Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 14. Sayfa - 019Cihad

283 - SİYER = CİHAD[28]

 

1) Umumî seferberlik halinde cihada iştirak etmek farz-ı ayndır. Kısmî seferberlikde ise farz-ı kifâyedir.

2) Kâfirler ile harb etmek âkil, sıhhatli, hür ve güçlü olan her erkeğe farzdır. Düşman saldırdığında onu ülkeden çıkartmak bütün insanlara farz olur. Bu durumda kadınlar ve köleler koca ve efendilerinin izni ol­maksızın harbe çıkarlar.

284 - Müslümanların (iaşe İkmâli ve harp malzemelerinin tedariki gayesiyle) ihtiyaçları olduğu zaman gazada bulunmak için ücret alıp üc­ret vermelerinde bir beis yoktur.

285-İslâm orduları düşmanı bir şehir veya bir kalede muhasaraya aldıkları zaman onları önce İslama davet ederler. Müslüman olurlarsa onlarla harb etmekden vaz geçerler. Müslüman olmayı kabul etmedik­lerinde eğer cizye ehlinden iseler cizye vermeğe çağırırlar. Kendilerine cizye denilen verginin mikdarı ve ödenme zamanları da açıklanır. Cizye vermeyi kabul ederlerse müslümanlarm lehine ve aleyhine olan hü­kümler onların da lehine ve aleyhine olarak işlemeye başlar.

286 -Bir memleket halkına İslama davet emri ulaşmamışsa (sava­şa tutuşmadan önce) onları İslâm dinine davet etmek vâcib olur. Eğer daha önceden ulaşmışsa yeniden davet etmek müstehab ~ (iyi bir hare­ket) olur[29].

287 -Düşman İslâm dinine girmek veya cizye vermek şıklarından hiçbirini kabul etmeyince Allah'dan onlara karşı yardım istenerek har­be tutuşulur. Onlara karşı mancınık kullanılır. Ekinleri ve ağaçları yok edilebilir, (mal ve mülkleri) yakılır.

288 -Düşman kendi elinde bulunan müslümanları kendisine kal­kan gibi kullanırsa mücahitler, onların arkasındaki düşmanı kasdede-rek atış yaparlar.

289 - Harp Esnasında Yapılmaması*Gereken Şeyler:

a) Müslümanlar antlaşmalarını bozmamalıdırlar,

b) Hıyanetten uzak durmaları ve ganimetten aşırmamaları gere­kir,

c) Başkalarına ibret olsun diye kimseye işkence edilmemelidir,

d) Mecnun, kadın, çocuk, kör, kötürüm, sağ eli kesik ve çok yaşlı kimseler öldürülmezler. Ancak bunlardan biri devlet reisi olur veya mu­harebe etmeğe iktidarı bulunur, yahut muharebeye teşvik eder veya harb hakkında görüşü olan kimse olur, malı ile muharebeyi destekliyenler bulunur, veyahutda hile yapan bir yaşlı olursa bunlar da fiilî olarak harbe katılanlar hükmünde olur.

 

Düşmanla Sulh Yapmak:

 

290 - Müslümanlar kuvvetli oldukları zaman, düşmanla sulh yap­maları gerekmez. Fakat müslünıanların kuvveti yoksa düşmanla sulh yapmalarında bir mahzur yoktur.

291 -Düşmanla mütareke yapıldıktan sonra harbe devam etmenin daha uygun olduğu görülürse, antlaşma bozularak karşı tarafın devlet başkanına durum bildirilir.

292 -Sulh antlaşmasından sonra düşman hiyanete başlar ve dev­let başkanları da bu durumu biliyorsa antlaşmanın bozulduğu bildiril­meden onlarla harb edilir.

293 - Mal ve diğer şeyler karşılığında düşmanla sulh olmak caizdir.

294 - Muhasaradan önce düşmandan alman mallar cizye, muhasa­radan sonra almanlar ise ganimet hükmündedir.

295 - Zaruret halinde düşmana mal vererek sulh olmak caizdir.

296 - Dinden dönenler bir şehre gâlib gelirler ve zimmîler ahdi bo­zarlarsa mütareke içinde yaşıyan müşrikler hükmünde olurlar.

297 - Sulhdan önce olsun sonra olsun düşmana silâh ve harpte iş gören hayvanları satmak ve düşmanı teçhiz etmek mekruhtur.

Eman[30]:

298 -Bir erkek veya bir kadının, toptan şehir halkına yahut bir top­luluğa veya tek bir gayri müslime eman vermesi sahihtir. Eman ver-nıekde bir zarar varsa eman veren kimse devlet başkanı tarafından ce­zalandırılır ve verilen eman da kaldırılıp sahiplerine bildirilir.       ,

299 -Zimmînin, esirin, düşman içerisinde kalan tüccarın, düşman safmdayken İslâmı kabul edip daha henüz onlar arasında bulunan müslümanın ve harbe katılmasına izin verilmiyen kölenin verdikleri eman geçerli değildir. Murahıkın da eman vermeğe hakkı yoktur.

Bir ülke zorla fethedildiği zaman devlet reisinin yapabileceği şey:

300 - İslâm ordusu bir ülkeyi zor kullanarak fethettiği zaman dev­let reisi serbesttir;

1) İsterse o ülkeyi ganimet sahipleri arasında taksim eder,

2) İsterse de ahalisine bırakıp kendilerine cizye ve arazilerine de haraç vergisi koyar,

3) Aldığı esirleri de dilerse öldürür, dilerse köleleştirir veya onları müslümanlarm zimmetinde olmak üzere hür ve serbest bırakır.

4) İhtiyaç olmadıkça düşman esirlerini fidye karşıhğnda veya müs-lüman esirler karşılığında geri vermez (SM.[31].

5) Ordular geri dönerken yanlarında hayvan bulunur ve onları da beraberlerinde getiremezlerse keserler ve sonra da yakarlar. Silâhlar (ve diğer mallar) da aynı şekilde yakılıp imha edilir.