Ehli Hayvanlara Ait Zekatlar - Fıkıh - Ibadetlerrehberi - 242. Sayfa
Ehli Hayvanlara Ait Zekatlar
Ehli hayvanlar, koyun, keçi, sığır, manda, deve ve at olmak üzere altı cinstir. Bunlardan, senenin
yarısından çoğunu kırlarda ve meralarda otlayıp geçinmek şartı ile sütlerini almak, üretmek ve
semizletmek için beslenen hayvanlara "Saime" denir. Bunun çoğulu
"Sevaim"dir.
Bu mer'alarda ve kırlarda altı ay ve daha az bir zaman otlayıp bu
maksadlarla beslenen hayvanlar "Saime" sayılmadığından zekata bağlı değillerdir. Yine yalnız binilmek veya yük taşımak yahut kesilip, etleri alınmak için meralarda az çok bir müddet otlatılan hayvanlar da zekata tabi değildir. Ticaret için olan malların hükmü ise aşağıda yazılıdır.
Saime denilen hayvanlardan, cinslerine göre, senede bir defa olmak üzere belli bir zekat alınır. Şöyle ki:
1) Koyun ve Keçilerin Zekatı
Saime olan koyun ve keçinin zekat nisabı kırktır. Bunlar kırktan az ise, zekatları yoktur. Bunlar kırk koyun olunca, bir koyun zekat verilir. Kırkdan sonra yüz yirmi bir koyuna kadar zekat yoktur. Yüz yirmi bir koyundan iki yüz bir koyuna kadar iki koyun zekat verilir, iki yüz bir koyundan dört yüz koyuna kadar üç koyun verilir. Tam dört yüz koyun için de dört koyun zekat verilir. Bundan sonra her yüz koyun için bir koyun verilir. Yüzü doldurmayan koyun sayısı zekata bağlı olmaz. Zekat olarak verilecek koyun bir yaşını doldurmuş
olmalıdır, sahih olan budur.
Keçi de koyun gibidir. Bunlar bir cins sayılır. Bunlar, nisabı doldurmak için birbirlerine ilave edilirler. Böylece otuz koyun
ile on keçiden bir koyun zekat gerekir. Bunların erkekleri ile dişileri zekat hesabı bakımından eşittir. Zekat olarak verilecek hayvan erkek de, dişi de olabilir.
Karışık olan koyun ve keçilerden hangisi daha fazla ise, ondan zekat vermek sünnettir. Eğer bunlar eşit ise, mal sahibi dilediği cinsten zekatı verir.
Fakat bu hayvanların hepsi aynı cinsten olursa, o cinsten zekatın verilmesi gerekir. Mevcut olan koyunlar yerine keçiden veya keçiler yerine koyundan zekat
veremez.
2) Sığır ve Mandaların Zekatı
Saime olan sığırlarda zekat nisabı otuzdur. Bundan azı için zekat
gerekmez. Otuz sığırdan kırk sığıra kadar zekat olarak iki yaşına basmış erkek veya dişi bir buzağı verilir. Kırk sığırdan altmış sığıra kadar, üç
yaşına girmiş erkek veya dişi bir dana verilir. Tam altmış sığır olunca, birer yaşını bitirmiş iki
buzağı verilir. Sonra her otuzda bir buzağı ve her kırkta bir dana verilmek suretiyle
hesab edilir.
Örnek: Yetmiş sığır için bir buzağı ile bir dana zekat verilebileceği gibi, seksen sığır için de iki dana, doksan sığır için üç buzağı, yüz sığır için bir dana
ile iki buzağı ve yüz on sığır için de dört buzağı veya üç dana vermek arasında sahibi serbesttir. Çünkü bunda dört otuz ve üç kırk vardır. Daha çok sayılar için de bu şekilde işlem yapılır.
Zekat verme bakımından sığır ile manda arasında fark yoktur, bunlar
bir cins sayılır. Bunlar karışık olunca birbirlerine ilave edilirler. Yirmi sığır ile on manda bulunsa, bunlar için iki
yaşına girmiş bir buzağı zekat verilir. Bu iki cinsten hangisi fazla ise,
zekat o fazla cinsten çıkarılır. Her iki cins eşit bulunursa, değerleri az
olan cinsin en iyisinden veya değeri yüksek olan cinsin düşüğünden zekat verilir. Sığırlar değer bakımından düşükse, bu sığırların en iyi
buzağılarından zekat verilir ve bu şekilde denge sağlanmış olur.
3) Develerin Zekatı
Saime olan develerde zekat nisabı beştir. Beşten az olan develerde zekat yoktur. Birer yaşını bitirmiş beş deve için bir koyun zekat verilir. Beşten ona kadar bağışlanmıştır. On deveden yirmi beş
deveye kadar her beşde bir koyun verilmcsi gerekir. Tam yirmi beş deve için de, iki
yaşına girmiş bir dişi deve yavrusu verilir. Otuz beş deveye kadar başka bir şey verilmez. Tam otuz altı
deveden kırkbeşe kadar da üç yaşını bitirmiş bir dişi deve verilir. Kırk altı
deveden altmışa kadar da, dört yaşına girmiş bir dişi deve verilir. Tam altmış bir
deveden yetmiş beş deveye kadar da beş yaşına girmiş bir dişi deve verilir. Yetmiş altı deveden doksana kadar da, üçer
yaşına girmiş iki dişi deve vermek gerekir. Tam doksan, birden yüz yirmiye kadar da, dört
yaşına girmiş iki dişi deve verilir. Yüz yirmi deveden yüz kırk beş
deveye kadarda, böyle dört yaşında iki deve ile beraber her beş devede de bir koyun verilir. Yüz kırk
beşden sonra da, fı-kıh kitablarımızda açıklandığı ölçülerle zekatları verilir.
Zekatları verilecek develerin erkek ve dişi olarak karışık bulunmaları veya arab ve acem develeri olmaları fark etmez. Ancak zekat olarak verilecek
develerin orta değerde dişi olması şarttır. Erkek deve verildiği taktirde, kıymeti
itibariyle verilir.
Sene başında nisab mikdarında bulunan saime hayvanlara, sene içinde bağış
miras ve satın alma gibi yollarla ayın cinsten bir kısım saime hayvanlar eklenecek olsa, sene sonundu
bunların tümünden zekat vermek gerekir. (İmam Şafiî'ye göre, bu eklenen kısım nisab
mikdarına ulaşsın veya ulaşmasın, mülkiyete geçme tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe
zekata tabi olmaz.)
Saime bulunan hayvanlar arasındaki kör ve zayıf hayvanlar da nisab hesabına girer. Fakat bunlar
zekat olarak verilmez.
Saime olup da henüz birer yaşını doldurmamış olan kuzulardan ve sığır, manda, deve
yavrularından da zekat vermek gerekmez. Bu, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göredir.
İsterse sayıları nisab mikdarından çok fazla olsun. Fakat bu yavrular arasında kendi
cinslerinden büyük hayvanlar bulunursa, bu büyüklere bağlı olarak onlar için
zekat gerekir. Mesela: Sene başından sene sonuna kadar bir koyun ile otuz dokuz kuzu bulunsa, sene sonunda bu koyun
zekat olarak verilir. Bunlardan bir kuzu verilmesi yeterli olmaz. Yine, yirmi dokuz sığır yavrusu
ile bir tane sığır bulunsa, iki yaşına girmiş bir buzağı vermek gerekir.
Yine, dört deve yavrusu ile bir tane de iki veya üç yaşına girmiş deve
bulunsa, bir koyun verilmesi gerekir. Eğer sene içinde veya sene çıktıktan sonra bu yaşlı hayvanlar ölecek olsa, geride kalan kuzu ve yavrular için yine
zekat vermek gerekmez.
İmam Ebû Yusuf'a göre, böyle yaşlarını henüz doldurmamış hayvanlardan nisab
mikdarına ulaşan olursa, zekat gerekir. Böylece kırk kuzu için bir kuzu
zekat verilir. (İmam Şafiî Hazretlerinin de görüşü böyledir.)
Saime olan hayvanlarda iki nisab arasındaki mikdar, ittifakla
zekat dışında kaldığından bundan dolayı zekat gerekmez. Zekata bağlı olmayan bu iki nisab arasındaki hayvanlar
helak olduğu takdirde de, bunlann helaki İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf'a göre
zekata tesir etmez. Fakat İmam Muhammed ile İmam Züfer'e göre, bunlar helak olunca,
zekat da o nisbette, düşer.
Mesela: Bir kimsenin altmış koyunu bulunsa, bunlardan kırk koyun için yalnız bir koyun
zekat gerekir. Bunlar yüz yirmi koyuna ulaşmadıkça geri kalan yirmi koyun için
zekat gerekmez, bunlar zekattan müstesnadır. Bu durumda bu altmış koyundan on veya yirmi koyun telef (helak) olsa, yine geri kalan kırk
koyun için İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf'a göre, bir koyun zekat ödenmesi gerekir. Fakat
İmam Muhammed ile İmam Züfer'e göre, böyle altmış koyundan on veya yirmisi telef olsa,
zekat da o nisbette azalır. Şöyle ki: On koyun telef olunca, bir koyunun altıda
biri, yirmi koyun telef olunca, bir koyunun altıda ikisi nisbetindc zekat
mikdarı azalmış olur.
İslami Okul Okulların En Önemlisi