Fikih - 2. Sayfa - 111Emanetverme
36.4. Emanet Bırakılanın Sözü, Yemini ile Birlikte Kabul Edilir
36.5. Vedîa'nın Çalındığını İddia Etmek
36.6. Yanında Başkasının Emaneti varken Ölen Kimse
36. BÖLÜM
VEDÎ'A (EMANET VERME)
36.1. Tanımı
Vedî'a; «terkettî» manasına gelen «vede'a»dan türetilmiştir.
Kişinin başkasının yanına, onu muhafaza etmesi için koyduğu şeye «vedî'a» denir. Çünkü onu emanetçinin yanma «ter-ketmiş»tir.
36.2. Hükmü
Emanet bırakmak ve almak caizdir. Onu korumaya kadir olduğunu bilen kişinin emaneti kabul etmesi müstehabdır. Emanetçinin, onu benzerlerini koruduğu gibi koruması vacibdir.
Vedi'a, emanet alanın yanında bir emanettir. Sahibi onu istediğinde Allah Teâlâ'nnı şu buyruğu gereğince iade etmesi vacibdir :
«Şayet birine emanet ederseniz, emanet edilen kimse emaneti iade etsin, Rabbi olan Allah'dan sakmsm.» (Bakara: 283) «Emaneti, sana emanet edene iade et.- hadisi geçmişti.
36. 3. Tazmin
önceki konuda geçen, Beyhakî'nin rivayet ettiği hadis gereğince; emanet bırakılan, emanetin telef olmasında ihmali veya kastı bulunmadığında onu tazmin etmez.
Amr bin Şuayb'ın, babası yoluyla dedesinden rivayetine göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
«Emanet bırakılan kimse, onun zararını tazmin etmez.» (Hadisi Ibn Mâce kaydetmiştir.)
Beyhaki'nin rivayet ettiği hadiste de: «Emanet bırakılan za tazmin etmez» buyurulmaktadır.
Ebû Bekir (r.a.), bir torbada bulunan vedia'nın, torbanın yırtılması dolayısıyla kaybolması halinde, tazmin gerekmediğine hükmetmiştir.
Urve bin Zübeyr, Ebu Bekir bin Abdurrahman bin Haris bin Hişam'a, Mus'ab oğullarının mallarından bir mal vedî'a bıraktı. Ebû Bekir (r.a.)'in yanında malın tamamı veya bir kısmı telef oldu. Urve ona: «Tazmini sana düşmez, sen sadece emanetçisin» dedi. Ebü Bekir (r.a.) ise: «Üzerime tazminin gerekmediğini biliyorum. Fakat Kureyş, emaneti telef ettiğimi söylememen1.» dedi. Sonra malının bir kısmını satıp, onu Ödedi.
36.4. Emanet Bırakılanın Sözü, Yemini ile Birlikte Kabul Edilir
Bir emanetçi, vedi'anm kendi ihmali olmaksızın telef olduğunu iddia ederse, onun bu sözü, yemini ile birlikte kabul edilir. İbn Münzir şöyîe demiştir: «Kendisinden ilim hıfz ettiğimiz kimselerin tümü, «emanetçi emaneti sakladıktan sonra, onun zayi olduğunu söylerse, onun bu sözü kabul edilir,» görüşünde ic-ma etmiştir.»
36.5. Vedîa'nın Çalındığını İddia Etmek
Fetâvâ'nm muhtasarında îbn Teynıiye şöyle demiştir: «Kim bir emaneti, kendi mah ile birlikte koruduğunu ve kendi malı alınmadığı halde vedi'anm çalındığını iddia ederse, bu ona tazmin ettirilir.»
Ömer (r.a.), kendi malı alınmadan sırf vedî'anın çalındığını iddia eden Enes bin Malik'e emaneti tanzim ettirmiştir.
36.6. Yanında Başkasının Emaneti varken Ölen Kimse
Yanında başkasının emaneti bulunduğu sabit olduğu halde ölüp, terekesi arasında mal bulunmayan kimse, bu malı borçlanmış olur ve mal, bıraktığı mirastan ödenir.
Kendi el yazısıyla yazılmış olarak vedî'ayı aldığını ve ödediğini ikrar eden bir yazı bulunursa, buna itimad edilir. Çünkü, kitabet tanındığı zaman, kitabet ile ikrar arasında bir fark kalmaz, ona da ikrar gibi i'timad olunur.
İslami Okul Okulların En Önemlisi