc (r.a.)'den rivayetlerinde Ncbî alcy-hissclam şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaza kalktığı zaman önüne tükürmesin, çünkü namazda olduğu müddetçe Allah'a niyazda bulunur. Sağ tarafına tükürmesin, çünkü sağ tarafında melek vardır. Sol tarafına veya ayağının altına tükürüp tükürüğünü gömsün." Câbîr (r.a.)'den rivayet edilerek sahîh oiduğunda ittifak edilen hadiste Nebî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Kim soğan, sarmısak, pırasa yerse mescidlerimize yaklaşmasın. Çünkü melekler ademoğlunun eziyet duyduğu şeyden eza duyarlar." Cuma günü Ömer (r.a.) bir hutbe okuyarak şöyle dedi: "Ey insanlar sizler iki sebze yiyorsunuz. Ben onları hoş görmüyorum. Onlar da soğan ve sarmı-sakdır. Vallahi Rasûlüllah'ı gördüm, soğan ve sarmısak kokusu bir adamda bulunduğu zaman dışarı çıkarılmasını emrederdi. Biz de onu Bekî' de-
nilen yere çıkarırdık. Kim soğan ve sarmısak yiyecekse pişirmek suretiyle kokularını gidersin." (Bu hadisi Ahmed, Müslim ve Nesâî rivayet etmiş-tir.)

2.10.22. Mescidde Yitik İlân Etmek,

Alış-Veriş Yapmak ve Şiir Söylemek
Ebu Hüreyrc (r.a.)'dcn rivayeten Rasûlüllah sallaSlahu aleyhi ve sel-lem şöyle buyurdu: "Her kim mescidde yitiğini ilân eden bir adamı işitirse ona, 'Allah onu sana buldurmasın, mescidler bunun için yapılmamıştır,' desin." (Bu hadisi Müslim rivayet elmişür.) Yine Ebu Hüreyrc (r.a.)'den rivayeten Ncbî aleyhi sselam şöyle buyurdu: "Mescidde bir şey satan veya alanı gördüğünüz zaman, 'Allah ticaretine kâr ettirmesin,' deyin." (Hadîsi Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisi hase-n saymıştır.) Abdullah lbn Ömer (r.a.)'dcn rivayet olunduğuna göre, Abdullah demiştir ki: "Rasûlüllah mescidde alış-verişi, şiir söylemeyi, yitiğini ilân etmeyi yasak etmiştir. Yine cuma günü namazdan önce halkalar şeklinde oturmayı neh yetmişi ir." (Hadîsi Buharı, Müslîm, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâ-vûd rivayet etmiş, Tirmizî sahîhlcmiştir.) Nchycdüen şiir müslümanı kötülemek, zalimi methetmek için yazılan çirkin güftesi olan şiirdir. Fakat hikmet, İslâm'ı medh, iyiliğe teşvik için olursa bunda bir beis yoktur. Ebu Hürcyre (r.a.)'den rivayeten: Ömer (r.a.) mescidde şiir söyieyen Hassan (r.a.)'a uğradı. Ömer (r.a.) ona bakınca Hassan (r.a.): "Ya Ömer, senden daha hayırlısı mescidde iken, ben burada şiir okurdum," dedi ve Ebû Hü-reyre'ye dönerek; "Ailah için sana soruyorum. Rasûlüllah'ın bana; "Cevap ver benim adıma," dediğini ve "Allah'ım onu Ruh-ül Kudüs'le teyid et," buyurduğunu duydun mu?" dedi. Ebû Hüreyrc de: "Evet," diye cevap verdi. (Bu hadis Buharı ve Müslîm'dc kayıtlıdır.)

2.10.12. Mescidde Dilenmek

Şeyh-ül İslâm lbn Teymiyye şöyle demiştir: "Mescidde ve mescidin dışında dilenmek zaruret olmadıkça haramdır. Ancak zaruret varsa mescidde diienilebilir. Fakat insanların başlarının üzerinden atlayarak onlara eziyet etmez. Anlattıklarında yalan söylemez, hatip hutbe okurken veya insanlar ilimle meşgul iken onları rahatsız edecek şekilde bağırıp çağırmaz. Bunları yapmadan dilenmesi caizdir."

