Haftanın Hutbesi - Fıkıh - 04 01 2002
|
04.01.2002
|
||
|
İSRAF
“Onlar ki, harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik. İkisi arasında, îtidalli bir yol tutarlar”[1].
Allah tarafından bize bahşedilen hayat, sağlık, eş, evlat, makam-mevki, mal, mülk gibi nimetler, hep emanet olarak verilmiştir. Onun için biz, bu nimetleri kullanma tarzımızdan, israf edip etmediğimizden ve bunları nerelerde harcadığımızdan ahirette sorguya çekileceğiz. Konumuzla ilgili olarak Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “O gün, verilen nimetlerin hepsinden sorguya çekileceksiniz”[2] Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de: “Kıyamet günü insanoğlu, ömrünü nerede harcadığından, yaptığı işleri ne niyetle yaptığından, nasıl kazanıp nereye harcadığından, vücudunu ve sıhhatini nerede ve nasıl değerlendirdiğinden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz”[3] buyurmuşlardır. Millet olarak çok müsrifiz. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları, tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf ediyoruz. Halbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkan sonsuz değildir. Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Çünkü azalan kaynaklar daha çok değer kazanırlar. Değerli şeyler ise rastgele sarf edilmezler. Muhterem Müslümanlar!
Muhterem Müslümanlar!
“Akrabaya,
yoksula, yolda kalmışa, haklarını ver. Malını israf ile saçıp savurma.
Zira saçıp savuranlar, şeytanın dostları, kardeşleridir. Şeytan ise
Rabb’ine karşı çok nankördür.”[4] |
||
İslami Okul Okulların En Önemlisi