Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Fikih - 2. Sayfa - 056Gasp

37. BÖLÜM.. 2

GASB. 2

37.1. Tanımı 2

37.2. Hükmü. 2

37.3. Toprağı Gasbedip, Üzerine Ekin Ekmek, Ağaç Dikmek veya Bina Yapmak  2

37.4. Gasbedilen Şeyi Kullanmanın Haramhğı 2

37.5. Malı Müdafaa. 3

37.6.   Malını Başkasının Yanında Bulan, Ona Müstehaktır 3

37.7. Kafes Kapısını Açmak. 3


37. BÖLÜM

 

GASB

 

37.1. Tanımı

 

Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyuruluyor :

Gemi denizde çalışan bir kaç yoksula aitti. Onu kusurlu kıl­mak istedim, çünkü peşlerinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.» (Kehf : 79)

Gasb; bir şahsın, başkasının hakkını zorla, zulm olarak alıp el koymasıdır.

 

37.2. Hükmü

 

Gasb, haramdır ve faili günahkâr olur. Allah Sübhanehû şöyle buyuruyor:

«Aranızda mallarınızı haksız yere yemeyin» (Bakara: 188)

Buhari ve Müslim'in rivayet ettiği veda hutbesinde Allah Rasûlü aîeyhisselam şöyle buyuruyor: «Kanlarınız mallarınız ve ırzlarınız, bu beldenizdeki bu ayınızın bu günü gibi birbirinize haramdır.»

Buhari ve Müslim'in Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayetine gö­re, Nebi aîeyhisseîam şöyle buyurmuştur : «Zina eden, zina eder­ken mü'min olarak zina etmez. Şarab içen, içerken mü'min ola­rak şarap içmez. Hırsızlık yapan, çalarken mü'min olarak çal­maz. Gasbeden, insanların gözleri Önünde olmayan şeyi gasbe-derken, mü'min olarak gasbetmez.»

Sâid bin Yezid'in babasından rivayetine göre, Nebî aîeyhis­seîam şöyle buyurmuştur: «Biriniz kardeşinin mabnı ne cidden ne de oyun olsun dîye almasın. Biriniz kardeşinin asasını aldı­ğı zaman, onu geri versin.» (Hadîsi Ahmed, Ebû Davud ve Tirmizi kaydetmiş, Tirmizi «Hasen» demiştir.)

Darekutni'nin Enes'den rivayetine göre. Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Müslüman kişinin malı, gönül rızası olma­dıkça helal değildir.»

Başka bir hadiste Nebî aleyhisselam; «Kardeşinin elindeki malı alan kimseye Allah cehennemi vacib, cenneti ise haram kı­lar.» buyurdu. Biri: «Ey Allah'ın Rasûlü! Ya basit bir şey olur­sa.- diye sordu. Nebi aleyhisselam: «Erak ağacının bir misvak odunu bile olsa böyledir.» buyurdu.

Buhari ve Müslim'in Âişe (r.a.)'den rivayetine göre, Nebî aleyhisselam şöyle buyurmuştur : «Yerden bir karış kadarcık zu­lüm eden kimsenin boynuna, Allah, o yerin yedi katmı, halka olarak geçirir.»

 

37.3. Toprağı Gasbedip, Üzerine Ekin Ekmek, Ağaç Dikmek veya Bina Yapmak

 

Kim gasbedilmiş bir toprağı ekerse, ekin hasad edilmemiş-se sahibinindir. Gasbedene ekim ücreti verilir. Eğer ekini hasad etmişse, sahibine kirasını verir.

Eğer oraya ağaç dikilmişse, diktiği ağaçlan sökmesi gere­kir. Gasbedilen toprağa bina yaptıysa, yaptığı binayı yıkması vacibdir.

Râfi' bin Hadic'in naklettiği hadiste, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: «Bir kavmin toprağını, izinsiz olarak eken kimseye ekinden birşey yoktur. Ona masra­fı verilir.» (Hadisi Ebû Dâvûd, îbn Mâce, Tirmizî ve Ahmed kay­detmiş, Tirmizı «Hasen» demiştir.)

Ahmed, «kıyasa aykırı da olsa, istihsan ile bu hükmü mezheb edindim.» demiştir.

Ebû Dâvûd ve Darekutni'nin kaydettiği, Urve bin Zübeyr ha­disine göre, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle bu­yurmuştur : «Kim bir toprağı İhya ederse, onundur. Zalimin te­rine (çabasına) karşılık bîr hakkı yoktur?»

