Fikih - 63 Oluaraziihya - Fikhussunne
1. Tanımı Daha önce onanlıp düzeltilmemiş ölü bir araziyi hazırlayıp, mesken, ekim ve benzeri türde istifadelenmeye uygun hale getirmektir. 29.2....">ÖLÜ ARAZİLERİ İHYA
29.1. Tanımı
Daha önce onanlıp düzeltilmemiş ölü bir araziyi hazırlayıp, mesken, ekim ve
benzeri türde istifadelenmeye uygun hale getirmektir.
29.2. Teşvik Edilmesi
İslâm, insanların umran'da (yerleşimde) genişleyip, yeryüzünde yayılmasını ve
ölü topraklan dirilterek servetlerini çoğaltmalarını, bolluk ve genişliğin
artmasını teşvik etmiş, böylece servet ve kuvvet elde etmelerini hoş görmüştür.
O, bu yüzden İslâm'ı din edinmiş olanların, ölü toprağı diriltmeyi
amaçlamalarını, hayın devşirerek bereketinden faydalanmalarını da güzel
bulmuştur.
Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: «Kim ölü bir
toprağı ihya ederse, onundur.» (Hadisi Ebü Dâvûd, Nesâi ve Tirmizi kaydetmiş,
Tirmizi «H_asen» demiştir.)
Urve şöyle demiştir: «Yeryüzü, Allah'ın toprağıdır. Kullar da Allah'ın
kullandır. Kim bir Ölü toprağı ihya ederse, ona hak kazanır. Bu, bize namazların
kendisinden geldiği, Nebi aleyhis-selam'dan gelmiştir.»
Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onun için
bunda ecir vardır. Kuşların yedikleri de, onun için sadakadır.» (Hadisi Nesaî
kaydetmiş, îbn Hibbân -Sahih» demiştir.)
Hasan bin Semure'den rivayete göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Kim
bir toprağı duvarla çevirirse, onundur.» (Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.)
Esmer bin Mudarres'den rivayete göre o şöyle demiştir: Nebi aleyhisselam'a
giderek, ona biat ettim. Şöyle buyurdu: «Kim bir müslümanın daha önce elde
etmediği bir toprağa ilk defa sahiplenirse, o onundur.»
Bunun üzerine ahali çıkıp, toprakları duvarlarla çevirmeye koyuldu.
29.3. Ölü Toprağı İhyanın Şartlan
Toprak Umran'dan (yerleşim yerinden) uzak olmalıdır. Ayrıca, ondan
faydalanılmıyor olmalı ve ve Ümranın çevresinde de bulunmamalıdır. Bu durumdaki
topraklar Ölü arazi (mevât) sayılırlar. Ümrandan uzaklık miktarının bilinmesinde
örfe başvurulur.
29.4. Hakimin İzni
Fakihler; toprağı ihyanın, ona malik olma sebebi olduğunda ittifak ettiler.
Fakat ihyada, hakimin izninin şart olup olmadığı hususunda ayrılığa düştüler.
İhya, hakimin izni şart koşulmadan mülkiyet sebebidir. Kişi, toprağı ihya ettiği
zaman, hakimin iznine gerek kalmadan ona malik olur. Hakime düşen, tartışma
halinde mesele kendisine getirilince ihya edenin hakkını teslim etmektir. Sözü
geçen hadiste Nebi aleyhisseJam şöyle buyurmuştur: «Kim ölü bîr araziyi ihya
ederse, onundur.»
(Hadisi Ebu Dâvûd kaydetmiştir.)
Ebû Hanife ise şöyle demiştir: «îhya mülkiyet sebebidir. Fakat bunun şartı
imamın izni ve ikrarıdır.»
Malik, Ümrana yakın olan arazi ile uzak olan arazi arasında fark görür ve
«Yakınsa, onda hakimin izni gerekir. Uzak ise hakimin izni şart değildir. Onu
ihya eden toprağa malik olur.» der.
29.5. Hak Ne Zaman Kalkar
Bir toprağı tutup, onu bir alamet ile işaretleyen veya etrafını duvarla ören
kimse, orayı çalışarak imar etmezse üç sene sonra oradaki hakkı kalkar.
Salim bin Abdullah'dan rivayete göre Ömer binHattab (r.a.) minberde şöyle
demiştir: -Kim ölü bir toprağı ihya ederse, onun-
dur. Üç sene sonunda mühtecirin bir hakkı kalmaz. Mühtecir, toprağı taşla
çevirip, orada çalışmayan, (verimlendirmeyen) kimselerdir.»
Tâvüs'dan rivayete göre, o şöyle demiştir: Allah Rasûlü sal-laliahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu: «Toprak Allah ve Resulüne aittir. Daha sonra sizindir. Kim
Ölü bir toprağı ihya ederse, toprak onundur. Üç sene sonra toprak artık
mühtecirin değildir. (Hadisi Ebû Ubeyd «el-Emval» de kaydetmiştir.)
