Nafaka [1] - Fıkıh - 108Nafaka - 14. Sayfa
NAFAKA[1]
1 -Kadın, kocasının evinde kendisini kocasına teslim ettiği zaman nafakasını, giyeceğini ve meskenini temin etmek kocasına ait olur.
2 - Nafakada erkeğin malî kudretine itibar olunur. O da israfa ve cimriliğe kaçmadan kadına yetecek miktarda kararlaştırılır.
3 - Kadının nafakası aylık olarak takdir ve farz edilip kendisine teslim edilir. Elbisesi ise altı ayda bir verilir. Bunlardan başka bir tane de (S) hizmetçi nafakası takdir edilir.
4 - Kadın kocasının evinden izni olmadan çıkıp gitse ve kendisini kocasına teslim etmese nafaka alamaz.
5- Mehri ödeninceye kadar kendisini kocasından sakındıran kadın nafakaya hak kazanır.
6 - Kadın büyük olduğu halde kocası küçük olup (cinsî temasa tahammülü bulunmasa) kadın yine nafakasını alır. Bunun aksi olursa kadın nafaka alamaz. Her ikisi de küçük olursa kadının nafaka hakkı bulunmaz.
7 - Kadın (zevce) hacca gider veya borç yüzünden haps olunur, ya-
hut kadını bir başkası kaçırıp onunla giderse nafaka alamaz. Kocası ile beraber hac ederse hazardaki nafakasını alır.
Kadının, kocasının evinde hasta olması nafaka hakkını kaldırmaz.
8 - Cariyenin, müdebberenin ve ümmü'l-veledin nafakaları, efendileri kendilerine hizmet ettirmeyip kocalarına teslim edince kocaya ait olur. Aksi halde bunların nafakaları kocalarına değil, efendilerine ait bulunur. Efendi bunları önceden kocanın evine teslim etse sonradan da yine kendi hizmetinde kullansa kocadan olan nafaka hakları düşer.
9 - Erkek fakir olup nafaka vermeğe gücü yetmese karısı ile araları ayrılmaz. Kadına kocası adına borç alması emr olunur.
10 -Kadına kocasının fakir oluşuna göre nafaka takdir edilip sonra koca fakirlikden kurtulsa karısının nafakasını zenginliğine göre tamamlar.
11 -Hâkim tarafından nafaka takdir edilmedikçe veya karı-koca-daki anlaşmadan sonra daha nafaka kabz edilmeden taraflardan biri ölse tayin ve takdir edilen nafaka düşer.
12 -Hâkim tarafından nafakaya hüküm verildikten veya aralarındaki anlaşmadan sonra daha nafaka kabz edilmeden taraflardan biri ölse tayin ve takdir edilen nafaka düşer.
13 -Gerek nafaka ve gerekse elbise, günü gelmeden verilip sonra taraflardan biri vefat ederse verilenler geri alınmaz.
14 -Kaybolan kocanın evinde hazır malı bulunsa veya başkasında emaneti yahut mudarabe ortaklığı kurduğu kimse elinde malı veya birisinde alacağı bulunsa, hâkimin de bu mallardan ve evlilikden haberi olsa yahut elinde mal bulunan kimse malın kaybolan adama ait olduğunu ve kadının o adamla evli bulunduğunu itiraf etse bu maldan kaybolan adamın ailesine, ana ve babasına, küçük çocuklarına nafaka takdir edilir. Bu, malın nafaka cinsinden olduğu takdir edilmiştir. Hâkim kadına nafakasını almamış olduğuna ait yemin de verir. Ayrıca kadından bir de kefil alınır. '
Hâkim durumu bilmez ve elinde mal bulunan da evliliği veya malı inkâr ederse kadının delili kabul edilmez.
15 -Erkek hanımını kendi ailesinden hiç bir kimsenin ikamet etmediği ayrı bir evde oturtmak mecburiyetindedir.
16 - Kocanın hanımına tahsis ettiği eve, kadının başka erkekden olan çocuklarını ve kadının ailesinden olan bir kimseyi sokmamak hakkı vardır. Fakat onların kadınla konuşmalarına ve bakmalarına engel olamaz. Yine her cuma günü kadımn çocuklarının ve ailesinin eve yanına gelmelerine mâni olamaz[2]. Diğer akrabalarının da senede bir defa yanma gelmelerini engelliyemez.
Boşanan Kadının tddeti İçindeki Nafaka veJMeskeni:
17 -Kadın ister baîn ister ric'î talâkla boşanmış olsun iddetini beklerken nafaka ve mesken hakkı vardır. Kocası ölen kadının ise nafaka alma hakkı yoktur.
18 -Dinden dönmek ve kocasının oğlu ile öpüşmek gibi kadın tarafından işlenen suçlar sebebi ile meydana gelen ayrılıklardan dolayı beklenen iddet içerisinde kadın nafaka alamaz.
19 -Eğer kadın kocasına denk olmamak, bulûğa erme ve azad olmanın verdiği muhayyerliğe dayanarak suç olmıyan bir sebeple kocasından ayrılırsa iddeti içinde nafaka almak hakkına sahip bulunur.
20 - Ayrılığın koca tarafından meydana getirildiği her durumda zevce = (karı) ye nafaka verilir.
21 -Üç talâk ile boşandıktan sonra dinden dönen kadın, nafaka alma hakkını kaybeder. Üç talâkdan sonra kocasının (başka kadından olan) oğluna imkân veren kadının ise nafaka hakkı düşmez.
Usul, Fürû', Diğer Akraba ve Kölelerin Nafakaları:
22 - Fakir olan küçük çocukların nafakası babaya aittir.
