İlâ Bahsi - Fıkıh - 029Ilayemin - 4. Sayfa
İLÂ BAHSİ
İlâ: Kişinin karısına ya dört ay veya daha fazla bir süre için veyahut süresiz olarak yaklaşmamaya dâir yemin etmesidir. Buna göre (eğer bir kimse, karısına: -sana hiç» veyahut -Dört aya kadar yaklaşmayacağım- diye yemin ederse ilâ etmiş olur.) Cenâb-ı Hak (Azze ve Celle); Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler ancak' dört ay bekliye-bilirler» ([1]) buyurduğu için (eğer bu kimse dört ay içinde kadına yaklaşırsa yeminini bozmuş olur ve) edilen yemini bozmak kefareti gerektirdiği için (ona kefaret lâzım gelir. İlânın hükmü de sakıt olur.) Zira yemin bozulunca ortadan kalkmış olur. (Eğer dört ay geçinceye kadar kadına yaklaşmazsa kadın bir talâk ile ondan boşanmış olur.) îmam-ı Şafiî: «Kadın kendiliğinden boşanmaz. Ancak eğer hâkim karar verirse boşanır. Çünkü kocası ona yaklaşmamaya yemin etmekle zulmettiği için -cinsel ilişkiden aciz veyahut tenasül organının kesik olduğu zamanlarda olduğu gibi- boşamada hâkim onun yerine geçer» demiştir.
Biz diyoruz ki: kocası ona zulmettiği için, şeriat tarafından ona verilen ceza olarak -hâkim boşamasa da- sürenin bitimiyle kadın ondan kendiliğinden boşanmış olur. Bizim bu görüşümüz H z. O sman, Hz. Ali, üç Abdullah ve Zeyd İbn-i Sabit' den de nakl olunmaktadır. Hem de ilanın kendisi cahili-yede boşama idi. Şeriat ise cahiliyede boşama olan bu ilâ ile boşanmayı sürenin bitimine ertelemiştir.
(Eğer kişi dört ay için yemin etmiş İse dört ay geçtikten sonra yemin kalkar. Eğer süresiz olarak yemin etmiş ise, dört aydan sonra kadın kendisinden boşamyorsa da yemini kalkmaz.) Zira kişi yeminini bozmamıştır ki yemini kalksın. Fakat ikinci kez evlenmeden önce boşanma vâki olmaz. Çünkü kadın kendisinden boşandıktan sonra kadının herhangi bir hakkı çiğnenmiş olmuyor ki ondan bo-ş.ansın. (Eğer bu kimse ile kadın bir daha birbirleriyle evlenirlerse, ila bir daha döner. Eğer dört ay içinde kadınla cinsel ilişkide bulunursa ne alâ, yoksa kadın bir daha ondan boşanmış olur.) Çünkü ettiği yemin süresiz olduğu için ortadan kalkmamış ve kadın kendisiyle evlenince bir daha hak sahibi olmuş olur. Bu ikinci ilanın süresi de ikinci kez evlenmeden itibaren başlar. (Eğer kadmla üçüncü kez evlenirse ve yine dört ay içinde ona yaklaşmazsa kadın üçüncü kez ondan boşanmış olur. Eğer kadın bir başkasıyla evlendikten sonra kadmla bir daha evlenir ve yine dört ay içinde kadma yaklaşmazsa kadın artık ondan boşanmaz. Fakat ettiği yemin) süresiz olduğu ve bozulmadığı için (bakidir.)
(Eğer kişi dört aydan az bir zaman için yemin ederse ila etmiş olmaz.) Zira İbn-i Abbas (Radıyallâhü anh) : -Dört aydan az bir zaman için yemin etmede ila yoktur- demiştir.
(Eğer kişi kadına i «sana iki ay yaklaşmayacağım ve bu iki aydan sonra iki ay daha yaklaşnuyacağım diye yemin ederse Ha etinim olur.) Zira «Bu iki aydan sonra iki ay daha» deyince «dört ay» demiş olur. (Fakat bir gün sonra: «o iki aydan sonra iki ay daha sana yaklaşmayacağım» diye yemin ederse, o zaman ila etmiş olmaz.) Çünkü ikinci yemin her ne kadar onunla dört ay oluyorsa da, bir gün sonra olduğu için dört aydan bir gün eksik olur.
(Eğer kişi kadına: «Ben sana bir yıldan bir gün eksik, yaklaş-mıyacağım» diye yemin ederse ila etmiş olmaz.) İmam Z ü f e r : «îla etmiş olur. Çünkü kişi bir başkasına «şu evimi sana bir günden başka, bir yıl için kiraya verdim.» Dediği zaman nasıl eksik olan gün yılın son günü oluyorsa burada da öyledir» demiştir.
Biz diyoruz ki: kişi bu şekilde yemin ettiği zaman eğer kadına yılın hangi gününde yaklaşırsa ona bir şey lâzım gelmez. Çünkü cümlede geçen «bir gün» kelimesi nekire olduğu için yılın her günü olabilir «sana şu evimi bir yıldan bir gün eksik bir zaman için kiraya verdim» deyimi ise öyle değildir. Zira eğer ondaki -bir gün» kelimesinden murad yılın son günü olmazsa kiralama akdi sahih olamaz. Yemin ise öyle değildir. (Eğer bu şekilde yemin eden kimse daha yıldan dört ay veya fazla bir zaman kalmamışken kadma yaklaşırsa) istisna kalktığı için (Ha etmiş olur.)
(Eğer kişi Basra'da ve kansı Kûfe'de iken «Vallahi Kûfe'ye git-miyeceğim» diye yemin ederse ila etmiş sayılmaz.) Çünkü kendisi K û f e ' ye gitmeden karısını Küfe' den çıkarabilir.
(Kişinin sana yaklaşırsam bana Hac, oruç- yahut «sadaka lâzım gelsin» yahut «kölem azatlansuı» yahut «benden boş olasın» şeklindeki yemini de iladır.) Çünkü bu şekilde yemin eden kimse eğer kadma yaklaşırsa «bana lâzım gelsin» dediği şeyler ona lâzım gelir. Oysa dediği bu şeylerin hepsi de meşakkatli ve kişiye zor gelen şeylerdir. Ancak İmam Ebû Yûsuf: «Kölesini sattıktan sonra kadına yaklaşması mümkündür» diyerek köle azatlanması yemininde bu görüşe katılmamıştır. îmam Ebû Hanife ile İmam Muhammed ise: «Kölenin satılıp satılamayacağı bilinemediği için köle azatlanması yemini de diğer yeminler gibidir» demişlerdir.
(Kişinin rec'i talâk ile boşadığı karısına da «sana dört aya kadar yaklaşmıyacağım» diye yemin etmesi iladır. Fakat kesin olarak boşadığı karısına yemin etmesi Ha değildir.) Çünkü reci talâk ile boşanan kadın ile kocası arasında evlilik bağı tamamen kopmuş olmaz. Kesin olarak boşanan kadın ise kocası ile bir ilgisi kalmaz. îla da ancak kişinin nikâhı altında bulunan kadma mahsustur. Buna göre eğer rec'i talâk ile boşanan kadmın iddeti dört aydan önce biterse, nikâh ortadan kalktığı için îla sakıt olur.
(Eğer kişi yabancı bir kadına ı «sana yaklaşmıyacağım- diye yemin eder yahut: «Sen benim için annemin sırü gibisin» der ve ondan sonra kadınla evlenirse, onun bu yemini, ila veyahut zıhar olmaz.) Çünkü kişi bu yemini yaparken veyahut bu sözü söylerken kadın onun nikâhı altmda olmadığı için, sonradan kadını nikahlaması bu yemin veyahut sözü, ila veya zihara dönüştürmez. (Fakat kadına yaklaşması halinde ona kefaret lâzım gelir.) Çünkü kadma sana yaklaşmayacağım- diye yemin ettiği halde kadına yaklaşmakla yeminini bozmuştur.
(Eğer kişi îla ederken cinsel ilişkide bulunamayacak kadar kendisi, yahut kansı hasta, yahut kadının tenasül organı kapalı, yahut kendisiyle kansı biribirinden uzak yerlerde olup aralarında dört aylık bir mesafe bulunursa, yaptığı iladan dönüşü, diliyle «ben sözümden döndüm- demesiyle olur. Bunu söylediği zaman eğer henüz dört ay bitmemiş ise ila ortadan kalkar.) tmam-i Şafii: -ila ancak cinsel ilişkide bulunmakla kalkar» demiştir, ki T a h a v î de bu görüştedir. Çünkü eğer -sözümden döndüm» sözü iladan dönüş olursa, onunla kefaret lâzım gelmesi gerekir. Oysa eğer kişi cinsel ilişkide bulunmazsa, yalnız bu sözü söylemekle ona kefaret lâzım gelmez.
Biz de diyoruz ki: kişi ila ederken kadını diliyle incitmiş olur. Bunun için kadını hoşnut etmek de yine dille olur ve dolayısıyla artık cezaya gerek kalmaz. (Eğer dört ay içinde cinsel ilişkide bu-lunma gücüne sahip olursa, diliyle yapmış olduğu dönüş bozulmuş olur ve. cinsel ilişkide bulunmakla dönüş yapması gerekir.) Çünkü maksad bedelle henüz hasıl olmamışken kişi asla sahip olmuştur.
(Bir kimse, karısına: -sen benim için haramsın» dediği zaman, eğer: «ben yalan söyledim» derse, kabul olunur.) Çünkü kendi niyetini kendisi herkesten daha iyi bilir. Kimisi: -kabul olunmaz. Çünkü bu söz görünürde yemindir- demiştir. (Eğer: -ben bu sözümle onu boşamak istedim» derse, bir talâk ile ve kesin boşanma olur. Ancak eğer üç talâk niyet ederse o zaman üç talâk olur.] ki biz bunu kinayeler bahsinde de söyledik. (Eğer-. -Ben bu sözümle zinan kasd ettim- dese) îmam Ebû Hanife ile îmam Ebû Yûsuf'a göre (zıhar olur.) imam Muh amme d ise: -Zıhar olamaz. Çünkü zıhar: kişinin, karısını kendisine haram olan bir kadına benzetmesidir. Bunda ise benzetme yoktur» demiştir. İmam Ebû Hanife ile imam Ebû Yûsuf ise: «kişi, karısına mutlak olarak: «sen bana haramsın» demiştir. Ziharda da mukayyed bir hürmet vardır. Mutlak ise mukayyedi de taşır» demişlerdir. (Eğer: -ben bu sözümle onu kendime haram kılmak istedim» veyahut -hiçbir şey kasd etmedim» dese, o zaman bu söz yemindir ve ila olur.) Çünkü helâl olan bir şeyi haram kılmak için kullanılan sözlerde asıl -bize göre- yemin olmalarıdır, ki biz bunu -Allah izin verirse- yeminler bahsinde anlatacağız. Hanefi Fukahasmdan kimisi ise «sen benim için haramsın» deyimini, ondan boşanma kasd edilmese bile -örf-i lisana bakarak- boşamaya hamlederler.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi