Fikih - 43 Kurbanlar - Fikhussunne
2. Meşruluğu Allah Teâlâ,...">KURBANLAR
KURBAN
TANIMI
Kurban, teşrik günleri ve kurban bayramında Allah Teâlâ'ya yaklaşmak için
kesilen deve, inek ve koyuna denir.
13.1.2. Meşruluğu
Allah Teâlâ, kurbanı şu ayetler ile meşru kılmıştır: «Öyleyse Rabbin için namaz
kıl, kurban kes.» (Kevser: 2) «îşte kurbanlık deve ve sığırları, Allah'ın size
olan nişanelerinden kıldık.» (Hacc: 26)
Nebî aleyhisselam'in kurban kestiği sabit olmuş, müslüman-lar da kurban
kesmişler ve bu hususta icma etmişlerdir.
13.1.3. Fazileti
Tirmizî'nin Âişe (r.a.)'dan rivayetine göre. Nebi aleyhisselam şöyle
buyurmuştur: «Adem oğlunun, kurban günü amellerinden Allah'a en sevimli geleni,
kan akıtması (kurban kesme)dir. Çünkü o, kıyamet günü boynuzları, kılları ve
tırnaklarıyla gelir. Kan, yere akmadan önce Allah katında mekanını alır. Kurban
kesenler onun kokusu sebebiyle nefis kokarlar.»
13.İ.4. Hükmü
Kurban, sünneti müekkededir. Buharı ve Müslim'in kaydettiği Enes hadisi
gereğince, gücü yettiği halde onu terkeden hoş görülmez: «Nebi aleyhisselam
boynuzlu iki alaca koyunu kurban etti. Onları kendi eliyle, besmele ve tekbir
getirerek kesti.»
Müslim'in Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayetine göre Nebi aley-hisselam şöyle
buyurmuştur: «Zilhicce hilâlini gördüğünüz zaman, biriniz kurban kesmek isterse,
onun tüylerine ve tırnaklarına misk sürsün.»
«Kurban kesmek isterse» sözü, bunun vacib olmayıp sünnet olduğuna delildir.
Ebû Bekr ve Ömer radiyallahu anhümâ'dan rivayete göre, onlar, bunun vacib
sanılmasından korkarak, ehil oldukları halde kurban kesmezlerdi (*).
13.1.5. Kurban Ne Zaman Vacib Olur
Kurban iki durum dışında vacib değildir:
1 — Allah Rasûlü'nün: «Kim Allah'a itaat etme hususunda nez-rederse, (adak
adarsa) yerine getirsin.» buyruğu gereğince nezre-dihnesi durumunda. Öyle ki
eğer nezreden Ölse, ölümünden önce nezrinin yerine getirilmesi için yerine
birini tayin etmesi caizdir.
2 — «Bu Allah içindir» veya «bu kurbanlıktır,» denmesi halinde.
Malik'e göre, eğer hayvanı kurbanlık niyetiyle satın alırsa, vacib olur.
13.1.6. Hikmeti
Allah, kurbanı, Allah Rasûlü'nün: «Onlar (bayram günleri) ancak yeme, içme ve
Allah'ı anma günleridir.» buyurduğu gibi, İbrahim'in anısını ihya ve bayram günü
İnsanlara bolluk olsun diye meşru kılmıştır.
13.1.7. Nelerden Kurban Olur?
Kurban ancak deve, sığır ve koyundan olur. Bu üç hayvan cinsinden başkasıyla
kurban caiz değildir. Allah Sübhanehû şöyle buyuruyor: «Her ümmet için, Allah'ın
kendilerine nzik olarak verdiği kurbanlık hayvanlar (behîmet'ül-en'am)m üzerine
O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.» (Hacc: 34)
(•) İbn Hazm şöyle demiştir: «Sahabeden hiç biri kurban kesmenin pacib olduğunu
söylememiştir.» Ebû Hanife ise; misafir olmayıp mukim jlan zengin kimselere
kurbanın vacib olduğu görüşündedir. Delili İse Nebi ıleyhisselam'ın şu
hadisidir. «Varlıklı olup da kurban kesmeyen kimse bl-ilm namazgahımıza
yaklagmasm.» (Hadisi Ahmed ve îbn Mâce rivayet et--niş, Hâkim ise sahihlemiştir.)
Altı aylık koyunu, bir yaşındaki keçiyi, iki yaşındaki sığırı ve beş yaşındaki
deveyi kurban etmez caizdir. Erkek veya dişi olmaları eşittir.
Ahmed ve Tirmizî'nin rivayetine göre, Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle demiştir: Allah
Rasûlü'nü işittim, şöyle buyuruyordu: «Cuz'a (*) koyunu ne güzel kurbanlıktır.»
Ukbe b. Âmir; «Ey Allah'ın Rasûlü. Ben bir cuz'a elde ettim.» dedi. Nebi
aleyhisselam: «Onu kurban et.» buyurdu. (Hadisi Buha-ri ve Müslim kaydetmiştir.)
Müslim'in Câbir'den rivayetine göre, Allah Rasülü sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurmuştur: «Mesne olmayan kurbanı kesmeyin. Eğer bu size güç gelirse,
koyunun cuz'asını kesin.»
Büyük mesne, beş yaşındaki deve, iki yaşındaki sığır ve bir yaşındaki keçidir.
Koyunun ise bir yaşında veya altı aylık olanıdır. Bu konudaki imamların
ihtilafını anmıştık.
«Mesne»ye «seniyye» (eşsiz) de denir.
13.1.8. İğdiş Edilmiş Kurbanlık
İğdiş edilmiş hayvanı kurban etmekde bir mahzur yoktur.
Ahmed'in rivayetine göre, Ebû Râfi' şöyle demiştir: «Allah Rasûlü iğdiş edilmiş
iki alaca koyunu kurban etti. Çünkü koyunun eti daha hoş ve lezzetlidir.»
13.1.9. Kurban Edilmesi Caiz Olmayanlar
Kurbanın kusurlu olmaması şarttır. Aşağıdaki kusurlara sahip hayvanı kurban
etmez caiz değildir.
1 — Belirgin şekilde hasta olan,
2 — Belirgin şekilde bir gözü kör olan,
3 — Belirgin şekilde topal olan,
4 — Kemiğinde iliği kalmayacak derecede zayıf olan hayvan. Allah Rasûlü
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: «Dört
hayvanın kurban edilmesi caiz değildir: Belirgin şekilde bir gözü kör olan,
belirgin şekilde hasta olan, bir ayağı topal olan ve de kemiğinde ilik
kalmayacak şekilde zayıf olan hayvanlar.» (Hadisi Tirmizi kaydetmiş ve «Hasen-Sahih»
demiştir.)
5 — Kulağının çoğu kesik ve boynuzu kırık olan hayvan.
İki boynuzu da kökünden kopmuş, boynuzunun kabuğu kınlmış, iki gözü kör, merada
bulunduğu halde otlamayan, her tarafı uyuz olmuş hayvanlar da bu hükme dahil
edilir.
Sessiz, kuyruğu kesik, hamile, kulaksız olarak yaratılmış veya kulağının ya da
kuyruğunun yansı kesilmiş hayvan olmasında bir beis yoktur. Şafi'îlerin daha
sahih olan görüşlerine göre, budu veya memesi kopuk olan hayvanı —yenilen bir
uzvu bulunmadığı için— kurban etmez caiz değildir. Kuyruğu kesik hayvan da
böyledir.
Şâfi'î şöyle demiştir: «Bize Nebî aleyhisselam'dan dişler hakkında bir şey
gelmemiştir.» (•) Cuz'a : Şafi'ilere göre, bir yaşındaki, Hanefilere göre, 6
aylık koyun demektir.
1.3.1.10. Kurbanın Kesim Vakti
Kurbanın, bayram günü güneş doğup bayram namazı kılınacak kadar vaktin
geçmesinden sonra kesilmesi şarttır. Bundan sonraki üç günde ise gündüz veya
gece kurbanı kesmek sahihtir. Bu günlerin bitimiyle kurban kesim vakti sona
erer.
Berâ' (r.a.)dan rivayete göre, Nebî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Bu
günümüzde ilk yapacağımız şey, namaz kılmaktır. Sonra döner, kurban keseriz. Kim
böyle yaparsa bizim sünnetimize uymuştur. Kim de daha önce keserse, o ancak
ailesine takdim ettiği bir et olup, kurban değildir.»
Ebû Bürde (r.a.) şöyle demiştir: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem kurban
günü bize hutbe vererek şöyle buyurdu: «Kim namazımızı kılar, kıblemize döner ve
kurbanını keserse, namaz kılmadan kurban kesmesin.»
Buharı ve Müslim'in rivayetine göre, Rasûl aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim
namazdan önce kesmişse, kendisi için kesmiştir. Kim de namaz ve iki hutbeden
sonra keserse, kurbanı tamam olmuş ve müslümanlarm sünnetine uymuş olur.»
13.1.11. Bir Ev Halkı İçin Tek Bir Kurban Yeterlidir
Kişi, bir koyun veya keçi kestiği zaman, bu kendisi ve ev halkına yeter. Bir
sahabe, kendisi ve ev halkı için bir koyun kurban ederdi. Bu sünnet-i kifayedir.
İbn Mâce ve Tirmizî'nin (a sahih »ley erek) rivayetine göre, Ebû Eyyûb (r.a.)
şöyle demiştir: «Allah Rasûlü'nün zamanında kişi kendi ve ev halkı için bir
koyun kurban eder, yerler ve yedirlerdi. Nihayet insanlar birbirine gösteriş
yapmaya başladılar da, gördüğün gibi oldular.»
ısa
13.1.12. Kurbana Ortak Katılmanın Cevazı
Deve veya sığır olduğunda kurbana ortak katılmak caizdir. Sığır veya deveye yedi
kişiye kadar, kurban kesmeyi ve Allah'a yakınlığı amaçlayan insan katılabilir.
Câbir'den rivayete göre, o şöyle demiştir: «Nebî aleyhisselam ile beraber
Hudeybiye'de iken bir deveyi yedi kişi ve bir sığırı yedi kişi kurban ettik.»
(Hadisi Müslim, Ebû Dâvûd ve Tirmizi kaydetmiştir.)
13.1.13. Kurban Etini Dağıtmak
Kurban kesenin, etinden yemesi, akrabalarına hediye etmesi ve fakirlere tasadduk
etmesi sünnettir.
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: «Ye-yin, yedirin ve
saklayın (depo edin.)»
Alimler şöyle demiştir: «Üçte birini yemek, üçte birini tasadduk etmek ve üçte
birini de depo etmek en efdalidir.»
Başka bir beldeye taşınması caizdir. Etinin ve derisinin satılması caiz
değildir, (kasabada ücret gibi, kurban etinden bir şey verilmez. Onun amelinin
karşılığı —ücreti— kendisine yeter.) Kurbanı ancak kurban kesen tasadduk eder
veya faydalanacağı kadarını alıkor.
Ebû Hanife'ye göre, derisini satıp gelirini tasadduk etmesi veya deriyi evde
kulanması caizdir.
13.1.14. Kurban Sahibi Kurbanı Kendisi Keser
Kesebilen için kurbanını kendi eliyle kesmesi ve «Bismİllâhi va'llâhu ekber.
AHahumme hazâ an-filan (kendi ismini söyler)» demesi sünnettir. Çünkü Allah
Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem bir koç kesmiş ve «Bismillahi va'llâhu ekber.
Allahım bu benden ve ümmetimin kurban kesemeyenlerindendir.» demiştir. (Hadisi
Ebû Dâvûd ve Tirmizî kaydetmiştir.)
Eğer kesmeyi beceremiyorsa, kesime şahid olup, hazır bulunur. Çünkü Nebi
aleyhisselam Fatıma'ya: «Ey Fatıma! Kalk ve kurbanın kesilirken hazır bulun.
Çünkü kamnın ilk damlası aktığı sırada yaptığın tüm günahların bağışlanır. Bu
sırada şöyle de:
«Namazım, kurbanım, hayatım ve Ölümüm alemlerin Rabbi Allah İçindir. Onun ortağı
yoktur. Ben bununla emrolundum ve müs-lümanlann ilkiyim.» buyurdu. Sahabeden
biri: «Ey Allah'ın Rasûlü, bu sana ve ehli beytine mahsus mu? Yoksa tüm
müslümanlara genel mî?» diye sordu. Nebi aleyhisselam: «Bilakis tüm müslümanlar
için» buyurdu.
