Fikih - 13 Namazdamubaholanlar - Fikhussunne
NAMAZDA MUBAH OLAN ŞEYLER
Aşağıdaki hususlar namazda mubahtır:
2.11.1. ister Allah Korkusundan Olsun,
İster Olmasın İnilti, Ağlamak, Âh-Vah Etmek
Mcscİâ musîbet veya ağrıdan dolayı defi mümkün oimayan âh, vâh gibi. Allah Tcâlâ
şöyle buyuruyor: "Onlara Rahmanın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye
kapanırlar."(27) Bu âyet namaz kılan ve kılmayanı içine alır. Abdullah bin
Şihayr'dcn rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Rasûlüllah'i namazı kılarken
gördüm. Ağlamaktan dolayı içinden tencerenin kaynaması gibi bir ses geliyordu."
(Bu hadîsi Alırned, Ebû Davûd, Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş.' Tirmizî hadîsi
sahîhlemiştir.) Aii
(27) Meiyem:58.
(r.a.) şöyle demiştir: "Bedir savaşında Mikdad bin Esved'dcn başka aramızda
süvari yoktur. Rasûlüllah ise ağacın altında sabah oluncaya kadar namaz kılıyor
ve ağlıyordu." (Bu .hadisi Ibn Hibbân rivayet etmiştir.) Âişe'nin (r.a.) rivayet
etmiş olduğu hadîse göre Rasûlüllah, vefatına yol açan hastalığında şöyle
buyurmuştu: "Ebû Bekr'e söyleyin cemaate namaz kıldırsın." Aişc (r.a.): "Yâ
Rasûiallah! Ebu Bckr, kalbi ince bir adamdır. Göz yaşlarına mani olamaz. Kur'ân
okuyunca ağlar," dedi. Âişe (r.a.) devamla dcmişlir ki: "Rasûlüİlah'm makamına
ilk geçen Ebu Bekr'in bu hareketini insanlar hoş görmez düşüncesiyle durumu ona
söylemeyi uygun görmedim." Bunun üzerine Rasûlüllah saliallahu aleyhi ve sellem:
"Ebû Bckr'c emredin, cemaate namaz kıldırsın. Sizler Yusuf un arkadaşları
gibisiniz," buyurdu. -Niyetiniz başka, dış görüşünüz başkadır.- (Hadîsi Ahmed,
Ebû Dâvûd ve Ibn Hibbân rivayet etmiş, Tirmizî de rivayet edip hadîsi sah îhl cm
iştir.) /
Rasûlüllah sallaliahu aleyhi ve seilem'e, Ebû Bekr'in Kur'ân okuduğu zaman
ağladığı haberi verildiği halde, cemaate namaz kıldırması için kesin emir
vermesi, namazda ağlamanın caiz olduğuna delildir. Ömer (r.a.) sabah namazını
kılınca Yûsuf sûresini okudu: "Ya'kûb dedi ki: ben kederimi ve hüznümü ancak
Allah'a şikâyet ediyorum.''(28) âyetine gelince ağladığı işitildi. (Hadisi
Buharî, Sa'îd bin Mansûr, Ibn Münzîr rivayet etmişlerdir.) Ömer'in (r.a.) yüksek
sesle ağlaması; 'namazda ağlamak Allah korkusundan olsun, olmasın iki harf
ortaya çıkarsa namazı bozar," diyenlerin görüşünü reddetmektedir. Yine,
'ağlarken iki harf çıkarsa bu konuşmak olur,' görüşü de kabul edilemez. Çünkü
ağlamak başka, konuşmak başka şeydir.
2.11.2. İhtiyaç Halinde Sağa veya Sola Dönmek
Ibn Abbâs'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah namaz
kılarken sağa ve sola başını çevirir boynunu arkaya döndürmezdi." (Hadisi Ahmcd
rivayet etmiştir.) Ebû Davud'un rivayetinde; "Nebî aleyhisseiâm yola dönerek
namaz kılardı" şeklindedir. Ebû Dâvûd şöyle demiştir: "Rasûlüllah gece kendisini
koruması için bir atlıyı yola gönderirdi." Encs bin Sîrîn'dcn rivayet olunduğuna
göre; o demiştir ki: "Enes bin Mâlik'i namazda iken gözüyle bir şeye bakarken
gördüm." (Hadîsi Ahmed rivayet etmiştir.)
(28) Yusuf: 86.
Eğer başı çevirmek ve bakmak bir ihtiyaç için olmazsa huşu'a ve Allah'a
yönelmeye engel olduğu için tenzîhen mekruhtur. Aişe'den (r.a.) ri-vayeten, o
demiştir ki: "Rasûlüllah'a, namazda iken dönmek konusunu sorduğumda: "Bu hal
şeytanın, kulun namazından çalıp çırpmasıdır," buyurdu. (Hadîsi Buhârî, Ahmcd,
Nesâî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) Ebû Derdâ'dan merfu olarak yapılan
rivayete göre; Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ey
insanlar namazda sağa sola dönmekten sakınınız. Çünkü sağa sola dönen kimsenin
namazı yoktur. Nafile namazlarda bu durum olsa bile farzlarda yapmayın." (Hadisi
Ahmed rivayet etmiştir.) Enes'ten rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Rasûlüllah
bana şöyle buyurdu: "Namazda iken sağa sola bakmaktan ve dönmekten sakınınız.
Çünkü namazda dönmek helak olmaktır. Eğer mutlaka dönmeniz gerekiyorsa nafile
namazlarda dönün. Farzlarda dönmeyin." (Tirmizî hadisi sahih olarak rivayeı
etmiştir.) Haris el-Eş'arî'nin hadisinde Nebî aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Allah
Zekeriye oğlu Yahya'ya beş kelimeyi amel etsinler diye emretti. Muhakkak Allah
size namaz kılmayı emretti. Namaz kıldığınız zaman sağa sola dönmeyin. Çünkü
Allah, yüzünü (vech), kulu namazda iken sağa sola dönmediği müddetçe ona
yöneltir." (Hadîsi Ahmed, Nesâî rivayet etmiştir.) Ebû Zer'den rivayeten Nebî
aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ, kul namazında sağa sola dönmediği
müddetçe kula yönelmeye devam eder, başını sağa sola çevirince Allah da, ondan
döner." (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd rivayet etmiş, Ebû Dâvûd 'hadîsin isnadı
sahîhtir," demiştir.)
Bütün bu hadisler yüz ile dönmek hakkındadır. Bütün bedenle dönmek ve vücûdu
kıbleden çevirmek ise, kıbleye dönme farzını ihlâl ettiği için ittifakla namazı
bozar.
2.113. Yılan, Akrep, Eşek Arısı ve Zarar Veren Benzeri
Şeyleri Çok îş (Amel-i Kesir) Gerektirse Bile Öldürmek
Ebû Hürcyre'den rivayeten Nebî aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Namazda iki siyah
hayvanı öldürünüz. Onlar yılan ve akreptir." (Hadisi Ahmed, Tirmizî, Nesâî ve
İbn Mâce rivayet etmiştir. Hadîs hasen sahîhtir.)
2.11.4. İhtiyaçtan Dolayı Biraz Yürümek
Âişe'dcn (r.a.) rivayet olunduğuna göre; demiştir ki: "Rasûlüllah kapı kapalı
olduğu halde evde namaz kılıyordu. Ben geldim kapıyı açmasını istedim. Yürüdü,
kapıyı bana açıp, sonra yine namazgahına döndü." (Aişe (r.a.) kapının kıblede
olduğunu tarif etti. Hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd,
Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisi hasen saymıştır.) "Kapı
kıblededir," demenin mânâsı; kıble tarafmdaydı demektir. Rasûlüllah sallallahu
aleyhi ve sellem kapıyı açmaya giderken ve yerine dönerken göğsünü kıbleden
çevirmedi. Bu hususu yine Âişe'den rivayet edilen bir başka hadîs
kuvvetlendirmekledir: "Rasûlüllah namaz kıldığı zaman, bir kimse Rasûlüllah'tan,
kapıyı açmasını istediğinde kapı kıblede, sağ ve sol tarafla olduğu müddetçe
kapıyı açardı. Yalnız kıbleye ters dönmezdi." (Hadîsi Dârekutnî rivayel
etmiştir.) Ezrak bin Kays'dan rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Ebû
Berzet'Üİ-Esİemî, İrak'ın Ahvaz şehrinde bir nehrin kenarındaydı. Alının
yularını eline alarak namaz kılmaya başladı, at geriye dönünce o da onunla
beraber geri çekildi. Haricîlerden bir adam: 'Allah'ım, şu ihtiyara bak,' nasıl
namaz kılıyor!' dedi. Ebû Berzc namazı kılınca: 'Sözünü işinim,' dedi. Sonra, 'Rasûlüllah
ile beraber allı, yedi veya sekiz gazada bulundum. Onun işlerine ve gösterdiği
kolaylıklara şahit oldum. Alımla geri çekilmem bana namazı icrketmeklen daha
iyidir. Hayvan geriye dönünce beni de çekti,' diye ilâve elli. Ebu Berze seferde
ikindi namazını iki rek'at kılmıştır." (Bu hadîsi Buharî, Ahmcd ve Bcyhakî
rivayet elmişlir.) Namazda çok yürümeye gelince, Hafız "Fetih' kitabında şöyle
demiştir: "Fıkıh alimleri, namazda çok yürümenin namazı bozacağına dair icma
etmişler, Ebû Berze hadîsini ise az yürümeye hami etmişlerdir."
2.11.5. Namaz Kılanın Çocuğu Sırtına Alması ve Arkasına Bağlaması
Ebû Kulâde (r.a.)'den rivayeten; "Nebî alcyhisscîâm, kızı Zeyncb'in kız çocuğu
Ümâmc boynunda olduğu halde namaz kıldı. Rüku' eniği zaman çocuğu bırakır,
secdeden kalktığı zaman onu alır, yine boynuna koyardı." Amir; 'Ebû Katâdc'yc
hangi namaz olduğunu sormadım,' demiştir. İbn Cürcyc dedi ki: "Zcyd bin Ebî
Altab'dan onun da Amr bin Sülcym'dcn rivayet ettiği hadise göre, bu sabah namazı
idi." Ebû Abdurrahman ise; "Rasûlüllah'm bu namazının sabah namazı olduğu
hakkındaki hadisin isnadını İbn Cürcyc iyi görmüştür." demiştir. Rasûîüilah
sallallahu aleyhi ve sellem'in namazda Ümamc'yi omuzuna alması, Arapların kız
çocuklarına olan sevgisizliklerini sanki def etmek içindir. Rasûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem, kız çocuklarını sevmek gerektiğini, namazda bile
göstermek suretiyle Arap'ların bu yanlış kanaatine muhalefet etmiştir. Çünkü bir
şeyi bizzat yapmak sözle söylemekten daha tesirlidir. Abdullah bin Şeddad
babasından rivayet ederek şöyle demiştir: "Rasûlüllah öğle ve
ikindi namazlarından birisinde, Hasan veya Hüseyin omuzunda olduğu halde
yanımıza çıktı. Nebî aleyhisselâm "öne geçerek çocuğu yere koydu. Sonra namaz
için tekbîr alarak kılmaya başladı. Namaz arasında yaptığı secdeyi uzattı.
Başımı kaldırıp baktım, çocuk Rasûlüllah'm sırtında olduğu halde secde ediyordu.
Tekrar secdeme döndüm. Rasûlüilah namazı bitirince insanlar sordular: 'Ya
Rasûlallah, sen namaz arasında uzun bir secde yaptın. Biz zannettik ki, ya emri
Hâk geldi, ya da sana vahiy geliyor.' Rasûlüilah: 'Bunların hiçbirisi olmadı,'
buyurdu. Devamla: 'Fakat torunum beni binek edinmişti. Onun için ihtiyacını
görünceye kadar acele etmeyi islemedim.'" (Hadîsi Ahmcd, Nesâî ve Hâkim rivayet
etmiştir.)
Nevevî şöyle demiştir: "Bu hadis, Şafiî ve onu destekleyenlerin mezhebi için
göstermektedir ki; namazda kız ve erkek çocuğu ve bunların dışında temiz
hayvanları farz olsun, nafile olsun taşımak caizdir. İmam ve cemaat için durum
aynıdır. İmam Mâlik'in talebeleri bu hadisi nafileye hamlederek, "farz
namazlarda caiz değildir," demişlerse de bu tevil fasittir. Çünkü 'cemaate
imamlık ediyordu,' sözü açıktır veya Rasûlüilah sal-İallahu aleyhi ve sellem'in
farzda böyle yaptığı da açıktır. Yine hadiste geçtiğine göre, bu durum sabahın
farzında olmuştur." Nevevî devamla der ki: "Malikîlerin bir kışımı bunun mensuh
olduğunu, bir kısmı Nebî alcy-hisselam'a mahsus olduğunu, bir kısmı da
zaruretten dolayı olduğunu iddia ettiler. Bütün bu iddialar bâtıldır, merduddur,
delili yoktur. Bunlara zaruret de yoktur. Bilâkis hadis bu konunun cevazı
hakkında açık ve sahihtir. Bunda şer'î kaidelere aykırı bir şey yoktur. Çünkü
insanoğlu temizdir. Karnındaki ise, içerde olduğundan o da temiz sayılmıştır.
Çocukların elbiseleri ise temizliğe hamledilmiştir. Şeriatın bu konudaki
delilleri açıktır. Namazdaki bazı fiiller az veya ayrı ayrı oldukları zaman
namazı bozmazlar. Rasûlüllah'm bu hareketi, caiz olduğunu ve daha önce
zikrettiğimiz esasların sınırlarını göstermek içindir. Bu durumda îmam Ebû
Süleyman el-Hattabî'nin şu iddiası reddedilir: "Rasûlüllah'm bu hareketi
kasıtsız bir harekete benzemektedir. Çünkü, çocuğun namazda iken Rasûlüllah'm
sırtına bindiği, onu kaldırmayıp ayağa kalktığı zaman sırtında kaldığı ve
Rasûlüllah'm çocuğu ikinci defa kasdî olarak kaldırdığı düşünülemez. Çünkü bu
ameli kesir olur ve kalbi meşgul eder. Nakışlı elbise giymek bile kişiyi meşgul
ederse, bu durum nasıl meşgul etmez." Hattabî'nin bu sözü bâtıldır ve mücerret
bir iddiadır. Sahihi Müslim'deki şu rivayet onu reddetmekledir: 'Kalktığı zaman
çocuğu kaldırdı. Yine secdeden kalktığı zaman onu tekrar sırtına aldı.'
Müslim'in dışındaki rivayetlerde ise; 'Rasûlüilah, sırtında Ümame olduğu halde
yanımıza çıktı ve namaz
kıldı,' diyerek hadisi anlatmışlardır. Nakışlı elbise meselesine gelince; bu
faydasız ve kalbi meşgul ettiği içindir. Ümamc'yi sırtına almasının kalbi meşgul
ettiğini kabul edemeyiz. Meşgul etse bile bunda bir takım faydalar bulunduğu ve
daha önce zikrettiğimiz esasları beyan etmenin söz konusu olduğunu
söyleyebiliriz. Buradaki meşguliyetin esası bir lakım faydalara dayanmaktadır.
Nakışlı elbise bunun hilâfmadır. Kendisinden dönmek mümkün oimayan gerçeğe
gelince; hadîsi şerif bu durumun caiz olduğunu beyan etmekle bir lakım faydalar
olduğuna dikkat çekmektedir. Bu ise bizim için caizdir ve müslümanlar için
kıyamete kadar devamlı ve şer'î bir kaidedir. Doğrusunu Allah bilir."
2.11.6. Namaz Kılana Selâm Vermek ve Ona Hİtab Etmek
Cûbir bin Abdullah (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüliah,
Benî Mustalîk kabilesine giderken, beni bir işe göndermişti. Geldiğimde,
Rasûlüilah, deve üzerinde namaz kılıyordu. Onunla konuşlum. Eliyle şöyle yaptı.
Tekrar konuşlum. Ben de onun okuduğunu duyuyor, başıyla işaretini görüyordum.
Namazı bitirince; "Seni gönderdiğim şey hakkında ne yapım?" diye sordu. Devamla;
"Sana cevap vermekten beni engelleyen, namaz kılıyor olmamdır." dedi." (Hadîsi
Müslîm ve Ahmcd rivayet etmiştir.) Abdullah bin Ömer'in Suhcyb (r.a.)'dcn
rivayet ettiğine güre; Suheyb demiştir ki: "Rasûlüllah'a namaz kılarken uğradım,
selâm verdim, işaretle bana cevap verdi." Abdullah bin Ömer: "Bilmiyorum, belki
de parmağıyla işaret etti," dedi. Sonra, Suhcyb'e; "Rasûlüilah namazda iken
kendisine selâm verildiğinde nasıl cevap verirdi?" diye sordum. "Eliyle işaret
ederdi," dedi. "Hadisi Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ncsâî, lbn Mâce ve Ahmcd rivayet
elmiş, Tirmizî hadisi sahihlcmiştir.) Encs'tcn rivayet olunduğuna göre Nebî
aleyhisselâm namazda işaret ederdi. (Hadîsi Ahmcd, Ebû Dâvûd ve lbn Huzcymc
rivayet etmiştir. Hadîsin isnadı sahihtir.) İşaret; parmakla, elin tümüyle veya
başla imâ edilerek yapılabilir. Hepsi de Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem'den varid olmuştur.
2.11.7. Namazda Teşbih ve El Çırpma
Namazda herhangi bir durum olduğu zaman erkeklerin teşbih etmesi kadınların ise
el çırpması caizdir. Meselâ; imam halâ ettiği zaman onu uyarmak, içeriye girmek
isteyene izin vermek, âmâ'ya yol göstermek ve benzeri şeyler gibi. Sehl bin
Sa'îd'in rivayetine göre Nebî aleyhisselâm
Şöyle buyurmuştur: "Kim namazda bir kimseyi ikaz elmek isterse 'Sübhânaiîah'
desin. El çırpma ise kadınlara aittir." (Hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Nesâî
rivayet etmiştir.)
2.11.8. imamın Yanlışını Açmak
îmam bir âyet unuttuğu zaman, cemaat imamın yanlışını açmak için âyeti imama
hatırlatır. İster vacib miktarı okusun, ister okumasın, durum aynıdır. îbn Ömer
(r.a.)'in rivayetine göre Nebi aleyhisselam namaz kılarken yanıldı. Namaz
bitince babama (Ömer); "Yanlış okuduğumu anladın mı?" dedi. O da; "Evet," dedi.
Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Peki, niçin âyeti bana hatırlalmadm?"
buyurdu. (Hadîsi Ebû Dâvûd ve diğerleri rivayet etmiştir.)
2.11.9. Aksırdığmda veya Bir Nimetin İfadesi İçin "Elhamdülillah1'1 Demek
Rufa' bin Rafi'dcn rivayeten; o demiştir ki: "Rasûlüllah'm arkasında namaz
kıldım, aksırmca "Allah'a çok hamdolsun," dedim. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem namazı bitirince: "Namazda konuşan kimdi?" buyurdu. Kimse ona cevap
vermedi. Üçüncü defa sorunca Rufa': "Bendim ya Rasûlallah," dedi. Rasûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Muhammcd'in canı elinde olan Allah'a
hamdolsun ki, söylediğin kelimeyi göğe çıkarmak için, otuz küsur melek yarışa'
girdiler." (Hadisi Ncsâî, Tirmizî rivayet etmiş, Buharî ise hadisi başka
lâfızlarla rivayet etmiştir.)
2.11.10. Bir Özür Sebebiyle Elbisenin Ucuna veya Sarık Ucuna Secde Etmek
Ibn Abbâs'dan rivayeten: "Nebî aleyhisselâtu vesselam, namaz kıldığı elbisenin
ucuyla yerin sıcaklığından ve soğukluğundan kendini koruyordu." (Hadisi Ahmed
sahih bir senetle rivayet etti.) Eğer özürsüz olursa mekruh olur.
2.11.11. Namazda Diğer Mubah İşlerin Özeti
Ibn Kayyım, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in namazda yaptığı bazı mubah
işleri şöyle özetlemiştir: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken
Aişe (r.a.) onunla kıble arasına uzanmıştı. Secde edeceği zaman onu eliyle
dürter, ayağını çekerdi. Secdeden kalktığı za-
man ise, ayaklarını uzatırdı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz
kılarken şeytan namazını kesmek için ona gelmişti. Rasûlüllah sallallahu aleyhi
ve sellem de şeytanı yakalayarak, salyası eline akmeaya kadar boğazını sıktı.
Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem minber üzerinde namaz kılarken minberde
ruku'a gider, secde zamanı gelince gerisin geriye inerdi. Yere secde eder, yine
minbere çıkardı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem duvara doğru namaz
kılarken önünden bir hayvan geçmek isteyince onu engellemeye çalışırdı. Hattâ
karnı duvara yapışırdı. Böylece hayvan duvar arkasından geçmek zorunda kalırdı.
Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken, Abdülmuttalipoğullarmdan
iki cariye kavga ederek yanma geldiler. Eliyle onları tuttu. Namazda iken birini
diğerinden ayırdı. Bu hadîsteki Ahmcd'in lâfzı şöyledir: "Cariyeler peygamber
efendimizin dizlerini Sutlular. Namaz bilmediği halde, Rasûlüllah onları ayırdı."
Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken önünden bir çocuk geçince,
eliyle dönmesi için ona işaret elti ve çocuk döndü. Önünden bir cariye geçmek
isteyince yine eliyle işaret elti. Fakat cariye geçip gitti. Rasûlüllah namazı
bitirince: "Cariyelerde bu gibi durumlar çoktur," buyurdu. (Hadîsi imam Ahmed 'Süncn'inde
zikretti.) "Namazda üflemek kelâmdır" hadisinin aslı yoktur. Rasûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem namazda iken üflerdi. (Bu rivaycii Sa'îd bin Mansûr,
'Sünen'inde Ibn Abbâs'dan nakletmiş,lir.) Sahih olan Rasûlüllah'ın ağladığı ve
titrediğidir. Ali bin Ebî Tâlib şöyle demiştir: "Ben belli saatte Rasûlüllah'a
gelirdim. Geldiğim zaman izin isterdim, eğer namaz kılıyorsa öksürürdü, ben de
içeriye girerdim. Eğer namazda değilse bana izin verirdi." (Hadisi Ncsâî ile
Ahmed zikretmiştir. Ahmed'in lâfzı şöyledir: "Rasûlüllah'm gece gündüz yanına
girdiğim bir zaman vardı. Rasûlüllah'm huzuruna girdiğim zaman namaz kılıyorsa
öksürürdü, öksürmeyi namaz bozanlardan saymazdı. Rasûlüllah, bazan yalınayak,
bazan ayakkabıyla kılardı." Abdullah bin Amr da böyle söylcmişıir. Rasûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem, "yahudİ-lerc muhalif olsun diye nalınlarla kılmayı'
emretmişti.) Bazan bir elbiseyle bazan iki elbiseyle namaz kılardı. tkİ
elbiseyle kıldığı daha çoktur.
2.11.12. Mushaf'tan Okumak
Aişc'nin (r.a.) azadlısı Zckvan, Ramazan ayında mushaftan okuyarak Aişe'ye
imamlık yapardı. Mâlik ve Şafiî de bu görüştedir. Ncvevi şöyle demiştir:
"Namazda mushafm yapraklarını bazan çevirse, namaz bozulmaz. Eğer Kur an'dan
başka yazılı bir kâğıda baksa ve kendi içinden bunu tekrar etse, uzun da olsa
namaz bozulmaz, fakat mekruhtur. Şafiî 'İmlâ' adlı kitabında bunu ifade
etmiştir."
İslami Okul Okulların En Önemlisi