Fikih - 26 Kabriziyaret - Fikhussunne
KABİRLERİ ZİYARET ETMEK
Kabir ziyareti erkekler için müsiehabdır. Çünkü Müslim, Ahmed, Tirmizî, Ncsâî,
Ebû Dâvûd ve Ibn Mâcc'nin Abdullah bin Bureyde (r.a.)'dcn, onun da babasından
rivayet ettikleri hadise göre; Ncbî aleyhisselâm şöyle buyurmuştur: "Kabirleri
ziyaret etmekten sizi nehyet-mişliın, artık ziyaret edebilirsiniz. Çünkü o size
ahireli hatırlatır." İlk zamanlarda kabir ziyarefinin nehycdilmesi, cahiliyyel
devrine yakın olduğu içindi. Çünkü o devirde insanlar kötü ve çirkin sözlerden
sakınmıyorlardı. İslâm'a girince; kalpleri sükûna erdi ve islâm'ın ahkâmını
öğrendiler. Sâri' onlara kabirleri ziyaret etme izni verdi. Ebû Hureyre
(r.a.)'den rivayeten; Ncbî aleyhisselâm, annesinin kabrini ziyaret ederek ağladı
ve etrafmdaki-Icri ağlattı'. Ncbî aleyhisseiâm şöyle buyurdu: "Anneme af dilemem
için Rabbimden izin isledim, bana izin verilmedi. Kabrim ziyaret etmek için izin
isledim. Bana izin verildi. Öyleyse kabirleri ziyaret ediniz, kabirler size
ahireli hatırlatır." (Hadisi Müslim, Ahmed, Nesâî, Ebû Dâvud ve tbn Mâce rivayet
etmiştir.)
Ziyaretten maksat, ahircü hatırlamak ve ibret almak olunca; bu manadan dolayı
kâfirlerin kabirlerini ziyaret etmek te caizdir. Eğer kabirde-kilcr zalim
kişilerse veya zulümlerinden dolayı Allah onları helak etmişse onların
durumlarına ağlayarak, kabirlerin yanından geçerken Allah'a karşı acizlik
göstermek müstehabdır. Çünkü Buharî'nin Ibn Ömer (r.a.)'den rivayet eniğine
göre; "Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına Semûd diyarındaki Hicr
mevkiine varınca şöyle buyurdu: "Bu azap görenlerin yanına ağlar olmaktan başka
bir halde girmeyiniz. Eğer ağlaya-mıyorsanız onların yanına girmeyin ki, onlara
isabet eden size de isabet etmesin."
3.23.1. Ziyaretin Şekli
Ziyaretçi kabre vardığı zaman, ölünün bulunduğu tarafa dönerek ona selâm verir
ve dûa eder. Bu konuda şu hadisler gelmiştir:
Bureyde (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Nebi aleyhisselâm,
ashab kabristana çıktığı zaman, onlara şöyle seslenmelerini öğretmiştir: "Ey
mümin ve müslümanlar yurdunun ehli, selâm üzerinize olsun. Inşâallah biz de size
kavuşacağız. Siz bizden önce gittiniz. Biz de sizin arkanızdan geleceğiz.
Allah'dan bizim ve sizin için afiyet isliyoruz." (Hadisi Müslim, Ahmed ve
diğerleri rivayet etmiştir.)
Ibn Abbas (r.a.)'dan rivayeten; Ncbî aleyhisselâm Medine kabristanına uğrayarak
yüzüyle kabristana döndü ve şöyle dedi: "Selâm üzerinize olsun ey kabirde
yalanlar. Allah bizi ve sizi bağışlasın. Siz bizden öncesiniz, biz de sizin
izinizden geleceğiz." (Bu hadisi Tirmizî rivayet etmiştir.)
Aişc (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, o şöyle demiştir: "Ncbî aİeyhisseîârn
her ne zaman gecelerse, gecenin sonundaki Bckî' mezarlığına çikar şöyle derdi:
"ey müminler topluluğunun yurdu. Selâm üzerinize olsun. Size vaad olunduğunuz
ölüm gelmiştir. Yarın biz de size geleceğiz. İnşâallah size kavuşacağız.
Allah'ım, Dekî'il-Garkal mezarlığında yalanları bağışla." (Hadisi Müslim rivayet
etmiştir.)
Yine Aişe (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Yâ Rasûlallah,
kabirde yatanlara ne diyeyim?" diye sordum. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu: "Ey müminler ve müslümanlar diyarının ehli, selâm
üzerinize olsun. Allah bizden önce geçenlere ve sonrakilere merhamet etsin.
İnşâallah size kavuşacağız."
Bazı bilgisizlerin kabirleri meshetmek ve öpmek, etrafını tavaf etmek gibi
yaptıklarına gelince; bunlar kötü bid'aılardandır. Bu bid'allardan kaçınmak
vacip olup yapılması haramdır. Allah Kabe'yi şerefli kıldığı için, tavaf ve
benzeri hareketler ancak orada yapılabilir. Nebî'nin kabri, velinin mezarı
Kabe'ye mukayese edilemez. Bütün hayırlar Rasûlüllah sallalîahu aleyhi ve
sellem'c uymakta, bütün serler de bid'aılara uymakladır. Ibn Kayyım şöyle
demiştir: "Nebî aleyhisselâm, kabirleri ziyaret eniği zaman, orda yatanlara dua
etmek, onlara rahmet okumak ve istiğfar dilemek için ziyaret ederdi. Müşrikler
ise, ölü vasıtasıyla Allah'a dua etmek, ölüden ihtiyaçlarını vermesini istemek
ve ondan yardım dilemek, Rasûlül-lah'ın gösterdiği yolun aksine ölüye
yönelmekten başka şey için ziyaret etmezlerdi. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem'in gösterdiği yol, tevhid ve ölüye iyilik yoludur. Müşriklerin yolu ise,
şirk ile kendi nefislerine ve ölüye kötülük yoludur. Bu hareketleri yapanlar üç
kısma ayrılırlar: Ya direk Ölüye duâ ederler. Ya Ölünün vasıtasıyla duâ ederler.
Ya da ölünün yanında duâ ederler ki, bunlar ölünün yanında duâ etmeyi
mescitlerde duâ etmekten daha evla görürler. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve
sellem'in ve
ashabının lakib ettiği yolu düşünenler iki durum arasındaki farkı açık olarak
anlarlar.
3.23.2. Kadınların Ziyareti
imam Mâlik, Hanefîler'den bazıları, bir rivayete göre Ahmed ve alimlerin çoğu,
kadınların kabirleri ziyaretine Âişe (r.a.)'m şu hadisinden dolayı ruhsat
vermişlerdir: Âişe (r.a.) bu hadisinde; "Ya Rasûlallah, kabirde yatanlara
(kabirleri ziyaret esnasında) ne diyeyim?" diye sormuştur. Abdullah bin Ebî
Müleyke (r.a.)'den rivayet edilen şu hadis daha önce geçmiştir: "Âişe (r.a.) bir
gün kabristandan döndüğünde; "ey müminlerin annesi, nereden geldin?" diye
sordum. Âişe; (r.a.) "kardeşim Abdurrah-man'm kabrinden," dedi. O'na; "Rasülüllah
sallallahu aleyhi ve sellem kabirleri ziyaretten nehy etmedi mi?" diye sordum.
Âişe; (r.a.) "Evet, önce kabirleri ziyaretten nehy elti, sonra ziyareti
emretti," dedi. (Hadisi Bcyhakî rivayet ederek, hadiste "Destan bin Müslim el-Basrî'nin
tek kaldığını," Zchcbî ise hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)
Buharı ve Müslim'de, Encs (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Ra-sûlüllah
sallallahu aleyhi ve sellem, çocuğunun kabri başında ağlayan bir kadının
yanından geçerek; "Allah'tan kork ve sabret," buyurdu. Kadın; "Benim başıma
gelen musibeti biliyor musun?" dedi. Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem
gidince kadına; "O, Rasülüllah idi," denildi. Kadın ölü gibi dona kaldı.
Rasûlüllah'ın evine gittiğinde, kapısında kapıcılar bulunmuyordu. "Yâ Rasûlallah,
seni tanıyamadım," dedi. Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Gerçek sabır
ilk anda yapılandır" buyurdu. Hadisten delil getirme yönüne gelince; Rasülüllah
sallallahu aleyhi ve sellem, çocuğunun kabri yanında kadını gördü ve bundan
dolayı onu yadırgamadı. Kabir ziyareti, ahireti hatırlamak için olunca; bu durum
erkekler için de, kadınlar için de söz konusudur. Ahireti hatırlamaya erkekler
kadınlardan daha muhtaç değildir.
Bir grup âlim, sabırlarının azlığı ve sabırsızlıklarının çokluğu sebebiyle, bir
de Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in "Allah, kabirleri çok ziyaret
edenlere lanet etsin," hadisinden dolayı kadınların kabirleri ziyaret etmelerini
mekruh saymışlardır. (Hadisi Ahmed, Ibn Mâce ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî
sahihlemiştir.) Kurtubî şöyle demiştir: "Hadiste zikri geçen lanet, çok ziyaret
eden kadınlar içindir. Çünkü mübalağa sığası getirilmiştir. Belki de çok ziyaret
eden kadınlar, kocalarının haklarını zayi ederek, bağırıp çağırma ve benzeri
yanlış hareketlerde bulunurlar. "Eğer bütün bunlardan emin olurlarsa, kadınların
ziyaretinde bir mani
yoktur," denmiştir. "Çünkü ölümü hatırlamaya hem erkeklerin, hem de kadınların
ihtiyacı vardır." Şevkânî Kurtubî'nİn sözüne taliken şöyle demiştir: "Bu sözün,
görünüşte bu konuda birbirleriyle çelişen hadislerin arasını birleştirmek için
güvenilecek bir söz olması gerekir."
İslami Okul Okulların En Önemlisi