Hastaların Namazları - Fıkıh - Ibadetlerrehberi - 295. Sayfa
Hastaların Namazları
Hastalık, bedenin tabiî halini kaybetmesinden meydana gelen bir güçsüzlük durumudur. Hastaya "mariz", hastalığa da "maraz" denir. Marîz
kelimesinin çoğulu "merza", maraz'ın çoğulu da "emraz" gelir.
Hastalar da, akılları başlarında bulundukça birtakım din görevleri
ile sorumludurlar. Bununla beraber dinimiz onların haklannda bir çok kolaylıklar göstermiştir. Namaz hakkında bunlar için gösterilen kolaylıklar aşağıda açıklanmıştır.
Bir hasta, gücüne göre namaz kılmakla yükümlüdür. Ayakta durmaya gücü yetmeyen veya ayakta
durması iyileşmesinin uzamasına veya hastalığının artmasına sebeb olacağı anlaşılan bir
hasta oturarak namazını kılar. Oturmaya da gücü yetmezse, gücüne göre yan üzeri veya
sırt üstü yatarak işaretle (ima ile) namazını kılar.
İma, namazda rüku ve secdeye ibaret olmak üzere başı eğmektir. Bu ayakta yapılabileceği gibi, oturarak da yapılabilir. Bir şeye dayanarak ayakta yapılması mümkün olan bir ima yatarak yapılamaz, bu caiz değildir.
İma ile de namaz kılmaya gücü olmayan bir hastanın bir gün ve bir gecelik veya daha ziyade olan namazları sonraya kalır, iyileşince bunları kaza etmesi gerekir. Diğer bir rivayete göre, bir gün ve bir geceden ziyade olan
namazları tamamen üzerinden düşer. Aklı başında olsa da hüküm böyledir.
Hastalığından dolayı oturduğu halde namaz kılabilen veya ima
ile kılma zorunda olan kimse, bu hastalığı esnasında kılamamış olduğu namazları, sağlığa kavuştuktan sonra kaza edince, oturarak veya ima
ile kılamaz. Çünkü özür kalkmıştır. Fakat sağlıklı halinde kazaya bırakmış olduğu namazlarını böyle hastalığı sırasında kaza edecek olsa,
oturarak veya ima ile onları kılabilir. Çünkü gücünc göre yükümlü olur. Gücünün
yetmediÄŸi bir ÅŸey ondan istenmez.
İslami Okul Okulların En Önemlisi