13.2. AKİKA
13.2.1. Tanımı
Doğumdan dolayı kesilen kesim hayvanına denir. Akîka ve ak-ka, doğan her hayvan
veya insanın saçlarım kesmektir. Bundan hareketle doğan çocuk için yedinci günü
kesilen koyuna da «akîka» denmiştir.
13.2.2. Hükmü
Akîka, baba fakir dahi olsa sünnet-i müekkededir. Allah Rasûlü akîka kurbanı
kesmiş, sahabe de böyle yapmıştır. Ebû Dâvûd, Tir-mizî, Nesâi ve İbn Mâce'nin
rivayetine göre Nebî aleyhisselam Hasan ve Hüseyin için birer koyun kesmiştir.
Leys ve Davud ez-Zahiri bunu vacib görürler.
Kurban için geçerli olan hükümler, bunun için de geçerlidir. Ancak akika'da
ortaklık caiz değildir.
13.2.3. Fazileti
Ebu Davud, Tirmİzî, Nesâî ve İbn Mâce'nin Semure'den rivayetine göre, Nebî
aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
«Her çocuk akikası sebebiyle, rehinedir. Doğumunun yedinci günü kesilir, tıraş
edilir ve ismi konur.»
Selmân bin Âmir ed-Dabî'den rivayete göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
«Akikası çocukla birliktedir. Doğumu üzerine kan akıtın ve ondan ezayı (pisliği)
giderin.» (Hadisi Buhari, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce kaydetmiştir.)
13.2.4. Erkek ve Kız Çocuk Sebebiyle Kesilenler
En efdali, erkek çocuk için birbirine denk ve benzer iki koyun, kız çocuğu için
de bir koyun kesmektir.
ümmü Kürz el-Ka'biyye (r.a.)'dan rivayete göre, o şöyle demiştir: Allah Rasulünü
işittim, şöyle Duyuruyordu: «Erkek çocuk için birbirine denk ve benzer iki
koyun, kız için de bir koyun (kesin).»
Rasûl aleyhisselam'ın Hasan ve Hüseyin'e yaptığı gibi erkek çocuk için bir koyun
kesmek de caizdir.
13.2.5. Kesim Zamanı
Eğer zengin ise, doğumdan sonraki yedinci gün kesilir. Olmazsa ondördüncü gün,
bu da olmazsa, doğumunun yirmi birinci günü keser. Eğer eli bollaşmazsa,
herhangi bir gün de kesebilir.
Beyhakî'de bulunan bir hadiste: «Yedinci, ondördüncü ve yirmi birinci gün
kesilir.» denmektedir.
13.2.6. Kurban ve Akîkanın Birleşmesi
Hanbelîler şöyle demiştir: Akîka günü ile kurban bayramı günü denk gelirse, her
ikisi için bir kurban ile yetinmek mümkündür. Bayram günü ile cuma günü denk
düştüğünde, her ikisi için bir gusül yeterli olduğu sibi bu da yeterlidir.
13.2.7. İsim Koyma ve Tıraş Etme
Ahmed ve Tirmizî'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiği; Nebî aleyhisselam Hasan için
bir koyun kesti ve «Ey Fatıma, çocuğun başını tıraş et ve fakirlere bir vezn
gümüş tasadduk et.» hadisi gereğince doğan çocuğa güzel isim koymak, saçlarını
kesmek ve bir vezn (dirhem) gümüş tasadduk etmek sünnettir.
13.2.8. İsimlerin En Güzelleri
İsimlerin en güzeli Müslim'in hadisi gereğince «Abdullah ve Abdurrahman»dır. En
doğrulan da sahih bir hadiste sabit olduğu gibi «Henunâm ve Hâris»tir.
Meleklerin, nebilerin isimleriyle, Tâhâ ve Yâsîn gibi isimleri koymak doğru
olur.
ibn Hazm şöyle demiştir: «Abdülmuttalib dışında Abdulhübel, Abduömer, Abdulka'be
ve Abdul'uzza gibi Allah'dan gaynsına kulluk ifade eden isimlerin tümünün haram
olduğunda ittifak vardır.»
13.2.9. Bazı İsimler Hoş Değildir
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem aşağıdaki isimleri koymayı menetmiştir:
«Yesâr, Rebâh, Nuceyha ve Eflah.»
