Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 36 Fitirsadakasi - Fikhussunne

Fikih - 36 Fitirsadakasi

 FITIR SADAKASI

Fıtır sadakası; Ramazan'da vacib olan bir zekâttır. Fıtır sadakası, büyük-küçük, erkek-kadın, hür-köle herkese vacibdir.
Buhâri ve Müslim'in Ibn Ömer'den rivayet ettiklerine göre: Raslüllah sallallahu aleyhi ve sellem, fıtır sadakasını Ramazan ayın
da hurmadan bir sa' (2.917 kg.) ve arpadan bir sa' olarak, köle-hür, erkek-kadın, bütün müslümanlara farz kılmıştır.

8.25.1. Hikmeti

Fıtır sadakası; hicretin ikinci senesi Şaban ayında meşru kılınmış olup oruçlu kimseyi, yapacağı umulan kötülüklerden, boş sözlerden korur. Böylece fakir ve muhtaçlar gözetilmiş olur.
Ebû Dâvûd, îbn Mâce ve Dârekutnî'nİn îbn Abbas'dan rivayet ettikleri hadiste îbn Abbas şöyle demiştir: «Rasûlüllah sallallabu aleyhi ve sellem, fıtır sadakasını, oruçluyu boş söz ve hareketlerden korumak ve fakirleri doyurmak için farz kılmıştır. Her kim onu bayram namazından önce eda ederse makbul bir zekât olur. Şayet namazdan sonra eda ederse sadakalardan bir sadaka olmuş olur.»

8.25.2. Kime Vaciptir?

Fıtır sadakası, bir gün - bir gecelik, kendisinin ve çoluk - çocuğunun yiyeceğinden fazla bir sa' miktarı arpa veya buğdaya sahip olan hür ve müslümana vacip olur. Fıtır sadakası, kişiye kendisi, hanımı, çocukları, bütün, işlerini üzerine aldığı ve înfak etmekle mükellef olduğu hizmetçileri ve kendisine nafakası gereken kimselerin fitresini vermek üzere vacibdir.

8.25.3. Miktarı

Sadaka-i Fıtır'da vacib olan; buğday, arpa, hurma, kuru üzüm, keş peyniri, pirinç, mısır gibi temel gıda maddesi sayılanlardan bir sa' vermektir.
Ebû Hanîfe bunların kıymetini vermeyi caiz görerek demiştir ki: «Eğer fitreyi buğdaydan verecekse yarım sa' kifayet eder.»
Ebû Sa'îd el-Hudrî (r.a.) şöyle demiştir: «Rasûîüllah sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken, biz sadaka-i fitin küçük-büyük, hür veya köle herkes için yemekden bir sa', yahut keş peynirinden bir sa' veya arpadan bir sa' yahut kuru üzümden bir sa' üzerinden verirdik. Muâviye hacc yahut umre yapmak için gelinceye kadar bu şekilde devam ettik. Sonra Muâviye minder üzerinde başka bir konuşma yaptı. Konuşmasında; 'Ben Şam buğdayından iki müddün bir sa' kuru hurmaya denk olduğu fikrindeyim,' dedi. Bunun üzerine halk onun görüşü ils amel ettiler.» Ebû Sa'îd demiştir ki: «Bana gelince; ben bunu yaşadığım müddetçe ilelebed eskiden verdiğim gibi vermekte devam ediyorum.» (Hadisi Buharı, Müslim, Tir-mizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve tbn Mâce rivayet etmiştir.)
Tîrmizî şöyle demiştir: «İlim ehlinin bir kısmını bu hadisle amel ederek her şeyden bir sa' vermeyi uygun görmüşlerdir. Şâfi'î ve îs-hak'm da görüşü budur. İlim ehlinden diğer bir kışımı ise; «Her-şeyden bir sa', ancak buğdaydan yarım sa' kâfi gelir,» demiştir. Bu görüş, Süfyân, îbn Mübarek ve Küfe ehlinin de görüşüdür.»