2.10.13. Mescidde Yüksek Sesle Konuşmak

Mescidde namaz kılanları karıştıracak şekilde Kur'ân okumak bile olsa sesi yükseltmek haramdır. Ancak ilim dersleri müstesnadır, lbn Ömer (r.a.)'den rivayeten: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, insanlar namaz kılarlarken yanlarına çıktı. Kur'ân okurlarken sesleri yükselmişti. Onlara şöyle buyurdu: "Namaz kılan, Rabbiyte fısıldaşıyor. Ne ile niyaz elliğine dikkat etsin. Dazınız birbirinize karşı açıktan okumasın." (Hadisi Ahmcd sahîh bir senetle rivayet etti. Ebû Sa'îd-il Hudrî (r.a.)'m rivayet ettiği bir hadise göre; Ncbî aleyhisselam, mescidde itikâfa girmişti. Cemaatin, kırâcti açıktan yaptıklarını işitince örtüyü açtı ve onlara: "Dikkat! Hepiniz Rabbinize niyazda bulunuyorsunuz. Birbirinize eziyet etmeyin. Kırâelle birbirinize karşı sesinizi yükseltmeyiniz." (Bu hadîsi Ebû Dâvûd, Bcyhakî, Nesâî ve Hâkim rivayet etmiş, Hâkim, 'Buharı ve Müslim'in şartlarına göre hadîs sahihtir," demiştir.)

2.10.14. Mescidde Konuşmak

Nevcvî; mescidde, mubah olan sözleri, dünya ve gayriye ait mubah işleri konuşmak caizdir," demiştir. Hattâ bu sözler mubah olduğu müdde1-çe, sonunda gülmek de olsa caizdir. Câbir bin Scmûre (r.a.)'in rivayet ettiği hadiste Câbir demiştir kî: "Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldığı namazgahta güneş doğuncaya kadar bekler, güneş doğunca kalkardı. Bu arada sohbet yaparlar, cahilİyct işlerinden anlatırlar; ashab güler, Rasûlüllah ise tebessüm ederdi." (Hadîsi Müslîm rivayet etmiştir.)

2.10.15. Mescidde Yemek/İçmek ve Uyumanın Mubah Oluşu

lbn Ömer (r.a.)'dcn rivayeten; o demiştir ki: "Biz Rasûlüllah'ın zamanında mescidde kuşluk vakıi uyurduk. O zaman biz gençtik." Nevcvî şöyle demiştir: "Ashab-ı Suffc ve Uranibbîler, Ali, Safvân bin Ümcyyc ve sahabeden bir cemaat mescidde uyurlardı. Sümâmc ise müslüman olmadan önce mescidde gecclemişti. Bunların hepsi Rasûlüllah'ın zamanında olmuştur." Şafiî cl-Üm" adlı kitabında şöyle der: "Müşrikin mescidde gecelemesi caiz olunca, müslüman da geceleyebilir." Yine Şafiî "Muhtasar" adlı kitabında; "Müşrik bir kimsenin Mcscid-i Haram müstesna diğer mcscidlerde gecelemesinde bir beis yoktur." demiştir. Abdullah bin Halis (r.a.): "Rasûlüllah'ın zamanında mescidde ekmek ve et yerdik," demiştir. (Abdullah bin Halis (r.a,)'in bu sözünü lbn Mâce iyi bir senetle rivayet etmiştir.)

2.10.16. Parmaklan Kenetlemek

Namaza çıkarken ve mescidde namazı beklerken parmaklan kenetlemek mekruhtur. Bunun dışında mescidde bile olsa parmaklan kenetlemek mekruh değildir. Ka'b (r.a.)'dan rivayeten: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve selîem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz abdest alınca abdestini güzel alır da sonra mescide çıkarsa, parmaklarını birbirine kenetlemesin. Çünkü o namazdadır." (Hadisi Ahmcd, Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir.) Ebu Saîd'il-Hudrî (r.a.)'den rivayeten; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah ile beraber mescide girdim. Bir adam parmaklarını birbirine kenetleyerek oturmuştu. Rasûlüllah ona işaret elti. Fakat işaretini anlamadı. Rasûlüllah ona dönerek şöyle buyurdu: "Sizden biriniz mescidde iken ellerini kenetlemesin. Çünkü bu is şeytandandır. Sizden biriniz mescidden çıkıncaya kadar namazdadır." (Hadisi Ahmcd rivayet etmiştir.)

2.10.17. iki Direk Arasında Namaz Kılmak

îrnam ve lek kılan için iki direk arasında namaz kılmak caizdir. Buharı ve Müslim'in îbn Ömer (r.a.)'dcn rivayet ettikleri hadîse göre; Ra-sûlüîlah sallallahu aleyhi ve selicm Kabe'ye girince iki direk arasında namaz kıldı. Sa'îd bin Cübeyr, İbrahim ct-Teymî ve Suvcyd bin Gufie iki sütun arasında ccmaaîc imam olmuşlardı. Cemaatin ise, genişlik olduğu zaman safları keserek direkler arasında kılması mekruhtur. Sıkışık anlarda ise mekruh değildir. Encs (r.a.)'lcn rivayet olunduğuna göre, Encs (r.a.) şöyle demiştir: "İki direk arasında namaz kılmaktan nehyolunmuştuk. Sonra tekrar serbest bırakıldık." (Hadisi Hâkim rivayet etmiş ve sahîhl cm i şiir.) Muaviye bin Kurre, babasından rivayeten şöyle demiştir: "Biz Rasûlüllah zamanında iki direk arasında saf tutmaktan nchyolun-muştuk. Sonra tekrar serbest bırakıldık." (Hadisi İbn Mâce rivayet etti. Hadîsin senedinde bilinmeyen bir adam vardır. Saîd bin Mansur "Sûncn-i Hûda" kitabında hadisi îbn Mcs'ûd, İbn Abbâs ve Huzcyfc'den rivayet etmiştir.) İbn Scyyid'ün-Nâs: "Sahabeden bunlara muhalefet eden bilinmemektedir." demiştir.

2.10.18. Namaz Kılmaktan Nehyolunan Yerler

Aşağıdaki yerlerde namaz kılmak nehycdilmiştir:

2.10.18.1. Mezarlıklarda Namaz Kılmak

Buharı, Müslim, Abmed ve Ncsâî'nİn Aişe'den (r.a.) rivayet ettiklerine göre; Ncbî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Allah yahudi ve nasa-
ra'ya lanet etmiştir. Çünkü onlar peygamberlerin kabirlerini mescid edindiler." Ahmed ve Müslim'in, Ebu Mirsed'ül-Ganevî'dcn rivayetlerinde Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kabirlere karşı namaz kılmayınız ve üzerlerinde oturmayınız." Yine Buharı ve Müslim'in Cündüb bin Abdullah el Becclî'den rivayetlerinde, o şöyle demiştir: Rasû-lüllah'm vefat etmeden beş gün önce şöyle buyurduğunu işittim: "Şüphesiz sizden öncekiler peygamberlerinin ve salih insanların kabirlerini mescid ediniyorlardı. Dikkat! kabirleri mescid edinmeyiniz. Sizi bundan sakındırırım." Aişe'den (r.a.) rivayeten Ümmü Seleme, (r.a.) Habeş arazisinde Mariye denen bir kiliseden Rasûlüllab'a bahsetti. Kilisede gördüğü resimleri anlattı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerinden salih bir kul veya bir adam öldüğü zaman kabri üzerine mescid yaparlar ve resimlerle süslerler. Bunlar Allah katında insanların en serlisidir." (Hadîsi Buharî, Müslîm ve Ncsâî rivayet etmiştir.) Yine Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve scilem, bir rivayete göre şöyle buyurmuştur: "Allah kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirler üzerinde mescid edinen ve kandil koyanlara lanet etmiştir." Alimlerin çoğu bu hadisi kabir, namaz kılanın ister önünde olsun ister arkasında olsun kerahate hamlctmişlerdir. Zahiriler ise, buradaki nehyi harama hamlederek 'mezarlıkta namaz bâtıldır,' demişlerdir. Hadîslere uyan da budur. Hanbclîlcre göre, kabirde üç veya daha fazla ölü bulunursa haramdır. Bir veya iki mezar olursa kabre döndüğü zaman kerahatle beraber namaz sahihtir. Eğer kabre dönmezse kerahat yoktur.

2.10.18.2. Havra ve Kilisede Namaz Kılmak

Ebû Musa el-Eş'arî ve Ömer bin Abdülaziz kilisede namaz kıldılar. Şa'bî, 'Atâ, İbn Sirîn kilisede namaz kılmakta bir beis görmezlerdi. Buharî şöyle demiştir: "İbn Abbâs içinde resim olmayan kilisede namaz kılardı." Nccran ahalîsinden kiliseden başka namaz kılacak temiz yer bulamayanlar Ömer (r.a.)'e mektup yazdılar. Ömer mektubun cevabında, "su ve sidr-le onu temizleyin ve içinde namaz kılın," diye yazdı. Hanefi ve Şafiî'ye göre ise; havra ve kilisede namaz kılmak mutlak olarak mekruhtur.

2.10.18.3. Çöplük, Mezbaha, Yol Ortası, Deve Ağılı, Hamam ve Beytullah'm Üstünde Namaz Kılmak

Zeyd bin Cübeyr'in, Davud bin Hüseyin'den, onun da ibn Ömer'den rivayet ettiğine göre Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve seliem yedi yerde namaz kılmayı nehyetmiştir: "Çöplükte, mezbahada, mezarda, yol ortasında,
hamamda, develerin ağılında ve Beylullah'ın üstünde." (Bu hadisi İbn Mâce, Abd bin Humeyc ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizi 'senedi kuvvetli değil,' demiştir.) Çöplük ve mezbahada namaz kılmanın nehyedilmcsinde-ki sebeb, pislik yerleri olduğu İçindir. Bir mahfaza olmadan burada namaz kılmak haramdır. Eğer mahfaza olursa cumhur ulemaya göre mekruhtur. Ahmcd ve Zahir ehline göre ise haramdır. Devenin ağılında namaz kılmanın nchycdilmcsi, cinden yaratılmış olmasındandır. Başka se-bebler de gösterilmiştir. Deve ağılında namaz kılmanın hükmü daha Önce geçenlerin hükmü gibidir. Yol ortasında namaz kılmanın nehyedilmesi, genellikle insanlar geçtiği için gürültünün çokluğundan kalbin meşgul olması ve huzurun gitmesine sebebiyet vermesindendir. Kabe'nin üzerinde namaz kılmanın sakıncasına gcÜncc; bu durumda namaz kılan beyte karşı değil de onun üzerinde kılmış olur. Bu da emre muhaliftir. Bunun için alimlerin çoğu Kabe'nin üstünde namaz kılmanın sahih olmadığı görüşündedirler. Hancfiler ise, Kabe'ye tazimi terkeımek olduğu için kerahatle beraber caizdir, demişlerdir. Hamamda namaz kılmanın kerahati ise, pislik yeri oİduğu içindir. Burada namaz kılmanın mekruh olduğu görüşü ise, âlimlerin çoğunun görüşüdür. Ahmcd, Zahirîler ve Ebû Sevr ise, 'hamamda namaz sahîh değildir,' demişlerdir.

2.10.19. Kabe'nin İçinde Namaz

Kabe'nin içinde namaz farz olsun nafile olsun sahihtir. Ibn Ömer (r.a.)'den rivayeten; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah, Üsâme bin Zcyd, Bilâl, Osman bin Talha Bcytullah'a geldiler. Kapıyı kapadılar.'Kapıcı çıkınca içeri ilk giren ben oldum. Bilâl ile karşılaştım ve ona sordum: 'Rasûlüllah namaz kıldı mı?' 'Evet, Yemen tarafındaki iki direk arasında kıldı,' dedi." (Hadisi Buharı, Müslim ve Ahmed rivayet etmiştir.)

2.10.20. Namaz Kılanın, Önüne Sütre Koyması
• 2.10.20.1. Sütrenin Hükmü

Namaz kılanların, önünden geçenleri engellemek ve gözünün ileri bakmasına mâni olmak için önüne sütre koymaları müstchabdır. Ebû Sa'îd hadisinde Rasûiüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kılarken önüne sütre koysun. Ve ona yaklaşsın." (Hadisi Ebu Davud ve İbn Mâce rivayet etmiştir.) Ibn Ömer'den rİvayeten: "Rasülütİah sallaiiahu aleyhi ve scliem Bayram'a çıkınca bir mızrak ister, önüne koyar ve ona doğru namaz kılardı. Cemaat da arkasında saf tutardı.
Rasûlüllah bu işi seferde de yapardı. Sonra emirler de böyle yapmaya başladı." (Hadisi Buharı, Müslim ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) Hanefi-ler ve Malikîlere göre sütre koymak ancak önünden bir kimsenin geçmesi korkusu olduğu zaman müslchabdır. Eğer kimsenin geçmeyeceğinden emin ise müstehab olmaz. İbn Abbâs'm hadisine göre; Rasûlüllah sallaiiahu aleyhi ve sellem boş bir arazide namaz kılarken önünde bir şey yoktu. (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Beyhakî rivayet etmiş, Bcyhakî, "hadisin şahidi var olup bu şahit Fazıl ibn Abbâs'dan daha sağlamdır,' demiştir.)

2.10.20.2. Sütre Ne İle Olur?

Namaz kılanın seccadenin ucunda da olsa önüne bir şey dikmesiylc sütre tahakkuk eder. Saburc bin Ma'bcd (r.a.)'den rivayeten Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kıldığınız zaman bir okla dahi olsa önüne sütre koysun." (Hadisi Ahmcd, Hâkim rivayet etmiş, Hâkim, 'hadis Müslim'in şartına göre sahihtir.' demiştir. Heyscmî ise, 'Ahmed'in ravileri, sahihin ravileridir,' demiştir.) Ebû Hürcyre (r.a.)'dcn rivayeten, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve seilem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz namaz kıldığınız zaınan ön tarafına bir sey koysun, bir sey bulamazsa bir sopa diksin, eğer sopa yoksa bir hat çizsin ki önünden geçenler ona zarar vermesinler," (Hadisi Ahmcd ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. Hadîsi Ahmcd ve İbn Mcdinî sahihlediği gibi Ebû Dâvûd ve İbn Hİbbhan da sahihlcmiştir. Bcyhakî, "sütre hükmünü açıklayan hadiste, bir beis olmadığı kanaatindeyim," demiştir.) Yine Rasûlüllah'ıan rivayet olunduğuna göre Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem direğe doğru namaz kıldı. Ağaca doğru namaz kıldı ve Aişe'nin (r.a.) yaslanmış olduğu sedire doğru namaz kıldı. Semer çıkıntısına doğru namaz kıldığı gibi, semere doğru da namaz kılmıştır. Talha'dan rivayet olunduğuna göre, o şöyle demiştir: "Biz namaz kılardık. Hayvanlar önümüzden geçerdi. Durumu Rasülüllah'a anlattık. Önünüze semer çıkıntısı gibi bir şey koyun, o zaman geçenler zarar vermez, buyurdu." (Hadîsi Ahmcd, Müslîm, Ebû Dâvûd, Ibn Mâce ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)

2.10.20.3. imamın Sütresi Cemaat İçin de Sütredir

İmamın sütresi, arkasındakiler için de sütre kabul edilir. Amr İbn Şuayb'in babasından, onun da dedesinden rivayet ettiğine göre, dedesi şöyle demiştir: "Rasûîüllah ile birlikte Mekke'ye yakın bir yerde indik. Namaz vakti gelince bir duvara doğru namaz kıldı. Onu kıble edindi. Biz
de arkasmdaydık. O anda bir kuzu önünden geçmeye kalkıştı. Rasûlüllah, kuzunun karnı duvara yapişmcaya kadar onunla mücadeleye devam etti. Ve kuzu ancak arkasından geçebildi." (Hadisi Ahmcd ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) İbn Abbâs (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Akıl baliğ olduğum zaman bir gün merkebe binmiş gidiyordum. Rasûlüllah Mina'da cemaate namaz kıldırırken birkaç safın önünden geçtim. Merkebi otlatmak için salıp safa girdim. Hiç kimse beni bu konuda kınamadı." (Hadisi Buharı, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.) Bu hadîslerde ccmaaüc namaz kılanların önünden uzaktan geçmenin cevazına ve sütrenin imam ve yalnız kılan için meşru olduğuna delâlet vardır.

2.10.20.4. Sütreye Yakın Durmanın Müstelıab Oluşu

Bcğavî şöyle demiştir; "İlim ehli sütrc ile arasında secde edecek kadar bir yer kalacak şekilde sülreye yaklaşmayı müstehab görmüşlerdir." Safların arası da böyledir. Geçen hadîste sütreye yaklaşma ifadesi vardır. Bilâl (r.a.)'dcn rivayeten: "Rasûlüllah duvarla arasında üç zira olduğu halde namaz kılmıştır." (Hadisi Ahmed, Nesâî rivayet etmiş, Buharî de hadisi manen rivayet etmiştir.) Sehl bin Sa'd'den rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlüllah'm namazgahının önünde bir koyun geçecek kadar yer bulunurdu." (Hadisi Buharî ve Müslîm rivayet etmiştir.)

2.10.20.5. Namaz Kılanla Sütrenin Arasından Geçmenin Haram Oluşu

Bcğavî şöyle demiştir: "İlim ehli sütre ile arasında secde edecek kadar' bir yer kalacak şekilde sülrcye yaklaşmayı müstehab görmüşlerdir." Safların arası da böyledir. Geçen hadiste sütreye yaklaşma ifadesi vardı. Bilâl (r.a.)'dcn rivayeten: "Rasûlüllah duvarla arasında üç zira olduğu halde namaz kılmıştır." (Hadisi Ahmed, Nesâî rivayet etmiş, Buharî de hadisi mânen rivayet etmiştir.) Sehl bin Sa'd'den rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir: "Rasûlüllah'm namazgahının önünde bir koyun geçecek kadar yer bulunurdu." (Hadisi Buharî ve Müslîm rivayet etmiştir.)

2.10.20.5. Namaz Kılanla Sütrenin Arasından Geçmenin Haram Oluşu

Hadisler namaz kılanla sütresinin arasından geçmenin haramlığım göstermektedir ki bu büyük günâhlardan sayılmıştır. Büsr bin Sa'îd'den ri-
vayet olunduğuna göre şöyle demiştir: "Zcyd bin Halid Büsr'ü, Ebû Cü-heym'e, Rasûlüllah'dan namazı kılanın önünden geçen hakkında işittiği şeyi sormaya gönderdi. Ebu Cüheym (r.a.) Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu nakletti: "Namaz kılanın önünden geçen kazandığı günâhı bilseydi, Önünden geçtnektense kırk yıl beklemenin daha hayırlı olduğunu anlardı." (Hadisi Buharî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce rivayet etmiştir.) Zeyd bin Halid'den rivayeten; Ncbî aleyhisselam şöyle buyurdu: "Namaz kılanın önünden geçen kazandığı günâhı bilseydi, önünden geçmeklense kırk mevsim beklemesi kendisi için daha hayırlı olurdu." (Hadisi Bczzâr sahih bir senetle rivayet etmiştir.) İbn Kayyım demiştir ki; İbn Hibban ve diğerleri, "hadîste geçen ha-ramlık, kişi sülreye doğru kıldığı zamandır. Eğer kılanın önünde sütre yoksa önünden geçmek haram olmaz," demişlerdir. Ebû Hatim (İbn Hibban) bu görüşe, kendi Sahih'inde Muttalib bin Ebî Vcda'dan rivayet elliği hadisle delil getirmiştir. Ebû Veda' demiştir ki: "Rasûlüllah'i tavaf bitince gördüm. Tavaf yapılan yerin kenarına gelip iki rek'at namaz kıldı. Rasûlüllah ile tavaf edenler arasında hiç bir şey (sütre) yoktu." Ebu Hâlim şöyle demiştir: "Bu haberde namaz kılanın önünde sülre olmadığı zaman önünden geçmenin mubah olduğuna delil vardır. Ayrıca bu hadiste namaz kılanın Önünden geçmek hakkında varid olan tehditle, sütreye karşı kılanın kasdedildiğini, yoksa sütre olmadığı zaman geçmeye dair olmadığını göstermekledir." Ebu Hâlim; "Rasûlüllah namaz kılarken kendisiyle tavaf edenler arasında sütre olmadığını" beyan etlikten sonra, Multaiib hadisine işaret ederek dedi ki: "Nebî aleyhissclam'ı Haccr-i Esvcd köşesine karşı namaz kılarken gördüm. Önünde sütre olmadığı halde erkek ve kadınlar önünden geçiyordu." Rasûlüllah'm mescidine gelince; eğer orada sütresiz kılarsa veya sütre olup da, sütreden uzak olursa esah oİan kusurlu olmayıp engellenemeyeceğidir. Bu durumda namaz kılanın önünden geçmek haram da değildir. Ancak geçmemek daha evlâdır.