Urve şöyle demiştir: «Bu hadisi bana nakleden, anlattı ki, iki adam Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip, mu­hakeme oldular. Birisi diğerinin toprağına hurma ağacı dikmiş. Nebî aleyhisseîam toprağın toprak sahibine ait olduğuna hük­metti. Ekene de hurmaları sökmesini emretti.» Ravi dedi ki: «Onu, ağaçların diplerine baltayla vurup, keserken gördüm. Hur­ma ağaçlan uzamış idi.»

 

37.4. Gasbedilen Şeyi Kullanmanın Haramhğı

 

Gasb olunan şey, haram olmayı sürdürür. Gasbedilen mal­dan herhangi bir şekilde istifade etmek helal değildir.

Geliri (neması) var ise, bu ister ayn olsun, ister bitişik, sa­hibine iade edilmesi vacibdir.

Semure (r.a.)'ın hadisinde Nebi aleyhisseîam şöyle buyur­muştur : «Gâsıb, aldığı şeyi iade edinceye kadar, zamin (zararı tazmin edici) dir.» (Hadisi Ahmed, Ebû Dâvûd, Hâkim ve îbn Mace kaydetmiş, Hakim «Sahih» demiştir.)

Gasbedilen mal telef olursa, gasbedenin onun benzerini ve­ya kıymetini iade etmesi gerekir. Bu ister onun fiiliyle, isterse semavi bir afet sonucu telef olsun, farketmez.

Malikiler, altın ve gümüş dışındaki mal ve hayvan veya di­ğer ölçülüp tartılamayan şeylerin gasbedilip, telef olduğu za­man kıymetinin tazmini gerektiği görüşündedirler.

Hanefi ve Şafiilere göre, onu telef veya ifsad eden kimse­nin, benzerini tazmini gerekir. Benzeri bulunuyorsa kıymetini veremez.»

Alimler, ölçülen ve tartılan şeyler gasbedilip telef oldukla­rında, benzeri bulunduğu zaman, benzeri ile tazmin edileceğin­de İttifak etmişlerdir. Çünkü Allah Teâlâ: «Size tecavüz edene, size tecavüz ettikleri gibi tecavüz edin.» (Bakara : 194) buyur­muştur. Gasıbm iade mükellefiyeti, bulûğa ergin biri olduğundadır.

Gasbedilen şey noksanlaştığı zaman, bu eksiklik ister ken­disinde (ayn) olsun, isterse bir özelliğinde bulunsun, onun kıy­metini ödemesi vacibdir.

 

37.5. Malı Müdafaa

 

Kişinin, biri onu gasbetmek istediği zaman malını müdafaa etmesi gereklidir. Müdafaa hafifçe olur. Eğer hafifçe müdafaa işe yaramazsa neticesi onunla vuruşma bile olsa malını şiddet­le müdafaa eder.

Allah Rasûlü sallaîlahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş­tur : «Malını korurken Ölen, şehiddir. Kanını korurken ölen şehiddir. Dinini korurken ölen, şehiddir. Ailesini korurken ölen, şehiddir.» (Hadisi Buhari, Müslim ve Tirmizî kaydetmiştir.)

 

37.6.   Malını Başkasının Yanında Bulan, Ona Müstehaktır

 

Malı gasbedilmiş olan kimse, malını başkasının yanında bul­duğunda, gasbeden bunu başkasına satmış bile olsa, o malda hak sahibidir. Çünkü gasbeden onu sattığı sırada, mala malik değildi. Satış akdi bu yüzden sahih olmamışın.

Bu durumda, müşteri ödediği ücreti geri almak için gasbe-dene başvurur,

Ebû Dâvûd ve Nesâi'nin Semure (r.a.) 'den rivayetine göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: «Malının aynını biri ya­nında bulan kimse, o mala hak sahibidir. Sahibi, satana baş­vurur.»

 

37.7. Kafes Kapısını Açmak

 

İçinde kuş bulunan kafesin kapısını açan ve onu uçuran kim­se, kuşun değerini tazmin eder.

Kişi, kuş bulunan kafesin kapısını açar ve kuş uçarsa, ve­ya bağlı olan devenin bağını çözer ve deve kaçarsa hükmün ne olacağı hususunda alimler ayrılığa düşmüşlerdir:

Ebû Hanife; «Her halükârda onu tazmin etmez.» demiştir.

Malik ve Ahmed ise; «Onu tazmin eder. Hayvan ister he­men ardından, isterse daha sonra kaçsın farketmez.» demişlerdir.

Şafiî'den iki görüş nakledilmiştir:

Eski görüşü: «Mutlak olarak tazmin gerekmez.» Yeni gö­rüşü ise: «Açılmanın ardından uçarsa, tazmini gerekir. Eğer bek­ler sonra uçarsa tazmin etmez.» şeklindedir.