Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Alış-Veriş [1] - Fıkıh - 033Alisveris - 14. Sayfa

 

ALIŞ-VERİŞ[1]

 

1- Alış-veriş "sattım" ve "satın aldım" gibi, geçmiş zamanı gösteren icab ve kabulden ibaret iki sözle meydana gelir. Ayrıca "sattım" ve "satın aldım" anlamında her söz ve karşılıklı alıp-verme (F) ile de akit yapılmış olur.

2 - Satıcı ve alıcıdan biri ahş-veriş için icapta bulunsa diğeri; ister­se kabul eder, isterse red eder. İkisinden herhangi biri kabulden önce meclisden kalkıp giderse icab bâtıl olur.

3 - İcab ve kabul bulununca ikisi için de hıyar-ı meclis = (muhay­yerlik, tek taraflı cayma) olmadan (P) alış-veriş kesinleşir.

4 - Satılan eşyanın, hakkındaki bilgisizliği giderecek derecede ta­nınması gerekir. Zimmette olan, yani ödenecek olan paranın da mikdar ve cinsinin bilinmesi şarttır. Mutlak bir para sözü edilmişse bu, o mem-

leket parasının revaçda olanına yorumlanır.

5- Ölçülen ve tartılan şeylerin, Ölçerek, tartarak ve toptan satışları caizdir.

6 -Yiyecek yığının her kafîzi[2] bir dirheme satılırsa bu sadece bir kafîz için muteber olur (SM).

7- Koyun sürüsünün her koyunu bir dirheme satılırsa (farklılıkla­rından dolayı) bu satış, koyunlardan hiçbiri hakkında caiz olmaz (SMF). Elbiseler de koyunlar gibidir. Fakat kafîz'lerin, arşınların ve koyunla­rın hepsini söyliyerek satış yaparsa caizdir.

8 - Bir hane satılınca anahtarlar ve bina da bu satışa dahil olur. Arazi satımında üzerindeki ağaçlar araziye dahildir.

9 - Meyveleri (yenilmekle bir fayda temin edilebilecek durumda iseler) tam olgunlaşmadan satmak caizdir. Meyve satılınca onu hemen toplamak gerekir. Ağaç üstünde kalması şart koşulursa alış-veriş fasid olur.

10 -Ağacın meyvesini satıp da belli birkaç ntıl (bir ölçü aleti) istis­na etmek caiz olmaz.

11 -Buğdayı (sararmışsa) başak üzerinde, baklayı kabuğu içinde satmak caiz olur[3]

12 -Yolun satılması ve hibe edilmesi caiz, su yolunun satılması ise caiz değildir[4]

13 Kim bir ticaret malını para karşılığında satarsa veresiye olma­dıkça paranın maldan önce teslim edilmesi gerekir. Eğer mal, mal karşı­lığında veya para, diğer bir para karşılığında satılırsa alan ve satan aynı anda beraberce teslim ederler.

14 -Menkul malı = (taşınabilen malı), kabz etmeden önce satmak caiz değildir. Akar ise kabzdan önce satılabilir (M).

15 -Ele geçirilmesinden önce parada tasarruf yapılabilir. Parayı (Z) ve malı (Z) artırmak ve parada indirim yapmak caizdir ve bu değişik­lik akdin aslına dahil olur (Z).

16 - Önce peşin paraya satıp da sonra veresiyeye çevirmek sahih

olur.

17-Cariye alana, hayızdan temizleninceye kadar, yahut bir aydan önce veya hâmile ise doğumunu müteakip nifasdan önce, onunla cinsî temasda bulunması ve sevişmesi helâl olmaz.

18 - Terbiye edilmiş olsun olmasın yırtıcı hayvanların, pars ve kö­peğin satılması da helâldir.

19-Zimmîler = (Müslümanların idaresi altındaki gayri müslimler) ahş-verişde müsühnanlar gibidir. Onlara fazla olarak; içki ve domuz satmak da serbesttir.

20 - Dilsizin anlaşılan işaretleri ile alış-verişi ve diğer akitleri mu­teberdir. Âmânın da satışı ve satın alması caizdir. Âmamn görme mu­hayyerliği de vardır. Aldığı şeyi yoklamak, koklamak ve tutmakla bu muhayyerlik kalkar.

 

İkale = Yapılan Alış-Verişi Fesh Etmek:

 

21 -Karşılıklı olarak alış-veriş akdini fesh etmek caizdir. Bu aynı meclisdeki kabule dayanır. İkale; akdi yapanların haklarından vaz geç­melerinden ibarettir (SM) ve üçüncü bir kimse ile olan yeni bir alış-veriş

akdidir (Z).

22 - Söz konusu eşyanın helaki, ikalenin sıhhatine mânidir. Bir kısmının helaki kendi miktarmca engel teşkil eder.

Satıcıya geçen paranın, elinde kaybolması akdi fesh etmeğe mâni olmaz.

 

Alış-Verişte Muhayyerlik:

 

23 - Alış-veriş akdini yapanların, muhayyer kalmayı şart koşmala­rı caizdir. Tarafların üç gün muhayyer kalma müddetleri vardır. Bu müddet üç günden az da olabilir. Fakat üç günden çok olması caiz değil­dir (SM).

24 Muhayyer olan, akdi, ancak diğerinin huzurunda (yani ona bil­direrek) bozar (S). Fakat huzurunda da gıyabında da akdi geçerli kılabi­lir.

25  Muhayyerlik hakkı vârislere geçmez.

26 -Fırıncı diye bir köle satın alan, köle fırıncı çıkmadığında, ister­se paranın hepsini ödeyip köleyi alır, isterse de köleyi red eder.

27 - Satıcının muhayyer olması malını mülkünden çıkartmaz. Fa­kat müşterinin muhayyerliği satılan malı mal sahibinin mülkünden çı­kartır ye müşterinin mülküne de dahil etmez (SM).

28 - Bir kimse muhayyerliği, kendi adına başkasına verebilir (Z). Fakat bu hak, her ikisi için de sabit olur ve ikisinden birinin, akdi geçerli kılması ile alış-veriş kesinleşir, fesh etmesi ile de akit bozulur.

29 - Müddetin geçmesi, azad etmek, (cariye ile) cinsî temasda bu­lunmak ve binmek gibi rızayı gösteren her şey ile muhayyerlik kalkar.

 

Malı Görme Muhayyerliği ve Hükümleri

 

30 - Bir kimsenin, görmediği bir malı satın alması caizdir ve malı gördüğü zaman muhayyerlik hakkı vardır.

31 -Satıcının ise görmediği malını satmasından dolayı muhayyer­lik hakkı yoktur.

İnsanın yüzünü, hayvanın yüzünü ve kaba etini, elbise ve elbiseye benzer şeyleri katlı olarak görmekle gaye bilineceğinden muhayyerlik düşer.

32 - Bir kimse aldığı malda akdi kesinleştiren bir tasarrufda bulu­nur, yahut elinde ona bir kusur getirir veya bir kısmını geri iade etmek mümkün olmaz, yahut ölürse muhayyerlik hakkı kalkar.

33 - Aldığının bir kısmını gören diğer kısmını gördüğünde muhay­yerlik hakkına sahip olur.

34 - Numunesi gösterilen şeyin bir kısmını görmek tamamını gör­mek gibidir.

35  - Birkimse başkasının malını satarsa; satılan mal, satıcı ve müşteri durumlarını muhafaza ediyorlarsa mal sahibi, isterse alış-veri-şi kabul etmez, isterse de geçerli sayar.

 

Mutlak Alış-Veriş

 

36 - Mutlak bir alış-veriş, satılan malın her türlü kusurdan uzak olmasını gerektirir.

37 - Tüccar âdetine göre, malın değerini noksanlaştıran herşey ku­surdur.

38 - Müşteri, malın kusurunu öğrendiği zaman, dilerse onu tam be­deli karşılığında kabul eder, dilerse de red eder.

39 - Âkil olmıyan küçük (köle veya cariye) için; kaçmak, hırsızlık, yatağa işemek kusur değilken, bunlar âkil için kusurdur. Bulûa erdik­ten sonra müşteri yanında meydana gelen kusur hariç, büyük, yukarda-ki kusurları yüzünden iade edilir,

Hayzdan kesilmek kusur olduğu gibi istihaze de kusurdur. Cariye­de, ağız ve koltuk altı kokusu, zina kusur iken, kölede kusur sayılmaz.

İhtiyarlık, müslüman olmamak ve delilik hem cariye ve hem de kö­le için kusur sayılır.

40 - Müşteri, satın aldığı malda bir kusur bulsa, diğer bir kusur da yanında iken meydana gelse satanın rızası olmadıkça o malı geri vere­mez. Ancak kusurun verdiği bedel noksanlığım satandan alır.

41 Satın aldığı kumaşı boyatır, yahut diker veya kavuta yağ koyar sonra da kusurlarının farkına vanrsa, bu kusurların doğurduğu kıymet noksanlığını satıcıdan alır. Köle Ölür veya köleyi azad ederse kusurun vermiş olduğu noksanlığı satıcıdan alır.

42 - Müşteri aldığım öldürür veya gıda maddesini yerse (SM) ku­surlarından dolayı, satandan kıymet noksanlığını istiyemez.

43 - Satıcı malını, kendisinin her kusur davasından berî (uzak) ol­ması .şartı ile satarsa, müşterinin o malı asla geri vermeye hakkı yoktur.

44 - Müşteri aldığı malı bir başkasına sattıktan sonra, bir kusur yüzünden mal kendisine iade edilmek istenir de mahkeme kararı ile malı geri alırsa onu kendisine satana iade eder. Eğer mahkeme kararı olmadan kabul ederse iade edemez.

45 - Muhayyerliği ortadan kaldıran şey geri verme hakkını da orta­dan kaldırır.

 

Fasid Alış-Veriş

 

46 - Fasid alış-veriş, malı kabz ile mülkiyet ifade eder. Bu alışveri­şi, alan ve satandan her birinin bozmaya hakları vardır.

47 - Akdi fesh ederken satılan malın mevcut olması şarttır.

48 - Müşterinin teslim almadan önce, malı satması, azad etmesi, başkasına bağışlaması caiz olur. Bu durumda müşteri malı teslim aldığı zamandaki -kıymeti[5] ile satılan cinsten ise- kıymetini ve -misliyle[6] satı­lan cinsten ise- mislini satıcıya öder.

49 -Bâtıl alış-veriş  mülkiyet ifade etmez. Bu ahş-verişle alınan mal müşteri yanında emanet olarak bulunur (SM).

50 - Leş, kan, içki,domuz, hür insan, ümmü veled ve müdebber köleyi[7] satmak, hür ile köleyi, leş ile temiz eti (SM) birlikte satmak bâtıldır. Mükâteb = (Hürriyetini para karşılığında efendisinden satın almak için onunla anlaşma yapan köle)in satılması da bâtıldır. Ancak mükâtep satılmasına izin verirse caiz olur.

51 - Balıkları ve kuşları avlamadan, firarda olan köleyi yakalama­dan satmak caiz değildir.

52 - Cariyenin karnındaki cenîn = (çocuk) i ve hayvanın karnındaki yavruyu, daha henüz sağılmamış memedeki sütü, hayvanın sırtındaki yünü, koyundaki eti, tavandaki kirişi, iki elbiseden herhangi birini (be­lirtmeden) satmak caiz değildir.

53 - Müzabene ve muhakele[8]satışı caiz değildir.

54 - Bir malın ay başında teslim edilmek üzere satışı caiz olmaz[9].

55 - Karnındaki çocuk ayrı tutularak cariye satılamaz.

56- Cariye; satm alanın hâmile bırakması, yahut azad etmesi veya satıcının hizmetçi olarak kullanması kaydı ile satılamaz.

57 - Müşterinin parayı satıcıya borç vermesi veya satıcının sattığı kumaşı dikmesi üzere yapılan satışlar da caiz değildir.

58 - Arılar kovansız (M), ipek böceği de ipeksiz satılmaz (M).

59- Taraftarlarca bilinmediği zaman nevruz, mehrican, hıristiyan perhizi ve yahudi fıtır gününe kadar veresiye satışlar caiz değildir.

60 - Hasat, meyve toplama, harman ve hacıların gelme zamanına kadar olan veresiye satışlar da (zamanlarının seneden seneye değişiklik göstereceğinden) caiz olmaz. Ancak daha önceden veresiyeyi kaldırır-larsa bu alış-veriş caiz olur.

61 -Bir kimse müdebber kölesi ile müdebber olmıyan kölesini veya. kendi kölesi ile başkasının kölesini birlikte satarsa bu satış kölesine dü­şen hissede caiz olur.

62 - Cumanın ilk ezanı okunurken alış-veriş yapmak mekruhtur.

63 - Şehirlinin taşradaki[10] için satış yapması mekruhtur.

64 - Bir fiat üzerinden alış-verişi bitiren iki kimsenin, fazla fiat ve­rerek aralarına girmek mekruhtur.

65 - Alıcısı olmadığı halde, alıcı gibi görünerek başkasını teşvik için malın değerini artırmak mekruhtur.

66 - Şehre mal getirmekte olan kafileyi yolda karşılayıp, şehre gir meden mallarını almak (hem şehir halkına yüksek fiyatla satılacağın­dan ve hem de kafilenin, mevcut fiyatları bilemiyeceklerinden dolayı za­rara uğramaları düşünüleceğinden) mekruhtur. Fakat bununla bera­ber bu türlü alış-verişler caizdir.

67 -Bir kimsenin, birbirlerinin mahremi olan iki küçük kölesi veya biri büyük diğeri küçük iki kölesi varsa bunları birbirinden ayırması mekruh olur. Fakat her ikisi de yüksekse mekruh olmaz.

 

68 - Satış Çeşitleri:

 

1) Tevliye: Bir malı mal oluş fiatma, kârsız satmaktır.

2) Murabaha: Alış fiatından noksan fiata satmaktır. Bu satış mua­meleleri, ilk bedel misliyattan olmadıkça veya kıyemiyattan [11]olup müş­teri elinde bulunmadıkça sahih olmaz.

69 - Boyama, dikiş, gıda maddelerini bir yerden diğer yere naklet­me, simsar, hayvan sevk etme masrafları da ilk alış fiatına ilâve edilir. Bu durumda satıcı "bana şu kadara mal oldu" demelidir.

70 - Satıcı kendi nafaka parasını, çoban, tabib, terbiyeci ve mual­lim ücretlerini, firarda olan kölesi için yaptığı masrafları ve kira parası­nı ilk alış fiatma ilâve edemez.

71 -Müşteri, mal oluş fiatma aldığı bir malda aldatıldığını anlarsa ücretini, mal oluş fiatından öder (M).

72 - Kârla satışda aldatıldığını; yani kendisine söylenenden fazla kâr alındığını anlarsa, ya tam fiata malı kabul eder (S) veyahutta malı re d eder.