Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 13 Namazdamubaholanlar - Fikhussunne

 NAMAZDA MUBAH OLAN ŞEYLER

Aşağıdaki hususlar namazda mubahtır:

2.11.1. ister Allah Korkusundan Olsun,

İster Olmasın İnilti, Ağlamak, Âh-Vah Etmek
Mcscİâ musîbet veya ağrıdan dolayı defi mümkün oimayan âh, vâh gibi. Allah Tcâlâ şöyle buyuruyor: "Onlara Rahmanın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlar."(27) Bu âyet namaz kılan ve kılmayanı içine alır. Abdullah bin Şihayr'dcn rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Rasûlüllah'i namazı kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı içinden tencerenin kaynaması gibi bir ses geliyordu." (Bu hadîsi Alırned, Ebû Davûd, Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş.' Tirmizî hadîsi sahîhlemiştir.) Aii

(27) Meiyem:58.

(r.a.) şöyle demiştir: "Bedir savaşında Mikdad bin Esved'dcn başka aramızda süvari yoktur. Rasûlüllah ise ağacın altında sabah oluncaya kadar namaz kılıyor ve ağlıyordu." (Bu .hadisi Ibn Hibbân rivayet etmiştir.) Âişe'nin (r.a.) rivayet etmiş olduğu hadîse göre Rasûlüllah, vefatına yol açan hastalığında şöyle buyurmuştu: "Ebû Bekr'e söyleyin cemaate namaz kıldırsın." Aişc (r.a.): "Yâ Rasûiallah! Ebu Bckr, kalbi ince bir adamdır. Göz yaşlarına mani olamaz. Kur'ân okuyunca ağlar," dedi. Âişe (r.a.) devamla dcmişlir ki: "Rasûlüİlah'm makamına ilk geçen Ebu Bekr'in bu hareketini insanlar hoş görmez düşüncesiyle durumu ona söylemeyi uygun görmedim." Bunun üzerine Rasûlüllah saliallahu aleyhi ve sellem: "Ebû Bckr'c emredin, cemaate namaz kıldırsın. Sizler Yusuf un arkadaşları gibisiniz," buyurdu. -Niyetiniz başka, dış görüşünüz başkadır.- (Hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Ibn Hibbân rivayet etmiş, Tirmizî de rivayet edip hadîsi sah îhl cm iştir.) /
Rasûlüllah sallaliahu aleyhi ve seilem'e, Ebû Bekr'in Kur'ân okuduğu zaman ağladığı haberi verildiği halde, cemaate namaz kıldırması için kesin emir vermesi, namazda ağlamanın caiz olduğuna delildir. Ömer (r.a.) sabah namazını kılınca Yûsuf sûresini okudu: "Ya'kûb dedi ki: ben kederimi ve hüznümü ancak Allah'a şikâyet ediyorum.''(28) âyetine gelince ağladığı işitildi. (Hadisi Buharî, Sa'îd bin Mansûr, Ibn Münzîr rivayet etmişlerdir.) Ömer'in (r.a.) yüksek sesle ağlaması; 'namazda ağlamak Allah korkusundan olsun, olmasın iki harf ortaya çıkarsa namazı bozar," diyenlerin görüşünü reddetmektedir. Yine, 'ağlarken iki harf çıkarsa bu konuşmak olur,' görüşü de kabul edilemez. Çünkü ağlamak başka, konuşmak başka şeydir.

2.11.2. İhtiyaç Halinde Sağa veya Sola Dönmek

Ibn Abbâs'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah namaz kılarken sağa ve sola başını çevirir boynunu arkaya döndürmezdi." (Hadisi Ahmcd rivayet etmiştir.) Ebû Davud'un rivayetinde; "Nebî aleyhisseiâm yola dönerek namaz kılardı" şeklindedir. Ebû Dâvûd şöyle demiştir: "Rasûlüllah gece kendisini koruması için bir atlıyı yola gönderirdi." Encs bin Sîrîn'dcn rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Enes bin Mâlik'i namazda iken gözüyle bir şeye bakarken gördüm." (Hadîsi Ahmed rivayet etmiştir.)