8.25.4. Sadaka-i Fıtır Ne Zaman Vacip Olur?

Alimler fıtır sadakasının Ramazan sonunda vacib olduğu konusunda ittifak etmişler, vacib olan vaktin hududunda ise ihtilâf etmişlerdir.
Sevri, Ahmed, îshak, Şafi'î'nin son görüşüne ve Malik'ten yapılan iki rivayetin birisine göre; vacib olmasının vakti bayram gecesi güneş banncadır. Çünkü güneşin batması. Ramazan bayramı vaktidir.
Ebû Hanîfe, Leys, Şafi'î'nin eski görüşüne ve Malik'ten diğer rivayete göre; vacib olmasının vakti bayram günü güneş doğunca-
Bu ihtilâfın sonucu olarak; «Bayram günü sabahtan önce, güneşin batmasından sonra doğan bir çocuğa sadaka-i fıtır vacip midir, değil midir?» sorusu ortaya çıkmıştır. Birinci görüşe göre; vacib değildir, çünkü vacib olan vakitten sonra doğmuştur. İkinci görüşe göre ise, vacibdir. Çünkü vacib olan vakitten önce doğmuştur.

8.25.5. Sadaka-ı Fitin Vacib Olduğu Vakitten Önce Vermek

Alimlerin çoğuna göre; sadaka-ı fitin bayramdan bir veya iki ğün önce vermek caizdir.
Ibn Ömer şöyle demiştir: «Rasûlüllah sallallahu .aleyhi ve sel-lem, fıtır sadakasını cemaat namaza çıkmadan önce vermemizi emretti.» /
Nâfi' şöyle demiştir: «Ibn Ömer, sadak-ı fitin bayramdan bir •veya iki gün önce öderdi.»
Âlimler bir veya iki günden fazlasında ise ihtilâf etmişlerdir: Ebû Hanife'ye göre; Ramazan ayindai. önce vermek caizdir. Şâfi'î, ayın evvelinde vermeyi caiz görmüştür. İmam Mâlik ile Ahmed' in meşhur olan görüşüne göre; sadaka-ı fitin bir veya iki gün önce vermek caizdir.
imamların ittifakına göre, sadaka-ı fitin vacib olan vakitten sonraya tehir etmekle üzerinden düşmeyip bilâkis ödeninceye kadar, ödenmesi gereken bir borç olarak ömrünün sonuna kadar da olsa kişinin zimmetinde kalır. Yine bayramdan sonraya ti»hîr etmenin caiz olmadığında ittifak etmişlerdir. Ancak îbn Şîrîn ve Ne-hâî'den naklolunduğuna göre; «Bayramdan sonraya bırakmak câ* izdir.» demişlerdir. İmam Ahmed, «Sadaka-ı fitin bayramdan sonraya bırakmakda bir beis olmadığı kanaatindeyim.» demiştir. Ibn Rislân ise, şöyle demiştir: «Sadaka-ı fıtır zekât olduğu için, sonraya bırakılması ittifakla haramdır. Namazı vaktinde kılmayana günah olduğu gibi, sadaka-ı fitin sonraya bırakmak da günahdır.»
Daha önce hadiste geçtiğine göre; «Kim sadaka-ı fitin Rama-zan'dan önce öderse, makbul bir zekât olmuş olur. Kim de Rama-zan'dan sonraya bırakırsa diğer sadakalar gibi bir sadaka vermiş sayılır.»

8.25.6. Sadaka-i Fıtınn Verileceği Yerler

Sadaka-ı fıtınn verileceği yerler, zekâtın verileceği yerler olup bu da ayette geçen sekiz sınıftır. Hadiste geçtiği üzere fakirler bu sınıfların en evlâsıdır. Çünkü RasûlüİIah sallallahu aleyhi ve sellem; sadaka-ı fitin oruçla için boş söz ve hareketlerden ve günahlardan bir temizlenme ve fakirler için ise yiyecek kılmıştır.
Beyhakî ve Dârekutnî'nin Ibn Ömer (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre, o şöyle demiştir: «Rasûiüllah sallallahu aleyhi ve sellem; -sadaka-i fitin vacîb kılınca, «Bugün fakirleri zenginleştirin» buyurdu.» Beyhaki'den başka bir rivayet göre; «Bugünün tavafından sonra fakirleri zenginleştirin.» buyurmuştur.
Zekâtı nakletme konusu anlatılırken nereye edâ edileceği hakkında açıklama daha Önce geçmiştir.

8.25.7. Zımmîye Sadaka-i Fitin Vermek

Zühri, Ebû Hanîfe, Muhammed ve Ibn Şubrume, şu ayetten dolayı zımmîye sadaka-i fitin vermeyi caiz görmüşlerdir:
«Allah din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere İyilik yapmanıza ve onlara karsı adil davranmanızı yasak l"!rpa7ı Doğrusu Allah adil olanları sever.» (Mümte-hine: 9).