23 - Bir süt ana bulunduğu ve çocuk da onun memesini emdiği takdirde ana çocuğu emzirmeğe mecbur tutulamaz. Aksi halde mecbur edilir.
24 - Baba, annesinin yanında çocuğa süt verecek olan bir kadını ücretle kiralar. Süt emzirmesi için kendi karısını veya iddet bekliyen karısını ücretle tutması caiz değildir[3]
25 - Kocasından ayrılıp iddeti biten-kadın, çocuğa bir süt anadan daha fazla meme emzirmeğe hak sahibidir. Ancak süt anadan daha fazla ücret isterse bu hakkını kaybeder.
26 - Fakir olduklarında baba ve dedelerin nafakaları erkek ve kız evlatlarına ait olur.
27 - Zevce ile usûl ve fürû'un nafakaları hariç dinin değişik olması nafakayı ortadan kaldırır.
28 - Ana-baba ve evlâd hariç mahrem olan akrabaların nafakaları mirasdaki hisselerine göredir ve bu nafaka müzmin hastalıkdan kazanmaya iktidarı olmayan, yahut kadın olup fakir bulunanlara verilir. Beceriksizliğinden, yahut insanlar arasında ileri gelenlerden olmasından, veya talebe bulunmasından dolayı kazanç temin edemiyenler de aynı şekilde nafaka alırlar.
29 - Babanın karısının nafakasını temin etmek oğluna aittir. Oğul, baliğ olnııyan bir fakir veya yatalak olduğu zaman onun ailesinin nafakasını temin etmek de babaya düşer.
30 - Fakir kimsenin zevcesi ve küçük çocuklarından başkasına nafaka vermesi vacip değildir.
31 -Sadaka alması haram olan kimse zengin sayılır.
32 - Babanın, nafakası için (kayıp olan) oğlunun (akar hariç) malını satması caizdir (SM). Babanın oğlunun malından yanında olanı nafakasına harcaması da caiz olur[4].
. 33 - Hâkim nafakaya hükmettikden sonra (zevce hariç hak sahipleri tarafından alınmayıp) bir müddet geçerse nafaka düşer. Yalnız halcimin nafaka vermesi gereken = (munfık) adına borçlanmayı emr etmesi bu kaidenin dışında kalır.
34 - Efendi kölesinin nafakasını temin etmek mecburiyetindedir. Bundan kaçınırsa köle çalışıp kazanır ve ihtiyacını giderir. Köle kazanç temin edemezse, efendisi kölesini satmaya zorlanır.
35 - Hayvanların nafakalarını vermek için sahipleri diyaneten
zorlanır[5]
HIZANE = ÇOCUĞU YETİŞTİRİP BÜYÜTMEK
36 -Karı-koca ayrılmadan önce veya sonra çocuk hakkında anlaşmazlığa düşerlerse anne çocuğa bakma = (hızane)[6] ya herkesden daha hak sahibi olur.
37 - Çocuğun annesi yok veya ehil değilse sonra sıra ile aşağıdaki kimseler hızane hakkına sahip olurlar:
1) Annenin annesi,
2) Babanın annesi,
3) Çocuğun ana-bababir kız kardeşleri,
4) Ana bir kız kardeş,
5) Baba bir kız kardeş
6) Sonra aynı şekilde (yâni ana-baba bir olan diğerlerine ve ana bir olan baba bir olana tercih edilmek üzere) teyzeler = (annenin kız kardeşleri) gelir.
7) Sonra altıncı kısımdaki şekilde halalar = (babanın kız kardeşleri) gelir
8) Kız kardeşin kızları, erkek kardeşin kızlarından çocuğa bakmaya daha lâyıktırlar. Erkek kardeşin kızları da halalardan daha önde gelirler[7].
38 - Hızane hakkı olan kadın, çocuğa yabancı olan birisi ile evlenince hakkını kaybeder. Ondan ayrılınca da hakkı tekrar geri gelir.
39 - Kocanın hızane hakkını kabul etmemesi karşısında söz kadının olur.
1 40 -1) Erkek çocuk, hızane hakkı olan kadınlar yanında hizmet ve bakıma ihtiyacı kalmadığı bir zamana kadar kalır.
2) Kız çocuğu, anne ve ninesinin yanında hayız görünceye kadar'ka-Ur. Kız çocuğu bu ilcisinden başkasının yanında ise hizmet ve balama ihtiyacı kalmadığı bir zamana kadar durur.
41 -Oğlan çocuğuna bakmak için bir kadın bulunamazsa onu erkekler alır. Asabe = (soy) bakımından çocuğa en yakın olan erkek ona
bakmaya en lâyık olandır.
24 - Kız çocuğu, kendisine mahrem olmıyan erkeklere verilemez. Sapık ve fâsık olan bir mahremine de verilmez.
43 - Çocuğa bakma hakkına aynı derecede sahip olanlar bir araya gelince bunların en muttaki olanı tercih edilir. Sonra da en yaşlısı gelir.
44 - Cariye ile ümmü'l-veledin çocuğa bakma hakları yoktur.
45 - Gayri müslim olan bir kadın kâfir olmasından korkulmadığı müddetçe müslüman olan çocuğunun bakımına herkesden daha hak sahibidir.
46 -Hizmet ihtiyacı sona ermedikçe bir baba çocuğunu beldesinden dışarı çıkartamaz. Anne de aynı şekildedir. Yalnız anne çocuğunu kocası ile evlenmiş bulunduğu vatanına götürebilir. Şu kadar var ki, kadının kocası ile evlendiği bu vatanı daru'1-harb = (müslümanlarla antlaşması bulunmıyan düşman yurdu) olmamalıdır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi