Kadınların Aynı Hizada Durmaları - Fıkıh - Ibadetlerrehberi - 285. Sayfa
Kadınların Aynı Hizada Durmaları
Cemaat değişik insanlardan ibaret olunca, imamın arkasında önce
erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra kadınlar saf bağlarlar. Bu sırayı erkeklerle erkek çocukların gözetmesi sünnettir. Erkeklerle kadınların bu sırayı gözetmesi ise farzdır.
Bunun için bir kadın veya buluğ çağına yakın bir kız, bir erkeğin önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak olsa, erkeğin namazı bozulur. Buna:
"Muhazatü'n-Nisa = Kadınların erkeklerle bir hizada bulunması" denir. Böyle aynı hizada bulunmakla namazın bozulması için on şart vardır:
1) İmam olan zat, kadınlar için imamete niyet etmelidir; çünkü böyle bir niyet bulunmazsa, kadınların imama uymaları sahih olmaz,
imama uymamış sayıldıkları için de, erkeklerle aynı hizada bulunmak söz konusu olmadığından
erkeklerin namazını bozmuş olmazlar. Yalnız cenaze namazında kadınlara
imameti niyet etmek gerekli değildir. Bir de bazı alimlere göre, cuma ve bayram
namazlarında da, kadınlara imameti niyet etmek şart değildir.
2) Erkekten ilerde veya tam bitişiğinde namaz kılan kadın, ister mahrem
olsun, ister olmasın buluğ çağına ermiş veya buna yakın olmalıdır. Dokuz yaşındaki bir kız, ergenlik çağına yakın olacağı için engel sayılır. Sekiz veya yedi
yaşında bulunup semiz ve gösterişli kız da aynı sayılır.
3) Kadın veya kız namazın ne olduğunu bilmelidir. Namazın ne olduğunu
bilmeyip rasgele cemaata uyan bir deli kadının aynı hizada bulunması erkeğin namazını bozmaz.
4) Bir hizada bulunma, kıyam veya rükü gibi bir rükün mikdarı devam
etmelidir. Bu, İmam Muhammed'e göredir, İmam Ebû Yusuf'a göre, böyle bir rükün tamamen yerine getirilmelidir. Onun için hemen aynı hizada bulunmakla namaz bozulmaz.
5) Bir hizada bulunuş, rükü ve secde ile kılınır bir namazda bulunmalıdır. Bu bakımdan cenaze namazında ve tilavet
secdesinde olacak muhazat bir engel teşkil etmez.
6) Muhazat (aynı hizada bulunuş) olabilmesi için erkeğin yanında bulunan kadınla başlangıç tekbirleri bakımından ortaklık olmalıdır. Kadın, ya hizasında bulunduğu erkeğin iftitah
tekbirine kendi iftitah tekbirini bağlayarak ona uymalı veya bu erkek ile beraber
tahrimelerini üçüncü bir şahsın tahrimesine bağlamış bulunmalıdırlar. Bu bakımdan aynı namazı erkek
ile kadın yan yana durarak tek başlarına kılsalar yahut yalnız biri imama uyup diğeri tek
başına kılacak olsa, namazları bozulmaz.
7) Namaz, erkek ile kadın arasında, yerine getirilme bakımından müşterek olmalıdır. Şöyle ki: Kadın, ya kendisi
ile aynı hizada bulunduğu erkeğe veya her ikisi diğer bir erkeğe uymuş olmalı ve aynı namazı beraber kılmış olmalıdırlar.
Buna göre erkek ile kadın, bir veya birkaç rekat kılındıktan sonra imama uyup da imamın
selamından sonra kalkarak kaçırılan rekatları kılarlarken aralarında muhazat
meydana gelse, bununla namaz bozulmaz; bu ikisine "Mesbuk" denir. Mesbuk ise kendi
başına kıldığı rekatlarda yalnız başına namaz kılan kimse sayılır.
8) Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Buna göre, erkek veya kadından biri mescidin
zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yükseklikte olan bir yerde durarak aynı hizada bulunarak cemaatle namaz kılsalar, bu hal onların
namazlarının sıhhatini bozmaz.
9) Erkek ile kadının yönleri bir olmalıdır. Buna göre, Kabe'nin içerisinde her biri başka bir yöne dönerek cemaatle namaz kılarlarken, aynı hizada
bulunsalar, bu namazı bozmaz.
10) Erkek ile kadın arasında,bir engel bulunmamalıdır. Aralanrında direk
gibi bir şey veya bir insan sığacak kadar bir açıklık bulunursa, bu şekilde aynı
hizada bulunmak namazı bozmaz.
Sonuç: Bu on şan toplanınca muhazat (aynı hizada bulunmak), erkeklerin namazını bozar. Şöyle ki: Aynı imama uyan kadınlar erkeklerin önünde bir saf tutsalar, bütün erkeklerin namazı bozulur. Erkeklerin arasında üç kadın bulunsa, bunların hem sağ ve hem sol yanlarındaki birer erkeğin ve arka taraflarındaki her safdan üç erkeğin namazı bozulmuş olur. Erkekler arasındaki kadınlar iki kişi olursa, yanlarındaki birer erkek
ile yalnız bunların arkasında bulunan saftaki iki erkeğin namazı bozulur. Daha geride
olanların namazına bir şey olmaz. Aradaki kadın bir tane olunca, sağ ve sol yanındaki
birer erkek ile arka tarafındaki saftan bir erkeğin namazı bozulur, diğerlerinin namazı bozulmaz.
Namazlan bozulan erkekler, diğer erkek ve kadınlar arasında birer engel durumuna
geçeceklerinden artık bu namaz bozuluşu diğerlerinin namazına geçmez.
Erkeklerin namazlarını böylece bozmaya sebeb olan ve onların huzurlarını kaçıran kadınlar ise, şübhe yok ki bundan dolayı günah işlemiş ve Yüce
Allah'ın azabına layık bulunmuş olurlar. Onun için buna sebebiyet vermekten
kaçınmalı, İslam terbiyesine riayet etmelidir. Yalnız yaşlı kadınlar cemaatle
devam edecek olurlarsa, mescidlerde kendilerine ayrılan yerlerden ileri geçmemelidirler. Değilse bekledikleri
sevab kazanacakları günahı karşılayamaz. Zaten kadınların cemaata devam etmeleri aslında kerahetten sayılmaktadır. Kadınların mescidleri, evlerinin içidir. Bir hadis-i şerifte:
"Kadınların namazlarının en faziletlisi, evlerinin içinde kıldıkları
namazlardır." buyurulmuştur. Kadınların, namazları ile evlerini nurlandırmaları kendileri için çok büyük bir şereftir.
Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:
"Oturduğunuz yerleri namazla ve Kur'an okumakla nurlandırınız."
İslami Okul Okulların En Önemlisi