29.6. Bilmeksizin Başkasının Toprağını İhya Eden Kimse
Ömer bin Hattab ve Ömer bin Abdülaziz'in bu konudaki tatbikatı şöyledir: Biri,
sahipsiz topraklardan sandığı bir araziyi imar eder de sonra başka biri gelip
toprağın kendisine ait olduğunu isbat ederse, toprak sahibi muhayyerdir.
Ya çalışmasının ücretini verdikten sonra toprağı imar edenden geri alır. Ya da,
kıymetini aldıktan sonra toprağın mülkiyetini imar edene verir.
Bu konuda Allah Rasûlü aleyhisselam şöyle buyuruyor: »Kim ölü bir toprağı ihya
ederse, toprak onundur. Sahibinden izinsiz zulm ile toprağa birşey ekenin, hiç
bir hakkı yoktur.»
29.7. Maden, Toprak ve Suların İktası
Adil hakimin ölü toprağı, madenleri ve suları, bir maslahat bulunduğu zaman,
bazı şahıslara vermesi caizdir.
Aşağıdaki hadislerin açıkladığı gibi bunu hem Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve
sellem hem de ondan sonra gelen raşid halifeler yapmışlardır.
Urve bin Zübeyr (r.a.) 'den rivayete göre, Abdurrahman bin Avf (r.a.} şöyle
demiştir: -Allah Resulü ve Ömer bin Hattab bana şu ve şu toprakları ikta etti.
Zübeyr, Ömer ailesine gidip onlardan, onun payını satın aldı. Osman'a gidip: «Abdurrahman
bin Avf, Nebi aleyhisselam ve Ömer bin Hattab'm şu ve şu toprakları kendisine
ikta ettiğini iddia ediyor. Ben Ömer ailesinden onun payım satın aldım.■> dedi.
Osman şöyle dedi: «Ab-durrahman'm lehine ve aleyhine şehadeti geçerlidir.»
(Hadisi Ahmed rivayet etmiştir.)
Alkame bin Vâil'in babasından rivayetine göre: «Nebi aleyhisselam ona
Hadramût'ta bir toprağı ikta etmişti.»
Ömer bin Dinar'dan rivayete göre; o şöyle demiştir: «Nebi aleyhisselam Medine'ye
gelince Ebu Bekir ve Ömer'e toprak ik-ta etti.»
îbn Abbas'tan rivayete göre, o şöyle demiştir: -Nebi aleyhisselam Bilal bin
Haris el-Müzeni'ye Kabeliyye madenlerinin tepe ve ovalarını ikta etti. (Hadisi
Ahmed ve Ebû Dâvûd kaydetmiştir.)
Ebü Yusuf şöyle demiştir : «Bu hadisler Nebi aleyhisselam'ın bazı kimselere
ikta'da bulunduğunu, ondan sonra da halifelerinin ikta verdiğini gösteriyor.
Aliah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bu fiiliyle İslâm'a yaklaştırma ve
toprağın iman maslahatlarını gözetmiştir. Halifeler ise, müslümanlarm
zenginleşmesini ve kâfirlere karşı üstün gelmesini gözeterek iktada bulundular.
Eğer bunun faziletli olduğuna inanmasalardı, böyle bir fiilde bulunmazlar, ne
bir müslümana, ne de bir muahide ikta vermezlerdi.»
29.8. Toprağı, İmar Etmeyenden Almak
Hakim sırf -maslahat sebebiyle iktada bulunur. İkta edilen kimse onu imar etmez
ve verimlendirmezse toprağı
ondan geri alır.
Artır bin Şuayb'ın babasmdan rivayetine göre: -Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem Müzeyne veya Cüheynelilerden bazılarına toprak ikta etti. Onu imar
etmediler. Bir topluluk gelip bu topraklan ma'mur hale getirdi. Bunun üzerine
Cüheyne veya Müzeynelilerle hasımlaşıp Ömer'e geldiler. Ömer (r.a.) : «Eğer ben
veya Ebu Bekir bunu size vermiş olsaydık, onu geri alırdım. Fakat o Allah Resulü
sallaîlahu aleyhi ve sellem tarafından verilmiştir.- dedi. Sonra şöyle dedi:
«Kim toprağı üç yıl terkederek imar etmez de, başka bir kavim onu ma'mur hale
getirirse bu toprağa müstehak olan onlardır.»
Haris bin Bilâl'in babasmdan rivayetine göre; Allah Rasû-lü sallallahu aleyhi ve
sellem ona Akik'in tümünü ikta etmişti. Haris şöyle dedi: Ömer'in hilafet zamanı
olunca Bilal'e : «Allah Rasûlü aleyhisselam onu sana insanlardan haczetmen için
ikta etmedi. Onu ancak çalışman için verdi. Toprağın imarına gücün yeten kısmını
alıkoy, kalanım da iade et. dedi.
İslami Okul Okulların En Önemlisi