(28) Yusuf: 86.

Eğer başı çevirmek ve bakmak bir ihtiyaç için olmazsa huşu'a ve Allah'a yönelmeye engel olduğu için tenzîhen mekruhtur. Aişe'den (r.a.) ri-vayeten, o demiştir ki: "Rasûlüllah'a, namazda iken dönmek konusunu sorduğumda: "Bu hal şeytanın, kulun namazından çalıp çırpmasıdır," buyurdu. (Hadîsi Buhârî, Ahmcd, Nesâî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.) Ebû Derdâ'dan merfu olarak yapılan rivayete göre; Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ey insanlar namazda sağa sola dönmekten sakınınız. Çünkü sağa sola dönen kimsenin namazı yoktur. Nafile namazlarda bu durum olsa bile farzlarda yapmayın." (Hadisi Ahmed rivayet etmiştir.) Enes'ten rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Rasûlüllah bana şöyle buyurdu: "Namazda iken sağa sola bakmaktan ve dönmekten sakınınız. Çünkü namazda dönmek helak olmaktır. Eğer mutlaka dönmeniz gerekiyorsa nafile namazlarda dönün. Farzlarda dönmeyin." (Tirmizî hadisi sahih olarak rivayeı etmiştir.) Haris el-Eş'arî'nin hadisinde Nebî aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Allah Zekeriye oğlu Yahya'ya beş kelimeyi amel etsinler diye emretti. Muhakkak Allah size namaz kılmayı emretti. Namaz kıldığınız zaman sağa sola dönmeyin. Çünkü Allah, yüzünü (vech), kulu namazda iken sağa sola dönmediği müddetçe ona yöneltir." (Hadîsi Ahmed, Nesâî rivayet etmiştir.) Ebû Zer'den rivayeten Nebî aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ, kul namazında sağa sola dönmediği müddetçe kula yönelmeye devam eder, başını sağa sola çevirince Allah da, ondan döner." (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd rivayet etmiş, Ebû Dâvûd 'hadîsin isnadı sahîhtir," demiştir.)
Bütün bu hadisler yüz ile dönmek hakkındadır. Bütün bedenle dönmek ve vücûdu kıbleden çevirmek ise, kıbleye dönme farzını ihlâl ettiği için ittifakla namazı bozar.

2.113. Yılan, Akrep, Eşek Arısı ve Zarar Veren Benzeri

Şeyleri Çok îş (Amel-i Kesir) Gerektirse Bile Öldürmek
Ebû Hürcyre'den rivayeten Nebî aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Namazda iki siyah hayvanı öldürünüz. Onlar yılan ve akreptir." (Hadisi Ahmed, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir. Hadîs hasen sahîhtir.)

2.11.4. İhtiyaçtan Dolayı Biraz Yürümek

Âişe'dcn (r.a.) rivayet olunduğuna göre; demiştir ki: "Rasûlüllah kapı kapalı olduğu halde evde namaz kılıyordu. Ben geldim kapıyı açmasını istedim. Yürüdü, kapıyı bana açıp, sonra yine namazgahına döndü." (Aişe (r.a.) kapının kıblede olduğunu tarif etti. Hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd,
Nesâî ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî hadisi hasen saymıştır.) "Kapı kıblededir," demenin mânâsı; kıble tarafmdaydı demektir. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem kapıyı açmaya giderken ve yerine dönerken göğsünü kıbleden çevirmedi. Bu hususu yine Âişe'den rivayet edilen bir başka hadîs kuvvetlendirmekledir: "Rasûlüllah namaz kıldığı zaman, bir kimse Rasûlüllah'tan, kapıyı açmasını istediğinde kapı kıblede, sağ ve sol tarafla olduğu müddetçe kapıyı açardı. Yalnız kıbleye ters dönmezdi." (Hadîsi Dârekutnî rivayel etmiştir.) Ezrak bin Kays'dan rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki: "Ebû Berzet'Üİ-Esİemî, İrak'ın Ahvaz şehrinde bir nehrin kenarındaydı. Alının yularını eline alarak namaz kılmaya başladı, at geriye dönünce o da onunla beraber geri çekildi. Haricîlerden bir adam: 'Allah'ım, şu ihtiyara bak,' nasıl namaz kılıyor!' dedi. Ebû Berzc namazı kılınca: 'Sözünü işinim,' dedi. Sonra, 'Rasûlüllah ile beraber allı, yedi veya sekiz gazada bulundum. Onun işlerine ve gösterdiği kolaylıklara şahit oldum. Alımla geri çekilmem bana namazı icrketmeklen daha iyidir. Hayvan geriye dönünce beni de çekti,' diye ilâve elli. Ebu Berze seferde ikindi namazını iki rek'at kılmıştır." (Bu hadîsi Buharî, Ahmcd ve Bcyhakî rivayet elmişlir.) Namazda çok yürümeye gelince, Hafız "Fetih' kitabında şöyle demiştir: "Fıkıh alimleri, namazda çok yürümenin namazı bozacağına dair icma etmişler, Ebû Berze hadîsini ise az yürümeye hami etmişlerdir."

2.11.5. Namaz Kılanın Çocuğu Sırtına Alması ve Arkasına Bağlaması

Ebû Kulâde (r.a.)'den rivayeten; "Nebî alcyhisscîâm, kızı Zeyncb'in kız çocuğu Ümâmc boynunda olduğu halde namaz kıldı. Rüku' eniği zaman çocuğu bırakır, secdeden kalktığı zaman onu alır, yine boynuna koyardı." Amir; 'Ebû Katâdc'yc hangi namaz olduğunu sormadım,' demiştir. İbn Cürcyc dedi ki: "Zcyd bin Ebî Altab'dan onun da Amr bin Sülcym'dcn rivayet ettiği hadise göre, bu sabah namazı idi." Ebû Abdurrahman ise; "Rasûlüllah'm bu namazının sabah namazı olduğu hakkındaki hadisin isnadını İbn Cürcyc iyi görmüştür." demiştir. Rasûîüilah sallallahu aleyhi ve sellem'in namazda Ümamc'yi omuzuna alması, Arapların kız çocuklarına olan sevgisizliklerini sanki def etmek içindir. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, kız çocuklarını sevmek gerektiğini, namazda bile göstermek suretiyle Arap'ların bu yanlış kanaatine muhalefet etmiştir. Çünkü bir şeyi bizzat yapmak sözle söylemekten daha tesirlidir. Abdullah bin Şeddad babasından rivayet ederek şöyle demiştir: "Rasûlüllah öğle ve
ikindi namazlarından birisinde, Hasan veya Hüseyin omuzunda olduğu halde yanımıza çıktı. Nebî aleyhisselâm "öne geçerek çocuğu yere koydu. Sonra namaz için tekbîr alarak kılmaya başladı. Namaz arasında yaptığı secdeyi uzattı. Başımı kaldırıp baktım, çocuk Rasûlüllah'm sırtında olduğu halde secde ediyordu. Tekrar secdeme döndüm. Rasûlüilah namazı bitirince insanlar sordular: 'Ya Rasûlallah, sen namaz arasında uzun bir secde yaptın. Biz zannettik ki, ya emri Hâk geldi, ya da sana vahiy geliyor.' Rasûlüilah: 'Bunların hiçbirisi olmadı,' buyurdu. Devamla: 'Fakat torunum beni binek edinmişti. Onun için ihtiyacını görünceye kadar acele etmeyi islemedim.'" (Hadîsi Ahmcd, Nesâî ve Hâkim rivayet etmiştir.)
Nevevî şöyle demiştir: "Bu hadis, Şafiî ve onu destekleyenlerin mezhebi için göstermektedir ki; namazda kız ve erkek çocuğu ve bunların dışında temiz hayvanları farz olsun, nafile olsun taşımak caizdir. İmam ve cemaat için durum aynıdır. İmam Mâlik'in talebeleri bu hadisi nafileye hamlederek, "farz namazlarda caiz değildir," demişlerse de bu tevil fasittir. Çünkü 'cemaate imamlık ediyordu,' sözü açıktır veya Rasûlüilah sal-İallahu aleyhi ve sellem'in farzda böyle yaptığı da açıktır. Yine hadiste geçtiğine göre, bu durum sabahın farzında olmuştur." Nevevî devamla der ki: "Malikîlerin bir kışımı bunun mensuh olduğunu, bir kısmı Nebî alcy-hisselam'a mahsus olduğunu, bir kısmı da zaruretten dolayı olduğunu iddia ettiler. Bütün bu iddialar bâtıldır, merduddur, delili yoktur. Bunlara zaruret de yoktur. Bilâkis hadis bu konunun cevazı hakkında açık ve sahihtir. Bunda şer'î kaidelere aykırı bir şey yoktur. Çünkü insanoğlu temizdir. Karnındaki ise, içerde olduğundan o da temiz sayılmıştır. Çocukların elbiseleri ise temizliğe hamledilmiştir. Şeriatın bu konudaki delilleri açıktır. Namazdaki bazı fiiller az veya ayrı ayrı oldukları zaman namazı bozmazlar. Rasûlüllah'm bu hareketi, caiz olduğunu ve daha önce zikrettiğimiz esasların sınırlarını göstermek içindir. Bu durumda îmam Ebû Süleyman el-Hattabî'nin şu iddiası reddedilir: "Rasûlüllah'm bu hareketi kasıtsız bir harekete benzemektedir. Çünkü, çocuğun namazda iken Rasûlüllah'm sırtına bindiği, onu kaldırmayıp ayağa kalktığı zaman sırtında kaldığı ve Rasûlüllah'm çocuğu ikinci defa kasdî olarak kaldırdığı düşünülemez. Çünkü bu ameli kesir olur ve kalbi meşgul eder. Nakışlı elbise giymek bile kişiyi meşgul ederse, bu durum nasıl meşgul etmez." Hattabî'nin bu sözü bâtıldır ve mücerret bir iddiadır. Sahihi Müslim'deki şu rivayet onu reddetmekledir: 'Kalktığı zaman çocuğu kaldırdı. Yine secdeden kalktığı zaman onu tekrar sırtına aldı.' Müslim'in dışındaki rivayetlerde ise; 'Rasûlüilah, sırtında Ümame olduğu halde yanımıza çıktı ve namaz
kıldı,' diyerek hadisi anlatmışlardır. Nakışlı elbise meselesine gelince; bu faydasız ve kalbi meşgul ettiği içindir. Ümamc'yi sırtına almasının kalbi meşgul ettiğini kabul edemeyiz. Meşgul etse bile bunda bir takım faydalar bulunduğu ve daha önce zikrettiğimiz esasları beyan etmenin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Buradaki meşguliyetin esası bir lakım faydalara dayanmaktadır. Nakışlı elbise bunun hilâfmadır. Kendisinden dönmek mümkün oimayan gerçeğe gelince; hadîsi şerif bu durumun caiz olduğunu beyan etmekle bir lakım faydalar olduğuna dikkat çekmektedir. Bu ise bizim için caizdir ve müslümanlar için kıyamete kadar devamlı ve şer'î bir kaidedir. Doğrusunu Allah bilir."

2.11.6. Namaz Kılana Selâm Vermek ve Ona Hİtab Etmek

Cûbir bin Abdullah (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüliah, Benî Mustalîk kabilesine giderken, beni bir işe göndermişti. Geldiğimde, Rasûlüilah, deve üzerinde namaz kılıyordu. Onunla konuşlum. Eliyle şöyle yaptı. Tekrar konuşlum. Ben de onun okuduğunu duyuyor, başıyla işaretini görüyordum. Namazı bitirince; "Seni gönderdiğim şey hakkında ne yapım?" diye sordu. Devamla; "Sana cevap vermekten beni engelleyen, namaz kılıyor olmamdır." dedi." (Hadîsi Müslîm ve Ahmcd rivayet etmiştir.) Abdullah bin Ömer'in Suhcyb (r.a.)'dcn rivayet ettiğine güre; Suheyb demiştir ki: "Rasûlüllah'a namaz kılarken uğradım, selâm verdim, işaretle bana cevap verdi." Abdullah bin Ömer: "Bilmiyorum, belki de parmağıyla işaret etti," dedi. Sonra, Suhcyb'e; "Rasûlüilah namazda iken kendisine selâm verildiğinde nasıl cevap verirdi?" diye sordum. "Eliyle işaret ederdi," dedi. "Hadisi Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ncsâî, lbn Mâce ve Ahmcd rivayet elmiş, Tirmizî hadisi sahihlcmiştir.) Encs'tcn rivayet olunduğuna göre Nebî aleyhisselâm namazda işaret ederdi. (Hadîsi Ahmcd, Ebû Dâvûd ve lbn Huzcymc rivayet etmiştir. Hadîsin isnadı sahihtir.) İşaret; parmakla, elin tümüyle veya başla imâ edilerek yapılabilir. Hepsi de Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'den varid olmuştur.

2.11.7. Namazda Teşbih ve El Çırpma

Namazda herhangi bir durum olduğu zaman erkeklerin teşbih etmesi kadınların ise el çırpması caizdir. Meselâ; imam halâ ettiği zaman onu uyarmak, içeriye girmek isteyene izin vermek, âmâ'ya yol göstermek ve benzeri şeyler gibi. Sehl bin Sa'îd'in rivayetine göre Nebî aleyhisselâm
Şöyle buyurmuştur: "Kim namazda bir kimseyi ikaz elmek isterse 'Sübhânaiîah' desin. El çırpma ise kadınlara aittir." (Hadîsi Ahmed, Ebû Dâvûd ve Nesâî rivayet etmiştir.)

2.11.8. imamın Yanlışını Açmak

îmam bir âyet unuttuğu zaman, cemaat imamın yanlışını açmak için âyeti imama hatırlatır. İster vacib miktarı okusun, ister okumasın, durum aynıdır. îbn Ömer (r.a.)'in rivayetine göre Nebi aleyhisselam namaz kılarken yanıldı. Namaz bitince babama (Ömer); "Yanlış okuduğumu anladın mı?" dedi. O da; "Evet," dedi. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Peki, niçin âyeti bana hatırlalmadm?" buyurdu. (Hadîsi Ebû Dâvûd ve diğerleri rivayet etmiştir.)

2.11.9. Aksırdığmda veya Bir Nimetin İfadesi İçin "Elhamdülillah1'1 Demek

Rufa' bin Rafi'dcn rivayeten; o demiştir ki: "Rasûlüllah'm arkasında namaz kıldım, aksırmca "Allah'a çok hamdolsun," dedim. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namazı bitirince: "Namazda konuşan kimdi?" buyurdu. Kimse ona cevap vermedi. Üçüncü defa sorunca Rufa': "Bendim ya Rasûlallah," dedi. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Muhammcd'in canı elinde olan Allah'a hamdolsun ki, söylediğin kelimeyi göğe çıkarmak için, otuz küsur melek yarışa' girdiler." (Hadisi Ncsâî, Tirmizî rivayet etmiş, Buharî ise hadisi başka lâfızlarla rivayet etmiştir.)

2.11.10. Bir Özür Sebebiyle Elbisenin Ucuna veya Sarık Ucuna Secde Etmek

Ibn Abbâs'dan rivayeten: "Nebî aleyhisselâtu vesselam, namaz kıldığı elbisenin ucuyla yerin sıcaklığından ve soğukluğundan kendini koruyordu." (Hadisi Ahmed sahih bir senetle rivayet etti.) Eğer özürsüz olursa mekruh olur.

2.11.11. Namazda Diğer Mubah İşlerin Özeti

Ibn Kayyım, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in namazda yaptığı bazı mubah işleri şöyle özetlemiştir: Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken Aişe (r.a.) onunla kıble arasına uzanmıştı. Secde edeceği zaman onu eliyle dürter, ayağını çekerdi. Secdeden kalktığı za-
man ise, ayaklarını uzatırdı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken şeytan namazını kesmek için ona gelmişti. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem de şeytanı yakalayarak, salyası eline akmeaya kadar boğazını sıktı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem minber üzerinde namaz kılarken minberde ruku'a gider, secde zamanı gelince gerisin geriye inerdi. Yere secde eder, yine minbere çıkardı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem duvara doğru namaz kılarken önünden bir hayvan geçmek isteyince onu engellemeye çalışırdı. Hattâ karnı duvara yapışırdı. Böylece hayvan duvar arkasından geçmek zorunda kalırdı. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken, Abdülmuttalipoğullarmdan iki cariye kavga ederek yanma geldiler. Eliyle onları tuttu. Namazda iken birini diğerinden ayırdı. Bu hadîsteki Ahmcd'in lâfzı şöyledir: "Cariyeler peygamber efendimizin dizlerini Sutlular. Namaz bilmediği halde, Rasûlüllah onları ayırdı." Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken önünden bir çocuk geçince, eliyle dönmesi için ona işaret elti ve çocuk döndü. Önünden bir cariye geçmek isteyince yine eliyle işaret elti. Fakat cariye geçip gitti. Rasûlüllah namazı bitirince: "Cariyelerde bu gibi durumlar çoktur," buyurdu. (Hadîsi imam Ahmed 'Süncn'inde zikretti.) "Namazda üflemek kelâmdır" hadisinin aslı yoktur. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem namazda iken üflerdi. (Bu rivaycii Sa'îd bin Mansûr, 'Sünen'inde Ibn Abbâs'dan nakletmiş,lir.) Sahih olan Rasûlüllah'ın ağladığı ve titrediğidir. Ali bin Ebî Tâlib şöyle demiştir: "Ben belli saatte Rasûlüllah'a gelirdim. Geldiğim zaman izin isterdim, eğer namaz kılıyorsa öksürürdü, ben de içeriye girerdim. Eğer namazda değilse bana izin verirdi." (Hadisi Ncsâî ile Ahmed zikretmiştir. Ahmed'in lâfzı şöyledir: "Rasûlüllah'm gece gündüz yanına girdiğim bir zaman vardı. Rasûlüllah'm huzuruna girdiğim zaman namaz kılıyorsa öksürürdü, öksürmeyi namaz bozanlardan saymazdı. Rasûlüllah, bazan yalınayak, bazan ayakkabıyla kılardı." Abdullah bin Amr da böyle söylcmişıir. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, "yahudİ-lerc muhalif olsun diye nalınlarla kılmayı' emretmişti.) Bazan bir elbiseyle bazan iki elbiseyle namaz kılardı. tkİ elbiseyle kıldığı daha çoktur.

2.11.12. Mushaf'tan Okumak

Aişc'nin (r.a.) azadlısı Zckvan, Ramazan ayında mushaftan okuyarak Aişe'ye imamlık yapardı. Mâlik ve Şafiî de bu görüştedir. Ncvevi şöyle demiştir: "Namazda mushafm yapraklarını bazan çevirse, namaz bozulmaz. Eğer Kur an'dan başka yazılı bir kâğıda baksa ve kendi içinden bunu tekrar etse, uzun da olsa namaz bozulmaz, fakat mekruhtur. Şafiî 'İmlâ' adlı kitabında bunu ifade etmiştir."