Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 14 Namazdahusu - Fikhussunne

 NAMAZDA HUŞU

(NAMAZIN DIŞINDAKİ AMELLERLE KALBÎN MEŞGUL OLMAMASI)

Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayetcn Nebî aleyhissclâm şöyle buyurdu: "Namaz için ezan okununca, şeytan ezam işitmesin diye yellenerek kaçar. Ezan bitince gelir. Kamet yapılınca tekrar dönüp gider. Kâmel bilince gelir. Kişi ile nefsi arasına girer. 'Şunu halıda, şunu hatırla', der. Nihayet adam kaç rek'at kıldığım unutur. Eğer sizden biriniz üç mü, dört mü kıldığım bilemezse, oturup iki secde yapsın." (Hadisi Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.) Buharı demiştir ki: "Ömer (r.a.): 'Ben namazda olduğum haîde askerimi teçhiz ederim' demiştir. Bu halde bile namaz, sahihtir. Ancak bununla beraber, namaz kılan kimsenin, kalbiyle Rabb'inc dönmesi, fiilî meşguliyetleri kalpten çıkarması gerekir. Âyetlerin mânâsını düşünmek ve namazdaki amellerden her birisinin hikmetini anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü kişiye kıldığı namazdan ancak düşündüğü şey nisbetinde mükâfat vardır."
Ebû Dâvûd, Ncsâî ve lbn Hibban'm Ammar bin Yasir (r.a.)'dcn rivayetlerine göre; Ammar, "Rasûlüllah'm şöyle buyurduğunu işittim," demiştir: "Kişi namazım bitirir de onun için ancak namazının onda biri veya dokuzda biri veya sekizde biri veya yedide biri veya altıda biri veya beşte biri veya dörtle biri veya üçle biri veya yarısı yatılır." Bczzâr'm lbn Abbâs'dan rivayet elliği hadisle Ncbî aleyh i s selâm: "Allah Teâlâ şöyle buyurdu," demiştir: "Den, azametim için tevazu gösteren, yaratıklarımdan kendini yüksek görmeyen, bana isyana ısrarlı olarak bir gece geçirmeyen, gündüzleri beni zikretmeye bir parça ayıran, miskinlere, yolda kalmışlara, ihtiyar kadınlara acıyan ve belâya uğrayanlara merhamet edenin namazını kabul ederim. Bu namaz güneşin nuru gibi onun nuru olur. İzzetim hakkı için onu gözetirim. Meleklerim de onu korurlar. Karanlıkla ona nur, cehalette ise ona ağırbaşlılık veririm. Yaratıklarıma göre bunun durumu, cennete göre Firdevs'in durumu gibidir."
Ebû Davud'un Zcyd bin Halid (r.a.)'den rivayetine göre Nebî aleyhissclâm şöyle buyurmuştur: "Kim abdest alır da aldığı abdesti güzel yapıp sonra içinde başka bir şeyi düşünmeden iki rek'at namaz kılarsa geçmiş günâhları bağışlanır." Müslim'in, Osman bin Ebû'l As (r.a.)'dan rivayetinde Osman demiştir ki: "Rasûlüllah'a sordum: Namaz kılarken şeytan benimle namaz arasına ve kırâclim arasına giriyor, beni şaşırtıyor. Rasû-lüllah şöyle buyurdu: "O şeytandır. Ona 'Hanzeb' denir. Onu sezdiğinde
ondan Allah'a sığın ve sol tarafına üç defa tükür." Osman bin Ebû'l-Âs: "Rasûlüllah'm buyurduğu gibi yaptım. Allah benden bunu giderdi." dedi.
Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Rasûlüllah sallalla-hu aleyhi ve sellem dedi ki: "Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Namazı kulumla kendi aramda yarı yarıya taksim ettim. Kulumun istediği verilir. Kul, "Elhamdülillahi Rabbi7-âlemin" (Hamdolsun, âlemlerin Rabbi Allah'a,) dediği zaman Allah Teâlâ; "kulum bana hamdetti," der. Kul; "er-Rahmân'ir-Rahîm" (Rahman ve Rahîm olan) dediği zaman, Allah şöyle buyurur: "Kulum beni övdü." Kul; "Mâliki yevmi'd-din" (Kıyamet gününün sahibi) dediği zaman, Allah Teâlâ; "Kulum beni yüceltti ve işlerini bana havale elti," der. Kul, "iyyâkena'büdü ve iyyâke nesta'în" (Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım isteriz) dediği zaman, Allah Teâlâ; "Bu benimle kulum arasındadır, kulum için istediği verilir," der. Kul, "ihdinâs-sırâle'l-müstagîın. Sırât'ellezine en'amte aleyhim, ğayri'l-mağdübi aleyhim ve le'd-dâllîn." (Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.) dediği zaman; Allah Teâlâ: "Bu kulumundur, kulum için istediği şey verilir," der."