2.10.20.6. Namaz Kılanın, Önünden Geçeni Engellemesinin Meşru Oluşu

Namaz kılahm, sütrc edindiği zaman, insan olsun hayvan olsun önünden geçene mani olması meşrudur. Eğer geçen, sütrenin dışında ise onu engellemek meşru değildir. Onu geçmesi zarar da vermez. Humeyd bin Hilâl'dcn rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: 'Ben ve arkadaşım hadis müzakere ederken, Ebû Salih es-Semmân şöyle dedi: "Ebû Sa'îd'den işittiğimi ve gördüğümü sana anlatayım. Ben ve Ebû Sa'îd'il-
Hudrî cuma günü, önünde insanların geçmesini engelleyen sütre olduğu halde namaz kılarken, Ebû Muayt kabilesinden bir genç girip önünden geçmek istedi. Onun boğazından iterek engelledi. Genç, çıkacak bir yer bulamayınca yine geçmek istedi. Ebû Sa'îd birincisinden daha şiddetli bir şekilde onu boğazından tutup geri itti. Genç dikilerek Ebû Sa'îd'e sataştı. Sonra insanlar kalabalık bir halde, olanları Mervan'a şikâyet etmeye gittiler. Ebû Saîd de, Mervan'ın huzuruna girerek şöyle dedi: 'Sana ve kardeşinin oğluna ne oluyor da, sana şikâyete geliyor?' Ebû Sa'îd 'Nebi aleyhisselâm'm şöyîc buyurduğunu işittim1 dedi: "Sizden biriniz sütreye namaz kıldığınız zaman, önünüzden birisi geçmek isterse ona engel olsun. Eğer karşı gelirse onunla çalışsın. Çünkü o şeytandır." (Hadisi Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.)

2.10.20.7. Namazı Hiçbir Şey Kesmez

Ali, Osman, İbn Müseyyeb, Şa'bi, Malik, Şafiî, Süfyân-ı Sevrî ve Hanefiicr namazı hiçbir şeyin kesmeyeceği görüşündedirler. Ebû Dâ-vûd'un Ebû'l-Veddâk'den rivayet ettiği hadiste Ebû'l-Veddâk şöyle demiştir: "Kureyş'dcn bir genç Ebû Sa'îd'in önünden geçerken Ebû Sa'îd onu engelledi. Tekrar geçmeye davranınca yine engelledi. Üç kere bu durum tekrar etti. Sonra Namazı bitirince; 'şüphesiz namazı hiçbir şey kesmez.' dedi. Çünkü Rasûlüllah: "önünüzden geçeni gücünüz yettiğince engelleyin, çünkü o şeytandır." buyurmuştur."