Fikih - 36 Fitirsadakasi - Fikhussunne
FITIR SADAKASI
Fıtır sadakası; Ramazan'da vacib olan bir zekâttır. Fıtır sadakası, büyük-küçük,
erkek-kadın, hür-köle herkese vacibdir.
Buhâri ve Müslim'in Ibn Ömer'den rivayet ettiklerine göre: Raslüllah sallallahu
aleyhi ve sellem, fıtır sadakasını Ramazan ayın
da hurmadan bir sa' (2.917 kg.) ve arpadan bir sa' olarak, köle-hür,
erkek-kadın, bütün müslümanlara farz kılmıştır.
8.25.1. Hikmeti
Fıtır sadakası; hicretin ikinci senesi Şaban ayında meşru kılınmış olup oruçlu
kimseyi, yapacağı umulan kötülüklerden, boş sözlerden korur. Böylece fakir ve
muhtaçlar gözetilmiş olur.
Ebû Dâvûd, îbn Mâce ve Dârekutnî'nİn îbn Abbas'dan rivayet ettikleri hadiste îbn
Abbas şöyle demiştir: «Rasûlüllah sallallabu aleyhi ve sellem, fıtır sadakasını,
oruçluyu boş söz ve hareketlerden korumak ve fakirleri doyurmak için farz
kılmıştır. Her kim onu bayram namazından önce eda ederse makbul bir zekât olur.
Şayet namazdan sonra eda ederse sadakalardan bir sadaka olmuş olur.»
8.25.2. Kime Vaciptir?
Fıtır sadakası, bir gün - bir gecelik, kendisinin ve çoluk - çocuğunun
yiyeceğinden fazla bir sa' miktarı arpa veya buğdaya sahip olan hür ve müslümana
vacip olur. Fıtır sadakası, kişiye kendisi, hanımı, çocukları, bütün, işlerini
üzerine aldığı ve înfak etmekle mükellef olduğu hizmetçileri ve kendisine
nafakası gereken kimselerin fitresini vermek üzere vacibdir.
8.25.3. Miktarı
Sadaka-i Fıtır'da vacib olan; buğday, arpa, hurma, kuru üzüm, keş peyniri,
pirinç, mısır gibi temel gıda maddesi sayılanlardan bir sa' vermektir.
Ebû Hanîfe bunların kıymetini vermeyi caiz görerek demiştir ki: «Eğer fitreyi
buğdaydan verecekse yarım sa' kifayet eder.»
Ebû Sa'îd el-Hudrî (r.a.) şöyle demiştir: «Rasûîüllah sallallahu aleyhi ve
sellem aramızda iken, biz sadaka-i fitin küçük-büyük, hür veya köle herkes için
yemekden bir sa', yahut keş peynirinden bir sa' veya arpadan bir sa' yahut kuru
üzümden bir sa' üzerinden verirdik. Muâviye hacc yahut umre yapmak için
gelinceye kadar bu şekilde devam ettik. Sonra Muâviye minder üzerinde başka bir
konuşma yaptı. Konuşmasında; 'Ben Şam buğdayından iki müddün bir sa' kuru
hurmaya denk olduğu fikrindeyim,' dedi. Bunun üzerine halk onun görüşü ils amel
ettiler.» Ebû Sa'îd demiştir ki: «Bana gelince; ben bunu yaşadığım müddetçe
ilelebed eskiden verdiğim gibi vermekte devam ediyorum.» (Hadisi Buharı, Müslim,
Tir-mizî, Nesâî, Ebû Dâvûd ve tbn Mâce rivayet etmiştir.)
Tîrmizî şöyle demiştir: «İlim ehlinin bir kısmını bu hadisle amel ederek her
şeyden bir sa' vermeyi uygun görmüşlerdir. Şâfi'î ve îs-hak'm da görüşü budur.
İlim ehlinden diğer bir kışımı ise; «Her-şeyden bir sa', ancak buğdaydan yarım
sa' kâfi gelir,» demiştir. Bu görüş, Süfyân, îbn Mübarek ve Küfe ehlinin de
görüşüdür.»
8.25.4. Sadaka-i Fıtır Ne Zaman Vacip Olur?
Alimler fıtır sadakasının Ramazan sonunda vacib olduğu konusunda ittifak
etmişler, vacib olan vaktin hududunda ise ihtilâf etmişlerdir.
Sevri, Ahmed, îshak, Şafi'î'nin son görüşüne ve Malik'ten yapılan iki rivayetin
birisine göre; vacib olmasının vakti bayram gecesi güneş banncadır. Çünkü
güneşin batması. Ramazan bayramı vaktidir.
Ebû Hanîfe, Leys, Şafi'î'nin eski görüşüne ve Malik'ten diğer rivayete göre;
vacib olmasının vakti bayram günü güneş doğunca-
Bu ihtilâfın sonucu olarak; «Bayram günü sabahtan önce, güneşin batmasından
sonra doğan bir çocuğa sadaka-i fıtır vacip midir, değil midir?» sorusu ortaya
çıkmıştır. Birinci görüşe göre; vacib değildir, çünkü vacib olan vakitten sonra
doğmuştur. İkinci görüşe göre ise, vacibdir. Çünkü vacib olan vakitten önce
doğmuştur.
8.25.5. Sadaka-ı Fitin Vacib Olduğu Vakitten Önce Vermek
Alimlerin çoğuna göre; sadaka-ı fitin bayramdan bir veya iki ğün önce vermek
caizdir.
Ibn Ömer şöyle demiştir: «Rasûlüllah sallallahu .aleyhi ve sel-lem, fıtır
sadakasını cemaat namaza çıkmadan önce vermemizi emretti.» /
Nâfi' şöyle demiştir: «Ibn Ömer, sadak-ı fitin bayramdan bir •veya iki gün önce
öderdi.»
Âlimler bir veya iki günden fazlasında ise ihtilâf etmişlerdir: Ebû Hanife'ye
göre; Ramazan ayindai. önce vermek caizdir. Şâfi'î, ayın evvelinde vermeyi caiz
görmüştür. İmam Mâlik ile Ahmed' in meşhur olan görüşüne göre; sadaka-ı fitin
bir veya iki gün önce vermek caizdir.
imamların ittifakına göre, sadaka-ı fitin vacib olan vakitten sonraya tehir
etmekle üzerinden düşmeyip bilâkis ödeninceye kadar, ödenmesi gereken bir borç
olarak ömrünün sonuna kadar da olsa kişinin zimmetinde kalır. Yine bayramdan
sonraya ti»hîr etmenin caiz olmadığında ittifak etmişlerdir. Ancak îbn Şîrîn ve
Ne-hâî'den naklolunduğuna göre; «Bayramdan sonraya bırakmak câ* izdir.»
demişlerdir. İmam Ahmed, «Sadaka-ı fitin bayramdan sonraya bırakmakda bir beis
olmadığı kanaatindeyim.» demiştir. Ibn Rislân ise, şöyle demiştir: «Sadaka-ı
fıtır zekât olduğu için, sonraya bırakılması ittifakla haramdır. Namazı vaktinde
kılmayana günah olduğu gibi, sadaka-ı fitin sonraya bırakmak da günahdır.»
Daha önce hadiste geçtiğine göre; «Kim sadaka-ı fitin Rama-zan'dan önce öderse,
makbul bir zekât olmuş olur. Kim de Rama-zan'dan sonraya bırakırsa diğer
sadakalar gibi bir sadaka vermiş sayılır.»
8.25.6. Sadaka-i Fıtınn Verileceği Yerler
Sadaka-ı fıtınn verileceği yerler, zekâtın verileceği yerler olup bu da ayette
geçen sekiz sınıftır. Hadiste geçtiği üzere fakirler bu sınıfların en evlâsıdır.
Çünkü RasûlüİIah sallallahu aleyhi ve sellem; sadaka-ı fitin oruçla için boş söz
ve hareketlerden ve günahlardan bir temizlenme ve fakirler için ise yiyecek
kılmıştır.
Beyhakî ve Dârekutnî'nin Ibn Ömer (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre, o şöyle
demiştir: «Rasûiüllah sallallahu aleyhi ve sellem; -sadaka-i fitin vacîb
kılınca, «Bugün fakirleri zenginleştirin» buyurdu.» Beyhaki'den başka bir
rivayet göre; «Bugünün tavafından sonra fakirleri zenginleştirin.» buyurmuştur.
Zekâtı nakletme konusu anlatılırken nereye edâ edileceği hakkında açıklama daha
Önce geçmiştir.
8.25.7. Zımmîye Sadaka-i Fitin Vermek
Zühri, Ebû Hanîfe, Muhammed ve Ibn Şubrume, şu ayetten dolayı zımmîye sadaka-i
fitin vermeyi caiz görmüşlerdir:
«Allah din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere
İyilik yapmanıza ve onlara karsı adil davranmanızı yasak l"!rpa7ı Doğrusu Allah
adil olanları sever.» (Mümte-hine: 9).
İslami Okul Okulların En Önemlisi