Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kısmet = Hisselerin Bölünmesi [24] - Fıkıh - 045Kismet - 14. Sayfa

KISMET = HİSSELERİN BÖLÜNMESİ[24]

 

199- Birbirinden farklı olmayıp ölçü ve tartı ile satılan mallarda if­raz = (hisseleri birbirinden ayırarak paylaştırma) yönü daha üstündür.

Akar ve hayvan gibi birinden diğerine farklılık gösteren malların taksiminde de mübadele[25]= (bir hissenin diğer hisse ile değiştirilmesi) yönü üstün gelir.

200 - Aynı cins malların taksiminde ortaklardan biri taksime ya­naşmazsa mecbur edilir. Taksim edilecek ortak mallar ayrı ayrı cinsler­den olunca taksime yanaşmıyan ortak zorlanamaz.

201 - Ortakların kendi kendilerine taksim yapmaları caizdir. Çocu­ğun yerine velisi veya vasisi taksim yapar.

Mahkemeden taksim yapması istenince; hâkimin, âdil, güvenilir ve taksim işini bilen birisini bu iş için tayin etmesi gerekir. Bu kimsenin geçimi (yaptığı iş hâkimin hükmü gibi çekişmeyi kaldırdığından) devlet hazinesinden sağlanır. Veya malları taksim edilenlerden alacağı bir üc­ret takdiri yapılır. Bu ücret hisse miktarlarına göre değil de kişi başına göre verilir (SM).

202 - (Bir şehirdeki) bütün halk bir tek taksim ediciyi tutmak için zorlanamaz. Müteaddit taksim edicilerin birbiri ile ortak olmasına mü­saade edilmez.

203 -Ortaklaşa ellerinde bir akar bulunduranlar, miras olduğnu iddia ederek mahkemeden taksim etmesini isteseler hâkim, mal sahibi­nin ölümünü (SM) isbat (F) ve mirasçıların adedini beyan etmedikleri müddetçe taksimi yapmaz. Varislerden iki kişi hâkimin huzuruna gele­rek mal sahibinin öldüğüne ve mirasçıların sayısına ait beyyine ikame edip kendilerinden başka orada bulunmıyan bir mirasçının daha bulun­duğunu ispatlasalar hâkim akarı taksim eder. Ancak akar, bulunmıyan mirasçının elinde bulnuyorsa taksim yapılamaz. Satın alma işinde ise hepsi bulunmadıkça taksim yapılmaz. Eğer mirasçılardan biri bulunup beyyine de ikame etse yine taksim yapılamaz.

 

Ortaklardan Birinin Taksim İstemesi:

 

204 - Bütün ortaklar kendi hisselerinden fayda temin edebiliyor-larsa onlardan biri isteyince taksim yapılır. Eğer ortaklar zarar görü­yorlarsa taksim yapılmaz.

îki ortaktan biri taksimden sonra hissesinden fayda sağladığı hal­de, diğeri zarar görecekse; faydalananın isteği ile hâkim taksim yapar.

205 - Mücevher, köle (SMF), hamam, iki ev arasındaki kuyu, duvar ve değirmen ortakların rızası olmadıkça taksime tabi tutulmazlar[26]

206 - Müşterek olan konaklar, araziler ve dükkânlardan her biri ayrı ayrı taksim edilir. Her ev ise ayrı bir hisse olur[27]

Binanın üst katındaki iki hisseye karşılık alt kat bir hisse olur (SM)[28]

207 - Paralar, ortakların rızası olmadıkça taksime dahil edilmez­ler.

 

Taksim Edenin Yapması Gereken İş:

 

208 - Taksim edicinin, ortaklar arasında kur'a çekmesi gerekir. Kur'a da herkes kendi ismine çıkan hisseyi alır.

209 - Hâkim veya onun vekili taksim yaptığı zaman bundan hiçbir hissedarın dönmeğe hakkı yoktur.

210 -Ortaklardan birine düşen hissede, diğerine ait önceden şart koşulmıyan su yolu veya yol bulunur ve bunları başka tarafa döndürme­nin de imkânı olmazsa taksim fesh edilir.

211 -Ortaklar, hisselerini aldıklarını ikrar ettikden sonra onlar­dan biri kendine düşen hissenin bir kısmının ortağının elinde olduğunu iddia etse delilsiz kabul olunmaz. Bölenlerin, ortaklar arasındaki anlaş­mazlıklarda şahitliği kabul edilir.

Hissedarlardan biri hissesini aldığım, fakat sonra ortağının kendi­sinden geri aldığını söylerse bu iddiasını isbat etmesi gerekir. Yahut hasmına yemin ettirilir. Eğer bu iddiasını, kendine düşen payı aldığım ikrar etmeden önce yaparsa davalı ve davacı her ikisi de yemin eder ve taksim de fesh edilir.

212 -Hissedarlardan birine düşen hissenin bir kısmına bir başkası sahip çıksa (taksim fesh edilmeyip) o yerden kendi payına düşeni ortak­larından alır.

Muhâye'e = Menfaati Bölüşme:

213 -Menfaati bölüşmek "istihsali" deliline göre caiz olmuştur. Or­taklardan birinin yahut hepsinin ölümü ile menfaati bölüşme akdi bo­zulmaz.

Ortaklardan birinin taksim istemesi ile muhâye'e akdi bozulur.

214 -Bir konakta iki ortağın nöbetleşe oturmaları yahut, alt katta birisinin üst katta diğerinin ikamet etmesi üzerine yapılan anlaşma ca­iz olur.

215 -Ortaklardan her birinin kendine düşen menfaati (kendisi kullanabildiği gibi) kiraya vermeğe ve gelirini almaya hakkı vardır.

216 -Ortak bir kölenin, bir gün bir efendisine bir gün öbür efendisi­ne hizmet etmesi üzerine yapılan anlaşma muteberdir. Küçük bir ev hakkındaki hüküm de böyledir. İki ortağın iki kölesi varsa her köle bir ortağa hizmet eder.

Köle hangi ortağa hizmet ediyorsa yemeğini de onun vermesi şart koşulabilir. Fakat elbise için bu şart muteber olmaz.

Ortak olan bir kölenin nöbetleşe gelirini almak caiz olmadığı gibi iki köle hakkında da bu caiz değildir (SM).

217 -Bir hayvana nöbetleşe binmek (hâkimin hükmü ile) caiz ol­madığı gibi ortak iki hayvan için de caiz olmaz[29].

218 -Müşterek ağaçlardan bir miktarının meyvelerini biri diğer-, kısmın meyvelerini de öteki ortağın toplaması, sürünün bir kısmının bir ortak, öteki kısmının da diğer ortak tarafından sağılması ve yavruları­nın alınması üzerine yapılan akit caiz olmaz. (Hasılat yine aralarında müşterek olur).

219 -Müşterek bir köleleri ve bir de evleri olan iki ortağın nöbetleşe köleyi istihdam etmeleri ve evde oturmaları caizdir. Menfaatları değişik olan her şeyde bunlar gibi muhâye'e akdi sahih olur.