Çünkü bunlar genellikle uğursuz sayma yollarından biri olurlar.
Semure (r.a.) hadisinde Nebî aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Çocuğuna Yesâr,
Rebâh, Nuceyha ve Efîah isimlerini koyma. Çünkü sen ona «Günahkar oldu.» dersin
de o olmayınca «Hayır» dersin.» (Hadisi Müslim kaydetmiştir.)
13.2.10. Doğanın Kulağına Ezan Okumak
Doğan çocuğun (ilk önec Allah'ın ismini işitmiş olsun diye) sağ kulağına ezan,
sol kulağına da ka'met okumak, sünnettir.
Ahmed, Ebu Davud ve Tirmizi'nİn —ki o «sahihtir» demiştir,— Ebû Râfi'den
rivayetine göre, o şöyle demiştir: «Nebî aleyhisselam'ı Ali'nin oğlu Hasan'm
kulağına, Fatıma'dan doğduğu zaman ezan okurken gördüm.»
Ibn Sünnî'nin Hasan b. Ali'den rivayetine göre Nebi aleyhisselam şöyle
buyurmuştur: «Kimin çocuğu doğar da, onun sağ kulağına ezan, sol kulağına kameti
okursa Ümmü Subyân (*) ona zarar veremez.»
13.2.11. Receb Kurbanı ve Devenin İlk Yavrusu Kesilmez
Arablar putları için devenin ilk yavrusunu keserlerdi. Receb ayına ta'zim olarak
da kurban keserlerdi.
islâm, putlara ve diğer cahiliye alametlerine saygı için kurban kesmeyi
yasaklamıştır.
Allah'ın ismiyle bir (iyilik) ve bolluk için kesmeyi ise mubah kılmıştır.
Ebû Hüreyre (r.a.)'nin rivayetine göre, Nebî aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
«Devenin ilk yavrusunu ve Receb'i ta'zim için kurban yoktur.» (Hadisi Buhari ve
Müslim kaydetmiştir.)
Nübeyşe (r.a.) şöyle demiştir: Bir adam Allah Rasûlü'ne: «Biz cahiliyede Receb
ayında kurban keserdik. Bize ne emrolunur?» diye sordu. Nebî aleyhisselam «Hangi
ayda olursa olsun Allah için kesin. Allah için iyilik edin ve yedirin.» buyurdu.
Adam: «Biz cahiliyede devenin ve koyunun ilk doğurduğu yavruyu keserdik. Bize ne
emrolunur?» diye sordu. Nebî aleyhisselam: «Her hayvanın ilk doğurduğunu sürüye
kat. Nihayet olgunlaştığı zaman onu kes ve eti-
(•) Bunun cin olduğu söylenir. 162
nİ yolda kalmışlara tasadduk et. Bu daha hayırlıdır.» (Hadisi Ebû Dâvûd ve Nesâî
kaydetmiştir.)
Ebû Rezîn'den rivayete göre, o şöyle demiştir: «Ey Allah'ın Ra-sulü biz Receb
ayında keser, yer ve bize gelene yedirirdik.» dedim. «Bir mahzur yok.» buyurdu.
Ahmed ve Nesâî'nin Ömer bin Hâris'den rivayetine göre; o, veda haccı sırasında
Nebi aleyhisselam'a rastladı. Bir adam: «Ey Allah'ın Rasûlü, devenin ilk
yavrusunu ve Receb ayında kurban kesmeye ne dersin?» diye sordu. Nebî
aleyhisselam şöyle buyurdu: «Dileyen devenin ilk yavrusunu keser, dileyen ise
kesmez. Dileyen Receb'de kurban keser, dileyen kesmez...»
13.2.12. Çocuğun Kulağını Delmek
Hanbelî kitablannda: «Küpe için kız çocuğunun kulak memesini delmek caizdir.
Erkek çocuğunkini delmek ise mekruhdur.» denilmektedir.
Hanefîlerden olan Kadı Hân'ın fetvasında: «Kız çocuğunun kulağını delmekte bir
mahzur yoktur. Çünkü onlar cahiliyede bunu yaptıkları halde, Nebî aleyhisselam
onlara bunu mekruh saymamıştır.» denmektedir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi