Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 26 Kabriziyaret - Fikhussunne

Fikih - 26 Kabriziyaret

 KABİRLERİ ZİYARET ETMEK

Kabir ziyareti erkekler için müsiehabdır. Çünkü Müslim, Ahmed, Tirmizî, Ncsâî, Ebû Dâvûd ve Ibn Mâcc'nin Abdullah bin Bureyde (r.a.)'dcn, onun da babasından rivayet ettikleri hadise göre; Ncbî aleyhisselâm şöyle buyurmuştur: "Kabirleri ziyaret etmekten sizi nehyet-mişliın, artık ziyaret edebilirsiniz. Çünkü o size ahireli hatırlatır." İlk zamanlarda kabir ziyarefinin nehycdilmesi, cahiliyyel devrine yakın olduğu içindi. Çünkü o devirde insanlar kötü ve çirkin sözlerden sakınmıyorlardı. İslâm'a girince; kalpleri sükûna erdi ve islâm'ın ahkâmını öğrendiler. Sâri' onlara kabirleri ziyaret etme izni verdi. Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayeten; Ncbî aleyhisselâm, annesinin kabrini ziyaret ederek ağladı ve etrafmdaki-Icri ağlattı'. Ncbî aleyhisseiâm şöyle buyurdu: "Anneme af dilemem için Rabbimden izin isledim, bana izin verilmedi. Kabrim ziyaret etmek için izin isledim. Bana izin verildi. Öyleyse kabirleri ziyaret ediniz, kabirler size ahireli hatırlatır." (Hadisi Müslim, Ahmed, Nesâî, Ebû Dâvud ve tbn Mâce rivayet etmiştir.)
Ziyaretten maksat, ahircü hatırlamak ve ibret almak olunca; bu manadan dolayı kâfirlerin kabirlerini ziyaret etmek te caizdir. Eğer kabirde-kilcr zalim kişilerse veya zulümlerinden dolayı Allah onları helak etmişse onların durumlarına ağlayarak, kabirlerin yanından geçerken Allah'a karşı acizlik göstermek müstehabdır. Çünkü Buharî'nin Ibn Ömer (r.a.)'den rivayet eniğine göre; "Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına Semûd diyarındaki Hicr mevkiine varınca şöyle buyurdu: "Bu azap görenlerin yanına ağlar olmaktan başka bir halde girmeyiniz. Eğer ağlaya-mıyorsanız onların yanına girmeyin ki, onlara isabet eden size de isabet etmesin."

3.23.1. Ziyaretin Şekli

Ziyaretçi kabre vardığı zaman, ölünün bulunduğu tarafa dönerek ona selâm verir ve dûa eder. Bu konuda şu hadisler gelmiştir:
Bureyde (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Nebi aleyhisselâm, ashab kabristana çıktığı zaman, onlara şöyle seslenmelerini öğretmiştir: "Ey mümin ve müslümanlar yurdunun ehli, selâm üzerinize olsun. Inşâallah biz de size kavuşacağız. Siz bizden önce gittiniz. Biz de sizin arkanızdan geleceğiz. Allah'dan bizim ve sizin için afiyet isliyoruz." (Hadisi Müslim, Ahmed ve diğerleri rivayet etmiştir.)
Ibn Abbas (r.a.)'dan rivayeten; Ncbî aleyhisselâm Medine kabristanına uğrayarak yüzüyle kabristana döndü ve şöyle dedi: "Selâm üzerinize olsun ey kabirde yalanlar. Allah bizi ve sizi bağışlasın. Siz bizden öncesiniz, biz de sizin izinizden geleceğiz." (Bu hadisi Tirmizî rivayet etmiştir.)
Aişc (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, o şöyle demiştir: "Ncbî aİeyhisseîârn her ne zaman gecelerse, gecenin sonundaki Bckî' mezarlığına çikar şöyle derdi: "ey müminler topluluğunun yurdu. Selâm üzerinize olsun. Size vaad olunduğunuz ölüm gelmiştir. Yarın biz de size geleceğiz. İnşâallah size kavuşacağız. Allah'ım, Dekî'il-Garkal mezarlığında yalanları bağışla." (Hadisi Müslim rivayet etmiştir.)
Yine Aişe (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; o şöyle demiştir: "Yâ Rasûlallah, kabirde yatanlara ne diyeyim?" diye sordum. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ey müminler ve müslümanlar diyarının ehli, selâm üzerinize olsun. Allah bizden önce geçenlere ve sonrakilere merhamet etsin. İnşâallah size kavuşacağız."
Bazı bilgisizlerin kabirleri meshetmek ve öpmek, etrafını tavaf etmek gibi yaptıklarına gelince; bunlar kötü bid'aılardandır. Bu bid'allardan kaçınmak vacip olup yapılması haramdır. Allah Kabe'yi şerefli kıldığı için, tavaf ve benzeri hareketler ancak orada yapılabilir. Nebî'nin kabri, velinin mezarı Kabe'ye mukayese edilemez. Bütün hayırlar Rasûlüllah sallalîahu aleyhi ve sellem'c uymakta, bütün serler de bid'aılara uymakladır. Ibn Kayyım şöyle demiştir: "Nebî aleyhisselâm, kabirleri ziyaret eniği zaman, orda yatanlara dua etmek, onlara rahmet okumak ve istiğfar dilemek için ziyaret ederdi. Müşrikler ise, ölü vasıtasıyla Allah'a dua etmek, ölüden ihtiyaçlarını vermesini istemek ve ondan yardım dilemek, Rasûlül-lah'ın gösterdiği yolun aksine ölüye yönelmekten başka şey için ziyaret etmezlerdi. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in gösterdiği yol, tevhid ve ölüye iyilik yoludur. Müşriklerin yolu ise, şirk ile kendi nefislerine ve ölüye kötülük yoludur. Bu hareketleri yapanlar üç kısma ayrılırlar: Ya direk Ölüye duâ ederler. Ya Ölünün vasıtasıyla duâ ederler. Ya da ölünün yanında duâ ederler ki, bunlar ölünün yanında duâ etmeyi mescitlerde duâ etmekten daha evla görürler. Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in ve
ashabının lakib ettiği yolu düşünenler iki durum arasındaki farkı açık olarak anlarlar.

3.23.2. Kadınların Ziyareti

imam Mâlik, Hanefîler'den bazıları, bir rivayete göre Ahmed ve alimlerin çoğu, kadınların kabirleri ziyaretine Âişe (r.a.)'m şu hadisinden dolayı ruhsat vermişlerdir: Âişe (r.a.) bu hadisinde; "Ya Rasûlallah, kabirde yatanlara (kabirleri ziyaret esnasında) ne diyeyim?" diye sormuştur. Abdullah bin Ebî Müleyke (r.a.)'den rivayet edilen şu hadis daha önce geçmiştir: "Âişe (r.a.) bir gün kabristandan döndüğünde; "ey müminlerin annesi, nereden geldin?" diye sordum. Âişe; (r.a.) "kardeşim Abdurrah-man'm kabrinden," dedi. O'na; "Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem kabirleri ziyaretten nehy etmedi mi?" diye sordum. Âişe; (r.a.) "Evet, önce kabirleri ziyaretten nehy elti, sonra ziyareti emretti," dedi. (Hadisi Bcyhakî rivayet ederek, hadiste "Destan bin Müslim el-Basrî'nin tek kaldığını," Zchcbî ise hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)
Buharı ve Müslim'de, Encs (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Ra-sûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, çocuğunun kabri başında ağlayan bir kadının yanından geçerek; "Allah'tan kork ve sabret," buyurdu. Kadın; "Benim başıma gelen musibeti biliyor musun?" dedi. Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem gidince kadına; "O, Rasülüllah idi," denildi. Kadın ölü gibi dona kaldı. Rasûlüllah'ın evine gittiğinde, kapısında kapıcılar bulunmuyordu. "Yâ Rasûlallah, seni tanıyamadım," dedi. Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Gerçek sabır ilk anda yapılandır" buyurdu. Hadisten delil getirme yönüne gelince; Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem, çocuğunun kabri yanında kadını gördü ve bundan dolayı onu yadırgamadı. Kabir ziyareti, ahireti hatırlamak için olunca; bu durum erkekler için de, kadınlar için de söz konusudur. Ahireti hatırlamaya erkekler kadınlardan daha muhtaç değildir.
Bir grup âlim, sabırlarının azlığı ve sabırsızlıklarının çokluğu sebebiyle, bir de Rasülüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in "Allah, kabirleri çok ziyaret edenlere lanet etsin," hadisinden dolayı kadınların kabirleri ziyaret etmelerini mekruh saymışlardır. (Hadisi Ahmed, Ibn Mâce ve Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî sahihlemiştir.) Kurtubî şöyle demiştir: "Hadiste zikri geçen lanet, çok ziyaret eden kadınlar içindir. Çünkü mübalağa sığası getirilmiştir. Belki de çok ziyaret eden kadınlar, kocalarının haklarını zayi ederek, bağırıp çağırma ve benzeri yanlış hareketlerde bulunurlar. "Eğer bütün bunlardan emin olurlarsa, kadınların ziyaretinde bir mani
yoktur," denmiştir. "Çünkü ölümü hatırlamaya hem erkeklerin, hem de kadınların ihtiyacı vardır." Şevkânî Kurtubî'nİn sözüne taliken şöyle demiştir: "Bu sözün, görünüşte bu konuda birbirleriyle çelişen hadislerin arasını birleştirmek için güvenilecek bir söz olması gerekir."